Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır; bu konular kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar. Bu nedenle velayette tanık beyanı, kusur ispatındaki katı usul sınırlarına tabi değildir; öğretide aktarılan bir Hukuk Genel Kurulu kararına göre velayetin değiştirilmesi gibi işlerde tahkikat aşamasında dahi tanık bildirilebilir. Velayet kararında tanık beyanları, sosyal inceleme raporu, uzman görüşü ve çocuğun kendi görüşü birlikte değerlendirilir. Kusur belirlemesinde esas alınamayan sosyal inceleme raporundaki çocuk beyanları, velayet ve kişisel ilişki için önemli bir dayanaktır. Yargıtay, ceza soruşturmasında tanık olarak dinlenen ortak çocuğun, kardeşinin dedesi tarafından istismar edildiğini doğrulayan anlatımı dosyaya yansımışken bu dosya getirtilmeden ve çocukların beyanları uzman aracılığıyla yeniden alınmadan velayetin babaya verilmesini kendiliğinden bozmuştur.
Velayet kararında tanık beyanının yeri nedir?#
Tanık beyanı velayet kararının dayanaklarından biridir; ama velayet kararı tanık beyanından çok, çocuğun üstün yararını gösteren bütün delillerin birlikte değerlendirilmesine dayanır. Yargıtay, kişisel ilişki düzenlenirken gözetilmesi gereken temel ilkenin çocuğun üstün yararı olduğunu, bunun belirlenmesinde çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gerektiğini; ana ve babanın yararları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumların çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulacağını vurgular (Yargıtay 2. HD, 2024/7807 E., 2025/4137 K., 22.04.2025).
Tanık, anne veya babanın çocukla ilişkisini, çocuğun bakımını kimin üstlendiğini, çocuğun okul ve sağlık işleriyle kimin ilgilendiğini, evdeki şiddet veya ihmali bizzat gördüğü ölçüde anlatabilir. Bu anlatımlar, sosyal inceleme raporu ve uzman görüşleriyle birlikte değerlendirilir. Kusur belirlemesinde ortaya çıkan olaylar da, çocukları ilgilendirdiği ölçüde velayet ve kişisel ilişki düzenlemesini etkiler: Yargıtay, sosyal inceleme raporları ve toplanan delillerle sabit olan, kadına yüklenen ve çocukları da ilgilendiren kusurlu davranışları dikkate alarak anne ile çocuklar arasında asgari düzeyde kişisel ilişki kurulması gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/7807 E., 2025/4137 K., 22.04.2025).
Velayette tanık listesi ve kesin süre kuralları aynı şekilde uygulanır mı?#
Hayır, aynı katılıkla uygulanmaz. Velayet ve kişisel ilişki çocuğun üstün yararıyla ilgili olduğundan mahkeme bu konuları kendiliğinden araştırır; Yargıtay da velayet düzenlemesindeki eksiklikleri tarafların temyiz sebebi olmasa bile kendiliğinden bozma sebebi yapar (Yargıtay 2. HD, 2025/9730 E., 2026/5995 K., 03.06.2026). Öğretide, velayetin değiştirilmesi gibi aile hukukundan doğan ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı işlerde tahkikat aşamasında dahi tanık bildirilebileceğine ilişkin bir Hukuk Genel Kurulu kararı aktarılır (Yargıtay HGK, 14.06.2017, E. 2017/2-1887, K. 2017/1196 (aktaran Çelik, s. 108, dn. 503)). Kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğu bu alanda Kanun da tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler bakımından ayrık hükümleri saklı tutar (HMK m. 324/3; 5. Bölüm).
Bunun pratik anlamı şudur: Boşanma davasında kusur için tanık listesi süresini kaçıran taraf, velayet bakımından önemli bir olayı bilen tanığın dinlenmesini yine de isteyebilir; mahkeme çocuğun üstün yararı için gerekli gördüğü araştırmayı yapmakla yükümlüdür. Ancak bu tanığın beyanı, kusur belirlemesinde kullanılamaz.
Ceza soruşturmasında tanık olarak dinlenen çocuğun anlatımı velayet için araştırılmadan karar verilemez
Baba yurt dışında yaşıyor, ortak çocuklar fiilen babanın anne ve babasıyla birlikte kalıyordu. Annenin Cumhuriyet başsavcılığındaki ifadesinde, çocuklardan birinin dedesi tarafından istismar edildiği iddia edilmiş; aynı tarihte beyanına başvurulan çocuk dedesi tarafından istismara uğradığını ve bazen fiziksel şiddet gördüğünü söylemiş, aynı soruşturmada tanık olarak dinlenen kardeşi de onun anlatımını doğrulamıştı. Bölge adliye mahkemesi velayeti babaya vermişti. Daire, velayet düzenlemesini kendiliğinden bozmuş ve şöyle demiştir:
“…bu kapsamda velayetin babaya verilmesi durumunda fiilen çocuklarla birlikte olacağı anlaşılan dede ... yönünden soruşturma dosyasını celbi, dosyanın tekrar bilirkişi heyetine tevdii, ortak çocuklar ..., ... ve ...’ın yeniden beyanlarının uzman vasıtası ile tespiti ve alınacak rapor sonucunda ortak çocuklar ..., ... ve ...’ın velayeti hususunda hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.”
