TMK 198'e göre eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir; böylece maaş, kira veya emekli aylığı gibi alacaklar doğrudan diğer eşe ödenir. Yargıtay'a göre sosyal güvenlik kurumu da bu maddedeki borçlular arasındadır ve önlem, eşler birlikte yaşarken de ayrı yaşarken de alınabilir (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007).
- Borçlulara ait önlem
- Birliğin giderlerine katılmayan eşin borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarının hâkim tarafından emredilmesi (TMK m. 198).
- Borçlu
- Yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşe ödeme yapacak olan üçüncü kişi; işveren, kiracı veya sosyal güvenlik kurumu gibi (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007).
- Birliğin giderlerine katılma
- Eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılma yükümlülüğü (TMK m. 186/3).
- Önlemin değiştirilmesi
- Koşullar değiştiğinde hâkimin istem üzerine kararında değişiklik yapması veya sebebi sona ermişse önlemi kaldırması (TMK m. 200).
TMK 198 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Koşul | Eşlerden birinin birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmemesi | TMK m. 198 |
| Karar | Borçlulara, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarının emredilmesi | TMK m. 198 |
| İstem | Hâkim kendiliğinden değil, eşin istemi üzerine karar verir | TMK m. 195/3 |
| Borçlular | İşveren, kiracı ve sosyal güvenlik kurumu da kapsamdadır | Yargıtay 3. HD, 2007/14996 K. |
| Birlikte yaşama | Önlem, eşler birlikte yaşarken de ayrı yaşarken de alınabilir | Yargıtay 3. HD, 2007/14996 K. |
| Takdir | Hâkim "emredebilir"; ağır sonuç doğuran önleme ancak önemli nedenlerle başvurulur | Yargıtay 3. HD, 2007/14996 K. |
| Süre | Önlem ayrı yaşama sürdüğü sürece geçerlidir | Yargıtay 2. HD, 2010/2791 K. |
| Değişiklik | Koşullar değişirse önlem kaldırılabilir | TMK m. 200 |
| Görev | Aile mahkemesi | Yargıtay 2. HD, 2015/14794 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Kanun'un 163. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, eski metnin kocanın "aile vazifelerini ihmal etmesi"ne ilişkin olduğunu, oysa söz konusu olanın eşlerden birinin birliğin giderlerine katılma yükümlülüğü olduğunu belirtir. Bu yükümlülük eşitlik ilkesi gereği her iki eşe yüklenmiş; madde, yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşin borçlularına borçlarını diğer eşe ödemelerinin emredilebileceği biçiminde düzenlenmiştir. Tasarının 198. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir.
Eşiniz evin giderlerine katılmıyorsa, yalnız nafakaya hükmedilmesini değil, maaşının, kira gelirlerinin veya emekli aylığının tamamının ya da bir bölümünün doğrudan size ödenmesini de isteyebilirsiniz. Bu önlem için önce icra takibi yapmanız gerekmez; istem aile mahkemesine yöneltilir ve mahkeme, ödeme yapacak işveren, kiracı veya kuruma doğrudan emir verir. Dilekçenizde borçluları ve alacakları olabildiğince açık gösterin; koşullar değişirse önlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini istemek de mümkündür.
Önlemin koşulları
- Katılma yükümlülüğü: Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılmak zorundadır (TMK m. 186/3). TMK 198, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde uygulanacak özel bir önlemdir; gerekçeye göre yükümlülük eşitlik ilkesi gereği her iki eşe yüklenmiştir, bu nedenle önlemi kadın da erkek de isteyebilir.
- İstem şartı: Hâkim bu önlemi kendiliğinden almaz; evlilik birliğinin korunmasına ilişkin önlemler eşlerden birinin istemi üzerine alınır (TMK m. 195/3). Dilekçede hangi alacak bakımından, hangi borçluya emir verilmesinin istendiği açıkça belirtilmelidir.
- Birlikte ya da ayrı yaşama: Yargıtay'a göre koşulları gerçekleştiği takdirde hâkim, eşlerin birlikte yahut ayrı yaşaması hâlinde bu önlemi alabilir (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007). Önlem, birlikte yaşarken parasal katkının belirlenmesi (TMK m. 196) veya ayrı yaşama hâlinde nafaka (TMK m. 197) istemleriyle birlikte de istenebilir.
