Türk Medeni Kanunu · Vesayet Dairelerinin Görevleri

TMK Madde 462: Vesayet Makamının İzni Gereken İşler

Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesi, vasinin vesayet makamının izni olmadan yapamayacağı on dört işi sayar. Taşınmazların alımı ve satımı, ödünç verme ve alma, uzun süreli kira sözleşmeleri, dava açma, sulh olma ve tahkim, mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi bunlar arasındadır. Bu sayfada izne bağlı işleri, kısıtlı adına açılan boşanma ve nafaka davalarında dava açma iznini, feragat ve kabul beyanlarını, taşınmaz satışını, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 10 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › İkinci Bölüm: Vesayetin Yürütülmesi › Üçüncü Ayırım: Vesayet Dairelerinin Görevleri › B. İzin

I. Vesayet makamından

Madde 462

  1. (1)Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir:
    • 1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
    • 2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
    • 3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
    • 4. Ödünç verme ve alma,
    • 5. Kambiyo taahhüdü altına girme,
    • 6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
    • 7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
    • 8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
    • 9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
    • 10. Borç ödemeden aciz beyanı,
    • 11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
    • 12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
    • 13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
    • 14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 462 ne düzenler?
  3. İzin sistemi ve izinsiz işlemin sonucu
  4. Dava açma, sulh olma ve tahkim
  5. Dava sırasında kısıtlanma ve davalı konumundaki kısıtlı
  6. Feragat, kabul ve kanun yolundan feragat
  7. Taşınmaz satışı ve diğer malvarlığı işlemleri
  8. Aile, miras ve kişisel durumla ilgili işler
  9. Velayet altında bırakılan kısıtlı
  10. Yargıtay kararları
  11. Madde gerekçesi
  12. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  13. Değişiklik geçmişi
  14. İlgili maddeler
  15. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 462, vasinin tek başına yapamayacağı işleri sayar. Maddede sayılan on dört işte vesayet makamının izni gerekir; bunlar arasında taşınmazların alımı ve satımı, ödünç verme ve alma, uzun süreli kira sözleşmeleri, dava açma, sulh olma ve tahkim, mal rejimi sözleşmeleri ve mirasın paylaştırılması ile yerleşim yerinin değiştirilmesi vardır. Kanunen gerektiği hâlde izin alınmadan yapılan işlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465). Yargıtay, vesayet altındaki kişi adına izin alınmadan açılan bir boşanma davasında bu eksikliğin yargılama sırasında giderilebilecek bir dava şartı olduğunu ve eksiklik giderilmeden esasa girilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/13303 E., 2012/10046 K., 17.04.2012). Madde eski Kanun'un 405. maddesini karşılar.

Vesayet makamı
Sulh hukuk mahkemesi (TMK m. 397).
İzin
Vasinin maddede sayılan bir işi yapabilmesi için vesayet makamından alınan karar.
Dava açma izni
Vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açabilmesi için vesayet makamınca verilen izin (TMK m. 462/8).
Olağan yönetim
Malvarlığının olağan biçimde yönetilmesi ve işletilmesi için gereken işler.
İzinsiz işlem
Kanunen gerektiği hâlde izin alınmadan yapılan işlem (TMK m. 465).

TMK 462 ne düzenler?

BentVesayet makamının iznine bağlı iş
1Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve üzerlerinde başka bir aynî hak kurulması
2Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi
3Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri
4Ödünç verme ve alma
5Kambiyo taahhüdü altına girme
6Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri
7Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması
8Dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato (acele hâllerde vasinin geçici önlem alma yetkisi saklı)
9Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri
10Borç ödemeden aciz beyanı
11Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması
12Çıraklık sözleşmesi yapılması
13Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi
14Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi

TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 405. maddesini karşılar; 2. bende "diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi" ifadesi eklenmiş, 6. bentte "arazi" yerine "ürün" sözcüğü kullanılmış, 8. bentte "husumet" yerine "dava açma" denilmiş ve 9. bende miras payının devri sözleşmeleri eklenmiştir (S. Sayısı 723, s. 151). Tasarının 462. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 472).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, izne bağlı bir işin izin alınmadan yapılmasının sonucudur: böyle bir işlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465). İkinci nokta, dava açma izninin bir dava şartı olmasıdır; Yargıtay, izin alınmadan açılan tedbir nafakası davasında vasiye izin alması için süre verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/8753 E., 2013/21953 K., 25.09.2013). Üçüncü nokta, izin şartının davadan feragat için de arandığıdır (Yargıtay 1. HD, 2021/4328 E., 2022/4214 K., 26.05.2022).

İzin sistemi ve izinsiz işlemin sonucu

  • Temsil: Vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder.
  • Sınır: Maddede sayılan işlerde vesayet makamının izni gerekir.
  • Sonuç: İzinsiz işlem, vesayet altındaki kişinin izinsiz işlemi hükmündedir.

Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448). 462. madde bu temsil yetkisini sınırlar ve on dört işte vesayet makamının iznini arar. Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yaptığı işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465).

Bazı işlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gerekir; evlat edinme, mirasın kabulü veya reddi ve vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması bunlardandır (TMK m. 463). Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak ise izinle de yapılamaz; bu işlemler yasaktır (TMK m. 449).

Dava açma, sulh olma ve tahkim

  • Kural: Vasinin dava açması, sulh olması ve tahkim yoluna gitmesi izne bağlıdır.
  • İstisna: Acele hâllerde geçici önlem alma yetkisi saklıdır.
  • Nitelik: Dava açma izni, yargılama sırasında giderilebilecek bir dava şartıdır.

Maddenin 8. bendine göre acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması vesayet makamının iznine bağlıdır. Gerekçe, eski metindeki "husumet" sözcüğü yerine "dava açma" sözcüğünün kullanıldığını ve açılan davada vesayet altındaki kişiyi temsilen vasinin davayı yürütmesi için ayrıca izin almasına gerek olmadığından bunun bende eklenmediğini belirtir (S. Sayısı 723, s. 151).

Yargıtay, vesayet altındaki kişi adına izin alınmadan açılan boşanma davasında bu eksikliğin yargılama sırasında giderilebilecek bir dava şartı olduğunu ve eksiklik giderilmeden esasa girilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/13303 E., 2012/10046 K., 17.04.2012). Vesayet altındaki davacının açtığı başka bir boşanma davasında da dava açma yetkisine ilişkin kararın eklenmesi için dosya geri çevrilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/8256 E., 2010/9350 K., 10.05.2010).

Aynı kural evlilik ve çocuklarla ilgili diğer davalarda da uygulanmıştır: kısıtlı kadın adına açılan tedbir nafakası davası (Yargıtay 2. HD, 2013/8753 E., 2013/21953 K., 25.09.2013), vasinin eşe karşı açtığı tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ve tedbir nafakası davası (Yargıtay 2. HD, 2025/2906 E., 2025/5146 K., 15.05.2025) ve kısıtlı baba adına vasi tarafından açılan velayetin değiştirilmesi davası (Yargıtay 2. HD, 2016/13520 E., 2016/16268 K., 20.12.2016) bu dosyalar arasındadır. Bu kararlarda vasiye izin alması için süre verilmeden hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.

Usul bakımından kanuni temsilciler, davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde izin belgelerini dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorundadır; izin belgesinin alınması için mahkemeye başvurulması gerekiyorsa ilgiliye kesin süre verilir ve süresi içinde başvurulmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m. 54). Mahkeme, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkünse bunun tamamlanması için de kesin süre verir (HMK m. 115/2).

Dava sırasında kısıtlanma ve davalı konumundaki kısıtlı

  • Dava sırasında kısıtlanma: Kararlar farklı yönlerde verilmiştir.
  • Davalı konumu: Gerekçeye göre açılan davayı yürütmek için ayrıca izin gerekmez.
  • Ortaklığın giderilmesi: Davalı kısıtlının vasisinden de izin istenmiştir.

Davacının yargılama sırasında kısıtlandığı bir dosyada Yargıtay, vasinin dava açma izni alması gerektiğini ve bunun için süre verilmesini aramıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/25696 E., 2017/4094 K., 10.04.2017). Aynı Daire'nin 2008 tarihli ve oyçokluğuyla verilmiş bir kararında ise açılmış bulunan dava sırasında davacıya vasi atanması hâlinde vasinin izin almasına gerek bulunmadığı kabul edilmişti (Yargıtay 2. HD, 2007/6508 E., 2008/4226 K., 27.03.2008).

Ortaklığın giderilmesi davalarında Yargıtay, bu davaların iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğunu belirterek davalı kısıtlının vasisinin de davanın takibi için vesayet makamından izin alması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 14. HD, 2015/7574 E., 2017/1579 K., 02.03.2017). Ortaklığın giderilmesini isteyen kısıtlının vasisine izin alması için süre verilmesi gerektiği de belirtilmiştir (Yargıtay 14. HD, 2015/1618 E., 2016/3773 K., 29.03.2016).

Feragat, kabul ve kanun yolundan feragat

  • Feragat: Dava açma izne bağlı olduğundan feragat de izne bağlıdır.
  • Temyizden feragat: İzin belgesi istenmiştir.
  • Kabul: İzinsiz kabul beyanına sonuç bağlanmamıştır.

Yargıtay, dava açmanın vesayet makamının iznine bağlı olduğunu, bu nedenle davaya son veren feragat için de izin alınması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 1. HD, 2021/4328 E., 2022/4214 K., 26.05.2022). Vasinin temyizden feragat ettiği bir dosyada da izin belgesinin sunulması için dosya iade edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/17934 E., 2009/22041 K., 21.12.2009). Kısıtlı davalıların vasilerinin davayı kabul etmek için vesayet makamından izin almadıklarını da gerekçeleri arasında gösteren bir bölge adliye mahkemesi kararı da onanmıştır (Yargıtay 1. HD, 2026/11 E., 2026/561 K., 03.02.2026).

Taşınmaz satışı ve diğer malvarlığı işlemleri

  • Taşınmaz: Alım, satım, rehin ve aynî hak kurulması izne bağlıdır.
  • Satışın şekli: Kural açık artırmadır; pazarlıkla satışa denetim makamı karar verir.
  • Diğer işler: Olağan yönetimi aşan taşınır işlemleri, yapı işleri, ödünç, kambiyo ve uzun süreli kira.

Maddenin 1. bendine göre taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması vesayet makamının iznine bağlıdır. Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde mümkündür; satış açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur, denetim makamı ise istisnaen pazarlıkla satışa karar verebilir (TMK m. 444). Yargıtay, taşınmaz satışına izin kararının denetim makamının iznine bağlı işler arasında sayılmadığını ve denetim makamının yetkisinin satışın pazarlıkla yapılıp yapılmayacağına ilişkin olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/12707 E., 2015/2670 K., 24.02.2015).

Maddenin 2. bendi, olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınırlarla birlikte diğer hak ve değerlerin alımını, satımını, devrini ve rehnedilmesini de izne bağlar; gerekçe bu ifadenin yeni eklendiğini belirtir. 3. bentte olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri, 4. bentte ödünç verme ve alma, 5. bentte kambiyo taahhüdü altına girme, 6. bentte bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri sayılmıştır. Gerekçeye göre 6. bentte "arazi" yerine "ürün" sözcüğünün kullanılmasıyla koşulları varsa taşınırların ürün kirası da kapsama alınmıştır (S. Sayısı 723, s. 151).

Aile, miras ve kişisel durumla ilgili işler

  • Mal rejimi ve miras: Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri.
  • Kişisel durum: Meslek, çıraklık, kuruma yerleştirme ve yerleşim yeri.
  • Diğer: Borç ödemeden aciz beyanı ve hayat sigortası.

Maddenin 9. bendine göre mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri vesayet makamının iznine bağlıdır. Mal rejimi sözleşmesi ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir; kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır (TMK m. 204). Gerekçe, eski metinde yalnız miras taksim sözleşmesinin izne bağlı olduğunu, miras payının devri sözleşmelerinin izinden bağışık tutulmasının haklı bir gerekçesi olamayacağı için bunların da eklendiğini belirtir (S. Sayısı 723, s. 151).

Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması (7. bent), borç ödemeden aciz beyanı (10. bent), vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması (11. bent), çıraklık sözleşmesi yapılması (12. bent) ve vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi (13. bent) de izne bağlıdır. 14. bentteki yerleşim yeri değişikliği bakımından 412. madde de vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişinin yerleşim yerini değiştiremeyeceğini ve yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetkinin yeni vesayet dairelerine geçeceğini öngörür (TMK m. 412).

Velayet altında bırakılan kısıtlı

  • Kural: Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak velayet altında bırakılır.
  • Sonuç: Bu durumda velayet hükümleri uygulanır.
  • Farklı karar: Bir boşanma davasında husumete izin için de süre verilmesi aranmıştır.

Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır (TMK m. 419). Yargıtay, kısıtlanıp velayet altında bırakılan çocuklar ve malları hakkındaki uyuşmazlıklarda velayet hükümlerinin uygulanacağını, 462 ve 463. maddelerin bu çocuklarda uygulanmayacağını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2019/6008 E., 2019/10760 K., 02.12.2019). Kanun gereği annesinin velayeti altında bırakılması gereken kısıtlı kadın için annesinin vasi olarak atandığı bir dosyada da annenin veli sıfatıyla dava açması için 462. maddenin 8. bendi uyarınca izin almasına gerek olmadığı oyçokluğuyla kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/2391 E., 2012/3170 K., 20.02.2012). Buna karşılık, kısıtlanıp babasının velayeti altına konulan kadının kendi verdiği vekaletnameyle açılan boşanma davasında Yargıtay, sonradan veli olarak atanan anneden vekaletname alınması için süre verilmesini ve ardından 462. madde uyarınca husumete izin için süre verilmesini aramıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/11607 E., 2016/1792 K., 04.02.2016).

Uygulamada

Vasi olarak vesayet altındaki kişi adına boşanma, nafaka veya velayet davası açacaksanız, önce vesayet makamından dava açma izni alın ve izin kararını dava dilekçesine ekleyin (TMK m. 462/8, HMK m. 54). İzin alınmadan açılmış bir davada, izin kararını almak için mahkemeden süre isteyin. Davadan feragat, davayı kabul veya sulh söz konusuysa ayrıca izin alın. Kısıtlıya ait taşınmazın satışı için vesayet makamından izin isteyin; satışın vesayet altındaki kişinin menfaatine olduğunu gösterin (TMK m. 444, 462).

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar, 462. madde uyarınca vasinin dava açma iznini, izin eksikliğinin giderilmesini, feragat için aranan izni, taşınmaz satışını ve velayet altında bırakılan kısıtlı hakkındaki ayrımı gösteren kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/13303 E. · 2012/10046 K.17.04.2012

Vesayet altındaki kişi adına izin alınmadan açılan boşanma davasında eksiklik giderilmeden esasa girilemez

Vesayet altındaki kadın adına, vesayet makamının izni alınmadan boşanma davası açıldı; kocanın da karşı boşanma davası vardı. Mahkeme davaları esastan karara bağladı; karar her iki dava yönünden temyiz edildi.

“Açıklanan eksiklik yargılama sırasında giderilebilir nitelikte bir dava şartıdır. Bu nedenle, dava şartına ilişkin bu eksiklik giderilmeden davanın esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 462. maddenin 8. bendini boşanma davasına uygular. Daire, vesayet altındaki davacının dava açabilmesi için vesayet makamının izninin gerekli olduğunu, iznin alınmamasının yargılama sırasında giderilebilecek bir dava şartı eksikliği olduğunu belirtmiş ve bu eksiklik giderilmeden davanın esasının incelenmesini bozma nedeni saymıştır. Kocanın reddedilen boşanma davasına ilişkin hüküm ise onanmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2013/8753 E. · 2013/21953 K.25.09.2013

Vasinin kısıtlı adına izinsiz açtığı tedbir nafakası davasında vasiye dava açma izni alması için süre verilmelidir

Kadın adına eşine karşı tedbir nafakası davası açıldı. Kadın, davadan önce kısıtlanarak vesayet altına alınmıştı; dava vasi tarafından açılmıştı, ancak vesayet makamının dava açma izni yoktu. Mahkeme nafaka davasını esastan inceleyerek kabul etti; karar koca tarafından temyiz edildi.

“Dava kanuni temsilcisi (vasisi) tarafından vesayet makamının izni (TMK.md.462/8) ile açılabilir. Dava vasi tarafından açılmakla birlikte; vasiye kısıtlı adına dava açması yönünde vesayet makamınca verilen bir izin bulunmamaktadır. Bu husus dava şartı olmakla birlikte, yargılama sırasında giderilmesi mümkün şartlardan (HMK.md.115/2) olduğundan; davacının vasisine, vesayet makamından açılan tedbir nafakası davası ile ilgili "dava açma izin kararı " (TMK.md.462/8) alıp ibraz etmek üzere süre verilmesi, dava şartı giderildiği takdirde de kadın tarafından açılan nafaka davasının esasına girilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden nafaka davasının esasının incelenip karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, dava açma izninin niteliğini ve eksikliğin nasıl giderileceğini gösterir. Daire, kısıtlının davasının vasi tarafından vesayet makamının izniyle açılabileceğini, iznin dava şartı olduğunu ve yargılama sırasında giderilebilecek şartlardan bulunduğunu belirtmiştir (HMK m. 115/2). Vasiye izin kararı alıp sunması için süre verilmeden nafaka davasının esasının incelenmesi bozma nedeni sayılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/2906 E. · 2025/5146 K.15.05.2025

Vasinin eşe karşı açtığı tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ve tedbir nafakası davasında izin şartı

Kısıtlanan kişinin vasisi, kısıtlı adına davalı eşe karşı tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ve tedbir nafakası davası açtı. Bölge adliye mahkemesinin kararı vasi ve davalı vekili tarafından temyiz edildi.

“Vasinin, vesayeti altındaki kişi adına dava açması için vesayet makamından "Dava açma izni" kararı alması zorunludur (TMK md. 462/8). Vesayet makamanın iznine tabi olan işlem, izin alınmaksızın yapılırsa, vasinin yaptığı bu muamele vesayet altındaki kişiyi bağlamaz (TMK md. 465). Vasiye, dava açma yönünde izin kararı alması için süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 462. maddenin 8. bendinin evlilik birliğinin korunmasına ilişkin davalarda da uygulandığını gösterir. Daire, vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açması için vesayet makamından dava açma izni alması gerektiğini, iznin gerektiği hâllerde izinsiz yapılan işlemin vesayet altındaki kişiyi bağlamadığını (TMK m. 465) belirtmiş; vasiye izin alması için süre verilmeden hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/25696 E. · 2017/4094 K.10.04.2017

Davacı yargılama sırasında kısıtlanırsa vasinin dava açma izni alması gerekir; bunun için süre verilmelidir

Aile mahkemesinde görülen davada davacı kadın, dava açıldıktan sonra kısıtlandı ve kendisine vasi atandı. Mahkeme davayı karara bağladı; karar davalı erkek tarafından temyiz edildi.

“Yargılama devam ederken davacı kadın kısıtlandığına göre, vasinin dava açmaya izin (TMK m.462/8) kararı alması gerekmektedir. Vasiye, dava açma yönünde izin kararı alması için süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, davanın açılmasından sonra ortaya çıkan kısıtlama hâlini ele alır. Daire, yargılama sürerken davacı kısıtlandığında vasinin 462. maddenin 8. bendi uyarınca dava açma izni alması gerektiğini ve bunun için süre verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı Daire'nin 2008 tarihli, oyçokluğuyla verilmiş bir kararında ise açılmış bulunan dava sırasında davacıya vasi atanması hâlinde vasinin izin almasına gerek bulunmadığı kabul edilmişti (Yargıtay 2. HD, 2007/6508 E., 2008/4226 K., 27.03.2008).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/441 E. · 2025/4039 K.21.04.2025

Dava açma izni dosyada yoksa izin kararı istenir; izin yoksa vasiye başvuru için kesin süre verilir

Vasi, vesayet altındaki kişi adına nüfus kaydının düzeltilmesi davası açtı. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Karar temyiz edildi.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesinin 8. fıkrası gereğince dava açılması için vesayet dairesinden izin alınması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde davacı vasisinin dava açmak için vesayet dairesinden izin aldığına ilişkin karar dosya arasında bulunmamaktadır. Bu itibarla; 1. Nüfus kaydının düzeltilmesi davası açma konusunda vesayet dairesinden alınmış bir karar varsa dosyaya eklenmesi, 2. Nüfus kaydının düzeltilmesi davası açma konusunda vesayet dairesinden alınmış bir karar yoksa eksikliğin giderilmesi için ilgiliye vesayet dairesinden karar almak için başvurmak üzere kesin süre verilmesi, a) Kesin sürede başvuru yapılmamış olması halinde veya, b) Kesin sürede başvuru yapılması halinde vesayet dairesi kararının eklenmesinden sonra, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir.”

Ne anlama geliyor? Karar, izin eksikliğinin temyiz aşamasında nasıl ele alındığını adım adım gösterir. Dosyada vasinin dava açmak için izin aldığına ilişkin karar bulunmadığından Daire, varsa izin kararının dosyaya eklenmesini, yoksa vesayet dairesine başvurması için ilgiliye kesin süre verilmesini istemiş ve dosyayı bölge adliye mahkemesine geri çevirmiştir. İzin belgesi alınması için mahkemeye başvurulması gerekiyorsa kesin süre verilmesi, HMK m. 54 hükmünün de gereğidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi2015/7574 E. · 2017/1579 K.02.03.2017

Ortaklığın giderilmesi davası iki taraflı olduğundan davalı kısıtlının vasisi de davanın takibi için izin almalıdır

Ortaklığın giderilmesi davasında davalılardan biri kısıtlanarak vesayet altına alınmış ve oğlu vasi olarak atanmıştı. Sulh hukuk mahkemesinin kararı davalılardan biri tarafından temyiz edildi.

“Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğundan vasinin 4721 sayılı TMK'nın 462/8 maddesi gereğince davanın takibi için vesayet makamından izin alması gerekirken buna ilişkin dosyada bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, vasinin sulh hukuk mahkemesinden eldeki davanın takibine dair izin ve yetki alması gerektiği”

Ne anlama geliyor? Karar, 462. maddenin 8. bendinin ortaklığın giderilmesi davalarındaki özel görünümünü gösterir. Gerekçe, açılan davada vesayet altındaki kişiyi temsilen vasinin davayı yürütmesi için ayrıca izin almasına gerek olmadığını belirtir (S. Sayısı 723, s. 151). Daire ise ortaklığın giderilmesi davalarının iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğunu belirterek davalı kısıtlının vasisinin davanın takibi için vesayet makamından izin alması gerektiğini kabul etmiş ve dosyayı bu eksikliğin giderilmesi için iade etmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi2021/4328 E. · 2022/4214 K.26.05.2022

Dava açma izne bağlı olduğundan vasinin davadan feragati için de vesayet makamının izni gerekir

Tapu iptali ve tescil davasında müdahil olan kişi kısıtlanmış ve eşi vasi olarak atanmıştı. Vasi, kısıtlının davasından feragat etti; mahkeme bu nedenle kısıtlının davasını reddetti. Karar vasi tarafından temyiz edildi.

“Ne var ki; TMK'nın 462/8. maddesi uyarınca dava açmak vesayet makamının iznine bağlı olduğuna göre, davaya son veren feragat için de vesayet makamından izin alınması gerektiğinde kuşku bulunmamalıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 462. maddenin 8. bendini davaya son veren usul işlemlerine uygular. Daire, dava açma vesayet makamının iznine bağlı olduğuna göre feragat için de izin alınması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Kararda ayrıca vasi aldatıldığını ileri sürdüğüne göre feragatin iptalinin istenebileceği ve bunun ön mesele olarak incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2008/17934 E. · 2009/22041 K.21.12.2009

Vasinin temyizden feragati için vesayet makamının izni gerekir

Mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin davada verilen karar temyiz edildi. Temyiz incelemesi sırasında davacının vasisi, dilekçesiyle temyizden feragat etti.

“Türk Medeni Kanununun 462/8.maddesi gereği temyizden feragat için vesayet makamının izni gereklidir. Vasinin vesayet makamının iznini içerir belge ibrazı amacıyla dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, izin şartının kanun yolu aşamasındaki feragat beyanını da kapsadığını gösterir. Daire, temyizden feragat için vesayet makamının izninin gerektiğini belirterek izin belgesinin sunulması amacıyla dosyayı mahkemesine iade etmiştir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2014/12707 E. · 2015/2670 K.24.02.2015

Taşınmaz satışına vesayet makamı izin verir; denetim makamının yetkisi satışın pazarlıkla yapılıp yapılmayacağına ilişkindir

Vasi, kısıtlıya ait bir taşınmazın satışı için izin istedi. Vesayet makamı izni verdi ve pazarlıkla satış konusunda karar verilmesi için dosyayı denetim makamına gönderdi. Denetim makamı, satışın kısıtlının menfaatine olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle onay istemini reddederek satış iznini bozdu; karar vasi vekilince temyiz edildi.

“Bu hukuki düzenlemeler karşısında; denetim makamının yetkisinin vesayet makamının satış kararı vermesi halinde bunun pazarlıkla satış şeklinde olup olmayacağına ilişkin olup yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, mahkemece, davacı vasiden delilleri sorulup gösterdiği taktirde toplanarak ve gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak bilirkişiden rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre pazarlıkla satış konusunda bir karar verilmesi yerine, taşınmazın satışına izin verilmesi kararının onay talebinin reddine, satışa izin verilmesine dair kararın bozulmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 462. maddenin 1. bendi ile TMK m. 444 arasındaki görev paylaşımını gösterir. Taşınmazların satışı vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde mümkündür; satış açık artırmayla yapılır, denetim makamı ise istisnaen pazarlıkla satışa karar verebilir. Daire, taşınmaz satışına izin kararının 463. maddede denetim makamının iznine bağlı işler arasında sayılmadığını belirterek denetim makamının pazarlıkla satış konusunda delil toplayıp karar vermesi gerektiğini kabul etmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2019/6008 E. · 2019/10760 K.02.12.2019

Kısıtlanıp velayet altında bırakılan ergin çocuk hakkında 462 ve 463. maddeler uygulanmaz

Kısıtlanan ergin çocuk velayet altında bırakılmıştı. Veli, kısıtlı adına ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmasına izin verilmesini istedi; aile mahkemesi istemi reddetti. Karar temyiz edildi.

“Kısıtlanıp velayet altında bırakılmasına karar verilen çocuklar ve bunların malları hakkındaki uyuşmazlıklarda velayet hükümleri uygulanacak olup, TMK'nin 462 ve 463. maddelerinin velayet altındaki çocuklarda uygulanması sözkonusu değildir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 462. maddenin uygulama alanını sınırlar. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır (TMK m. 419). Daire, bu durumdaki çocuklar ve malları hakkında velayet hükümlerinin uygulanacağını, velinin kısıtlı adına ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmak için mahkemeden izin almasına gerek olmadığını belirtmiş; istemin reddini sonuç itibarıyla doğru bularak hükmü gerekçesini değiştirip düzelterek onamıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 462- Yürürlükteki Kanunun 405 inci maddesini karşılamaktadır. Ancak (2) numaralı bende “diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi” ifadesi eklenmiştir. (3) numaralı benddeki “Alelade idare ihtiyaçları haricinde inşaat” yerine “olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri” deyimi kullanılmıştır. Maddenin (6) numaralı bendindeki “bir yıl veya daha uzun süreli ürün ...” hükmündeki ürün kirası, yürürlükteki maddede “arazi kirası” olarak geçmektedir. Bu değişiklikle “arazi” sözcüğü yerine “ürün” sözcüğü kullanılmıştır. Böylece buraya sadece bir yıl veya daha uzun süreli taşınmazların değil, koşulları varsa taşınırların da ürün kirası dahil edilmiştir. Maddenin (8) numaralı bendindeki “husumet” sözcüğü yerine “dava açma” sözcüğü kullanılmıştır. Açılan davada vesayet altındaki kişiyi temsilen vasinin davayı yürütmesi için ayrıca vesayet makamından izin almasına gerek olmadığından buraya eklenmesine gerek duyulmamıştır. Yürürlükteki maddenin (9) numaralı bendinde, sadece miras taksim sözleşmesi izne tâbi tutulmuşken, yeni düzenlemede bu hükme ayrıca “miras payının devri sözleşmeleri”de dahil edilmiştir. Zira miras taksim sözleşmesi yeni deyimiyle “paylaşma sözleşmesi” kadar önemli olan, vesayet altındaki kişinin miras payının devri sözleşmelerinin, vesayet makamının izninden bağışık tutulmasının haklı bir gerekçesi olamaz.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 151

Tasarının 462. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 472).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 405. maddeydi; madde "İzin" başlığı altında "Sulh mahkemesi tarafından" kenar başlığını taşıyordu.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 405 (mülga)

Aşağıdaki hususlarda sulh mahkemesinin izni lazımdır: 1 – Gayrimenkulün alım satımı ve terhini ve sair ayni bir hak tesisi. 2 – Alelade işletme ve idare ihtiyaçları haricinde menkulatın alım satımı. 3 – Alelade idare ihtiyaçları haricinde inşaat. 4 – Ödünç verme ve alma. 5 – Kambiyo taahhütleri altına girmek. 6 – Bir seneden fazla müddetle arazi ve üç seneden veya ondan fazla müddetle akar icar ve isticarı. 7 – Vesayet altında bulunan kimsenin bir sanat veya meslek ile iştigaline müsaade. 8 – Vasi tarafından heman yapılması lazımgelen muvakkat tedbirler müstesna olmak üzere husumet, sulh, tahkim ve konkordato akdi. 9 – Evlenme mukavelesi akdi ve miras taksimi. 10 – Borç ödemekten aciz beyanı. 11 – Vesayet altında bulunan kimsenin hayatı üzerine sigorta akdi. 12 – Çıraklık mukavelesi akdi. 13 – Vesayet altındaki kimsenin bir terbiye veya muavenet müessesesine konulması. 14 – Vesayet altında bulunan kimseye yeni bir ikametgah ittihazı.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 4054721 sayılı Kanun m. 462
İzin verenSulh mahkemesiVesayet makamı
Taşınır işlemleriOlağan ihtiyaçlar dışında taşınırların alım satımıOlağan ihtiyaçlar dışında taşınır ve diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi
YapıOlağan ihtiyaçlar dışında inşaatOlağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri
KiraBir yıldan fazla arazi, üç yıl veya daha fazla taşınmaz kirasıBir yıl veya daha uzun ürün, üç yıl veya daha uzun taşınmaz kirası
DavaHusumet, sulh, tahkim ve konkordatoDava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato
Aile ve mirasEvlenme mukavelesi ve miras taksimiMal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri
KurumTerbiye veya yardım kurumuna konulmaEğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirme
Yerleşim yeriYeni bir ikametgah edinilmesiYerleşim yerinin değiştirilmesi

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 462. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Vasinin dava açma izni, kısıtlı adına boşanma veya nafaka davası, vesayet altındaki bir yakınınızla ilgili işlemler ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 462 ne diyor?

Vasinin vesayet makamının izni olmadan yapamayacağı on dört işi sayar; taşınmaz alım ve satımı, ödünç, uzun süreli kira, dava açma, sulh ve tahkim, mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve yerleşim yerinin değiştirilmesi bunlar arasındadır.

Kısıtlı adına boşanma davası açmak için izin gerekir mi?

Evet; vesayet altındaki kişi adına dava açılması vesayet makamının iznine bağlıdır ve izin alınmadan açılan bir boşanma davasında eksiklik giderilmeden esasa girilemeyeceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/13303 E., 2012/10046 K., 17.04.2012).

İzin alınmadan dava açılırsa ne olur?

Eksiklik yargılama sırasında giderilebilecek bir dava şartı sayılmış ve vasiye izin alması için süre verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/8753 E., 2013/21953 K., 25.09.2013).

Dava sırasında taraf kısıtlanırsa izin gerekir mi?

2017 tarihli bir kararda vasinin izin alması için süre verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/25696 E., 2017/4094 K., 10.04.2017); 2008 tarihli bir kararda ise bu durumda izin gerekmediği kabul edilmişti (Yargıtay 2. HD, 2007/6508 E., 2008/4226 K., 27.03.2008).

Vasi davadan feragat edebilir mi?

Feragat için de vesayet makamının izni gerekir (Yargıtay 1. HD, 2021/4328 E., 2022/4214 K., 26.05.2022).

Kısıtlının taşınmazı nasıl satılır?

Vesayet makamının izniyle ve vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde açık artırmayla; denetim makamı istisnaen pazarlıkla satışa karar verebilir (TMK m. 444, 462).

Vesayet altındaki kişinin yerleşim yeri değiştirilebilir mi?

Vesayet makamının izniyle (TMK m. 412, 462).

Velayet altında bırakılan kısıtlı için de izin gerekir mi?

Bir kararda 462 ve 463. maddelerin kısıtlanıp velayet altında bırakılan çocuklarda uygulanmayacağı belirtilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2019/6008 E., 2019/10760 K., 02.12.2019); velayet altındaki kısıtlı kadının açtığı bir boşanma davasında ise husumete izin için süre verilmesi aranmıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/11607 E., 2016/1792 K., 04.02.2016).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 405. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp