23. Bölüm · Altıncı Kısım: Karar ve Sonrası

Kesinleşmiş Kararın ve Protokolün İptali

Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası kitabının 23. bölümü. Kitabın tamamı bu sitede ücretsiz okunur.

Bu sayfada
  1. Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararı ortadan kaldırılabilir mi?
  2. “Kandırıldım” iddiası yargılamanın iadesi sebebi midir?
  3. Protokolün yalnız bir maddesi ayrı davayla iptal edilebilir mi?
  4. Baskıyla alınan feragat iptal edilebilir mi?
Kısaca

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararı yalnız yargılamanın iadesiyle ortadan kaldırılabilir. Sebepler kanunda sınırlı olarak sayılmıştır; süre, sebebin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren on yıldır. Uygulamada en çok lehine karar verilen tarafın hileli davranışı sebebine dayanılır, ama anlaşmalı boşanmada bu yol çok dardır: Daire’nin onadığı kararlara göre klasik bir davadaki gibi lehine karar verilen tek bir taraf yoktur, davacının aleyhine de bir karar verilmemiştir. Aldatıldığını bilseydi anlaşmayacağı iddiası bu nedenle sonuç vermemiştir. Protokolün yalnız bir maddesini ayrı davayla iptal ettirmek de kural olarak mümkün değildir; mal rejimi davasında irade sakatlığı iddiası dinlenmemiştir. Buna karşılık, protokole dayanan davadan feragat tehditle alınmışsa HMK m. 311 uyarınca feragat iptal edilebilir. Hâkimin onaylamadığı ek protokoller ise genel sözleşme hükümlerine, dolayısıyla TBK m. 30 ve devamına tabidir.

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararı ortadan kaldırılabilir mi?#

Yalnız yargılamanın iadesiyle ve dar şartlarla. “Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir” (HMK m. 374). Kurallar şunlardır:

KonuKuralDayanak
SebeplerSınırlı sayıdadırHMK m. 375/1
En sık dayanılan sebep“Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması”HMK m. 375/1-h
Temsil sorunuVekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmesiHMK m. 375/1-c
SüreHilenin farkına varılmasından itibaren üç ay, her hâlde kesinleşmeden itibaren on yılHMK m. 377/1
MahkemeKararı veren mahkeme; teminat istenebilirHMK m. 378
Ön incelemeSüre, kesinleşme ve sebep resen incelenir; biri eksikse dava esasa girilmeden reddedilirHMK m. 379
EtkiDava hükmün icrasını kendiliğinden durdurmazHMK m. 381

Kararın kesinleşmesinden önce durum tamamen farklıdır: Eş, irade sakatlığı ispat etmek zorunda olmadan anlaşmadan dönebilir (7. Bölüm). Bu nedenle en güvenli sınır, kesinleşme anıdır. Tebliğ usulsüz olduğu için kesinleşmemiş kararda yol yargılamanın iadesi değil istinaftır (6. Bölüm) (Yargıtay 2. HD, 2025/7038 E., 2025/8076 K., 30.09.2025).

“Kandırıldım” iddiası yargılamanın iadesi sebebi midir?#

Kural olarak hayır. Anlaşmalı boşanmada iddia, iki engele takılır. Birincisi, “irade sakatlıklarının da yargılamanın iadesi sebebi olarak düzenlenmediği” görüşüdür. İkincisi, kanundaki hile sebebi “lehine karar verilen tarafın” davranışını arar. Bir bölge adliye mahkemesi, anlaşmalı boşanmada “klasik bir davada olduğu gibi lehine karar verilen tek bir taraf olmadığı” belirtmiş, Daire kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/1455 E., 2024/7592 K., 21.10.2024).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2022/9430 E. · 2024/978 K.20.02.2024

“Bu durumu bilseydik anlaşmalı boşanmayı kabul etmezdik” iddiası yargılamanın iadesi sebebi değildir

Eşler anlaşmalı olarak boşandı, karar istinaftan feragat dilekçeleriyle kesinleşti. Erkek sonradan, eşinin evlilik sırasında kendisini aldattığını öğrendiğini, buna ilişkin kayıtlar bulduğunu, gerçeği bilseydi protokoldeki malvarlığı devirlerini kabul etmeyeceğini ileri sürdü. Yargılamanın yenilenmesini, zina nedeniyle boşanmayı ve tazminat istedi. Mahkeme, davanın anlaşmalı boşanma olarak açıldığını, davacının aleyhine bir karar verilmediğini, aksine talebi gibi boşanmaya karar verildiğini ve ileri sürülen sebebin HMK m. 375/1’de sayılan sebeplerden olmadığını belirtmiş, karar onanmıştır:

“…davacının “bu durumu bilseydik anlaşmalı boşanmayı kabul etmezdik” şeklindeki iddiasının işbu davada dinlenme ve iade-i muhakeme sebebi olarak kabulünün mümkün olmadığı…”

Değerlendirme. Boşanmadan sonra öğrenilen aldatma, boşanma kararını ortadan kaldırmaz. Olay manevi tazminat açısından başka bir yolda değerlendirilebilir: Hukuk Genel Kurulu’na göre boşanmanın kesinleşmesinden sonra varlığı anlaşılan vakıaya dayanan dava, genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülür (15. Bölüm) (Yargıtay HGK, 2017/2493 E., 2021/108 K., 18.02.2021).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Diğer dosyaların sonucu da aynıdır:

  • Kadın, yaşadığı tehdit ve erkeğin hileli hareketleri nedeniyle iradesini serbestçe yansıtamadığını ileri sürmüştür. Süre içinde başvurulmuş, ancak duruşmaya katılan kişinin kendisi olmadığına veya imzanın kendisine ait olmadığına dair bir iddia bulunmadığı belirtilerek davanın reddi onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8763 E., 2024/2370 K., 03.04.2024).
  • Erkek, kadının kendisini aldattığını gösterdiğini söylediği kayıtlara dayanmıştır. Mahkeme iddiaların anlaşmalı boşanma davasının konusu olmadığını, delilin de kadının rızası olmadan elde edildiğini ve erkeğin aleyhine bir karar verilmediğini belirtmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/2033 E., 2024/6365 K., 25.09.2024).
  • Kadın, protokol maddelerinin icra edilemediğini, çocuklara devredilecek evin satıldığını ileri sürerek boşanmanın iptalini istemiştir. Mahkeme, eşlerin “tekrar evlenme konusunda anlaşarak” boşandıklarını, tarafların “kendi muvazaaları nedeniyle hak talebinde bulunamayacakları”nı, hilenin ispatlanmadığını belirtmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/7606 E., 2024/5727 K., 11.09.2024).
  • Bir dosyada, üç aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle talebin usulden reddedilmesi nedeniyle karşı tarafın avukatına verilen vekâletname ve menfaat çatışması iddiaları incelenememiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/1530 E., 2023/2809 K., 01.06.2023).

Sonuç açıktır: Sebep olarak en güçlü olanlar kimlik ve imza sahteciliği, hâkimin eşi fiilen dinlememiş olması ve temsil yetkisi yokluğudur. Duruşmaya bizzat katılıp “kendi rızamla” demiş ve imzalamış bir eşin yargılamanın iadesiyle sonuç alması çok güçtür (5. ve 6. Bölüm).

Protokolün yalnız bir maddesi ayrı davayla iptal edilebilir mi?#

Kural olarak hayır, çünkü onaylı protokol kararın eki olmuştur. Eşlerden birinin hile ve korkutmayla boşandığını ileri sürüp katılma alacağı davası açtığı dosyada, iddianın bu davada incelenemeyeceği ve yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmediği belirtilmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/7032 E., 2023/5046 K., 01.11.2023). Boşanmadan sonra görülen depresyon tedavisi de tek başına irade fesadının ispatı sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/10165 E., 2024/2453 K., 16.04.2024). Mahkeme de irade fesadı gerekçesiyle protokolün dışına çıkamaz: Protokoldeki taşınmaz yerine başka bir taşınmazın tesciline karar veren hüküm bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2026/147 E., 2026/3575 K., 02.04.2026).

Protokol maddesinin kapsamı ise yorumlanabilir ve kapsamı dışındaki alacaklar ayrıca istenebilir (16. Bölüm). Değişen koşullar için doğru yol da iptal değil, uyarlamadır (21. Bölüm).

SorunDoğru yol
Kesinleşmeden önce vazgeçmeİstinaf veya temyizle anlaşmadan dönme (7. Bölüm)
Kesinleşmeden sonra hile iddiasıYargılamanın iadesi; süre üç ay ve on yıl
Madde belirsizTavzih (20. Bölüm)
Koşullar değiştiUyarlama, nafaka davası (21. Bölüm)
Protokolde olmayan alacakAyrı dava (16. Bölüm)
Hâkimin onaylamadığı ek protokolGenel hükümler; TBK m. 30–39
Protokole dayanan davadan feragatHMK m. 311 uyarınca feragatin iptali
Üçüncü kişinin zararıHMK m. 376, tasarrufun iptali (24. Bölüm)

Baskıyla alınan feragat iptal edilebilir mi?#

Evet. “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir” (HMK m. 311). Bu yol, protokole dayanılarak açılan davada başarı sağlamıştır:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2024/3253 E. · 2024/4769 K.25.06.2024

Protokoldeki evin devri davasından tehditle alınan feragat iptal edildi

Eşler 2013’te anlaşmalı olarak boşanmıştı. Hükme göre erkek adına kayıtlı taşınmaz kadın adına tescil edilecekti. Devir yapılmayınca kadın TMK m. 716’ya dayanarak dava açtı, sonra davasından feragat etti ve mahkeme davayı feragat nedeniyle reddetti. Bozmadan sonra mahkeme, erkeğin kadını çocukları göstermemekle ve özel fotoğraflarını göstermekle tehdit ederek feragate zorladığını, kadının avukatını arayıp taşınmazı devredeceğini söyleyerek onu oyaladığını kabul etti. Hileli hareketlerin süreklilik göstermesi nedeniyle hak düşürücü sürenin de dolmadığını belirterek feragatin iptaline ve taşınmazın kadına bırakılmasına karar verdi; karar onanmıştır. Daire’nin bozma gerekçesi şuydu:

“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 311 inci maddesi gereğince feragatin irade fesadı ile alınıp alınmadığı hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”

Değerlendirme. Karar, boşanma hükmünün değil, sonraki bir usul işleminin iptaliyle ilgilidir. Anlaşmalı boşanmadan sonra baskı görerek hak bırakan eşler için önemli bir kapıdır. Tehdit mesajları ve tanıklar erkenden güvence altına alınmalıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Hukuk Genel Kurulu da eşlerin anlaşmalı olarak boşanıp fiilen birlikte yaşamayı sürdürdüğünün ileri sürüldüğü bir dosyada, hile ve kandırmayla alındığı iddia edilen feragat bakımından TBK m. 30 ve devamındaki irade sakatlığı hükümlerinin incelenmesi gerektiğini kabul etmiş, feragatin kesin hüküm doğurduğu yönündeki direnmeyi bozmuştur (Yargıtay HGK, 2015/979 E., 2016/215 K., 02.03.2016). Aldatma ve korkutmada sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme süresi, öğrenme veya korkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren bir yıldır (TBK m. 36, 37, 39).

Yargıtay’ın ilkesi

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararı ancak HMK m. 375’teki sebeplerle ve m. 377’deki sürelerde yargılamanın iadesi yoluyla ortadan kaldırılabilir. Boşanmadan sonra öğrenilen olaylar ve salt irade sakatlığı iddiası bu sebepler arasında değildir. Usul işlemi olan feragat ve kabul ise irade bozukluğu hâlinde iptal edilebilir (Yargıtay 2. HD, 2022/9430 E., 2024/978 K., 20.02.2024; Yargıtay 2. HD, 2024/1455 E., 2024/7592 K., 21.10.2024; Yargıtay 2. HD, 2023/8763 E., 2024/2370 K., 03.04.2024; Yargıtay 2. HD, 2024/3253 E., 2024/4769 K., 25.06.2024).

Uygulama notu

Müvekkil kesinleşmiş bir kararı kaldırmak istiyorsa önce üç soruyu sorun: Karar gerçekten kesinleşmiş mi (22. Bölüm)? Hile veya sahtecilik ne zaman öğrenildi; üç ay dolmak üzere mi? Sonuç, boşanmayı ortadan kaldırmayı mı gerektiriyor, yoksa nafaka, uyarlama, tavzih veya tazminat davasıyla elde edilebilir mi? Dava açılacaksa delilleri önceden toplayın: duruşma tutanağı, imza incelemesi, tehdit mesajları, ceza dosyası. Hukuka aykırı elde edilen kayıtların delil değeri tartışmalı olacağından bunlara dayanmayın. Kanunda sayılmayan bir sebebe dayanan dava esasa girilmeden reddedilir ve karşı vekâlet ücreti doğurur.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarBoşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Bu kitabı Av. Murat Aydar ve Av. Eren Aydar ile birlikte, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının resmî metinlerine dayanarak hazırladı.

Atıf: Aydın Aydar, Murat Aydar, Eren Aydar, Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası, 2026, Kesinleşmiş Kararın ve Protokolün İptali, https://www.avukataydinaydar.com/anlasmali-bosanma-davasi/tam-metin/kesinlesmis-kararin-ve-protokolun-iptali/

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş değildir. Mevzuat ve içtihat 7 Kasım 2026 itibarıyla dikkate alınmıştır.

Hemen Ara WhatsApp