Türk Medeni Kanunu · IV. Ortaklığın sona ermesi

TMK Madde 380: Aile Malları Ortaklığının Sona Erme Sebepleri

Türk Medeni Kanunu'nun 380. maddesi aile malları ortaklığının sona erdiği beş hâli sayar: bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesi, uzatılmayan ortaklık süresinin bitmesi, bir ortağın payının haczedilmesi ve satışının istenmesi, bir ortağın iflası ve bir ortağın haklı sebebe dayanan istemi. Bu sayfada her bendi, madde gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını ve ilgili kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 2 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › İkinci Bölüm: Aile › Üçüncü Ayırım: Aile Malları › B. Aile malları ortaklığı › IV. Ortaklığın sona ermesi

1. Sebepleri

Madde 380

  1. (1)Aşağıdaki hâllerde ortaklık sona erer:
    • 1. Bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesiyle,
    • 2. Ortaklık süresi açıkça veya örtülü olarak uzatılmadığı takdirde sürenin bitmesiyle,
    • 3. Ortaklardan birinin payının haczedilmesi ve satışının istenmesiyle,
    • 4. Ortaklardan birinin iflâsıyla,
    • 5. Ortaklardan birinin haklı sebebe dayanan istemiyle.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 380 ne düzenler?
  3. Birinci bent: anlaşma veya fesih bildirimi
  4. İkinci bent: sürenin bitmesi
  5. Üçüncü bent: payın haczedilmesi ve satışının istenmesi
  6. Dördüncü bent: iflas
  7. Beşinci bent: haklı sebebe dayanan istem
  8. Ölüm ve sona ermenin sonuçları
  9. Yargıtay kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 380, aile malları ortaklığının hangi hâllerde sona ereceğini beş bent hâlinde sayar. Ortaklık bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesiyle, açıkça veya örtülü olarak uzatılmamışsa sürenin bitmesiyle, ortaklardan birinin payının haczedilmesi ve satışının istenmesiyle, ortaklardan birinin iflasıyla ve ortaklardan birinin haklı sebebe dayanan istemiyle sona erer. Gerekçeye göre üçüncü bentte eski metindeki "icra dairesi" deyimi kaldırılmış ve hacizden sonra satışın istenmiş olması yeterli görülmüştür. Fesih bildirimi, iflas veya haczedilmiş payın satışının istenmesi hâllerinde öteki ortaklar, ayrılan ortağın veya alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 381).

Fesih bildirimi
Bir ortağın ortaklıktan çıkma iradesini öteki ortaklara bildirmesi.
Örtülü uzatma
Süre bittiği hâlde ortakların davranışlarıyla ortaklığı sürdürmesi.
Haciz
Borçlunun malvarlığına alacak için el konulması.
İflas
Borçlunun bütün malvarlığının alacaklılar için tasfiyeye girmesi.
Haklı sebep
Ortaklığın sürdürülmesini ortak için beklenemez kılan durum.

TMK 380 ne düzenler?

BentSona erme sebebiDayanak
1Bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesiTMK m. 380/1
2Açıkça veya örtülü olarak uzatılmayan ortaklık süresinin bitmesiTMK m. 380/2
3Bir ortağın payının haczedilmesi ve satışının istenmesiTMK m. 380/3
4Bir ortağın iflasıTMK m. 380/4
5Bir ortağın haklı sebebe dayanan istemiTMK m. 380/5
SürdürmeFesih, iflas veya satış isteminde öteki ortaklar ortaklığı sürdürebilirTMK m. 381
Kaynak743 m. 330; Öntasarı m. 311Gerekçe, s. 136

TBMM gerekçesine göre 1984 tarihli Öntasarının 311. maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanun'un 330. maddesini karşılamaktadır. Eski metnin üç numaralı bendinde yalnız icra dairesince konulan haciz esas alınmışken, özel kanunlarla bazı kurumlara tanınan haciz imkânları da göz önünde tutularak "icra dairesi" deyimi kaldırılmış ve yalnız "haciz"den söz edilerek kapsam genişletilmiştir. Aynı bentte hacizden sonra satışın istenmiş olması fesih için yeterli görülmüştür; gerekçeye göre başka değişiklik yoktur. Tasarının 380. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 453).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, sona erme sebeplerinin beş bentte sayılmasıdır. İkinci nokta, üçüncü bentte satışın gerçekleşmesinin beklenmemesidir: eski Kanun, haczedilen payın satılmasını arıyordu; yürürlükteki metinde haczedilen payın satışının istenmesi yeterlidir. Üçüncü nokta, sona erme sebebinin her zaman ortaklığın dağılmasıyla sonuçlanmamasıdır: fesih bildirimi, iflas veya haczedilmiş payın satışının istenmesi hâllerinde öteki ortaklar, ayrılan ortağın veya alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 381).

Birinci bent: anlaşma veya fesih bildirimi

  • Anlaşma: Bütün ortaklar ortaklığı birlikte sona erdirebilir.
  • Fesih bildirimi: Süresi belirlenmemiş ortaklıkta altı ay önceden bildirim.
  • Tarımsal işletme: Bildirim olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir.

Ortaklık, bütün ortakların anlaşmasıyla sona erer. Ortaklık hısımların sözleşmesiyle kurulduğundan (TMK m. 373), bütün ortaklar birlikte bu ilişkiye son verebilir.

Fesih bildirimi ise ortaklığın süresine bağlıdır. Aile malları ortaklığı belirli veya belirsiz süre için kurulabilir; süre belirlenmediği takdirde ortaklardan her biri, altı ay önceden bildirmek koşuluyla ortaklıktan çıkabilir. Bu bildirim, tarımsal işletme ile ilgili bir ortaklıkta ancak ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir (TMK m. 375).

Ortaklardan biri feshi bildirirse öteki ortaklar, ayrılan ortağın haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 381). Evlenen ortak ise fesih bildirimine gerek olmaksızın ortaklıktaki hakkının kendisine ödenmesini isteyebilir (TMK m. 381).

İkinci bent: sürenin bitmesi

  • Belirli süre: Ortaklık bu süre için kurulmuş olabilir.
  • Uzatma yoksa: Süre bitince ortaklık sona erer.
  • Uzatma: Açık veya örtülü olabilir.

Belirli süre için kurulan ortaklık, süre açıkça veya örtülü olarak uzatılmadığı takdirde sürenin bitmesiyle sona erer. Açık uzatma, ortakların süreyi uzatmayı kararlaştırmasıdır; örtülü uzatma ise sürenin bitmesine rağmen ortakların ortaklığı sürdürmesiyle ortaya çıkar. Eski Kanun'un 330. maddesi de şirketin devamı için belirlenen süre bitmiş ve zımnen uzatma olmamışsa şirketin sona ereceğini öngörüyordu.

Üçüncü bent: payın haczedilmesi ve satışının istenmesi

  • Haciz: Bir ortağın payı haczedilmiş olmalıdır.
  • Satış istemi: Haczedilen payın satışı istenmelidir.
  • Değişiklik: Satışın gerçekleşmesi beklenmez.

Ortaklardan birinin payının haczedilmesi ve satışının istenmesiyle ortaklık sona erer. Gerekçeye göre eski metinde yalnız icra dairesince konulan haciz esas alınmışken, özel kanunlarla bazı kurumlara tanınan haciz imkânları da göz önünde tutularak "icra dairesi" deyimi kaldırılmış ve kapsam genişletilmiştir. Eski Kanun, ortağın payının haczedilerek satılmasını arıyordu; yürürlükteki metinde hacizden sonra satışın istenmiş olması yeterlidir.

İcra ve İflas Kanunu'na göre bir şirket yahut iştirak hâlinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü kişilere durumu bildirir (İİK m. 94). Aile mal ortaklığında bir hissenin satışı, İcra ve İflas Kanunu'nun 121. maddesine göre yapılır ve eski Medeni Kanun'un 331. maddesi hükümleri saklıdır (İİK m. 122). 121. maddeye göre icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar; icra mahkemesi yerleşim yerleri bilinen ilgilileri davet edip gelenleri dinledikten sonra açık artırma yaptırabilir, satış için bir memur atayabilir veya gereken başka bir tedbiri alabilir (İİK m. 121). Eski Kanun'un 331. maddesinin yürürlükteki karşılığı 381. maddedir: bir ortağın haczedilmiş payının satışı istenirse öteki ortaklar, alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 381).

Dördüncü bent: iflas

  • Sebep: Ortaklardan birinin iflası.
  • Sonuç: Ortaklık sona erer.
  • Sürdürme: Öteki ortaklar alacaklıların haklarını ödeyerek ortaklığı sürdürebilir.

Ortaklardan birinin iflasıyla ortaklık sona erer. Bu durumda da öteki ortaklar, iflas eden ortağın alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 381). Eski Kanun'un 330. maddesi de şeriklerden birinin iflasını sona erme sebepleri arasında sayıyordu.

Beşinci bent: haklı sebebe dayanan istem

  • Kim ister: Ortaklardan biri.
  • Dayanak: Haklı sebep.
  • Kazanç paylı ortaklık: Ayrıca özel sona erdirme sebepleri vardır.

Ortaklardan birinin haklı sebebe dayanan istemiyle ortaklık sona erer. Kanun haklı sebepleri tek tek saymaz; kanunun haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m. 4). Kazanç paylı aile malları ortaklığında ise işletme ve temsili üzerine alan ortak malları gereği gibi işletmediği veya yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, ortakların ortaklığın feshini isteme hakları vardır (TMK m. 385).

Ölüm ve sona ermenin sonuçları

  • Ölüm: 380. maddede sona erme sebebi olarak sayılmamıştır.
  • Mirasçılar: Ortaklığa dahil olmayanlar ancak payın karşılığını isteyebilir.
  • Paylaşma: Paylaşma veya ayrılma zamanındaki değer ve durum esas alınır.

Ortaklardan birinin ölümü 380. maddede sona erme sebepleri arasında sayılmamıştır. Ölen ortağın ortaklığa dahil olmayan mirasçıları ancak ölen ortağa düşen payın karşılığının kendilerine ödenmesini isteyebilir; ölen ortak mirasçı olarak altsoyunu bırakmışsa, bunlar öbür ortakların rızası ile onun yerine ortaklığa girebilir (TMK m. 382).

Ortaklık sona erdiğinde ortaklık mallarının paylaşılması veya ayrılan ortağın payının hesaplanması, ortaklık mallarının paylaşma veya ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre yapılır; paylaşma ve hesaplaşma uygun olmayan bir zamanda istenemez (TMK m. 383). Ortakların ortaklık dışında bıraktıkları mallar ile miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edindikleri mallar kişisel mallarıdır ve bu paylaşmanın konusu değildir (TMK m. 379).

Uygulamada

Süresi belirlenmemiş bir ortaklıktan çıkmak istiyorsanız, öteki ortaklara altı ay önceden bildirimde bulunun; ortaklık tarımsal bir işletmeyle ilgiliyse bildirimin olağan hasat mevsiminin sonu için geçerli olduğunu hesaba katın. Bir ortağın payı haczedildiyse ve satışı istendiyse, ortaklığı sürdürmek isteyen öteki ortaklar alacaklının haklarını ödeyebilir. Ortaklığı sona erdirmek için haklı bir sebebiniz varsa, bu sebebi oluşturan olguları ispat etmeniz gerekir (TMK m. 6).

Yargıtay kararları

Bu sayfa hazırlanırken 380. maddeyi doğrudan uygulayan bir karara rastlanmamıştır; aşağıdaki kararlar aile malları ortaklığına ilişkindir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2011/6-165 E. · 2011/298 K.11.05.2011

Aile malları ortaklığına giren alacak hakları elbirliği hâlinde alacaklılık oluşturur; bu alacaklar ancak bütün alacaklıların birlikte hareketiyle istenebilir

Mirasbırakanın kiraya verdiği taşınmaz payı için atanan miras ortaklığı temsilcisi, kiracıdan ödenmeyen kira bedellerini istedi. Mahkeme, kiranın bölünerek bir kısım mirasçılara ödendiğini ve bu ödemelerin iyiniyetli kiracıyı borcundan kurtardığını belirterek istemi reddetti ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.

“Elbirliği halinde alacaklılık durumları bazı kanun hükümlerinde özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, adi ortaklıkta ortaklık alacakları (818 sayılı Borçlar Kanunu m.534);miras ortaklığı devam ettiği sürece mirasçıların mirasbırakandan intikal eden alacak hakları (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.640);eşler arasında mal ortaklığı rejimi varsa bunların ortaklık kapsamına giren alacakları (TMK m.256);aile malları ortaklığında bu ortaklığa giren alacak hakları (TMK. m.373) için elbirliği halinde alacaklılık söz konusudur. Bu emredici kanun hükümlerine göre, söz konusu alacak hakları ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan talep edilebilir.”

Ne anlama geliyor? Karar, aile malları ortaklığının elbirliği niteliğinin alacaklar bakımından sonucunu gösterir. Hukuk Genel Kurulu, elbirliği hâlinde alacaklılığın kanunda özel olarak düzenlendiği hâller arasında adi ortaklık alacaklarını, miras ortaklığı sürerken mirasbırakandan intikal eden alacakları, mal ortaklığı rejimindeki ortaklık alacaklarını ve aile malları ortaklığına giren alacak haklarını saymış; bu alacakların ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan istenebileceğini belirtmiştir. Somut olayda miras ortaklığına ilişkin bu ilke uygulanmış, mirasçılardan birine veya birkaçına yapılan ödemenin kiracıyı terekeye karşı borcundan kurtarmayacağı belirtilerek direnme kararı bozulmuştur (TMK m. 376).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi2017/1289 E. · 2021/226 K.21.01.2021

Mirasçılar terekedeki tarım arazisini aile malları ortaklığına devredebilir; ancak bu imkânı getiren hüküm, yürürlüğünden önce ölen mirasbırakanın arazilerine uygulanamaz

Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılardan biri, terekedeki tarım arazilerinin ehil mirasçı olarak tarımsal gelir değeri üzerinden kendisine devrini istedi. Bir kısım davalılar derdest ortaklığın giderilmesi davasını ileri sürdü ve başka bir mirasçının ehil mirasçı olduğunu savundu; mahkeme davayı kabul etti.

“Mirasçılar, terekede bulunan tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında; a) Bir mirasçıya veya yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya devrini,b) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 373 üncü ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devrini, c) Mirasçıların tamamının miras payı oranında hissedarı oldukları 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kuracakları limited şirkete devrini, ç) Mülkiyetin üçüncü kişilere devrini, kararlaştırabilirler.”

Ne anlama geliyor? Karar, aile malları ortaklığının tarım arazilerinin mirasçılar arasında korunmasındaki yerini gösterir. Daire, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/C maddesini aktararak mirasçıların terekedeki tarımsal arazinin bir mirasçıya, 373 ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına, limited şirkete ya da üçüncü kişilere devrini kararlaştırabileceklerini belirtmiştir. Ancak bu hükmün ve geçiş hükmünün yürürlüğe girmesinden önce mirasbırakan öldüğünden, 8/C maddesine dayanılarak hüküm kurulamayacağı ve davanın reddi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 380- 1984 tarihli Öntasarının 311 inci maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 330 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin üç numaralı bendinde sadece icra dairesince konulan haciz esas alınmışken, maddede, özel kanunlarla bazı kurumlara tanınan haciz imkânları da göz önünde tutularak metindeki "icra dairesi" deyimi kaldırılmış ve sadece "haciz"den söz edilmek suretiyle kapsam genişletilmiştir. Aynı bentte, hacizden sonra satışın istenmiş olması fesih için yeterli görülmüştür. Başka değişiklik yoktur.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 136

Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 330. maddesini karşıladığını ve değişikliklerin üçüncü bentte toplandığını gösterir: "icra dairesi" deyimi kaldırılarak özel kanunlarla bazı kurumlara tanınan haciz imkânları da kapsama alınmış, hacizden sonra satışın istenmiş olması yeterli görülmüştür. Öteki bentlerde değişiklik yoktur.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 330. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 330 (mülga)

Aşağıdaki hallerde şirket nihayet bulur: 1 – Bütün şeriklerin muvafakati ile yahut ihbar tarikiyle. 2 – Şirketin devamı için muayyen müddet hitam bulmuş ve zımnen temdit vakı olmamış ise, 3 – Şeriklerden birinin hissesi icra vasıtasiyle haczedilerek satıldığı takdirde. 4 – Şeriklerden birinin iflası halinde. 5 – Şeriklerden birinin muhik sebeplere müstenit talebi ile.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3304721 sayılı Kanun m. 380
Anlaşma veya fesihBütün şeriklerin muvafakati veya ihbarBütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesi
SüreBelirli süre bitmiş ve zımnen uzatma olmamışsaSüre açıkça veya örtülü olarak uzatılmamışsa sürenin bitmesi
HacizHisse icra vasıtasıyla haczedilerek satılmışsaPay haczedilmiş ve satışı istenmişse
İflasŞeriklerden birinin iflasıOrtaklardan birinin iflası
Haklı sebepMuhik sebeplere dayanan talepHaklı sebebe dayanan istem

Tablodaki esaslı fark üçüncü benttedir: eski Kanun icra yoluyla haczedilen hissenin satılmasını ararken, yürürlükteki metin haczin kaynağını sınırlamaz ve satışın istenmesini yeterli görür.

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 380. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Aile malları ortaklığının sona ermesi, ortaklıktan çıkma veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 380 ne diyor?

Aile malları ortaklığının bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesi, uzatılmayan sürenin bitmesi, bir ortağın payının haczedilip satışının istenmesi, bir ortağın iflası ve bir ortağın haklı sebebe dayanan istemiyle sona ereceğini düzenler.

Süresi belirlenmemiş ortaklıktan nasıl çıkılır?

Altı ay önceden bildirimde bulunarak (TMK m. 375).

Tarımsal işletmede fesih bildirimi ne zaman geçerlidir?

Ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için (TMK m. 375).

Süre bittiğinde ortaklık kendiliğinden sona erer mi?

Süre açıkça veya örtülü olarak uzatılmamışsa evet.

Payın haczedilmesi ortaklığı sona erdirir mi?

Haciz tek başına yetmez; haczedilen payın satışının da istenmesi gerekir.

Eski Kanun'dan farkı nedir?

Eski Kanun, icra yoluyla haczedilen hissenin satılmasını arıyordu; yürürlükteki metinde haczin kaynağı sınırlanmamıştır ve satışın istenmesi yeterlidir.

Bir ortak iflas ederse ortaklık dağılır mı?

Ortaklık sona erer; ancak öteki ortaklar alacaklıların haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 381).

Evlenen ortak ne yapabilir?

Fesih bildirimine gerek olmaksızın ortaklıktaki hakkının kendisine ödenmesini isteyebilir (TMK m. 381).

Ortağın ölümü ortaklığı sona erdirir mi?

Ölüm 380. maddede sayılmamıştır; ortaklığa dahil olmayan mirasçılar ancak ölen ortağa düşen payın karşılığını isteyebilir (TMK m. 382).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 330. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp