17. Bölüm · Beşinci Kısım: Konulara Göre Tanık Beyanı

Kusurun Tanıkla İspatı

Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Davalarında Tanık Beyanları kitabının 17. bölümü. Kitabın tamamı bu sitede ücretsiz okunur.

Bu sayfada
  1. Kusur nasıl belirlenir?
  2. Tanık beyanında hangi olaylar kusur olarak dikkate alınır?
  3. Olaydan sonra birlikte yaşamaya devam etmek af sayılır mı?
  4. Karşı tarafın davranışına tepki kusur sayılır mı?
  5. Süreklilik arz eden davranış nasıl ispatlanır?
  6. Kusur belirlemesinde tanığa sorulacak sorular nelerdir?
Kısaca

Boşanma davasında kusur belirlemesi büyük ölçüde tanık beyanlarına dayanır. Hâkim önce tanıklarla ve diğer delillerle ispatlanan kusurlu davranışları tek tek tespit eder, sonra bunları karşılaştırarak eşleri “kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu” olarak nitelendirir. Tanığın anlattığı olaydan sonra eşler evlilik birliğini sürdürmüşse, o olay affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış sayılabilir; ancak Hukuk Genel Kurulu affın kayıtsız şartsız bir irade beyanı veya en azından affı gösteren tutum ve davranışla ispatlanmasını arar ve zorunluluk nedeniyle eve dönmeyi af saymaz. Karşı tarafın kusurlu davranışına tepki olarak ortaya çıkan davranış kusur sayılmayabilir; ancak tepkiyi aşan hakaret kusurdur. Evlilikten önceki ve dava açıldıktan sonraki olaylar kusur belirlemesine girmez. Tanık hazırlığında olayların tarihi, sırası ve olaydan sonra eşlerin birlikte yaşayıp yaşamadığı bu nedenle belirleyicidir.

Kusur nasıl belirlenir?#

Hâkim önce ispatlanan kusurlu davranışları tek tek belirler, ardından bunları karşılaştırarak eşlerin kusur derecesini tespit eder. Hukuk Genel Kurulu, denetime uygun bir kararda tarafların gerçekleşen kusurlu davranışları belirtildikten sonra eşlerin kusur durumlarının “kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu eş” şeklinde belirlenmesi gerektiğini vurgular. Genel Kurul aynı kararda Yargıtay’ın 03.07.1978 tarihli ve 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla kimin daha fazla kusurlu olduğunu tayin hususunda önceden bir ölçü konulamayacağını kabul ettiğini, her boşanma davasında kusur durumunun kendine özgü ve o evliliğe münhasır olduğunu hatırlatır (Yargıtay HGK, 2024/129 E., 2025/499 K., 10.09.2025).

Kusur derecesinin sonuçları tanık beyanının önemini gösterir:

Kusur durumuBoşanmaMaddi ve manevi tazminat (TMK m. 174)Yoksulluk nafakası (TMK m. 175)
Kusursuz veya az kusurluDavayı açabilir; davalıysa, daha ağır kusurlu davacının davasına itiraz hakkı vardır (TMK m. 166/2)İsteyebilirİsteyebilir (yoksulluğa düşecekse)
Eşit kusurluDavayı açabilirİsteyemezİsteyebilir (yoksulluğa düşecekse)
Ağır kusurluDavayı açabilir; ancak az kusurlu davalı itiraz eder ve itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değilse dava reddedilirİsteyemezİsteyemez
Tam kusurluDava açamazİsteyemezİsteyemez

Hukuk Genel Kurulu, kanun koyucunun eşit kusurlu eşlere boşanma sebebiyle ekonomik durumda meydana gelecek azalmaları tamamlama borcu yüklemediğini, eşit kusurlu kadının tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini; yoksulluk nafakası için ise en azından eşit kusurlu olma şartının arandığını, ağır veya tam kusurlu eş yararına yoksulluk nafakasına karar verilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2024/130 E., 2025/556 K., 24.09.2025). Tam kusurlu eşin dava açamayacağı ise Yargıtay’ın yerleşik yorumudur; Genel Kurul bu yorumu, tam kusurlu eşin boşanma davası açmasının tek taraflı iradeyle sistemimize aykırı bir boşanma olgusu yaratacağı gerekçesine dayandırır (Yargıtay HGK, 2024/130 E., 2025/556 K., 24.09.2025). Bu tabloda tek bir tanık beyanının kabul veya reddi, eşin bir sütundan diğerine geçmesine yol açabilir.

Tanık beyanında hangi olaylar kusur olarak dikkate alınır?#

Dilekçelerde dayanılan, dava tarihinden önce ve evlilik birliği içinde yaşanan, affedilmemiş veya hoşgörüyle karşılanmamış olaylar kusur olarak dikkate alınır. Bu dört şartın her biri tanık beyanıyla birlikte değerlendirilir:

ŞartTanık beyanında aranacak bilgiBölüm
Dilekçede dayanılmış olmakOlayın dilekçede anlatılan vakıayla ilgisi6
Dava tarihinden önce yaşanmış olmakOlayın tarihi veya en azından dava ile sırası6
Evlilik birliği içinde yaşanmış olmakOlayın evlilikten önce mi sonra mı olduğu17
Affedilmemiş olmakOlaydan sonra eşlerin birlikte yaşayıp yaşamadığı17

Yargıtay, erkeğin evlenirken daha önce kaç kez evlendiğini saklaması vakıasının evlilik öncesine ait bir eylem olduğunu, bu nedenle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/3085 E., 2025/10769 K., 08.12.2025). Dava tarihinden sonra yaşanan olaylar da o davada kusur olarak yüklenemez (6. Bölüm).

Olaydan sonra birlikte yaşamaya devam etmek af sayılır mı?#

Olaydan sonra eşlerin evlilik birliğini sürdürmesi, o olayın affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı sonucunu doğurabilir. Yargıtay, erkeğe yüklenen bir vakıanın tanık beyanlarına göre 2014-2015 yıllarına ait olduğunu ve sonrasında evlilik birliğinin devam ettiğini, bu hâliyle kadının erkeği affettiğinin veya en azından hoşgörüyle karşıladığının kabulü gerektiğini belirterek bu vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/489 E., 2026/6612 K., 15.06.2026). Başka bir kararda da tanık beyanlarında anlatılan vakıalardan sonra evlilik birliğinin devam ettiği, bu nedenle yaşananların hoşgörüyle karşılandığının kabulü gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/415 E., 2025/6984 K., 09.09.2025).

Bununla birlikte her bir araya gelme af değildir. Hukuk Genel Kurulu, affın koşullarını ve tanık beyanının bu konudaki rolünü şu kararında açıklamıştır:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2024/213 E. · 2025/557 K.24.09.2025

Zorunluluk nedeniyle ortak eve dönmek af sayılmaz; af, affı gösteren tutum ve davranışla ispatlanmalıdır

Kadın, eşinin güven sarsıcı davranışları nedeniyle ortak evden ayrılmış ve ailesinin yanına gitmişti. Erkeğin annesine kanser teşhisi konulup çocuğa bakamayacak duruma gelince kadın, akrabaların araya girmesiyle ortak eve döndü; bir ay sonra çocuğunu alarak kiraladığı başka bir eve taşındı. Erkeğin babası tanık olarak gelinin dönüşünün o dönemde çocuğa bakabilecek durumlarının olmamasından kaynaklandığını anlatmıştı. Bir başka tanık ise aynı dönemde erkeği bir kadını kuaföre bırakırken ve el ele görmüştü; dosyada erkeğin aynı kadınla seyahat ettiğine dair uçuş kaydı da vardı. Bölge adliye mahkemesi eşlerin bir araya gelmesini af sayarak direnmişti. Hukuk Genel Kurulu oybirliğiyle şöyle demiştir:

“Af olgusu ise; kayıtsız şartsız bir irade beyanı, eğer yoksa en azından affı gösterir nitelikte tutum ve davranış ile ispatlanmış olması gerekmektedir.”

