TMK 246'ya göre paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. Eşin borcu diğerinin malvarlığına yönelmez; ancak bir eşin borcu için aile konutu üzerinde ipotek kurulması diğer eşin açık rızasına bağlıdır ve bu rıza alınmadan yapılan işlem geçersizdir (Yargıtay HGK, 2018/1094 E., 2021/1616 K., 07.12.2021).
- Kişisel sorumluluk
- Her eşin yalnız kendi borcundan, ama bütün malvarlığıyla sorumlu olması (TMK m. 246).
- Müteselsil sorumluluk
- Birliği temsilen yapılan işlemlerde her iki eşin üçüncü kişiye karşı birlikte sorumlu olması (TMK m. 189).
- Açık rıza
- Aile konutuyla ilgili belirli bir işlem için diğer eşin verdiği, şekle bağlı olmayan ama duraksamaya yer bırakmayan onay (TMK m. 194).
- İstihkak davası
- Eşin borcu için haczedilen malın kendisine ait olduğunu ileri süren üçüncü kişinin açtığı dava (2004 s. İİK m. 96 vd.).
TMK 246 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel ilke | Her eş kendi borcundan sorumludur | TMK m. 246 |
| Sorumluluğun kapsamı | Bütün malvarlığıyla | TMK m. 246 |
| Diğer eş | Eşin borcundan sorumlu değildir | TMK m. 246 |
| Eşdeğer hüküm | Edinilmiş mallara katılmada aynı kural | TMK m. 224 |
| İstisna | Birliği temsilde müteselsil sorumluluk | TMK m. 189 |
| Aile konutu | Rıza olmadan ipotek geçersiz | Yargıtay HGK, 2021/1616 K. |
| Kefalet | Eşin yazılı rızası gerekir | 6098 s. TBK m. 584 |
| Aval | Aynı kural uygulanır | Yargıtay 11. HD, 2014/7837 K. |
| Haciz | Mülkiyet karinesinin aksini eş ispatlar | Yargıtay (Kapatılan) 17. HD, 2011/9670 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 249. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe bundan başka bir açıklama içermez; hükmün kendisi zaten açıktır. Tasarının 246. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
Bu maddenin verdiği güven, uygulamada sanıldığından dardır. "Eşimin borcundan sorumlu değilim" cümlesi kural olarak doğrudur; ancak dört yerde kırılır. Birincisi, ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği temsilen yapılan işlemlerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumludur; okul ücreti, market ve fatura borçları çoğu zaman bu kapsamdadır. İkincisi, borç sizin olmasa da eşinizin borcu için aile konutu üzerinde ipotek kurulmuşsa konutunuz tehlikeye girer; bu nedenle kanun bu işlemi sizin açık rızanıza bağlamıştır. Üçüncüsü, eşinize kefil olduysanız artık borç sizin borcunuzdur; buna karşılık eşiniz sizin yazılı rızanız olmadan kefil olamaz. Dördüncüsü, eşinizin borcu için evinizde yapılan hacizde eşyanın size ait olduğunu siz ispatlamak zorunda kalırsınız. Bu dört başlıkta önceden önlem almak, sonradan dava açmaktan çok daha etkilidir.
Kuralın kapsamı
- Kural: Eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 246).
- İki yön: Kural hem sorumluluğu sınırlar (yalnız kendi borcu) hem genişletir (bütün malvarlığıyla).
- Diğer eş: Bir eşin borcu için diğerinin malvarlığına başvurulamaz; alacaklı yalnız borçlu eşin malvarlığına yönelebilir.
- Eşdeğer hüküm: Aynı kural edinilmiş mallara katılma rejiminde de yer alır (TMK m. 224).
- Rejimden bağımsızlık: Hangi mal rejimi geçerli olursa olsun borçtan sorumluluk bakımından sonuç değişmez.
- Sınırlar: Bu kural, birliği temsil, aile konutu ve ailenin geçimine katılma hükümleriyle sınırlanmıştır (TMK m. 189, TMK m. 194, TMK m. 196).
En önemli istisna: birliği temsil
- Müteselsil sorumluluk: Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar (TMK m. 189).
- Kapsam: Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder (TMK m. 188).
- Örnek: Müşterek çocuğun eğitim gideri için yapılan sözleşme her iki eş bakımından bağlayıcıdır (Yargıtay (Kapatılan) 13. HD, 2010/16857 E., 2011/5328 K., 06.04.2011).
- Sınır: Ailenin sürekli ihtiyaçları dışındaki işlerde bir eş, ancak yetkili kılınmışsa ya da gecikmede sakınca bulunan zorunlu hâllerde birliği temsil edebilir (Yargıtay 15. HD, 2016/2342 E., 2017/3987 K., 16.11.2017).
- Yetkisiz işlem: Temsil yetkisi bulunmaksızın yapılan işlemden eş kişisel olarak sorumludur.
- Yetkinin aşılması: Yetkinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler yine müteselsilen sorumlu olur.
Aile konutu koruması
- Kural: Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m. 194).
- İpotek: Bir eşin ya da üçüncü kişinin borcu için aile konutuna ipotek konması, konut üzerindeki hakların sınırlanmasıdır ve açık rıza gerektirir (Yargıtay HGK, 2018/1094 E., 2021/1616 K., 07.12.2021).
- Şerh: Koruma şerhe bağlı değildir; şerh kurucu değil açıklayıcıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/8359 E., 2024/3772 K., 23.05.2024).
- İyiniyet: Basiretli davranması gereken bankanın "tapuda şerh yoktu" savunması dinlenmez; açık rızanın varlığını ispat yükü ona düşer (Yargıtay HGK, 2018/1094 E., 2021/1616 K., 07.12.2021).
- Rızanın niteliği: Rıza şekle bağlı değildir, sözlü de verilebilir; ancak açık olmalı ve belirli bir işleme ilişkin bulunmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/8582 E., 2024/3209 K., 07.05.2024).
- Sonradan öğrenme: İşlemden sonradan haberdar olmak, işlem anında verilmiş açık rıza yerine geçmez.
Kefalet ve kişisel güvence
- Kural: Eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir (6098 s. TBK m. 584).
- Genişleyen kapsam: Kefaletin şekline, ehliyete ve eşin rızasına ilişkin hükümler, kişisel güvence verilmesine ilişkin başka ad altında yapılan sözleşmelere de uygulanır (6098 s. TBK m. 603).
- Aval: Bu nedenle çek ya da poliçe üzerine verilen avalde de eşin yazılı rızası aranır (Yargıtay 11. HD, 2014/1231 E., 2014/7837 K., 25.04.2014).
- Şekil: Kefalet sözleşmesinin yazılı olması, azami miktarın, tarihin ve müteselsil kefalet iradesinin kefilin el yazısıyla belirtilmesi zorunludur (6098 s. TBK m. 583).
- Re'sen inceleme: Şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğü hâkim kendiliğinden gözetir (Yargıtay HGK, 2020/457 E., 2022/1431 K., 02.11.2022).
- Sonuç: Alacaklı, kesin hükümsüz bir kefalet sözleşmesine dayanarak kefilden ifa isteyemez.
Eşin borcu için haciz
- Kural: Alacaklı yalnız borçlu eşin malvarlığına başvurabilir; diğer eşin malları takibe konu olamaz (TMK m. 246).
- Uygulamadaki sorun: Ortak konutta yapılan hacizde taşınırların kime ait olduğu tartışmalı hâle gelir.
- Karine: Borçlunun elinde bulunan taşınırın ona ait olduğu kabul edilir; aksini ispat yükü istihkak iddiasında bulunan eştedir (Yargıtay (Kapatılan) 17. HD, 2011/4279 E., 2011/9670 K., 24.10.2011).
- Delil: Borcun doğumundan sonra düzenlenen faturalar tek başına yeterli görülmez.
- Yol: İstihkak iddiası icra dairesine bildirilir; uyuşmazlık icra hukuk mahkemesinde çözülür (2004 s. İİK m. 96 vd.).