- Yükümlülüğün ihlali: Giderlere katılmama, tanık anlatımları, banka kayıtları, fatura ve ödeme belgeleriyle ortaya konur. Yargıtay, evin giderlerine katılmadığı tanık beyanlarıyla sabit olan eş bakımından nafakaya hükmedilmesini yerinde görmüş, yalnız miktarı yetersiz bularak kararı bozmuştur (Yargıtay 3. HD, 2013/1605 E., 2013/2391 K., 18.02.2013).
"Borçlular" kimlerdir?
- Üçüncü kişiler: Madde, yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşe ödeme yapacak üçüncü kişileri hedefler. Uygulamada bunlar çoğunlukla işveren, kiracı, sosyal güvenlik kurumu veya bir alacağın borçlusudur.
- Sosyal güvenlik kurumu: Yargıtay, sosyal güvenlik kurumunun TMK 198'deki "borçlular" terimi içinde yer aldığını kabul etmiş; o tarihte yürürlükte olan 1479 sayılı Kanun'un 67. maddesine göre bağlanan aylıkların nafaka borçları nedeniyle haczedilip devredilebilmesi karşısında bir engel bulunmadığını belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007). Bugün aynı ilke 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde yer alır: gelir, aylık ve ödenekler kural olarak haczedilemez, ancak nafaka borçları bu yasağın dışındadır.
- Kira geliri: Yargıtay, kira gelirlerinin diğer eşe ödenmesine ilişkin istemin TMK 198'e dayandığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010).
- Maaş ve ücret: İşverenin ödeyeceği maaş ve ücret de bu kapsamdadır; hâkimin emri işverene bildirilir ve ödeme doğrudan diğer eşe yapılır.
Hâkimin takdir yetkisi ve ölçülülük
- "Emredebilir": Yargıtay'a göre maddedeki ifade "emreder" yerine "emredebilir" biçiminde düzenlendiğinden hâkimin takdir hakkı vardır; koşullar gerçekleştiğinde Kanun'daki önlemlerden hangisine başvurulacağı bu takdir yetkisi çerçevesinde belirlenir (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007).
- Ağır önleme son çare olarak başvurulur: Aynı kararda bu önlemin yükümlü eşin alacakları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırdığı, bu nedenle ancak önemli nedenlerle başvurulması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007). Yükümlünün düzenli ve haczi kabil geliri varsa evlilik birliği önce nafakaya hükmedilerek korunmalıdır.
- Kısmen ödeme: Hâkim, ödemenin tamamının değil bir bölümünün diğer eşe yapılmasına da karar verebilir. Bu, hem ailenin geçimini sağlar hem de yükümlü eşin kendi geçimini tümüyle olanaksız kılmaz.
Nafaka ve maaş haczinden farkı
- Nafakadan farkı: Nafakada yükümlü eş, belirlenen parayı kendisi öder; TMK 198'de ise ödeme yükümlüsünün eline geçmeden üçüncü kişi tarafından doğrudan diğer eşe yapılır. Yargıtay, bu iki önlemi evlilik birliğinin korunmasına ilişkin önlemler (TMK m. 195-199) içinde birlikte değerlendirmiştir (Yargıtay 3. HD, 2013/1605 E., 2013/2391 K., 18.02.2013).
- İcra takibinden farkı: Maaş haczi için elde bir ilam veya takip bulunması ve icra dairesince haciz yazısı yazılması gerekir; maaş, tahsisat ve ücretlerin ancak bir bölümü, dörtte birinden az olmamak üzere haczedilebilir (2004 sayılı Kanun m. 83) ve kesinti işverence icra dairesine gönderilir (2004 sayılı Kanun m. 355). TMK 198'de ise icra takibine gerek yoktur; hâkim doğrudan borçluya ödeme emri verir ve ödeme diğer eşe yapılır.
- Nafaka alacağında haciz sınırı: Sosyal güvenlik gelir, aylık ve ödenekleri kural olarak haczedilemez; nafaka borçları bu yasağın dışında tutulmuştur (5510 sayılı Kanun m. 93). Bu nedenle nafaka alacağı bakımından hem TMK 198 önlemi hem de icra yolu açıktır.
Önlemin süresi ve değiştirilmesi
- Süresiz değildir: Yargıtay'a göre TMK 198'e dayanan önlem ancak ayrı yaşama süresince geçerli olur; evlilik süresince geçerli olacak biçimde hüküm kurulması bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010).
- Birlikte yaşarken alınan önlem: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi önlemin eşler birlikte yaşarken de alınabileceğini kabul ettiğinden (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007), bu hâlde önlem ayrı yaşamaya değil, koşulların sürmesine bağlıdır; koşullar ortadan kalktığında kaldırılması istenebilir.
- Değişiklik ve kaldırma: Koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse önlemi kaldırır (TMK m. 200). Yargıtay da bu önlemin istem üzerine kaldırılmasının mümkün olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010).
- Boşanma davası açılırsa: Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava süresince eşlerin barınmasına ve geçimine ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK m. 169); bu dönemde geçim, kural olarak boşanma dosyasındaki tedbir nafakasıyla sağlanır.
Tasarruf yetkisinin sınırlanmasıyla ilişkisi
- İki ayrı önlem: TMK 198 yükümlü eşin alacaklarına yönelikken, tasarruf yetkisinin sınırlanması onun malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruflarını diğer eşin rızasına bağlar (TMK m. 199). İki önlem birlikte de istenebilir.
- Tapu şerhi: Yargıtay, tasarruf yetkisinin sınırlanmasında belirlenen malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verilmesi ve taşınmazlar bakımından durumun tapu kütüğüne şerh edilmesi gerektiğini; "ihtiyati tedbirlerin evlilik birliğinin bitimine kadar devamı" biçiminde hüküm kurulamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010).
- Devredilmiş mallar: Aynı kararda, dava tarihinden önce üçüncü kişiye devredilen ve üzerinde mülkiyet hakkı kalmayan pay bakımından istemin reddi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010).
- Koşullar yoksa: Yargıtay, TMK 198 ve 199'un koşullarının oluşmadığı dosyada istemin reddine ilişkin kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2009/10536 E., 2010/11941 K., 16.06.2010).
Usul: görev, yetki ve kanun yolu
- Görevli mahkeme: TMK'nın üçüncü kısmı dışında ikinci kitabından kaynaklanan davalar aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4). Yargıtay, TMK 198 ve 199'a dayanan istemde görevsizlik kararı verilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/8760 E., 2015/14794 K., 09.07.2015).
- Kısıtlama davasından ayrımı: Yargıtay, eşin harcamalarının kontrol altına alınması isteminde vesayeti gerektiren bir talep yoksa uyuşmazlığın TMK 188, 190, 196, 198 ve 199. maddelerin tartışılmasını gerektiren bir aile mahkemesi davası olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 20. HD, 2015/4001 E., 2015/2136 K., 26.03.2015; Yargıtay 17. HD, 2014/9196 E., 2014/11991 K., 18.09.2014). Kısıtlama istemiyle açılan davada da mahkemenin önce hukuki nitelendirme yaparak görev konusunu değerlendirmesi gerekir (Yargıtay 8. HD, 2017/6564 E., 2017/14142 K., 31.10.2017).
- Yetkili mahkeme: Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemlerde yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir; önlemin değiştirilmesi veya kaldırılması kural olarak önlem kararını veren mahkemeden istenir (TMK m. 201).
- Temyiz incelemesi: TMK 198 ve 199'a dayanan istemlerde temyiz incelemesi Yargıtay 2. Hukuk Dairesine aittir (Yargıtay 3. HD, 2017/13797 E., 2017/11296 K., 12.07.2017).
Önce eşinizin hangi alacaklarının bulunduğunu belirleyin: çalıştığı işyeri ve maaş bilgisi, kiraya verdiği taşınmaz ve kiracısı, emekli aylığı veya alacaklı olduğu kişiler. Dilekçenizde bu borçluları ve istediğiniz ödeme oranını açıkça gösterin; bilinmiyorsa işveren, tapu, sosyal güvenlik ve banka kayıtlarının mahkemece getirtilmesini isteyin. Eşinizin giderlere katılmadığını tanık, fatura, banka hareketleri ve ödeme belgeleriyle kanıtlayın. Nafaka isteminizi de aynı dilekçede ileri sürün; mahkeme, daha ağır sonuç doğuran ödeme emri yerine nafakayı yeterli görebilir. Koşullar değişirse önlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini istemeyi unutmayın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Sosyal güvenlik kurumu da TMK 198'deki "borçlular" kavramına girer; önlem eşler birlikte yaşarken de ayrı yaşarken de alınabilir
Kırk beş yıldır evli olan ve uzun yıllardır aynı bahçe içinde ayrı evlerde yaşayan eşlerden kadın, kocasının evin giderlerine katılmadığını, elektrik ve su giderlerini ödemediğini, köy bakkalını kendisiyle alışveriş yapmaması için uyardığını ve kumar oynadığını ileri sürerek nafaka istedi; yargılamanın ikinci oturumunda ıslahla kocanın borçlularının ödemeyi kendisine yapması için önlem alınmasını da istedi. Mahkeme davayı kısmen kabul ederek kocanın Bağ-Kur yaşlılık aylığından aylık 200 YTL'nin kadına ödenmesine karar verdi.
“Bağ-Kur, MK'nın 198. maddesindeki "borçlular" terimi içinde yer almalıdır. Hakim anılan hüküm uyarınca koşulları gerçekleştiği takdirde; eşlerin birlikte yahut ayrı yaşaması halinde bu önlemi alabilir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre 1479 sayılı Kanun'un 67. maddesi uyarınca bağlanan aylıklar nafaka borçları nedeniyle haczedilip devredilebildiğinden bu aylıklar bakımından bir engel yoktur ve sosyal güvenlik kurumu da TMK 198'deki borçlular arasındadır; maddedeki "emreder" ifadesi "emredebilir" biçiminde düzenlendiğinden hâkimin takdir hakkı vardır. Ne var ki bu önlem yükümlü eşin alacakları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırdığından ancak önemli nedenlerle başvurulmalıdır; yükümlünün düzenli ve haczi kabil geliri varsa evlilik birliği nafakaya hükmedilerek korunmalı, daha ağır sonuç doğuran önleme gidilmemelidir.
Borçlulara ödeme emri verilen önlem süresiz değildir; ayrı yaşama sürdüğü sürece geçerli olur ve koşullar değişince kaldırılabilir
Kadın, kocasının taşınmazlarındaki tasarruf yetkisinin sınırlanmasını ve kocanın kira gelirlerinin kendisine ödenmesini istedi. Mahkeme, ihtiyati tedbirlerin evlilik birliğinin resmen sona ermesine kadar devamına ve kira gelirlerinin evlilik süresince kadına ödenmesine karar verdi; kocanın dava tarihinden önce üçüncü kişiye devrettiği pay hakkındaki istem de kabul edildi.
“Davacının kira gelirleri ile ilgili talebi, Türk Medeni Kanununun 198. maddesine dayanmaktadır. Bu madde gereğince eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde hakim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Ancak bu tedbir davacının ayrı yaşama süresince geçerli olur. Koşullar değiştiğinde bu önlemin istem üzerine kaldırılması imkan dahilindedir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre kira gelirlerinin diğer eşe ödenmesi istemi TMK 198'e dayanır ve bu önlem ancak ayrı yaşama süresince geçerli olur; koşullar değiştiğinde önlem istem üzerine kaldırılabilir (TMK m. 200). Aynı kararda, tasarruf yetkisinin sınırlanmasında TMK 199 uyarınca belirlenen malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların diğer eşin rızasına bağlanmasına karar verilmesi ve taşınmazlar bakımından durumun tapu kütüğüne şerh edilmesi gerektiği; dava tarihinden önce devredilen pay yönünden ise istemin reddi gerektiği belirtilmiştir.
Nafaka miktarı belirlenirken yükümlünün geliri ve eşlerin birlikte yaşarken alıştıkları geçim şartları esas alınır
Evin giderlerine katılmadığı tanık beyanlarıyla sabit olan eşe karşı diğer eş, aylık 500,00 TL tedbir nafakası istedi. Ekonomik durum araştırmasında davalının emekli aylığı bulunduğu ve bir büfe işlettiği belirlendi. Mahkeme aylık 100,00 TL nafakaya hükmetti.
“Tedbir nafakasının miktarının tayin edilmesinde davalının geliri ve tarafların birlikte yaşadıkları sırada davalının alıştırdığı geçim şartlarının dikkate alınması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire, TMK 198'i evlilik birliğinin korunmasına ilişkin önlemler (TMK m. 195-199) arasında saymış; eşler birlikte yaşarken parasal katkının belirlenmesi (m. 196), ayrı yaşama hâlinde nafaka (m. 197), borçlulara ödeme emri (m. 198) ve tasarruf yetkisinin sınırlanması (m. 199) biçimindeki önlemleri birlikte değerlendirmiştir. Takdir edilen nafaka, yükümlünün geliri ve tarafların alıştığı yaşam düzeyi karşısında hakkaniyete uygun olmayacak ölçüde düşük bulunmuştur.
TMK 198 ve 199'a dayanan önlem istemleri aile mahkemesinde görülür; görevsizlik kararı verilemez
Kadın, ailenin ekonomik varlığının korunmasını gerektirdiği ölçüde kocanın tasarruf yetkisinin sınırlanmasını ve kocanın borçlularına ilişkin önlemlerin alınmasını istedi. Dosyada TMK 406'ya dayanan savurganlık nedeniyle kısıtlama istemi yoktu. Mahkeme görevsizlik kararı verdi.
“4787 sayılı Kanunun 5133 sayılı Kanunla değişik 4/1. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 3. kısmı hariç olmak üzere ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemesinde bakılır. O halde yargılamaya devam ile işin esasının incelenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre TMK'nın üçüncü kısmı dışında ikinci kitabından kaynaklanan davalar aile mahkemesinde görülür; evlilik birliğinin korunmasına ilişkin TMK 198 ve 199 istemleri de bu kapsamdadır ve mahkeme işin esasını incelemelidir.
Eşin harcamalarının kontrol altına alınması istemi vesayet değil, evlilik birliğinin korunması davasıdır ve aile mahkemesinde görülür
Bir eş, diğer eşin harcamalarının kontrol altına alınmasını istedi. Aile mahkemesi istemin TMK 406 kapsamında kısıtlamaya yönelik olduğu gerekçesiyle, sulh hukuk mahkemesi ise davanın TMK 199 uyarınca aile mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi; olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi istendi.
“Bu durumda, uyuşmazlığın 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usûllerine Dair Kanunun 4/1. maddesi uyarınca Aile Mahkemesinde görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Daire, yargı yeri olarak aile mahkemesini belirlemiştir. Daire'ye göre dosyada savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı gibi vesayeti gerektiren bir istem bulunmadığından uyuşmazlık, evlilik birliğinin korunması amacıyla TMK 188, 190, 196, 198 ve 199. maddelerin tartışılmasını gerektiren bir davadır. Aynı yöndeki kararlar, eşin harcamalarına sınırlama getirilmesi isteminin kısıtlama davasından ayrılması gerektiğini göstermektedir.
Madde gerekçesi
Madde 198- Yürürlükteki Kanunun 163 üncü maddesini karşılamaktadır. 1984 tarihli Öntasarının 160 ıncı maddesinden kenar başlık değiştirilmek suretiyle aynen alınmıştır. Yürürlükteki metin, kocanın "aile vazifelerini ihmal etmesi"ne ilişkindir. Aslında söz konusu olan, eşlerden birinin birliğin giderlerine katılma yükümlülüğüdür. İsviçre Medenî Kanununun 177 nci maddesinde "bakım yükümlülüğü" (Unterhaltspflicht) ifadesi kullanılmıştır. Bunun karşılığı olarak maddede, 186 ncı maddede olduğu gibi birliğin giderlerine katılma yükümlülüğü düzenlenmiştir. Bu yükümlülük, eşitlik ilkesi gereği yürürlükteki maddenin aksine her iki eşe yükletilmiştir. Bu sebeple madde, eşlerden birinin birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde hâkimin, onun borçlularına borçlarını diğer eşe ödemelerini emredebileceği biçiminde düzenlenmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 81-82Tasarıda madde "E. Birliğin korunması" bölümünün "IV. Borçlulara ait önlemler" alt başlığı altında yer almış ve Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 409).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da önlem yalnız kocanın aile görevlerini ihmal etmesi hâlinde ve yalnız kadın yararına öngörülmüştü; hâkimin takdir yetkisi de yoktu.
Koca aile vazifelerini ihmal ederse karı kocanın mallarını idare hususunda kabul ettikleri usul ne olursa olsun hakim, karı ve kocanın borçlularına borçlarının tamamını veya bir kısmını karıya ödemelerini emreder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 163 | 4721 sayılı Kanun m. 198 | |
|---|---|---|
| Koşul | Kocanın aile vazifelerini ihmal etmesi | Eşlerden birinin birliğin giderlerine katılmaması |
| Kimin yararına | Yalnız kadın | Yükümlülüğünü yerine getiren her iki eş |
| Kimin borçluları | Karı ve kocanın borçluları | Yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşin borçluları |
| Hâkimin yetkisi | "Emreder" | "Emredebilir"; takdir yetkisi vardır |
| Mal rejimi | Kabul edilen usulden bağımsız olduğu ayrıca belirtilmişti | Ayrıca belirtilmemiştir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 186: Birliğin giderlerine katılma yükümlülüğü.
- TMK m. 195: Birliğin korunması ve hâkimin müdahalesi.
- TMK m. 196: Eşler birlikte yaşarken parasal katkı.
- TMK m. 197: Birlikte yaşamaya ara verilmesi.
- TMK m. 199: Tasarruf yetkisinin sınırlanması.
- TMK m. 200: Durumun değişmesi.
- TMK m. 201: Yetkili mahkeme.
- TMK m. 169: Boşanma davasında geçici önlemler.
Eşiniz evin giderlerine katılmıyorsa maaşının, kira gelirlerinin veya emekli aylığının doğrudan size ödenmesi ile nafaka istemleriniz konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 198 ne diyor?
TMK m. 198'e göre eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Böylece maaş, ücret, kira veya aylık gibi ödemeler yükümlü eşin eline geçmeden doğrudan diğer eşe yapılır.
Eşimin maaşının bana ödenmesini isteyebilir miyim?
Evet. Eşiniz evin giderlerine katılmıyorsa aile mahkemesinden, işvereninin maaşı tamamen veya kısmen size ödemesinin emredilmesini isteyebilirsiniz (TMK m. 198). Hâkim, ödemenin tamamı yerine bir bölümü için de karar verebilir.
Emekli aylığı veya kira geliri için de bu önlem alınabilir mi?
Evet. Yargıtay, sosyal güvenlik kurumunun TMK 198'deki borçlular arasında yer aldığını kabul etmiştir (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007). Kira gelirlerinin diğer eşe ödenmesi istemi de aynı maddeye dayanır (Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010).
Bu önlem için önce icra takibi yapmam gerekir mi?
Hayır. Bu önlem doğrudan aile mahkemesinden istenir ve mahkeme borçluya emir verir. İcra yoluyla maaş haczi ise elde bir ilam veya takip bulunmasını gerektirir ve maaşın ancak bir bölümü, dörtte birinden az olmamak üzere haczedilir (2004 sayılı Kanun m. 83).
Ayrı yaşamıyoruz; yine de isteyebilir miyim?
Yargıtay'a göre koşulları gerçekleşmişse hâkim bu önlemi eşlerin birlikte yahut ayrı yaşaması hâlinde alabilir (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007). Birlikte yaşarken ailenin geçimi için parasal katkının belirlenmesini de isteyebilirsiniz (TMK m. 196).
Mahkeme bu önlemi vermek zorunda mı?
Hayır. Maddede "emredebilir" denildiğinden hâkimin takdir yetkisi vardır. Yargıtay, bu önlemin yükümlü eşin alacakları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırdığını, bu nedenle ancak önemli nedenlerle başvurulması gerektiğini; yükümlünün düzenli ve haczi kabil geliri varsa birliğin nafakaya hükmedilerek korunmasının yeterli olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007).
Nafaka ile bu önlem arasındaki fark nedir?
Nafakada yükümlü eş parayı kendisi öder; TMK 198'de ödeme, üçüncü kişi tarafından doğrudan diğer eşe yapılır. İki istem aynı davada birlikte ileri sürülebilir; Yargıtay her ikisini de evlilik birliğinin korunmasına ilişkin önlemler arasında saymıştır (Yargıtay 3. HD, 2013/1605 E., 2013/2391 K., 18.02.2013).
Nafaka miktarı neye göre belirlenir?
Yükümlünün geliri ve eşlerin birlikte yaşarken alıştıkları geçim şartları esas alınır; Yargıtay bu ölçütleri gözetmeyen düşük nafakayı bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 3. HD, 2013/1605 E., 2013/2391 K., 18.02.2013).
Önlem ne kadar süre geçerli olur?
Süresiz değildir. Yargıtay, önlemin ayrı yaşama süresince geçerli olacağını, evlilik süresince geçerli olacak biçimde hüküm kurulamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010). Koşullar değişirse önlem istem üzerine değiştirilebilir veya kaldırılabilir (TMK m. 200).
Eşimin mal kaçırmasını da engelleyebilir miyim?
Bunun için ayrı bir önlem vardır: ailenin ekonomik varlığının korunması gerekiyorsa hâkim, belirlediği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların sizin rızanıza bağlı olduğuna karar verebilir ve taşınmazlarda durumu tapu kütüğüne şerh ettirir (TMK m. 199). Yargıtay, dava tarihinden önce üçüncü kişiye devredilmiş pay bakımından ise istemin reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010).
Eşimin savurgan harcamalarını sınırlamak için kısıtlama davası mı açmalıyım?
Yargıtay'a göre vesayeti gerektiren bir istem yoksa, eşin harcamalarının kontrol altına alınması istemi evlilik birliğinin korunması davasıdır ve aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 20. HD, 2015/4001 E., 2015/2136 K., 26.03.2015).
Hangi mahkemeye başvuracağım?
Dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4); Yargıtay bu istemde görevsizlik kararı verilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/8760 E., 2015/14794 K., 09.07.2015). Yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 201).
Eski Kanun'da da böyle bir hüküm var mıydı?
Evet, ancak dar kapsamlıydı. Eski Kanun'a göre yalnız kocanın aile vazifelerini ihmal etmesi hâlinde hâkim, karı ve kocanın borçlularına borçlarının tamamını veya bir kısmını kadına ödemelerini emrederdi (743 s. K. m. 163). Yeni Kanun önlemi her iki eş için öngörmüş ve hâkime takdir yetkisi tanımıştır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 186, 188, 190, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 406
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83, 355
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 93
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 163
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 198 gerekçesi s. 81-82, Komisyon metni s. 409
- Yargıtay 2. HD, 2015/8760 E., 2015/14794 K., 09.07.2015
- Yargıtay 2. HD, 2009/10536 E., 2010/11941 K., 16.06.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/22118 E., 2010/2791 K., 17.02.2010
- Yargıtay 3. HD, 2017/13797 E., 2017/11296 K., 12.07.2017
- Yargıtay 3. HD, 2013/1605 E., 2013/2391 K., 18.02.2013
- Yargıtay 3. HD, 2007/14193 E., 2007/14996 K., 18.10.2007
- Yargıtay 8. HD, 2017/6564 E., 2017/14142 K., 31.10.2017
- Yargıtay 17. HD, 2014/9196 E., 2014/11991 K., 18.09.2014
- Yargıtay 20. HD, 2015/4001 E., 2015/2136 K., 26.03.2015
