7. Bölüm · Birinci Kısım: Kavram ve Şartlar

Anlaşmadan Dönme

Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası kitabının 7. bölümü. Kitabın tamamı bu sitede ücretsiz okunur.

Bu sayfada
  1. Eşim anlaşmadan dönebilir mi?
  2. Hukuk Genel Kurulu bu sonuca nasıl varmıştır?
  3. Öğretide bu içtihat nasıl değerlendiriliyor?
  4. Anlaşmadan ne zamana kadar dönülebilir?
  5. Dönme hâlinde mahkeme ne yapar?
  6. Dönme, feragat ve davanın geri alınması arasındaki fark nedir?
  7. Anlaşmalı boşanma davasından feragat, önceki olayları affetmek midir?
  8. Çekişmeli devam eden davada protokol ne olur?
Kısaca

Eşlerden her biri, anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar anlaşmadan dönebilir. Hukuk Genel Kurulu 2019’da üç kararla bu kuralı benimsemiş, dönmenin yalnız irade sakatlığı hâlinde mümkün olduğu yönündeki görüşü oyçokluğuyla reddetmiştir. Genel Kurul’a göre anlaşmalı boşanmadaki kabul usul hukukundaki kabulden farklıdır, kesin hüküm sonucu doğurmaz; aile kurumunun korunması ve silahların eşitliği de bu sonucu gerektirir. Dönmek için sebep göstermek gerekmez. Dönmenin sonucu davanın reddi değil, aynı dosyada çekişmeli yargılamadır: Mahkeme taraflara vakıalarını ve delillerini bildirmeleri için süre verir, dilekçeler aşamasını tamamlar, ön inceleme yapar. Dönme kararın verilmesinden sonra da istinaf veya temyiz dilekçesiyle yapılabilir ve anlaşmalı boşanma hükmünü bütünüyle geçersiz kılar. Sınır, kesinleşmedir: Tebliğden sonra kanun yolundan feragat edilmiş veya süre geçmişse artık dönülemez. Öğretide Nomer, ahde vefa ilkesine dayanarak bu içtihadı eleştirmekte, hâkim önünde teyitten sonra ancak irade sakatlığıyla dönülebileceğini savunmaktadır. Davacının “vazgeçtim” demesi ise feragat ya da davanın geri alınması sayılarak farklı sonuç doğurabilir.

Eşim anlaşmadan dönebilir mi?#

Evet. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden her biri anlaşmadan dönebilir; bunun için sebep göstermesi de gerekmez. Hukuk Genel Kurulu’nun 18.04.2019 tarihli kararının sonuç cümlesi şudur:

Anlaşmanın diğer tarafı olan eşin hüküm kesinleşinceye kadar anlaşma iradesinden dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmadığından, taraflara iddia ve savunmalarını bildirmesi ve delillerini sunması için imkân verilerek davaya “çekişmeli boşanma” (TMK m. 166/1-2) olarak davaya devam edilmesi gerekir (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019; aynı gün verilen Yargıtay HGK, 2017/2650 E., 2019/485 K., 18.04.2019 ve Yargıtay HGK, 2017/2643 E., 2019/484 K., 18.04.2019 aynı yöndedir).

Daire de bu kuralı bugün aynı cümleyle uygulamaktadır: “Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki, diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.” (Yargıtay 2. HD, 2025/9746 E., 2026/1856 K., 18.02.2026; aynı cümle için Yargıtay 2. HD, 2025/10352 E., 2026/2521 K., 04.03.2026; Yargıtay 2. HD, 2024/3412 E., 2024/4114 K., 30.05.2024; Yargıtay 2. HD, 2023/8476 E., 2023/5776 K., 22.11.2023) Dönme, anlaşmanın bütün parçalarını kapsar: boşanma iradesini, mali sonuçları ve çocukların durumunu.

Hukuk Genel Kurulu bu sonuca nasıl varmıştır?#

Genel Kurul dört gerekçe kullanmıştır:

  1. Bu kabul, HMK’daki kabul değildir. Usul hukukundaki kabul davayı bitirir ve ancak irade bozukluğu hâlinde iptal edilebilir (HMK m. 311). Anlaşmalı boşanmadaki kabulün tek sonucu, evlilik birliğinin sarsıldığı olgusunun ispatlanmış sayılmasıdır: “TMK’nın 166/3. maddelerinin uygulandığı bir davada davanın kabulü şekli ve maddi hukuk anlamında hükmün kesinleşmesi sonucunu doğurmadığından hükmün kesinleşmesine kadar davalının kabul beyanından dönmesi mümkündür.” (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019)
  2. Dönme, koşulların gerçekleşmediğini gösterir. Genel Kurul’a göre taraflardan birinin anlaşmadan dönme iradesi, “davanın samimi bir iradenin mahsülü olmadığına” işaret eder (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019).
  3. Aile kurumu korunur. Anayasa’nın 41. maddesi ve boşanma davalarının toplumu ilgilendiren yapısı karşısında, davayı sona erdiren bir alacak davası kabulü gibi düşünülemez; tarafların kesinleşmeyen bir kararda kabul beyanlarıyla bağlı olduğu söylenemez (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019).
  4. Silahların eşitliği gerekir. Davacının davadan feragat hakkı vardır. Davacıya anlaşmayı bozma hakkı verilirken diğer eşin anlaşmayla sonuna kadar bağlı kalması “silahların eşitliği ilkesine de aykırılık teşkil” eder (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019).

Kararlar oyçokluğuyla verilmiştir. Kurulda, tarafların protokolü özgür iradeleriyle kabul edip imzaladıkları, hangi gerekçeyle olursa olsun sonradan dönmenin davayı çekişmeliye çevireceği görüşünün yasal dayanağı bulunmadığı, kararın ancak irade fesadı iddiasıyla bozdurulabileceği ileri sürülmüş; bu görüş benimsenmemiştir (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019; Yargıtay HGK, 2017/2643 E., 2019/484 K., 18.04.2019). Kurul üyelerinin bir kısmı, velayet ve nafaka gibi ayrı dava konusu olabilecek konularda dönmenin çekişmeli boşanmaya yol açmayacağını da savunmuş, bu görüş de çoğunlukça kabul edilmemiştir (Yargıtay HGK, 2017/2643 E., 2019/484 K., 18.04.2019).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2017/1941 E. · 2019/475 K.18.04.2019

Hüküm kesinleşinceye kadar anlaşmadan dönülebilir; dava bu durumda çekişmeli olarak sürdürülür

Eşler 2004’te evlenmişti. Kadın, iki eşin imzaladığı 23.06.2014 tarihli protokolle dava açtı; 27.06.2014 tarihli duruşmada iki eş protokole göre boşanmak istediklerini söyleyip beyanlarını imzaladı, mahkeme anlaşmalı boşanmaya karar verdi. Erkek kararı, protokol şartlarında anlaşamadıklarını, irade fesadı bulunduğunu ve davadan feragat ettiğini belirterek temyiz etti. Daire kararı bozdu, mahkeme direndi. Genel Kurul direnme kararını oyçokluğuyla bozarken şunu vurgulamıştır:

“Diğer yandan anlaşmalı boşanma davasında feragat hakkı bulunan davacıya bir nevi anlaşmayı bozma hakkı verilirken anlaşmanın diğer tarafı olan eşin bu anlaşmayla sonuna kadar bağlı olması silahların eşitliği ilkesine de aykırılık teşkil ettiğinden anlaşmayı bozma hakkının davalıya da verilmesi gerekmektedir.”

Değerlendirme. Karar, dönme hakkını davalı için de tartışmasız hâle getirmiştir. Dönmek isteyen eşin irade sakatlığını ispatlaması gerekmez; dönmenin kendisi anlaşmalı boşanma koşullarını ortadan kaldırır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Öğretide bu içtihat nasıl değerlendiriliyor?#

Görüşler ayrılmaktadır. Nomer, içtihadı sözleşme hukukunun temel ilkesi bakımından eleştirir: “Sözleşmeden dönmeye dair kanunda bir hüküm yoksa, bu, dönülebileceği anlamına değil, tam tersine dönülemeyeceği anlamına gelir.” (Nomer, s. 589) Yazara göre protokol, aile hukukuna özgü ve hüküm doğurması hâkimin onayına bağlı bir sözleşmedir; eşlerin hâkim önünde teyidiyle bağlayıcı olur. Bu andan sonra ancak irade sakatlığına dayanarak hâkimden onaylamamasını isteyebilir ya da onaydan sonra kanun yoluna başvurabilirler (Nomer, s. 588-590; yazar, İsviçre hukukunda dinlemenin son oturumundan sonra serbest dönmenin mümkün olmadığını ve boşanma kararının istinaf yoluyla ancak irade sakatlığı sebebiyle iptal edilebileceğini (ZPO m. 289) belirtir: s. 587). Davayı açan eş feragatle karineyi ortadan kaldırabilir, ama feragat etmeksizin birlikte yaratılan karineyi tek taraflı kaldıramaz (Nomer, s. 589-590).

Doğan ise Yargıtay’ın görüşünü, taraf iradelerine üstünlük tanıyan anlaşmalı boşanmanın amacına uygun bulur (Doğan, s. 766-767). Kanaatimizce iki yaklaşımın gerekçeleri de güçlüdür. Sözleşme mantığı Nomer’in görüşünü destekler. Ancak evlilik birliğini bitiren bir kararın, kesinleşmeden önce eşlerden birinin açık iradesine rağmen ayakta tutulması boşanma hukukunun özgün yapısıyla bağdaşmaz; kaldı ki kusur tartışması açılan çekişmeli dava, dönen eşin de aleyhine sonuç doğurabilir. Her durumda uygulamayı belirleyen, Genel Kurul kararları ve bunları sürdüren Daire içtihadıdır. Bu kitapta bu içtihat esas alınmıştır.

Anlaşmadan ne zamana kadar dönülebilir?#

Hüküm kesinleşinceye kadar. Dönmenin yapıldığı aşama, usulü değiştirir:

AşamaNasıl dönülür?Sonuç
Duruşmadan önceProtokolü imzalamış olmak bağlamaz; duruşmada kabul edilmezAnlaşmalı boşanma kararı verilemez; dava çekişmeli görülür
DuruşmadaHâkime söylenir, tutanağa geçerAynı
Karar açıklandıktan sonra, tebliğden önceİstinaf dilekçesi verilirAnlaşmalı boşanma hükmü kaldırılır
Tebliğden itibaren iki hafta içindeİstinaf dilekçesiAynı
İstinaf aşamasında (bölge adliye mahkemesi kararından sonra)Temyiz dilekçesiHüküm bozulur
Kanun yolundan feragat edildikten sonraDönülemezFeragat geri alınamaz
Karar kesinleştikten sonraDönülemezYalnız yargılamanın yenilenmesi (23. Bölüm)

Kesinleşmenin ne zaman olduğu önemlidir. Bir dosyada mahkeme 05.03.2015’te anlaşmalı boşanmaya karar vermiş, erkek bunu yıllar sonra “on yıl önce gerçekleşen anlaşmalı boşanmayı kabul etmediği” gerekçesiyle temyiz etmiş ve Daire 18.02.2026’da kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/9746 E., 2026/1856 K., 18.02.2026). Mahkemenin 12.03.2014 tarihli anlaşmalı boşanma kararının temyizi üzerine 2026’da verilen başka bir bozma kararı da aynı tablodadır (Yargıtay 2. HD, 2025/10352 E., 2026/2521 K., 04.03.2026). Bu örnekler, gerekçeli kararın usulen tebliğ edilip kesinleşmediği dosyalarda dönme kapısının yıllar sonra bile açık kalabileceğini gösterir.

Dikkat

İstinaftan feragat, anlaşmadan dönme hakkını sona erdirir. Erkek eşin önce istinaftan feragat dilekçesi verip ardından kadının sözünü tutmadığını ve iradesinin sakatlandığını ileri sürerek istinafa başvurduğu dosyada başvuru reddedilmiş, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu ve feragatten feragatin mümkün olmadığı belirtilmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/1195 E., 2024/8595 K., 12.11.2024). Protokole yazılmayan vaatler için kanun yolu da böylece kapanmaktadır.

Dönme hâlinde mahkeme ne yapar?#

Davayı reddetmez; dosya çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Daire’nin bozma kararlarında yapılacaklar tek tek sayılır: Mahkeme “taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre” vermeli, ön inceleme yaparak tahkikata geçmeli, deliller toplanıp sonucuna göre karar vermelidir (Yargıtay 2. HD, 2025/9746 E., 2026/1856 K., 18.02.2026). Mahkemenin bu adımları atlaması bozma sebebidir:

  • Bir dosyada kadının anlaşmalı boşanma davasında erkek, ön inceleme duruşmasında boşanmaktan vazgeçtiğini söyledi. Mahkeme “çekişmeli boşanma dilekçesi verilmediği” gerekçesiyle kadının davasını usulden reddetti. Daire, mahkemenin kesin süre verip ihtarda bulunmadan, dilekçeler aşamasını tamamlamadan davayı reddetmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/1117 E., 2024/8212 K., 04.11.2024).
  • Dönme kararın verilmesinden sonra gerçekleşmişse bölge adliye mahkemesi kararı kaldırır, dosya ilk derece mahkemesinde çekişmeli olarak yeniden görülür. Bir dosyada eşler 1994’te evlenmişti; 20.07.2020 tarihli protokolle 21.07.2020’de anlaşmalı olarak boşandılar. Kadının avukatları kararı istinaf etti, karar kaldırıldı, yeniden yargılamada erkek kusura dayalı dilekçe verdi, kadın şiddet iddialarıyla karşı dava açtı. Dava dört yıldan uzun sürdü ve kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesiyle sonuçlandı (Yargıtay 2. HD, 2024/679 E., 2024/8004 K., 30.10.2024).
  • Başka bir dosyada da bölge adliye mahkemesi anlaşmanın bozulması üzerine kararı kaldırmış, dosya çekişmeli usule dönmüştür (Yargıtay 2. HD, 2024/1201 E., 2024/8506 K., 07.11.2024).
  • Dönme ikinci kez de olabilir. Bir dosyada karar istinafta kaldırılıp dava çekişmeli usule döndükten sonra eşler neredeyse aynı içerikte ikinci bir protokol sunmuş, mahkeme yeniden anlaşmalı boşanma kararı vermiş, kadın bu kararı da istinaf etmiştir. Bölge adliye mahkemesi başvuruyu kötü niyetli sayarak reddetmiş; Daire, karar henüz kesinleşmediği için dönmeye engel bulunmadığını belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/9205 E., 2025/11645 K., 22.12.2025).

Dönen eş, anlaşmalı boşanmayı istemediğini söylemekle boşanmayı reddetmiş olmayabilir; çekişmeli devam eden davada kendisi de boşanma isteyebilir, karşı dava açabilir. Davacı ise dönme karşısında üç seçenek arasında karar verir: davayı çekişmeli sürdürmek, davadan feragat etmek veya yeni bir dava açmak. Davacı, davalının dönmesi üzerine ayrı dava açacağını bildirmişse davanın reddi de onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/16931 E., 2013/3057 K., 11.02.2013).

Dönme, feragat ve davanın geri alınması arasındaki fark nedir?#

Kullanılan sözcük ve eşin davadaki konumu sonucu değiştirir. Üç kurum birbirine karışmamalıdır:

Anlaşmadan dönmeDavadan feragatDavanın geri alınması
Kim yapar?Davacı veya davalıDavacıDavacı, davalının açık rızasıyla
DayanakTMK m. 166/3, HGK içtihadıHMK m. 307, 311HMK m. 123
SonuçDava çekişmeli görülürDava reddedilir; kesin hüküm gibi sonuç doğururDava açılmamış sayılır
İrade sakatlığı ileri sürülebilir mi?GerekmezEvet (HMK m. 311)Hayır (HGK 2025/809)
Sonra yeni dava açılabilir mi?Aynı dosya sürerEvet; anlaşmalı davadan feragat önceki olayları affettirmez (2. HD 2026/2686)Evet

Daire, temyiz dilekçesinde “anlaşmalı boşanmadan vazgeçtiğini” bildiren davacının beyanını bir kararında feragat niteliğinde saymış ve feragat çerçevesinde karar verilmesi için hükmü bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2012/5328 E., 2012/23373 K., 03.10.2012). Daha sonraki kararlarında ise davacının anlaşmalı boşanma hükmünü temyiz etmesini, davadan açıkça feragat etmedikçe, anlaşmalı boşanma iradesinden dönme saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2014/20325 E., 2015/4097 K., 10.03.2015, oyçokluğuyla; karşı oy yazısı ve eleştirisi için Nomer, s. 589-590). Bu nedenle davacının kanun yolu dilekçesinde ne istediğini açıkça yazması gerekir. Kanaatimizce belirsiz bir “vazgeçme” sözcüğü, ağır sonuçları nedeniyle feragat sayılmamalı, mahkeme açıklatma yoluna gitmelidir.

Uzun süre kesinleşmeyen bir kararda feragat de mümkündür. 13.11.2007’de verilen ve kesinleşmeyen bir karardan sonra kadının 10.10.2022’de feragat etmesi üzerine dava reddedilmiş; erkeğin eşlerin yıllardır ayrı yaşadığı ve feragatin kötü niyetli olduğu yolundaki itirazı dinlenmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/5347 E., 2024/7325 K., 14.10.2024).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2025/464 E. · 2025/809 K.10.12.2025

Karardan sonra verilen vazgeçme dilekçesi davanın geri alınması sayıldı; irade sakatlığı iddiası incelenmedi

Mahkeme 23.12.2021’de eşlerin anlaşmalı olarak boşanmasına karar verdi. Altı gün sonra kadın dilekçe verip davasından vazgeçtiğini, erkek de aynı gün bunu kabul ettiğini bildirdi; mahkeme ek kararla davanın açılmamış sayılmasına ve kesinleşme şerhinin iptaline hükmetti. Kadın, dilekçenin kendisine kararın istinaftan feragatle kesinleşeceği söylenerek imzalatıldığını ileri sürdü. Daire, bu iddianın araştırılması için kararı oyçokluğuyla bozdu (Yargıtay 2. HD, 2023/2584 E., 2023/5532 K., 22.11.2023); mahkeme direndi. Genel Kurul direnme kararını oyçokluğuyla onamıştır: Davanın geri alınması bir taraf usul işlemidir ve kanunda aksine hüküm yoksa usul işlemleri irade bozukluğu sebebiyle geri alınamaz; irade bozukluğuna dayanan iptal imkânı feragat, kabul ve sulha özgüdür. Kurul’un sonucu şöyledir:

“…tarafların boşanmalarına ilişkin kararın kesinleşmesinden evvel, davacının 29.12.2021 tarihli dilekçesi ile davasını geri aldığı, bu beyanın davalı tarafından da açıkça kabul edildiği gözetilerek Mahkemece verilen ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetli…”

Değerlendirme. Dilekçenin başlığı ve içeriği eşlerin evli kalıp kalmayacağını belirlemiştir. Karşı oy yazısı, dilekçede “feragat/vazgeçme” sözcüklerinin birlikte kullanıldığını ve davacının ne kastettiğinin açıklattırılması gerektiğini savunur. Karardan sonra imzalanan her dilekçe bu nedenle dikkatle okunmalıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Anlaşmalı boşanma davasından feragat, önceki olayları affetmek midir?#

Hayır. Yalnız TMK m. 166/3’e dayanan bir davadan feragat, o dava tarihinden önceki olayların affedildiği sonucunu doğurmaz. Çünkü bu davada eş, hiçbir olaya dayanmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/7995 E. · 2026/2686 K.11.03.2026

Feragat edilen anlaşmalı boşanma davası, önceki olayları affettirmez

Kadın 2020’de anlaşmalı boşanma davası açmış, hiçbir vakıaya dayanmamış ve davasından feragat etmişti. Sonradan erkek TMK m. 166’nın son fıkrasına, kadın da TMK m. 166/1’e dayanarak dava açtı. Mahkeme erkeğin davasını kabul etti, kadının davasını ise anlaşmalı boşanma davasından sonra erkeğe yüklenecek bir kusur bulunmadığını söyleyerek reddetti. Bölge adliye mahkemesi istinafları esastan reddetti. Daire kararı kadın yararına bozarken kuralı şöyle koymuştur:

“Feragat edilen dava TMK’nın 166/3 üncü maddesine dayalı olarak açılmışsa, anlaşmalı boşanma davasından feragat, dava tarihinden önceki olayların affedildiği sonucunu doğurmaz.”

Değerlendirme. Eş, feragatle sonuçlanan anlaşmalı davadan önceki olaylara dayanarak herhangi bir boşanma sebebiyle yeniden dava açabilir ve bu olaylar kusur belirlemesinde dikkate alınır. Protokol imzalanıp sonra vazgeçilmesi, hak kaybettirmez.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Aynı Daire bir ay sonra, feragat tarihinden önceki olayları af sayan bölge adliye mahkemesi kararını da bozmuş; “anlaşmalı boşanma davasının niteliğinden dolayı” önceki olayların affedilmiş sayılamayacağını, feragatten sonra başka kadınla yaşamayı sürdüren erkeğin tam kusurlu olduğunu ve kadının davasının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/8159 E., 2026/3960 K., 09.04.2026). Buna karşılık başka bir dosyada feragatten sonra eşler bir süre birlikte yaşamış, Daire kadının feragatten önceki kusurları affetmiş sayılmasına ilişkin kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/5957 E., 2026/1410 K., 10.02.2026). Ayrım, feragat edilen davanın anlaşmalı olup olmaması ve feragatten sonraki davranışlardır.

Anlaşmalı boşanma teklifi de kendiliğinden af anlamına gelmez. Eşinin zinasını öğrenen erkek çocuklarını düşünerek “kimse duymadan” anlaşmalı boşanmak istediğini söylemiş, eşler bir süre aynı evde kalmıştı. Hukuk Genel Kurulu, “eşlerin salt aynı evde yaşamaya devam etmeleri, kusurlu davranışların affedildiği anlamına gelmez” diyerek af bulunmadığını kabul etmiştir; aynı kararda eşler eşit kusurlu bulunmuştur (Yargıtay HGK, 2025/676 E., 2026/471 K., 09.09.2026). Başka bir dosyada protokol imzaladıktan sonra istinafta anlaşmadan dönen erkek, kadının zinasına dayanmış; Daire ilk derece mahkemesinin af kabulünü yerinde görmeyerek zinayı kadına kusur olarak yüklemiş ve erkeğin davasının kabulü gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/1539 E., 2025/4829 K., 12.05.2025).

Çekişmeli devam eden davada protokol ne olur?#

Anlaşmanın bozulmasıyla “anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hale” gelir (Yargıtay 2. HD, 2023/6643 E., 2023/4808 K., 17.10.2023, kararda aktarılan önceki bozma kararı). Protokolün mali ve çocuklarla ilgili hükümleri de hâkim onayına bağlı olduğundan (TMK m. 184/5), onaylı karar ayakta kalmayınca bu düzenlemeler de hüküm doğurmaz. Bunun iki pratik sonucu vardır:

  • Kesinleşmeden yapılan devirler ve ödemeler risklidir. Karar kaldırılırsa eşler boşanmamış sayılır; devredilen taşınmaz veya ödenen para için ayrıca dava gerekebilir. Protokol maddeleri bu nedenle “karar kesinleştikten sonra” başlamalıdır.
  • Yargılama baştan başlar. Çekişmeli devam eden davada kusur ve deliller yeniden tartışılır, anlaşmalı dosyanın kısa süresi kaybedilir.
Yargıtay’ın ilkesi

Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden her biri, sebep göstermeksizin anlaşmadan dönebilir. Bu durumda anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hâle gelir ve dava, dilekçeler aşaması ve ön inceleme yapılarak çekişmeli boşanma davası olarak sürdürülür (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019; Yargıtay 2. HD, 2025/9746 E., 2026/1856 K., 18.02.2026; Yargıtay 2. HD, 2024/1117 E., 2024/8212 K., 04.11.2024).

Uygulama notu

Anlaşmalı boşanma dilekçesine evliliğin neden sürdürülemediğini iki üç cümleyle yazmak, eş dönerse çekişmeli dilekçeye geçişi kolaylaştırır. Dönen eşin vekili kanun yolu dilekçesinde “anlaşmalı boşanma iradesinden dönüldüğünü, davanın TMK m. 166/1-2 uyarınca çekişmeli görülmesini” açıkça yazmalı; davacı için “feragat” veya “vazgeçme” sözcüklerini kullanmaktan kaçınmalıdır. Karşı tarafın vekili ise karar kesinleşmeden hiçbir devri veya büyük ödemeyi tamamlatmamalı, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra iki eşin feragat dilekçelerini aynı gün almayı planlamalıdır. Dönme ihtimali olan dosyalarda ödeme ve devirler için kesinleşme şartı protokole mutlaka yazılmalıdır.

Bu bölümde anılan öğreti

  • Doğan, Burak, “Türk Hukukunda Anlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/III)”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, 2024, s. 755–787
  • Nomer, Haluk Nami, “Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Dönülebilir mi?”, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XVIII, 2021/2, s. 583–591
Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarBoşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Bu kitabı Av. Murat Aydar ve Av. Eren Aydar ile birlikte, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının resmî metinlerine dayanarak hazırladı.

Atıf: Aydın Aydar, Murat Aydar, Eren Aydar, Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası, 2026, Anlaşmadan Dönme, https://www.avukataydinaydar.com/anlasmali-bosanma-davasi/tam-metin/anlasmadan-donme/

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş değildir. Mevzuat ve içtihat 7 Kasım 2026 itibarıyla dikkate alınmıştır.

Hemen Ara WhatsApp