TMK 161'e göre eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir; dava hakkı öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer ve affeden tarafın dava hakkı yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre zina, eşlerden birinin başka bir kişiyle bilerek ve isteyerek cinsel ilişkide bulunmasıdır; mutlak ve özel bir boşanma sebebidir ve ayrıca ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi aranmaz (Yargıtay HGK, 2025/33 E., 2025/839 K., 17.12.2025). Aynı karara göre salt şüphe yeterli değildir; deliller zinanın işlendiğini hayat tecrübelerine göre kuvvetle muhtemel göstermelidir. Cinsel ilişki ispatlanamazsa mesajlaşma, buluşma veya yakınlaşma gibi davranışlar zina değil güven sarsıcı davranış sayılır ve 166. madde kapsamında değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 2025/4638 E., 2026/504 K., 19.01.2026).
- Zina
- Eşlerden birinin, evlilik devam ederken başka bir kişiyle bilerek ve isteyerek cinsel ilişkide bulunması.
- Mutlak (özel) boşanma sebebi
- İspatlanınca ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının araştırılmasına gerek olmayan boşanma sebebi.
- Güven sarsıcı davranış
- Zina boyutuna varmayan sadakatsizlik; 166. madde kapsamında kusur sayılır.
- Af
- Zinayı öğrenen eşin, bu eylemi boşanma sebebi yapmayacağını açıkça veya davranışlarıyla göstermesi.
- Süregelen zina
- Aynı kişiyle devam eden ilişki; ilişki sürdükçe hak düşürücü süre geçmiş sayılmaz.
- Terditli talep
- Asli talep olan zina kabul edilmezse incelenmesi istenen ikinci talep; genellikle 166. madde.
- Artık değere katılma alacağı
- Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşin, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerindeki hakkı (TMK m. 236).
TMK 161 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davayı kim açar? | Zina etmeyen eş | TMK m. 161 |
| Zinanın tanımı | Başka bir kişiyle bilerek ve isteyerek cinsel ilişki | Yargıtay HGK, 2025/839 K. |
| Karşı cins şartı | 2. Hukuk Dairesi, ilişkinin karşı cinsten biriyle kurulmasını arar | Yargıtay 2. HD, 2026/71 K. |
| Niteliği | Mutlak ve özel sebep; ortak hayatın çekilmezliği ayrıca aranmaz | Yargıtay HGK, 2025/839 K. |
| Cinsel ilişki ispatlanmazsa | Zina değil güven sarsıcı davranış; 166. maddeye göre değerlendirilir | Yargıtay 2. HD, 2026/504 K. |
| Öğrenmeye bağlı süre | Boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay | TMK m. 161 |
| Mutlak süre | Zina eyleminin üzerinden beş yıl | TMK m. 161; Yargıtay 2. HD, 2022/10508 K. |
| Süregelen ilişki | Hak düşürücü süre geçmiş sayılmaz | Yargıtay 2. HD, 2024/4829 K. |
| Af | Affeden eşin dava hakkı yoktur | TMK m. 161; Yargıtay HGK, 2022/1620 K. |
| İkrar ve yemin | İkrar hâkimi bağlamaz; hâkim yemin öneremez | TMK m. 184 |
| Hukuka aykırı delil | Vakıanın ispatında dikkate alınamaz | HMK m. 189/2; Yargıtay 2. HD, 2024/88 K. |
| Yalnız zinaya dayanan dava | Zina ispatlanamazsa reddedilir; 166. maddeye göre karar verilemez | HMK m. 26; Yargıtay 2. HD, 2018/6344 K. |
| Dava sırasında zina | Aynı davada ıslahla ileri sürülemez; yeni davada dikkate alınır | Yargıtay HGK, 2022/1514 K. |
| Kusur | Zina eden eşin kusuru diğer eşin kusurlarıyla karşılaştırılır | Yargıtay HGK, 2024/422 K. |
| Mal paylaşımı | Hâkim, zina eden eşin artık değerdeki payını azaltabilir veya kaldırabilir | TMK m. 236/2; Yargıtay 8. HD, 2015/21469 K. |
| Üçüncü kişi | Evli olduğunu bildiği kişiyle birlikte olan üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez | YİBBGK, 2017/5 E., 2018/7 K. |
| Velayet | Çocuğun üstün yararı esastır; ebeveynin kusuru bu yararı etkilediği ölçüde dikkate alınır | Yargıtay 2. HD, 2024/3226 K. |
| Dava sırasında ölüm | Mirasçılar kusur tespiti için davaya devam edebilir | TMK m. 181/2 |
TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı eski Kanun'un 129. maddesini karşılar; sadeleştirilerek yeniden düzenlenmiş, hüküm değişikliği yapılmamıştır.
Zina 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu döneminde suçtu. Anayasa Mahkemesi, kocanın zinasına ilişkin 441. maddeyi eşitlik ilkesine aykırı bularak 1996'da oybirliğiyle iptal etti (AYM, E.1996/15, K.1996/34, 23.09.1996). Karının zinasına ilişkin 440. madde de 1998'de oy çokluğuyla iptal edildi (AYM, E.1998/3, K.1998/28, 23.06.1998). Bugün zina bir boşanma sebebidir; ceza davası konusu değildir.
Zina ile sadakatsizlik aynı şey değildir. Cinsel ilişki ispatlanamazsa zina sebebiyle boşanmaya karar verilemez; güven sarsıcı davranışlar ise 166. maddeye göre boşanma sebebi olabilir. Yargıtay, dava dışı kişinin mesajları ve anlatımıyla sınırlı kalan dosyada zinanın her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamadığını belirterek zina sebebiyle verilen boşanma kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/7119 E., 2024/5391 K., 04.07.2024). Dava yalnız zinaya dayandırılmışsa bu durumda boşanma kararı da çıkmayabilir; 166. maddeye terditli olarak dayanmak bu riski azaltır.
Hangi davranışlar zina sayılır?
Zinanın özü cinsel ilişkidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin son kararlarında kullandığı tanıma göre zinanın varlığı için eşlerden birinin karşı cinsten başka bir kişiyle cinsel ilişkide bulunması ya da böyle bir ilişkinin yaşandığına kesin gözüyle bakılmasını gerektiren bir durumun ortaya çıkması ve bunun ispatlanması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2025/4127 E., 2026/71 K., 12.01.2026; Yargıtay 2. HD, 2025/627 E., 2025/7793 K., 24.09.2025). Cinsel ilişkinin doğrudan görülmesi gerekmez; olaylar ve deliller birlikte ilişkinin yaşandığını gösteriyorsa zina ispatlanmış olur.
- Telefon görüşmesi ve birlikte görülme: Yargıtay, kadının başka bir erkekle telefonda konuştuğu ancak konuşma içeriğinden cinsel birleşmenin gerçekleştiğinin anlaşılamadığı dosyada bu davranışları zina değil güven sarsıcı davranış saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/17968 E., 2018/6344 K., 16.05.2018). Başka bir kadınla evden çıkarken ve sokakta yürürken görülmek de aynı sonuca bağlanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/15989 E., 2018/4730 K., 09.04.2018).
- Gece yazışmaları: Yargıtay, HTS kayıtlarına göre özellikle geceleri yoğun mesajlaşma ve konuşma yapılmasını ve kahvaltıya davet edilmesini güven sarsıcı davranış sayarak zina davasının reddini istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4638 E., 2026/504 K., 19.01.2026).
- Öpüşme ve el ele dolaşma: Bu tür yakınlaşmalar diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Yargıtay, erkeğin başka bir kadınla el ele dolaşırken ve öpüşürken görülmesini; otelde birlikte görülmesi, bu kadının evinde kalması, fotoğraflar, otel rezervasyon kayıtları ve e-posta yazışmalarıyla birlikte değerlendirerek zinayı ispatlanmış saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2018/6226 E., 2019/2588 K., 12.03.2019).
- Cinsel yakınlaşma fotoğrafları: Yargıtay, alt mahkemelerin cinsel yakınlaşma bulunduğu hâlde cinsel birleşmenin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddettiği davada fotoğraflar, telefon kayıtları ve tanık beyanlarıyla zinanın sübut bulduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2021/3327 E., 2021/4767 K., 14.06.2021).
- Mesaj içerikleri ve eve gelmeme: Yargıtay, cinsel birleşmenin gerçekleştiğine delalet eden mesajlaşmalar, eşin bazı günler eve gelmeyip nerede kaldığını açıklamaması ve bu konuda yalan söylemesi gibi olgularla zinanın ispatlandığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2017/1870 E., 2018/7294 K., 05.06.2018).
- Karı koca gibi yaşama ve imam nikâhı: Yargıtay, kolluk araştırmasıyla erkeğin başka bir kadınla aynı adreste karı koca gibi fiilen yaşadığının belirlendiği dosyada zinanın gerçekleştiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2019/97 E., 2019/4376 K., 10.04.2019). Başka bir kadınla imam nikâhı kıyarak birlikte yaşayan ve bu birliktelikten doğan çocuğu tanıyan erkek hakkında zina sebebiyle verilen boşanma kararı da düzeltilerek onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/1047 E., 2024/8850 K., 20.11.2024).
- Evlilik içinde doğan çocuk: Evlilik içinde doğan çocuğun kocadan olmadığının DNA raporu ve soybağının reddi davasıyla ortaya çıkması, bir dosyada ilk derece mahkemesince zinanın kabulüne dayanak yapılmıştır. Yargıtay bu dosyada zina kabulüne dokunmamış, kusur belirlemesi ile buna bağlı tazminat ve nafaka hükümlerini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/5602 E., 2024/1775 K., 14.03.2024).
- Aynı cinsten biriyle ilişki: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin tanımında ilişkinin karşı cinsten biriyle kurulması aranır (Yargıtay 2. HD, 2025/4127 E., 2026/71 K., 12.01.2026). Bir dosyada ilk derece mahkemesi, eşin başka bir kadınla yakınlaşmasına dayanan zina davasını bu şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle reddetmiş, fotoğraflardaki samimi pozları ise 166. madde kapsamında kusur olarak değerlendirmiştir. Bölge adliye mahkemesi erkeğin bu yöndeki istinafını esastan reddetmiş, Yargıtay yalnız kadının kusur, tazminat ve nafakaya ilişkin temyizini inceleyerek kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/6837 E., 2024/5229 K., 02.07.2024).
- İrade dışı ilişki: Hukuk Genel Kurulu'nun tanımı ilişkinin bilerek ve isteyerek kurulmasını arar; bu nedenle eşin iradesi dışında, örneğin zorla gerçekleşen bir cinsel ilişki zina değildir (Yargıtay HGK, 2025/33 E., 2025/839 K., 17.12.2025).
- Boşanma kararı kesinleşene kadar: Evlilik ve sadakat yükümlülüğü boşanma kararı kesinleşene kadar sürer (Yargıtay 2. HD, 2023/2499 E., 2023/6204 K., 14.12.2023). Yargıtay, ilk derece mahkemesinin boşanma kararından sonra, dosya kanun yolundayken fiili ayrılık döneminde gerçekleşen ilişkinin de zina sayıldığı dosyada zina kabulüne dokunmamış, kusur belirlemesi ile tazminat hükümlerini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/3435 E., 2025/6642 K., 30.06.2025).
Süre nasıl hesaplanır?
- Öğrenme: Altı aylık süre zinanın öğrenildiği tarihten başlar. Yargıtay, eşin otel kayıtları dosyaya gelmeden önce zinayı bildiğinin ispatlanamadığı dosyada, kayıtların gelmesinden sonra açılan zina davasını süresinde saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/3085 E., 2024/808 K., 13.02.2024).
- Islahla geçiş: Yargıtay, önce başka sebeple açılıp sonradan zinaya dayanacak şekilde ıslah edilen davada süreyi ıslah tarihine göre değerlendirmiş ve öğrenmeden itibaren altı ay geçtiği için zina davasının reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/527 E., 2025/6502 K., 25.06.2025).
- Beş yıllık mutlak süre: Yargıtay, DNA raporuyla öğrenmeden itibaren altı ay içinde dava açılsa da çocuğun doğumuna yol açan zina eyleminin üzerinden beş yıl geçtiği için davanın reddi gerektiğini ve bu sürenin mahkemece kendiliğinden gözetileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/4424 E., 2022/10508 K., 14.12.2022).
- Süregelen ilişki: İlişki devam ediyorsa süre geçmiş sayılmaz ve eşin affettiği düşünülemez (Yargıtay 2. HD, 2023/6843 E., 2024/4829 K., 25.06.2024).
- Birden çok eylem: Yargıtay'ın onadığı kararda, erkeğin farklı tarihlerde farklı kadınlarla otelde konakladığı dosyada altı aylık sürenin son eylem tarihinden başlatılması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/8849 E., 2023/6440 K., 25.12.2023).
- Uzun ayrılık: Yargıtay, eşlerin otuz yılı aşkın süredir ayrı yaşadığı ancak erkeğin başka bir kadınla karı koca ilişkisinin sürdüğü dosyada zina sebebiyle verilen boşanma kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/1930 E., 2024/8441 K., 07.11.2024).
- Süre geçerse: Yargıtay, evlilik dışı çocuğun varlığını öğrenen eşin zina davası süresi geçtiği için tarafların 166. madde uyarınca sadakat yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle boşanmasına karar verilmesini onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/36 E., 2024/6881 K., 07.10.2024).
Zina nasıl ispatlanır?
- Ölçüt: Cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair kuvvetli emareler bulunmalıdır; hâkim kişileri ve durumlarını göz önünde tutarak zinanın yapıldığına kanaat getirmelidir (Yargıtay HGK, 2025/33 E., 2025/839 K., 17.12.2025). Hâkim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184/1, 184/4).
- Otel kayıtları: Yargıtay, başka bir kişiyle geceyi otel odasında geçirmenin zinanın kabulünü gerektirdiğini belirten kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/7632 E., 2024/5886 K., 17.09.2024).
- Üçüncü kişinin kendi ifadesi: Yargıtay, dava dışı kişinin imam nikâhı kıyıp bir süre birlikte yaşadıklarını anlattığı dosyada zinanın her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlandığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/5904 E., 2024/5695 K., 11.09.2024).
- Duyuma dayalı tanık: Hukuk Genel Kurulu, zinaya ilişkin bilgisi yalnız kadının kendisine anlattıklarına dayanan ve çelişkili beyanlarda bulunan tanığın anlatımıyla zinanın ispatlanamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2025/33 E., 2025/839 K., 17.12.2025).
- Tanığın kendi yorumu: Yargıtay, kendi değerlendirmelerini ve başkasından duyduklarını aktaran, başka bir tanığın anlatımıyla da çelişen tanık beyanına dayanılarak verilen zina kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/7433 E., 2024/5239 K., 02.07.2024).
- HTS kayıtları: Yargıtay, dosyadaki HTS kayıtları ve aksi ispat edilemeyen tanık beyanlarıyla erkeğin zinasının kanıtlandığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4127 E., 2026/71 K., 12.01.2026). Dayanılan dijital materyaller ve HTS kayıtları toplanıp değerlendirilmeden zinanın ispatlanamadığına karar verilmesi eksik incelemedir (Yargıtay 2. HD, 2022/5375 E., 2023/790 K., 01.03.2023).
- Ceza dosyasındaki beyan: Yargıtay, kadının üçüncü kişinin yargılandığı ceza dosyasında mağdur sıfatıyla kollukta verdiği ve cinsel münasebeti anlattığı ifadeyi hukuka uygun delil sayan kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/8773 E., 2024/20 K., 09.01.2024).
- İkrar ve yemin: Tarafların boşanma sebebine ilişkin her türlü ikrarı hâkimi bağlamaz; hâkim bu olgular hakkında taraflara yemin de öneremez (TMK m. 184/2, 184/3). Yargıtay, erkeğin ikrarının hâkimi bağlamayacağını ancak dosyadaki diğer delillerle zina iddiasının kanıtlandığını belirterek kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/5037 E., 2017/10998 K., 12.10.2017).
- Hukuka aykırı delil: Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Yargıtay, eşin WhatsApp Web üzerinden yazışmalarının ekran görüntülerini alarak elde edilen kayıtları hukuka aykırı delil sayan kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/8785 E., 2024/88 K., 10.01.2024).
- Gizli kamera ve ses kaydı: Yargıtay, erkeğin ortak konuta gizlice yerleştirdiği kameranın kayıtlarını hukuka aykırı delil sayan kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/7996 E., 2024/5004 K., 27.06.2024). Delil oluşturma amacıyla hukuka aykırı yoldan elde edilen ses kaydı da kusur belirlemesinde esas alınmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/3435 E., 2025/6642 K., 30.06.2025).
- Hukuka aykırılığın ispatı: Yargıtay'a göre sunulan fotoğrafların hukuka aykırı elde edildiğini ispat yükü bunu ileri süren taraftadır (Yargıtay 2. HD, 2021/3327 E., 2021/4767 K., 14.06.2021).
- Gizli duruşma: Taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verilebilir (TMK m. 184/6).
Dava yalnız zinaya dayanıyorsa
Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Bu nedenle davanın hangi sebebe dayandığı, zina ispatlanamadığında sonucu doğrudan belirler.
- Zina ispatlanamazsa: Yargıtay, yalnız zinaya dayanan davada cinsel ilişki kanıtlanamayınca davanın reddi gerektiğini, eşin davranışları güven sarsıcı nitelikte olsa bile 166. maddeye dayalı bir talep yoksa boşanmaya karar verilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/17968 E., 2018/6344 K., 16.05.2018).
- Başka sebebe göre karar: Yargıtay, yalnız zina ve 162. madde sebeplerine dayanan davada 166. maddeye göre boşanmaya karar verilmesini taleple bağlılık ilkesine aykırı bulmuş, 162. madde talebi hakkında karar verilmemesini de bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2018/6226 E., 2019/2588 K., 12.03.2019).
- Terditli dava: Terditli davada önce asli talep incelenir; Yargıtay, zina ispatlanmışsa asli talebin kabulü gerektiğini (Yargıtay 2. HD, 2025/4127 E., 2026/71 K., 12.01.2026), ispatlanamamışsa delillerin terditli 166 talebine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4638 E., 2026/504 K., 19.01.2026).
- Birlikte dayanma: Bölge adliye mahkemesi, 161 ve 166. maddelere birlikte dayanılan davada iki sebebin koşulları da gerçekleşmişse her ikisine göre kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiş, karar Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/1930 E., 2024/8441 K., 07.11.2024).
Af ve dava sırasında zina
- Af: Affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 161). Hukuk Genel Kurulu, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlardan sonra aynı evde ayrı odalarda kalmanın ve birlikte doğum günü yemeğine çıkmanın, barışma ve ortak hayatın yeniden kurulması gerçekleşmedikçe af sayılamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2020/727 E., 2022/1620 K., 29.11.2022).
- Affın ispatı: Yargıtay, zinadan sonra eşlerin birlikte otelde tatil yaptığı dosyada, kadının o sırada zinayı bildiğinin ve affettiğinin erkek tarafından kanıtlanamadığını belirten kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/7632 E., 2024/5886 K., 17.09.2024).
- Pişmanlık sözleri: Zina eden eşin pişman olduğunu söyleyip ortak hayatı yeniden kurmak istemesi diğer eşin affı anlamına gelmez; Yargıtay bu sözleri barış girişimi sayıp af olarak değerlendirmeyen kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/4541 E., 2024/2947 K., 29.04.2024).
- Dava sırasında zina: Hukuk Genel Kurulu'na göre dava açıldıktan sonra gerçekleşen zina aynı davada ıslahla ileri sürülemez; ancak açılacak yeni boşanma davasında dikkate alınabilir (Yargıtay HGK, 2020/362 E., 2022/1514 K., 15.11.2022).
Kusur, tazminat ve nafaka
Zina ispatlanınca boşanmaya karar verilir; tazminat ve nafaka ise eşlerin kusur durumuna göre belirlenir (TMK m. 174, 175). Kusursuz veya daha az kusurlu eş maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174).
