Ziynet, eşya ve mal rejimi uyuşmazlıklarında tanık beyanı, boşanmanın kendisinden farklı bir ispat düzeni içinde değerlendirilir. Ziynet davasında kadın önce ziynetlerin varlığını, sonra bunların kendi elinden çıkıp erkeğin hâkimiyetine girdiğini ispat etmelidir; bu ispat ancak sonra erkeği ziynetleri iade etmediğini ispat yükü altına sokar. Hukuk Genel Kurulu, balayına giderken ziynetlerin erkeğin babasına teslim edildiğine bizzat şahit olan tanığın beyanıyla ziynetlerin erkeğin hâkimiyetine girdiğini kabul etmiştir; buna karşılık duyuma dayalı tanık beyanıyla ziynet alacağı ispatlanamaz. Boşanmadan farklı olarak mal davalarında yemin deliline başvurulabilir. Mal rejiminde kişisel mal savunması tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir; tanık beyanı banka ve tapu kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir. Eşler arasındaki hukuki işlemler senetle ispat zorunluluğunun istisnasıdır (HMK m. 203/1-a); irade bozukluğu iddiaları da tanıkla ispat edilebilir (HMK m. 203/1-ç).
Ziynet davasında ispat yükü kimdedir?#
Ziynet davasında ispat yükü önce kadındadır. Hukuk Genel Kurulunun açıkladığı düzene göre kadın önce dava konusu ziynetlerin cins, sayı, nitelik ve miktar olarak varlığını kanıtlamalı; ikinci olarak bu ziynetlerin evlilik birliği içinde kendisinden alındığını ve iade edilmediğini veya evden ayrılırken bunları yanında götürmesinin mümkün olmadığını ispat etmelidir. Kadın, kişisel malı niteliğindeki ziynetlerin kendi himayesinden çıkıp erkeğin himayesine girdiğini şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlamışsa, artık erkek ziynetleri iade etmekle yükümlü olmadığını ispat yükü altına girer (Yargıtay HGK, 2025/200 E., 2026/52 K., 28.01.2026).
Yargıtay bu düzenin dayanağını hayat tecrübesiyle açıklar: Bu tür eşyanın kadının üzerinde olması veya evde saklanması olağandır; erkeğin zilyetliğine terk edilmesi olağana ters düşer; ziynetler kolayca saklanabilen ve götürülebilen türdendir, bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi her zaman mümkündür (Yargıtay 2. HD, 2025/8901 E., 2026/4068 K., 14.04.2026). Kadının ispat yükünü taşıyabilmesi için tanık beyanı çoğu zaman tek başına yeterli olmaz; düğün fotoğrafları ve videoları ziynetlerin varlığını, tanık beyanı ise ziynetlerin erkeğe veya ailesine teslimini ispat eder.
Ziynetlerin erkeğe teslimi tanıkla ispat edilebilir mi?#
Evet, teslime bizzat şahit olan tanığın beyanıyla ispat edilebilir. Hukuk Genel Kurulunun bu konudaki kararı tanık beyanının ziynet davasındaki rolünü açıkça gösterir:
Ziynetlerin erkeğin babasına teslimine bizzat şahit olan tanığın beyanıyla ziynetlerin erkeğin hâkimiyetine girdiği ispatlanır
Kadın, düğünde takılan ziynetlerin balayına giderken hırsızlığa karşı önlem amacıyla erkek tarafından kendi babasına teslim edildiğini ve iade edilmediğini ileri sürmüştü; erkek ise ziynetlerin hiçbir zaman kadından alınmadığını, kadının evden ayrılırken götürdüğünü savunmuştu. Bölge adliye mahkemesi ziynetlerin babaya verildiğini, bu nedenle erkeğe husumet yöneltilemeyeceğini kabul etmiş ve direnmişti. Hukuk Genel Kurulu oybirliğiyle, görgüye dayalı bilgisi olan tanığın anlatımını şöyle aktarmıştır:
“Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu ziynetlerin balayına giderken güvenlik amacıyla davalının babasına teslim edildiğini iddia eden davacının dinletmiş olduğu tanık beyanları incelendiğinde görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan ve davacının dayısı olan ...’nın “taraflar evlendikten sonra balayına gidecekleri dönemde ben de oradaydım, ...’in babası ziynetleri bırakın, banka kasasına koyalım dedi, ... ziynetlerini bir torba halinde ...’in babasına teslim etti, ben buna şahit oldum…”
Değerlendirme. Genel Kurul, dayının teslime bizzat şahit olmasını, kadının eşyalarını almaya giderken yanında bulunan kuzeninin erkek tarafının ziynetler sorulduğunda verdiği cevabı bizzat duymasını ve diğer anlatımları birlikte değerlendirmiştir. Ziynetlerin erkeğin müdahalesiyle babasına teslim edildiği ve erkeğin hâkimiyetinde olduğu tartışmasız kabul edilmiş; erkek ise savunmasına dayanak yaptığı, ziynetlerin kadında kaldığı iddiasını ispatlayamamıştır. Kararda tanığın kadının dayısı olması beyanın değerini düşürmemiştir.
Yargıtay da bir ziynet davasında olayların akışı ve kadının iddialarıyla uyumlu tanık beyanlarından altınların erkek tarafından kâğıt üzerinde ortak olarak açılan ancak fiilen kendi tasarrufunda bulunan kasaya konulduğunu ve altınların erkekte olduğunu kabul etmiştir; erkeğin kasanın hangi amaçla açıldığına ilişkin çelişkili beyanları ile boşanma dava dilekçesinin tebliğinden iki gün sonra kasayı kapatması da bu sonuca ulaşılmasında dikkate alınmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/10218 E., 2025/6482 K., 25.06.2025).
Hangi tanık beyanı ziynet alacağını ispatlamaya yetmez?#
Duyuma dayalı tanık beyanı ziynet alacağını ispatlamaz. Yargıtay, kadının tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, kadının tanık beyanı veya başka bir delille ziynetlere ilişkin iddiasını ispatlayamadığını, yemin deliline de dayanmadığını belirterek ziynet alacağı davasının reddi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/8901 E., 2026/4068 K., 14.04.2026). Kadının annesinin ve kardeşinin “ziynetleri kumarda kaybettiğini duyduk” gibi anlatımları da bu nedenle zayıf kalır; ancak aynı tanıkların erkekle ziynetler hakkında bizzat yaptıkları bir konuşmayı, örneğin erkeğin ziynetleri bozdurduğunu kendilerine söylemesini anlatmaları, görgüye dayalı bir unsur taşır.
Yargıtay’ın bir ziynet davasında verdiği karar bu ayrımı gösterir: Kadının babası, ayrılıktan sonra ziynetlerin akıbetini damadıyla bizzat konuştuğunu, damadının ziynetleri bozdurup bir kısmını bankaya yatırdığını ve geri vereceğini söylediğini anlatmıştı; kız kardeşi de ziynetlerin akıbetini erkeğe sorduklarında borç ödediğini söylediğini, kardeşinin baba evine geldiğinde üzerinde hiçbir takı bulunmadığını beyan etmişti. Yargıtay, baba ile erkek arasında bir dava görülmüş olsa bile babanın beyanının kız kardeşin beyanıyla doğrulandığını, buna karşılık erkeğin annesinin beyanlarının çelişkili olduğunu tespit etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/3846 E., 2024/1911 K., 19.03.2024).
Ziynet davasında yemin deliline başvurulabilir mi?#
Evet. Yemin yasağı boşanma davasının dayandığı olgulara ilişkindir (TMK m. 184/2). Ziynet alacağı ise boşanmanın fer’isi niteliğinde olmayan bir mal davasıdır; bu nedenle ispat yükü altındaki taraf yemin deliline dayanabilir. Yargıtay’ın ziynet davasını reddederken kadının yemin deliline de dayanmadığını ayrıca belirtmesi, bu imkânın kullanılmamasının sonucunu gösterir (Yargıtay 2. HD, 2025/8901 E., 2026/4068 K., 14.04.2026). Tanık beyanının yetersiz kalabileceği ziynet davalarında, dilekçede tanığın yanında yemin deliline de dayanılması önemli bir güvencedir.
Ziynet davasında dilekçede “tanık” yanında mutlaka “yemin” deliline de dayanın. Tanıklarınız teslim anını görmemişse ve beyanları duyuma dayalı kalırsa, yemin delili davayı kurtarabilecek son imkândır. Yemin deliline dilekçede dayanılmamışsa, sonradan bu delile başvurulması güçleşir.
Mal rejiminde tanık beyanı ne değer taşır?#
Mal rejiminin tasfiyesinde kişisel mal savunması, katkı ve değer artış payı iddiaları tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir; ancak tanık beyanı banka, tapu ve vergi kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir. Hukuk Genel Kurulu, bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayıldığını (TMK m. 222/3), kişisel mal iddiasında ispat yükünün bunu iddia eden eşte olduğunu ve kişisel mal savunmasının tanık dâhil her türlü delille ispatlanabileceğini vurgulamıştır (Yargıtay HGK, 2024/618 E., 2025/646 K., 22.10.2025; oyçokluğuyla).
Aynı kararda tanık beyanlarının ağırlığı da tartışılmıştır. Davacı tanıklarından biri evin alındığını duyduğunu ama nasıl alındığını bilmediğini söylemiş, diğeri evin kimin tarafından alındığına dair duyumu bulunduğunu, ancak görgüye dayalı bir bilgisi olmadığını açıkça belirtmişti. Davalı tanıkları ise erkeğin babasının iş hanını sattığını, satıştan elde edilen parayla evin alındığını ve bu parayı bizzat aldıklarını ayrıntılı olarak anlatmıştı. Genel Kurul, bu görgüye dayalı anlatımları, satış bedelinin erkeğin hesabına yatırıldığını gösteren banka kaydı ve aynı parayla aynı dönemde alınan diğer evlere ilişkin bilirkişi raporuyla birlikte değerlendirmiş ve evin kişisel mal olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2024/618 E., 2025/646 K., 22.10.2025). Mal rejimi tasfiyesine ilişkin ayrıntılar yazarların Mal Paylaşımında Şirket Hisseleri ve Mal Paylaşımında Yurt Dışındaki Mallar adlı eserlerinde incelenmiştir.
Eşler arasındaki işlemler tanıkla ispat edilebilir mi?#
Evet. Kural olarak belirli bir değeri aşan hukuki işlemler senetle ispat edilmelidir (HMK m. 200); ancak altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir (HMK m. 203/1-a). Bu istisna, eşler arasında yazılı belgeye bağlanmadan yapılan ödünç, katkı ve devir iddialarının tanıkla ispatına imkân verir; ama kayın hısımlarının dışındaki üçüncü kişilerle yapılan işlemleri kapsamaz.
Hukuki işlemlerde irade bozukluğu iddiaları da senetle ispat zorunluluğunun istisnasıdır (HMK m. 203/1-ç). Yargıtay, hile ve ikrah iddialarının senede bağlanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle hile olgusunun tanık dâhil her türlü delille ispatının mümkün olduğunu belirtmiş; eşler arasında anlaşmalı boşanmanın ardından yapılan ve kadının mal rejiminden doğan haklarına ilişkin harici sözleşmenin, erkeğin gerçek dışı beyanıyla kadını yanıltması nedeniyle hile sebebiyle geçersiz olduğuna karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/1061 E., 2023/2206 K., 04.05.2023). Buna karşılık anlaşmalı boşanma protokolündeki taşınmaz devrinin korkutma altında kabul edildiğini ileri süren kadının tanığı, olayı kadından duyduğunu anlattığı için beyanı görgüye dayalı sayılmamış; erkeğin “Evi bana vermez isen boşanmam” şeklindeki sözü de sözleşmenin iptalini gerektiren korkutma niteliğinde görülmemiştir. Bölge adliye mahkemesinin bu kararı Yargıtay’ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/3385 E., 2023/3330 K., 20.06.2023).
Ziynet davasında kadın, ziynetlerin varlığını ve kendi elinden çıkıp erkeğin hâkimiyetine girdiğini ispat etmelidir; teslime bizzat şahit olan tanığın beyanı bu ispatı sağlayabilir, duyuma dayalı beyan sağlamaz. Mal davalarında yemin deliline başvurulabilir. Kişisel mal savunması tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir; eşler arasındaki işlemlerde ve irade bozukluğu iddialarında tanık dinlenebilir (Yargıtay HGK, 2025/200 E., 2026/52 K., 28.01.2026; Yargıtay 2. HD, 2025/8901 E., 2026/4068 K., 14.04.2026; Yargıtay HGK, 2024/618 E., 2025/646 K., 22.10.2025; Yargıtay 2. HD, 2023/1061 E., 2023/2206 K., 04.05.2023).
Ziynet davasına hazırlanırken düğün fotoğrafları ve videosundan takıların listesini çıkarın, takıların kime teslim edildiğini, nerede saklandığını ve ne zaman bozdurulduğunu kimin gördüğünü belirleyin. Tanık listesinde teslime şahit olan kişiyi ayrıca belirtin. Karşı tarafın “kadın götürdü” savunmasına karşı, kadının evden ayrıldığı gün yanında bulunan ve ne götürdüğünü gören kişiyi tanık gösterin.
