TMK 407, ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanmasını düzenler. 2024'te yeniden yazılan maddeye göre kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezası için ceza infaz kurumunda bulunan ergin ise isteği olmasa da kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülürse kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam infaza başlandığını vesayet makamına bildirir; vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler. Maddenin ilk metnindeki, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olan her erginin kısıtlanması kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir (AYM, E. 2022/105, K. 2023/54, 22.03.2023).
- Kesinleşmiş hapis cezası
- Hakkında artık kanun yoluna başvurulamayan hapis cezası.
- Ceza infaz kurumu
- Hapis cezasının yerine getirildiği kurum.
- Kısıtlama
- Ergin bir kişinin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması ve kendisine vasi atanması.
- Kayyım
- Belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanan kişi (TMK m. 403).
- Vesayet makamı
- Sulh hukuk mahkemesi (TMK m. 397).
TMK 407 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İstek üzerine | Ceza infaz kurumundaki ergin hükümlü isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır | TMK m. 407/1 |
| İstek olmadan | Toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında, kişiliğin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülürse kısıtlanabilir | TMK m. 407/2 |
| Bildirim | Cezayı yerine getirmekle görevli makam infaza başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir | TMK m. 407/2 |
| Dinleme | Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler | TMK m. 407/3 |
| Kayyımlık | Kayyımlığa ilişkin hükümler niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır | TMK m. 407/4 |
| Sona erme | Hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle vesayet kendiliğinden kalkar | TMK m. 471 |
| Değişiklik | Madde yeniden yazıldı | 7499 s. K. m. 5, RG 12.03.2024 |
| Kaynak | 743 m. 357 | Gerekçe, s. 140 |
TBMM gerekçesine göre maddenin ilk metni eski Kanun'un 357. maddesini karşılıyordu ve hüküm değişikliği yoktu. 2024 değişikliğinin gerekçesi ise, maddenin ilk metnini iptal eden kararı (AYM, E. 2022/105, K. 2023/54, 22.03.2023) anarak ceza infaz kurumunda bulunma hâlinin doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarıldığını, ergin kişilerin fiil ehliyetinden hareketle iradelerinin ön plana çıkarıldığını ve hükümlünün kısıtlanmasının esas olarak kendi isteğine bırakıldığını belirtir. Toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında ise kısıtlama kişiliğin veya malvarlığının korunması ölçütüne bağlanmış ve vesayet makamına takdir hakkı verilmiştir (TBMM S. Sayısı 109, s. 10-11).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, 12.03.2024'ten bu yana hapis cezasının kendiliğinden bir kısıtlama sebebi olmamasıdır; hükümlünün isteği esastır ve kısıtlama yerine kayyım da istenebilir. İkinci nokta, toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında bile kısıtlamanın ancak kişiliğin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde verilebilmesidir. Üçüncü nokta, vesayet makamının her iki durumda da karar vermeden önce hükümlüyü dinlemesi gerektiğidir. Maddenin ilk metnine göre kısıtlanmış hükümlülerin vesayeti ise hapis hâli sürerken 471. maddedeki koşullarla sona erdirilebilir (TMK m. 471).
İstek üzerine kısıtlama veya kayyım
- Kapsam: Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin.
- İstek: Kısıtlama veya kayyım atanması hükümlünün isteğine bağlıdır.
- Seçenek: Vasi yerine belirli işler veya malvarlığının yönetimi için kayyım atanabilir.
Birinci fıkra üç koşul arar: kişi ergin olmalı, hakkındaki hapis cezası kesinleşmiş olmalı ve bu cezanın infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunmalıdır. Bu koşullar varsa hükümlü, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Kısıtlama hâlinde hükümlüye bir vasi atanır; vasi, kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korur ve onu hukuki işlemlerde temsil eder. Kayyım ise belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır (TMK m. 403).
2024 değişikliğinin gerekçesi, ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradelerinin ön plana çıkarıldığını ve hükümlünün kısıtlanmasının esas olarak kendi isteğine bırakıldığını belirtir (TBMM S. Sayısı 109, s. 10). Vasi atanırken haklı sebepler engel olmadıkça hükümlünün eşi veya yakın hısımlarından biri, vasilik koşullarına sahip olmak kaydıyla öncelikle atanır (TMK m. 414).
Toplam beş yıl ve üzeri hapis cezası
- Eşik: Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezası.
- Ölçüt: Kişiliğin veya malvarlığının korunması bakımından gereklilik.
- Takdir: Kısıtlama zorunlu değildir; vesayet makamı karar verir.
İkinci fıkra, toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin için ayrı bir kural koyar: bu kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Metin "kısıtlanır" yerine "kısıtlanabilir" ifadesini kullanır; gerekçeye göre bu durumda vesayet makamına takdir hakkı verilmiştir (TBMM S. Sayısı 109, s. 10). Beş yıllık eşik tek bir cezaya değil, infazı için ceza infaz kurumunda bulunulan hapis cezalarının toplamına bağlanmıştır.
Maddenin ilk metninde süre bir yıldı ve kısıtlama kendiliğinden bir sonuçtu. Anayasa Mahkemesi, hükümlünün gerçekten korunmasını gerektiren durumların araştırılıp ancak böyle bir durum varsa vesayet kararı verilmesi konusunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamasını ve daha hafif koruma önlemlerine imkân verilmemesini, sınırlamanın gerekli olmadığını gösteren bir durum olarak değerlendirmiştir (AYM, E. 2022/105, K. 2023/54, 22.03.2023, § 32). Yeni metin bu nedenle istek olmadan verilecek kısıtlamayı somut bir koruma ihtiyacına bağlar.
Bildirim ve hükümlünün dinlenmesi
- Bildirim: Cezayı yerine getirmekle görevli makam infaza başlandığını derhâl bildirir.
- Dinleme: Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
- Kapsam: Dinleme, birinci ve ikinci fıkraya göre verilecek kararlar için geçerlidir.
İkinci fıkranın son cümlesine göre cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir. Gerekçe, toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında bu bildirimin, hükümlünün vasi atanmasına ilişkin isteği bulunmasa dahi yapılacağını belirtir (TBMM S. Sayısı 109, s. 11). Üçüncü fıkraya göre vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler; gerekçe bu dinlemenin birinci veya ikinci fıkra uyarınca verilecek kararlar için geçerli olduğunu açıklar.
Maddenin ilk metninde bildirim, hükümlüye vasi atanmak üzere yapılıyordu ve hükümlünün dinlenmesine ilişkin bir kural yoktu. Anayasa Mahkemesinin açıkladığı üzere eski düzende mahkemenin, hükümlünün kendi işlerini görecek durumda olup olmadığını araştırmasına gerek görülmüyordu (AYM, E. 2022/105, K. 2023/54, 22.03.2023, § 9).
Kayyımlık hükümlerinin uygulanması
- Atıf: Kayyımlığa ilişkin hükümler niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
- Kayyım türleri: Temsil, yönetim ve istek üzerine kayyımlık.
- Usul: Vasi atanmasına ilişkin usul kuralları kayyım atanmasında da uygulanır.
Son fıkra, bu madde için kanunun kayyımlığa ilişkin hükümlerinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağını belirtir. Kayyımlık hâlleri, temsil kayyımlığı (TMK m. 426), yönetim kayyımlığı (TMK m. 427) ve istek üzerine kayyımlık (TMK m. 428) olarak düzenlenmiştir. Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar kayyım atanmasında da uygulanır; kayyım atanmasına ilişkin karar ise ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilan olunur (TMK m. 431).
Anayasa Mahkemesi, yasal danışmanlık ve kayyımlığı vesayete göre kişinin ehliyetini daha az sınırlayan ve daha dar koruma sağlayan önlemler olarak anmıştır (AYM, E. 2022/105, K. 2023/54, 22.03.2023, § 32). Yeni metin, kayyımı birinci fıkrada kısıtlamanın yanında bir seçenek olarak saymıştır.
Vesayetin sona ermesi
- Kendiliğinden: Hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle.
- Beş yıldan az: Hapis sürerken kişinin istemiyle.
- Beş yıl ve üzeri: Talep üzerine, koruma sebebi ortadan kalkınca.
Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Hapis hâli sürerken vesayet, toplam beş yıldan az hapis cezasının infazına bağlı kısıtlamalarda kişinin istemiyle; toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasına bağlı kısıtlamalarda ise kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması hâlinde sona erdirilebilir (TMK m. 471).
Yargıtay, 7499 sayılı Kanun değişikliğinden sonra isteği üzerine kısıtlılığına son verilen hükümlünün dava tarihinde dava takip ehliyeti bulunduğunu ve ceza infaz kurumunda kendisine yapılan tebligatların geçerli olduğunu kabul eden kararı onamıştır (Yargıtay 3. HD, 2026/223 E., 2026/2553 K., 29.04.2026).
Kısıtlı hükümlünün davaları ve işlemleri
- Temsil: Kısıtlı hükümlüyü hukuki işlemlerde vasi temsil eder.
- İzin: Dava açma ve kambiyo taahhüdü vesayet makamının iznine bağlıdır.
- Tebligat: Kısıtlılık sürüyorsa tebligat vasiye yapılır.
Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı, yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez (TMK m. 16). Dava açma, sulh olma ve kambiyo taahhüdü altına girme vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462). Yargıtay, hükümlülük sebebiyle kısıtlı kişi adına vasinin açtığı davada husumete izin aranacağını, kısıtlılık sona ermişse davanın izin gerekmeden kısıtlı tarafından takip edilebileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2024/766 E., 2025/751 K., 26.11.2025).
Kısıtlılığın sürdüğü davalarda kararların ve kanun yolu dilekçelerinin vasiye tebliği gerekir. Yargıtay, hükümlü davalılara vasi atanıp atanmadığının ve hapis hâllerinin devam edip etmediğinin araştırılmasını istemiş (Yargıtay 4. HD, 2022/3327 E., 2025/8513 K., 26.05.2025); kısıtlı hükümlünün kendi yaptığı temyiz başvurusu için vasilere icazet ihtarlı tebligat yapılması amacıyla dosyayı geri çevirmiştir (Yargıtay HGK, 2025/536 E., 2025/918 K., 25.12.2025).
Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez (TMK m. 410). Hükümlülük sebebiyle kısıtlanan bir şirket yetkilisinin katıldığı işlemlerde kısıtlılığın süresinin ve ilan edilip edilmediğinin belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 11. HD, 2024/1176 E., 2025/305 K., 21.01.2025).
Görevli ve yetkili mahkeme
- Görevli: Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi.
- Yetkili: Hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yeri.
- Yerleşim yeri değişikliği: Vesayet makamının iznine bağlıdır.
Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 397); vesayet işlerinde yetki kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m. 411). Yargıtay, 407. madde uyarınca kayyım atanması isteminde nüfus kaydında ceza infaz kurumunun adresi görünse de hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir (Yargıtay 5. HD, 2024/6163 E., 2024/10388 K., 23.12.2024). Aynı ölçüt, dilekçesinde açık olmayan bir yurt dışı adresi bildiren kısıtlı adayı için de uygulanmıştır (Yargıtay 5. HD, 2026/3099 E., 2026/4700 K., 23.03.2026).
Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez; yerleşim yeri değişirse yetki yeni vesayet dairelerine geçer (TMK m. 412). İzin kararı bulunmadığında vesayet dosyasının kısıtlamayı veren mahkemede kaldığı kabul edilmiştir (Yargıtay 5. HD, 2024/6513 E., 2024/8471 K., 26.09.2024).
Ceza infaz kurumunda bulunan eşiniz veya yakınınız için vasi ya da kayyım düşünüyorsanız, 12.03.2024'ten bu yana hükümlünün isteğinin esas olduğunu göz önünde tutun; hükümlü kısıtlanma yerine belirli işleri veya malvarlığının yönetimi için kayyım atanmasını da isteyebilir. Hükümlü eşinizle bir dava açacaksanız, dava tarihinde eşinizin kısıtlı olup olmadığını ve vasisini öğrenin; tebligatın ve kanun yolu işlemlerinin kime yapılacağı buna göre belirlenir. Maddenin ilk metnine göre kısıtlanmış bir hükümlüyseniz, hapis hâliniz sürse de vesayetin sona erdirilmesini isteyebilirsiniz (TMK m. 471).
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlardan biri maddenin ilk metnini iptal eden norm denetimi kararı, diğerleri hükümlülerin kısıtlanması, kısıtlı hükümlünün temsili ve vesayet işlerinde yetkiye ilişkin kararlardır; bir kısmı ilk metin döneminde verilmiş kısıtlama kararlarının sonuçlarını değerlendirir. Toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında aranan gereklilik ölçütünü doğrudan yorumlayan bir karara bu sayfa hazırlanırken rastlanmamıştır; aynı gerekçeyi tekrarlayan yetki kararlarına ayrıca yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Bir yıl veya daha uzun hapis cezasına mahkûm olan her erginin kendiliğinden kısıtlanması, özel hayata saygı ve mülkiyet haklarına gereksiz bir sınırlamadır
Hükümlüye vasi atanması istemiyle açılan davada bir sulh hukuk mahkemesi, maddenin ilk metnindeki, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her erginin kısıtlanmasını öngören kuralın ve 471. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek iptallerini istedi.
“Bu bağlamda kuralla hükümlünün gerçekten korunmasını gerektiren durumların bulunup bulunmadığının araştırılıp ancak böyle bir durumun varlığı hâlinde vesayet kararı verilmesi hususunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamakta ya da ihtiyaçları dikkate alınarak hükümlünün ergin ve ayırt etme gücünün bulunması nedeniyle vesayete göre kişinin ehliyetini daha az sınırlayan ve daha dar koruma sağlayan yasal danışmanlık ve kayyımlık atamasına imkân sağlanmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 407. maddenin bugünkü metninin sebebidir. Mahkeme, kuralın hükümlünün kişisel gözetimini ve malvarlığının korunmasını amaçladığını ve bu yönüyle meşru bir amacı bulunduğunu kabul etmiş; ancak ayırt etme gücüne sahip hükümlülere, kendi işlerini görebilecek durumda olup olmadıkları değerlendirilmeden zorunlu olarak vasi atanmasının bu amaç bakımından gerekli olmadığını belirtmiştir. Birinci fıkra Anayasa'nın 13, 20 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak oybirliğiyle iptal edilmiş; ikinci fıkra ve 471. madde de uygulanma imkânı kalmadığı için iptal edilmiştir. İptal hükümleri kararın 23.06.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti; kanun koyucu bu süre dolmadan maddeyi 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlemiştir (TMK m. 471).
Kısıtlı hükümlünün kendi yaptığı temyiz başvurusu için vasilere, icazet verip vermeyeceklerini bildirmeleri amacıyla ihtarlı tebligat yapılmalıdır
Hapis cezasının infazı sırasında kısıtlanmış ve birden fazla vasisi bulunan davacı, açtığı davada verilen ek kararı ceza infaz kurumundan kendisi temyiz etti. Ek karar vasilere değil davacının kendisine ceza infaz kurumu aracılığıyla tebliğ edilmişti.
“davacının cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu ve kısıtlı olduğu, birden fazla vasisinin mevcut olduğu anlaşılmakla vesayet kararı da celbedilerek davacının vasisine veya vasilerine"kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği" açıklama ve ihtaratı içerir biçimde tebligat çıkarıldıktan sonra sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, kısıtlı hükümlünün kendi başına yaptığı usul işlemlerinin geçerliliğini 451. madde üzerinden değerlendirir. Kurul, 407. maddenin yürürlükteki metnini aktarmış ve ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebileceğini hatırlatmıştır. Vesayet kararının getirtilmesi ve vasilere, kısıtlının temyizine icazet verip vermeyeceklerini bildirmeleri için ihtarlı tebligat yapılması amacıyla dosya geri çevrilmiştir. Kısıtlılığın sürdüğü bir hükümlüye ilişkin davada tebligat ve kanun yolu işlemleri bu yüzden vasiyi de kapsayacak biçimde yürütülmelidir (TMK m. 451).
Hükümlülük sebebiyle kısıtlı kişi adına vasinin açtığı davada husumete izin aranır; kısıtlılık sona ermişse dava izin gerekmeden kısıtlı tarafından takip edilir
Hapis cezasına mahkûmiyeti sebebiyle kısıtlanan davacı adına vasisi vasiyetnamenin iptali davası açtı. Dosyada vesayet makamından alınmış bir husumete izin kararı bulunmuyordu ve davacının kısıtlılığının devam edip etmediği anlaşılamıyordu.
“Bu düzenlemeye göre hükümlülükten dolayı vesayet altına alınan davacı ...'ın hâlen hapis hâlinin devam edip etmediğinin Sulh Hukuk Mahkemesinden ve Cumhuriyet Başsavcılığından sorularak tespiti gerekmektedir. Davacının kısıtlılık hâli sona ermiş ise dava (fiil) ehliyetini kazanan kısıtlı tarafından takip edilebileceğinden husumete izin alınmasına artık gerek yoktur.”
Ne anlama geliyor? Karar, ilk metin döneminde kısıtlanan hükümlüler adına açılan davalarda iki noktayı birlikte gösterir. Kurul, vasinin kısıtlı adına dava açabilmesi için vesayet makamından izin alması gerektiğini ve dava şartına ilişkin bu eksikliğin giderilebileceğini belirtmiştir. Hükümlülük sebebiyle vesayet altına alınan davacının hapis hâlinin sürüp sürmediğinin vesayet makamından ve Cumhuriyet başsavcılığından sorulması gerektiği; kısıtlılık sona ermişse fiil ehliyetini kazanan kişinin davayı izin gerekmeden kendisinin takip edebileceği açıklanmıştır (TMK m. 462).
7499 sayılı Kanun'dan sonra isteğiyle kısıtlılığına son verilen hükümlü, davayı vasi olmadan açıp takip edebilir; ceza infaz kurumunda kendisine yapılan tebligat geçerlidir
Ceza infaz kurumunda bulunan davacının ilk metne göre verilmiş kısıtlılığı, 7499 sayılı Kanun değişikliğinden sonra kendi isteği üzerine sona erdirilmiş ve vasisinin görevine son verilmişti. Davacı bundan sonra tazminat davası açtı; ön inceleme duruşmasına katılmayınca dosya işlemden kaldırıldı ve üç ay içinde yenilenmediği için dava açılmamış sayıldı.
“Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dava tarihi itibariyle davayı takip ehliyeti bulunan davacıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen ön inceleme duruşmasına katılmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasında ve bu durum usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen üç ay içinde dosyayı yenilememesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre,”
Ne anlama geliyor? Karar, 2024 değişikliğinin hükümlülerin dava ehliyetine etkisini gösterir. İstinaf aşamasında, 7499 sayılı Kanun uyarınca davacının kısıtlılığına son verildiği, dava tarihinde vasisinin bulunmadığı ve davayı vasisi olmadan açıp yürütebileceği kabul edilmiştir. Daire bu gerekçeyi benimseyerek dava tarihinde dava takip ehliyeti bulunan davacıya ceza infaz kurumunda yapılan tebligatların geçerli olduğunu kabul etmiş ve kararı onamıştır. Hapis hâli sürerken vesayetin hangi koşullarla sona erdirilebileceği 471. maddede düzenlenmiştir (TMK m. 471).
Hükümlü davalılara vasi atanıp atanmadığı ve hapis hâllerinin sürüp sürmediği araştırılmadan kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği tamamlanmış sayılmaz
Bir hukuk davasında davalılar hakkında kesinleşmiş hapis cezaları bulunuyordu. Bölge adliye mahkemesi kararı ve karşı tarafın temyiz dilekçesi davalılara ceza infaz kurumu aracılığıyla tebliğ edilmişti; davalılara vasi atanıp atanmadığı ise belirlenmemişti.
“Bu itibarla davalılara TMK'ın 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği ve aynı Kanun'un 471. maddesindeki "Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesi ile kendiliğinden ortadan kalkar" hükmü uyarınca davalıların hapis halinin devam edip etmediği araştırılmalı, hapis halinin devam ettiğinin belirlenmesi durumunda gerekçeli kararın ve davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin vasiye tebliği sağlanmalı, hapis halinin son bulduğunun anlaşılması halinde ise gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde davalılara tebliği yapılarak temyiz süresi beklenmek suretiyle belirtilen usuli işlemler tamamlandıktan sonra ve davacılar vekilinin temyiz istemi bulunduğundan her halükarda temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, ilk metin ile yeni metnin birlikte gözetildiği geçiş döneminde tebligatın nasıl yapılacağını gösterir. Daire, maddenin ilk metnini ve 12.03.2024'te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla yapılan değişikliği birlikte aktarmış; davalılara vasi atanıp atanmadığının ve hapis hâllerinin devam edip etmediğinin araştırılmasını istemiştir. Hapis hâli devam ediyorsa gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi vasiye, sona ermişse davalıların kendisine usulüne uygun biçimde tebliğ edilmelidir (TMK m. 471).
Hükümlülük sebebiyle kısıtlanan şirket yetkilisinin katıldığı işlemlerin geçerliliği için kısıtlılığın süresi ve ilan edilip edilmediği belirlenmelidir
Alacak davasında davalı şirketin yetkilisi, hükümlü olduğu için 407. madde uyarınca kısıtlanmıştı. İnfazın ertelendiği dönemde kısıtlılık hâlinin ortadan kalktığı ve hükümlülük sona erince vesayetin son bulduğu mahkeme kararlarıyla tespit edilmişti. Davacı, şirket yetkilisinin imzaladığı bir sulh sözleşmesine dayandı.
“Yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı gözetilerek, davalı şirket yetkilisi ...'ın kısıtlılık halinin süresi, kısıtlılık kararının ilan edilip edilmediğinin tespiti ile kısıtlının katıldığı hukuki işlemlerin sıhhatinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkemece hatalı değerlendirme ile sonuca varılması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, kısıtlılığın zaman bakımından sınırlarını gösterir. Daire, dosyadaki kararlara göre infazın ertelendiği dönemde hapis hâli geçici olarak ortadan kalktığından kısıtlılık hâlinin de bu dönemde kalktığının tespit edildiğini, vesayetin hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden son bulduğunu ve kısıtlamanın iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemediğini hatırlatmıştır. Yönetim kurulu üyesinin ehliyeti kısıtlanınca üyeliğinin kendiliğinden sona ereceğini düzenleyen ticaret hukuku hükmü de anılarak, kısıtlılığın süresi ve ilanı belirlenmeden verilen karar bozulmuştur (TMK m. 410).
Vesayet altındaki hükümlünün düzenlediği bono için fiil ehliyeti re'sen gözetilir; kambiyo taahhüdü altına girmek vesayet makamının iznine bağlıdır
Davacı, icra takibine konu bononun düzenlendiği tarihte cezaevinde bulunduğunu ve imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istedi. Davacı, bononun düzenlenmesinden önce 407. madde uyarınca vesayet altına alınmıştı ve senette lehtar olarak vasisi görünüyordu.
“Yukarıda özetlenen kanuni düzenlemeler doğrultusunda somut olaya gelindiğinde; Sulh Hukuk Mahkemesinin sözü edilen kararı ile 20.07.2017 tarihinde borçlunun vesayet altına alındığı ve takip dayanağı bononun bundan sonra 20.01.2018 tarihinde tanzim edildiği, ayrıca senette lehtar olan kişinin davacının vasisi ... .... olduğu hususları dikkate alındığında Türk Medeni Kanunu'nun 14,16, 407 ve 462/5. maddeleri değerlendirilerek davanın bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile denetlenemeyen Jandarma Kriminal raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.”
Ne anlama geliyor? Karar, vesayet altına alınan hükümlünün kambiyo işlemlerine etkisini gösterir. Daire, hukuki işlemlerde tarafların fiil ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve re'sen gözetilmesi gerektiğini belirtmiş; kısıtlıların yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremeyeceklerini ve kambiyo taahhüdü altına girmenin ayrıca vesayet makamının iznine bağlı olduğunu hatırlatmıştır. Bononun vesayet kararından sonra düzenlendiği ve lehtarın vasi olduğu gözetilerek, imza incelemesine dayanan gerekçe düzeltilmiş ve davanın kabulü bu gerekçeyle onanmıştır (TMK m. 462).
Hükümlüye kayyım atanması isteminde, nüfus kaydında ceza infaz kurumunun adresi görünse de hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yeri esas alınır
Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye 407. madde uyarınca kayyım atanması istendi. Nüfus kaydında yerleşim yeri olarak ceza infaz kurumunun adresi görünüyordu; üç ayrı sulh hukuk mahkemesi yetkisizlik kararı verdi.
“Eskişehir 1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 08.03.2024 tarihli yazısının ekinde bulunan tutanağa göre hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yeri adresini Seyitgazi/Eskişehir olarak beyan ettiği anlaşıldığından uyuşmazlığın Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, yeni metne göre açılan kayyım istemlerinde yetkinin belirlenmesini gösterir. Daire, yerleşim yerinin bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olduğunu hatırlatmış ve 407. maddenin bütün fıkralarını aktarmıştır. Nüfus kaydında ceza infaz kurumunun adresi görünmesine karşın, hükümlünün kurumda alınan beyanına göre cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (TMK m. 411).
Hükümlü vasi atanması dilekçesinde açık olmayan bir yurt dışı adresi bildirmişse, cezaevine girmeden önceki son yerleşim yeri esas alınır
Ceza infaz kurumunda bulunan kısıtlı adayına 407. madde uyarınca vasi atanması istendi. Kısıtlı adayı dilekçesinde adres olarak açık olmayan bir yurt dışı adresi bildirmişti; nüfus kaydındaki adresin ve ceza infaz kurumunun bulunduğu yerdeki mahkemeler yetkisizlik kararı verdi.
“Dosya kapsamından, hükümlünün cezaevine girmeden önceki yerleşim yeri adresinin Tarsus/Mersin olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Tarsus 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, hükümlülere ilişkin vesayet istemlerinde yetkinin ceza infaz kurumunun bulunduğu yere göre değil, cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerine göre belirlendiğini gösterir. Daire, yerleşim yerinin sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olduğunu ve vesayet işlerinde yetkinin kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine ait bulunduğunu hatırlatmıştır. Kolluk araştırmasında kısıtlı adayının kaldığı cezaevi dışında o ilçeyle ilgisinin bulunmadığı anlaşılan ve yurt dışı adresi açık olmayan dosyada, cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki mahkeme yargı yeri olarak belirlenmiştir (TMK m. 411).
Vesayet makamının izni olmadıkça kısıtlı hükümlünün yerleşim yeri değişmez; vesayet dosyası kısıtlamayı veren mahkemede kalır
Hükümlü, 407. madde uyarınca kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmıştı. Vasi, kısıtlının denetimli serbestlikten yararlanarak başka bir ilçede oturduğunu belirterek dosyanın oraya gönderilmesini ve kısıtlılığın kaldırılmasını istedi; iki sulh hukuk mahkemesi yetkisizlik kararı verdi.
“Kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan Hadim Sulh Hukuk Mahkemesince 4721 sayılı Kanun'un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığı gibi, kısıtlı veya vasinin yerleşim yeri değişikliğine izin talebi de olmadığından vesayet dosyasının takibi ile ilgili karar vermekte Hadim Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, vesayet altındaki hükümlünün yerleşim yerinin değişmesini 412. madde çerçevesinde değerlendirir. Daire, vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişinin yerleşim yerini değiştiremeyeceğini ve yerleşim yeri değişirse yetkinin yeni vesayet dairelerine geçeceğini hatırlatmıştır. Vesayet makamınca verilmiş bir izin kararı bulunmadığından, vesayet dosyasının takibi ve kısıtlılığın kaldırılması istemi hakkında karar verme yetkisinin kısıtlamayı veren mahkemede kaldığı belirtilmiştir (TMK m. 412).
Madde gerekçesi
Madde 407- Yürürlükteki 357 nci maddeyi karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 140Bu gerekçe maddenin ilk metnine aittir. Tasarının 407. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 459). Maddenin bugünkü metni ise 7499 sayılı Kanunun 5. maddesiyle getirilmiştir; bu değişikliğin gerekçesi aşağıdadır.
Madde 5- Maddeyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 407 nci maddesi değiştirilmektedir. Madde, Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 tarihli ve E: 2022/105; K: 2023/54 sayılı kararıyla, Anayasanın “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” kenar başlıklı 13 üncü, “Özel hayatın gizliliği” kenar başlıklı 20 nci ve “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 inci maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş ve iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 23/6/2023 tarihli ve 32230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi iptal kararının gerekçesinde, ayırt etme gücünü haiz ve herhangi bir vasi atanmaksızın kendi işlemlerini yürütebilecek durumda bulunan kişilerin haklarında sadece özgürlüğü bağlayıcı ceza verilmiş olmasını, doğrudan doğruya bir kısıtlama nedeni sayan hükmün, Anayasanın mezkûr maddelerine aykırı olduğunu belirtmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi dikkate alınarak bu madde yeniden düzenlenmektedir. Yapılan düzenlemeyle, özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılmaktadır. Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteğine bırakılmaktadır. Ancak, toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı bakımından hükümlünün kısıtlanması hususu kişiliğinin veya malvarlığının korunması kriterine bağlanarak, bu konuda vesayet makamına takdir hakkı verilmektedir. Düzenlemeye göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişinin isteği üzerine hakkında kısıtlama kararı verilebilecek veya kendisine kayyım atanabilecektir. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişinin bu durumu, vasi atanmasına ilişkin isteği bulunmasa dahi cezayı yerine getirmekle görevli makam tarafından derhal vesayet makamına bildirilecektir. Vesayet makamı, kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görmesi halinde kişiyi kısıtlayabilecektir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre vesayet makamı, birinci veya ikinci fıkra uyarınca karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecektir.
Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 109 (28. Dönem), s. 10-11Adalet Komisyonu, Teklifin çerçeve 1 ilâ 13. maddelerini, dolayısıyla 407. maddeyi değiştiren 5. maddeyi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 109, s. 38); Teklif metni ile Komisyon metni aynıdır (s. 122-123). Gerekçe dinleme kuralını "üçüncü fıkra" olarak anar: yürürlükteki metinde ikinci fıkra beş yıl kuralı ile bildirim cümlesinden oluşur, dinleme üçüncü fıkrada, kayyımlık hükümlerine yapılan atıf ise son fıkradadır.
Maddenin ilk metni
Madde 01.01.2002'den 12.03.2024'e kadar aşağıdaki metinle uygulanmıştır.
Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 459743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 357. maddeydi.
Bir sene veya daha ziyade hürriyeti salip bir ceza ile mahküm olan her reşit için, bir vasi nasbolunur. Hükmü icraya memur daire, mahkümun cezasını görmeğe başladığını; sulh mahkemesine, hemen ihbar ile mükelleftir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 357 | 4721 m. 407 (ilk metin) | 4721 m. 407 (yürürlükteki) | |
|---|---|---|---|
| Sebep | Bir yıl veya daha uzun hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet | Bir yıl veya daha uzun özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet | Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunma |
| İstek | Aranmaz | Aranmaz | Esas olan istektir; toplam beş yıl ve üzeri cezada istek olmadan da kısıtlanabilir |
| Sonuç | Vasi atanır | Ergin kısıtlanır | Kısıtlanır veya kayyım atanır |
| Bildirim | Hükmü yerine getirmekle görevli makam sulh mahkemesine bildirir | Cezayı yerine getiren makam vesayet makamına bildirir | Cezayı yerine getiren makam infaza başlandığını bildirir |
| Dinleme | Düzenlenmemiş | Düzenlenmemiş | Vesayet makamı hükümlüyü dinler |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 22.03.2023 | Birinci fıkra Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildi; ikinci fıkra ve 471. madde de iptal edildi; iptal hükümleri kararın yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti | AYM, E. 2022/105, K. 2023/54, 22.03.2023 |
| 23.06.2023 | İptal kararı Resmî Gazete'de yayımlandı | RG 23.06.2023, sayı 32230 |
| 12.03.2024 | Madde 7499 sayılı Kanunun 5. maddesiyle yeniden yazıldı (kabul tarihi 02.03.2024) | RG 12.03.2024, sayı 32487 |
Madde, iptal hükümlerinin yürürlüğe gireceği 23.03.2024 tarihinden önce, 12.03.2024'te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Aynı Kanun, hükümlülerde vesayetin sona ermesini düzenleyen 471. maddeyi de değiştirmiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 471: Hükümlülerde vesayetin kaldırılması.
- TMK m. 426: Temsil kayyımlığı.
- TMK m. 428: İstek üzerine kayyımlık.
- TMK m. 411: Vesayet işlerinde yetki.
- TMK m. 412: Yerleşim yerinin değişmesi.
Hükümlü eşin kısıtlanması, vasi veya kayyım atanması ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 407 ne diyor?
Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişinin isteği üzerine kısıtlanacağını veya kendisine kayyım atanacağını; toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında ise isteği olmasa da gerekli görülürse kısıtlanabileceğini düzenler.
Hapis cezası alan herkes kısıtlanır mı?
Hayır; 12.03.2024'ten bu yana ceza infaz kurumundaki hükümlü esas olarak kendi isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.
Hükümlü vasi yerine kayyım isteyebilir mi?
Evet; birinci fıkra kısıtlama ile kayyım atanmasını seçenek olarak düzenler.
Hükümlü istemese de kısıtlanabilir mi?
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunuyorsa ve kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülürse evet.
Hükümlü dinlenmeden karar verilebilir mi?
Hayır; vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
Maddenin ilk metninde ne vardı?
Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olan her ergin kendiliğinden kısıtlanıyordu; bu kural 2023'te iptal edildi.
İlk metne göre kısıtlanan hükümlünün vesayeti sürer mi?
Vesayet hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden kalkar; hapis sürerken de 471. maddedeki koşullarla sona erdirilebilir.
Vesayet veya kayyım istemi nerede incelenir?
Hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde (TMK m. 411).
Kısıtlı hükümlü adına dava açılabilir mi?
Vasi, vesayet makamından izin alarak kısıtlı adına dava açabilir (TMK m. 462).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 357. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Evet; 7499 sayılı Kanunla yeniden yazıldı ve 12.03.2024'te yürürlüğe girdi.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 16, 397, 403, 407, 410, 411, 412, 414, 426, 427, 428, 431, 451, 462, 471
- 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 5
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 357 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 407 gerekçesi s. 140, Tasarı ve Komisyon metni s. 459
- Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 109 (28. Dönem), m. 5 gerekçesi s. 10-11, Komisyon kararı s. 38, Teklif ve Komisyon metni s. 122-123
- Anayasa Mahkemesi, E. 2022/105, K. 2023/54, 22.03.2023
- Yargıtay HGK, 2025/536 E., 2025/918 K., 25.12.2025
- Yargıtay HGK, 2024/766 E., 2025/751 K., 26.11.2025
- Yargıtay 3. HD, 2026/223 E., 2026/2553 K., 29.04.2026
- Yargıtay 4. HD, 2022/3327 E., 2025/8513 K., 26.05.2025
- Yargıtay 5. HD, 2026/3099 E., 2026/4700 K., 23.03.2026
- Yargıtay 5. HD, 2024/6163 E., 2024/10388 K., 23.12.2024
- Yargıtay 5. HD, 2024/6513 E., 2024/8471 K., 26.09.2024
- Yargıtay 11. HD, 2025/188 E., 2025/4757 K., 02.07.2025
- Yargıtay 11. HD, 2024/1176 E., 2025/305 K., 21.01.2025
