Türk Medeni Kanunu · A. Genel olarak

TMK Madde 338: Üvey Çocuklar

Türk Medeni Kanunu'nun 338. maddesine göre eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdür; kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur ve durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder. Bu sayfada yükümlülüğün kapsamını, boşanmadaki etkisini, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 9 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Altıncı Ayırım: Velâyet › A. Genel olarak

IV. Üvey çocuklar

Madde 338

  1. (1)Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler.
  2. (2)Kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 338 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: ergin olmayan üvey çocuğa özen ve ilgi
  4. İkinci fıkra: velâyeti kullanan eşe yardım ve temsil
  5. Boşanmada üvey çocuk: kusur değerlendirmesi
  6. Üvey çocukla ilişkinin diğer sonuçları
  7. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 338, üvey ebeveyn ile ergin olmayan üvey çocuk arasındaki ilişkiyi düzenler. Birinci fıkraya göre eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdür; gerekçeye göre madde bir sosyal ahlâk gerekliliğini özel hukuk kuralı düzeyine çıkarmıştır. Yükümlülük ergin olmayan üvey çocuklarla sınırlıdır; eşler ergin üvey çocuklarına bakmakla yükümlü değildir (Yargıtay HGK, 2019/162 E., 2022/499 K., 07.04.2022). İkinci fıkraya göre kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur ve durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için velâyeti kullanan eşi temsil eder; madde üvey ebeveyne velâyet vermez. Üvey çocuğa özen ve ilgi göstermemek boşanmada kusur sayılır (Yargıtay 2. HD, 2012/12520 E., 2013/8719 K., 29.03.2013); buna karşılık eşin önceki evliliğinden olan ergin olmayan çocuklarının ortak konutta kalması diğer eşe boşanma hakkı vermez (Yargıtay 2. HD, 2011/3801 E., 2011/23605 K., 26.12.2011).

Üvey çocuk
Eşlerden birinin önceki evliliğinden veya evlilik dışı ilişkisinden olan ve diğer eşle arasında soybağı bulunmayan çocuğu.
Özen ve ilgi yükümlülüğü
Eşin, ergin olmayan üvey çocuğuna bakım, gözetim ve günlük hayatında gereken ilgiyi göstermesi.
Yardım
Eşin, kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşine çocuğun bakım ve yetiştirilmesinde uygun bir şekilde destek olması.
Temsil
Durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde, çocuğun ihtiyaçları için velâyeti kullanan eşin yerine hareket edilmesi.

TMK 338 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Özen ve ilgiEşler ergin olmayan üvey çocuklarına özen ve ilgi gösterirTMK m. 338/1
KapsamYalnızca ergin olmayan üvey çocuk; ergin üvey çocuğa bakım yükümlülüğü yokYargıtay HGK, 2022/499 K.
Velâyeti kullanan eşe yardımUygun bir şekilde yardımTMK m. 338/2
TemsilDurum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde, çocuğun ihtiyaçları için velâyeti kullanan eşi temsilTMK m. 338/2
VelâyetÜvey ebeveyne geçmez; ana ve babada kalırTMK m. 335
Özen göstermemekBoşanmada kusurYargıtay 2. HD, 2013/8719 K.
Eşe yardımcı olmamakBoşanmada kusurYargıtay 2. HD, 2009/21400 K.
Kocanın üvey çocuğa ilgisizliğiTam kusur sonucunu doğurabilirYargıtay 2. HD, 2013/10970 K.
Eşini ve üvey çocuğu evden kovmakTamamen kusurlu eşin davası reddedilirYargıtay 2. HD, 2010/2717 K.
Üvey çocuğun ortak konutta kalmasıTek başına boşanma sebebi değilYargıtay 2. HD, 2011/23605 K.
Ceza hukukuÜvey ebeveynin bakım yükümlülüğü TCK m. 233 kapsamındaYargıtay 18. CD, 2019/14220 K.
Anayasal korumaÜvey ebeveynle kurulan fiilî bağ aile hayatı sayılabilirAYM, Yaşar İnce, B. No: 2016/1750

TBMM gerekçesine göre eski Kanun'da bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 299. maddesinden esinlenen 1984 tarihli Öntasarının 254. maddesinden alınmıştır. Gerekçe maddenin amacını tek cümleyle açıklar: üvey çocuklara özen ve ilgi gösterilmesini, velâyeti kullanan eşe uygun bir şekilde yardımcı olunmasını ve durumun gerektirdiği ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onun temsil edilmesini öngören madde, bir sosyal ahlâk gerekliliğini Medenî Kanunda yer alan bir özel hukuk kuralı düzeyine çıkarmaktadır. Tasarının genel gerekçesi de maddeyi eski Kanun'da düzenlenmemiş bir konu olarak anar ve aynı değerlendirmeyi tekrarlar. Tasarının 338. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, yükümlülüğün ergin olmayan üvey çocuklarla sınırlı olmasıdır; eşler ergin üvey çocuklarına bakmakla yükümlü değildir ve hâline münasip evin belirlenmesinde ergin üvey çocuk hesaba katılmaz (Yargıtay HGK, 2019/162 E., 2022/499 K., 07.04.2022). İkinci nokta, maddenin üvey ebeveyne velâyet vermemesidir: velâyet ana ve babada kalır; üvey ebeveyn velâyeti kullanan eşine yardımcı olur ve gerektiğinde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder. Üçüncü nokta, yükümlülüğün ihlalinin ceza hukukunda da sonuç doğurabilmesidir; üvey ebeveynin ergin olmayan üvey çocuğa karşı Türk Ceza Kanunu m. 233 anlamında bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğü bulunduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 18. CD, 2017/7552 E., 2019/14220 K., 10.10.2019).