- Kusur karşılaştırması: Hukuk Genel Kurulu'na göre zina mutlak boşanma sebebi olduğu için bu davalarda davacının kusuru tartışılmaz; ancak karşılıklı davalarda boşanma sebebinin mutlak veya nispi olması hangi eşin daha kusurlu olduğunun ölçütü değildir (Yargıtay HGK, 2024/415 E., 2024/422 K., 12.09.2024). Aynı kararda, evlilik boyunca eşine sürekli şiddet uygulayan erkek ile zina eden kadın eşit kusurlu sayılmış ve erkek yararına manevi tazminat verilemeyeceği kabul edilmiştir.
- Şiddetin zamanı: Yargıtay, erkeğin şiddetinin kadının sadakatsizliği ortaya çıktığında gerçekleştiği dosyada kadını ağır, erkeği az kusurlu saymış; erkek yararına tazminata hükmedilmesini ve kadının yoksulluk nafakası talebinin reddini istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/5602 E., 2024/1775 K., 14.03.2024).
- İki eş de zina ettiyse: Yargıtay, iki eşin de zina ettiği ve eşit kusurlu sayıldığı dosyada karşılıklı manevi tazminat taleplerinin reddini ve kadın yararına yoksulluk nafakasını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/8773 E., 2024/20 K., 09.01.2024). Başka bir dosyada ise zinaların zamanı, şekli ve evliliğe etkisini karşılaştırarak kadını daha ağır kusurlu saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/3435 E., 2025/6642 K., 30.06.2025).
- Tam kusur: Yargıtay, süregelen ilişkisi ispatlanan kadını tam kusurlu kabul ederek erkek yararına tazminat koşullarının oluştuğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/6843 E., 2024/4829 K., 25.06.2024).
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Zina eden eş diğerinden daha ağır kusurluysa yoksulluk nafakası alamaz; eşit kusurda ise nafaka mümkündür (Yargıtay 2. HD, 2023/5602 E., 2024/1775 K., 14.03.2024; Yargıtay 2. HD, 2022/8773 E., 2024/20 K., 09.01.2024).
Zina mal paylaşımını etkiler mi?
TMK m. 236/2'ye göre zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Edinilmiş mallara katılma rejimi 01.01.2002'den itibaren geçerlidir; eşler başka bir rejim seçmemişse bu tarihten önceki dönem için mal ayrılığı hükümleri uygulanır (4722 s. K. m. 10).
- Yalnız artık değere katılma alacağı: Yargıtay'a göre bu imkân edinilmiş mallara katılma rejimine özgüdür ve yalnız artık değere katılma alacağı için geçerlidir; mal ayrılığı dönemindeki katkı payı alacağına ve değer artış payı alacağına uygulanmaz (Yargıtay 8. HD, 2014/12512 E., 2015/21469 K., 30.11.2015). Aynı karara göre hâkim önce alacağın türünü ve varlığını belirlemeli, artık değere katılma alacağı varsa takdir yetkisini kullanmalıdır.
- Yalnız zina veya hayata kast sebebiyle boşanmada: Yargıtay, boşanma 166. madde uyarınca verildiğinde, eşin sadakatsizliği ileri sürülse bile 236/2. maddenin uygulanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2019/552 E., 2019/3464 K., 01.04.2019).
- Talep mal rejimi davasında ileri sürülür: Yargıtay'a göre payın azaltılması veya kaldırılması istemi boşanmanın fer'isi değildir; ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada ileri sürülebilir (Yargıtay 2. HD, 2012/10429 E., 2013/7427 K., 05.03.2013).
- Değerlendirme zorunluluğu: Yargıtay, zina sebebiyle boşanmanın kesinleştiği dosyada katılma alacağı istemini 236/2. madde yönünden değerlendirmeden hüküm kuran kararı bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2016/1406 E., 2016/13160 K., 06.10.2016).
- Tamamen kaldırma yeterli gerekçe ister: Yargıtay, zina sebebiyle boşanmadan sonra kusurlu eşin artık değerdeki payını tamamen kaldıran kararı; kusur dereceleri, evlilik süresi ve eşlerin ekonomik ve sosyal durumu hakkaniyet kurallarıyla birlikte tartılarak payın uygun oranda azaltılması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/4589 E., 2026/6018 K., 03.06.2026). İlk derece mahkemesinin payı yüzde elli azalttığı, bölge adliye mahkemesinin ise tamamen kaldırdığı başka bir dosyada da tamamen kaldırma yetersiz gerekçeli bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/9783 E., 2026/1159 K., 05.02.2026).
- Mallar kusurlu eş adına kayıtlıysa: Yargıtay'a göre tasfiye konusu mallar kusurlu eş adına kayıtlı olsa bile 236/2. madde uygulanabilir; aynı kararda evlilik süresi ve zinanın gerçekleşme şekli gözetildiğinde payın tamamen kaldırılmasının dosya kapsamıyla örtüşmediği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/4305 E., 2025/2817 K., 18.03.2025).
- Kusur karşılaştırmasıyla ilişkisi: Hukuk Genel Kurulu, 236/2. maddenin varlığının mutlak ve nispi boşanma sebepleri arasında kusur karşılaştırması yapılmasına engel olmadığını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2024/415 E., 2024/422 K., 12.09.2024).
Eşin ilişki yaşadığı kişiye tazminat davası açılabilir mi?
Kural olarak hayır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evlilik birliği devam ederken eşlerden biriyle evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağına karar vermiştir (YİBBGK, 06.07.2018, E. 2017/5, K. 2018/7, RG 08.12.2018, S. 30619). İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay'ın genel kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar (2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 45).
- Uygulama: Hukuk Genel Kurulu bu kararı, üçüncü kişinin davacının evine girerek çocukların gözü önünde ilişkiyi sürdürdüğünün ileri sürüldüğü dosyada da uygulamıştır (Yargıtay HGK, 2021/955 E., 2022/1119 K., 20.09.2022). Eşin, boşanma kararı kesinleşmeden üçüncü kişiyle kına ve düğün töreni yaptığı dosyada da Hukuk Genel Kurulu, üçüncü kişiyi manevi tazminata mahkûm eden direnme kararını aynı gerekçeyle bozmuştur (Yargıtay HGK, 2019/417 E., 2022/680 K., 18.05.2022).
- İstisna: Üçüncü kişi, aldatma eyleminden ayrı olarak doğrudan diğer eşe yönelik bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlali gerçekleştirmişse durum farklı değerlendirilir (Yargıtay HGK, 2017/1501 E., 2018/2044 K., 27.12.2018). Bir ilk derece mahkemesi bu tür ihlallere örnek olarak konut dokunulmazlığının ihlalini, özel hayata müdahaleyi, sır alanına girmeyi, özel bilgilerin ifşasını ve onur ile saygınlığı zedeleyen sözleri saymıştır. İlişkinin eşin yakın akrabasıyla yaşandığı ve basına yansıdığı ileri sürülen bu dosyada tazminat talebi reddedilmiş, Yargıtay kararı onamıştır (Yargıtay 4. HD, 2021/18324 E., 2023/12951 K., 04.12.2023).
- Aldatan eşe karşı: Sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşten ise boşanma davasında kusur durumuna göre maddi ve manevi tazminat istenebilir (TMK m. 174). Hukuk Genel Kurulu, eşler arasında boşanma davası bulunmadığı bir dosyada eşe karşı açılan manevi tazminat davasının haksız fiil hükümlerine dayandığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1501 E., 2018/2044 K., 27.12.2018).
Zina ve velayet
Velayette esas ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Yargıtay'a göre anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları ve sosyal konumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur (Yargıtay 2. HD, 2022/11086 E., 2024/3226 K., 07.05.2024).
- Sadakatsiz ebeveyn: Yargıtay, başka bir kişiyle gönül ilişkisi yaşadığı için ağır kusurlu sayılan annenin yanında kurulu bir düzen içinde yaşayan çocukların velayetinin anneye verilmesini çocukların üstün yararına uygun bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2022/11086 E., 2024/3226 K., 07.05.2024).
- Zinası kanıtlanan baba: Aynı ilke, erkeğin zinasının kanıtlandığı bir dosyada da vurgulanmış ve idrak çağındaki çocukların velayet konusunda dinlenmesi istenmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/5037 E., 2017/10998 K., 12.10.2017).
Boşanma davası sürerken eş ölürse
Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz (TMK m. 181/1). Boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve diğer eşin kusuru ispatlanırsa aynı sonuç doğar (TMK m. 181/2).
- İstisnai düzenleme: Hukuk Genel Kurulu'na göre bu hüküm, ölen eşin mirasçılarının kusur tespiti yönünden davaya devam edebilmesini sağlayan istisnai bir düzenlemedir; aktardığı madde gerekçesinde özellikle zina gibi sebeplerle açılan davalarda kusurlu eşin mirasçı olabilmesinin adaletsiz sonuçlarının önlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1588 E., 2018/2045 K., 27.12.2018).
- Kusur tespiti: Yargıtay, davacı kadının ölümü üzerine davaya devam eden mirasçılar bakımından, mesaj kayıtları ve ikrarla sadakatsizliği ispatlanan erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek düzeyde kusurlu olduğunun tespitine ilişkin kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/9512 E., 2024/7345 K., 15.10.2024).
Zinayı öğrendiğiniz tarihi belgeleyin; dava öğrenmeden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Zina sebebine sonradan ıslahla geçilirse süre ıslah tarihine göre değerlendirilebilir. Dava yalnız zinaya dayandırılır ve zina ispatlanamazsa reddedilir; bu nedenle terditli olarak 166. maddeye de dayanılmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2025/4638 E., 2026/504 K., 19.01.2026). Delillerin hukuka uygun yoldan elde edilmesine dikkat edilmelidir; eşin telefonuna, hesaplarına veya ortak konuta gizlice erişilerek elde edilen kayıtlar hükme esas alınmayabilir (HMK m. 189/2). HTS kaydı istenecek numara ve dönem dilekçede açıkça gösterilmelidir. Zina sebebiyle boşanma kesinleşmişse mal rejimi davasında TMK m. 236/2 hükmüne dayanılabilir.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sisteminden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Zina bilerek ve isteyerek cinsel ilişkidir; salt şüphe yetmez, deliller zinayı kuvvetle muhtemel göstermelidir
Erkek, eşinin zina yaptığını ileri sürerek boşanma istedi; kadın da erkeğin zinasına dayanarak dava açtı. Erkeğin başka bir kadınla telefon görüşmeleri ve aynı kadınla çok kez aynı otelde konakladığı dosyaya yansımış, bu yöndeki kabul kesinleşmişti. Bölge adliye mahkemesi, eşlerin evinde çocuk bakıcılığı yapan tanığın anlatımına dayanarak kadının da zina yaptığını kabul etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı bozdu; bölge adliye mahkemesi direndi. Hukuk Genel Kurulu, tanığın bilgisinin kadının kendisine anlattıklarına dayandığını, görgüye dayanmadığını ve çalıştığı tarihler konusunda çelişkili olduğunu belirtti. Kadının zinasının ispatlanamadığını, erkeğin tam kusurlu olduğunu ve kadın yararına tazminat koşullarının oluştuğunu kabul ederek direnme kararını bozdu.
“Zinanın ispatı için, cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair kuvvetli emarelerin bulunması gerekir. Diğer bir ifade ile zina için getirilen deliller toplamının, hayat tecrübelerine göre, zina eyleminin işlendiğini kuvvetle muhtemel göstermesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Aynı kararda zinanın sayısının, kiminle, ne zaman ve hangi koşullarda yapıldığının önem taşımadığı da belirtilmiştir. Zinaya ilişkin bilgi, görgüye dayanan ve tutarlı anlatımlarla ortaya konmalıdır.
Zina, karşı cinsten başka bir kişiyle cinsel ilişkidir; HTS kayıtları ve tanıklarla ispatlanabilir
Kadın, asli olarak zina, olmazsa evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma istedi. İlk derece mahkemesi zinanın ispatlanamadığını belirterek asli talebi reddetti; erkeği tam kusurlu sayarak eşlerin 166. madde uyarınca boşanmasına karar verdi. Bölge adliye mahkemesi yalnız tazminat miktarlarını artırdı. Daire, dosyadaki HTS kayıtları ve aksi ispat edilemeyen tanık beyanlarıyla erkeğin zinasının kadın tarafından kanıtlandığını belirtti. Kadının zinaya dayalı asli talebinin kabulü gerekirken 166. maddeye göre karar verilmesini yerinde görmeyerek kararı bozdu.
“Zinanın varlığı için, eşlerden birinin karşı cinsten başka bir kişiyle cinsel ilişkide bulunması ya da böyle bir ilişkinin yaşandığına kesin gözüyle bakılmasını gerektiren bir durumun ortaya çıkması ve bunun da ispatlanmış olması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Zina ispatlanmışsa mahkeme terditli talebe geçemez; asli talep olan zina sebebiyle boşanmaya karar vermelidir. Tanımdaki karşı cins ifadesi, aynı cinsten ilişkinin zina sayılıp sayılmayacağı sorusunda da belirleyicidir.
Cinsel ilişki kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmalıdır; gece yoğun yazışmalar güven sarsıcı davranıştır
Erkek, asli olarak zina, terditli olarak evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma istedi; kadın da evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açtı. İlk derece mahkemesi erkeğin davasını zina sebebiyle kabul etti; bölge adliye mahkemesi istinafları esastan reddetti. Daire, kadının başka bir erkekle cinsel ilişkiye girdiğinin kesin veya güçlü karinelerle kanıtlanmadığını belirtti. HTS kayıtlarına göre özellikle geceleri yoğun mesajlaşma ve konuşma yapılmasının ve kahvaltıya davet edilmesinin güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığını kabul etti. Zina davasının reddi, delillerin terditli 166 talebine göre değerlendirilmesi ve iki davadaki kusurların birlikte belirlenmesi için kararı bozdu.
“Zina olayının mevcut sayılabilmesi için en önemli koşulu, “cinsel ilişkinin” varlığının kesin veya güçlü karinelerle kanıtlanmış olmasıdır.”
Ne anlama geliyor? Mesajlaşma, telefon trafiği ve buluşma davetleri tek başına zinayı ispatlamaz; bu olgular 166. madde kapsamında kusur olarak değerlendirilir. Karşılıklı davalarda kusur bir kez belirlenir ve tazminat ile nafaka buna göre kurulur.
Telefon görüşmesi zina değil güven sarsıcı davranıştır; yalnız zinaya dayanan dava bu durumda reddedilir
Erkek yalnız zina sebebine dayanarak boşanma davası açtı; kadın da karşı dava açtı. Mahkeme kadının davasını reddetti, erkeğin davasını kabul etti. Daire, kadının başka bir erkekle telefonda konuştuğunu, ancak konuşma içeriğinden evlilik sırasında cinsel birleşmenin gerçekleştiğinin anlaşılamadığını belirtti. Bu davranışların zina değil güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğunu, erkeğin ise 166. maddeye dayalı bir davası bulunmadığını belirterek erkeğin davasının kabulüne ilişkin kararı bozdu.
“Davacı-karşı davalı erkeğin münhasıran Türk Medeni Kanununun 161. maddesine dayalı olarak açtığı boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Kadının kendi davasının reddi de onandığı için bozmayla bu dosyadaki boşanma kararı ortadan kalkmıştır. Zina ispatlanamayabileceğinden dava terditli olarak 166. maddeye de dayandırılmalıdır.
El ele dolaşma, öpüşme, otel kaydı ve birlikte kalma birlikte değerlendirildiğinde zina ispatlanmış olur
Kadın, zina ve 162. madde sebeplerine dayanarak boşanma davası açtı; erkek de karşı dava açtı. Mahkeme erkeğin davasını ve kadının zina talebini reddederek kadının davasını 166/1'e göre kabul etti. Daire, kadının davasının yalnız 161 ve 162. maddelere dayandığını, 166. maddeye göre karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu ve 162. madde talebi hakkında karar verilmemesinin de bozma sebebi olduğunu belirtti. Tanık anlatımlarına göre erkeğin başka bir kadınla el ele dolaşırken, otelde ve öpüşürken görüldüğünü, bu kadının evinde kaldığını, otomobilinin bu kadının otoparkından çıktığını belirtti. Fotoğraflar, otel rezervasyon kayıtları ve e-posta yazışmalarıyla birlikte zinanın sabit olduğunu kabul ederek kararı bozdu.
“tüm bu anlatılanlarla birlikte davacı-karşı davalı kadın tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar, otel rezervasyon kayıtları ile mail yazışmaları da dikkate alındığında davalı-karşı davacı erkeğin zina eylemini gerçekleştirdiğinin sabit olduğu”
Ne anlama geliyor? Tek tek yetersiz görünen olgular birlikte değerlendirildiğinde zinayı ispatlayabilir. Mahkeme, davacının dayandığı her boşanma sebebi hakkında ayrı ayrı karar vermelidir.
Fotoğraflar, telefon kayıtları ve tanıklarla zina ispatlanabilir; delilin hukuka aykırı elde edildiğini ileri süren bunu ispatlamalıdır
Erkek, asli olarak zina, olmazsa evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma istedi; kadın da karşı dava açtı. İlk derece mahkemesi, kadının başka bir erkekle cinsel olarak yakınlaştığını ancak cinsel birleşmenin ispatlanamadığını belirterek zina talebini reddetti ve erkeğin davasını 166. maddeye göre kabul etti; bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti. Kadın, erkeğin sunduğu fotoğrafların hukuka aykırı elde edildiğini savundu. Daire, bu iddianın ispat yükünün kadında olduğunu ve kadının tahkikatın sonunda araştırılacak başka husus kalmadığını açıkça bildirdiğini belirtti. Fotoğraflar, telefon kayıtları ve tanık beyanlarıyla zinanın sübut bulduğunu kabul ederek kararı bozdu.
“Zinanın varlığı erkek tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar, davalı-davacı kadının telefon kayıtları ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sübut bulmuştur.”
Ne anlama geliyor? Cinsel birleşmenin doğrudan görülmesi gerekmez; deliller birlikte değerlendirilir. Hukuka aykırılık iddiası da somut olarak ileri sürülmeli ve ispatlanmalıdır.
Kendi yorumunu ve duyduklarını aktaran tanık anlatımıyla zina ispatlanmaz
Kadın, eşinin başka bir kadınla ilişkisi olduğunu ileri sürerek zina sebebiyle de boşanma istedi. İlk derece mahkemesi, erkeğin kardeşinin anlatımına dayanarak kadının zina talebini kabul etti; bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti. Daire, bu tanığın beyanının kendi değerlendirmelerini içerdiğini, diğer kadının hamile olduğuna ilişkin kısmın başkasından duyuma dayandığını ve anlatımın başka bir tanığın beyanıyla çeliştiğini belirtti. Zinayı gösteren başka bir delil bulunmadığından zina talebinin reddi için kararı bozdu.
“dosya kapsamında da erkeğin zina eylemini işlediğine yönelik muhakkak gözü ile bakılacak başkaca bir delilin bulunmadığı dikkate alındığında erkeğin zinasının dosya kapsamından ispatlanamadığının kabulü gerekir.”
Ne anlama geliyor? Tanık olayı bizzat görmüş olmalıdır; tahmin, yorum ve duyuma dayanan anlatımlar zinayı ispatlamaz.
Dijital deliller ve HTS kayıtları toplanmadan zinanın ispatlanamadığına karar verilemez
Erkek, zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle açtığı davada dijital materyalleri USB bellekle sundu ve kadının belirli bir kişiyle olağan dışı telefon görüşmeleri yaptığını ileri sürerek HTS kayıtlarına dayandı. Mahkeme bu delilleri değerlendirmeden ve HTS kayıtlarını getirtmeden zina ve sadakatsizliğin ispatlanamadığına karar verdi. Daire, tüm delillerin dosyaya alınması, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı eksik inceleme nedeniyle bozdu.
