TMK 281'e göre mal ortaklığının tasfiyesinde özel hükümlerin çözmediği noktalarda paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Bu yollama sayesinde tasfiye tıkanmaz: aynen paylaşma mümkünse her mal bir tarafa verilir, değer farkı para ile denkleştirilir, kimin neyi alacağı anlaşma yoksa kura ile belirlenir; satış ise son çaredir (Yargıtay HGK, 2011/6-55 E., 2011/222 K., 27.04.2011).
- Kıyas yoluyla uygulama
- Doğrudan değil, benzerlik kurularak uygulama (TMK m. 281).
- Aynen paylaşma
- Malın bölünerek veya bütün hâlinde özgülenerek dağıtılması (TMK m. 642).
- Denkleştirme
- Değer farkının para ödenerek giderilmesi (TMK m. 642).
- Muhdesat
- Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parçalar (TMK m. 684).
TMK 281 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kapsam | Özel hükümlerin dışında kalan hâller | TMK m. 281 |
| Yollama | Paylı mülkiyet hükümleri | TMK m. 698 vd. |
| Yollama | Mirasın paylaşılması hükümleri | TMK m. 642 vd. |
| Uygulama biçimi | Kıyas yoluyla | TMK m. 281 |
| Mehaz | İsviçre Medenî Kanunu m. 246 | S. Sayısı 723, s. 107 |
| Öncelik | Aynen paylaşma | Yargıtay HGK, 2011/222 K. |
| Denkleştirme | Değer farkı para ile giderilir | Yargıtay HGK, 2011/222 K. |
| Özgüleme | Anlaşma yoksa kura çekilir | TMK m. 650 |
| Aynen bölme | İmar mevzuatına uygunluk aranır | Yargıtay 14. HD, 2019/4786 K. |
| Satış | Aynen paylaşma mümkün değilse | Yargıtay 14. HD, 2019/4786 K. |
| Sıra | Önce mal rejimi, sonra tereke tasfiyesi | Yargıtay 8. HD, 2014/11919 K. |
| Görev | Tasfiye istemleri aile mahkemesinde | 4787 s. K. m. 4 |
TBMM gerekçesine göre madde İsviçre Medenî Kanunu'nun 246. maddesinden aynen alınmıştır. Gerekçe tek cümleyle maddenin işlevini açıklar: madde, diğer hâllerde paylaşma usulünün paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler çerçevesinde belirleneceğini öngörmektedir. Yani kanun koyucu, mal ortaklığının tasfiyesi için ayrı ve eksiksiz bir paylaşma usulü yazmak yerine, Medeni Kanun'un iki yerleşik paylaşma sistemine yollama yapmayı tercih etmiştir. Bu tercih pratikte önemli bir boşluk doldurur; çünkü önceki maddeler kimin neyi isteyebileceğini düzenler, paylaşmanın teknik olarak nasıl yapılacağını ise düzenlemez. Tasarının 281. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
Bu madde kısa görünse de tasfiyenin can alıcı noktasını çözer: paylaşma nasıl yapılacak? Önceki maddeler kimin ne isteyebileceğini söyler; bu madde ise sıra malların fiilen bölüşülmesine geldiğinde hangi kuralların işleyeceğini gösterir. Pratikte üç sonucu vardır. Birincisi, aynen paylaşma önceliklidir: mümkünse her mal bütün hâlinde bir tarafa verilir, değer farkı para ödenerek denkleştirilir; satış son çaredir ve aynen paylaşma imkânı varken tarafları satışa zorlayan bir çözüm benimsenemez. İkincisi, kimin neyi alacağı önce anlaşmayla, anlaşma olmazsa hâkim huzurunda kura ile belirlenir; taraflardan biri belirli bir malı istiyorsa üstün yararını ayrıca ortaya koymalıdır. Üçüncüsü, taşınmazlarda aynen bölme imar mevzuatına takılır; ifraz projesi hazırlatılıp belediye veya il idare kuruluna onaylatılmadan aynen taksime karar verilemez, olumsuz cevap gelirse satışa gidilir. Ölüm hâlinde ayrıca sıraya dikkat edin: önce mal rejimi tasfiye edilip eşin payı ayrılır, sonra kalan tereke mirasçılar arasında paylaşılır.
Yollama nasıl işler?
- Kural: Diğer hâllerde paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılması hükümleri kıyasen uygulanır (TMK m. 281).
- Kapsam: Önceki maddelerin çözmediği bütün paylaşma sorunları.
- Amaç: Tasfiye için ayrı bir usul yazmak yerine yerleşik sistemlere yollama (S. Sayısı 723, s. 107).
- Önceki maddeler: Kimin ne isteyebileceğini düzenler (TMK m. 278, TMK m. 279, TMK m. 280).
- Bu madde: Paylaşmanın teknik olarak nasıl yapılacağını belirler.
- Kıyas: Hükümler doğrudan değil, mal ortaklığına uyarlanarak uygulanır.
Aynen paylaşma önceliği
- Kural: Olanak varsa her malın tamamı bir tarafa verilir (Yargıtay HGK, 2011/6-55 E., 2011/222 K., 27.04.2011).
- Denkleştirme: Değerler arasındaki fark para ödenerek giderilir (4721 s. K. m. 642).
- Özgüleme: Hangi malın kime verileceği anlaşmayla belirlenir (4721 s. K. m. 650).
- Kura: Anlaşma olmazsa hâkim huzurunda kura çekilir.
- Satış: Aynen paylaşma imkânı varken taraflar satışa zorlanamaz.
- Karşılıklılık: Bir tarafın satış istemesi diğerinin aynen paylaşma istemesini engellemez (Yargıtay 14. HD, 2016/4353 E., 2019/1131 K., 11.02.2019).
Taşınmazlarda aynen bölme
- Araştırma: Yüzölçümü, nitelik, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatı incelenir (Yargıtay 14. HD, 2016/13356 E., 2019/4786 K., 27.05.2019).
- Değer kaybı: Önemli ölçüde değer kaybı doğacaksa aynen bölme yapılamaz.
- Paylı bırakma: Rıza olmadıkça taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
- İfraz projesi: Teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilir.
- Onay: Proje belediye veya il idare kuruluna onaylatılır.
- Olumsuz cevap: Onay verilmezse ortaklık satış yoluyla giderilir.
Satış yoluyla paylaşma
- Bütünleyici parçalar: Bina ve ağaçlar arzla birlikte satılır (Yargıtay 14. HD, 2016/7518 E., 2019/6505 K., 10.10.2019).
- Muhdesat iddiası: Tapuda şerh varsa veya bütün paydaşlar kabul ediyorsa değer ayrıştırılır.
- Oranlama: Arz ve muhdesat değerleri ayrı belirlenip yüzdelik oran kurulur.
- Dağıtım: Satış bedeli bu oranlara göre paylaştırılır.
- Üçüncü kişi: Muhdesat üçüncü kişiye aitse ona satış bedelinden pay verilemez.
- Son çare: Satış yalnız aynen paylaşma mümkün olmadığında uygulanır.
Ölüm hâlinde sıra
- Birinci aşama: Önce mal rejimi tasfiye edilir (TMK m. 276).
- Ayrılma: Sağ kalan eşin tasfiye payı terekeden ayrılır (Yargıtay 8. HD, 2014/2640 E., 2014/11919 K., 10.06.2014).
- İkinci aşama: Kalan net tereke mirasçılar arasında paylaşılır (4721 s. K. m. 642).
- Birleştirme yasağı: İki tasfiye birlikte yapılamaz.
- Sebep: Alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi çözümsüzlük doğurur.
- Süre: Mirasın paylaşılması için kanunda süre öngörülmemiştir (4721 s. K. m. 642).
Usul
- Görev: Mal rejiminin tasfiyesi istemleri aile mahkemesinde görülür (4787 s. K. m. 4).
- Miras paylaşımı: Terekenin paylaşılması sulh hukuk mahkemesinin görevindedir (4721 s. K. m. 658).
- Yetki: Taşınmazlarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
- Deliller: Tapu kayıtları, keşif, ifraz projesi ve bilirkişi raporları.
- Talep: İstem terditli kurulmalı, aynen paylaşma mümkün olmazsa satış istenmelidir.
- Değer: Değerler tasfiye anına göre belirlenir (TMK m. 275).
Tasfiye dosyanızda paylaşma aşamasına geldiğinizde talebinizi terditli kurun: önce malların aynen paylaşılmasını, bu mümkün olmazsa satış yoluyla paylaşmayı isteyin. Aynen paylaşma istiyorsanız hazırlığı önceden yapın; taşınmazlarda ifraz imkânı için belediyeden veya il idare kurulundan bilgi alın, çünkü mahkeme ifraz projesini onaylatmadan aynen taksime karar veremez ve olumsuz cevap gelirse doğrudan satışa gidilir. Belirli bir malı almak istiyorsanız iki yoldan biri gereklidir: ya karşı tarafla anlaşırsınız ya da üstün yararınızı ortaya koyarsınız; aksi hâlde hangi malın kime verileceği hâkim huzurunda kura ile belirlenir ve sonuç şansa kalır. Taşınmaz üzerinde sizin yaptırdığınız bina veya diktiğiniz ağaçlar varsa bunu tapuya şerh ettirmiş olmanız ya da karşı tarafın kabul etmesi gerekir; aksi hâlde satış bedelinden ayrı bir pay alamazsınız. Son olarak ölüm hâlinde sırayı karıştırmayın: önce mal rejiminden doğan payınızın terekeden ayrılmasını isteyin, mirasın paylaşılması bundan sonra gelir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Mal rejiminin tasfiyesi ile terekenin tasfiyesi birlikte yapılamaz; eşin tasfiye alacağı terekeden önce ayrılır
Eşlerden birinin ölümü üzerine açılan davada hem sağ kalan eşin mal rejiminden doğan alacağı hem de terekenin paylaşılması gündeme gelmişti. Sağ kalan eş hem terekeden alacaklı hem de mirasçı sıfatıyla terekenin borçlusu durumundaydı.
“Belirtildiği gibi açıklanan farklılıklar nedeniyle katılma rejiminin tasfiyesi ile terekenin tasfiyesi birlikte yapılamaz. Farklı tasfiye kurallarına bağlı bulunan her iki hakkın aynı anda ve birlikte tasfiyesi halinde ileride beklenmeyecek ve kestirilemeyecek sorunlarla veya sonuçlarla karşılaşılması mümkün olabilir. Bu konuda isteğin olup olmaması da sonuca etkili değildir. Katılma alacağının, terekenin borcu olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Ancak bu alacak hakkı terekeden öncelikle ödenmesi gereken bir alacak hakkıdır.”
Ne anlama geliyor? TMK 281 paylaşmayı miras hükümlerine yollarken, iki tasfiyenin sırasını da gündeme getirir. Daire bu sırayı açıkça belirlemiştir: önce mal rejimi tasfiye edilir ve sağ kalan eşin tasfiye alacağı terekeden ayrılır, ancak ondan sonra kalan net tereke mirasçılar arasında paylaşılır. İki tasfiyenin birlikte yapılması, alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi gibi çözümsüzlükler doğurur. Mal ortaklığında bu ayrım daha da önemlidir; çünkü ortaklık mallarının yarısı zaten sağ eşin payıdır ve terekeye hiç girmez.
Aynen paylaşma mümkünse taşınmazların her biri bir paydaşa verilir; fark para ile denkleştirilir, anlaşma yoksa kura çekilir
Miras yoluyla intikal eden iki bağımsız bölüm, iki mirasçı arasında paylaşılacaktı. Her iki mirasçı da aynen paylaşma istiyor, ancak ikisi de aynı bağımsız bölümü talep ediyordu. Mahkeme, duruşmada kura çekerek her bir bağımsız bölümü bir mirasçıya özgüledi; bu karar bozulunca direndi.
“Bu hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere, hakim, miras yoluyla intikal eden terekenin tamamı ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamını bir mirasçıya vermek suretiyle paylaştırma yapabilir. Kanun koyucunun bu hükmü getirmekteki amacı öncelikle aynen taksim isteyen mirasçılar arasındaki paylaşma konusundaki ihtilafın en uygun biçimde çözümlenmesi ve taşınmazların değerleri arasında fark bulunması halinde gereğinde fark para ödetmek yoluyla, denkleştirmenin sağlanmasıdır. Ayrıca payların özgülenmesinde mirasçıların anlaşması asıl olup, anlaşamazlarsa kura çekilecektir. Bu yolla aynen taksimi gerçekleştirme olanağı olan mahkemenin mallar üzerinde ortaklığı ve uyuşmazlığı sürdürecek, sonuçta mirasçıları satışa zorlayacak bîr yöntemi benimsemesi olanaklı olmadığı gibi, açıklanan yasal düzenlemelere de aykırı olacaktır.”
Ne anlama geliyor? Kurul, TMK 281'in yolladığı miras paylaşma sisteminin çekirdek kurallarını ortaya koyar: hâkim, olanak varsa her taşınmazın tamamını bir paydaşa verir; değerler arasındaki fark para ödenerek denkleştirilir; hangi malın kime verileceği önce anlaşmayla, anlaşma olmazsa hâkim huzurunda kura ile belirlenir. Kurul ayrıca satışın son çare olduğunu vurgular: aynen paylaşma imkânı varken tarafları satışa zorlayan bir yöntem benimsenemez. Mal ortaklığının tasfiyesinde de ortaklık malları bu ölçülerle paylaştırılır.
Aynen bölerek paylaştırmaya karar verilebilmesi için imar mevzuatına uygunluk araştırılmalı ve ifraz projesi onaylatılmalıdır
Bir taşınmazda üç paydaş bulunuyordu. Davacı satış yoluyla, davalılar ise üzerlerindeki yapıların kendilerine kalması koşuluyla aynen taksim istemişti. Bilirkişi raporuna ekli ifraz krokilerinde yalnız iki taksimat gösterilmiş, hangi bölümün hangi paydaşa ait olacağı belirtilmemişti. Mahkeme yine de aynen taksime karar verdi.
“Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez. Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise ilgili belediyeden, belediye dışında ise İl İdare Kurulundan bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. Belediye Encümeni veya İl İdare Kurullarınca 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun bulunması halinde onaylanması gereken ifraz projesinde kimlere nerelerin verileceği, bu konuda paydaşlar aralarında anlaşamazlarsa hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir. Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, aynen paylaşmanın teknik koşullarını sayar ve TMK 281'in yolladığı paylı mülkiyet hükümlerinin nasıl uygulanacağını gösterir. Taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatı birlikte değerlendirilir; önemli bir değer kaybı doğacaksa aynen bölme yapılamaz. Paydaşlar rıza göstermedikçe taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Değerler eşit değilse eksik parçaya para eklenerek denkleştirilir ve kimin nereyi alacağı anlaşma yoksa kura ile belirlenir. Onay makamı olumsuz görüş verirse tek yol satıştır.
Davacının satış istemesi, davalının aynen paylaşma istemesine engel değildir
Muris adına kayıtlı bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi istenmişti. Davacılar önce aynen taksim, olmazsa satış talep etmişti. Mahkeme satış yoluyla giderilmesine karar verdi. Oysa dosyadaki belediye yazısında, yola terk işlemleri yapıldıktan sonra aynen taksimin mümkün olabileceği belirtiliyordu.
“Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.”
Ne anlama geliyor? Paylaşma davalarının iki taraflı niteliği, mal rejiminin tasfiyesinde de sonucu doğrudan etkiler: bir eşin satış istemesi, diğerinin aynen paylaşma istemesini engellemez ve mahkeme her iki istemi birlikte değerlendirmek zorundadır. Kararda ayrıca aynen taksim ihtimalini gösteren bir belge varsa bunun göz ardı edilemeyeceği vurgulanmıştır. Mal ortaklığı tasfiyesinde ortaklık mallarının satılmasını istemeyen eş, bu ilkeye dayanarak aynen paylaşma talebini sürdürebilir.
Satış yoluyla paylaşmada taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçlar arzla birlikte satılır; bedel oranlanarak dağıtılır
Çok sayıda taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi istenmişti. Paydaşlardan biri, satış hâlinde taşınmaz üzerindeki ağaçların kendisine ait olduğunu ileri sürerek muhdesat bedelinin kendisine ödenmesini istedi. Mahkeme ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verdi.
“Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.”
Ne anlama geliyor? Mal ortaklığının tasfiyesinde de ortaklık malı taşınmaz üzerinde bir eşin yaptırdığı bina veya diktiği ağaçlar bulunabilir. Karar bu durumda izlenecek yöntemi gösterir: bütünleyici parçalar arzdan ayrı satılamaz, arzla birlikte satılır; ancak muhdesatın bir paydaşa ait olduğu tapu şerhiyle veya bütün paydaşların ittifakıyla sabitse, arz ve muhdesat değerleri ayrı ayrı belirlenip oranlanır ve satış bedeli bu orana göre dağıtılır. Muhdesat üçüncü kişiye aitse o kişiye satış bedelinden pay verilemez.
Madde gerekçesi
Madde 281- Madde İsviçre Medenî Kanununun 246 ncı maddesinden aynen alınmıştır. Madde diğer hâllerde paylaşma usulünün, paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler çerçevesinde belirleneceğini öngörmektedir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 107Gerekçe tek cümleliktir ama kanun koyucunun tercihini açıkça gösterir. Mal ortaklığının tasfiyesi için baştan sona ayrı bir paylaşma usulü yazmak yerine, Medeni Kanun'un zaten işleyen iki sistemine yollama yapılmıştır. Bu tercihin pratik sonucu şudur: 276 ile 280 arasındaki maddeler kimin neyi isteyebileceğini düzenler; paylaşmanın teknik olarak nasıl yapılacağı ise bu yollama sayesinde paylı mülkiyet ve miras hükümlerinden çıkarılır. Böylece aynen paylaşmanın koşulları, denkleştirme, kura, ifraz ve satış usulü gibi ayrıntılar için yerleşik uygulama doğrudan kullanılabilir hâle gelir. Maddedeki "kıyas yoluyla" ifadesi de önemlidir: hükümler olduğu gibi değil, mal ortaklığının yapısına uyarlanarak uygulanır; örneğin ortaklık mallarında elbirliği mülkiyeti bulunduğundan paylı mülkiyete ilişkin kurallar bu özelliğe göre uyarlanır. Tasarının 281. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da böyle genel bir yollama hükmü yoktu. 743 sayılı Kanun mal ortaklığının sona ermesini kanuni taksim ve mukavele ile taksim başlıkları altında düzenlemiş, paylaşmanın teknik usulünü ise ayrıca göstermemişti. Konuya en yakın hüküm, uzatılmış ortaklığın sona ermesinde taksimin hangi mallar üzerinden yapılacağını belirleyen 232. maddeydi; bu hüküm de neyin paylaşılacağını söylüyor, nasıl paylaşılacağını söylemiyordu. Uygulamada boşluk genel hükümlerle doldurulmak zorunda kalıyordu. Bugünkü 281. madde bu belirsizliği ortadan kaldırmış ve paylaşma usulünü açık bir yollamayla paylı mülkiyet ile mirasın paylaşılması hükümlerine bağlamıştır.
Temdit olunan ortaklığın hitamı veya çocuklardan birinin ortaklıktan çıkarılması hallerinde taksim veya çıkarılan çocuğun haklarının tasfiyesi, ortaklığın hitamı veya çocuğun çıkarıldığı anda mevcut olan mallar üzerinden icra olunur. Hayatta kalan karı veya koca, çocukların hissesi üzerinde miras haklarını muhafaza eder. Tasfiye ve taksim, münasip olmayan bir zamanda yapılamaz.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 232 | 4721 sayılı Kanun m. 281 | |
|---|---|---|
| Niteliği | Uzatılmış ortaklığa özgü kural | Genel yollama hükmü |
| Belirlediği | Hangi mallar paylaşılır | Paylaşma nasıl yapılır |
| Yollama | Yok | Paylı mülkiyet ve miras hükümleri |
| Aynen paylaşma | Düzenlenmemiş | Öncelikli çözüm |
| Denkleştirme | Düzenlenmemiş | Para ödenerek sağlanır |
| Kapsam | Yalnız uzatılmış ortaklık | Bütün mal ortaklıkları |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; paylaşma usulü genel hükümlere bağlandı | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 257: Mal ortaklığında mülkiyet, yönetim ve tasarruf.
- TMK m. 271: Sona erme anı.
- TMK m. 275: Değer belirlenmesi.
- TMK m. 276: Ölüm hâlinde paylaşma.
- TMK m. 277: Diğer hâllerde paylaşma.
- TMK m. 278: Kişisel malların payına mahsuben verilmesi.
- TMK m. 279: Aile konutu ve ev eşyası.
- TMK m. 280: Diğer malvarlığı değerleri.
Mal ortaklığının tasfiyesinde malların nasıl paylaşılacağını ve talebinizi nasıl kurmanız gerektiğini değerlendirmek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 281 ne diyor?
Diğer hâllerde paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
Bu maddenin işlevi nedir?
Paylaşmanın teknik olarak nasıl yapılacağını belirler.
Hangi hükümlere yollama yapılır?
Paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılması hükümlerine (S. Sayısı 723, s. 107).
"Kıyas yoluyla" ne demek?
Hükümler doğrudan değil, mal ortaklığının yapısına uyarlanarak uygulanır.
Önce hangi çözüm denenir?
Aynen paylaşma (Yargıtay HGK, 2011/6-55 E., 2011/222 K., 27.04.2011).
Malların değerleri eşit değilse?
Fark para ödenerek denkleştirilir (4721 s. K. m. 642).
Kimin hangi malı alacağı nasıl belirlenir?
Önce anlaşmayla, olmazsa hâkim huzurunda kura ile (4721 s. K. m. 650).
Satış her zaman istenebilir mi?
Aynen paylaşma mümkünken taraflar satışa zorlanamaz.
Karşı taraf satış istiyorsa aynen paylaşma isteyebilir miyim?
Taşınmaz aynen bölünebilir mi?
Yüzölçümü, nitelik ve imar mevzuatına göre araştırılır (Yargıtay 14. HD, 2016/13356 E., 2019/4786 K., 27.05.2019).
Değer kaybı doğacaksa ne olur?
Aynen bölünerek paylaştırmaya karar verilemez.
İfraz projesi gerekli mi?
Evet; teknik bilirkişiye düzenlettirilip onaylatılır.
Onay kimden alınır?
Belediye veya il idare kurulundan.
Onay verilmezse ne olur?
Ortaklık satış yoluyla giderilir.
Taşınmazın bir bölümü paylı bırakılabilir mi?
Taraflar rıza göstermedikçe hayır.
Üzerindeki bina ve ağaçlar ne olur?
Arzla birlikte satılır (Yargıtay 14. HD, 2016/7518 E., 2019/6505 K., 10.10.2019).
Bina bana aitse bedelini alabilir miyim?
Tapuda şerh varsa veya taraflar kabul ediyorsa değer ayrıştırılır.
Bedel nasıl dağıtılır?
Arz ve muhdesat değerleri oranlanarak.
Ölüm hâlinde sıra nedir?
Önce mal rejimi tasfiye edilir, sonra tereke paylaşılır.
İki tasfiye birlikte yapılabilir mi?
Mirasın paylaşılması için süre var mı?
Kanunda süre öngörülmemiştir (4721 s. K. m. 642).
Hangi mahkeme görevli?
Tasfiye istemleri aile mahkemesinde (4787 s. K. m. 4).
Talebimi nasıl kurmalıyım?
Terditli olarak: önce aynen paylaşma, olmazsa satış.
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Genel bir yollama hükmü yoktu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 257, 271, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 642, 650, 658, 684, 698
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 232
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 281 gerekçesi s. 107, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Yargıtay HGK, 2011/6-55 E., 2011/222 K., 27.04.2011
- Yargıtay 8. HD, 2014/2640 E., 2014/11919 K., 10.06.2014
- Yargıtay 14. HD, 2016/7518 E., 2019/6505 K., 10.10.2019
- Yargıtay 14. HD, 2016/13356 E., 2019/4786 K., 27.05.2019
- Yargıtay 14. HD, 2016/4353 E., 2019/1131 K., 11.02.2019