- Borcun varlığı: Takibe konu senet bakımından borçlu olunmadığının tespiti istenmişse, o dava sonuçlanmadan istihkak davasında sonuca gidilemez.
Alacaklının başvurabileceği tek yol: tasarrufun iptali
- Mantık: Eşin borcundan diğerinin malvarlığına başvurulamayacağından, alacaklının yolu borçlunun eşine yaptığı devrin iptalini istemektir (2004 s. İİK m. 277 vd.).
- Ön koşul: Takibin kesinleşmiş olması aranır; itiraz üzerine duran takipte itirazın iptali yoluna gidilmemişse dava dinlenmez (Yargıtay 4. HD, 2022/1157 E., 2024/12107 K., 04.12.2024).
- Aciz belgesi: Tasarrufun iptali davasında aciz belgesi de dava koşulu olarak aranır.
- İspat: Devirden sonra malı kimin kullandığı, giderlerini kimin ödediği ve aile çevresine yapılan diğer devirler bir arada değerlendirilir (Yargıtay 4. HD, 2021/23512 E., 2024/3643 K., 24.04.2024).
- Sonuç: Devralanın borçlu nam ve hesabına hareket ettiği anlaşılırsa tasarruf iptal edilir.
- Ayrı yol: Devir gerçekte hiç yapılmamışsa, uyuşmazlık tasarrufun iptali değil muvazaa hükümlerine göre çözülür (6098 s. TBK m. 19).
Eşinizin borçları büyüyorsa üç önlemi geciktirmeyin. Birincisi, oturduğunuz konut eşiniz adına kayıtlıysa tapuya aile konutu şerhi verilmesini isteyin; şerh koruma için zorunlu olmasa da ispatı kolaylaştırır ve kötü sürprizleri önler. İkincisi, imzaladığınız hiçbir belgeyi okumadan imzalamayın: bankaların kredi dosyalarında "eş rızası" formu ile "kefalet" formu yan yana durur; birine atılan imza sizi borçlu yapmaz, diğerine atılan imza yapar. Üçüncüsü, eşiniz kefil ya da aval veren olarak imza atıyorsa sizin yazılı rızanız aranır; rıza vermediğiniz hâlde işlem yapılmışsa bunu ileri sürün, hâkim şekle aykırılığı kendiliğinden gözetir. Evinizde eşinizin borcu için haciz yapılırsa eşyaların size ait olduğunu haciz sırasında tutanağa geçirtin ve istihkak iddianızı süresinde bildirin; faturaları, garanti belgelerini ve banka kayıtlarını hazır tutun, çünkü karinenin aksini siz ispatlayacaksınız. Alacaklıysanız ve borçlunun mallarını eşine devrettiğini düşünüyorsanız, önce takibinizi kesinleştirin; kesinleşmemiş takiple tasarrufun iptali davası açarsanız dava usulden reddedilir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Aile konutu üzerinde diğer eşin açık rızası olmadan kurulan ipotek geçersizdir; tapuda şerh bulunmaması üçüncü kişinin iyiniyetini korumaz
Malik eş, eşinin bilgisi dışında aile konutu üzerinde dava dışı bir şirketin borcu için banka lehine 250.000 TL'lik ipotek kurdurdu. İpotek tarihinde tapu kaydında aile konutu şerhi yoktu.
“Bu durumda; TMK'nın 194. maddesi uyarınca malik olan eş tarafından diğer eşin açık rızası alınmadan aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılması durumunda yapılan bu işlemin "geçerli" kabul edilemeyeceği emredici hüküm gereğidir. Diğer eşin geçerli olmayan işlemin iptali için dava açabileceği kuşkusuzdur. 25. Diğer yandan yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere; TMK'nın 194. maddesinde öngörülen aile konutu ile ilgili sınırlandırma, taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu olma özelliği nedeniyle getirildiğinden, taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Bu nedenle işlem tarafı üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını bozmuştur. Karar, mal ayrılığı mantığının sınırını gösterir: her eş kendi borcundan sorumludur, ancak bir eşin borcu için aile konutu üzerinde ayni hak kurulması diğer eşin açık rızasına bağlıdır. Şerh kurucu değil açıklayıcı olduğundan, şerhin yokluğu bankayı korumaz; basiretli davranması gereken bankanın iyiniyet savunması dinlenmez ve açık rızanın varlığını ispat yükü ona düşer.
Aile konutu koruması şerhe bağlı değildir; getirilen sınırlandırma emredicidir ve önceden feragat edilemez
Aile konutu üzerinde kurulan ipoteğin kaldırılması istendi. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek davayı reddetti.
“Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi "konulmuş olmasa da" eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira dava konusu taşınmaz şerh konulmasa da aile konutudur. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh kurucu değil açıklayıcı şerh özelliğini taşımaktadır.”
Ne anlama geliyor? Daire, korumanın kaynağını net biçimde ortaya koymuştur: konut, şerh konulduğu için aile konutu olmaz; aile konutu olduğu için şerh konulabilir. Sınırlandırma emredici nitelikte olduğundan bu haktan önceden feragat edilemez, eşlerin anlaşmasıyla kaldırılamaz ve açık rıza ancak belirli bir işlem için verilebilir.
Rıza şekle bağlı değildir ama açık olmalıdır; işlemden sonradan haberdar olmak rızanın yerine geçmez
Eş, haberi olmadan aile konutu üzerinde şirket lehine 750.000 TL bedelli ipotek kurulduğunu ileri sürerek kaldırılmasını istedi. Bölge Adliye Mahkemesi, sonradan kurulan ikinci ipotek belgesini imzalayan davacının ilk ipotekten bilgisi olduğu gerekçesiyle davayı reddetti.
“Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak da verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "açık" olması gerekir. 3.Somut olayda, ipotek tarihinde taşınmazın taraflarca aile konutu olarak kullanıldığı sabit olup ipotek işlemi sırasında davacı eşin açık rızası alınmamıştır. Her ne kadar, Bölge adliye Mahkemesince dava konusu taşınmaz üzerine konulan ikinci ipoteğe ilişkin belgenin altında davacının imzası bulunduğu ve bu belgede dava konusu ipoteğe ilişkin bilgilerin bulunduğu, bu nedenle davacının dava konusu ipotekten bilgisi olduğu, icra takibine kadar iş bu davanın açılmadığı ve davacının iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının Hukuk Genel Kurulu'nun 15.04.2015 tarih ve 2013/2-2056 Esas, 2015/1201 Karar sayılı kararında açıkça ifade edildiği ve Dairemizce de aynen benimsendiği üzere açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçerli olduğunu kabul etmek imkansızdır. Eş söyleyişle eşin açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçersiz olduğunu kabul etmek zorunludur.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Rıza sözlü de verilebilir; ancak "açık" olmalıdır. Sonradan başka bir belgeden işlemi öğrenmiş olmak, işlem anında verilmiş açık rıza yerine geçmez ve davayı geç açmış olmak da sonucu değiştirmez. Açık rıza alınmadan yapılan işlem geçersizdir.
Kefalette eşin yazılı rızası kuralı, kişisel güvence veren diğer sözleşmelere ve bu arada avale de uygulanır
Çek üzerine "avalimdir" yazarak imza atan kişi, eşinin yazılı rızası alınmadığı için avalin geçersiz olduğunu ileri sürerek ihtiyati hacze itiraz etti. Mahkeme, avalin Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğini ve kefalet hükümlerinin kıyasen uygulanamayacağını belirterek itirazı reddetti.
“6098 sayılı TBK'nın 584 maddesi uyarınca eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilecek olup, aynı Kanun'un 603. maddesine göre de kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanacaktır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Kural, bir eşin kişisel güvence vererek diğerinin ekonomik geleceğini tehlikeye atmasını önler: mahkemece verilmiş ayrılık kararı ya da yasal ayrı yaşama hakkı yoksa, eşlerden biri ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. TBK m. 603 yollamasıyla bu koruma, başka ad altında yapılan kişisel güvence sözleşmelerini ve aval gibi kıymetli evrak hukukuna ait güvenceleri de kapsar.
Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğü hâkim tarafından re'sen gözetilir
Banka, kredi borcu için müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza atan kişiye karşı itirazın iptali davası açtı. Kefalet sözleşmesinin kanunun aradığı şekil şartlarını taşımadığı çekişmesizdi; ancak kefil geçersizliği cevap dilekçesinde açıkça ileri sürmemişti.
“Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğünü hâkimin re'sen göz önünde tutması gerekir (Tandoğan, s. 741). Alacaklı kesin hükümsüz bir kefalet sözleşmesine dayanarak kefilden ifa talebinde bulunamayacağı gibi, kefilin yapacağı ifanın hükümsüzlüğü düzeltici etkisi de olmaz. Alacaklı ifa talebini dava yolu ile ileri sürerse, hâkim kefil tarafından ileri sürülmese bile şekle aykırılığı görevi gereği göz önünde tutar.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, şekil kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu vurgulamıştır. Kefalette aranan şekil şartları arasında eşin yazılı rızası da yer aldığından (6098 s. K. m. 583, 584), eşinin borcu için kefil gösterilen bir eş bakımından bu kural pratik bir koruma sağlar: şekil eksikliği ileri sürülmese bile hâkim bunu kendiliğinden dikkate almak zorundadır.
Eşin borcu için haczedilen menkullerde mülkiyet karinesinin aksini ispat üçüncü kişi eşe düşer; ancak asıl borcun varlığı çekişmeliyse önce o belirlenir
Eşinin borcu nedeniyle haczedilen taşınırların kendisine ait olduğunu ileri süren eş istihkak davası açtı. Haciz borçlunun huzurunda yapılmış, sunulan faturalar borcun doğumundan sonra düzenlenmişti. Ayrıca takibe konu senetler için borçlu olunmadığının tespitine ilişkin ayrı bir dava vardı.
“Mahkemece; haczin borçlunun huzurunda yapıldığı, davacı tarafından sunulan faturaların borcun doğumundan sonra düzenlendiği, davacı ile borçlunun karı-koca olup aralarında organik bağ bulunduğu,evlendikten sonra ayrı yaşamaya devam ettikleri yönündeki iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, İİK'nun 97.maddesindeki mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş”
Ne anlama geliyor? Daire hükmü bozmuştur. Bozma sebebi, takibe konu senetler bakımından borçlu olunmadığının tespitine ilişkin davanın kesinleşmesi beklenmeden karar verilmesidir. Karar iki dersi birlikte verir: eşin borcundan diğerinin malvarlığına başvurulamaz, ancak borçlunun huzurunda yapılan hacizde taşınırın borçluya ait sayılması karinesinin aksini ispat yükü istihkak iddiasında bulunan eştedir; borcun varlığı tartışmalıysa bu konudaki dava sonuçlanmadan sonuca gidilemez.
Ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği temsilen yapılan işlemden eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumludur
Özel okul, müşterek çocuğun öğrenim ücretinin ödenmemesi üzerine sözleşmeyi imzalamayan eş aleyhine takip başlattı. Mahkeme, sözleşmeyi imzalayan eşin kişisel olarak sorumlu olduğunu belirterek davayı reddetti.
“Mahkemece, davacı ile 25/08/2006 tarihinde davalının eşinin sözleşme imzaladığı, MK.'un 189.maddesinin 2.fıkrası gereğince sözleşme imzalayan eşin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekirse, TMK.nun 189. maddesi," Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar. Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak, temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler müteselsilen sorumludurlar. " hükmünü içermektedir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. "Her eş kendi borcundan sorumludur" kuralının en önemli istisnası budur: birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olur. Kararda ayrıca çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerinin ana ve baba tarafından karşılanacağı hatırlatılmış, sözleşmenin her iki eş bakımından bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir.
Ailenin sürekli ihtiyaçları dışındaki işlerde eş, diğerini kendiliğinden temsil etmiş sayılmaz
Eser sözleşmesinden doğan alacak davasında davacı, sözleşmenin kurulduğunu davalının eşi tarafından gönderildiğini ileri sürdüğü e-postalarla ispatlamaya çalıştı. Mahkeme bu e-postaları yazılı delil başlangıcı sayarak tanık dinledi.
“Türk Medeni Kanunu'nun 188. maddesi gereğince eşlerden her birinin ortak yaşamın davacı süresince ailenin "sürekli ihtiyaçları için" evlilik birliğini temsil edeceği, ailenin "diğer ihtiyaçları için" eşlerden birinin birliği "diğer eş veya haklı sebeplerle hakim tarafından yetkili kılınması ya da birliğin yararı bulunmasından geçikmede sakınca olması ve diğer eşin hastalığı, başka bir yer de olması veya benzeri sebeplerle rızasının alınamaması" hallerinde temsil edebileceği kabul edilmiş olup”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Temsil yetkisi sınırsız değildir: ailenin sürekli ihtiyaçları dışındaki işlerde bir eş, ancak diğerince ya da hâkimce yetkili kılınmışsa veya gecikmede sakınca bulunan zorunlu hâllerde birliği temsil edebilir. Bu koşullar yoksa eşin yazışmaları diğer eşe karşı yazılı delil başlangıcı sayılamaz. Daire, davacının yemin deliline dayandığını da belirterek bu hakkın hatırlatılması gerektiğini eklemiştir.
Borçlunun eşine yaptığı devri iptal ettirmek isteyen alacaklı, önce takibi kesinleştirmiş olmalıdır
Banka, kredi borcunun müteselsil kefiline karşı başlattığı takipte, borçlunun mal kaçırma amacıyla şirket hisselerini eşine devrettiğini ileri sürerek tasarrufun iptalini istedi. Takip itiraz üzerine durmuş, itirazın iptali davası açılmamıştı.
“Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlu tarafından açıldığı iddia edilen menfi tespit davasının reddine karar verildiği beyan edilmiş olmasına rağmen karara ilişkin dosyaya belge ibraz edilmediği gibi davacı tarafından da açılan herhangi bir itirazın iptali davasının da bulunmamış olmasına, takibin durmuş bulunmasına, kesinleşmiş bir takibin bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire red kararını onamıştır. Eşin borcundan diğerinin malvarlığına başvurulamayacağı kuralının alacaklı bakımından tek çıkış yolu, borçlunun eşine yaptığı devrin iptalini istemektir. Ancak bu davanın ön koşulları vardır: takibin kesinleşmiş olması aranır. Takip itiraz üzerine durmuş ve itirazın iptali yoluna gidilmemişse tasarrufun iptali istenemez.
Devralanın borçlu adına hareket ettiğini gösteren somut olgular varsa tasarrufun iptaline karar verilir
Alacaklı, borçlunun aracını eski çalışanına devrettiğini ileri sürerek tasarrufun iptalini istedi. Aracı devirden sonra borçlunun eşi kullanmış ve üç kez maddi hasarlı kaza yapmıştı; aracın vergi borcunu da borçlu ödemişti. Borçlu ayrıca bir taşınmazını devralanın eşine, kurduğu şirketi de borçlunun annesine devretmişti.
“dava konusu aracın davalı borçlunun eşi tarafından kullanımı sırasında 3 kere maddi hasarlı trafik kazası yapmış olduğunun anlaşılmasına, dava konusu aracın vergi borcunun davalı borçlu tarafından ödendiğinin tespit edilmesine”
Ne anlama geliyor? Daire kabul kararını onamıştır. Karar, mal kaçırma iddiasının nasıl ispatlandığını gösterir: devirden sonra malı kimin kullandığı, giderlerini kimin ödediği ve aile çevresine yapılan diğer devirler bir arada değerlendirilir. Bu olgular devralanın borçlu nam ve hesabına hareket ettiğini gösterirse tasarruf iptal edilir.
