TMK 280'e göre bir eş, üstün bir yararının varlığını ispat ederek konut ve ev eşyası dışındaki malvarlığı değerlerinin de payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir. Gerekçeye göre hatıra olarak özel değer taşıyan mobilya ve sanat eserleri gibi eşyalar bu kapsamdadır (S. Sayısı 723, s. 107). Uygulamada üstün yarar, malla kurulan somut ve nesnel bağla kanıtlanır; örneğin malın mesleğin icrasında fiilen kullanılması (Yargıtay 8. HD, 2011/6790 E., 2012/2847 K., 16.04.2012).
- Üstün yarar
- Malın bir eş bakımından nesnel olarak daha büyük işlev taşıması (TMK m. 280).
- Payına mahsuben
- Verilen malın değerinin paydan düşülmesi (TMK m. 280).
- Bölünemeyen mal
- Paya göre ayrılması mümkün olmayan taşınır (TMK m. 226/2).
- Depo
- Diğer eşin payının karşılığının mahkeme veznesine yatırılması.
TMK 280 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Konu | Konut ve ev eşyası dışındaki malvarlığı değerleri | S. Sayısı 723, s. 107 |
| Hak sahibi | Eşlerden her biri | TMK m. 280 |
| Koşul | Üstün yararın ispatı | TMK m. 280 |
| Nitelik | Payına mahsuben verilme | TMK m. 280 |
| Örnek | Hatıra değeri taşıyan mobilya ve sanat eserleri | S. Sayısı 723, s. 107 |
| Mehaz | İsviçre Medenî Kanunu m. 245 | S. Sayısı 723, s. 107 |
| İspat ölçüsü | Malla kurulan somut ve nesnel bağ | Yargıtay 8. HD, 2012/2847 K. |
| Yetersiz sebepler | Yaş, birikim yokluğu, kredi borcu | Yargıtay 8. HD, 2018/18925 K. |
| Bedel | Diğerinin payı ödenir ve depo edilir | Yargıtay 8. HD, 2012/2847 K. |
| Değer anı | Karar tarihine en yakın tarih | Yargıtay 8. HD, 2012/2847 K. |
| Bölünemeyen mallar | Aynen yarı yarıya iade infaz edilemez | Yargıtay 2. HD, 2014/13730 K. |
| Yasal rejim | Paralel hüküm paylı mal için öngörülmüştür | TMK m. 226 |
TBMM gerekçesine göre madde İsviçre Medenî Kanunu'nun 245. maddesinden aynen alınmıştır. Gerekçe, maddenin konut ve ev eşyası dışında kalan diğer malvarlığı değerlerinin de üstün yararın kanıtlanması hâlinde eşin kendisine tasfiye payına mahsuben verilmesini isteyebileceğini öngördüğünü belirtir ve somut bir örnek verir: "Eşlerden birisi için hatıra olarak özel değer taşıyan mobilya, sanat eserleri gibi eşyalar buraya girer." Bu cümle maddenin asıl işlevini gösterir; hüküm, parayla kolayca ikame edilemeyen, kişisel bağ taşıyan değerlerin tasfiyede parçalanmasını önlemek için konulmuştur. Tasarının 280. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
Bu madde kısadır ama tasfiyeyi tıkanmaktan kurtaran pratik bir araçtır. Bir piyano, bir koleksiyon, aileden kalan bir mobilya takımı ya da bir atölyede kullanılan makineler paya göre ikiye bölünemez; "yarısının aynen iadesi" biçiminde kurulan hükümler icra aşamasında uygulanamaz. TMK 280 bu durumda malın bütün hâlinde bir eşe verilmesine, karşılığının ise onun payından düşülmesine imkân tanır. Ancak üstün yarar ölçütü sanıldığından dardır: yaşınız, birikiminizin kalmamış olması veya kredi borcunuzun sürmesi tek başına yeterli sayılmaz. Aranan şey, malın sizin bakımınızdan diğer eşe göre nesnel olarak daha büyük bir işlev taşımasıdır; malı mesleğinizin icrasında fiilen kullanıyor olmanız bunun en güçlü örneğidir. Bir de bedele hazır olun: istem kabul edilirse diğer eşin payının karar tarihine en yakın tarihteki değeri bilirkişiyle saptanır ve bu tutarı mahkeme veznesine yatırmanız için size süre verilir.
Hangi mallar kapsama girer?
- Kapsam: Konut ve ev eşyası dışında kalan malvarlığı değerleri (S. Sayısı 723, s. 107).
- Örnek: Hatıra olarak özel değer taşıyan mobilya ve sanat eserleri (S. Sayısı 723, s. 107).
- Uygulama: Koleksiyonlar, müzik aletleri, atölye makineleri ve iş yerleri de girebilir.
- Konut ve eşya: Bunlar için ayrı ve daha güçlü bir hüküm vardır (TMK m. 279).
- Kişisel mallar: Kişisel mal sayılabilecekler için ayrı istem hakkı bulunur (TMK m. 278).
- Sıra: Önce özel hükümler, kapsam dışı kalanlar için bu madde uygulanır.
Üstün yarar nasıl ispatlanır?
- Ölçü: Malla kurulan somut ve nesnel bağ aranır (Yargıtay 8. HD, 2011/6790 E., 2012/2847 K., 16.04.2012).
- Güçlü örnek: Malın mesleğin veya sanatın icrasında fiilen kullanılması.
- Araştırma: Kullanımın hâlen sürüp sürmediği mahkemece araştırılır.
- Yetersiz sebepler: Yaş, birikim yokluğu ve kredi borcu tek başına yeterli değildir (Yargıtay 8. HD, 2016/18529 E., 2018/18925 K., 20.11.2018).
- İspat yükü: Üstün yararı ileri süren taraftadır (TMK m. 261).
- Deliller: Vergi ve sicil kayıtları, keşif, tanık beyanları ve bilirkişi incelemesi.
Bedel ve ödeme
- Kural: Verilen malın değeri istem sahibinin payından düşülür (TMK m. 280).
- Yetmezse: Aradaki farkın nakden ödenmesi gerekir.
- Depo: Ödenecek tutar mahkeme veznesine yatırılır ve bunun için süre verilir (Yargıtay 8. HD, 2011/6790 E., 2012/2847 K., 16.04.2012).
- Değer anı: Karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri esas alınır (TMK m. 275).
- Bilirkişi: Değer konunun uzmanı bilirkişilerce saptanır.
- Sonuç: Ödeme yapılınca mal bütün hâlinde istem sahibine geçer.
Bölünemeyen mallar sorunu
- Sorun: Taşınırların nitelikleri gereği paya göre bölünmesi olanağı yoktur (Yargıtay 2. HD, 2013/25001 E., 2014/13730 K., 18.06.2014).
- Hatalı çözüm: "Yarısının aynen iadesi" biçimindeki hükümler infaz edilemez.
- Birinci yol: Üstün yararı ispat eden eş diğerinin payını ödeyip malı bütün alır.
- İkinci yol: Mal bedele çevrilir ve bedelin yarısına hükmedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/918 E., 2015/1462 K., 11.02.2015).
- Talep: İstem terditli kurulmalı, aynen verilme mümkün olmazsa bedel istenmelidir.
- Tamamlayıcı kural: Diğer hâllerde paylı mülkiyet hükümleri kıyasen uygulanır (TMK m. 281).
Zaman bakımından uygulama
- Yürürlük: Hüküm 01.01.2002'de yürürlüğe girmiştir (4721 s. K.).
- Önceki dönem: Eski Kanun'da bu hükmün karşılığı yoktu (Yargıtay 8. HD, 2015/19493 E., 2017/12522 K., 10.10.2017).
- Sonuç: O dönemde edinilen mallarda ayni istem değil alacak istenebilir.
- Ölçü: Malın hangi rejim döneminde edinildiği belirleyicidir.
- Sözleşme: Mal ortaklığı sözleşmesi geçmişe etkili uygulanamaz (TMK m. 276).
- Kayıtlar: Tapu, trafik ve banka kayıtları edinme tarihini gösterir.
Usul
- Görev: Tasfiyeden doğan istemler aile mahkemesinde görülür (4787 s. K. m. 4).
- Ön koşul: Rejim sona ermeden tasfiye istenemez (TMK m. 271).
- Boşanma: Boşanma hükmü kesinleşmeden tasfiyeye karar verilemez (Yargıtay 2. HD, 2013/25001 E., 2014/13730 K., 18.06.2014).
- Talep: İstem açıkça hangi mal için ileri sürüldüğü belirtilerek kurulur.
- Bilirkişi: Değer tespiti için uzman bilirkişi görevlendirilir.
- Karar: Bedel depo edildikten sonra malın devrine karar verilir.
Bu maddeye dayanacaksanız iki hazırlık yapın. Birincisi, üstün yararınızı nesnel bir bağa dayandırın: malı mesleğinizin veya sanatınızın icrasında fiilen kullanıyorsanız vergi kaydı, sicil kaydı, faturalar ve tanık beyanlarıyla bu kullanımın hâlen sürdüğünü kanıtlayın; çünkü mahkeme kullanımın devam edip etmediğini araştırmak zorundadır. Kişisel ekonomik güçlükleri tek başına ileri sürmek yeterli olmaz. İkincisi, bedeli hazırlayın: istem kabul edildiğinde diğer eşin payının karar tarihine en yakın tarihteki değeri bilirkişiyle belirlenir ve bu tutarı mahkeme veznesine yatırmanız için süre verilir; süreyi kaçırırsanız istem sonuçsuz kalır. Talebi kurarken de dikkatli olun: ana talebinizi malın bütün hâlinde size verilmesi olarak, yedek talebinizi ise bedelin yarısı olarak kurun. Böylece üstün yarar kabul edilmezse dava tümden reddedilmez, mal bedele çevrilerek payınız korunur. Son olarak malın hangi rejim döneminde edinildiğine bakın; 2002 öncesi mal ayrılığı döneminde edinilen mallarda bu hükme dayanılarak mülkiyet istenemez.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Malı mesleğini icra etmek için kullanan eşin üstün yararı bulunduğu kabul edilir; bedelin depo edilmesi için süre verilir
Eşlerden biri 2006'da öldü. Sağ kalan eş, taraflar adına paylı kayıtlı bir dükkânda tornacılık ve metal kalıpçılığı mesleğini bizzat icra ettiğini belirterek dükkânın mülkiyetinin kendisine tahsisini istedi. Mahkeme bu istem yönünden gerekli araştırmayı yapmadan karar verdi.
“Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı 339 ada 9 nolu parselde bulunan 65 nolu dükkanda tornacılık ve metal kalıpçılığı mesleğini icra ettiğine göre, mahkemece bu konu üzerinde durulması halen bu mesleği yapıp yapmadığı, dükkanda bu işi yürütüp yürütmediği konularında gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, halen söz konusu meslek icra edilmekte ise, davacının üstün yararının olduğunun kabulü ile TMK.nun 226. maddesi kapsamındaki hukuki durumunun değerlendirilmesi, TMK.nun 235. maddesi uyarınca karar tarihine en yakın tarihte murise ait ½ payın sürüm değerinin (gerçek değerinin) konunun uzmanı bilirkişilerce saptanması, saptanacak ½ paya ait değerin mahkemece depo ettirilmesi konusunda davacıya süre ve imkan tanınması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Üstün yararın somut olarak nasıl kanıtlanacağını gösteren en açık karar budur: malı mesleğini veya sanatını icra etmek için fiilen kullanan eşin üstün yararı bulunduğu kabul edilir. Daire, mahkemeden bu kullanımın hâlen sürüp sürmediğini araştırmasını, sürüyorsa üstün yararı kabul etmesini istemiştir. Karar aynı zamanda usulü de gösterir: diğer tarafın payının karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri bilirkişiyle saptanır ve bu bedelin mahkeme veznesine depo edilmesi için istem sahibine süre verilir. Mal ortaklığında 280. madde de aynı mantıkla işler.
Kişisel ve ekonomik zorluklar tek başına üstün yarar sayılmaz
Eşler adına yarı yarıya paylı kayıtlı bir mesken vardı. Eşlerden biri, elli yaşında olduğunu, birikiminin kalmadığını, konut için alınan krediyi ödemek üzere başka şehirdeki evini ipotek ettirdiğini, kredi borcunun emekli maaşından kesildiğini ve artık eski şehrine dönmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek meskenin tamamının kendi adına tescilini istedi. Mahkeme davayı başka bir gerekçeyle reddetti.
“Somut uyuşmazlık incelendiğinde davacı taraf; 50 yaşında olduğu, herhangi bir birikimi kalmadığı, dava konusu ev için alınan borçları ödeyebilmek amacıyla İstanbul'daki kendi evini ipotek ettirmek zorunda kaldığı, çekilen kredi borcunun halen devam ettiği, kredilerin otomatik olarak emekli maaşından kesildiği, evlilik nedeniyle 2009 yılında İzmir'e taşınırken eşyalarını elden çıkartıp İstanbul'daki evini kiraya verdiği, artık İstanbul'a gitme gibi bir durumun söz konusu olmadığı, zira gitse dahi kendi evinde oturamayacağı çünkü bu kez kira gelirinden yoksun kalıp temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geleceği ve çekilen kredi yüzünden ipotekli bu evinden de olacağı gerekçeleriyle, davaya konu 12 nolu meskende daha üstün yararı bulunduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça sunulan bu sebeplerin TMK'nin 226/2 maddesinde yazılı "daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek" koşulunu sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, üstün yarar ölçütünün sanıldığı kadar geniş olmadığını gösterir. Yaş, birikimin kalmaması, kredi borcunun sürmesi ve başka bir yerde oturma imkânının bulunmaması gibi gerçek ve ciddi zorluklar bile tek başına üstün yarar sayılmamıştır. Aranan şey, malın istem sahibi bakımından diğerine göre nesnel olarak daha büyük bir işlev taşımasıdır; örneğin orada mesleğin icra edilmesi. Mal ortaklığında 280. maddeye dayanacaksanız iddianızı ekonomik güçlükle değil, o malla aranızdaki somut ve nesnel bağla kurmalısınız.
Paya göre bölünemeyen ev eşyasında aynen iade yerine bedelin yarısına hükmedilir
Boşanma davasında, eşlerin ortak malı sayılan ev eşyalarının tasfiyesi de istenmişti. İstem sahibi, eşyaların aynen iadesini, mümkün olmazsa bedelini talep etmişti. Mahkeme eşyaların aynen iadesine karar verdi.
“Eşlerin paylı mülkiyetinde bulunan menkul malların tasfiye şekli ise Türk Medeni Kanununun 226'ncı maddesinin (2.) fıkrasında gösterilmiştir. Buna göre paylı mülkiyete konu bir mal varsa eşlerden biri kanunda öngörülen olanaklardan yararlanabileceği gibi daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payının karşılığını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. Davacı aynen iade olmazsa bedel talebinde bulunmuş, mahkemece de bu şekilde karar verilmiştir. Menkul eşyalardan her birinin paya göre bölünmesi mümkün olmadığına göre, davacı-karşı davalı (kadın)'ın bedel talep etmiş olduğu da nazara alınarak dava konusu eşyaların sadece bedelinin yarısına hükmetmek gerekirken infazda duraksamaya yer verecek şekilde aynen iadeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Ev eşyası, mobilya ve benzeri taşınırlar paya göre bölünemez; bir koltuk takımının yarısı teslim edilemez. Daire bu nedenle iki yol gösterir: ya üstün yararı ispat eden eş diğerinin payını ödeyip malı bütün olarak alır, ya da mal bedele çevrilir ve bedelin yarısına hükmedilir. Mal ortaklığında 280. madde tam bu boşluğu doldurur; hatıra değeri taşıyan mobilya ve sanat eserleri gibi bölünemeyen değerler, üstün yarar kanıtlanarak paya mahsuben bütün hâlinde istenebilir.
Taşınırların yarısının aynen iadesine karar verilmesi infaz edilemez; çözüm üstün yarar hükmündedir
Boşanma davasında eşlerin paylı mülkiyetinde bulunan ev eşyalarının tasfiyesi istenmişti. Mahkeme, eşyaların mevcutsa yarısının aynen iadesine karar verdi. Ayrıca boşanma kararı henüz kesinleşmemişti.
“Eşlerin paylı mülkiyetinde bulunan menkul malların nitelikleri gereği pay oranında bölünmesi olanağı yoktur. Böyle bir durumda paylı mülkiyet konusu menkul mallarla ilgili, eşlerden her biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, yasal şartlarının varlığı halinde diğerinin payının karşılığını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. (TMK.m.226/2) Bu yasal çerçevede sorunun çözümü gerekirken, menkul malların pay oranında bölünmesinin mümkün bulunmadığı nazara alınmadan "mevcutsa yarısının aynen" iadesine şeklinde infazı mümkün olmayacak biçimde karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, uygulamada sık görülen bir hüküm kurma hatasını düzeltir: taşınırların yarısının aynen iadesine karar verilmesi icra aşamasında uygulanamaz. Doğru çözüm, üstün yararını ispat eden eşin diğerinin payının karşılığını ödeyerek malı bütün olarak almasıdır. Mal ortaklığında 280. madde aynı işlevi görür ve tasfiyeyi tıkanmaktan kurtarır. Karar ayrıca tasfiyenin ön koşulunu da yineler: rejim sona ermeden ve boşanma kararı kesinleşmeden tasfiyeye karar verilemez.