Birinci fıkra: ergin olmayan üvey çocuğa özen ve ilgi

  • Yükümlüler: Eşlerin ikisi de; kanun yükümlülüğü eşler arasında ayırmaz.
  • Kapsam: Yalnızca ergin olmayan üvey çocuk.
  • İçerik: Özen ve ilgi göstermek; çocuğu ortak hayattan dışlamamak.
  • Süre: Evlilik süresince; boşanma veya ölümle evlilik sona erince yükümlülük de sona erer.
  • Sınır: Madde üvey ebeveyne velâyet vermez; velâyet ana ve babada kalır (TMK m. 335).

Birinci fıkra, evlilik birliğine eşlerden birinin önceki ilişkisinden olan bir çocuğun katılması hâlinde diğer eşin tutumunu düzenler. Gerekçenin ifadesiyle madde, bir sosyal ahlâk gerekliliğini özel hukuk kuralı düzeyine çıkarmıştır: üvey ebeveynin çocuğa özen ve ilgi göstermesi artık yalnızca ahlâki bir beklenti değil, evlilik birliğinden doğan hukuki bir yükümlülüktür. Kanun yükümlülüğü "eşler" için öngörür; üvey anne ile üvey baba arasında bir fark gözetmez. Nitekim eşinin ilk evliliğinden olan üvey çocuklarına gerekli ilgiyi göstermeyen koca, birlik görevlerini yerine getirmemiş sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/24691 E., 2013/10970 K., 18.04.2013).

Yükümlülük ergin olmayan üvey çocuklarla sınırlıdır. Hukuk Genel Kurulu, eşlerin ergin olan üvey çocuklarına bakmakla yükümlü olmadığını belirterek, borçlunun hâline münasip evi belirlenirken aynı evde yaşayan ergin üvey kızın ve onun çocuğunun hesaba katılamayacağına oyçokluğuyla hükmetmiştir (Yargıtay HGK, 2019/162 E., 2022/499 K., 07.04.2022). Kanun yardım nafakası yükümlülüğünü de üstsoy, altsoy ve kardeşlerle sınırlar (TMK m. 364); üvey ebeveyn ile üvey çocuk arasında soybağı bulunmadığından bu yükümlülük kapsamına girmez. Buna karşılık ergin olmayan üvey çocuk bakımından 338. madde, üvey ebeveyn için ceza hukukunda sonuç doğuran bir bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünün dayanağı olarak da kabul edilmiştir (Yargıtay 18. CD, 2017/7552 E., 2019/14220 K., 10.10.2019).

İkinci fıkra: velâyeti kullanan eşe yardım ve temsil

  • Yardım: Kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur.
  • Temsil: Durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde, çocuğun ihtiyaçları için velâyeti kullanan eşi temsil eder.
  • Velâyet değil: Yardım ve temsil, velâyetin üvey ebeveyne geçtiği anlamına gelmez.
  • Ölçü: Durum ve koşulların zorunlu kılması; olağan hâllerde kararları velâyeti kullanan eş verir.

İkinci fıkra, üvey ebeveynin rolünü velâyeti kullanan eşe destek olarak tanımlar. Velâyet, çocuğun ana ve babasına aittir; üvey ebeveyn çocuğun velisi olmaz ve velâyet ana ve baba dışında kimseye verilemez (TMK m. 336). Ama günlük hayatta çocuğun bakımı, okulu ve benzeri ihtiyaçları evdeki iki yetişkinin birlikte ilgilenmesini gerektirebilir. Kanun bu nedenle üvey ebeveyne, velâyeti kullanan eşine uygun bir şekilde yardımcı olma görevi verir. Velâyeti kullanan eşine yardımcı olmayan eşin davranışı da 338. madde çerçevesinde kusur olarak değerlendirilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/17454 E., 2009/21400 K., 10.12.2009).

Fıkranın ikinci kuralı temsildir. Üvey ebeveyn, durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için velâyeti kullanan eşi temsil eder. Gerekçe de bu yetkiyi "durumun gerektirdiği ölçüde" sınırlar. Bu sınırlama, temsilin velâyeti kullanan eşin yokluğu veya bir engeli nedeniyle çocuğun bir ihtiyacının karşılanamadığı hâllere özgü olduğunu gösterir; temsil, üvey ebeveyne çocuğun kişisel ve malvarlığına ilişkin konularda genel bir karar yetkisi vermez. Çocuğu ilgilendiren önemli kararlar, velâyeti kullanan eşe ve gerektiğinde diğer ebeveyne aittir.