Madde gerekçesi
Madde 246- Madde İsviçre Medenî Kanununun 249 uncu maddesini karşılamaktadır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 96Gerekçe tek cümleden oluşur; kanun koyucu hükmün kendisini yeterince açık görmüştür. Bu kısalık, maddenin taşıdığı ilkenin tartışmasızlığını gösterir: mal ayrılığı esasına dayanan bir rejimde borçtan sorumluluk da ayrıdır. Maddenin bir istisnası yoktur; sınırlar, evlenmenin genel hükümlerinde yer alan birliği temsil ve aile konutu kurallarından gelir. Tasarının 246. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun mal ayrılığında borçlardan sorumluluğu düzenliyordu; ancak kural eşler bakımından eşit değildi. Koca hem evlenmeden önceki hem evlilik sırasındaki borçlarından şahsen sorumluydu; kadının sorumluluğu ise yalnız kocanın aciz hâline düşmesi veya aile masrafları için kendisinin borçlanması hâlleriyle sınırlıydı. 4721 sayılı Kanun bu asimetriyi kaldırmış, her iki eşi aynı kurala tabi kılmıştır.
Mal ayrılığı usulünde koca, evlenmeden evvelki borçlarından ve evliliğin devamı sırasında gerek kendisi gerek evlilik birliğinin mümessili sıfatiyle edilen borçlardan şahsan mesuldür. Karı, borcunu ödemekten aciz kalan kocası veya kendisi tarafından aile masrafları için edilen borçlardan mesuldür.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 187 | 4721 sayılı Kanun m. 246 | |
|---|---|---|
| Eşitlik | Yok | Var |
| Kocanın sorumluluğu | Kendi ve birlik borçları | Yalnız kendi borçları |
| Kadının sorumluluğu | Sınırlı hâllerde | Yalnız kendi borçları |
| Sorumluluğun kapsamı | Şahsen | Bütün malvarlığıyla |
| Birlik borçları | Kocada | Temsilde müteselsil |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; eşler arasında eşit sorumluluk kabul edildi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 188: Eşlerin temsil yetkisi.
- TMK m. 189: Sorumluluk.
- TMK m. 190: Temsil yetkisinin kaldırılması.
- TMK m. 194: Aile konutu.
- TMK m. 196: Ailenin geçimine katılma.
- TMK m. 198: Borçlulara ait önlemler.
- TMK m. 224: Edinilmiş mallara katılmada sorumluluk.
- TMK m. 243: Mal ayrılığında diğer hükümler.
- TMK m. 244: Paylaşmalı mal ayrılığı.
- TMK m. 245: İspat.
Eşinizin borçları nedeniyle malvarlığınız ya da aile konutunuz tehdit altındaysa dosyanızı değerlendirmek için İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 246 ne diyor?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.
Eşimin borcundan sorumlu muyum?
Kural olarak hayır; borç kime aitse ondan sorumludur.
Alacaklı benim malıma başvurabilir mi?
Borç size ait değilse hayır; alacaklı yalnız borçlu eşin malvarlığına yönelebilir.
Bu kuralın istisnası var mı?
Evet; birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşler müteselsilen sorumludur (TMK m. 189).
Hangi borçlarda müteselsil sorumluluk doğar?
Ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği temsilen yapılan işlemlerde (TMK m. 188).
Çocuğun okul ücretinden ben de sorumlu muyum?
Evet; müşterek çocuğun eğitim gideri için yapılan sözleşme her iki eş bakımından bağlayıcıdır (Yargıtay (Kapatılan) 13. HD, 2010/16857 E., 2011/5328 K., 06.04.2011).
Eşim beni her işte temsil edebilir mi?
Hayır; sürekli ihtiyaçlar dışındaki işlerde yetki verilmiş olması gerekir (Yargıtay 15. HD, 2016/2342 E., 2017/3987 K., 16.11.2017).
Eşim aile konutuna ipotek koydurabilir mi?
Açık rızanız olmadan koyduramaz; rıza alınmadan yapılan işlem geçersizdir (Yargıtay HGK, 2018/1094 E., 2021/1616 K., 07.12.2021).
Tapuda aile konutu şerhi yoksa koruma yok mu?
Koruma devam eder; şerh kurucu değil açıklayıcıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/8359 E., 2024/3772 K., 23.05.2024).
Banka iyiniyetli olduğunu söylerse ne olur?
Basiretli davranması gereken bankanın bu savunması dinlenmez (Yargıtay HGK, 2018/1094 E., 2021/1616 K., 07.12.2021).
Rıza yazılı olmak zorunda mı?
Hayır, sözlü de verilebilir; ancak açık olmalı ve belirli bir işleme ilişkin bulunmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/8582 E., 2024/3209 K., 07.05.2024).
Sonradan öğrenmem rıza sayılır mı?
Hayır; sonradan haberdar olmak işlem anındaki açık rıza yerine geçmez.
Eşim benim rızam olmadan kefil olabilir mi?
Hayır; kural olarak eşin yazılı rızası gerekir (6098 s. TBK m. 584).
Çekteki aval için de rıza gerekir mi?
Evet; kefalette eşin rızasına ilişkin kural avale de uygulanır (Yargıtay 11. HD, 2014/1231 E., 2014/7837 K., 25.04.2014).
Kefaletin şekil eksikliğini ileri sürmezsem ne olur?
Hâkim şekle aykırılığı kendiliğinden gözetir (Yargıtay HGK, 2020/457 E., 2022/1431 K., 02.11.2022).
Eşimin borcu için evimdeki eşyalar haczedilebilir mi?
Borçlunun elinde bulunan taşınırın ona ait sayılması karinesi vardır; aksini ispat size düşer (Yargıtay (Kapatılan) 17. HD, 2011/4279 E., 2011/9670 K., 24.10.2011).
Haczedilen eşya benimse ne yapmalıyım?
İstihkak iddianızı süresinde icra dairesine bildirin (2004 s. İİK m. 96 vd.).
Faturalarım işe yarar mı?
Borcun doğumundan sonra düzenlenen faturalar tek başına yeterli görülmez.
Eşim mallarını bana devrederse alacaklı ne yapar?
Tasarrufun iptali davası açabilir (2004 s. İİK m. 277 vd.).
Bu dava her zaman açılabilir mi?
Hayır; takibin kesinleşmiş olması gerekir (Yargıtay 4. HD, 2022/1157 E., 2024/12107 K., 04.12.2024).
Mal kaçırma nasıl ispatlanır?
Devirden sonra malı kimin kullandığı ve giderlerini kimin ödediği birlikte değerlendirilir (Yargıtay 4. HD, 2021/23512 E., 2024/3643 K., 24.04.2024).
Eski Kanun'da kural aynı mıydı?
Hayır; sorumluluk eşler bakımından eşit değildi (743 s. K. m. 187).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 188, 189, 190, 194, 196, 198, 224, 243, 244, 245, 246
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 187
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19, 583, 584, 603
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 96, 97, 277
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 246 gerekçesi s. 96, Komisyon değişiklik listesi s. 312-313
- Yargıtay HGK, 2020/457 E., 2022/1431 K., 02.11.2022
- Yargıtay HGK, 2018/1094 E., 2021/1616 K., 07.12.2021
- Yargıtay 2. HD, 2023/8359 E., 2024/3772 K., 23.05.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/8582 E., 2024/3209 K., 07.05.2024
- Yargıtay 4. HD, 2022/1157 E., 2024/12107 K., 04.12.2024
- Yargıtay 4. HD, 2021/23512 E., 2024/3643 K., 24.04.2024
- Yargıtay 11. HD, 2014/1231 E., 2014/7837 K., 25.04.2014
- Yargıtay 13. HD, 2010/16857 E., 2011/5328 K., 06.04.2011
- Yargıtay 15. HD, 2016/2342 E., 2017/3987 K., 16.11.2017
- Yargıtay 17. HD, 2011/4279 E., 2011/9670 K., 24.10.2011