“Mahkemece yapılacak iş davalı-davacı erkek tarafından zina ve sadakatsizlik iddialarına esas tüm delillerin dosya arasına alınması, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapıldıktan sonra tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildikten sonra hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibaret iken”
Ne anlama geliyor? Mahkeme, dayanılan delilleri toplamadan zinanın ispatlanamadığına karar veremez. Delil gösteren taraf da HTS kaydı istenecek numara ve dönemi açıkça bildirmelidir.
Ortak konuta gizlice yerleştirilen kameranın kayıtları hukuka aykırı delildir
Kadın evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açtı. Erkek, kadının iş arkadaşıyla samimi olduğunu ileri sürerek yalnız zina sebebine dayanan birleşen dava açtı ve ortak konuta gizlice yerleştirdiği kameranın görüntü ve ses kayıtlarını sundu. İlk derece mahkemesi kayıtları hukuka aykırı delil sayarak hükme esas almadı ve zinanın diğer delillerle ispatlanamadığını belirterek erkeğin davasını reddetti. Bölge adliye mahkemesi, iletişim kayıtlarına göre kadının güven sarsıcı davranışları bulunsa da münhasıran zinaya dayanan davada zinanın usulüne uygun delillerle ispatlanamadığını belirterek istinafı reddetti. Yargıtay kararı onadı.
“erkeğin ortak konuta gizli kamera yerleştirdiği ve resim, video ve ses kayıtlarını USB içinde mahkemeye delil olarak sunduğu, mahkemece hukuka aykırı delil olması nedeniyle bu delilin hükme esas alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesindendir. Konut kendisine ait olsa bile eşin gizlice kayda alınmasıyla elde edilen görüntüler hükme esas alınmayabilir (HMK m. 189/2).
WhatsApp Web üzerinden alınan ekran görüntüleri hukuka aykırı delildir; süregelen zinada süre dolmaz
Kadın, eşinin zina ettiğini ileri sürerek boşanma istedi ve dava kabul edildi. Bölge adliye mahkemesi, kadının WhatsApp Web aracılığıyla erkeğin üçüncü kişilerle yazışmalarının ekran görüntülerini alarak elde ettiği kayıtları hukuka aykırı delil sayarak kusur belirlemesinde dikkate almadı. Diğer delillerle kusurlu davranışların ispatlandığını ve süregelen zina nedeniyle hak düşürücü sürenin dolmadığını kabul etti; tazminat ve yoksulluk nafakası miktarlarını artırdı. Daire kararı onadı.
“bu suretle ele geçirilen kayıtların hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesindendir. Hukuka aykırı delil dışlansa da zina başka hukuka uygun delillerle ispatlanabilir (HMK m. 189/2).
Üçüncü kişinin mesajları ve anlatımıyla zina her türlü şüpheden uzak ispatlanmış sayılmaz
Kadın, eşinin başka bir kadınla birlikte olduğunu ileri sürerek zina sebebiyle boşanma istedi. Dava dışı kadın, davacıya erkekle birliktelik yaşadığını anlatan mesajlar göndermiş, tanıklarla görüşerek ilişkinin ayrıntılarını aktarmıştı. Ancak erkekle bu kadın arasında geçen bir mesaj veya fotoğraf dosyada yoktu. İlk derece mahkemesi zina sebebiyle boşanmaya karar verdi, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti. Daire, olayların zina boyutunda olmadığını ve zinanın her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamadığını belirterek kararı bozdu.
“gerçekleşen olayların zina boyutunda olmadığı, zinanın varlığının her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamadığı anlaşılmaktadır”
Ne anlama geliyor? İlişki iddiası yalnız dava dışı kişinin beyanlarına dayanıyorsa zina sebebiyle boşanmaya karar verilemez. Olgular, ispatlanırsa 166. madde kapsamında değerlendirilebilir.
Başka biriyle otel odasında gece geçirmek zinanın kabulünü gerektirir; zina bilinmeden birlikte tatil af değildir
Kadın, eşinin başka bir kadınla ilişkisi olduğunu ileri sürerek zina sebebiyle boşanma istedi. Otel kayıtlarına göre erkek, iki ayrı tarihte aynı kadınla aynı odada gecelemişti; son konaklama ile dava tarihi arasında altı ay geçmemişti. Erkek, eşiyle barıştıklarını ve sonradan birlikte bir otelde tatil yaptıklarını savundu. İlk derece mahkemesi, başka bir kadınla geceyi otel odasında geçirmenin zinanın kabulünü gerektirdiğini belirterek zina sebebiyle boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, kadının birlikte tatil yapıldığı sırada zinayı bildiğinin ve affettiğinin erkek tarafından kanıtlanamadığını belirtti. Yargıtay kararı onadı.
“erkeğin başka bir kadınla geceyi bir otel odasında geçirmiş olması zinanın varlığının kabulünü gerektirdiğinden”
Ne anlama geliyor? Alıntı, sonuç olarak onanan ilk derece mahkemesi gerekçesindendir. Affı ileri süren taraf, diğer eşin zinayı bildiğini ve buna rağmen affettiğini ispatlamalıdır.
Ceza dosyasında mağdur sıfatıyla verilen ifade hukuka uygun delildir; iki eş de zina ettiyse eşit kusurlu eşlere tazminat verilmez
Eşler karşılıklı olarak zina sebebiyle boşanma istedi. Kadın, üçüncü kişinin şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından yargılandığı dosyada mağdur olarak kollukta verdiği ifadede bu kişiyle cinsel münasebet yaşadığını anlatmıştı. Erkeğin ise başka bir kadınla üç ayrı tarihte aynı otel odasında konakladığı anlaşıldı. İlk derece mahkemesi iki davayı da zina sebebiyle kabul etti, karşılıklı manevi tazminat taleplerini reddetti ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetti. Bölge adliye mahkemesi, kadının ifadesinin gizlice ya da zorla alınmadığını, hukuka uygun delil olduğunu belirterek istinafları esastan reddetti. Yargıtay kararı onadı.
“dosya kapsamında kadının mağdur sıfatıyla 15.09.2017 tarihinde asayiş şube bürosunda alınan ifadesinin gizlice ya da zorla alınmadığı dikkate alındığında, hukuka uygun delil olduğunun kabul edilmesinin doğru olduğu”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesindendir. Eşit kusurlu eşe tazminat verilmez; yoksulluk nafakası ise kusuru daha ağır olmayan eş için mümkündür (TMK m. 174, 175).
Zina eyleminin üzerinden beş yıl geçtiyse dava hakkı düşer; bu eylem kusur olarak da yüklenemez
Erkek, 2019'daki DNA raporuyla çocuğun babası olmadığını öğrendi ve 2020'de zina sebebiyle boşanma davası açtı. İlk derece mahkemesi erkeğin davasını kabul etti; bölge adliye mahkemesi tarafları eşit kusurlu saydı. Daire, erkeğin öğrenmeden itibaren altı ay içinde dava açmış olsa da çocuğun doğumuna yol açan zina eyleminin üzerinden beş yıldan fazla süre geçtiğini ve başka bir zina eyleminin kanıtlanamadığını belirtti. Bu sürenin mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiğini kabul etti. Zina eyleminin kadına kusur olarak da yüklenemeyeceğini, erkeğin tam kusurlu olduğunu belirterek kadın yararına tazminata hükmedilmesi için kararı bozdu.
“zina hukuki nedenine dayalı davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, zina eyleminin kadına kusur olarak yüklenemeyeceği”
Ne anlama geliyor? Beş yıllık süre öğrenmeden bağımsız işler. DNA testi gibi geç öğrenmelerde bile eylemin üzerinden beş yıl geçmişse zina sebebiyle boşanma istenemez.
Süregelen ilişkide hak düşürücü süre geçmiş sayılmaz ve eşin affettiği düşünülemez
Erkek, kadının başka biriyle ilişkisi olduğunu ileri sürerek zina sebebiyle, olmazsa evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma istedi. İlk derece mahkemesi zina sebebiyle boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, zina davasının süresinde açılmadığını belirterek bu talebi reddetti. Daire, ilişkide bulunulan kişinin eski eşinin şikâyeti üzerine başlayan soruşturmadaki mesajlara göre kadının ilişkisinin devam ettiğini belirtti. Eylemin süregelen nitelikte olduğunu, bu durumda hak düşürücü sürenin geçmediğini ve erkeğin kadını affettiğinin düşünülemeyeceğini kabul ederek kararı bozdu.
“eylemin süregelen nitelikte olduğu, bu durumda zina eylemi yönünden hak düşürücü sürenin geçmediği gibi davacı-davalı erkeğin kadını affettiğinin de düşünülemeyeceğinin kabulü gerekir”
Ne anlama geliyor? İlişki sürdükçe öğrenmeden itibaren işleyen altı aylık süre tamamlanmış sayılmaz. Daire ayrıca zina yapan kadını tam kusurlu kabul ederek erkek yararına tazminat koşullarının oluştuğunu belirtmiştir.
Eşler yıllardır ayrı yaşasa da başka biriyle süren karı koca hayatı zinadır; ikrar ancak diğer delillerle birlikte esas alınır
Kadın, eşinin başka bir kadınla karı koca hayatı yaşadığını ileri sürerek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma istedi. Nüfus kayıtlarına göre erkeğin, bu evlilik sürerken başka bir kadından doğan sekiz çocuğu vardı; eşler otuz yılı aşkın süredir ayrı yaşıyordu. İlk derece mahkemesi, erkeğin ikrarının hâkimi bağlamadığını, ancak tanık beyanları ve nüfus kayıtlarıyla zinanın sürdüğüne kanaat getirdiğini belirterek zina sebebiyle boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, uzun süredir başka bir kadınla karı koca ilişkisinin yaşandığını ve devam ettiğini belirterek erkeğin istinafını reddetti, tazminat ve nafaka miktarlarını artırdı. Yargıtay kararı onadı.
“tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve tanıkların birbirleri ile uyumlu ve tutarlı beyanları ile davalı erkeğin uzunca bir süredir başka bir kadınla karı-koca ilişkisi yaşadığı ve ilişkinin devam ettiği ispatlandığı”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesindendir. İlişki sürdüğü için eşlerin uzun süredir ayrı yaşaması zina davasını engellememiştir; bölge adliye mahkemesi, 161 ve 166. maddelere birlikte dayanılan davada her iki sebebin de kabul edilebileceğini de belirtmiştir.
Süre, zinanın öğrenildiği tarihten işler; önceden bilme ve affı ileri süren bunu ispatlamalıdır
Eşler 2018 yazında fiilen ayrıldı ve kadın önce evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açtı. Mahkemeye gelen otel kayıtlarından erkeğin bir kadınla birden çok kez aynı odada konakladığı anlaşıldı; kadın bunun üzerine zina sebebiyle ikinci bir dava açtı. Daire, kadının otel kayıtları dosyaya gelmeden önce bu eylemleri bildiğinin ve affettiğinin ispatlanamadığını, zina davasının öğrenmeden itibaren altı ay içinde açıldığını belirtti. Zina davasının da kabulü gerektiğini, ancak diğer davadaki boşanma hükmü kesinleştiğinden bu davanın konusuz kaldığını kabul etti. Kadın yararına yargılama giderlerine hükmedilmesi ve tazminatların artırılması için kararı bozdu.
“Kadın eşin otel kayıtlarını dosya arasına alınmasından önce bildiği ve eşinin bu eylemini affettiği ispatlanamamıştır.”
Ne anlama geliyor? Öğrenme tarihi, zinayı kesin olarak ortaya koyan bilginin eşe ulaştığı andır. Daha önce öğrenildiğini veya affedildiğini ileri süren taraf bunu kanıtlamalıdır.
Zina sebebine ıslahla sonradan geçilirse süre ıslah tarihine göre değerlendirilir
Kadının açtığı boşanma davası sonradan ıslahla zina sebebine dayandırıldı. Erkeğin başka bir kadınla samimi mesajlaşmalarını tatilde büyük oğlu görmüş, kadın durumu Temmuz 2021'de öğrenmişti. Otel kayıtlarına göre erkek en son 02.01.2021'de başka bir kadınla aynı odada kalmıştı. İlk derece mahkemesi zina sebebiyle boşanmaya karar verdi. Daire, erkeğin devamlılık gösteren bir cinsel ilişkisinin kanıtlanamadığını ve ıslah tarihi olan 05.05.2022 itibarıyla öğrenmeden başlayan sürenin geçtiğini belirtti. Zina talebinin reddi ve terditli olarak istenen evlilik birliğinin sarsılması talebinin incelenmesi için kararı bozdu.
“bu durumda öğrenme tarihi dikkate alındığında dava sebebinin ıslah edildiği 05.05.2022 tarihi itibariyle zina davası açabilmek için Kanun'un öngördüğü hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Zinayı öğrenen eş, davayı baştan zina sebebine dayandırmalı veya ıslahı altı ay içinde yapmalıdır. Terditli 166 talebi, zina reddedilirse boşanmanın incelenmesini sağlar.
Dava açıldıktan sonra işlenen zina aynı davada ıslahla ileri sürülemez; yeni davada dikkate alınır
Erkek 2015'te evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açtı; kadın da karşı dava açtı. Erkek yargılama sırasında, kadının dava açıldıktan sonra başka bir erkekle birlikte olduğunu ileri sürerek davasını zina sebebine dayanacak şekilde ıslah etti. Bölge adliye mahkemesi zina sebebiyle boşanmaya karar verdi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dava tarihinden sonra gerçekleşen eylemin ıslahla bile ileri sürülemeyeceğini belirterek kararı bozdu; bölge adliye mahkemesi direndi. Hukuk Genel Kurulu, ıslahın hatalı usul işlemini düzeltme aracı olduğunu, dava tarihinde henüz gerçekleşmemiş bir vakıanın ıslahla davaya eklenemeyeceğini belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.
“Aynı şekilde dava tarihinden sonra gerçekleşen yeni bir olgunun açılacak yeni boşanma davasında dikkate alınabileceği de her türlü duraksamadan uzaktır.”
Ne anlama geliyor? Dava sürerken öğrenilen yeni zina için yeni bir dava açılmalıdır. Davadan önce gerçekleşen zina ise ıslahla davaya eklenebilir.
Aynı evde kalmak ve birlikte doğum günü yemeğine çıkmak, barışma olmadıkça af sayılmaz
Kadın, eşinin sadakat yükümlülüğüne aykırı güven sarsıcı davranışları nedeniyle önce anlaşmalı boşanma davası açtı; erkek duruşmada boşanmak istemediğini bildirince dava çekişmeli olarak sürdü. Erkek, dava açıldıktan sonra eşlerin aynı evde kaldığını ve kadının doğum gününü birlikte dışarıda kutladıklarını gösteren fotoğraflara dayanarak kadının kendisini affettiğini savundu. Bölge adliye mahkemesi af veya hoşgörü bulunduğunu kabul ederek davayı reddetti ve Özel Dairenin bozmasına karşı direndi. Hukuk Genel Kurulu, tanık anlatımına göre kadının eşini affetmediğini, barışmanın gerçekleşmediğini ve ortak hayatın yeniden kurulmadığını belirterek direnme kararını bozdu.
“erkeğin kusurlu davranışlarından sonra taraflar arasında barışmanın gerçekleşerek ortak hayatın yeniden kurulmadığı gibi dosyada mevcut yemek fotoğraflarından gerçekleştirilen eylemlerin “affedilmiş” olarak nitelendirilmesi de somut olayın özelliğine uygun düşmemektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarla ilgilidir; zinada affın değerlendirilmesinde de yol göstericidir. Af, barışma ve ortak hayatın yeniden kurulması gibi açık bir iradeyle ortaya çıkar.
Zina mutlak sebep olsa da kusur karşılaştırması yapılır; sürekli şiddet uygulayan eşle zina eden eş eşit kusurludur
Erkek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle, kadın evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açtı. Kadının zina ettiği; erkeğin ise evlilik boyunca eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı, bağımsız konut temin etmediği, aile konutunun elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerini kapattırdığı anlaşıldı. Zina sebebiyle verilen boşanma hükmü kesinleşti. Bölge adliye mahkemesi, mutlak ve nispi boşanma sebepleri arasında kusur kıyaslaması yapılamayacağını, zina eden kadının ağır kusurlu olduğunu belirterek erkek yararına manevi tazminata hükmetti ve Özel Dairenin bozmasına karşı direndi. Hukuk Genel Kurulu, boşanma sebebinin mutlak veya nispi olmasının kusur tayininde ölçüt olmadığını, eşlerin eşit kusurlu olduğunu ve erkek yararına tazminat verilemeyeceğini belirterek direnme kararını bozdu.
“Aynı şekilde eşlerin zina veya hayata kast sebebiyle boşanmalarına hükmedilmesi hâlinde bunun maddi hukuk açısından sonuçlarının düzenleme altına alındığı 4721 sayılı Kanun'un 236/2 nci maddesinden hareketle mutlak ve nispi boşanma sebepleri arasında kusur kıyaslaması yapılamayacağını söylemek de mümkün değildir.”
Ne anlama geliyor? Zina eden eş kendiliğinden ağır veya tam kusurlu sayılmaz; diğer eşin kusurları da tartılır. Aynı kararda kadına yönelik aile içi şiddetin göz ardı edilemeyecek bir insan hakkı ihlali olduğu vurgulanmıştır.
Sadakatsizlik ortaya çıktığında gerçekleşen şiddet, zina eden eşi eşit kusurlu yapmaz
Kadın evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açtı; erkek, DNA raporuna göre en küçük çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiğini ileri sürerek zina sebebiyle karşı dava açtı. İlk derece mahkemesi, kadının sosyal inceleme raporundaki ikrar niteliğindeki beyanı, soybağının reddi davasının sonucu ve ilişkinin devam ettiğini gösteren mesajlar nedeniyle zina davasını süresinde sayıp kabul etti; erkeğin fiziksel şiddeti nedeniyle eşleri eşit kusurlu saydı ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetti. Bölge adliye mahkemesi istinafları reddetti. Daire, erkeğin şiddetinin kadının sadakatsizliği ortaya çıktığında gerçekleştiğini belirterek kadını ağır, erkeği az kusurlu kabul etti. Erkek yararına tazminata hükmedilmesi ve kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi için kararı bozdu.
“yapılan yargılama, toplanan deliller, ceza dosyasında yapılan yargılama ve dinlenen tanık beyanlarından erkeğin kadına yönelik fiziksel şiddetinin, kadının sadakatsizliği ortaya çıktığında gerçekleştiği göz önüne alındığında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğunun kabulü gerekirken”
Ne anlama geliyor? Şiddet yine kusurdur; ancak kusur karşılaştırmasında şiddetin zamanı ve bağlamı dikkate alınır. Evlilik boyunca süren şiddete ilişkin Hukuk Genel Kurulu kararıyla birlikte okunmalıdır.
İki eş de zina ettiyse kusur, zinaların zamanına, şekline ve evliliğe etkisine göre belirlenir
Eşler karşılıklı olarak evlilik birliğinin sarsılması ve zina sebepleriyle dava açtı. Kadının evli bir erkekle yoğun telefon görüşmeleri yaptığı, bu kişiyle ortak çocuğun da bulunduğu evde vakit geçirip gece birlikte kaldığı anlaşıldı. Erkeğin zinası ise ilk derece mahkemesinin verdiği boşanma kararından sonra, dosya kanun yolundayken fiili ayrılık döneminde gerçekleşti. İlk derece mahkemesi iki tarafın zina davalarını da kabul ederek eşleri eşit kusurlu saydı. Daire, erkeğe yüklenen hakaret kusurunun delil oluşturma niyetiyle hukuka aykırı elde edilen ses kaydına ve soyut tanık beyanlarına dayandığını belirtti. Zinaların zamanı ve şekli ile evliliğe etkisini karşılaştırarak kadının daha ağır kusurlu olduğunu kabul etti ve erkek yararına tazminat için kararı bozdu.
“her iki tarafın zina eylemi sabit ise de; tüm dosya kapsamından zina eylemlerinin gerçekleşme zamanı, şekil ve süreçleri, evliliğin birliğinin sarsılmasına etkisi ile tarafların Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları bir bütün halinde değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken”
Ne anlama geliyor? Boşanma kararı kesinleşene kadar sadakat yükümlülüğü sürer ve bu dönemdeki ilişki de zinadır. Ancak ilişkinin boşanma kararından sonra ve fiili ayrılıkta gerçekleşmesi kusur karşılaştırmasında dikkate alınmıştır.
Zina sebebiyle payın tamamen kaldırılması yeterli gerekçe ister; hakkaniyete uygun azaltma yapılmalıdır
Eşler karşılıklı davalarla boşandı; boşanma kararlarından biri zinaya, diğeri evlilik birliğinin sarsılmasına dayanıyordu ve kararlar kesinleşti. Mal rejiminin tasfiyesi davasında ilk derece mahkemesi, davacının boşanmadaki kusurunu gözeterek artık değerdeki payını kaldırıp davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi davacının katılma alacağı bulunduğunu tespit etti, ancak boşanmadaki kusuru nedeniyle alacağın tamamını kaldırdı. Daire, kusur dereceleri, evlilik süresi, eşlerin ekonomik ve sosyal durumu ile hakkaniyet kuralları gözetilerek payın uygun miktarda azaltılması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“gibi durumlar ile TMK'nin 4. maddesi ile TBK'nin 50. ve 51. maddesi hükümlerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları nazara alınarak uygun bir miktarda davacı kadının artık değerdeki pay oranının azaltılması gerekirken, yetersiz gerekçeyle tamamının kaldırılması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Mahkeme payı tamamen kaldıracaksa kusurun ağırlığını, evliliğin süresini ve eşlerin durumunu gerekçesinde ayrıca tartışmalıdır. Aynı yönde başka bir kararda, yüzde elli azaltmayı tamamen kaldırmaya çeviren bölge adliye mahkemesi kararı da bozulmuştur.
Zina sebebiyle payın azaltılması yalnız artık değere katılma alacağında mümkündür
Eşler 1990'da evlendi ve zina sebebiyle boşandı. Davacı eş, evlilik içinde diğer eş adına edinilen taşınmaz, araç ve sigorta alacağı nedeniyle katkı ve katılma alacağı istedi. Mahkeme, boşanmanın zina sebebiyle gerçekleştiğini ve davacının kusurunun ağırlığını belirterek TMK m. 236/2 uyarınca delilleri toplamadan davayı reddetti. Daire, taşınmaz ve aracın mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 2002 öncesi dönemde edinildiğini belirtti. 236/2. maddenin yalnız artık değere katılma alacağına uygulanabileceğini, önce alacağın türünün ve varlığının belirlenmesi gerektiğini kabul ederek kararı bozdu.
“Yasa maddesinin kanunda düzenlendiği yer ve kenar başlığından açıkça anlaşılacağı gibi, zina ve hayata kast nedeniyle boşanma kararının eşin alacak talebine etkisi, edinilmiş mallara katılma rejimine (TMK m. 218-241) özgü ve sadece 'artık değere katılma alacağı (TMK m. 236)' için söz konusudur.”
Ne anlama geliyor? Zina sebebiyle boşanma, 2002 öncesi mal ayrılığı dönemine ilişkin katkı payı alacağını ve değer artış payı alacağını etkilemez. Artık değere katılma alacağında da azaltma veya kaldırma hâkimin takdirindedir.
Boşanma 166. maddeye göre verildiyse sadakatsizlik gerekçesiyle katılma alacağı kaldırılamaz
Eşler, kadının kusurlu davranışları nedeniyle 166/1-2. madde uyarınca boşandı. Kadın, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde erkek adına alınan taşınmaz için katılma alacağı istedi. Mahkeme, kadının erkeği dolandırdığı iddiasıyla ceza davası bulunduğunu, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve iyi niyetli olmadığını belirterek TMK m. 236/2'ye dayanıp davayı reddetti. Daire, bu hükmün uygulanabilmesi için boşanmanın zina veya hayata kast sebebiyle verilmiş olması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“TMK'nin 236/2 maddesinin uygulama alanı bulabilmesi için, boşanma davasına bakan mahkeme tarafından, tarafların TMK'nin 161. maddesi gereğince zina nedeniyle veya TMK'nin 162 maddesi gereği hayata kast nedeniyle boşanmalarına karar verilmiş olması gerektiği”
Ne anlama geliyor? Mal paylaşımında 236/2 savunmasının imkânı, boşanma davasında hangi sebebe dayanıldığına bağlıdır. Zina iddiası varsa boşanma davasında bu sebebe ayrıca dayanmak önem taşır.
Evli olduğunu bildiği kişiyle birlikte olan üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez
Davacı, boşanma kararında eski eşinin kendisini davalıyla aldattığının kabul edildiğini, davalının evine girerek çocukların gözü önünde ilişkiyi sürdürdüğünü ve ilişkiyi üç yıldır devam ettirdiğini ileri sürerek davalıdan manevi tazminat istedi. Asliye hukuk mahkemesi davayı kabul etti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararından sonra verilen ve bağlayıcı olan 2018 tarihli içtihadı birleştirme kararına göre üçüncü kişiden salt evli bir kişiyle birlikte olduğu için manevi tazminat istenemeyeceğini belirterek direnme kararını bozdu.
“Davalının, dava dışı eş ile evli olduğunu bilerek birlikte olmaktan ibaret olduğu anlaşılan eyleminden başka doğrudan doğruya davacıya yönelik olarak bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlâlinde bulunduğuna dair bir iddia da bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? İçtihadı birleştirme kararları mahkemeleri bağlar. Üçüncü kişinin davacıya doğrudan yönelen bağımsız bir saldırısı ileri sürülüp ispatlanırsa ayrı değerlendirme yapılır.
İlişkinin yakın akrabayla yaşanması ve basına yansıması da üçüncü kişiyi tazminatla sorumlu kılmaz
Davacı, evli olduğunu bilen davalının eşiyle birlikteliğinin görüntülerle ifşa edildiğini ileri sürerek manevi tazminat istedi; davalının eşinin yakın akrabası olduğunu ve olayın basına yansıdığını belirtti. İlk derece mahkemesi, sadakat yükümlülüğünün yalnız eşler arasında hüküm doğurduğunu, üçüncü kişinin ancak konut dokunulmazlığını ihlal etmesi, özel hayata müdahale etmesi, sırları ifşa etmesi veya sözleriyle onur ve saygınlığı zedelemesi gibi bağımsız bir ihlal hâlinde sorumlu olabileceğini belirterek davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti. Daire, içtihadı birleştirme kararını da gözeterek kararı onadı.
“üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilen başkaca bir kişilik hakkı ihlali bulunmadıkça, salt evli bir kişiyle birlikte olmak şeklindeki eylemden dolayı aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat isteyebilmesinin mümkün bulunmamasına göre”
Ne anlama geliyor? İlişkinin kiminle yaşandığı ve ne kadar duyulduğu tek başına tazminat sebebi değildir. Tazminat için üçüncü kişinin aldatılan eşe yönelik ayrı bir hukuka aykırı eylemi gerekir.
Sadakatsiz davrandığı için ağır kusurlu sayılan anne de çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayeti alır
Kadın evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açtı; erkek karşı dava ve zinaya dayalı birleşen dava açtı. İlk derece mahkemesi zinanın ispatlanamadığını belirterek bu talebi reddetti; kadının başka bir kişiyle gönül ilişkisi yaşayıp sadakatsiz davrandığını, hakaret ettiğini kabul ederek kadını ağır, erkeği az kusurlu saydı. Bölge adliye mahkemesi ikiz çocukların velayetini babaya verdi. Daire, çocukların iki yıldır anneleriyle kurulu bir düzen içinde yaşadığını, uzman raporlarında velayetin anneye verilmesinin önerildiğini ve anneye velayet verilmesine engel bir durum bulunmadığını belirterek velayet yönünden kararı bozdu.
“Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.”
Ne anlama geliyor? Eşe karşı kusur ile ebeveynlik yeterliliği ayrı değerlendirilir. Zina veya sadakatsizlik, çocuğun bakımını ve gelişimini olumsuz etkilemiyorsa tek başına velayetin kaybı sonucunu doğurmaz.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 129 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle yeniden düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 71743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Karı kocadan her biri, diğerinin zina etmesi sebebiyle boşanma davasında bulunabilir. Davaya hakkı olan karı veya kocanın, boşanılma sebebine muttali olduğu günden itibaren altı ay ve her halde zinanın vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmesiyle boşanma davası sakıt olur. Af halinde dava mesmu olmaz.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 129 | 4721 sayılı Kanun m. 161 | |
|---|---|---|
| Dava hakkı | Karı veya koca | Eşlerden biri zina ederse diğer eş |
| Süreler | Muttali olmadan altı ay; zinadan itibaren beş sene | Öğrenmeden altı ay; zina eyleminden beş yıl |
| Af | Af hâlinde dava dinlenmez | Affeden tarafın dava hakkı yoktur |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişiklik | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir değişiklik veya Anayasa Mahkemesi iptal notu yer almamaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 162: Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış.
- TMK m. 166: Evlilik birliğinin sarsılması.
- TMK m. 174: Maddi ve manevi tazminat.
- TMK m. 175: Yoksulluk nafakası.
- TMK m. 181: Boşanmada mirasçılık ve dava sırasında ölüm.
- TMK m. 182: Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları.
- TMK m. 184: Boşanmada yargılama usulü, ikrar ve yemin.
- TMK m. 185: Sadakat yükümlülüğü.
- TMK m. 236: Artık değere katılma ve zina hâlinde payın azaltılması.
- TMK m. 285: Babalık karinesi.
- TMK m. 286: Soybağının reddi.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 ve 189: Taleple bağlılık ve hukuka aykırı delil.
Zina sebebiyle boşanma, delil toplama ya da aile hukukundan doğan diğer konularda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 161 ne diyor?
TMK m. 161'e göre eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
Zina nedir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre eşlerden birinin başka bir kişiyle bilerek ve isteyerek cinsel ilişkide bulunmasıdır (Yargıtay HGK, 2025/33 E., 2025/839 K., 17.12.2025). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ilişkinin karşı cinsten biriyle kurulmasını da arar (Yargıtay 2. HD, 2025/4127 E., 2026/71 K., 12.01.2026).
