TMK 169'a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, dava sürdüğü müddetçe eşlerin barınması, geçimi, eşlerin mallarının yönetimi ve çocukların bakım ve korunması için gerekli geçici önlemleri talep beklemeden alır. Bu önlemlerin en önemlisi tedbir nafakasıdır: Hukuk Genel Kurulu'na göre tedbir nafakası talebe bağlı olmaksızın takdir edilir ve tarafların kusur durumu bu nafakanın takdirinde etkili değildir (Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011). Nafaka kural olarak dava tarihinden başlar, boşanma veya ayrılık kararının kesinleşmesine kadar sürer ve dava reddedilse bile dava süresi için verilir (Yargıtay HGK, 2008/2-231 E., 2008/235 K., 05.03.2008). Çocukların geçici velayeti, kişisel ilişki, konutun kullanımı gibi önlemler de bu madde kapsamındadır.
- Geçici önlem
- Boşanma veya ayrılık davası sürerken hâkimin re'sen aldığı ve davanın sonuna kadar geçerli olan önlem (TMK m. 169).
- Tedbir nafakası
- Dava süresince ihtiyacı olan eş ve çocuklar için hükmedilen nafaka; boşanma kararı kesinleşince koşulları varsa eş için yoksulluk, çocuk için iştirak nafakası olarak devam eder.
- Re'sen
- Talep aranmaksızın, hâkimin kendiliğinden harekete geçmesi.
- Tedbiren velayet
- Dava sürerken çocuğun velayetinin geçici olarak eşlerden birine bırakılması (TMK m. 169, 336/2).
- Kişisel ilişki
- Velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla ana veya babanın görüşme düzeni (TMK m. 323, 324).
- Bağımsız tedbir nafakası
- Boşanma davası açılmadan, birlikte yaşamaya ara verilmesi sebebiyle TMK m. 197'ye göre istenen nafaka; ayrı yaşamakta haklılığın ispatını gerektirir.
- Ara karar
- Yargılama sırasında verilen ve davayı sona erdirmeyen karar; tedbir nafakası çoğunlukla ara kararla bağlanır.
- Genel haciz yoluyla takip
- İlamsız icra takibi; tedbir nafakasına ilişkin ara karar bu yolla takip edilebilir.
TMK 169 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Önlemlerin konusu | Barınma, geçim, eşlerin mallarının yönetimi, çocukların bakım ve korunması; sayım örnek niteliğindedir | TMK m. 169 |
| Hâkimin yetkisi | Talep beklemeden, dava tarihinden itibaren re'sen | Yargıtay HGK, 2022/318 K. |
| Açık beyan | Nafaka istemediğini açıkça bildiren eşe tedbir nafakası verilmez | HMK m. 26; Yargıtay 2. HD, 2009/14613 K. |
| Sonradan talep | Dava sonuna kadar istenebilir, talep tarihinden başlar | Yargıtay 2. HD, 2017/11560 K. |
| Kusur | Tedbir nafakasında aranmaz; ödenen nafaka geri istenmez | Yargıtay HGK, 2011/670 K.; Yargıtay HGK, 2021/1657 K. |
| Gelir | Geliri bulunan eşe de verilebilir; gelirler katılma oranında ölçüdür | TMK m. 186/3; Yargıtay HGK, 2022/318 K. |
| Başlangıç ve bitiş | Dava tarihinden boşanma veya ayrılık kararının kesinleşmesine kadar | Yargıtay HGK, 2011/670 K. |
| Dava reddedilirse | Dava süresi için tedbir nafakası yine verilir | Yargıtay HGK, 2008/235 K. |
| Çocuklar | Tedbiren velayet, kişisel ilişki, çocuk için tedbir nafakası; tehlike varsa koruyucu önlem | TMK m. 336/2; Yargıtay HGK, 2023/1399 K. |
| Konut ve mallar | Konut ve eşyanın bir eşe bırakılması; dava konusu olmayan mala ihtiyati tedbir konulmaz | HMK m. 389/1; Yargıtay 2. HD, 2016/14766 K. |
| Hangi mahkeme | Dava açıldıktan sonra boşanma davasına bakan mahkeme | HMK m. 390/1; Yargıtay HGK, 2012/1353 K. |
| TMK 197 farkı | 197'de ayrı yaşamakta haklılık ispatlanır; 169'da aranmaz | Yargıtay HGK, 2023/214 K. |
| Ara karar ve icra | Ara karar kesinleşmeye kadar sürer; ilamlı değil, genel haciz yoluyla takip edilir | Yargıtay 2. HD, 2015/8836 K.; Yargıtay 12. HD, 2018/10279 K. |
| Şiddet | Şiddet dosyasında da talep olmadan tedbir nafakası verilebilir | 6284 s. K. m. 5/4 |
| Yabancılık | Geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır | MÖHUK m. 14/4 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 137. maddesinin sadeleştirilerek aynen alınmış hâlidir. Bu nedenle 1988'den beri uygulanan kural içerik olarak değişmemiş, yalnız "infak", "karı koca malları" ve "kendiliğinden" gibi ifadeler bugünkü dile uyarlanmıştır.
Dava dilekçesine nafaka ve tazminat istemediğinizi yazarsanız, bu beyan yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden feragat sayılabilir ve feragatten dönülemez (Yargıtay 2. HD, 2016/6169 E., 2017/11560 K., 24.10.2017). Tedbir nafakasını ise dava sonuçlanıncaya kadar isteyebilirsiniz; ancak bu durumda nafaka dava tarihinden değil, talep tarihinden başlar. Ara kararla verilen tedbir nafakası ödenmezse ilamlı takip değil, genel haciz yoluyla takip yapılmalıdır (Yargıtay 12. HD, 2018/4538 E., 2018/10279 K., 22.10.2018).
Geçici önlemlerin niteliği: re'sen, dava süresince, geçici
- Kural: Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK m. 169). Madde "özellikle" dediği için sayılanlar örnektir; hâkim davanın gerektirdiği başka geçici önlemleri de alabilir.
- Talep aranmaz: Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma veya ayrılık davası hangi eş tarafından açılırsa açılsın hâkim, dava tarihinden itibaren istek olmasa bile bu önlemleri almak için kendiliğinden harekete geçer; çünkü eşlerin birbirine karşı hak ve yükümlülükleri boşanma davasının açılmasıyla değil, birliğin sona ermesiyle biter (Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022).
- Dayanak maddeler: Hukuk Genel Kurulu'na göre barınma TMK m. 186/1'e, geçim TMK m. 185/3'e, malların yönetimi mal rejimi hükümlerine, çocukların bakım ve korunması TMK m. 185/2'ye dayanır (Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011). Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır (TMK m. 186/3); bu yükümlülük dava süresince de devam eder.
- Geçicidir: Önlemler davanın devamı süresince geçerlidir ve koşullar değişirse değiştirilebilir. Örneğin Daire, çocuk için hükmedilen tedbir nafakasının yargılama sırasında indirildiği, çocuk annenin bakım ve gözetiminde olmadığı için de hükümle kaldırıldığı dosyada bu yöndeki temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/16669 E., 2015/18135 K., 12.10.2015). Boşanma kararı kesinleşince, koşulları varsa eş için tedbir nafakası yoksulluk nafakasına, çocuk için iştirak nafakasına dönüşür (Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022).
- Ayrılık davasında da uygulanır: Madde ayrılık davasını da kapsar. Ayrılık kararı verilirse tedbir nafakasının ayrılık süresi boyunca devam edeceği TMK m. 167 sayfasında anlatılmıştır.
Tedbir nafakası: kimin yararına, hangi ölçüyle?
- Kusur aranmaz: Hukuk Genel Kurulu'na göre tedbir nafakası talebe bağlı olmaksızın takdir edilir ve tarafların kusur durumu bu nafakanın takdirinde hiçbir şekilde etkili değildir; kusurlu olması bir eşin lehine tedbir nafakası tayinine engel olmaz, sonradan tam kusurlu bulunan eşe ödenen tedbir nafakası da geri istenemez (Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011). Kurul aynı ilkeyi ağır kusurlu kadın (Yargıtay HGK, 2012/2-1158 E., 2012/827 K., 21.11.2012) bakımından da uygulamış, 2017 tarihli bir kararında da tedbir nafakası yönünden oybirliğiyle aynı sonuca varmıştır (Yargıtay HGK, 2017/2445 E., 2017/2027 K., 20.12.2017).
- Gelir ve malvarlığı: Hukuk Genel Kurulu çoğunluğuna göre tarafların gelirinin bulunması tedbir nafakasına engel değildir; gelirler yalnız diğer eşin birlik giderlerine katılma oranını belirlemede ölçüdür (Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022). Kurul, kurum avukatı olarak kocasından daha fazla kazanan kadın yararına verilen tedbir nafakasını bu gerekçeyle yerinde bulmuştur; karar oyçokluğuyla verilmiş, karşı oy yazısında gücü diğer eşe göre çok daha iyi olan eşe tedbir nafakası verilmemesi gerektiği savunulmuştur (Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022). Kurul, subay olarak maaş alan kadın (Yargıtay HGK, 2021/322 E., 2022/851 K., 07.06.2022) ve bankada birikimi olan kadın bakımından da tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2020/367 E., 2022/1497 K., 10.11.2022).
- Daha eski ve farklı bir yaklaşım: Daire, 2020 tarihli bir kararında emekli olup düzenli geliri ve kira geliri bulunan erkek yararına, kadının mali durumunun iyi olduğu gerekçesiyle tedbir nafakasına hükmedilmesini hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2020/3841 E., 2020/6743 K., 15.12.2020). Bu karar Hukuk Genel Kurulu'nun 2022'deki oyçokluklu kararlarından önce verilmiştir (Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022); bugün gelir karşılaştırmasının tek başına belirleyici olmadığı yönündeki Kurul çoğunluğu görüşü esas alınmalıdır.
- Çalışan eş: Hukuk Genel Kurulu, çalıştığı hâlde geliri yeterli olmayan kadına tedbir nafakası verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2008/2-231 E., 2008/235 K., 05.03.2008).
- Cezaevindeki eş: Yargıtay, cezaevinde tutuklu veya hükümlü olanların iaşesinin Devletçe karşılandığını gözetmeden tutuklu eş yararına tedbir nafakasına hükmedilmesini doğru bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/9408 E., 2013/23069 K., 07.10.2013). Buna karşılık Daire, boşanmadan sonraki yoksulluk nafakası yönünden, erkeğin cezaevinde tutuklu veya hükümlü olmasının onu nafaka ile sorumlu tutmamayı gerektirmediğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/16669 E., 2015/18135 K., 12.10.2015).
- Aynı evde yaşama: Eşler dava süresince aynı evde yaşamaya devam ediyor ve giderleri birlikte karşılıyorsa tedbir nafakasına hükmedilmez. Yargıtay, dava süresince çocuklarıyla aynı evde yaşayan ve çocuğun giderlerini müştereken karşılayan eşlerden baba yararına çocuk için tedbir nafakasına hükmedilmesini hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/1117 E., 2015/15262 K., 09.09.2015).
- Miktar: Tedbir nafakası tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, günün ekonomik koşullarına ve hakkaniyete uygun olmalıdır. Hukuk Genel Kurulu, emekli olan ve evi ile arabası bulunduğu için yoksulluk nafakası reddedilen kadın yararına verilen tedbir nafakasını da az bulmuştur (Yargıtay HGK, 2022/770 E., 2023/185 K., 08.03.2023).
Nafaka istememek, sonradan istemek ve feragat
- Re'sen, ama açık beyana rağmen değil: Hâkim tedbir nafakasını talep olmasa da takdir eder; ancak Yargıtay, dava dilekçesinde nafaka istemediğini açıkça belirten eş yararına tedbir nafakasına hükmedilmesini talep dışına çıkma sayarak bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2008/12341 E., 2009/14613 K., 21.07.2009). Daire, dava dilekçesinde kendisi için nafaka talep etmediğini beyan eden ve yargılama sırasında da tedbir nafakası istemeyen kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesini de usul ve yasaya aykırı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2013/20437 E., 2014/3024 K., 17.02.2014). Taleple bağlılık ilkesi bugün HMK m. 26'da düzenlenmiştir.
- Sonradan talep: Nafaka istemediğini bildiren eş, dava sürerken tedbir nafakası isteyebilir. Yargıtay'a göre tedbir nafakası dava sonuçlanıncaya kadar her zaman talep edilebilir ve bu durumda talep tarihinden itibaren hükmedilir (Yargıtay 2. HD, 2016/6169 E., 2017/11560 K., 24.10.2017). Daire, tedbir nafakasının her an doğup işleyen alacak niteliğinde olduğunu belirterek ön inceleme duruşmasında nafaka istemediğini söyleyen kadın için sonraki dilekçesinin tarihinden başlamak üzere tedbir nafakasına hükmedilmesini istemiş (Yargıtay 2. HD, 2015/15090 E., 2016/6307 K., 29.03.2016), aynı ilkeyi dava dilekçesinde çocuklar için nafaka istemeyip sonra isteyen anne bakımından da uygulamıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/24105 E., 2016/3941 K., 02.03.2016). Daire bu sonucu, eşlerin birbirlerine karşı bakım, barınma, koruma ve gözetme yükümlülüklerinin sürekli yinelenen ve evlilik sona erinceye kadar devam eden yükümlülükler olmasına da dayandırmıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/13038 E., 2013/18878 K., 04.07.2013).
- Yoksulluk nafakası ve tazminat farklıdır: Yargıtay, dava dilekçesindeki tazminat ve nafaka talebi bulunmadığına ilişkin beyanı yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden feragat saymış, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu ve feragatten dönülemeyeceğini belirtmiştir (HMK m. 311); aynı kararda tedbir nafakasının sonradan istenebileceği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/6169 E., 2017/11560 K., 24.10.2017).
Tedbir nafakası ne zaman başlar, ne zaman biter?
- Başlangıç: dava tarihi: Hukuk Genel Kurulu'na göre tedbir nafakası kural olarak davanın başından itibaren karar kesinleşinceye kadar hüküm altına alınır ve bu karar tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması dosyaya gelir gelmez verilmelidir (Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011). Yargıtay, çocuk için tedbir nafakasının dava tarihinden önceki bir tarihten başlatılmasını düzeltmiş ve dava tarihi olarak değiştirmiş; kararında, dava öncesi dönem için TMK m. 197'ye dayanan bir nafaka davası açılmadığını da belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/23638 E., 2014/12842 K., 10.06.2014). Dava öncesi dönem için nafaka, TMK m. 197'deki şartlarla ayrıca istenebilir.
- Bozmadan sonra artırılan nafaka: Yargıtay'ın tedbir nafakasını az bularak bozduğu dosyada, bozmaya uyan mahkemenin artırdığı tedbir nafakası da yeni karar tarihinden değil, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla dava tarihinden başlatılmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2025/8695 E., 2026/3057 K., 24.03.2026).
- Bitiş: kesinleşme: Tedbir nafakası boşanma veya ayrılık kararının kesinleşmesine kadar devam eder; boşanma kararı kesinleşince koşulları varsa yoksulluk veya iştirak nafakası başlar.
- Dava reddedilse bile: Hukuk Genel Kurulu, boşanma davası reddedilen dosyada da dava süresince yeterli geliri olmayan eşe tedbir nafakası verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2008/2-231 E., 2008/235 K., 05.03.2008).
- Çocuk ergin olunca: Yargıtay'a göre çocuk için ara kararla hükmedilen tedbir nafakası çocuğun ergin olduğu tarihte sona erer; ergin olan çocuk yararına iştirak nafakasına da hükmedilemez (Yargıtay 2. HD, 2015/10219 E., 2015/24612 K., 21.12.2015).
- Kusur sonradan belirlense de iade yok: Nihai kararla belirlenen kusur durumu tedbir nafakasının kaldırılmasını ya da iadesini gerektirmez (Yargıtay HGK, 2018/1084 E., 2021/1657 K., 14.12.2021).
Çocuklar: tedbir nafakası, geçici velayet ve kişisel ilişki
- Çocuk hangi eşin yanındaysa: Hukuk Genel Kurulu'na göre hâkim çocukların hangi eşin yanında olduğunu tespit eder ve çocuk yanında olmayan eşin çocuk için nafaka verip vermeyeceğini, veriyorsa miktarını belirler (Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022). Yargıtay, terk sebebiyle açılan davada ortak konuta dönmemekte haklı olmayan kadının yanında kalan çocuk için de dava tarihinden geçerli olmak üzere re'sen tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/8107 E., 2015/22276 K., 24.11.2015).
- Geçici velayet: Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336/2). Boşanma davasında bu karar genellikle "velayetin tedbiren" bir eşe bırakılması şeklinde, çoğu zaman tensip veya ön inceleme aşamasında verilir. Daire 2025 tarihli bir kararında, ayrı yaşama döneminde çocuklardan birinin babanın, diğerinin annenin yanında kaldığı ve çocuklarla ilgili ciddi iddiaların bulunduğu dosyada, uzmanlarca taraflar ve çocuklarla görüşülerek yeni sosyal inceleme raporu alınmadan tedbiren velayet talebi hakkında karar verilmesini eksik inceleme saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/9656 E., 2025/5534 K., 29.05.2025).
- Çocuğun korunması ve hâkimin sorumluluğu: Hukuk Genel Kurulu'na göre hâkim, çocuğun esenliğinin ağır tehlike altında olduğunu fark ettiğinde delil veya belge aramaksızın önleyici ve koruyucu tedbir kararları vermek ve bunları geciktirmemekle yükümlüdür; kişisel ilişki hakkı çocuğun yüksek yararıyla sınırlıdır ve gerekirse reddedilebilir (Yargıtay HGK, 2023/858 E., 2023/1399 K., 27.12.2023). Kurul, dava dilekçesinde çocuğun daha önce babası tarafından öldürülmeye teşebbüs edildiği bildirildiği hâlde çocuk için koruma kararı verilmeyip gerekli incelemeler yapılmadan yatılı kişisel ilişki kurulan ve çocuğun bu ilişki sırasında öldürüldüğü dosyada, Devletin hâkimin hukuki sorumluluğu gereğince tazminatla sorumlu olduğunu kabul etmiş, kararı yalnız tazminatın kapsamı yönünden değişik gerekçeyle ve oyçokluğuyla bozmuştur (Yargıtay HGK, 2023/858 E., 2023/1399 K., 27.12.2023). Şiddet dosyasında hâkim, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya tümüyle kaldırılmasına da karar verebilir (6284 s. K. m. 5/1-ç).
- Kişisel ilişki kararlarının uygulanması: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, boşanma davaları sürerken babaya tanınan ziyaret ve kişisel ilişki haklarının yıllarca etkili biçimde uygulanmamasını, ilk kişisel ilişki kararının dava açıldıktan dört yıl sonra verilmesini ve çocukla babanın iki yıla yakın görüşememesini Sözleşme'nin 8. maddesinin ihlali saymış; velayet ve kişisel ilişki davalarının, verilen kararların uygulanması dahil acil bir uygulama gerektirdiğini belirtmiştir (AİHM, Cengiz Kılıç/Türkiye, B. No: 16192/06, 06.12.2011). Mahkeme aynı kararda boşanma davalarının uzun sürmesini de adil yargılanma hakkının ihlali saymıştır (AİHM, Cengiz Kılıç/Türkiye, B. No: 16192/06, 06.12.2011). Anayasa Mahkemesi de aynı başvurucunun, AİHM kararından sonra da kişisel ilişki kurulamamasına ilişkin şikâyetinde aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, Cengiz Kılıç, B. No: 2013/3181, 03.02.2016).
- Anayasa Mahkemesi denetimi: Anayasa Mahkemesi, dava sürerken çocuğun yanında kaldığı anne için tedbir nafakasına hükmedilmesini ve anne ile kişisel ilişki kurulmasını, çocuğun üstün yararı gözetildiği için aile hayatına saygı hakkını ihlal eden bir müdahale saymamıştır (AYM, Rifat Erdalı, B. No: 2017/39019, 21.07.2020).
- Yurt dışından getirilen çocuk ve Lahey Sözleşmesi: Hukuk Genel Kurulu, tatil için Türkiye'ye gelinmesinden sonra açılan boşanma davasında velayetin uzman raporuna uygun olarak tedbiren anneye verildiği dosyada, boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkı doğduğu için çocuğun haksız alıkonulduğundan söz edilemeyeceğini ve iade isteminin reddinin yerinde olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2022/145 E., 2022/276 K., 08.03.2022). Kurul, iade başvurusundan önce verilen tedbiren velayet kararı bulunan bir başka dosyada da aynı sonuca varmıştır (Yargıtay HGK, 2017/2489 E., 2018/1473 K., 18.10.2018). İade başvurusundan sonra verilen velayet kararı ise tek başına iade talebinin reddine gerekçe oluşturmaz (5717 sayılı Kanun m. 13).
Barınma, ev eşyası ve eşlerin malları
- Barınma: Hâkim eşlerin barınmasına ilişkin önlemleri de re'sen alır; örneğin ortak konutun veya başka bir konutun eşyalarıyla birlikte dava süresince eşlerden birine ve çocuklara bırakılmasına karar verebilir. Hukuk Genel Kurulu'nun onadığı Daire kararında, konutun eşyalarıyla birlikte kadın ve çocuğa tahsisi ile kocaya ait konut ve aracın devrini önleyen tedbirler, boşanma davası açıldıktan sonra boşanma davasına bakan mahkemece alınacak tedbirler arasında sayılmıştır (Yargıtay HGK, 2012/2-508 E., 2012/1353 K., 26.12.2012). O dosya tedbirlerin hangi mahkemece alınacağına ilişkindir; tedbirlerin yerinde olup olmadığı incelenmemiştir.
- Mallara ihtiyati tedbir: Daire'ye göre boşanma veya ayrılık davası açılınca alınabilecek tedbirler 169. maddede gösterilmiştir ve ihtiyati tedbir yalnız uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinden (HMK m. 389/1), boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka haklarını güvenceye almak amacıyla da olsa dava konusu olmayan araç üzerine tedbir konulamaz (Yargıtay 2. HD, 2015/19158 E., 2016/14766 K., 15.11.2016).
- Aile konutu: Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz; malik olmayan eş tapu kütüğüne gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m. 194). Bu koruma boşanma davası sürerken de devam eder.
Hangi mahkeme önlem alır? TMK 197 ve 6284 ile ilişki
- Boşanma davasına bakan mahkeme: Boşanma davası açıldıktan sonra geçici önlemleri boşanma davasına bakan mahkeme alır. Hukuk Genel Kurulu'nun onadığı Daire kararına göre, başka bir yerde görülmekte olan boşanma davası varken başka bir aile mahkemesinin bu önlemleri alma yetkisi yoktur (Yargıtay HGK, 2012/2-508 E., 2012/1353 K., 26.12.2012). Dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbir de ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebilir (HMK m. 390/1).
- TMK 197'den farkı: Hukuk Genel Kurulu'na göre tedbir nafakası iki şekilde verilir: birlikte yaşamaya ara verilmesi sebebiyle TMK m. 197'ye göre bağımsız tedbir nafakası ve boşanma veya ayrılık davası süresince TMK m. 169'a göre geçici tedbir nafakası (Yargıtay HGK, 2021/1010 E., 2023/214 K., 15.03.2023). Bağımsız tedbir nafakası için ayrı yaşamakta haklılık ispatlanmalıdır; 169'daki nafaka ise talep olmadan, kusura bakılmadan verilir (Yargıtay HGK, 2017/2297 E., 2020/672 K., 23.09.2020).
- Boşanma davasında karar verilmemişse: Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, boşanma davasında tedbir nafakası bakımından "talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığı"na hükmedilerek kesinleşen dosyada, dava süresine ait nafakanın ayrıca TMK m. 197'ye dayanan davayla istenemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2013/3-71 E., 2013/1056 K., 10.07.2013).
- 6284 sayılı Kanun: Şiddet dosyasında hâkim, TMK hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir (6284 s. K. m. 5/3). Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa hâkim, TMK hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 s. K. m. 5/4). Hâkim ayrıca şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine karar verebilir (6284 s. K. m. 5/1-b).
Usul: ara karar, hüküm ve kanun yolu
- Gerekçe: Tedbir nafakası nihai kararda gerekçe gösterilmeden kaldırılamaz (Yargıtay HGK, 2018/1084 E., 2021/1657 K., 14.12.2021).
- Kısa karar ile gerekçeli karar uyumu: Hukuk Genel Kurulu, kısa kararda yer almayan tedbir nafakasının gerekçeli kararda hükme bağlanmasını çelişki sayarak usulden bozmuştur (Yargıtay HGK, 2014/1448 E., 2016/1038 K., 09.11.2016). Hüküm sonucunda taraflara yüklenen borçlar açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir (HMK m. 297/2).
- Ara kararın süresi: Yargıtay'a göre ara kararla hükmedilen tedbir nafakası, nihai hükümde aksi yönde bir karar verilmedikçe hükmün kesinleşmesine kadar devam eder ve nihai hükümde yer verilmese bile ara kararın icrası mümkündür (Yargıtay 2. HD, 2014/23311 E., 2015/8836 K., 29.04.2015).
- Miktar çelişkisi: Daire, kısa kararda tedbir nafakalarına ilişkin ara kararların devamına hükmedilip gerekçeli kararda farklı nafaka miktarları yazılmasını da çelişki saymış ve gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını belirtmiştir (HMK m. 298/2) (Yargıtay 2. HD, 2014/21486 E., 2015/5677 K., 26.03.2015).
- Bozma kapsamı: Hukuk Genel Kurulu'na göre bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen tedbir nafakası miktarı bozmadan sonra yeniden değerlendirilemez (Yargıtay HGK, 2021/771 E., 2023/135 K., 01.03.2023).
- Kanun yolu: İstinaf yoluna nihai kararlar ile HMK m. 341/1-b'de sayılan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı başvurulabilir. Yargıtay, yargılama sırasında verilen tedbir nafakası ara kararının temyiz edilmesi üzerine mahkemenin temyiz isteğini reddettiği ve bu ret kararına karşı temyize gidilmediği dosyada, yapılacak bir işlem bulunmadığı için dosyayı mahkemesine geri çevirmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/11460 E., 2015/11105 K., 01.06.2015). Tedbir nafakası, hükümle birlikte istinaf ve temyiz incelemesine konu olur.
- Ödenmezse icra: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne göre tedbir nafakasına ilişkin ara karar ilam veya ilam niteliğinde belge olmadığı için ilamlı takibe konulamaz; ancak İİK m. 68'deki belgelerden sayıldığı için genel haciz yoluyla takip yapılabilir (Yargıtay 12. HD, 2018/4538 E., 2018/10279 K., 22.10.2018). Daire, ara karara dayalı ilamlı takipte icra emrinin iptali gerektiğini 2019'da da belirtmiştir (Yargıtay 12. HD, 2018/6711 E., 2019/5725 K., 08.04.2019). Kanun ayrıca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi öngörür (İİK m. 344).
- İki nafakanın karıştırılması: Hukuk Genel Kurulu, TMK m. 197'ye dayanan bağımsız tedbir nafakası davasını 169'a göre nitelendirerek hüküm kuran direnme kararını çelişki nedeniyle usulden bozmuştur (Yargıtay HGK, 2021/1010 E., 2023/214 K., 15.03.2023).
Yabancılık unsuru
- Uygulanacak hukuk: Boşanma ve ayrılıkla ilgili geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 14/4). Boşanmanın sebep ve hükümlerine uygulanacak hukuk ise TMK m. 167 sayfasında anlatılmıştır.
Boşanma davası açtığınızda veya size dava açıldığında, dava dilekçenizde ya da cevap dilekçenizde tedbir nafakası, çocukların geçici velayeti, kişisel ilişki ve gerekirse konutun size bırakılması taleplerinizi açıkça yazın; hâkim bunları re'sen de değerlendirebilir, ancak açık talep süreci hızlandırır. Gelir ve giderlerinizi, kira, fatura, okul ve sağlık giderlerini belgeleyin; ekonomik ve sosyal durum araştırmasının sonucunu takip edin. Tedbir nafakası kararının kısa kararda ve gerekçeli kararda aynı biçimde yer aldığını kontrol edin. Dava süresince eşinizle aynı evde yaşamaya devam ediyor ve giderleri birlikte karşılıyorsanız nafaka hükmedilmeyebileceğini unutmayın. Çocuklarla ilgili geçici kararların uygulanmasında sorun yaşarsanız bunu vakit kaybetmeden mahkemeye bildirin.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Tedbir nafakasında kusur aranmaz; kusurlu eş de tedbir nafakası alabilir
Kadın boşanma, nafaka ve tazminat davası açtı; koca da boşanma davası açtı ve davalar birleştirildi. Mahkeme kadını tam kusurlu bularak onun davasını reddetti, kocanın davasını kabul etti ve kadın yararına tedbir nafakasına yer olmadığına karar verdi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı yalnız tedbir nafakası yönünden bozdu; mahkeme, kusurlu kadın lehine tedbir nafakası verilemeyeceği gerekçesiyle direndi.
“Tedbir nafakası, talebe bağlı olmaksızın (resen) takdir edilir ve geçici bir önlem olarak davanın başından itibaren, karar kesinleşene kadar hüküm altına alınır. Dolayısıyla, tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosyaya gelişini takiben hemen verilmesi gerekir. Bu aşamada tarafların kusur durumu belirlenmediğine göre verilecek kararda kusur bir ölçüt olarak alınamayacağı gibi, sonuçta nihai karar verilirken kusur durumunun belirlenmiş olması da tedbir nafakasının kaldırılmasını ya da ödenenlerin geri istenmesini gerektirmez. Zira, tarafların "kusur durumu" hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur değildir. Dahası Kanunda, hakimin geçici bir önlem olarak tedbir nafakasına hükmedebilmesi için, tarafların kusurlu olup olmamaları bir unsur olarak yer almamakta; hangisinin daha az ya da çok kusurlu olduğunun belirlenmesi yönünde bir koşul da öngörülmemektedir. Bu nedenle, hakimin kusur durumuna bakmaksızın davanın en başında bu geçici önlemi alması ve buna bağlı olarak da tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını tespit edip, uygun ve geçici nitelikte bir nafaka takdir etmesi gerekir. Görülmektedir ki, bir tarafın kusurlu olması; onun lehine tedbir nafakası tayin edilmesine engel teşkil etmemektedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını ikinci görüşmede oyçokluğuyla bozmuştur. Kurula göre tedbir nafakası davanın başında, kusur durumu belli olmadan takdir edilir; sonradan belirlenen kusur ne nafakanın kaldırılmasını ne de ödenenlerin geri istenmesini gerektirir. Boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkı kazanan ve yeterli geliri olmayan eşe uygun tedbir nafakası verilmelidir. Kurul ağır kusurlu kadın bakımından aynı sonuca 2012'de oybirliğiyle ulaşmıştır (Yargıtay HGK, 2012/2-1158 E., 2012/827 K., 21.11.2012).
Geliri diğer eşten fazla olan eşe de tedbir nafakasına hükmedilebilir
Kadın boşanma davası açtı; koca daha önce evden ayrılarak ailesinin yanına gitmişti, kadın ortak çocukla evde kalıyordu. Ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre kadın kurum avukatı, koca özel sektör çalışanıydı ve kadının maaşı daha yüksekti. Mahkeme kadın yararına tedbir nafakasına hükmetti; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının geliri daha fazla olduğu için tedbir nafakası koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle bozdu; mahkeme direndi.
“Tarafların gelirinin bulunması TMK'nın 169. maddesine dayalı tedbir nafakası hükmedilmesine engel değildir. Bu nedenle eldeki davada her ne kadar tarafların gelir durumları karşılaştırıldığında kadının erkeğe oranla daha fazla maaş aldığı görülse de, bu durum ancak diğer eşin birlik giderlerine katılmadaki oranını belirlemede bir ölçü olarak değerlendirilebileceğinden direnme kararı yerindedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu çoğunluğuna göre boşanma davası açılsa da eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğü sürer; eşlerin gelirleri yalnız diğer eşin katılma oranını belirlemede ölçüdür. Karar bu yönden oyçokluğuyla verilmiştir; karşı oy yazısında, gücü diğer eşe göre çok daha iyi olan eş yararına tedbir nafakasına hükmedilmemesi gerektiği savunulmuştur. Kurul aynı görüşü 2022'deki başka kararlarında da tekrarlamıştır.
Boşanma davası reddedilse bile dava süresince yeterli geliri olmayan eşe tedbir nafakası verilir
Koca boşanma davası açtı. Mahkeme evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanaatine varmayarak davayı reddetti; kadının tedbir nafakası istemini de, kendisini geçindirecek kadar geliri bulunduğu gerekçesiyle reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tedbir nafakası yönünden bozdu; mahkeme direndi.
“Her ne kadar Özel Daire bozma kararında "herhangi bir işi ve geliri olmayan davalı kadın" ifadesine yer verilmiş ise de bu durum dosya kapsamına uygun olmayıp "yeterli geliri olmayan davalı kadın " şeklinde değiştirilmesi gerekir. O halde, somut olayda boşanma davası açılmakla, ayrı yaşama hakkı kazanan ve yeterli geliri olmayan davalı kadın yararına uygun tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanlış gerekçelerle talebin reddi usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur. Tedbir nafakası boşanma davasının sonucuna bağlı değildir: dava sonunda boşanma isteği reddedilse bile, dava süresince ayrı yaşama hakkı kazanan ve geliri yetersiz olan eşe tedbir nafakası verilir. Çalışıyor olmak tek başına tedbir nafakasına engel sayılmamıştır.
Tedbir nafakasının miktarı hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun olmalıdır
Kadın boşanma davası açtı. İlk derece mahkemesi boşanmaya ve kadın yararına dava tarihinden itibaren aylık 1.000 TL tedbir nafakasına hükmetmiş, nafakayı 06.10.2017'den itibaren aylık 500 TL'ye indirmişti. Bölge adliye mahkemesi kadının nafaka ve tazminat miktarlarına yönelik istinafını reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tedbir nafakası ve tazminatlar az olduğu için bozdu; bölge adliye mahkemesi direndi.
“Hâl böyle olunca; evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecesi, paranın alım gücü, hakkaniyet ilkesi, tazminatların ve nafakanın nitelikleri, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat, kişilik haklarına yapılan saldırı, günün ekonomik koşulları dikkate alındığında kadın eş yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları ile tedbir nafakasının az olduğu, mahkemece hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat ve tedbir nafakası ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur. Aynı dosyada emekli olan ve evi ile arabası bulunan kadının yoksulluk nafakası isteği reddedilmişti; buna rağmen dava süresince verilen tedbir nafakasının miktarı az bulunmuştur. Tedbir nafakası ile yoksulluk nafakasının şartları farklıdır.
Dava süresince cezaevinde bulunan eşin iaşesi Devletçe karşılandığından ona tedbir nafakası verilmesi doğru değildir
Boşanma davasında mahkeme, dava süresince cezaevinde tutuklu bulunan davalı yararına TMK m. 169 uyarınca tedbir nafakasına hükmetti. Davacının çalışmadığı, geliri ve malvarlığı bulunmadığı anlaşılmıştı. Karar temyiz edildi.
“Davalının dava süresince cezaevinde "tutuklu" olduğu davacının ise çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Cezaevinde "tutuklu" ya da "hükümlü" olanların iaşesinin Devletçe karşılandığı gözetilmeksizin davalı yararına Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi gereğince tedbir nafakası tayin edilmesi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire, cezaevinde tutuklu ya da hükümlü olanların iaşesinin Devletçe karşılandığını gözeterek tutuklu eş yararına verilen tedbir nafakasını bozmuştur. Aynı kararda, geliri ve malvarlığı bulunmayan davacının diğer eşe yoksulluk nafakası ödemekle sorumlu tutulması da doğru bulunmamıştır. Daire başka bir kararında ise yoksulluk nafakası yönünden, erkeğin cezaevinde tutuklu veya hükümlü olmasının onu nafaka ile sorumlu tutmamayı gerektirmediğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/16669 E., 2015/18135 K., 12.10.2015).
Dava süresince aynı evde yaşayıp çocuğun giderlerini birlikte karşılayan eşlerden biri yararına çocuk için tedbir nafakası verilmez
Karşılıklı boşanma davalarında mahkeme, dava tarihinden itibaren ortak çocuk için davalı-karşı davacı baba yararına tedbir nafakasına hükmetti. Eşler dava süresince çocuklarıyla aynı evde yaşamaya devam etmişti. Karar temyiz edildi.
“Dava süresince tarafların çocuklarıyla aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri ve bu süre içerisinde çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin müştereken karşılandığı anlaşılmış, çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin tek başına davalı baba tarafından karşılandığı ileri sürülüp ispatlanamamıştır. O halde dava tarihinden itibaren müşterek çocuk için davalı (karşı davacı) yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire, çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin dava süresince müştereken karşılandığını, giderlerin yalnız baba tarafından karşılandığının ispatlanamadığını belirterek baba yararına verilen tedbir nafakasını bozmuştur. Aynı evde yaşamaya devam eden eşlerden biri tedbir nafakası istiyorsa, giderleri tek başına karşıladığını belgelemelidir.
Dava dilekçesinde nafaka istemediğini açıkça belirten eşe tedbir nafakası verilemez
Kadın boşanma davası açtı ve dava dilekçesinde nafaka istemediğini açıkça belirtti. Mahkeme buna rağmen kadın yararına tedbir nafakasına hükmetti; karar temyiz edildi.
“Davacı kadın dava dilekçesinde nafaka istemediğini açıkça belirtmiştir. İstek olmadığı halde kadın yararına tedbir nafakası verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”
Ne anlama geliyor? Daire, TMK m. 169'daki re'sen önlem alma kuralına rağmen, açıkça nafaka istemeyen eş yararına tedbir nafakasına hükmedilmesini talep dışına çıkma sayarak bozmuş ve o tarihte yürürlükte olan HUMK m. 74'e dayanmıştır; bugün taleple bağlılık ilkesi HMK m. 26'da düzenlenmiştir. Daire, dava dilekçesinde kendisi için nafaka talep etmediğini beyan eden ve yargılama sırasında da tedbir nafakası istemeyen kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesini 2014'te de bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2013/20437 E., 2014/3024 K., 17.02.2014).
Dava dilekçesinde nafaka istemeyen eş, dava sürerken tedbir nafakası isteyebilir; nafaka talep tarihinden başlar
Kadın boşanma davası açtı; dava dilekçesinde tazminat ve nafaka talebinin bulunmadığını beyan etti, yargılama sırasında 22.01.2015 tarihli oturumda nafaka istedi. Mahkeme 23.06.2015 tarihli oturumda kadın yararına dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına, hükümde de yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata hükmetti. Koca kararı temyiz etti.
“Davacı kadının dava dilekçesinde tazminat ve nafaka taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyanı feragat niteliğindedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 311. maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Feragatten dönülemez. Bu husus gözetilmeden davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacı kadın dava dilekçesinde nafaka istemediğini beyan etmiş, tahkikat aşamasında 22.01.2015 tarihli celsede nafaka talebinde bulunmuştur. Tedbir nafakası dava sonuçlanıncaya kadar her zaman talep edilebileceğine göre talep tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, 23.06.2015 tarihli celsede, dava tarihinden itibaren kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, dava dilekçesindeki beyanı yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden feragat saymış (HMK m. 311), tedbir nafakası yönünden ise talebin dava sonuçlanıncaya kadar her zaman yapılabileceğini kabul etmiştir. Bu durumda tedbir nafakası dava tarihinden değil, talep tarihinden başlar. Daire, tedbir nafakasının her an doğup işleyen bir alacak olduğunu belirterek aynı sonuca kadın için (Yargıtay 2. HD, 2015/15090 E., 2016/6307 K., 29.03.2016) ve ortak çocuklar için (Yargıtay 2. HD, 2015/24105 E., 2016/3941 K., 02.03.2016) de varmıştır.
Bozma üzerine artırılan tedbir nafakası yeni karar tarihinden değil, dava tarihinden başlatılır
Karşılıklı boşanma davalarında mahkeme kadın ve ortak çocuk yararına tedbir nafakasına hükmetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası ile tazminat miktarlarını az bularak kararı bozdu. Bozmaya uyan mahkeme, tedbir nafakalarını yeni karar tarihinden itibaren artırdı; kadın nafakanın başlangıç tarihini de temyiz etti.
“Bu açıklamalar karşısında, bozmaya uyulduğuna göre, İlk Derece Mahkemesince kadın ve ortak çocuk yararına dava tarihinden itibaren başlamak ve karar kesinleşinceye kadar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden (02.07.2025) itibaren başlayacak şekilde tedbir nafakalarının artırılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, bozma kararına uyan mahkemenin bununla bağlı olduğunu belirtmiş ve kararı düzelterek onamıştır. Düzeltilen hükme göre kadın ve çocuk için tedbir nafakası, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla dava tarihinden başlayıp kararın kesinleşmesine kadar devam edecek, kesinleşmeyle yoksulluk ve iştirak nafakası olarak sürecek ve her yıl ÜFE oranında artırılacaktır.
Tedbir nafakası nihai kararda gerekçe gösterilmeden kaldırılamaz
Karşılıklı boşanma davalarında mahkeme ön inceleme duruşmasında kadın yararına aylık 300 TL tedbir nafakasına hükmetti. Nihai kararda ise gerekçe göstermeden tedbir nafakasını dava tarihinden itibaren kaldırdı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu yönden bozdu; mahkeme yine gerekçe yazmadan önceki kararında direndi.
“Geçici bir önlem niteliğindeki talebe bağlı olmaksızın takdir edilen tedbir nafakası kural olarak davanın başından itibaren, karar kesinleşinceye kadar hüküm altına alınır. Dolayısıyla, tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosyaya gelişini takiben hemen verilmesi gerekir. Bu aşamada tarafların kusur durumu belirlenemeyeceğine göre verilecek kararda kusur durumu bir ölçü olarak alınamayacağı gibi, nihai kararla belirlenen kusur durumu da tedbir nafakasının kaldırılmasını ya da iadesini gerektirmez.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, tedbir nafakasının hangi nedenle kaldırıldığına dair gerekçe bulunmadığı için direnme kararını usulden bozmuştur. Kurula göre ihtiyacı olan eş yararına tedbir nafakası takdir edilir; nihai kararla belirlenen kusur, nafakanın kaldırılması veya iadesi için gerekçe olamaz.
Bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen tedbir nafakası sonradan değiştirilemez
Mahkeme boşanma ile birlikte ortak çocuklar yararına tedbir-iştirak nafakasına hükmetti; kadın nafaka miktarlarını da temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi hükmü başka yönlerden bozdu, kadının nafakaya ilişkin itirazlarını ise yerinde görmedi. Bozmadan sonra mahkeme çocuklardan biri için tedbir nafakasını aylık 250 TL'den 750 TL'ye çıkardı; Daire bu yönden bozdu, mahkeme direndi.
“Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşeceğine göre, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda kesinleşmiş bulunan tedbir nafakası miktarı yönünden yeniden değerlendirme yapılarak farklı bir hüküm kurulmasını kabul etmek mümkün değildir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oyçokluğuyla bozmuştur. Görüşmelerde, 169. maddenin re'sen hareket yükümlülüğü nedeniyle tedbir nafakasının her aşamada yeniden düzenlenebileceği ileri sürülmüş, ancak bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Daire de 2025 tarihli bir kararında aynı ilkeyi uygulamıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/2178 E., 2025/4341 K., 29.04.2025).
Kısa kararda yer almayan tedbir nafakası gerekçeli kararda hükme bağlanamaz
Boşanma davasında mahkeme direnme hükmüne ilişkin kısa kararda tedbir nafakası hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurmadı. Gerekçeli kararda ise davalı yararına dava tarihinden itibaren aylık 250 TL tedbir nafakasına hükmedildiği yazıldı. Hukuk Genel Kurulu bu durumu ön sorun olarak ele aldı.
“Somut olaya bakıldığında; mahkemece direnme hükmüne ilişkin 03.03.2014 tarihli kısa kararda tedbir nafakasına ilişkin olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış iken; gerekçeli kararda 3.bent olarak davalı için 250-TL tedbir nafakasına hükmedildiği yazılmıştır. Şu durumda mahkemece yapılacak iş yukarıda belirtilen ilke ve açıklamalar ışığında dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.”
Ne anlama geliyor? Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki usulden bozma sebebidir; tedbir nafakası da hüküm sonucunda açıkça gösterilmelidir (HMK m. 297/2). Karar oyçokluğuyla verilmiştir; görüşmelerde, geçici önlem niteliğindeki tedbir nafakasının gerekçeli kararda hiç yer almasa bile infaz edilebileceği ileri sürülmüş, ancak bu görüş çoğunlukça benimsenmemiştir.
Ara kararla verilen tedbir nafakası, nihai hükümde aksi karar yoksa kesinleşmeye kadar devam eder
Bir eş boşanma davası açtı. Mahkeme bir oturumda ara kararla davalı eş ve yanında bulunan ortak çocuklar yararına TMK m. 169 uyarınca tedbir nafakasına hükmetti. Sonunda boşanma davası reddedildi; nihai hükümde tedbir nafakasına ayrıca yer verilmedi. Taraflar kararı temyiz etti.
“Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı ve yanında bulunan müşterek çocuklar yararına 04.02.2014 tarihli oturumda ara kararı ile Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi çerçevesinde tedbir nafakası tayin edilmiş olup, nihai hükümde aksi yönde bir karar verilmediğine göre, tayin edilen tedbir nafakasının hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin tabi bulunmasına, nihai hükümde yer verilmese bile, tedbir nafakasına ilişkin ara kararının icrasının mümkün bulunmasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.”
Ne anlama geliyor? Daire, nihai hükümde aksi yönde bir karar verilmedikçe ara kararla hükmedilen tedbir nafakasının hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğini ve bu ara kararın icra edilebileceğini kabul etmiştir. Boşanma davasının reddedilmesi de tedbir nafakasını kendiliğinden sona erdirmemiştir. Yine de hükümde tedbir nafakasının devamına açıkça yer verilmesi uyuşmazlığı önler; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişmesi ise bozma sebebidir (Yargıtay HGK, 2014/1448 E., 2016/1038 K., 09.11.2016).
Ara kararla verilen tedbir nafakası ilamlı takibe konulamaz, genel haciz yoluyla takip edilebilir
Boşanma davasında aile mahkemesi ara kararla ortak çocuk yararına tedbir nafakasına hükmetti. Alacaklı bu ara karara dayanarak genel haciz yoluyla takip başlattı; icra müdürlüğü ise borçluya ilamlı takiplere özgü icra emri gönderdi. Borçlu, ara kararın ilamlı takibe konu edilemeyeceğini ileri sürerek icra emrinin iptalini istedi; icra mahkemesi şikâyeti reddetti.
“Buna göre; tedbir nafakasına ilişkin ara karar ilam olmadığı gibi, ilam mahiyetini haiz belgelerden de değildir. Dolayısıyla ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olmadığından ilamlı takip konusu yapılamaz. Ancak ara kararlar, İİK'nun 68. maddesindeki belgelerden olduğundan ve kararın bütününü ihtiva ettiğinden genel haciz yolu ile takibe konulması mümkündür.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ara kararların ilam veya İİK m. 38'de sayılan ilam niteliğindeki belgelerden olmadığını, bu nedenle ilamların icrası hükümlerine göre takibe konulamayacağını, ancak İİK m. 68'deki belgelerden sayıldıkları için genel haciz yoluyla takip yapılabileceğini belirterek icra mahkemesi kararını bozmuştur. Daire 2019 tarihli bir kararında da ara karara dayanılarak ilamlı takip yapılamayacağını tekrarlamıştır (Yargıtay 12. HD, 2018/6711 E., 2019/5725 K., 08.04.2019).
Boşanma davası açıldıktan sonra geçici önlemleri boşanma davasına bakan mahkeme alır
Koca Yunak'ta boşanma davası açtı. Kadın ardından Ankara'daki aile mahkemesine başvurdu; bu mahkeme değişik iş dosyasında kadın ve çocuk için tedbir nafakasına, velayetin tedbiren anneye verilmesine, kocanın konut ve aracına tedbir konulmasına ve bir konutun eşyalarıyla birlikte kadın ve çocuğa tahsisine karar verdi. Koca, bu kararı veren hâkimin eylemi nedeniyle Devlet aleyhine tazminat davası açtı; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla davayı reddetti.
“Boşanma davası açıldıktan sonra, sayılan tedbirlerin boşanma davasına bakan mahkemece alınacağı Türk Medeni Kanununun 169. ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 104/2. maddesi gereğidir. Bu bakımdan, davacının eşinin başvurusu üzerine, başvuru dilekçesinde açıkça Yunakta boşanma davası açıldığı da belirtilmiş olduğu halde, Ankara Aile Mahkemesi hakiminin boşanma davasına bakan mahkemece alınabilecek tedbirler konusunda karar verme yetkisi bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Hukuk Genel Kurulu'nun oyçokluğuyla onadığı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararındandır. Daire, Ankara'daki hâkimin yetkisi olmadığını kabul etmiş, ancak hâkim 4787 sayılı Kanun'un tanıdığı önlem alma yetkisine dayanarak karar verdiği için açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı davrandığını kabul etmemiştir. Dava açıldıktan sonra tedbir talebi ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebilir (HMK m. 390/1).
Boşanma davasında, dava konusu olmayan araç üzerine tazminat ve nafakayı güvenceye almak için tedbir konulamaz
Kadın boşanma davası açtı. Mahkeme boşanma yerine TMK m. 171 uyarınca ayrılık kararı verdi ve kocaya ait motorlu araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verdi. Taraflar kararı temyiz etti.
“Boşanma ve ayrılık davası açılınca alınabilecek tedbirler Türk Medeni Kanununun 169. maddesinde gösterilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir (HMK m.389/1). Davacının boşanma davasında boşanmaya karar verilmesi halinde hükmedilmesi mümkün olan boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka haklarının elde edilmesini temin etmek için de olsa dava konusu olmayan davalıya ait motorlu araç üzerine tedbir konulamaz. Bu husus nazara alınmadan davalının motorlu aracı ürerine ihtiyati tedbir konulması doğru değildir.”
Ne anlama geliyor? Daire, ihtiyati tedbirin yalnız uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini (HMK m. 389/1), boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka haklarını güvenceye almak amacıyla da olsa davalının dava konusu olmayan aracına tedbir konulamayacağını belirtmiştir. Aynı kararda, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı kanıtlanamadığı için ayrılık yerine boşanma kararı verilmesi gerektiği de belirtilmiştir.
TMK 197'deki bağımsız tedbir nafakası ile TMK 169'daki geçici tedbir nafakası farklıdır
Evden kovulduğunu ileri süren kadın, TMK m. 197'ye dayanarak bağımsız tedbir nafakası davası açtı; bu dava kocanın boşanma davasıyla birleştirildi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadın yararına dava süresince TMK m. 169'a göre tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu. Mahkeme direnme adı altında, birleşen davayı 169. maddeye göre nitelendirerek hüküm kurdu.
“Tedbir nafakası 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre eşe iki şekilde verilmektedir. Bunlardan ilki birlikte yaşamaya ara verilmesi sebebiyle eşe verilen bağımsız tedbir nafakası (TMK. md. 197) iken, diğeri boşanma veya ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince geçici önlem olarak eşe verilen geçici tedbir (TMK. md. 169) nafakasıdır.”
Ne anlama geliyor? Bağımsız tedbir nafakası için nafaka isteyen eşin ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispatlaması gerekir; 169. maddedeki nafaka ise boşanma davası açılmakla, talep olmadan takdir edilir. Hukuk Genel Kurulu, mahkemenin bu iki nafakayı karıştırarak çelişkiye yol açtığı gerekçesiyle direnme kararını oyçokluğuyla usulden bozmuştur.
Boşanma davasında tedbir nafakası verilmemişse, dava süresine ait nafaka ayrı bir TMK 197 davasıyla alınamaz
Kadın, iki yıldır ayrı yaşadıklarını ileri sürerek TMK m. 197'ye dayanan nafaka davası açtı. Koca da sonradan boşanma davası açtı; boşanma davası kadının kusuruyla kabul edildi ve tedbir nafakası bakımından talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilerek kesinleşti. Nafaka davasında mahkeme, kadının ayrı yaşamakta haklılığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetti; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, boşanma davası süresi için tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu, mahkeme direndi.
“Somut olayda; davacı kadın boşanma davası açılmadan önce TMK 197 maddesine dayalı tedbir nafakası davasını açmış olup, ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamadığı gibi, açılan boşanma davasında kadının kusurlu bulunduğundan bahisle açılan dava kabul edilmiş ve "tedbir nafakası" bakımından talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Bu karar taraflarca temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Bu durumda, boşanma davasına bakan hâkim tarafından re'sen dikkate alınması gerekli olan TMK 169. maddesine dayalı tedbir nafakasına ilişkin düzenlemenin eldeki davada uygulanmasına yasal imkân bulunmadığından açılan davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararı yerindedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu direnme kararını onamıştır. Boşanma davası süresince alınacak önlemler 169. maddeye göre boşanma davasına bakan hâkimce alınır; 197. madde ise ayrı yaşamakta haklılığın ispatını gerektirir ve boşanma davasının açılması tek başına bu kapsamda değerlendirilemez. Görüşmelerde aksi görüş ileri sürülmüş, ancak çoğunlukça benimsenmemiştir.
Hâkim, çocuğun esenliği tehlikedeyse dava sürerken koruyucu önlemleri talep beklemeden ve gecikmeden almalıdır
Kadın boşanma davası açtı; dava dilekçesinde ortak çocuğun daha önce babası tarafından öldürülmeye teşebbüs edildiğini belirterek aile içi şiddete karşı koruma istedi. Mahkeme yalnız kadın için koruma kararı verdi; babanın talebi üzerine, gerekli incelemeleri yapmadan ara kararla baba ile çocuk arasında yatılı kişisel ilişki kurdu. Çocuk, kişisel ilişki sırasında babası tarafından öldürüldü. Anne, hâkimin eylemi nedeniyle Devlet aleyhine tazminat davası açtı; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla davayı kabul etti.
“Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında; hâkim çocukları koruyucu önlemeleri derhal almak, çocuğun esenliğinin ağır tehlike altında olduğunu fark ettiğinde delil veya belge aramaksızın önleyici ve koruyucu tedbir kararları vermek, kararların verilmesini çocuğun esenliğini tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirmemek ve uygun barınma yeri sağlamakla yükümlüdür. Ayrıca her çocuk ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma hakkına sahip ise de bu hak çocuğun yüksek yararı ile sınırlıdır. Bu nedenle hâkim tarafından çocuk ile kişisel ilişki kurma talebi reddedilebilir, kişisel ilişki anne veya babadan alınabilir. Hâkim boşanma ve ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri talep olmaksızın gecikmeden resen alır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, hâkimin kanunun açık ve amir hükümlerine aykırı davrandığını ve hâkimin hukuki sorumluluğu gereğince Devletin tazminatla sorumlu olduğunu kabul etmiştir (HMK m. 46/1-c). Karar ise destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi isabetli görülmediği için değişik gerekçeyle ve oyçokluğuyla bozulmuştur; Kurul, annenin kişisel ilişki kararına itiraz etmemesi gibi hususların da gözetilerek uygun maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karşı oy yazısında hâkimin hukuken sorumlu tutulamayacağı savunulmuştur. Şiddet dosyasında hâkim, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya tümüyle kaldırılmasına da karar verebilir (6284 s. K. m. 5/1-ç).
Yanında çocuk bulunan eşin davası reddedilse de çocuk için re'sen tedbir nafakasına hükmedilir
Koca, ihtara rağmen ortak konuta dönmeyen kadına karşı terk sebebiyle boşanma davası açtı; kadın da boşanma davası açtı. Mahkeme iki davayı da reddetti ve yargılama sırasında kadının yanında kalan ortak çocuk için tedbir nafakasına hükmetmedi. Taraflar kararı temyiz etti.
“Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere yargılama sırasında davalı-karşı davacı kadın yanında bulunan müşterek çocuk yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”
Ne anlama geliyor? Daire, kocanın terk sebebine dayanan davasının kabulü gerektiğini belirtmekle birlikte, kadının yanında bulunan çocuk için dava tarihinden geçerli olmak üzere, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek uygun miktarda tedbir nafakasına re'sen hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kadının ortak konuta dönmemekte haklı olmaması, çocuk için tedbir nafakasına engel görülmemiştir.
Boşanma davasında velayet tedbiren anneye verilmişse, çocuğun haksız alıkonulduğundan söz edilemeyebilir
Yurt dışında yaşayan eşler, küçük çocuklarıyla birlikte tatil için Türkiye'ye geldi. Anne Türkiye'de boşanma davası açtı ve çocukla birlikte geri dönmedi; boşanma davasında uzman raporuna uygun olarak velayet tedbiren anneye verildi. Baba, Lahey Sözleşmesi uyarınca çocuğun mutad meskeni olan ülkeye iadesini istedi. Mahkeme istemi reddetti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını reddetti; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozdu, mahkeme direndi.
“Açılan boşanma davası ile tarafların ayrı yaşamaya hak kazandıkları, dolayısıyla ortak çocuğun gayri kanuni yollardan ülkeye getirildiğinden ve alıkonulduğundan bahsedilemeyeceği, boşanma dava dosyasında alınan rapora uyumlu şekilde velâyet hakkının tedbiren anneye verildiği, çocuğun doğduğu tarihten bu ana kadarki yaşamında annesinden hiç ayrılmadığı ve şu anda üç yaşını dâhi doldurmadığı, bu yaştaki bir kız çocuğunun alıştığı anne sevgi ve şefkatinden mahrum kalmasının ise çocuğu fiziki ve psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı açıktır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını onamıştır. Kurul, iade başvurusundan sonra verilen velayet kararının iade talebinin reddine gerekçe oluşturmayacağını belirten 5717 sayılı Kanun m. 13'ü de değerlendirmiştir. Kurul 2018 tarihli bir kararında da, iade başvurusundan önce boşanma davasında verilen tedbiren velayet kararı nedeniyle çocukların haksız alıkonulduğundan söz edilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2489 E., 2018/1473 K., 18.10.2018).
Dava sürerken çocuğun yanında kaldığı eş için tedbir nafakası ve kişisel ilişki düzenlemesi aile hayatını ihlal etmez
Yurt dışında yaşayan eşlerden kadın, çocukla Türkiye'ye gelip boşanma davası açtı. Mahkeme tensip ara kararıyla velayeti tedbiren anneye verdi, çocuk ve anne için tedbir nafakasına hükmetti. Çocuk yargılama sırasında babasının yanına döndü; mahkeme sonunda velayeti babaya verdi, anne ile kişisel ilişki kurdu ve çocuk için tedbir nafakasını çocuğun babanın yanına geçtiği tarihten itibaren kaldırdı. Baba, tedbiren velayet, kişisel ilişki ve tedbir nafakası kararları nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü.
“Somut olayda Mahkemenin müşterek çocuk ile anne arasında çocuğun eğitim durumu ve başka bir ülkede yaşaması gibi hususları da gözeterek kişisel ilişki tesis ettiği, ayrıca annenin yanında kaldığı dönemle ilgili çocuk lehine tedbiren nafakaya hükmettiği görülmüştür. Ayrıca annenin çocuğun yaşadığı ülkede yaşamaya başlamasının anne ile çocuk arasında kişisel ilişkinin devam ettirilmesini engelleyen bir durum olmadığı gibi kişisel ilişkinin devam ettirilmesinin çocuğun yararına olmadığına ilişkin bir iddianın da mevcut olmadığı hususları dikkate alındığında ilgili kararlarda çocuğun üstün yararının gözetildiği söylenebilir.”
Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi kişisel ilişki ve tedbir nafakasına ilişkin şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun bulmuş; velayetin tedbiren anneye verilmesine ilişkin şikâyeti ise nihai kararın tebliğinden itibaren otuz günlük süre geçtikten sonra yapıldığı için süre aşımı nedeniyle kabul edilemez saymıştır. Anayasa Mahkemesinin aktardığına göre temyiz incelemesinde de çocuk yararına tedbir nafakasının, çocuğun babasıyla yaşamaya başladığı tarihten itibaren kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 137 nci maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 73Adalet Komisyonu maddeyi Tasarıdaki gibi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 723, s. 401). Hukuk Genel Kurulu da 169. maddenin, eski Kanun'un 137. maddesinin sadeleştirilmiş şekli olduğunu ve herhangi bir değişiklik yapılmadığını vurgulamaktadır (Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, infakına, karı koca mallarının yönetimine ve çocukların bakımına dair geçici tedbirleri kendiliğinden alır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trEski Kanun'daki bu metin 1988'de 3444 sayılı Kanun'la değiştirilmiş hâliydi. 4721 sayılı Kanun kuralı içerik olarak korumuş, yalnız dilini sadeleştirmiştir.
| 743 sayılı Kanun m. 137 | 4721 sayılı Kanun m. 169 | |
|---|---|---|
| Ne zaman? | Boşanma veya ayrılık davası açılınca, davanın devamı süresince | Aynı |
| Geçim | Eşlerin "infakı" | Eşlerin "geçimi" |
| Mallar | "Karı koca mallarının" yönetimi | "Eşlerin mallarının" yönetimi |
| Çocuklar | Çocukların bakımı | Çocukların bakım ve korunması |
| Hâkimin yetkisi | Geçici tedbirleri "kendiliğinden" alır | Geçici önlemleri "re'sen" alır |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Anayasa yargısının norm denetimi kararları arasında 169. madde hakkında verilmiş bir karara rastlamadım; dava sırasında verilen geçici velayet ve kişisel ilişki kararlarıyla ilgili bireysel başvuru kararları ile Avrupa insan hakları yargısının kararları yukarıda anlatılmıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 166: Evlilik birliğinin sarsılması.
- TMK m. 167: Davanın konusu, boşanma veya ayrılık.
- TMK m. 168: Boşanma ve ayrılık davalarında yetki.
- TMK m. 170: Boşanma veya ayrılık kararı.
- TMK m. 175: Yoksulluk nafakası.
- TMK m. 182: Çocukların durumu, velayet ve iştirak nafakası.
- TMK m. 184: Boşanmada yargılama usulü.
- TMK m. 185: Evliliğin genel hükümleri.
- TMK m. 186: Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma.
- TMK m. 194: Aile konutu.
- TMK m. 197: Birlikte yaşamaya ara verilmesi.
- TMK m. 200: Önlemlerin değiştirilmesi.
- TMK m. 336: Ana ve baba evli iken velayet.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 297, 362/1-f ve 389-399: Hüküm sonucu, geçici hukuki korumalara karşı temyiz ve ihtiyati tedbir.
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5/3-4: Şiddet dosyasında nafaka, velayet ve kişisel ilişki.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 14/4: Geçici tedbirlere uygulanacak hukuk.
- 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun m. 13: Velayet kararının iade talebine etkisi.
Boşanma davası sırasında tedbir nafakası, çocukların geçici velayeti, kişisel ilişki veya konutla ilgili önlemler konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 169 ne diyor?
TMK m. 169'a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır. Madde 2002'de yürürlüğe girmiştir ve o tarihten beri değiştirilmemiştir.
Tedbir nafakası nedir?
Boşanma veya ayrılık davası sürerken ihtiyacı olan eş ve çocuklar için hükmedilen nafakadır. Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma kararının kesinleşmesiyle bu nafakalar, koşulları varsa eş için yoksulluk, çocuk için iştirak nafakası olarak devam eder (Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022).
Tedbir nafakası için ayrıca talepte bulunmak gerekir mi?
Hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre tedbir nafakası talebe bağlı olmaksızın takdir edilir (Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011). Ancak nafaka istemediğini açıkça bildiren eş yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi, Yargıtay tarafından talep dışına çıkma sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2008/12341 E., 2009/14613 K., 21.07.2009).
Dava dilekçesinde nafaka istemedim, sonradan isteyebilir miyim?
Tedbir nafakası yönünden evet. Yargıtay'a göre tedbir nafakası dava sonuçlanıncaya kadar her zaman talep edilebilir ve bu durumda talep tarihinden başlar; aynı kararda dilekçedeki beyan yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden feragat sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/6169 E., 2017/11560 K., 24.10.2017). Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan, yoksulluk nafakası ve tazminat için bu beyandan dönülemez (HMK m. 311).
Kusurlu eş tedbir nafakası alabilir mi?
Evet. Hukuk Genel Kurulu'na göre tarafların kusur durumu tedbir nafakasının takdirinde etkili değildir; sonradan tam kusurlu bulunan eşe ödenen tedbir nafakası da geri istenemez (Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011).
Çalışan veya geliri olan eş tedbir nafakası alabilir mi?
Alabilir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğuna göre tarafların gelirinin bulunması tedbir nafakasına engel değildir; gelirler yalnız diğer eşin birlik giderlerine katılma oranını belirlemede ölçüdür (Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022). Karar oyçokluğuyla verilmiş, karşı oy yazısında gücü diğer eşe göre çok daha iyi olan eşe tedbir nafakası verilmemesi gerektiği savunulmuştur.
Tedbir nafakası ne zaman başlar ve ne zaman biter?
Kural olarak dava tarihinden başlar ve boşanma veya ayrılık kararının kesinleşmesine kadar sürer. Hukuk Genel Kurulu, tedbir nafakasının davanın başından itibaren karar kesinleşene kadar hüküm altına alınacağını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011). Nafaka sonradan istenmişse talep tarihinden başlar.
Yargıtay nafakayı az bulup bozarsa artırılan nafaka ne zamandan başlar?
Yargıtay, bozmaya uyan mahkemenin tedbir nafakasını yeni karar tarihinden itibaren artırmasını doğru bulmamış ve artırılan tedbir nafakasının, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla dava tarihinden başlatılmasına karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/8695 E., 2026/3057 K., 24.03.2026).
Boşanma davası reddedilirse tedbir nafakası ne olur?
Dava süresi için verilen tedbir nafakası davanın sonucuna bağlı değildir. Hukuk Genel Kurulu, boşanma davası reddedilen dosyada da dava süresince yeterli geliri olmayan eşe tedbir nafakası verilmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2008/2-231 E., 2008/235 K., 05.03.2008).
Aynı evde yaşamaya devam edersek tedbir nafakası verilir mi?
Giderler birlikte karşılanıyorsa verilmeyebilir. Yargıtay, dava süresince çocuklarıyla aynı evde yaşayan ve çocuğun giderlerini müştereken karşılayan eşlerden biri yararına çocuk için tedbir nafakasına hükmedilmesini hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/1117 E., 2015/15262 K., 09.09.2015).
Cezaevindeki eşe tedbir nafakası verilir mi?
Yargıtay, cezaevinde tutuklu veya hükümlü olanların iaşesinin Devletçe karşılandığını gözeterek tutuklu eş yararına tedbir nafakasına hükmedilmesini doğru bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/9408 E., 2013/23069 K., 07.10.2013).
Çocukların geçici velayeti nasıl belirlenir?
Ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336/2); boşanma davasında bu karar genellikle velayetin tedbiren bir eşe bırakılması şeklinde verilir. Ölçü çocuğun üstün yararıdır; Yargıtay, uzmanlarca taraflar ve çocuklarla görüşülerek yeni sosyal inceleme raporu alınmadan tedbiren velayet talebi hakkında karar verilmesini eksik inceleme saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/9656 E., 2025/5534 K., 29.05.2025).
Dava sürerken çocukla kişisel ilişki kurulur mu?
Kurulabilir; ancak kişisel ilişki hakkı çocuğun yüksek yararıyla sınırlıdır. Hukuk Genel Kurulu'na göre hâkim, çocuğun esenliğinin ağır tehlike altında olduğunu fark ettiğinde delil veya belge aramaksızın koruyucu tedbir kararları vermekle yükümlüdür ve gerekirse kişisel ilişki talebini reddedebilir (Yargıtay HGK, 2023/858 E., 2023/1399 K., 27.12.2023).
Tedbir nafakası ödenmezse ne yapılır?
Ara kararla verilen tedbir nafakası için icra takibi yapılabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne göre bu ara karar ilamlı takibe konulamaz, ancak genel haciz yoluyla takip edilebilir (Yargıtay 12. HD, 2018/4538 E., 2018/10279 K., 22.10.2018). Kanun, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi de öngörür (İİK m. 344).
Ara kararla verilen tedbir nafakası hükümde tekrar edilmezse ne olur?
Yargıtay'a göre nihai hükümde aksi yönde bir karar verilmedikçe ara kararla hükmedilen tedbir nafakası hükmün kesinleşmesine kadar devam eder ve ara kararın icrası mümkündür (Yargıtay 2. HD, 2014/23311 E., 2015/8836 K., 29.04.2015). Kısa kararda yer almayan tedbir nafakasının gerekçeli kararda hükme bağlanması ise Hukuk Genel Kurulu'na göre bozma sebebidir (Yargıtay HGK, 2014/1448 E., 2016/1038 K., 09.11.2016).
Tedbir nafakası kararına itiraz edebilir miyim?
Tedbir nafakası kural olarak hükümle birlikte istinaf ve temyiz incelemesine konu olur; istinaf yoluna nihai kararlar ile HMK m. 341/1-b'de sayılan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı başvurulabilir. Koşullarınız değiştiyse bunu belgeleyerek davaya bakan mahkemeden nafakanın değiştirilmesini isteyebilirsiniz; geçici önlemler dava süresince değişen koşullara göre yeniden düzenlenebilir.
Tedbir nafakası geri istenebilir mi?
Kural olarak hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre nihai kararla belirlenen kusur durumu tedbir nafakasının kaldırılmasını ya da iadesini gerektirmez (Yargıtay HGK, 2018/1084 E., 2021/1657 K., 14.12.2021).
Boşanma davası açmadan tedbir nafakası istenebilir mi?
Evet, ancak bu TMK m. 197'deki bağımsız tedbir nafakasıdır. Hukuk Genel Kurulu'na göre 197. maddedeki nafaka için eşin ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispatlaması gerekir; 169. maddedeki nafaka ise boşanma davası açılmakla talep olmadan takdir edilir (Yargıtay HGK, 2021/1010 E., 2023/214 K., 15.03.2023).
Boşanma davasında eşin arabasına veya evine tedbir konulabilir mi?
Yargıtay'a göre ihtiyati tedbir yalnız uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir; boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka haklarını güvenceye almak için dava konusu olmayan araca tedbir konulamaz (Yargıtay 2. HD, 2015/19158 E., 2016/14766 K., 15.11.2016). Aile konutu için ise malik olmayan eş tapu kütüğüne gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m. 194).
Geçici önlemleri hangi mahkeme alır?
Boşanma davası açıldıktan sonra geçici önlemleri boşanma davasına bakan mahkeme alır. Hukuk Genel Kurulu'nun onadığı Daire kararına göre başka bir aile mahkemesinin bu önlemleri alma yetkisi yoktur (Yargıtay HGK, 2012/2-508 E., 2012/1353 K., 26.12.2012). İhtiyati tedbir de dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebilir (HMK m. 390/1).
Şiddet varsa 6284 sayılı Kanun'a göre tedbir nafakası alınabilir mi?
Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyor veya geçimine katkıda bulunuyorsa hâkim, TMK hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla, talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 s. K. m. 5/4). Hâkim şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine de karar verebilir (6284 s. K. m. 5/1-b).
Yabancı eşler için hangi hukuk uygulanır?
Boşanma ve ayrılıkla ilgili geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 14/4). Hukuk Genel Kurulu, tatil için Türkiye'ye gelinmesinden sonra açılan boşanma davasında velayetin tedbiren anneye verildiği dosyada, çocuğun haksız alıkonulduğundan söz edilemeyeceğini ve Lahey Sözleşmesi uyarınca iade isteminin reddinin yerinde olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2022/145 E., 2022/276 K., 08.03.2022).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 167, 169, 170, 175, 182, 185, 186, 194, 197, 323, 324, 336
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 294, 297, 298, 311, 341, 389, 390
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 38, 68, 344
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 14
- 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun m. 13
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 137 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 169 gerekçesi s. 73, Komisyon metni s. 401
- AİHM, Cengiz Kılıç/Türkiye, B. No: 16192/06, 06.12.2011
- Anayasa Mahkemesi, Rifat Erdalı, B. No: 2017/39019, 21.07.2020
- Anayasa Mahkemesi, Cengiz Kılıç, B. No: 2013/3181, 03.02.2016
- Yargıtay HGK, 2023/858 E., 2023/1399 K., 27.12.2023
- Yargıtay HGK, 2021/1010 E., 2023/214 K., 15.03.2023
- Yargıtay HGK, 2022/770 E., 2023/185 K., 08.03.2023
- Yargıtay HGK, 2021/771 E., 2023/135 K., 01.03.2023
- Yargıtay HGK, 2020/367 E., 2022/1497 K., 10.11.2022
- Yargıtay HGK, 2021/322 E., 2022/851 K., 07.06.2022
- Yargıtay HGK, 2019/107 E., 2022/318 K., 15.03.2022
- Yargıtay HGK, 2022/145 E., 2022/276 K., 08.03.2022
- Yargıtay HGK, 2018/1084 E., 2021/1657 K., 14.12.2021
- Yargıtay HGK, 2017/2297 E., 2020/672 K., 23.09.2020
- Yargıtay HGK, 2017/2489 E., 2018/1473 K., 18.10.2018
- Yargıtay HGK, 2017/2445 E., 2017/2027 K., 20.12.2017
- Yargıtay HGK, 2014/1448 E., 2016/1038 K., 09.11.2016
- Yargıtay HGK, 2013/3-71 E., 2013/1056 K., 10.07.2013
- Yargıtay HGK, 2012/2-508 E., 2012/1353 K., 26.12.2012
- Yargıtay HGK, 2012/2-1158 E., 2012/827 K., 21.11.2012
- Yargıtay HGK, 2011/2-533 E., 2011/670 K., 02.11.2011
- Yargıtay HGK, 2008/2-231 E., 2008/235 K., 05.03.2008
- Yargıtay 2. HD, 2025/8695 E., 2026/3057 K., 24.03.2026
- Yargıtay 2. HD, 2024/9656 E., 2025/5534 K., 29.05.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/2178 E., 2025/4341 K., 29.04.2025
- Yargıtay 2. HD, 2020/3841 E., 2020/6743 K., 15.12.2020
- Yargıtay 2. HD, 2016/6169 E., 2017/11560 K., 24.10.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/19158 E., 2016/14766 K., 15.11.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/15090 E., 2016/6307 K., 29.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/24105 E., 2016/3941 K., 02.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/10219 E., 2015/24612 K., 21.12.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/8107 E., 2015/22276 K., 24.11.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/16669 E., 2015/18135 K., 12.10.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/1117 E., 2015/15262 K., 09.09.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/11460 E., 2015/11105 K., 01.06.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/23311 E., 2015/8836 K., 29.04.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/21486 E., 2015/5677 K., 26.03.2015
- Yargıtay 2. HD, 2013/23638 E., 2014/12842 K., 10.06.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/20437 E., 2014/3024 K., 17.02.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/9408 E., 2013/23069 K., 07.10.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/13038 E., 2013/18878 K., 04.07.2013
- Yargıtay 2. HD, 2008/12341 E., 2009/14613 K., 21.07.2009
- Yargıtay 12. HD, 2018/6711 E., 2019/5725 K., 08.04.2019
- Yargıtay 12. HD, 2018/4538 E., 2018/10279 K., 22.10.2018