Değerlendirme. Karar, velayette mahkemenin araştırma yükümlülüğünün kapsamını gösterir. Çocuğun ceza soruşturmasında verdiği beyan ve kardeşinin tanık sıfatıyla anlatımı, velayet kararı için göz ardı edilemez. Ancak bu beyanlar mahkemede doğrudan tanık beyanı gibi kullanılmamış; çocukların beyanlarının uzman aracılığıyla yeniden tespiti ve bilirkişi raporu istenmiştir. Çocuklara ilişkin hassas olaylarda doğru yol budur.
Çocuğun görüşü ile çocuğun tanıklığı arasındaki fark nedir?#
Çocuğun velayet konusundaki görüşünün alınması, onun tanık olarak dinlenmesinden farklıdır. Görüş alma, çocuğun kendi geleceğine ilişkin düşüncesini mahkemeye taşımasıdır; Yargıtay, çocuğun görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini, çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilebileceğini belirtir (Yargıtay 2. HD, 2025/9730 E., 2026/5995 K., 03.06.2026). Tanıklık ise çocuğun anne ve babası arasında yaşanan olayları ispat amacıyla anlatmasıdır ve kusur belirlemesine yöneliktir. Öğretide de bu iki konunun boşanmanın çocuklar bakımından sonuçlarıyla ilgili farklı konular olduğu vurgulanır (Nuhoğlu, s. 643).
Bu ayrım, sosyal inceleme raporundaki çocuk beyanlarının değerini de belirler. Çocuğun uzmana yaptığı açıklamalar kusur belirlemesine esas alınamaz (3. ve 16. Bölümler); ama velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde, uzmanın değerlendirmesiyle birlikte temel dayanaklardan biridir. Yargıtay, sosyal inceleme raporlarında çocukların uzmana anneleri hakkında olumsuz beyanlarda bulunduklarını ve anneleriyle görüşmek istemediklerini, uzmanın da ilk aşamada asgari düzeyde kişisel ilişkiyi uygun gördüğünü dikkate alarak uzun süreli kişisel ilişki kurulmasını çocukların üstün yararına aykırı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2024/7807 E., 2025/4137 K., 22.04.2025).
Velayet için hangi tanıklar gösterilmeli?#
Velayet için en değerli tanıklar, çocuğun günlük yaşamını bizzat gören kişilerdir: çocuğa bakan büyükanne ve büyükbaba, komşular, çocuğun öğretmeni, okul servisi şoförü, çocuk doktoru. Bu kişiler çocuğun bakımını kimin üstlendiğini, çocuğun hangi ebeveynle daha güvende olduğunu, evde şiddet veya ihmal bulunup bulunmadığını anlatabilir. Öğretmen ve doktor gibi meslek sırrı taşıyan kişiler, sır kapsamındaki bilgiler bakımından çekinme hakkına sahiptir (HMK m. 249); kamu görevlisi öğretmenin tanıklığı için görev sırrı kapsamındaki konularda izin gerekebilir (HMK m. 242).
Ortak çocuğun kendisinin velayet davasında tanık gösterilmesinden ise kaçınılmalıdır. Kanaatimizce çocuğun görüşü uzman aracılığıyla alınmalı, çocuk ebeveynlerinden birini diğerine karşı anlatmaya zorlanmamalıdır. Hukuk Genel Kurulunun eylemli ayrılığa ilişkin kararında da, anne ve babasının ayrılmasına sebep olmak istemeyen ortak çocukların gerçeğin aksine beyanda bulunabileceği kabul edilmiştir (18. Bölüm) (Yargıtay HGK, 2021/825 E., 2023/136 K., 01.03.2023).
Velayet için önemli olan bir olayı (şiddet, istismar, ihmal) yalnız sosyal inceleme raporuna veya uzman görüşmesine bırakmayın. Olayı bilen yetişkin tanıkları gösterin, varsa ceza soruşturması ve hastane kayıtlarını dosyaya getirtin. Çocuklara ilişkin istismar şüphesinde mahkemeden, çocukların beyanlarının uygun ortamda ve uzman aracılığıyla alınmasını açıkça isteyin.
Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun üstün yararı esastır; mahkeme gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar. Tanık beyanları, sosyal inceleme raporu, uzman görüşü ve çocuğun görüşü birlikte değerlendirilir; sosyal inceleme raporundaki çocuk beyanları kusur için değil, velayet ve kişisel ilişki için dayanak olabilir (Yargıtay 2. HD, 2024/7807 E., 2025/4137 K., 22.04.2025; Yargıtay 2. HD, 2025/9730 E., 2026/5995 K., 03.06.2026).
Velayet talebinizi desteklemek için tanık listesinde ayrı bir başlık açın: “Velayet ve kişisel ilişkiye ilişkin tanıklar”. Her tanığın çocuğun hangi yönünü (bakım, okul, sağlık, güvenlik) bildiğini belirtin. Sosyal inceleme raporu geldiğinde, rapordaki tespitleri tanık beyanlarıyla karşılaştırarak beyan dilekçesi verin; raporla çelişen tanık anlatımları varsa uzmanın yeniden değerlendirme yapmasını isteyin.
Bu bölümde anılan öğreti
- Nuhoğlu, Hatice, “Boşanma Sürecine Kolektif Katılım: Tanıklık Müessesesi”, International Journal of Social Inquiry, C. 15, S. 2, Aralık 2022, s. 627–647