Öpüşmek veya mesajlaşmak zina mıdır?
Cinsel ilişki ispatlanmadıkça hayır. Yargıtay, gece yoğun yazışmaları ve buluşma davetlerini güven sarsıcı davranış saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/4638 E., 2026/504 K., 19.01.2026). Öpüşme ve el ele dolaşma ise otel kaydı, birlikte kalma ve fotoğraflar gibi delillerle birlikte zinayı ispatlayabilir (Yargıtay 2. HD, 2018/6226 E., 2019/2588 K., 12.03.2019).
Aynı cinsten biriyle ilişki zina sayılır mı?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin tanımında ilişkinin karşı cinsten biriyle kurulması aranır (Yargıtay 2. HD, 2025/4127 E., 2026/71 K., 12.01.2026). Bu tanıma göre aynı cinsten biriyle ilişki zina sayılmaz; ancak sadakat yükümlülüğüne aykırı güven sarsıcı davranış olarak 166. madde kapsamında kusur sayılabilir (Yargıtay 2. HD, 2023/6837 E., 2024/5229 K., 02.07.2024).
Zina sebebiyle boşanma davası ne zaman açılmalı?
Zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmeden (TMK m. 161). Beş yıllık süre öğrenmeden bağımsız işler (Yargıtay 2. HD, 2022/4424 E., 2022/10508 K., 14.12.2022). Süre geçerse olgular 166. madde kapsamında sadakat yükümlülüğüne aykırılık olarak değerlendirilebilir (Yargıtay 2. HD, 2024/36 E., 2024/6881 K., 07.10.2024).
Eşim hâlâ o kişiyle görüşüyorsa süre geçmiş sayılır mı?
Hayır. Yargıtay, ilişki süregelen nitelikteyse hak düşürücü sürenin geçmediğini ve eşin affettiğinin düşünülemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/6843 E., 2024/4829 K., 25.06.2024).
Zina nasıl ispatlanır?
Cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair kuvvetli emarelerle; salt şüphe yetmez (Yargıtay HGK, 2025/33 E., 2025/839 K., 17.12.2025). Otel kayıtları, HTS kayıtları, fotoğraflar, kolluk araştırması ve görgüye dayanan tanık anlatımları birlikte değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 2025/4127 E., 2026/71 K., 12.01.2026).
Eşimin telefonundan aldığım mesajlar delil olur mu?
Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Yargıtay, WhatsApp Web üzerinden alınan ekran görüntülerini hukuka aykırı delil sayan kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/8785 E., 2024/88 K., 10.01.2024). Ortak konuta gizlice yerleştirilen kameranın kayıtları da aynı şekilde değerlendirilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/7996 E., 2024/5004 K., 27.06.2024).
Eşim zinayı kabul etti; başka delil gerekir mi?
Evet. Tarafların boşanma sebebine ilişkin ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m. 184/3). Yargıtay, ikrarın diğer delillerle desteklendiği dosyada zinanın kanıtlandığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/5037 E., 2017/10998 K., 12.10.2017).
Affettiysem zina sebebiyle dava açabilir miyim?
Hayır; affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 161). Ancak aynı evde kalmak veya birlikte yemeğe çıkmak, barışma olmadıkça tek başına af sayılmaz (Yargıtay HGK, 2020/727 E., 2022/1620 K., 29.11.2022).
Boşanma davası sürerken eşim aldatırsa ne olur?
Dava açıldıktan sonra gerçekleşen zina aynı davada ıslahla ileri sürülemez; yeni bir boşanma davasında dikkate alınabilir (Yargıtay HGK, 2020/362 E., 2022/1514 K., 15.11.2022). Boşanma kararı kesinleşene kadar sadakat yükümlülüğü sürer.
Zina eden eş her zaman tam kusurlu mu sayılır?
Hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma sebebinin mutlak olması kusurun ölçütü değildir; evlilik boyunca sürekli şiddet uygulayan eş ile zina eden eş eşit kusurlu sayılabilir (Yargıtay HGK, 2024/415 E., 2024/422 K., 12.09.2024).
Zina eden eşe nafaka ödenir mi?
Yoksulluk nafakası, kusuru daha ağır olmayan eş için mümkündür (TMK m. 175). Yargıtay, sadakatsizliği nedeniyle ağır kusurlu sayılan kadın yararına yoksulluk nafakası verilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/5602 E., 2024/1775 K., 14.03.2024).
Zina mal paylaşımını etkiler mi?
Zina sebebiyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Yargıtay'a göre bu yalnız artık değere katılma alacağı için geçerlidir (Yargıtay 8. HD, 2014/12512 E., 2015/21469 K., 30.11.2015) ve boşanma 166. maddeye göre verilmişse uygulanmaz (Yargıtay 8. HD, 2019/552 E., 2019/3464 K., 01.04.2019). Payın tamamen kaldırılması ise hakkaniyete uygun ve yeterli bir gerekçe ister (Yargıtay 2. HD, 2025/4589 E., 2026/6018 K., 03.06.2026).
Eşimin ilişki yaşadığı kişiden tazminat isteyebilir miyim?
Kural olarak hayır. İçtihadı birleştirme kararına göre evli olduğunu bilerek eşinizle birlikte olan kişiden bu nedenle manevi tazminat istenemez (YİBBGK, 06.07.2018, E. 2017/5, K. 2018/7). Bu kişi size yönelik ayrı bir kişilik hakkı ihlali gerçekleştirmişse durum farklıdır (Yargıtay HGK, 2021/955 E., 2022/1119 K., 20.09.2022).
Zina eden anne veya baba velayeti kaybeder mi?
Kendiliğinden kaybetmez. Velayette çocuğun üstün yararı esastır; ebeveynin boşanmadaki kusuru bu yararı etkilediği ölçüde dikkate alınır (Yargıtay 2. HD, 2022/11086 E., 2024/3226 K., 07.05.2024).
Zina hâlâ suç mu?
Hayır. Anayasa Mahkemesi, 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu'nun zinaya ilişkin 441. maddesini 1996'da (AYM, E.1996/15, K.1996/34, 23.09.1996), 440. maddesini 1998'de iptal etmiştir (AYM, E.1998/3, K.1998/28, 23.06.1998). Zina bugün boşanma sebebidir.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 166, 174, 175, 181, 182, 184, 185, 236
- 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 189
- 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 45
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 129 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 161 gerekçesi, s. 71
- Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 06.07.2018, E. 2017/5, K. 2018/7 (RG 08.12.2018, S. 30619)
- AYM, E.1996/15, K.1996/34, 23.09.1996
- AYM, E.1998/3, K.1998/28, 23.06.1998
- Yargıtay HGK, 2025/33 E., 2025/839 K., 17.12.2025
- Yargıtay HGK, 2024/415 E., 2024/422 K., 12.09.2024
- Yargıtay HGK, 2020/362 E., 2022/1514 K., 15.11.2022
- Yargıtay HGK, 2020/727 E., 2022/1620 K., 29.11.2022
- Yargıtay HGK, 2021/955 E., 2022/1119 K., 20.09.2022
- Yargıtay HGK, 2019/417 E., 2022/680 K., 18.05.2022
- Yargıtay HGK, 2017/1501 E., 2018/2044 K., 27.12.2018
- Yargıtay HGK, 2017/1588 E., 2018/2045 K., 27.12.2018
- Yargıtay 2. HD, 2025/4589 E., 2026/6018 K., 03.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/4638 E., 2026/504 K., 19.01.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/9783 E., 2026/1159 K., 05.02.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/4127 E., 2026/71 K., 12.01.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/627 E., 2025/7793 K., 24.09.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/3435 E., 2025/6642 K., 30.06.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/4305 E., 2025/2817 K., 18.03.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/527 E., 2025/6502 K., 25.06.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/1047 E., 2024/8850 K., 20.11.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/1930 E., 2024/8441 K., 07.11.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/9512 E., 2024/7345 K., 15.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/36 E., 2024/6881 K., 07.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/7632 E., 2024/5886 K., 17.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/5904 E., 2024/5695 K., 11.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/7119 E., 2024/5391 K., 04.07.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/7433 E., 2024/5239 K., 02.07.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6837 E., 2024/5229 K., 02.07.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/7996 E., 2024/5004 K., 27.06.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6843 E., 2024/4829 K., 25.06.2024
- Yargıtay 2. HD, 2022/11086 E., 2024/3226 K., 07.05.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/4541 E., 2024/2947 K., 29.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/5602 E., 2024/1775 K., 14.03.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/3085 E., 2024/808 K., 13.02.2024
- Yargıtay 2. HD, 2022/8785 E., 2024/88 K., 10.01.2024
- Yargıtay 2. HD, 2022/8773 E., 2024/20 K., 09.01.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/8849 E., 2023/6440 K., 25.12.2023
- Yargıtay 2. HD, 2023/2499 E., 2023/6204 K., 14.12.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/5375 E., 2023/790 K., 01.03.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/4424 E., 2022/10508 K., 14.12.2022
- Yargıtay 2. HD, 2021/3327 E., 2021/4767 K., 14.06.2021
- Yargıtay 2. HD, 2019/97 E., 2019/4376 K., 10.04.2019
- Yargıtay 2. HD, 2018/6226 E., 2019/2588 K., 12.03.2019
- Yargıtay 2. HD, 2017/1870 E., 2018/7294 K., 05.06.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/17968 E., 2018/6344 K., 16.05.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/15989 E., 2018/4730 K., 09.04.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/5037 E., 2017/10998 K., 12.10.2017
- Yargıtay 2. HD, 2012/10429 E., 2013/7427 K., 05.03.2013
- Yargıtay 4. HD, 2021/18324 E., 2023/12951 K., 04.12.2023
- Yargıtay 8. HD, 2019/552 E., 2019/3464 K., 01.04.2019
- Yargıtay 8. HD, 2016/1406 E., 2016/13160 K., 06.10.2016
- Yargıtay 8. HD, 2014/12512 E., 2015/21469 K., 30.11.2015