Boşanmada üvey çocuk: kusur değerlendirmesi

OlaySonuçDayanak
Kadın üvey çocuğa özen ve ilgi göstermedi, koca daha ağır kusurluKadın kusurlu ama tazminat ve nafaka isteyebilirYargıtay 2. HD, 2013/8719 K.
Kadın üvey çocuklara ilgi göstermedi, koca ağır kusurluBoşanma yerinde; kadına tazminatYargıtay 2. HD, 2012/8045 K.
Kadın üvey çocuğa özen göstermedi ve eşine yardımcı olmadı338. maddeye aykırılık, kusurYargıtay 2. HD, 2009/21400 K.
Koca üvey çocuklara ilgi göstermedi, birlikte yaşamaktan kaçındıKusur tamamen kocadaYargıtay 2. HD, 2013/10970 K.
Koca eşini ve üvey çocuğu evden kovduTamamen kusurlu; davası reddedilirYargıtay 2. HD, 2010/2717 K.
Eşin çocukları ortak konutta kalıyorTek başına boşanma sebebi değilYargıtay 2. HD, 2011/23605 K.

Boşanma davalarında 338. madde, kusurun belirlenmesinde bir ölçüt olarak karşımıza çıkar. Üvey çocuğa özen ve ilgi göstermemek, birlik görevlerinin ihlali niteliğinde bir kusurdur (Yargıtay 2. HD, 2012/12520 E., 2013/8719 K., 29.03.2013). Ancak bu kusur, diğer eşin kusurlarıyla karşılaştırılarak değerlendirilir. Sadakatsiz davranan ve eşine hakaret eden koca, üvey çocuğuna özen ve ilgi göstermeyen kadına göre daha ağır kusurlu sayılmış ve kadının tazminat isteklerinin reddi bozma sebebi yapılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/18744 E., 2012/26913 K., 13.11.2012). Kocanın eşine ağır hakaretler edip onu istemediğini söylediği bir olayda da üvey çocuğa özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen kadın daha az kusurlu kabul edilmiş ve kadın yararına maddi tazminat verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/5015 E., 2011/5891 K., 04.04.2011).

Eşin, diğer eşin önceki evliliğinden olan çocuğunu evde istememesi ayrı bir sorundur. Eşin önceki evliliğinden olan ve velâyeti kendisinde bulunan ergin olmayan çocuklarının ortak konutta kalması, diğer eşe boşanmayı isteme hakkı vermez (Yargıtay 2. HD, 2011/3801 E., 2011/23605 K., 26.12.2011). Velâyeti diğer ebeveynde bulunan üvey çocuğun ortak hanede istenmemesi de kusur sayılabilir; bölge adliye mahkemesinin, kadının kocasının önceki evliliğinden olan ve velâyeti annesinde bulunan kızını ortak hanede istemediği vakıasını 338. madde çerçevesinde kusur olarak yüklediği karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/10588 E., 2023/1439 K., 29.03.2023). Eşini ve üvey çocuğunu evden kovan eş ise tamamen kusurludur ve tamamen kusurlu eşin açtığı boşanma davası, davalı eşin hiçbir kusuru belirlenmedikçe reddedilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2009/409 E., 2010/2717 K., 16.02.2010).

Üvey çocukla ilişkinin diğer sonuçları

338. madde yalnızca evlilik sürerken uygulanır. Evlilik boşanma veya ölümle sona erince üvey ebeveynin özen ve ilgi yükümlülüğü de sona erer; üvey ebeveyn ile çocuk arasında soybağı kurulmaz. İki kurum bu ilişkiyi evliliğin ötesine taşıyabilir. Birincisi evlât edinmedir: eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlât edinebilir (TMK m. 306). İkincisi kişisel ilişkidir: olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlara da tanınabilir (TMK m. 325). Çocuğu uzun süre büyüten bir üvey ebeveyn bakımından bu hüküm önem taşır.

Üvey ebeveyn ile üvey çocuk arasındaki bağ anayasal koruma da görebilir. Anayasa Mahkemesi, aile kavramının Medeni Kanun'daki karşılığıyla sınırlı olmadığını, kan bağı olmasa da çocuğun bakım ve gözetimini üstlenen kişiyle çocuk arasında aile hayatı anlamında bir bağ kurulabileceğini belirterek, başvurucuyu küçük yaştan itibaren büyüten üvey babasıyla görüşmesinin yalnızca mevzuatta sayılmadığı gerekçesiyle engellenmesini aile hayatına saygı hakkının ihlali saymıştır (AYM, Yaşar İnce, B. No: 2016/1750, 10.12.2019).

Uygulamada

Boşanma davasında üvey çocukla ilgili bir kusur ileri sürüyorsanız, genel ifadelerle yetinmeyin; eşinizin çocuğa karşı hangi davranışlarda bulunduğunu, çocuğun okul, sağlık ve günlük bakım ihtiyaçlarında nasıl bir tutum izlediğini somut olaylar ve tanıklarla anlatın. Unutmayın ki bu kusur diğer eşin kusurlarıyla karşılaştırılır; tek başına tazminat ve nafaka hakkını ortadan kaldırmaz. Eşinizin çocuklarının evde kalmasından rahatsızsanız, bu durum tek başına boşanma sebebi sayılmaz; aksine çocuğa özen ve ilgi göstermemek sizin aleyhinize kusur olarak değerlendirilebilir. Üvey çocuğunuzu uzun süredir büyütüyorsanız, boşanma veya eşinizin ölümü hâlinde çocukla ilişkinizin sürmesi için olağanüstü hâllerde kişisel ilişki kurulmasını isteyebileceğinizi ve koşulları varsa evlât edinme yolunun açık olduğunu bilin.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2019/162 E. · 2022/499 K.07.04.2022

Eşler ergin olan üvey çocuklarına bakmakla yükümlü değildir; hâline münasip ev belirlenirken ergin üvey çocuk ve onun çocuğu hesaba katılmaz

Borçlu, haczedilen evinin hâline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istedi. Borçlu evde eşiyle, eşinin önceki evliliğinden olan ergin kızıyla ve bu kızın çocuğuyla birlikte yaşıyordu. İcra mahkemesi hâline münasip evin değerini dört kişiye göre belirleyerek şikâyeti kabul etti; Özel Daire kararı bozdu, mahkeme önceki kararında direndi.