Değerlendirme. Genel Kurul’a göre evlilik birliğini kurtarmak amacıyla yapılan iyiniyetli girişimler ve barış müzakereleri af niteliğinde sayılamaz; af için ortak hayatın yeniden kurulmuş olması gerekir. Kararda tanık beyanı iki ayrı rol oynamıştır: Erkeğin babasının beyanı dönüşün zorunluluktan kaynaklandığını, diğer tanığın görgüsü ise güven sarsıcı davranışın aynı dönemde sürdüğünü göstermiştir. Kira sözleşmesi de anlatımları doğrulamıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Önceki boşanma davasından sonra barışma ve önceki davadan feragat de af sonucu doğurabilir; bu durumda önceki döneme ait olaylar yeni davada ileri sürülemez (16. Bölüm). Eylemli ayrılık hâlinde ise ortak çocuklar ve yakın akrabaların eşlerin bir araya geldiğine ilişkin evliliği kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmez (18. Bölüm).

Dikkat

Tanığınız bir olayı anlatırken mutlaka “bundan sonra ne oldu, eşler birlikte yaşamaya devam etti mi?” sorusunun cevabını da hazırlamalıdır. Olaydan sonra yıllarca birlikte yaşandığı anlaşılırsa, olay ne kadar ağır olursa olsun af veya hoşgörü kapsamında kalabilir. Af iddiasına karşı ise birlikte yaşamanın zorunluluktan, çocuk için veya geçici olarak sürdüğünü gösteren tanık ve belgeleri hazırlayın.

Karşı tarafın davranışına tepki kusur sayılır mı?#

Karşı tarafın kusurlu davranışına tepki olarak ortaya çıkan davranış, tepki sınırları içinde kalıyorsa kusur sayılmaz. Hukuk Genel Kurulu, kayınvalidesine süregelen şekilde ağır hakaret ettiği erkeğin annesi, ablası ve eniştesinin bizzat görgüye dayalı ifadeleriyle sabit olan kadın karşısında, erkeğin kadını otobüse bindirip ailesinin evine göndermesinin tepki niteliğinde olduğunu ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğini kabul etmiş; kadını tam kusurlu saymıştır. Genel Kurul görüşmelerinde, tanıkların eşlerin başka bir şehirde birlikte geçirdiği on aylık dönem hakkında bilgisi bulunmadığı, ilk olaydan sonra eşlerin birlikte yaşamaya döndüğü ve kadının gece geç saatte parasız biçimde yola çıkarıldığı ileri sürülmüş, ancak bu görüş çoğunlukça benimsenmemiştir (Yargıtay HGK, 2023/1141 E., 2025/395 K., 25.06.2025; oyçokluğuyla).

Tepkinin de bir ölçüsü vardır. Hukuk Genel Kurulu, eşinden fiziksel şiddet gören kadının eşine ve kayınvalidesine yönelik hakaret ve sinkaf içerikli sözlerinin tepki niteliğindeki davranışı aşar boyutta olduğunu kabul etmiş ve kadını az kusurlu saymıştır (Yargıtay HGK, 2023/705 E., 2025/239 K., 16.04.2025). Kayınvalidenin aşağılayıcı sözü üzerine çıkan tartışmada kadının tokat attığı bir olayda da Genel Kurul, kışkırtıcı sözü dikkate alarak kadının kusurlu davranışlarının süreklilik arz etmediğini ve kadının daha ağır kusurlu sayılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2023/947 E., 2025/378 K., 18.06.2025). Bu kararlar, tanık beyanlarında olayın yalnız sonucunun değil, nasıl başladığının da anlatılmasının önemini gösterir.

Süreklilik arz eden davranış nasıl ispatlanır?#

Süreklilik arz eden şiddet, hakaret veya baskı, tanığın bu davranışın ne zamandan beri sürdüğünü, kendisinin hangi vesilelerle gördüğünü ve sonuçlarını anlatmasıyla ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulu, kadının annesinin on yıldır süren şiddeti bizzat gördüğünü ve babasının morlukları gördüğünü anlattığı dosyada fiziksel şiddetin süreklilik arz ettiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2023/130 E., 2024/147 K., 06.03.2024). Eylül 2026 tarihli bir kararında da kadının annesinin ve kardeşinin görgüye dayalı anlatımlarını ve ceza dosyasını birlikte değerlendirerek erkeğin eşine süreklilik arz eder şekilde hakaret ettiğini ve fiziksel şiddet uyguladığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2025/454 E., 2026/470 K., 09.09.2026).

Tek seferlik bir olay ile süreklilik arz eden bir davranış arasındaki fark, kusurun derecesini belirler. Genel Kurul, kadının tek bir son olaydaki tepkisel davranışını erkeğin uzun süre devam eden hakaret ve şiddetiyle karşılaştırarak erkeği ağır kusurlu saymıştır (Yargıtay HGK, 2023/947 E., 2025/378 K., 18.06.2025). Bu nedenle tanık, gördüğü olayın ilk ve tek olup olmadığını, benzer olayları başka zamanlarda da görüp görmediğini anlatmalıdır.

Kusur belirlemesinde tanığa sorulacak sorular nelerdir?#

Tanığın beyanının kusur belirlemesine elverişli olması için şu soruların cevaplanması gerekir:

SoruAmaç
Olay ne zaman ve nerede oldu?Somutluk; dava ve af ile ilişkinin kurulması
Olayı kendiniz mi gördünüz veya duydunuz?Görgü ile duyumun ayrılması
Olay nasıl başladı, kim ne dedi, ne yaptı?Tepki ve kışkırtmanın belirlenmesi
Olayın sonucunda ne gördünüz (yara, morluk, ağlama, evden ayrılma)?Sonuç gözleminin tespiti
Benzer olayları başka zamanlarda da gördünüz mü?Süreklilik
Olaydan sonra eşler birlikte yaşamaya devam etti mi?Af ve hoşgörü
Taraflarla yakınlığınız nedir, aranızda bir anlaşmazlık var mı?Tarafsızlık ve husumet
Yargıtay’ın ilkesi

Kusur belirlemesinde tanık beyanlarıyla ispatlanan, dilekçelerde dayanılan, evlilik içinde ve dava tarihinden önce yaşanan, affedilmemiş olaylar dikkate alınır. Af, kayıtsız şartsız bir irade beyanıyla veya affı gösteren tutum ve davranışla ispatlanmalıdır; zorunluluk nedeniyle bir araya gelmek af değildir. Tepki niteliğindeki davranış kusur sayılmaz; tepkiyi aşan hakaret ise kusurdur (Yargıtay HGK, 2024/213 E., 2025/557 K., 24.09.2025; Yargıtay HGK, 2023/1141 E., 2025/395 K., 25.06.2025; Yargıtay HGK, 2023/705 E., 2025/239 K., 16.04.2025; Yargıtay HGK, 2024/129 E., 2025/499 K., 10.09.2025).

Uygulama notu

Müvekkilinizle birlikte evliliğin bir zaman çizelgesini hazırlayın: evlenme, çocukların doğumu, önemli olaylar, ayrılıp barışmalar, önceki davalar, son ayrılık, dava tarihi. Her olayın yanına onu gören tanığı yazın. Bu çizelge hem dilekçeyi hem tanık listesini hem de duruşmada tanığa sorulacak soruları belirler; af, dava sonrası olay ve evlilik öncesi olay itirazlarını önceden görmenizi sağlar.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarBoşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Bu kitabı Av. Murat Aydar ve Av. Eren Aydar ile birlikte, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının resmî metinlerine dayanarak hazırladı.

Atıf: Aydın Aydar, Murat Aydar, Eren Aydar, Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Davalarında Tanık Beyanları, 2026, Kusurun Tanıkla İspatı, https://www.avukataydinaydar.com/bosanma-davalarinda-tanik-beyanlari/tam-metin/kusurun-tanikla-ispati/

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş değildir. Mevzuat ve içtihat 8 Kasım 2026 itibarıyla dikkate alınmıştır.

Hemen Ara WhatsApp