743 sayılı Kanun döneminde edinilen mallarda üstün yarara dayanarak tapu iptali ve tescil istenemez
Eşler adına 1992'de yarı yarıya paylı olarak tescil edilen bir mesken bakımından, eşlerden biri üstün yararı bulunduğunu ileri sürerek bedeli ödenmek suretiyle diğerinin payının iptalini ve kendi adına tescilini, olmazsa alacak ödenmesini istedi. Mahkeme tapu iptali ve tescil istemini kabul etti.
“Somut uyuşmazlıkta tasfiyeye konu edilen mesken taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 06.01.1992 tarihinde davacı ve davalı adına 1/2 hisse ile tapuda tescil edilmiştir. Bu bağlamda tasfiyeye konu taşınmazın satın alındığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı TKM'de, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı yasanın 226 maddesinin karşılığı bulunmadığından tapu iptal ve tescile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, üstün yarara dayanan istemin zaman bakımından sınırını çizer: hüküm 01.01.2002'de yürürlüğe girmiştir ve daha önceki dönemde, eski Kanun'un yasal rejimi olan mal ayrılığı döneminde edinilen mallar bakımından uygulanmaz. Eski Kanun'da bu hükmün karşılığı bulunmadığından o dönem mallarında ayni istem mümkün değildir; yalnız alacak istenebilir. Mal ortaklığı sözleşmesi olan dosyalarda da malın hangi dönemde edinildiği aynı sonucu doğurur.
Madde gerekçesi
Madde 280- Madde İsviçre Medenî Kanununun 245 inci maddesinden aynen alınmıştır. Madde konut ve ev eşyası dışında kalan diğer malvarlığı değerlerinin de, üstün yararının kanıtlanması hâlinde, eşin kendisine tasfiye payına mahsuben verilmesini isteyebileceğini öngörmüştür. Eşlerden birisi için hatıra olarak özel değer taşıyan mobilya, sanat eserleri gibi eşyalar buraya girer.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 107Gerekçe kısa olmakla birlikte iki önemli bilgi verir. Birincisi maddenin yerini gösterir: hüküm, konut ve ev eşyasına ilişkin özel düzenlemeden sonra gelen tamamlayıcı bir kuraldır; o maddelerin kapsamı dışında kalan bütün malvarlığı değerleri için geçerlidir. İkincisi, kanun koyucunun aklındaki tipik örneği açıkça yazar: "hatıra olarak özel değer taşıyan mobilya, sanat eserleri gibi eşyalar". Bu örnek maddenin ruhunu ele verir; hüküm ekonomik değeri yüksek malları değil, parayla kolayca ikame edilemeyen değerleri korumak için konulmuştur. Bir tabloyu ikiye bölmek ya da satıp bedelini paylaştırmak, o tablonun bir eş için taşıdığı anlamı karşılamaz. Bu nedenle kanun, üstün yararını kanıtlayan eşe malı bütün hâlinde alma imkânı tanımış, dengeyi ise değerin payından düşülmesiyle kurmuştur. Tasarının 280. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da üstün yarara dayanan böyle bir isteme hakkı yoktu. Mal ortaklığının sona ermesinde hayatta kalan eşe tanınan tek imkân, kendi tarafından ortaklığa konulan malların hissesinden mahsup edilerek kendisine tahsisini istemekti; bu da kaynağa bağlı dar bir haktı ve malın istem sahibi için taşıdığı işlevi gözetmiyordu. Sonuç olarak eski sistemde bölünemeyen mallar çoğu zaman satılıp bedeli paylaştırılıyordu. Yargıtay da 4721 sayılı Kanun'un üstün yarara ilişkin hükmünün eski Kanun'da karşılığı bulunmadığını belirterek, o dönemde edinilen mallar bakımından bu hükme dayanılarak tapu iptali ve tescil istenemeyeceğine karar vermiştir (Yargıtay 8. HD, 2015/19493 E., 2017/12522 K., 10.10.2017). Bugünkü 280. madde bu boşluğu doldurmuş ve tasfiyeyi mala göre esnekleştirmiştir.
Hayatta kalan karı veya koca, kendi tarafından ortaklığa ithal edilen malların mahsubu hissesinden icra edilmek üzere, kendisine tahsisini isteyebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 224 | 4721 sayılı Kanun m. 280 | |
|---|---|---|
| Ölçü | Malın kaynağı | Üstün yarar |
| Hak sahibi | Hayatta kalan eş | Eşlerden her biri |
| Uygulama hâli | Yalnız ölümle sona erme | Bütün sona erme hâlleri |
| Kapsam | Ortaklığa kendisinin kattığı mallar | Konut ve eşya dışındaki tüm değerler |
| Bölünemeyen mal | Çözüm öngörülmemiş | Bütün hâlinde verilebilir |
| Denge | Hisseden mahsup | Payına mahsuben ve gerekirse ek bedel |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; üstün yarara dayanan isteme hakkı tanındı | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 226: Yasal rejimde paylı malda üstün yarar.
- TMK m. 248: Paylaşmalı mal ayrılığında üstün yarar.
- TMK m. 261: İspat.
- TMK m. 271: Sona erme anı.
- TMK m. 275: Değer belirlenmesi.
- TMK m. 276: Ölüm hâlinde paylaşma.
- TMK m. 277: Diğer hâllerde paylaşma.
- TMK m. 278: Kişisel malların payına mahsuben verilmesi.
- TMK m. 279: Aile konutu ve ev eşyası.
- TMK m. 281: Diğer paylaşma kuralları.
Tasfiyede belirli bir malın bütün hâlinde size verilmesini isteyip isteyemeyeceğinizi değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 280 ne diyor?
Üstün yararını ispat eden eş, diğer malvarlığı değerlerinin de payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir.
Hangi malları kapsar?
Konut ve ev eşyası dışında kalan malvarlığı değerlerini (S. Sayısı 723, s. 107).
Gerekçede hangi örnek verilmiştir?
Hatıra olarak özel değer taşıyan mobilya ve sanat eserleri.
Konut için hangi madde uygulanır?
Aile konutu ve ev eşyası için ayrı bir hüküm vardır (TMK m. 279).
Bu hakkı kim kullanabilir?
Eşlerden her biri (TMK m. 280).
Üstün yarar nedir?
Malın bir eş bakımından diğerine göre nesnel olarak daha büyük işlev taşımasıdır.
Üstün yarar nasıl kanıtlanır?
Malla kurulan somut bağla (Yargıtay 8. HD, 2011/6790 E., 2012/2847 K., 16.04.2012).
En güçlü örnek nedir?
Malın mesleğin veya sanatın icrasında fiilen kullanılması.
Ekonomik zorluk yeterli mi?
Hayır; yaş, birikim yokluğu ve kredi borcu tek başına yetmez (Yargıtay 8. HD, 2016/18529 E., 2018/18925 K., 20.11.2018).
İspat yükü kimdedir?
Üstün yararı ileri süren taraftadır (TMK m. 261).
Mal bana bedelsiz mi verilir?
Hayır; değer payınızdan düşülür.
Payım yetmezse ne olur?
Aradaki farkı ödemeniz gerekir.
Bedel nereye ödenir?
Mahkeme veznesine depo edilir ve bunun için süre verilir.
Hangi tarihteki değer esas alınır?
Karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri (TMK m. 275).
Değeri kim belirler?
Konunun uzmanı bilirkişiler.
Bölünemeyen mallarda ne olur?
Yarısının aynen iadesine karar verilemez (Yargıtay 2. HD, 2013/25001 E., 2014/13730 K., 18.06.2014).
Üstün yarar kabul edilmezse?
Mal bedele çevrilir ve bedelin yarısına hükmedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/918 E., 2015/1462 K., 11.02.2015).
Talebi nasıl kurmalıyım?
Terditli olarak: önce malın aynen verilmesi, olmazsa bedel.
2002 öncesi edinilen mallarda uygulanır mı?
O dönem malları için ne istenebilir?
Ayni hak değil alacak.
Boşanmada da uygulanır mı?
Evet; ancak boşanma hükmü kesinleşmelidir.
Hangi mahkeme görevli?
Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Yasal rejimde benzer bir hüküm var mı?
Evet; paylı mal için öngörülmüştür (TMK m. 226).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Üstün yarara dayanan böyle bir hak yoktu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 225, 226, 248, 261, 271, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 224
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 280 gerekçesi s. 107, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Yargıtay 2. HD, 2015/918 E., 2015/1462 K., 11.02.2015
- Yargıtay 2. HD, 2013/25001 E., 2014/13730 K., 18.06.2014
- Yargıtay 8. HD, 2016/18529 E., 2018/18925 K., 20.11.2018
- Yargıtay 8. HD, 2015/19493 E., 2017/12522 K., 10.10.2017
- Yargıtay 8. HD, 2011/6790 E., 2012/2847 K., 16.04.2012