“O hâlde borçlunun hâline münasip alabileceği evin değeri belirlenirken borçlunun ergin olan üvey kızı ve üvey kızının çocuğu kanunen bakmakla yükümlü kişilerden olmadığından değerlendirilmeye tabi tutulamaz.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 338. maddenin kapsamını kişi bakımından sınırlar. Madde, eşlere yalnızca ergin olmayan üvey çocuklarına özen ve ilgi gösterme yükümlülüğü yükler. Hukuk Genel Kurulu, maddenin metnini aktardıktan sonra eşlerin ergin olan üvey çocuklarına bakmakla yükümlü olmadığını belirtmiş; borçlunun hâline münasip evi belirlenirken dikkate alınacak "aile" kavramının borçlu ile aynı çatı altında yaşayan ve bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsadığını, ergin üvey kızın ve onun çocuğunun ise bu kişiler arasında bulunmadığını kabul etmiştir. Kurulda, aynı evde yaşayan üvey kız ve çocuğunun da aile kavramına girdiği görüşü ileri sürülmüş, ancak çoğunlukça benimsenmemiştir; karar oyçokluğuyla verilmiştir. Böylece hâline münasip evin değeri dört kişiye göre değil, borçlu ve eşine göre belirlenmelidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/3801 E. · 2011/23605 K.26.12.2011

Eşin önceki evliliğinden olan ve velâyeti kendisinde bulunan ergin olmayan çocuklarının ortak konutta kalması diğer eşe boşanma hakkı vermez

Davacı eş boşanma davası açtı. Davalı eşin önceki evliliğinden olan ve velâyeti kendisinde bulunan ergin olmayan çocukları ortak konutta taraflarla birlikte kalıyordu. Mahkeme, davacı tanıklarının anlatımlarına dayanarak boşanmaya karar verdi.

“Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler(TMK.m.338). Davalının önceki eşinden olan ve velayeti kendisinde bulunan ergin olmayan çocuklarının ortak konutta taraflarla birlikte kalmaları, davacıya boşanmayı isteme hakkı vermez.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 338. maddenin boşanma hukukundaki en doğrudan sonucunu gösterir. Madde eşlere ergin olmayan üvey çocuklarına özen ve ilgi gösterme yükümlülüğü yüklediğine göre, eşin önceki evliliğinden olan ve velâyeti kendisinde bulunan çocuklarının ortak konutta yaşaması evliliğin olağan bir sonucudur; diğer eş bu durumu kendi başına bir boşanma sebebi olarak ileri süremez. Daire ayrıca boşanma kararı için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerektiğini (TMK m. 166), dinlenen tanık anlatımlarının bir kısmının bu sonuca elverişli olmadığını, bir kısmının ise inandırıcı olmaktan uzak olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğine hükmetmiştir. Evlenmeden önce eşin çocuklarının varlığını bilen ve onlarla birlikte yaşamayı kabul eden eşin, sonradan bu çocukların evde bulunmasını gerekçe gösterip boşanma istemesi bu nedenle sonuç vermez.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/12520 E. · 2013/8719 K.29.03.2013

Kocasının ilk eşinden olan üvey çocuğuna gerekli özen ve ilgiyi göstermeyen kadın 338/1'e aykırı davranmış olur ve kusurludur; ancak diğer eşin kusuru daha ağırsa tazminat isteyebilir

Karşılıklı boşanma davalarında koca eşine hakaret etmiş, onu ortak konuttan kovmuş, güven sarsıcı davranışlarda bulunmuş ve annesinin evliliğe müdahalesine engel olmamıştı. Kadının ise kocasının ilk eşinden olan üvey çocuğuna gerekli özen ve ilgiyi göstermediği anlaşıldı. Mahkeme tarafları eşit kusurlu kabul etti ve kadının tazminat ve yoksulluk nafakası isteklerini reddetti.

“Yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davacı-davalı (koca)'nın güven sarsıcı davranışlar içine girdiği, eşine hakaret ettiği, onu ortak konuttan kovduğu, eşine koca gibi davranmadığı ve annesinin evlilik birliğine haksız müdahalesine engel olmaya çalışmadığı; buna karşılık, davalı-davacı (kadın)'ın ise, Türk Medeni Kanununun 338/1. maddesindeki yükümlülüğüne aykırı olarak kocasının ilk eşinden olma üvey çocuğuna gerekli özen ve ilgiyi göstermediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylar karşısında; boşanmaya neden olan olaylarda her iki taraf da kusurlu ise de, eşine göre davacı-davalı (koca)'nın daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 338. maddenin birinci fıkrasındaki yükümlülüğün boşanmada kusur değerlendirmesine nasıl girdiğini açıkça gösterir. Daire, kadının 338/1'deki yükümlülüğüne aykırı olarak üvey çocuğuna gerekli özen ve ilgiyi göstermemesini kusur saymış, ama kocanın hakaret, kovma ve güven sarsıcı davranışlarını daha ağır bulmuştur. Kusur karşılaştırmasının sonucu önemlidir: tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi hatalıdır ve bu hatalı belirlemeye dayanılarak kadının maddi ve manevi tazminat istekleri reddedilemez (TMK m. 174). Aynı sebeple kadın, kusuru daha ağır olmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği için yoksulluk nafakası da isteyebilir (TMK m. 175). Uygulamadaki anlamı açıktır: üvey çocuğa özen göstermemek bir kusurdur ama tek başına tazminat ve nafaka hakkını ortadan kaldırmaz; sonuç, iki eşin kusurlarının karşılaştırılmasına bağlıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/10916 E. · 2012/8045 K.02.04.2012

Üvey çocuklarına 338/1'in gerektirdiği ilgi ve özeni göstermeyen eş kusurludur; diğer eş ağır kusurluysa bu kusur boşanmaya ve tazminata engel olmaz

Koca boşanma davası açtı, kadın da karşı dava açtı. Kadının kocasının önceki evliliğinden olan çocuklarına gerekli ilgi ve özeni göstermediği, kocanın ise kadının bir süreliğine ailesinin yanına gitmesini fırsat bilerek evlenmeden önce birlikte yaşadığı kişiyle yeniden bir araya geldiği kuşkusunu uyandıran davranışlarda bulunduğu anlaşıldı. Mahkeme boşanmaya karar verdi ve kadının tazminat isteklerini reddetti.

“Toplanan delillerden davalı-davacı kadının üvey çocuklarına Türk Medeni Kanununun 338/1. maddesinde gösterilen yükümlülüğün gereği olarak gerekli ilgi ve özeni göstermediği davacı-davalı kocanın ise, eşinin bir süreliğine ailesinin yanına gitmesini fırsat bilip, evlenmeden önce birlikte yaşadığı ve iki çocuğunun annesi olan kadın ile yeniden bir araya geldiği yönünde kuşku uyandıracak davranışlar içine girdiği, gerçekleşen bu duruma göre davacı-davalı kocanın ağır kusurlu olduğu anlaşılmakta ise de;”

Ne anlama geliyor? Daire, kadının üvey çocuklarına 338/1'deki yükümlülüğün gereği olarak ilgi ve özen göstermemesini açıkça kusur olarak nitelemiş, ama kocanın güven sarsıcı davranışlarını daha ağır bulmuştur. Koca ağır kusurlu olduğu hâlde boşanma kararı sonuç olarak doğrudur; çünkü kadının evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yararı kalmamıştır ve TMK m. 166'nın ikinci fıkrasının koşulları gerçekleşmiştir. Bu nedenle hüküm gerekçesi düzeltilerek onanmıştır. Tazminat bakımından ise sonuç kadın lehinedir: boşanmaya sebep olan olaylarda kadın diğer eşten daha fazla veya eşit kusurlu olmadığından, uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir (TMK m. 174). Üvey çocuğa özen göstermemek, bu nedenle kusur dengesini etkileyen ama tek başına sonucu belirlemeyen bir olgudur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2008/17454 E. · 2009/21400 K.10.12.2009

Ergin olmayan üvey çocuğuna özen ve ilgi göstermeyen ve velâyeti kullanan eşine yardımcı olmayan eş, 338. madde gereğince kusurludur

Kadın boşanma davası açtı. Kadının ergin olmayan üvey çocuğuna gerekli özen ve ilgiyi göstermediği ve eşine yardımcı olmadığı, kocanın ise eşine şiddet uyguladığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşıldı. Mahkeme boşanmaya karar verdi; kadın, reddedilen tazminat istekleri bakımından kararı temyiz etti.

“Boşanmaya yol açan olaylarda ergin olmayan üvey çocuğuna gerekli özen ve ilgiyi göstermeyen, davalı eşine yardımcı olmayan (TMK.md.338) davacı kadının kusuru yanında, eşine şiddet uygulayan, güven sarsıcı davranışlar içine giren davalı kocanın daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin iki fıkrasının birlikte uygulandığı ender örneklerden biridir. Daire, kadının yalnızca ergin olmayan üvey çocuğuna özen ve ilgi göstermemesini değil, velâyeti kullanan eşine yardımcı olmamasını da 338. madde çerçevesinde kusur saymıştır. İkinci fıkra, kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eşin uygun bir şekilde yardımcı olmasını öngörür; bu yardım, çocuğun bakımı ve günlük ihtiyaçlarının karşılanmasında eşin yanında olmayı kapsar. Ancak kusur karşılaştırmasında kocanın eylemleri daha ağır bulunmuştur. Daha az kusurlu olan kadın, boşanma yüzünden menfaati zedelendiği ve kişilik hakları saldırıya uğradığı için uygun miktarda maddi ve manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/24691 E. · 2013/10970 K.18.04.2013

Eşinin ilk evliliğinden olan üvey çocuklarına gerekli ilgiyi göstermeyen koca da 338. maddeye aykırı davranır; bu kusur tam kusur sonucunu doğurabilir

Kadın boşanma davası açtı. Kocanın, eşinin ilk evliliğinden olan üvey çocuklarına gerekli ilgiyi göstermediği ve birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşıldı. Mahkeme tarafları eşit kusurlu kabul ederek boşanmaya karar verdi ve kadının maddi tazminat isteğini reddetti.

“Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı kocanın, eşinin ilk evliliğinden olma üvey çocuklarına gerekli ilgili göstermeme (TMK md. 338) ve birlikte yaşamaktan kaçınma (TMK md. 185/3) suretiyle birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı kadına kusur olarak yüklenilen davranışlar ise, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına etken olacak nitelikte değildir. O halde; boşanmaya neden olan olaylarda; kusurun tamamen davalı kocada olduğunun kabulü gerekir.”

Ne anlama geliyor? 338. maddenin yükümlülüğü eşlerin ikisi için de geçerlidir: kanun "eşler" der ve yükümlülüğü cinsiyete göre ayırmaz. Bu kararda üvey çocuklarına gerekli ilgiyi göstermeyen koca olmuş; Daire bu davranışı, birlikte yaşamaktan kaçınmayla birlikte birlik görevlerinin yerine getirilmemesi olarak nitelemiştir (TMK m. 185). Kadına yüklenen davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına etken olacak nitelikte görülmediğinden kusurun tamamen kocada olduğu kabul edilmiş, tarafların eşit kusurlu sayılması ve buna dayanılarak kadının maddi tazminat isteğinin reddi hatalı bulunmuştur. Karar, üvey çocuğa ilgisizliğin tek başına ağır bir kusur olarak da değerlendirilebileceğini gösterir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2009/409 E. · 2010/2717 K.16.02.2010

Eşini ve üvey çocuğunu evden kovan eş tamamen kusurludur; tamamen kusurlu eşin açtığı boşanma davası reddedilmelidir

Koca boşanma davası açtı, kadın da ayrı yaşama nedeniyle nafaka istedi. Kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşini ve üvey çocuğunu evden kovduğu, kadının ise kusurlu bir davranışının kanıtlanamadığı anlaşıldı. Mahkeme boşanmaya karar verdi ve kadının nafaka davasını reddetti.

“Toplanan delillerden, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda birlik görevlerini yerine getirmeyen, eşini ve üvey çocuğunu evden kovan davacı-karşılık davalı koca tamamen kusurludur. Davalı-karşılık davacı kadının kusurlu bir davranışı kanıtlanamamıştır.”

Ne anlama geliyor? Üvey çocuğu evden kovmak, 338. maddenin öngördüğü özen ve ilginin tam karşıtıdır. Daire, birlik görevlerini yerine getirmeyen ve eşini ve üvey çocuğunu evden kovan kocayı tamamen kusurlu saymıştır. Bunun iki sonucu vardır. Birincisi, tamamen kusurlu eş boşanma davası açabilir ama davalı eşin az da olsa bir kusuru belirlenmedikçe boşanmaya karar verilemez; kimse tamamen kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez (TMK m. 166). Bu nedenle kocanın davası reddedilmelidir. Aynı sonuca, eşine ve üvey çocuğuna sürekli bağırıp hakaret eden ve onları evden kovan kocanın açtığı davada da varılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2010/19 E., 2011/1222 K., 26.01.2011). İkincisi, evden kovulan ve arayıp sorulmayan kadın, birlikte yaşamaya ara vermekte haklı olduğundan nafaka isteyebilir (TMK m. 197); nafaka davasının reddi de hatalıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Ceza Dairesi2017/7552 E. · 2019/14220 K.10.10.2019

Eşinin önceki evliliğinden olan ergin olmayan çocuğa karşı üvey ebeveynin, 338. madde nedeniyle Türk Ceza Kanunu m. 233 anlamında bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğü vardır

Boşanmadan sonra velâyeti babada kalan çocuğun babası yeniden evlendi. Baba ve yeni eşi hakkında, çocuğa karşı aile hukukundan doğan bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünü yerine getirmedikleri iddiasıyla dava açıldı ve ikisi de mahkûm edildi. Tebliğnamede, babanın yeni eşi yönünden hükmün bozulması istendi.

“Maddenin gerekçesinde, aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün kapsamının Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirleneceği belirtilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun üvey çocuklar başlıklı 338. maddesinde "Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler. Kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder." hükmü yer almaktadır.”

Ne anlama geliyor? Türk Ceza Kanunu'nun 233. maddesi, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiyi şikâyet üzerine cezalandırır ve yükümlülüğün kapsamı Medeni Kanun'a göre belirlenir. Daire, 338. maddeye dayanarak üvey ebeveynin, velâyetin eşinde bulunduğunu bildiği ergin olmayan üvey çocuğa karşı bu anlamda bir bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğü bulunduğunu kabul etmiş ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılmayarak üvey ebeveyn hakkındaki mahkûmiyeti onamıştır. Böylece 338. maddedeki özen ve ilgi yükümlülüğü, ceza hukukunda da sonuç doğuran bir yükümlülük olarak ele alınmıştır. Babanın mahkûmiyeti ise, uzlaşma aşamasında çocuğun menfaat çatışması nedeniyle bir kayyımla temsil edilmesi gerektiği düşünülmediğinden ve çocuk inceleme tarihinde ergin olduğundan uzlaştırma işlemlerinin yeniden yapılması için bozulmuştur (TMK m. 426).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Anayasa Mahkemesi Birinci BölümB. No: 2016/1750 · Yaşar İnce başvurusu10.12.2019

Çocuğu küçük yaştan büyüten üvey babayla kurulan bağ aile hayatıdır; görüşmenin mevzuatta sayılmadığı gerekçesiyle engellenmesi aile hayatına saygı hakkını ihlal eder

Ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu, bir yaşındayken babasını kaybetmiş ve annesinin evlendiği, aynı zamanda amcası olan üvey babası tarafından büyütülmüştü. Üvey babanın mevzuatta hükümlüyü ziyaret edebilecek kişiler arasında sayılmadığı gerekçesiyle görüşme talebi reddedildi; infaz hâkimliğine şikâyet ve itiraz da sonuç vermedi.

“Anayasa Mahkemesi kararlarında aile hayatının kan bağıyla kurulabileceği gibi hukuki ya da istisnai durumlarda fiilî yollarla da gerçekleşebileceği, kan veya evlatlık bağı olmamasına rağmen çocukların bakım ve gözetimini üstlenerek her türlü ihtiyacında yanında bulunan kişilerle çocuklar arasında belirli koşullar altında aile hayatı anlamında bir bağın kurulduğunun kabul edilebileceği vurgulanmıştır.”

Ne anlama geliyor? 338. madde üvey ebeveyn ile üvey çocuk arasındaki ilişkiyi Medeni Kanun'da bir özen ve ilgi yükümlülüğüne bağlar; Anayasa Mahkemesinin bu kararı ise aynı ilişkinin anayasal korumasını gösterir. Mahkemeye göre Anayasa'daki aile kavramı Medeni Kanun'daki karşılığıyla sınırlı değildir; kan veya evlatlık bağı bulunmasa da çocuğun bakım ve gözetimini üstlenen kişiyle çocuk arasında aile hayatı anlamında bir bağ kurulabilir. Başvurucunun bir yaşından itibaren üvey babasıyla aile ortamında yaşadığını, eşi ve çocuğu bulunmadığını ve annesinin de öldüğünü dikkate alan Mahkeme, aralarında aile hayatı bulunduğunu kabul etmiş ve üvey babayla görüşmenin yalnızca mevzuatta sayılmadığı gerekçesiyle engellenmesini Anayasa'nın 20. maddesindeki aile hayatına saygı hakkının ihlali saymıştır. Aynı tarihli bir başka kararda ise üvey annesini üç kişilik ziyaretçi listesine yazdırmasının önünde bir engel bulunmayan ve sonradan bu yolla onunla görüşen başvurucunun başvurusu açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur (AYM, Seyit Cingöz, B. No: 2017/30916, 10.12.2019).

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 338- Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 299 uncu maddesinden esinlenen 1984 tarihli Öntasarının 254 üncü maddesinden alınmıştır. Bir kimsenin, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermesini, bu üvey çocuklar üzerinde velâyeti kullanan eşine uygun bir şekilde yardımcı olmasını ve durumun gerektirdiği ölçüde bu çocuğun ihtiyaçları için onu temsil etmesini hükme bağlayan bu madde, bir sosyal ahlâk gerekliliğini Medenî Kanunda yer alan bir özel hukuk kuralı düzeyine çıkarmaktadır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 127

Tasarının genel gerekçesinde de madde, eski Kanun'da düzenlenmemiş bir konu olarak şöyle açıklanmıştır:

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunda düzenlenmemiş olan bir başka konu da yeni 338 inci maddeyle hükme bağlanmıştır. Buna göre, eşler ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler. Bir eş, kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşine uygun bir şekilde yardımcı olacak, hatta durum ve koşullar zorunlu kılarsa çocuğun ihtiyaçları için onu temsil edecektir. Bu madde hükmü, bir sosyal ahlâk gerekliliğini, Medenî Kanunda yer alan bir özel hukuk kuralı düzeyine çıkarmaktadır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı, Genel Gerekçe, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 19

İki gerekçe metni birlikte okunduğunda maddenin üç unsuru belirginleşir. Birincisi, maddenin yeni olmasıdır: eski Kanun üvey ebeveyn ile üvey çocuk arasındaki ilişkiye ilişkin bir hüküm içermiyordu. İkincisi, maddenin kaynağıdır: hüküm doğrudan İsviçre Medenî Kanunu'ndan değil, bu Kanun'un 299. maddesinden esinlenen 1984 tarihli Öntasarıdan alınmıştır. Üçüncüsü ve en önemlisi, maddenin niteliğidir: kanun koyucu üvey çocuğa özen ve ilgi gösterilmesini bir sosyal ahlâk gerekliliği olarak görmüş ve bu gerekliliği hukuki bir yükümlülüğe dönüştürmüştür. Genel gerekçedeki "hatta" kelimesi, temsilin yardımdan daha ileri ve istisnai bir adım olduğunu, ancak durum ve koşullar zorunlu kılarsa devreye gireceğini vurgular. Gerekçe metinlerinde de kanun metninde de "onu" zamiri velâyeti kullanan eşi gösterir: üvey ebeveyn çocuğun ihtiyaçları için eşini temsil eder.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

TBMM gerekçesinin açıkça belirttiği gibi 743 sayılı Kanun'da bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Eski Kanun, üvey ebeveynin üvey çocuğa karşı ayrı bir yükümlülüğünü düzenlemiyordu. 4721 sayılı Kanun bu ilişkiyi ilk kez ayrı bir maddeyle düzenlemiş ve üvey ebeveynin özen, ilgi, yardım ve temsil görevlerini açıkça tanımlamıştır.

743 sayılı Kanun4721 sayılı Kanun m. 338
Üvey çocuğa özen ve ilgiÖzel hüküm yokErgin olmayan üvey çocuk için açık yükümlülük
Velâyeti kullanan eşe yardımÖzel hüküm yokUygun bir şekilde yardım
TemsilÖzel hüküm yokDurum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde
Kaynak-İsviçre MK m. 299'dan esinlenen 1984 Öntasarısı m. 254

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde iki fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Kanun metnindeki "durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde" ifadesi, madde gerekçesindeki "durumun gerektirdiği ölçüde" ifadesinin Tasarı metnindeki karşılığıdır. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 338. maddeye ilişkin bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Üvey çocukla ilgili boşanma, kusur, kişisel ilişki veya evlât edinme konusunda boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 338 ne diyor?

Eşlerin ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlü olduğunu; kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eşin uygun bir şekilde yardımcı olacağını ve durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil edeceğini söyler.

Üvey çocuğa özen göstermek zorunda mıyım?

Evet; ergin olmayan üvey çocuğunuza özen ve ilgi göstermek evlilikten doğan bir yükümlülüktür.

Ergin üvey çocuğa bakma yükümlülüğü var mı?

Hayır; eşler ergin olan üvey çocuklarına bakmakla yükümlü değildir (Yargıtay HGK, 2019/162 E., 2022/499 K., 07.04.2022).

Üvey ebeveynin velâyeti var mı?

Hayır; velâyet ana ve babada kalır (TMK m. 335).

Üvey ebeveyn çocuk adına işlem yapabilir mi?

Durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde, çocuğun ihtiyaçları için velâyeti kullanan eşini temsil eder; genel bir karar yetkisi yoktur.

Üvey çocuk üvey ebeveynden nafaka isteyebilir mi?

Yardım nafakası üstsoy, altsoy ve kardeşlerle sınırlıdır (TMK m. 364); üvey ebeveyn bu kişiler arasında değildir.

Eşim çocuğuma ilgi göstermiyor; bu boşanmada kusur mu?

Evet; üvey çocuğa özen ve ilgi göstermemek kusur sayılır (Yargıtay 2. HD, 2012/12520 E., 2013/8719 K., 29.03.2013).

Üvey çocuğa ilgisizlik yalnızca üvey annede mi kusur?

Hayır; eşinin çocuklarına ilgi göstermeyen koca da kusurludur (Yargıtay 2. HD, 2012/24691 E., 2013/10970 K., 18.04.2013).

Üvey çocuğa özen göstermediysem tazminat isteyemez miyim?

İsteyebilirsiniz; diğer eşin kusuru daha ağırsa tazminat ve nafaka hakkınız ortadan kalkmaz (Yargıtay 2. HD, 2011/18744 E., 2012/26913 K., 13.11.2012).

Eşimin çocukları evde kalıyor; bu boşanma sebebi mi?

Hayır; eşin önceki evliliğinden olan ve velâyeti kendisinde bulunan çocuklarının ortak konutta kalması boşanma hakkı vermez (Yargıtay 2. HD, 2011/3801 E., 2011/23605 K., 26.12.2011).

Velâyeti eski eşimde olan çocuğumu eşim evde istemiyor; bu kusur mu?

Kusur sayılabilir; bu yönde verilen bir karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/10588 E., 2023/1439 K., 29.03.2023).

Eşim beni ve çocuğumu evden kovdu; kendisi boşanma davası açabilir mi?

Açabilir ama tamamen kusurluysa ve sizin hiçbir kusurunuz yoksa davası reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2009/409 E., 2010/2717 K., 16.02.2010).

Evden kovulduktan sonra nafaka isteyebilir miyim?

Evet; birlikte yaşamaya ara vermekte haklıysanız nafaka isteyebilirsiniz (TMK m. 197).

Velâyeti kullanan eşe yardım etmemek kusur mu?

Evet; bu da 338. maddeye aykırılık olarak kusur sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2008/17454 E., 2009/21400 K., 10.12.2009).

Üvey çocuğun bakımını ihmal etmek suç olur mu?

Olabilir; üvey ebeveynin Türk Ceza Kanunu m. 233 anlamında bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğü bulunduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 18. CD, 2017/7552 E., 2019/14220 K., 10.10.2019).

Üvey babamla görüşmem engellenebilir mi?

Üvey ebeveynle kurulan fiilî bağ aile hayatı sayılabilir; mevzuatta sayılmadığı gerekçesiyle görüşmenin engellenmesi ihlal kabul edilmiştir (AYM, Yaşar İnce, B. No: 2016/1750, 10.12.2019).

Boşandıktan sonra üvey çocuğumla görüşebilir miyim?

Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde kişisel ilişki kurulmasını isteyebilirsiniz (TMK m. 325).

Eşimin çocuğunu evlât edinebilir miyim?

En az iki yıldan beri evliyseniz veya otuz yaşını doldurduysanız evlât edinebilirsiniz (TMK m. 306).

Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?

Hayır; madde yeni bir düzenlemedir.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 299. maddesinden esinlenen 1984 tarihli Öntasarının 254. maddesinden.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp