TMK 296, tanımanın kâğıt üzerinde kalmasını önleyen maddedir. Beyanı alan makam — nüfus memuru, sulh hâkimi, noter ya da vasiyetnameyi açan hâkim — tanımayı hem babanın hem çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüklerine bildirmek zorundadır. Zincirin ikinci halkası ilgilileri korur: çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüğü tanımayı çocuğa, anasına ve çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına bildirir. Bu ikinci bildirim yalnız bilgilendirme değildir; iptal davasının süresi çoğu zaman bu bildirimle öğrenilen tarihten işlemeye başlar (TMK m. 300). Tescil sırasında ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi aranır (Yargıtay 2. HD, 2025/5488 E., 2025/10940 K., 09.12.2025).
- Bildirim
- Tanımanın nüfus müdürlüklerine ve ilgililere duyurulması (TMK m. 296).
- Beyanı alan makam
- Nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim.
- Vesayet makamı
- Sulh hukuk mahkemesi (TMK m. 397).
- Tescil
- Tanımanın aile kütüğüne işlenmesi (5490 s. K. m. 28).
TMK 296 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kim bildirir | Beyanda bulunulan nüfus memuru | TMK m. 296/1 |
| Kim bildirir | Sulh hâkimi | TMK m. 296/1 |
| Kim bildirir | Noter | TMK m. 296/1 |
| Kim bildirir | Vasiyetnameyi açan hâkim | TMK m. 296/1 |
| Nereye | Babanın ve çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurlukları | TMK m. 296/1 |
| İkinci halka | Çocuğun müdürlüğü çocuğa ve anaya bildirir | TMK m. 296/2 |
| Vesayet | Çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına | TMK m. 296/2 |
| Tescil usulü | Babanın hanesine, ananın bilgileri belirtilerek | Yargıtay 18. HD, 2007/8263 K. |
| Yabancı baba | Kayıt ananın idarî biriminde kalır | Yargıtay 18. HD, 2007/8263 K. |
| Zorunlu bilgi | Ananın adı, soyadı, uyruğu, doğum tarihi | Yargıtay 2. HD, 2025/10940 K. |
| Süre etkisi | Bildirim, iptal davasında öğrenmeyi sağlar | TMK m. 300 |
| Eski Kanun | 743 sayılı Kanun m. 291/2 | S. Sayısı 723, s. 115 |
TBMM gerekçesine göre bu maddede, tanımanın alenîleşmesi ve hukukî sonuçlarının gerçekleşmesinin kolaylaştırılması için yapılması gerekli işlemler, 1984 tarihli Öntasarının 282. maddesi örnek alınarak düzenlenmiştir. Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 291. maddesinin ikinci fıkrası hükmünü karşıladığını ve daha geniş bir düzenleme içerdiğini belirtir. Gerçekten de eski metin yalnızca "keyfiyet, tanınan kimsenin kayıtlı bulunduğu yerin nüfus memuruna bildirilir" diyordu; yeni madde hem bildirim yapacak makamları tek tek saymakta hem de bildirimin iki aşamalı olmasını öngörmektedir. İkinci aşama, yani çocuğa, anaya ve vesayet makamına yapılacak bildirim, eski Kanun'da hiç yoktu ve maddenin asıl yeniliğidir. Tasarının 296. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
Bu maddeyi okurken iki noktayı atlamayın. Birincisi, bildirim tanımayı geçerli kılmaz. Soybağı, geçerli bir tanıma beyanıyla zaten kurulmuştur (TMK m. 295); bildirim ve tescil bunu kütüğe yansıtır. Bu nedenle bildirim gecikse bile çocuk hak kaybına uğramaz. Buna karşılık tersi doğru değildir: geçersiz bir tanıma, kütüğe işlendi diye geçerli hâle gelmez. Ana doğum sırasında başka biriyle evliyse çocuk kanunen kocanın çocuğu sayılır ve tanıma sonuç doğurmaz; böyle bir tescil kanun yararına bozmayla dahi düzeltilebilir. İkincisi, size gelen bildirimi ciddiye alın ve saklayın. Ana ya da çocuk olarak nüfus müdürlüğünden "çocuğunuz falanca tarafından tanınmıştır" bildirimi aldıysanız, tanımanın iptalini isteme süreniz çoğu zaman o gün işlemeye başlar: öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl (TMK m. 300). Bildirimi tebellüğ ettiğiniz belgeyi saklayın; süre tartışmasında tarihi kanıtlayan tek belge çoğu zaman odur.
Birinci halka: beyanı alan makam
- Nüfus memuru: Babanın yazılı başvurusunu alan memur (TMK m. 296/1).
- Sulh hâkimi: Beyanın mahkemeye yapıldığı hâlde (Yargıtay 8. HD, 2017/5937 E., 2017/13903 K., 26.10.2017).
- Noter: Resmî senetle tanımada.
- Vasiyetnameyi açan hâkim: Tanıma vasiyetnameye konmuşsa (TMK m. 295/1).
- Nereye: Babanın ve çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüklerine.
- Nitelik: Bildirim resen yapılır; başvuru gerekmez.
İkinci halka: ilgililere bildirim
- Kim yapar: Çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüğü (TMK m. 296/2).
- Kime: Çocuğa.
- Kime: Anasına.
- Kime: Çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına (TMK m. 397).
- Amaç: Tanımanın alenîleşmesi (S. Sayısı 723, s. 115).
- Sonuç: İptal davasının süresi çoğu zaman bu bildirimle başlar (TMK m. 300).
Tanıma kütüğe nasıl işlenir?
- Kural: Çocuk babanın hanesine tescil edilir (Yargıtay 18. HD, 2007/7324 E., 2007/8263 K., 08.10.2007).
- Bilgiler: Baba adı ve soyadı ile ananın kimlik ve kayıt bilgileri.
- Ananın hanesi: Çocuğun oradaki kaydı kapatılır.
- Bağ: Ana ile baba arasında kayıt bağı kurulur.
- Yabancı baba: Kayıt ananın idarî biriminde kalır, baba soyadı verilir.
- Nitelik: Bu işlemler idarî işlemdir; dava gerekmez.
Tescil için aranan bilgiler
- Ananın kimliği: Adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi (Yargıtay 2. HD, 2025/5488 E., 2025/10940 K., 09.12.2025).
- Eksikse: Tescil yapılamaz.
- Mahkemenin görevi: Bu bilgileri araştırıp tespit etmek.
- Doğrudan ret: Talebin bilgisizlik nedeniyle reddi doğru değildir.
- Kaynaklar: Hastane doğum kayıtları, nüfus ve göç kayıtları, tanık beyanları.
- Araştırma: Hâkim maddî olguları res'en araştırır (TMK m. 284).
Yurt dışı kayıtlarında bildirim
- Sorun: Çocuk yabancı ülkede nüfusa kayıtlı olabilir.
- Gereken: İlgili ülkenin yetkili makamından aile nüfus kayıt tablosu (Yargıtay 2. HD, 2026/4142 E., 2026/6594 K., 15.06.2026).
- Usul: İstinabe usulüne uygun tamamlanmalıdır.
- Amaç: Başka bir erkekle soybağı bulunup bulunmadığını saptamak (TMK m. 295).
- Eksikse: Hüküm eksik incelemeden bozulur.
- Yurt dışı tanıma: Konsolosluk aracılığıyla da beyanda bulunulabilir (5490 s. K. m. 28).
Bildirim geçersiz tanımayı geçerli kılmaz
- Kural: Soybağı geçerli beyanla kurulur (TMK m. 295).
- Bildirim: Kurucu değil, açıklayıcıdır.
- Engel: Ana evliyse çocuk tanınamaz (TMK m. 285).
- Sonuç: Böyle bir tescil hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. HD, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024).
- Denetim: Kesinleşmiş karar kanun yararına bozulabilir (HMK m. 363).
- Önce: Nüfus kaydı ve ananın medenî hâli kontrol edilmelidir.
Bu madde çoğu kişiyi iki rolde ilgilendirir. Tanıyan babaysanız: beyanınızı nüfus müdürlüğüne, sulh hâkimine ya da notere yaptığınızda bildirim zincirini siz başlatmış olursunuz; ayrıca bir dilekçe vermenize gerek yoktur, işlemi alan makam bildirimi resen yapar. Yanınızda kimliğiniz, çocuğun doğum belgesi ve ananın kimlik bilgileri bulunsun; ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi bilinmezse tanıma kütüğe işlenemez. Birkaç hafta sonra çocuğun nüfus kaydını kontrol edin; kayıt düzelmemişse nüfus müdürlüğünden işlemin tamamlanmasını isteyin, bunun için dava açmanız gerekmez çünkü tescil idarî bir işlemdir. Ana ya da çocuksanız: nüfus müdürlüğünden gelen "tanıma" bildirimi sizin için bir saat başlatır. Tanımanın gerçeğe uygun olmadığını düşünüyorsanız iptal davası açma süreniz öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde beş yıldır; çocuksanız erginlikten itibaren bir yıl. Bildirim yazısını ve tebellüğ belgesini saklayın. Son olarak çocuk vesayet altındaysa bildirim vesayet makamına da yapılır; vasi olarak bu yazıyı aldığınızda çocuğun menfaatini değerlendirip gerekirse vesayet makamının iznini alarak dava açmalısınız.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Tanınan çocuk babanın hanesine baba adı ve soyadıyla, ananın kimlik ve kayıt bilgileri belirtilerek tescil edilir; baba yabancıysa kayıt ananın idarî biriminde kalır
2004 doğumlu çocuk evlilik dışı doğmuş, İngiliz vatandaşı babası tarafından noterde düzenlenen tanıma senediyle tanınmış ve tanıma nüfus kütüğüne tescil edilmişti. Velayet mahkeme kararıyla babaya verilmişti. Çocuk, babasının soyadıyla tanındığını ileri sürerek nüfustaki soyadının düzeltilmesini istedi; mahkeme davayı kabul etti.
“5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 28. maddesinin 4. bendine göre tanınan çocuklar babalarının hanesine baba adı ve soyadı ile analarının kimlik ve kayıtlı olduğu yer bilgilerini belirtmek suretiyle tescil olunur; öte yandan Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 109. maddesinin 1/b bendine göre de tanınan çocuk anasının bekarlık hanesinde kayıtlı ise; bu hanedeki kaydı kapatılarak baba soyadı ile babasının hanesine tescil edilerek ana ve baba arasında bağ kurulur. Babanın yabancı uyruklu olması halinde tanınan çocuk anasının kayıtlı bulunduğu idari birimin sonuna baba soyadı ile kaydı taşınır, ana ve çocuk arasında bağ kurulur.”
Ne anlama geliyor? 296. maddedeki bildirimin kütükte nasıl sonuçlandığını gösteren en net karardır. Kural: tanınan çocuk babasının hanesine, baba adı ve soyadıyla, ananın kimlik ve kayıtlı olduğu yer bilgileri belirtilerek tescil edilir; çocuk ananın bekârlık hanesindeyse oradaki kaydı kapatılır ve baba soyadıyla babanın hanesine taşınır, ana ile baba arasında bağ kurulur. İstisna: baba yabancı uyrukluysa çocuk babanın hanesine taşınamaz; kayıt ananın bulunduğu idarî birimin sonuna baba soyadıyla alınır ve ana ile çocuk arasında bağ kurulur. Kararın ikinci öğretisi usule ilişkindir: bu tescil ve soyadı işlemleri idarî işlemdir, nüfus idaresince yapılır; dava açmaya gerek yoktur ve açılan dava reddedilir.
Tanımanın nüfusa tescili için ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi zorunludur; bu bilgiler bilinmiyorsa mahkeme araştırıp tespit etmelidir
Davacı, resmî olmayan birliktelikten doğan iki çocuğun babası olarak tanınmasını istedi. İlk derece mahkemesi talebi kabul etti; bölge adliye mahkemesi ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yazısına dayanarak ananın kimlik bilgileri bilinmediği için tescilin mümkün olmadığını belirterek kararı kaldırdı ve talebi reddetti.
“İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 02.12.2020 tarihli cevabi yazısında tanıma işleminin nüfus kayıtlarına tescili işlemlerinde annenin "adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi bilgisinin" bulunmasının zorunlu olduğu, çocuğun annesinin kimlik bilgileri bilinmiyorsa tanıma olayının nüfus kayıtlarına tescilinin mümkün olmadığı bildirildiği”
Ne anlama geliyor? 296. maddedeki bildirim zincirinin işleyebilmesi için kütükte iki kişinin belirli olması gerekir: baba ve ana. Bu yüzden idare, tanımanın tesciline ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi bilinmeden izin vermez. Ancak Daire, bu eksikliğin talebin doğrudan reddine gerekçe yapılmasını doğru bulmamıştır: mahkemenin yapması gereken, doğum sırasında ananın başka biriyle evli olup olmadığını ve çocukların başka bir erkekle soybağı bulunup bulunmadığını araştırmak, ananın kimlik bilgilerini tespit etmek ve engel yoksa talebi kabul etmektir. Ananın kimliği belirsizse hastane doğum kayıtları, göç ve nüfus kayıtları ile tanık beyanları dosyaya getirtilmelidir.
Tanıma beyanı nüfus memuruna ya da 296. maddede gösterilen sulh hâkimine karşı yapılabilir; tanıma istemli dava aile mahkemesinde görülür
Evlilik dışı birliktelikten doğan ve yetiştirme yurduna yerleştirilerek ayrı bir haneye kaydedilen çocuğun babası olduğunu ileri süren kişi, babalığının tespitini ve çocuğun kendi hanesine tescilini istedi. Mahkeme, talebi hem tanıma hem babalık davası bakımından değerlendirip reddetti.
“Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 295. maddesi gereğince, evlilik dışı doğan çocuğun babası olduğunun tespiti yani tanıma istemine ilişkindir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesine göre; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere”
Ne anlama geliyor? Karar, 295 ile 296. maddeyi birlikte okumayı öğretir: tanıma beyanı nüfus memuruna yapılabileceği gibi, 296. maddede sayılan makamlar arasında yer alan sulh hâkimine karşı da yapılabilir. İkinci önemli nokta nitelendirme ve görevdir: mahkemeye yöneltilen "babası olduğumun tespiti" talebi hukuken tanıma istemidir ve Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından kaynaklandığı için aile mahkemesinde görülür. Kararda ayrıca iki sınır hatırlatılır: başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk tanınamaz ve babalık davasını ancak ana ile çocuk açabilir (TMK m. 301); gerçek baba olduğunu iddia eden kişi babalık davası açamaz.
Çocuk yurt dışında nüfusa kayıtlıysa o ülkenin yetkili makamından aile nüfus kayıt tablosu getirtilmeden tanımaya karar verilemez
Davacı, resmî olmayan birliktelikten doğan ve Almanya'da nüfusa kayıtlı olan çocuğun babası olduğunun tespitini istedi. İlk derece mahkemesi davayı kabul edip tanımaya ve nüfusa tesciline karar verdi, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Ancak yabancı ülkeyle yapılan yazışma usulüne uygun tamamlanmamış, gelen eksik cevapla yetinilmişti.
“Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmü ile kurulur (TMK md. 282/1). Tanıma, babanın nüfus müdürlüğüne veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmi senetle veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur (TMK md. 295/1). Talepte bulunan, bu yollardan birini kullanarak tanıma işlemini gerçekleştirebilir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. (TMK md. 295/3)”
Ne anlama geliyor? Bildirim ve tescil, kaydın nerede tutulduğuna göre değişir. Çocuk Türkiye'de kayıtlıysa 296. maddedeki zincir işler: beyanı alan makam babanın ve çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüklerine, çocuğun müdürlüğü de çocuğa, anasına ve varsa vesayet makamına bildirir. Çocuk yurt dışında kayıtlıysa mahkemenin işi artar: Daire, ilgili eyaletin yetkili merkezî makamından küçüğün ve tarafların aile nüfus kayıt tablosunun getirtilmesini ve gelen cevaplar değerlendirilerek karar verilmesini istemiştir. Amaç aynıdır: çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunup bulunmadığını kuşkuya yer bırakmadan saptamak. İstinabe usulüne uygun tamamlanmadan verilen hüküm eksik incelemeden bozulur.
Tescilden önce ananın evli olup olmadığı araştırılmalıdır; çocuk başka bir erkekle soybağı taşıyorsa tanıma kütüğe işlenemez
Davacı, çocuğun babası olduğunun tespitini istedi; mahkeme Adli Tıp Kurumu raporunda biyolojik babalığın %99,99 ihtimalle davacıya ait olduğunun belirlenmesi üzerine davayı kabul etti ve soybağı kurulmasına, nüfusa tesciline karar verdi. Oysa dosyadan davalının evli olduğu anlaşılıyordu. Karar kesinleşince Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz yoluna başvurdu.
“4721 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Aynı Kanun'un 285 inci maddesinin birinci fıkrasında "Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır." düzenlemesine ve 295 inci maddesinin son fıkrasında "Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.”
Ne anlama geliyor? 296. maddedeki bildirim mekanik bir işlem gibi görünse de, arkasında bir denetim vardır: kütüğe işlenecek tanımanın geçerli olması gerekir. Ana doğum sırasında başka biriyle evliyse çocuk kanunen kocanın çocuğu sayılır (TMK m. 285) ve tanıma sonuç doğurmaz; bu durumda bildirim yapılsa bile tescil hukuka aykırı olur. Genetik rapor bu engeli kaldırmaz. Somut olayda kesinleşmiş karar kanun yararına bozulmuştur; yani hata, tarafların itirazı olmasa bile düzeltilmiştir. Tanıma başvurusundan önce çocuğun nüfus kaydını ve ananın medenî hâlini kontrol edin.
Bildirim, ilgililerin tanımayı öğrenmesini sağlar; iptal davasının süresi bu öğrenmeden başlar
Davacı, gerçek babasının nüfustaki kişi olmadığını ileri sürerek dava açtı. Ana bir süre başka bir kişiyle resmî nikâh olmaksızın birlikte yaşamış, sonra nüfustaki baba ile evlenmişti. Mahkeme davayı hak düşürücü süreden reddetti; Daire soybağının kurulma ve kaldırılma yollarını, bu arada tanımanın iptalindeki süreleri sırasıyla ortaya koydu.
“aynı Yasanın 300. maddesinde ise; "Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.”
Ne anlama geliyor? 296. maddenin ikinci fıkrası yalnız bir kayıt işlemi değildir; süreyi başlatan olaydır. Çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüğü tanımayı çocuğa, anasına ve çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına bildirir; ilgililer tanımayı çoğu zaman bu bildirimle öğrenir. İptal davasında süre de buradan işler: ilgililer bakımından tanımayı ve tanıyanın baba olamayacağını öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl, her hâlde beş yıl; çocuk bakımından erginlikten başlayarak bir yıl (TMK m. 300). Bu nedenle size gelen nüfus bildirimini saklayın; süre tartışmasında tarihi belgeleyen tek belge çoğu zaman odur.
Madde gerekçesi
Madde 296- Bu maddede tanımanın alenîleşmesi ve hukukî sonuçlarının gerçekleşmesinin kolaylaştırılması için yapılması gerekli işlemler, 1984 tarihli Öntasarının 282 nci maddesi örnek alınarak düzenlenmiştir. Madde, yürürlükteki Kanunun 291 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünü karşılamakta ve daha geniş bir düzenleme içermektedir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 115Gerekçe kısadır ama maddenin iki işlevini de adlandırır: alenîleşme ve hukukî sonuçların gerçekleşmesinin kolaylaştırılması. Birincisi, tanımanın gizli kalmasını önler. Tanıma tek taraflı bir beyan olduğundan, bildirim olmasa ana ya da çocuk yıllarca bundan habersiz kalabilir; oysa her ikisinin de tanımaya itiraz etme hakkı vardır (TMK m. 298). Maddenin ikinci fıkrası tam bu boşluğu kapatır ve eski Kanun'da hiç bulunmayan bir güvence getirir: çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüğü, tanımayı çocuğa, anasına ve çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına bildirmek zorundadır. İkinci işlev pratiktir: soybağının doğurduğu sonuçlar — soyadı, velayet, bakım, miras — ancak kayıt düzeltildiğinde günlük hayatta işleyebilir. Bu yüzden bildirim yalnız çocuğun değil, babanın kayıtlı olduğu müdürlüğe de yapılır; çocuğun babanın hanesine taşınabilmesi için iki kaydın da bilgilendirilmesi gerekir. Tasarının 296. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun bu konuya tek bir cümle ayırmıştı: 291. maddenin son cümlesine göre "keyfiyet, tanınan kimsenin mukayyet bulunduğu mahallin nüfus memuruna bildirilir". İki metin arasındaki farklar kayda değerdir. Birincisi, bildirim yapacak makamlar: eski metin kimin bildireceğini söylemiyordu; yeni madde nüfus memuru, sulh hâkimi, noter ve vasiyetnameyi açan hâkimi tek tek sayar. Bunun sebebi tanımanın şeklinin genişletilmiş olmasıdır: artık tanıma dört ayrı makam önünde yapılabildiğinden, her birinin bildirim yükümlülüğü ayrıca gösterilmiştir (TMK m. 295). İkincisi, bildirimin muhatabı: eski metin yalnız çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurundan söz ediyordu; yeni madde babanın kayıtlı olduğu müdürlüğü de ekler. Üçüncüsü ve en önemlisi, ikinci fıkradaki ilgililere bildirim: çocuğa, anaya ve vesayet makamına bildirim eski Kanun'da hiç yoktu. Gerekçenin "daha geniş bir düzenleme" ifadesi asıl bu yeniliği anlatır.
Evlilik haricinde doğan çocuk babası tarafından veya babasının vefatı veya temyiz kudretinden daimi mahrumiyeti halinde babasının babası tarafından, tanınabilir. Tanıma, resmi senet veya ölüme bağlı tasarrufla olur. Keyfiyet, tanınan kimsenin mukayyet bulunduğu mahallin nüfus memuruna bildirilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 291/son | 4721 sayılı Kanun m. 296 | |
|---|---|---|
| Bildiren makam | Belirtilmemiş | Nüfus memuru, sulh hâkimi, noter, vasiyetnameyi açan hâkim |
| Bildirim yeri | Çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memuru | Babanın ve çocuğun nüfus müdürlükleri |
| İlgililere bildirim | Yok | Çocuğa, anaya, vesayet makamına |
| Amaç | Kaydın tutulması | Alenîleşme ve sonuçların gerçekleşmesi |
| Kaynak | — | 1984 tarihli Öntasarı m. 282 |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; ilgililere bildirim zorunluluğu getirildi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Uygulamasını asıl belirleyen düzenlemeler nüfus mevzuatındadır: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve uygulama yönetmeliği, tanınan çocuğun hangi haneye, hangi bilgilerle tescil edileceğini ayrıntılı biçimde göstermektedir (Yargıtay 18. HD, 2007/7324 E., 2007/8263 K., 08.10.2007). İdarenin tescil için ananın kimlik bilgilerini araması da bu mevzuattan kaynaklanır; Yargıtay bu uygulamayı denetleyerek mahkemelerin eksik bilgiyi araştırmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/5488 E., 2025/10940 K., 09.12.2025).
İlgili maddeler
- TMK m. 282: Genel olarak soybağının kurulması.
- TMK m. 284: Soybağı davalarında yargılama usulü.
- TMK m. 285: Babalık karinesi.
- TMK m. 292: Sonradan evlenmenin koşulu.
- TMK m. 293: Sonradan evlenmede bildirim.
- TMK m. 295: Tanımanın koşulları ve şekli.
- TMK m. 297: Tanıyanın iptal davası.
- TMK m. 298: İlgililerin iptal davası.
- TMK m. 300: Tanımanın iptalinde hak düşürücü süreler.
- TMK m. 321: Çocuğun soyadı.
- TMK m. 397: Vesayet makamı.
Tanımanın kütüğe işlenmesi veya size gelen bir tanıma bildirimi hakkında ne yapmanız gerektiğini değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 296 ne diyor?
Tanıma beyanını alan makamın ve nüfus müdürlüğünün kimlere bildirim yapacağını düzenler.
Bildirimi kim yapar?
Beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim (TMK m. 296/1).
Bildirim nereye yapılır?
Babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüklerine.
Ayrıca dilekçe vermem gerekir mi?
Hayır; bildirim işlemi alan makam tarafından resen yapılır.
İkinci bildirim kime yapılır?
Çocuğa, anasına ve çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına (TMK m. 296/2).
Bu ikinci bildirim niçin var?
Tanımanın alenîleşmesi ve ilgililerin haberdar olması için (S. Sayısı 723, s. 115).
Bildirim tanımayı geçerli kılar mı?
Hayır; soybağı geçerli beyanla kurulur (TMK m. 295).
Bildirim gecikirse hak kaybı olur mu?
Hayır; tanıma geçerliyse soybağı kurulmuştur.
Geçersiz tanıma tescil edilirse ne olur?
Tescil hukuka aykırıdır; kesinleşmiş karar kanun yararına bozulabilir (Yargıtay 2. HD, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024).
Tanınan çocuk hangi haneye yazılır?
Babasının hanesine (Yargıtay 18. HD, 2007/7324 E., 2007/8263 K., 08.10.2007).
Ananın hanesindeki kaydı ne olur?
Kapatılır ve çocuk baba soyadıyla babanın hanesine taşınır.
Ana ile baba arasında kayıt bağı kurulur mu?
Evet; tescil sırasında ana ve baba arasında bağ kurulur.
Baba yabancı uyrukluysa ne olur?
Çocuk ananın kayıtlı olduğu idarî birimin sonuna baba soyadıyla kaydedilir.
Tescil için hangi bilgiler zorunlu?
Ananın adı, soyadı, uyruğu ve doğum tarihi (Yargıtay 2. HD, 2025/5488 E., 2025/10940 K., 09.12.2025).
Ananın kimliği bilinmiyorsa talep reddedilir mi?
Hayır; mahkeme bu bilgileri araştırıp tespit etmelidir.
Soyadı düzeltmesi için dava açmam gerekir mi?
Hayır; bu işlem nüfus idaresince yapılan idarî bir işlemdir.
Tanıma beyanını sulh hâkimine yapabilir miyim?
Evet; 296. maddede sayılan makamlar arasındadır (Yargıtay 8. HD, 2017/5937 E., 2017/13903 K., 26.10.2017).
Noterde tanıma yapılabilir mi?
Evet; resmî senetle tanımada beyanı noter alır (TMK m. 295).
Vasiyetnameyle tanıma nasıl işler?
Vasiyetnameyi açan hâkim tanımayı nüfus müdürlüklerine bildirir.
Çocuk yurt dışında kayıtlıysa ne yapılır?
O ülkenin yetkili makamından nüfus kayıtları getirtilir (Yargıtay 2. HD, 2026/4142 E., 2026/6594 K., 15.06.2026).
Nüfus müdürlüğünden tanıma bildirimi aldım, ne yapmalıyım?
Tanımanın gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirin; itiraz edecekseniz süre bu tarihten işler.
İptal davasının süresi nedir?
Öğrenmeden başlayarak bir yıl, her hâlde beş yıl (Yargıtay 18. HD, 2015/12075 E., 2015/13745 K., 06.10.2015).
Çocuk için süre ne zaman başlar?
Ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl (TMK m. 300).
İptal davasını kimler açabilir?
Ana, çocuk, çocuğun altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer (TMK m. 298).
Vasi olarak bana bildirim geldi, ne yapmalıyım?
Çocuğun menfaatini değerlendirip gerekirse vesayet makamının iznini alarak dava açmalısınız.
Bildirim yapılmazsa tanıma geçersiz olur mu?
Hayır; ancak ilgililer öğrenmediği için süreler de işlemeye başlamaz.
Eski Kanun'da karşılığı nedir?
743 sayılı Kanun'un 291. maddesinin son cümlesi; orada yalnız nüfus memuruna bildirim vardı.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 282, 284, 285, 292, 293, 295, 296, 297, 298, 300, 301, 321, 397
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 28
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 363
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 33, 292
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35, 36
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 292
- 7531 sayılı Kanun m. 10 (07.11.2024)
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 291
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 296 gerekçesi s. 115, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Yargıtay 2. HD, 2026/4142 E., 2026/6594 K., 15.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/5488 E., 2025/10940 K., 09.12.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024
- Yargıtay 8. HD, 2017/5937 E., 2017/13903 K., 26.10.2017
- Yargıtay 18. HD, 2015/12075 E., 2015/13745 K., 06.10.2015
- Yargıtay 18. HD, 2007/7324 E., 2007/8263 K., 08.10.2007
