Türk Medeni Kanunu · Tanıma ve Babalık Hükmü

TMK Madde 295: Tanımanın Koşulları ve Şekli

Türk Medeni Kanunu'nun 295. maddesine göre tanıma; babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur, tanıyan küçük veya kısıtlıysa veli ya da vasisinin rızası gerekir ve başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Bu sayfada madde metnini, tanımanın dört yolunu, nüfusa tescil için aranan bilgileri, mutlak engeli, madde gerekçesini ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 7 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › A. Tanıma

I. Koşulları ve şekli

Madde 295

  1. (1)Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.
  2. (2)Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.
  3. (3)Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 295 ne düzenler?
  3. Tanımanın dört yolu
  4. Tanımanın hukukî niteliği
  5. Küçük veya kısıtlı tanıyan
  6. Mutlak engel: başka erkekle soybağı
  7. Nüfusa tescil
  8. Tanımaya karşı yollar
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 295, evlilik dışında doğan çocukla baba arasında soybağının en kolay kurulma yolunu düzenler: tanıma. Baba dört yoldan birini kullanabilir — nüfus memuruna yazılı başvuru, mahkemeye yazılı başvuru, resmî senet ya da vasiyetnamedeki beyan. Tanıma tek taraflı bir irade beyanıdır; ananın veya çocuğun kabulüne gerek yoktur (Yargıtay HGK, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025). Tanıyan küçük ya da kısıtlıysa veli veya vasisinin rızası aranır. Maddenin en sert kuralı son fıkradadır: başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Ana doğum sırasında evliyse çocuk kanunen kocanın çocuğu sayıldığından, önce o bağın kaldırılması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024).

Tanıma
Babanın tek taraflı beyanıyla soybağı kurması (TMK m. 295/1).
Resmî senet
Noter veya yetkili memur önünde düzenlenen belge (TMK m. 295/1).
Rıza
Küçük veya kısıtlı tanıyanda veli ya da vasinin onayı (TMK m. 295/2).
Mutlak engel
Çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunması (TMK m. 295/3).

TMK 295 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Kim tanırYalnız babaTMK m. 295/1
Birinci yolNüfus memuruna yazılı başvuruTMK m. 295/1
İkinci yolMahkemeye yazılı başvuruTMK m. 295/1
Üçüncü yolResmî senetTMK m. 295/1
Dördüncü yolVasiyetnamedeki beyanTMK m. 295/1
NitelikTek taraflı irade beyanıYargıtay HGK, 2025/603 K.
Küçük veya kısıtlıVeli ya da vasinin rızası gerekirTMK m. 295/2
EngelBaşka erkekle soybağı varsa tanınamazTMK m. 295/3
Ana evliyseÖnce babalık karinesi çürütülmelidirYargıtay 2. HD, 2024/2779 K.
Babalık davasıBu hâlde babalık davası da açılamazYargıtay 2. HD, 2025/1787 K.
TescilAnanın kimlik bilgileri zorunludurYargıtay 2. HD, 2025/10940 K.
Eski Kanun743 sayılı Kanun m. 291S. Sayısı 723, s. 114-115

TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 291. maddesini karşılar ve 1984 tarihli Öntasarının 281. maddesinin ilk üç fıkrasından aynen alınmıştır. Gerekçe üç önemli tercihi açıklar. Birincisi: eski metinde bulunan, babanın ölümü veya ayırt etme gücünden sürekli yoksunluğu hâlinde çocuğun babanın babası tarafından tanınabilmesi olanağı maddeye alınmamıştır; bu hâllerde ana veya çocuk babalık davası açabilir. İkincisi: eski Kanun tanımayı yalnız resmî senet veya ölüme bağlı tasarrufla mümkün kılıyordu; yeni düzenleme buna nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru yolunu eklemiştir. Üçüncüsü: ikinci fıkradaki rıza şartı, tanımanın doğurabileceği malî külfetler nedeniyle gerekli görülmüştür. Gerekçe üçüncü fıkranın amacını da belirtir: başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuğun tanınamayacağı kuralı, bu konuda doğabilecek bazı duraksamaları gidermek için konmuştur. Son olarak gerekçe, eski Kanun'un 292. maddesindeki, birbirleriyle evlenmeleri yasak olan hısımlardan doğan çocukların tanınamayacağına ilişkin yasağın, çocuğun menfaatlerine uygun olmadığı gerekçesiyle yeni Kanun'a alınmadığını belirtir. Tasarının 295. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

Dikkat

Tanıma başvurusu yapmadan önce yapılacak tek bir kontrol çoğu dosyayı kurtarır: çocuğun nüfus kaydında baba hanesi dolu mu? Doluysa ya da ana çocuğun doğumu sırasında başka biriyle evliyse, çocuk kanunen o kocanın çocuğu sayılır (TMK m. 285) ve tanıma sonuç doğurmaz. Elinizde yüzde 99,99 oranında babalığı gösteren bir DNA raporu olsa bile durum değişmez; önce mevcut soybağının kaldırılması gerekir. Bunun yolu duruma göre soybağının reddi davası (TMK m. 286) ya da sonradan evlenmeye itiraz davasıdır (TMK m. 294). Aynı engel babalık davası için de geçerlidir: başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk adına babalık davası da açılamaz. İkinci kontrol tescile ilişkindir: tanımanın nüfusa işlenebilmesi için ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi bilinmelidir; ananın kimliği belirsizse önce bu bilgilerin tespit edilmesi gerekir. Üçüncü nokta ise zamanlamadır: hakkınızda babalık davası açıldıktan sonra yapacağınız tanıma beyanı davayı kendiliğinden bitirmez ve sizi yargılama giderinden kurtarmaz.

Tanımanın dört yolu

  • Nüfus memuru: Babanın nüfus müdürlüğüne yazılı başvurusu (TMK m. 295/1).
  • Mahkeme: Babanın mahkemeye yazılı başvurusu.
  • Resmî senet: Noter veya yetkili memur önünde düzenlenen senet.
  • Vasiyetname: Babanın vasiyetnamesindeki beyan.
  • Seçim: Bu yollardan biri yeterlidir (Yargıtay 2. HD, 2026/4142 E., 2026/6594 K., 15.06.2026).
  • Yenilik: Eski Kanun'da yalnız resmî senet ve ölüme bağlı tasarruf vardı (S. Sayısı 723, s. 115).

Tanımanın hukukî niteliği

  • Tek taraflı: Tanıma bir irade beyanıdır (Yargıtay HGK, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025).
  • Kabul gerekmez: Ananın veya çocuğun onayı aranmaz.
  • Anında sonuç: Beyan geçerliyse soybağı kurulur (TMK m. 282).
  • Gönüllülük: Baba istemiyorsa soybağı hâkim hükmüyle kurulur (TMK m. 301).
  • Geri alınamaz: Tanıma ancak iptal davasıyla geçersiz kılınır (TMK m. 297).
  • Kim tanır: Yalnız baba; büyükbabanın tanıması kaldırılmıştır (S. Sayısı 723, s. 115).

Küçük veya kısıtlı tanıyan

  • Kural: Veli ya da vasinin rızası gerekir (TMK m. 295/2).
  • Sebep: Tanımanın doğuracağı malî külfetler (S. Sayısı 723, s. 115).
  • Rıza yoksa: Tanıma geçerli olmaz.
  • Ayırt etme gücü: Tanıyanın ayırt etme gücüne sahip olması gerekir (TMK m. 13).
  • Vesayet makamı: Vasinin rızası vesayet denetimine tabidir (TMK m. 462).
  • Ölüm hâli: Baba ölmüşse ana veya çocuk babalık davası açar (TMK m. 301).

Mutlak engel: başka erkekle soybağı

Nüfusa tescil

Tanımaya karşı yollar

Uygulamada

Tanıma, evlilik dışında doğan çocuğunuzla aranızdaki soybağını kurmanın en hızlı ve en ucuz yoludur: dava açmanıza, avukat tutmanıza, delil toplamanıza gerek yoktur. Uygulamada en yaygın yol nüfus müdürlüğüne gidip yazılı beyanda bulunmaktır; yanınızda kimliğiniz, çocuğun doğum belgesi ve ananın kimlik bilgileri bulunsun. Ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi bilinmiyorsa tanıma kütüğe işlenemez, bu yüzden bu bilgileri önceden hazırlayın. Ancak başvurudan önce mutlaka çocuğun nüfus kaydını kontrol edin: baba hanesi doluysa ya da ana doğum sırasında başka biriyle evliyse tanıma sonuç doğurmaz; önce mevcut soybağını kaldıran davayı açmanız gerekir. Bu sıra bozulursa verilen karar bozulur, hatta kesinleşmişse kanun yararına bozulur. Tanıma yerine mahkemeye başvuracaksanız dilekçenizde tanıma beyanında bulunduğunuzu açıkça yazın; \"babalığın tespiti\" ifadesi davanızı babalık davasına çevirebilir ve süreç uzar. Son olarak zamanlamaya dikkat edin: hakkınızda babalık davası açıldıktan sonra yapacağınız tanıma beyanı davayı kendiliğinden sonlandırmaz ve yargılama giderlerinden kurtulmanızı sağlamaz; tanımayı dava açılmadan önce yapın.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2024/366 E. · 2025/603 K.08.10.2025

Tanıma, babanın tek taraflı irade beyanıyla soybağı kuran bir yoldur; bu yolla kurulan soybağı ancak iptal davasıyla geçersiz kılınabilir

Davacı, nüfustaki babasının gerçek babası olmadığını ileri sürerek babalık davası açtı; mahkeme davayı usulden reddetti. Genel Kurul, çözüm için soybağının kurulma yollarını sırasıyla ele aldı ve tanımayı ayrı bir başlık altında inceledi.

“Baba ile çocuk arasında soybağı kurulmasının diğer bir yolu ise, 4721 sayılı Kanun'un 295 ve devamı maddelerinde düzenlenen tanımadır. Buna göre tanıma babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla soybağının kurulması yoludur. Tanıma, tek taraflı bir irade beyanıdır. Tanıma yolu ile kurulan bu soybağının açılacak iptal davası ile kaldırılması mümkündür. Bu dava ile tanıyanın, çocuğun babası olmadığı sonucuna ulaşılır. Diğer bir ifade ile tanıma yoluyla kurulan soybağı geçersiz kılınır. Dava; tanıma beyanı, yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanıyorsa "tanıyan" tarafından, ana ve çocuğa karşı açılır. Böyle değil ise; çocuk, çocuğun ölümü hâlinde alt soyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tarafından da açılabilir. Dava açma hak düşürücü sürülere bağlanmıştır. Tanımanın iptali davalarında görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesidir.”

Ne anlama geliyor? Tanımanın bütün yapısı bu pasajda özetlenmiştir. Şekil: nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru, resmî senet ya da vasiyetnamedeki beyan. Nitelik: tanıma tek taraflı bir irade beyanıdır; ananın ya da çocuğun kabulüne, hâkimin onayına gerek yoktur. Sonuç: beyan geçerli biçimde yapıldığı anda çocukla baba arasında soybağı kurulur (TMK m. 282). Kaldırılması: bu soybağı yalnız iptal davasıyla geçersiz kılınabilir; dava tanıyanın iradesi sakatlanmışsa onun tarafından ana ve çocuğa karşı (TMK m. 297), aksi hâlde çocuk, altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tarafından açılır (TMK m. 298). Süre: dava hak düşürücü sürelere bağlıdır (TMK m. 300). Görev: aile mahkemesi.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2026/4142 E. · 2026/6594 K.15.06.2026

Tanıma dört yoldan biriyle yapılır; başka bir erkekle soybağı bulunup bulunmadığı, çocuk yurt dışında kayıtlıysa o ülkenin nüfus kayıtları getirtilerek araştırılmalıdır

Davacı, resmî olmayan birliktelikten doğan ve Almanya'da nüfusa kayıtlı olan çocuğun babası olduğunun tespitini istedi. İlk derece mahkemesi davayı kabul edip tanımaya ve nüfusa tesciline karar verdi; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Ancak yabancı ülkeyle yapılan yazışma usulüne uygun tamamlanmamıştı.

“Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmü ile kurulur (TMK md. 282/1). Tanıma, babanın nüfus müdürlüğüne veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmi senetle veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur (TMK md. 295/1). Talepte bulunan, bu yollardan birini kullanarak tanıma işlemini gerçekleştirebilir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. (TMK md. 295/3)”

Ne anlama geliyor? Karar, tanımanın iki temel kuralını bir arada verir. Birincisi şekil serbestisidir: baba, nüfus müdürlüğüne veya mahkemeye yazılı başvurabilir, resmî senet düzenletebilir ya da vasiyetnamesine beyan koyabilir; bu yollardan biri yeterlidir, hepsini birden kullanmak gerekmez. İkincisi mutlak engeldir: başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk tanınamaz. Somut olayda çocuk yurt dışında kayıtlı olduğundan Daire, o ülkenin yetkili makamından küçüğün ve tarafların aile nüfus kayıt tablosunun getirtilmesini ve gelen cevaplar değerlendirilerek karar verilmesini istemiştir. Yabancı unsurlu dosyalarda istinabenin usulüne uygun tamamlanması, eksik incelemeden kaçınmanın tek yoludur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2024/2396 E. · 2024/2779 K.24.04.2024

Ana başka biriyle evliyse çocuk kocayla soybağı taşıdığından tanınamaz; bu husus araştırılmadan tanımaya karar verilemez

Davacı, çocuğun babası olduğunun tespitini istedi; mahkeme Adli Tıp Kurumu raporunda biyolojik babalığın %99,99 ihtimalle davacıya ait olduğunun belirlenmesi üzerine davayı kabul etti ve soybağı kurulmasına karar verdi. Oysa dosyadan davalının evli olduğu anlaşılıyordu. Karar kesinleşince Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz yoluna başvurdu.

“4721 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Aynı Kanun'un 285 inci maddesinin birinci fıkrasında "Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır." düzenlemesine ve 295 inci maddesinin son fıkrasında "Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.”

Ne anlama geliyor? Uygulamadaki en yaygın hata budur: genetik rapor babalığı ortaya koysa bile, çocuk başka bir erkekle soybağı taşıyorsa tanıma mümkün değildir. Ana evliyse çocuk kanun gereği kocanın çocuğu sayılır (TMK m. 285); bu bağ önce kaldırılmalıdır. Mahkemenin yapması gereken, ananın doğum sırasında evli olup olmadığını ve çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunup bulunmadığını araştırmaktır. DNA raporu bu araştırmanın yerini tutmaz; sıra bozulursa karar kanun yararına bozulur. Dosyanızda önce nüfus kaydını isteyin, sonra tanıma talebini konuşun.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/550 E. · 2025/1787 K.20.02.2025

Başka bir erkekle soybağı bulunan kişi adına babalık davası da açılamaz; soybağının reddi ile babalık davası birlikte açılmışsa yargılamaya başlanmadan tefrik edilmelidir

Dava, soybağının reddi ve babalığın tespiti istemleriyle birlikte açıldı. İlk derece mahkemesi soybağının reddi davasını kabul edip babalık davasını tefrik etti; ancak yargılama, soybağının reddi davasında taraf sıfatı bulunmayan kişiler de taraf sayılarak yürütüldü ve yargılama giderleri buna göre hükmedildi.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 295 inci maddesinin son fıkrası gereğince "Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz." hükmünü amir olup başka bir erkekle soybağı bulunan kişi adına babalık davası da açılamaz. Bu nedenle mahkemece soybağının reddi ve babalık davasının aynı anda açılması halinde bu davaların görülmeye başlanmasından önce tefrik edilerek yargılama yapılması gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor? 295. maddenin son fıkrası yalnız tanımayı değil babalık davasını da engeller: başka bir erkekle soybağı bulunan kişi adına babalık davası açılamaz. Bunun usul hukukundaki karşılığı nettir; iki dava birlikte açılmışsa daha yargılamaya başlanmadan tefrik edilmeli, önce soybağının reddi görülmeli, babalık davası onun sonucuna bırakılmalıdır (TMK m. 301). Daire ayrıca taraf sıfatına dikkat çeker: soybağının reddi davası koca, ana veya çocuk tarafından diğerlerine karşı açılır (TMK m. 286); bu davada taraf sıfatı olmayan kişilerin taraf sayılması, özellikle yargılama giderlerinde karışıklığa yol açar.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/5488 E. · 2025/10940 K.09.12.2025

Tanımanın nüfusa tescili için ananın kimlik bilgileri zorunludur; mahkeme bu bilgileri ve çocuğun başka erkekle soybağı bulunup bulunmadığını araştırmalıdır

Davacı, resmî olmayan birliktelikten doğan 2016 ve 2018 doğumlu iki çocuğun babası olarak tanınmasını istedi. İlk derece mahkemesi talebi kabul etti; bölge adliye mahkemesi ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yazısına dayanarak, tanımanın tescili için ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihinin bilinmesinin zorunlu olduğunu, bu bilgiler bulunmadığından talebin reddi gerektiğini belirterek kararı kaldırdı ve talebi reddetti.

“İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 02.12.2020 tarihli cevabi yazısında tanıma işleminin nüfus kayıtlarına tescili işlemlerinde annenin "adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi bilgisinin" bulunmasının zorunlu olduğu, çocuğun annesinin kimlik bilgileri bilinmiyorsa tanıma olayının nüfus kayıtlarına tescilinin mümkün olmadığı bildirildiği”

Ne anlama geliyor? Karar iki aşamayı birbirinden ayırmayı öğretiyor. Tanıma beyanı ile tescil aynı şey değildir: beyan geçerli olsa bile, nüfus kütüğüne işlenebilmesi için ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihinin bilinmesi gerekir. Buna karşılık Daire, talebin doğrudan reddedilmesini de doğru bulmamıştır; mahkemenin yapması gereken, doğum sırasında ananın başka biriyle evli olup olmadığını ve çocukların başka bir erkekle soybağı bulunup bulunmadığını araştırmak, ananın kimlik bilgilerini tespit etmek ve engel yoksa tanıma talebini kabul etmektir. Ananın kimliği bilinmiyorsa dosyaya nüfus ve göç kayıtları, hastane doğum kayıtları ve tanık beyanları getirtilmelidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/12075 E. · 2015/13745 K.06.10.2015

Tanımanın iptali davasında süreler: ilgililer için öğrenmeden bir yıl ve her hâlde beş yıl, çocuk için erginlikten başlayarak bir yıl

Davacı, gerçek babasının nüfustaki kişi olmadığını ileri sürerek dava açtı. Ana bir süre başka bir kişiyle resmî nikâh olmaksızın birlikte yaşamış, sonra nüfustaki baba ile evlenmişti. Mahkeme davayı hak düşürücü süreden reddetti; Daire soybağının kurulma ve kaldırılma yollarını sırasıyla ortaya koydu.

“aynı Yasanın 300. maddesinde ise; "Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.”

Ne anlama geliyor? Tanımayla kurulan soybağı kalıcı değildir, ama süresiz de tartışılamaz. Tanıyan bakımından süre, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl, her hâlde tanımanın üzerinden beş yıldır. İlgililer bakımından süre, tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl, her hâlde beş yıldır. Çocuk bakımından süre ergin olmasından başlayarak bir yıldır. Bu süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir (TMK m. 300). Aynı süreler sonradan evlenmeye itiraz davasında da kıyasen uygulanır (TMK m. 294).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/5969 E. · 2025/10504 K.02.12.2025

Babalık davası sürerken yapılan tanıma beyanı davayı kendiliğinden konusuz bırakmaz; mahkeme yargılamayı sürdürüp esas hakkında karar verebilir

Babalık davası görülürken davalı taraf tanıma beyanında bulundu ve davanın konusuz kalması gerektiğini, buna rağmen yargılamaya devam edilip davanın kabulüne karar verilmesinin ve aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek temyize başvurdu. Daire hükmü onadı.

“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Pratikte sık karşılaşılan bir savunmayı kapatır: babalık davası açıldıktan sonra tanıma beyanında bulunmak, davayı kendiliğinden konusuz bırakmaz ve davalıyı yargılama giderlerinden kurtarmaz. Bunun sebebi, tanımanın geçerliliğinin ayrıca denetlenmesi gereken bir işlem olmasıdır: çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa tanıma zaten sonuç doğurmaz (TMK m. 295/3), tescil için ananın kimlik bilgileri aranır ve beyan sonradan iptal davasına konu olabilir. Bu belirsizlik sürerken açılmış babalık davasının kapatılması, davacıyı korumasız bırakırdı. Tanıma yapacaksanız davadan önce yapın; dava açıldıktan sonraki beyan sizi masraftan kurtarmaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 295- Yürürlükteki Kanunun 291 inci maddesini karşılamaktadır. Madde, 1984 tarihli Öntasarının 281 inci maddesinin ilk üç fıkrasından aynen alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan, babanın ölümü veya ayırt etme gücünden devamlı surette yoksun bulunması hâlinde çocuğun babanın babası tarafından tanınabilmesi olanağı maddeye alınmamıştır. Ölüm veya ayırt etme gücünün kaybı hâllerinde ana veya çocuk babalık davası açabilir. Yapılan düzenlemede, yürürlükteki Kanundan farklı olarak, tanımanın resmî senet veya vasiyetname ile yapılabilmesi yanında, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruda bulunmak suretiyle yapılması olanağı da öngörülmüştür. İkinci fıkrada, tanıyacak kimsenin küçük veya kısıtlı olması hâlinde, tanıma işlemi için velisinin ya da vasisinin rızasına ihtiyaç duyduğu belirtilmiştir. Bu, tanımanın doğurabileceği malî külfetler nedeniyle gerekli görülmüştür. Üçüncü fıkra ise, başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuğun bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamayacağını, bu hususta doğabilecek bazı duraksamaları gidermek için, hükme bağlamaktadır. Yürürlükteki Kanunun 292 nci maddesinde yer alan ve kısmen 1984 tarihli Öntasarının 281 inci maddesinin son fıkrasında da, birbirleriyle evlenmeleri yasak olan hısımların evlenmelerinden doğan çocukların tanınamayacağı hususunda korunan düzenleme ise, çocuğun menfaatleri bakımından uygun olmadığı gerekçesiyle alınmamıştır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 114-115

Gerekçede dört tercih öne çıkar ve her biri maddenin bugünkü uygulamasını doğrudan belirler. Birincisi, tanıyacak kişinin daraltılmasıdır: eski Kanun baba ölmüş ya da ayırt etme gücünü sürekli yitirmişse çocuğun babanın babası tarafından tanınmasına izin veriyordu; yeni Kanun bunu almamıştır. Sebebi açıktır: tanıma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir irade beyanıdır, başkası adına kullanılamaz. Bu hâllerde yol babalık davasıdır (TMK m. 301). İkincisi, şekil kolaylığıdır: resmî senet ve vasiyetname yanına nüfus memuruna ya da mahkemeye yazılı başvuru eklenmiştir; bugün uygulamada en sık kullanılan yol da budur ve noter masrafı gerektirmez. Üçüncüsü, rıza şartının gerekçesidir: küçük ya da kısıtlı tanıyan için veli veya vasi rızası aranmasının sebebi, gerekçenin kendi ifadesiyle tanımanın doğurabileceği malî külfetlerdir; bakım, eğitim ve miras yükümlülükleri bunun başında gelir. Dördüncüsü, kaldırılan yasaktır: eski Kanun birbirleriyle evlenmeleri yasak olan hısımlardan doğan çocuğun tanınmasını yasaklıyordu; yeni Kanun bu yasağı çocuğun menfaatlerine uygun olmadığı gerekçesiyle almamıştır. Böylece çocuğun ana babasının ilişkisine bağlı olarak cezalandırılması sona ermiştir. Tasarının 295. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'un 291. maddesi tanımayı üç noktada bugünkünden farklı düzenliyordu. Birincisi tanıyan çevresi: çocuk babası tarafından ya da babanın ölümü veya temyiz kudretinden sürekli yoksunluğu hâlinde babanın babası tarafından tanınabilirdi. İkincisi şekil: tanıma yalnız resmî senet veya ölüme bağlı tasarrufla yapılabilirdi; nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru yolu yoktu, keyfiyetin nüfus memuruna bildirilmesi ise tanımanın şekli değil sonucuydu. Üçüncüsü yasaklar: 292. madde, birbirleriyle evlenmeleri yasak olanlardan veya evli kadınların zinasından doğan çocuğun tanınmasını yasaklıyordu. Yeni Kanun bu yasağın hısımlık ayağını çocuğun menfaati gerekçesiyle kaldırmış, evli kadının çocuğu bakımından ise yasağı farklı bir teknikle sürdürmüştür: çocuk zaten kocayla soybağı taşıdığından, o bağ kaldırılmadıkça tanınamaz (m. 295/3). Sonuç aynı, ama gerekçesi ahlakî değil hukukî bir zorunluluktur: bir çocuğun aynı anda iki babası olamaz.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 291 ve 292

Madde 291 – Evlilik haricinde doğan çocuk babası tarafından veya babasının vefatı veya temyiz kudretinden daimi mahrumiyeti halinde babasının babası tarafından, tanınabilir. Tanıma, resmi senet veya ölüme bağlı tasarrufla olur. Keyfiyet, tanınan kimsenin mukayyet bulunduğu mahallin nüfus memuruna bildirilir. Madde 292 – Birbirleriyle evlenmeleri memnu olanlardan veya evli kadınların zinasından doğan çocuk, tanınamaz.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 291-2924721 sayılı Kanun m. 295
TanıyanBaba veya babanın babasıYalnız baba
ŞekilResmî senet, ölüme bağlı tasarrufNüfus memuru, mahkeme, resmî senet, vasiyetname
Küçük/kısıtlıHüküm yokVeli veya vasinin rızası
Hısımlık yasağıVarKaldırıldı
Evli kadının çocuğuTanınamaz (mutlak yasak)Soybağı kaldırılmadıkça tanınamaz
BildirimNüfus memuruna bildirilirAyrı maddede düzenlendi (m. 296)

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; şekil kolaylaştırıldı, hısımlık yasağı kaldırıldı4721 s. K.

Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Uygulamasını asıl belirleyen gelişmeler nüfus mevzuatında ve içtihatta yaşanmıştır: tanımanın kütüğe işlenebilmesi için ananın kimlik bilgilerinin aranması idarî bir uygulama olarak yerleşmiş, Yargıtay da bu uygulamayı denetleyerek mahkemelerin bu bilgileri araştırmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/5488 E., 2025/10940 K., 09.12.2025). Maddenin çevresindeki hükümler ise 2024'te hareketlenmiştir: soybağının reddi davasında dava hakkı ve süreler yeniden düzenlenmiş (TMK m. 286, TMK m. 289); bu değişiklikler, 295/3'teki engelin nasıl aşılacağını da dolaylı olarak etkiler.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Tanıma başvurusundan önce çocuğun nüfus kaydında bir engel bulunup bulunmadığını değerlendirmek için İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 295 ne diyor?

Tanımanın kimin tarafından, hangi yollarla ve hangi koşullarla yapılabileceğini düzenler.

Tanıma nedir?

Babanın tek taraflı beyanıyla çocukla arasında soybağı kurmasıdır (TMK m. 282).

Tanıma nasıl yapılır?

Nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru, resmî senet ya da vasiyetnamedeki beyanla (TMK m. 295/1).

En kolay yol hangisi?

Nüfus müdürlüğüne yazılı başvuru; masrafı yoktur ve aynı gün yapılabilir.

Ananın kabulü gerekir mi?

Hayır; tanıma tek taraflı bir irade beyanıdır (Yargıtay HGK, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025).

Çocuğun kabulü gerekir mi?

Hayır; ancak çocuk ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilir (TMK m. 298).

Dedesi torununu tanıyabilir mi?

Hayır; eski Kanun'daki bu imkân kaldırılmıştır (S. Sayısı 723, s. 115).

Baba ölmüşse ne yapılır?

Ana veya çocuk babalık davası açar (TMK m. 301).

Tanıyan küçük veya kısıtlıysa ne olur?

Veli ya da vasisinin rızası gerekir (TMK m. 295/2).

Bu rıza neden aranıyor?

Tanımanın doğurabileceği malî külfetler nedeniyle (S. Sayısı 723, s. 115).

Nüfusta baba hanesi doluysa tanıyabilir miyim?

Hayır; başka bir erkekle soybağı varsa çocuk tanınamaz (TMK m. 295/3).

Ana evliyse çocuğu tanıyabilir miyim?

Hayır; çocuk kanunen kocanın çocuğu sayılır (TMK m. 285).

DNA raporum var, yine de tanıyamaz mıyım?

Hayır; genetik rapor engeli kaldırmaz (Yargıtay 2. HD, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024).

Bu engel nasıl aşılır?

Mevcut soybağı, soybağının reddi ya da sonradan evlenmeye itiraz davasıyla kaldırılır (TMK m. 286).

Bu hâlde babalık davası açabilir miyim?

Hayır; başka erkekle soybağı bulunan kişi adına babalık davası da açılamaz (Yargıtay 2. HD, 2025/550 E., 2025/1787 K., 20.02.2025).

İki davayı birlikte açarsam ne olur?

Yargılamaya başlanmadan tefrik edilir; önce soybağının reddi görülür.

Tanıma nüfusa nasıl işlenir?

Beyanı alan makam nüfus müdürlüklerine bildirir (TMK m. 296).

Tescil için hangi bilgiler zorunlu?

Ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi (Yargıtay 2. HD, 2025/5488 E., 2025/10940 K., 09.12.2025).

Ananın kimliği bilinmiyorsa ne olur?

Mahkeme bu bilgileri araştırıp tespit etmelidir; talep doğrudan reddedilemez.

Çocuk yurt dışında kayıtlıysa ne yapılır?

O ülkenin yetkili makamından nüfus kayıtları getirtilir (Yargıtay 2. HD, 2026/4142 E., 2026/6594 K., 15.06.2026).

Tanınan çocuk hangi soyadını taşır?

Babasının soyadını (TMK m. 321).

Tanıma mirasçılık doğurur mu?

Evet; soybağı kurulduğu için çocuk yasal mirasçı olur (4721 s. K. m. 495).

Tanımadan dönebilir miyim?

Hayır; ancak iradeniz sakatlanmışsa iptal davası açabilirsiniz (TMK m. 297).

Tanımanın iptalini kimler isteyebilir?

Ana, çocuk, çocuğun altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer (TMK m. 298).

İptal davasının süresi nedir?

Öğrenmeden başlayarak bir yıl, her hâlde beş yıl (Yargıtay 18. HD, 2015/12075 E., 2015/13745 K., 06.10.2015).

Çocuk için süre ne zaman başlar?

Ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl (TMK m. 300).

Hakkımda babalık davası açıldı, tanırsam dava biter mi?

Hayır; dava kendiliğinden konusuz kalmaz ve yargılama giderinden kurtulmazsınız (Yargıtay 2. HD, 2025/5969 E., 2025/10504 K., 02.12.2025).

Akraba evliliğinden doğan çocuk tanınabilir mi?

Evet; eski Kanun'daki bu yasak çocuğun menfaati gerekçesiyle kaldırılmıştır (S. Sayısı 723, s. 115).

Eski Kanun'da karşılığı nedir?

743 sayılı Kanun'un 291. maddesi; orada tanıma yalnız resmî senet veya ölüme bağlı tasarrufla yapılabiliyordu.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 24 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp