Taraflardan birinin nişanlısı, eşi (evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi), tanığın kendisinin veya eşinin altsoyu ve üstsoyu, evlatlık bağı bulunanlar, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları ile koruyucu aile ilişkisindeki kişiler tanıklıktan çekinebilir (HMK m. 248). Boşanma davasında tanıkların büyük kısmı bu kişilerden oluştuğu için çekinme hakkı uygulamada çok önemlidir. Hâkim, kişisel nedenlerle çekinme hakkı bulunan tanığa bu hakkı dinlemeden önce hatırlatmak zorundadır (HMK m. 247/2); hatırlatma yapılmadan yeminli dinlenen tanığın beyanı usulsüz sayılabilir. Çekinme hakkı bulunan tanık çekinmezse tanıklık eder ve yemin etmek zorundadır; on beş yaşını bitirmemiş olmak gibi yeminsiz dinlenme sebepleri ayrıdır. Aile bireyleri arasındaki ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalarda, örneğin ziynet ve mal rejimi davalarında, kişisel nedenlerle çekinilemez (HMK m. 251/1-c). Çekinme hakkının varlığı, tanık çekinmediği takdirde beyanını değersiz kılmaz.
Kimler tanıklıktan çekinebilir?#
Kanunda sayılan kişiler tanıklıktan çekinebilir. Kişisel nedenlerle çekinme hakkı olanlar şunlardır: iki taraftan birinin nişanlısı; evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi; tanığın kendisinin veya eşinin altsoyu ya da üstsoyu; taraflardan biri ile arasında evlatlık bağı bulunanlar; üçüncü derece dâhil kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımları; koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk (HMK m. 248).
Bunlara ek olarak sır nedeniyle (HMK m. 249) ve menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle (HMK m. 250) çekinme hâlleri vardır. Tanığın beyanı kendisine veya HMK m. 248’de yazılı kişilerden birine doğrudan maddi bir zarar verecekse, kendisinin veya bu kişilerden birinin şeref veya itibarını ihlal edecek ya da ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olacaksa, ya da meslek veya sanatına ait sırların ortaya çıkmasına sebebiyet verecekse tanık çekinebilir (HMK m. 250).
Boşanma davasında bu hükümlerin anlamı şudur: Eşlerin anne ve babaları, kardeşleri, amca, dayı, hala, teyze ve bunların eşleri, kayınpeder ve kayınvalide, ortak çocuklar ve eşlerin önceki evliliklerinden olan çocukları tanıklıktan çekinebilir. Kuzenler ise dördüncü derece kan hısmı olduğundan HMK m. 248 kapsamında değildir. Komşular, arkadaşlar ve iş arkadaşları kişisel nedenle çekinemez; yalnız HMK m. 249 ve 250’deki şartlar varsa çekinebilir.
| Tanık | Taraflarla ilişkisi | Kişisel nedenle çekinebilir mi? |
|---|---|---|
| Ortak çocuk | İki tarafın altsoyu | Evet (HMK m. 248/1-c) |
| Eşin annesi, babası | Üstsoy | Evet |
| Kardeş, amca, dayı, hala, teyze | İkinci ve üçüncü derece kan hısmı | Evet (HMK m. 248/1-d) |
| Kayınpeder, kayınvalide, görümce, kayınbirader | Kayın hısmı | Evet (HMK m. 248/1-d) |
| Eşin eski eşi | Evlilik bağı sona ermiş eş | Evet (HMK m. 248/1-b) |
| Kuzen | Dördüncü derece kan hısmı | Hayır |
| Komşu, arkadaş, iş arkadaşı | Yakınlık yok | Hayır (HMK m. 249–250 hâlleri saklı) |
Hâkim çekinme hakkını hatırlatmak zorunda mı?#
Evet. Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme sebeplerinin varlığı hâlinde hâkim, tanık olarak çağrılmış kimsenin çekinme hakkı bulunduğunu önceden hatırlatır (HMK m. 247/2). Hatırlatma, tanığın kimliği ve taraflarla yakınlığı sorulduktan sonra (HMK m. 254) ve yeminden önce yapılır; tutanağa da geçirilmelidir.
Hatırlatma yapılmadan alınan beyanın sonucu Kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Yargıtay’ın bir kararında aktarıldığı üzere, davalının kardeşinin tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan yeminli şekilde dinlenmesi usulsüz bulunmuş ve usulsüz dinlenen tanığın beyanının hükme esas alınması isabetsiz sayılmıştır (Yargıtay 10. HD, 2025/12634 E., 2025/12836 K., 01.10.2025). Kanaatimizce bu sonuç boşanma davasında da geçerlidir: Hatırlatma, tanığın yakını aleyhine konuşmak zorunda olmadığını bilerek karar vermesini sağlar; bu güvence verilmeden alınan beyan, tanığın serbest iradesine dayandığı tartışmalı bir beyandır. Bu durumda tanığın çekinme hakkı hatırlatılarak yeniden dinlenmesi en doğru yoldur.
Ceza hukuku da hatırlatmanın önemini gösterir: Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi hakkında cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir; ancak bu hüküm özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hâllerinde uygulanmaz (TCK m. 273). Boşanma davası bir özel hukuk uyuşmazlığı olduğundan, bu davada yalan tanıklık yapan yakın, hatırlatma yapılmamış olsa bile TCK m. 273’teki indirimden yararlanamaz (23. Bölüm).
Çekinme hakkı olan tanık nasıl çekinir?#
Tanıklıktan çekinen kişi, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini dinleneceği günden önce yazılı olarak veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır. Çekinme sebeplerini ve dayanaklarını önceden bildiren tanık belirlenen günde mahkemeye gelmek zorunda değildir. Mahkeme duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir (HMK m. 252).
Tanık kanuni bir sebep göstermeden çekinir, yemin etmez veya gösterdiği sebep mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinirse beş yüz Türk lirasından beş bin Türk lirasına kadar disiplin para cezasına ve bu yüzden doğan giderleri ödemeye mahkûm edilir ve yeniden dinlenmek üzere yargılama başka güne bırakılır; sorulara cevap vermemekte veya yemin etmemekte direnen tanık iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsine mahkûm edilir (HMK m. 253).
Çekinme hakkı bütün tanıklığı kapsayabileceği gibi tanık belirli sorulara cevap vermekten de çekinebilir. Örneğin bir kardeş, kardeşinin eşine yönelik şiddetini anlatmaktan çekinip diğer olaylar hakkında tanıklık edebilir. Kanaatimizce bu durumda hâkim, çekinmenin hangi sorulara ilişkin olduğunu tutanağa açıkça geçirmeli ve tanığın cevap verdiği kısımları ayrıca değerlendirmelidir.
Hangi konularda çekinme hakkı kullanılamaz?#
Bazı konularda kişisel nedenlerle (HMK m. 248), sır nedeniyle (HMK m. 249) veya maddi zarar tehlikesi nedeniyle (HMK m. 250/1-a) çekinme hakkı kullanılamaz. Bunlar şunlardır: bir hukuki işlemin yapılması sırasında tanık olarak bulundurulmuş kimsenin o işlemin esası ve içeriği; aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklanan olaylar; aile bireyleri arasında ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar; taraflardan birinin hukuki selefi veya temsilcisi olarak kendisinin yaptığı işler (HMK m. 251).
Boşanma davası bakımından en önemli istisna, ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklardır (HMK m. 251/1-c). Ziynet eşyalarının iadesi, mal rejiminin tasfiyesi, katkı payı ve eşler arasındaki ödünç uyuşmazlıkları bu kapsamdadır. Kanaatimizce bu davalarda, örneğin ziynetlerin kime teslim edildiğine şahit olan anne veya kardeş, yakını aleyhine olsa bile kişisel nedenle tanıklıktan çekinemez. Buna karşılık boşanmanın kendisine ilişkin kusur vakıaları (hakaret, şiddet, sadakatsizlik) mali uyuşmazlık niteliğinde olmadığından, aynı tanık bu vakıalar bakımından çekinme hakkını kullanabilir. Bir dava içinde hem boşanma hem ziynet talebi bulunduğunda hâkim, çekinme hakkını hangi vakıalar için kullanılabileceğini tanığa açıklamalıdır.
Çekinme hakkı olan tanığın beyanı daha mı az değerlidir?#
Hayır. Çekinme hakkının bulunması, tanık bu hakkı kullanmadığı takdirde beyanının değerini düşürmez. Çekinme hakkı tanığı korumak için tanınmıştır, beyanının güvenilirliğine ilişkin bir karine değildir. Tanığın taraflardan birinin yakını olması, akrabalığın başlı başına tanık beyanını değerden düşürmeyeceği ilkesi çerçevesinde değerlendirilir (14. Bölüm). Öğretide de çekinme hakkı bulunanlar ve bu hakkı kullananlar dışında tanıklık yapmanın zorunlu olduğu vurgulanır (Çelik, s. 90).
Çekinme hakkı bulunan tanık tanıklık etmeyi kabul ederse yemin etmek zorundadır. Kanun yeminsiz dinlenecekleri sınırlı olarak saymıştır: dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olanlar ile yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücüne sahip olmayanlar (HMK m. 257). Akrabalık bu sayım içinde yer almaz. Bir bölge adliye mahkemesi, tanıklıktan çekinme hakkı bulunan tanıkların yeminsiz dinlenmesini de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılma sebepleri arasında saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/4241 E., 2023/6258 K., 14.12.2023). On beş yaşından küçük ortak çocuğun ise çekinme hakkı hatırlatılarak, ama yeminsiz ve uygun ortamda dinlenmesi gerekir; bölge adliye mahkemesinin, on bir yaşındaki ortak çocuğun pedagog veya psikolog uzman bulunmadan yemin ettirilerek dinlenmesini doğru bulmadığı ve çocuğun annesi tarafından yönlendirildiğinin uzman raporu ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu belirttiği karar Yargıtay’ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/3357 E., 2024/4505 K., 11.06.2024).
Yakınlarınızı tanık gösterirken onlara çekinme hakları olduğunu ve hâkimin bunu soracağını önceden anlatın. Duruşmada “çekinmek istiyorum” diyen bir anne veya kardeş, dilekçede o tanığa dayandırdığınız olayı ispatsız bırakabilir. Önemli bir olay için yalnız çekinme hakkı bulunan yakınlara dayanmayın; mümkünse aynı olayı bilen ve çekinme hakkı olmayan bir komşu veya arkadaşı da listeye ekleyin.
Taraflardan birinin eşi, nişanlısı, altsoyu ve üstsoyu, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları tanıklıktan çekinebilir; hâkim bu hakkı dinlemeden önce hatırlatmak zorundadır. Aile bireyleri arasındaki ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalarda kişisel nedenle çekinilemez. Çekinme hakkı bulunan tanık tanıklık ederse yemin eder ve beyanı bu nedenle değersiz sayılmaz (Yargıtay 10. HD, 2025/12634 E., 2025/12836 K., 01.10.2025; Yargıtay 2. HD, 2023/4241 E., 2023/6258 K., 14.12.2023; Yargıtay 2. HD, 2024/3357 E., 2024/4505 K., 11.06.2024).
Duruşmada tanık dinlenmeden önce tutanağa bakın: Tanığın taraflarla yakınlığı yazıldı mı, çekinme hakkı hatırlatıldı mı, yemin ettirildi mi? Bunlardan biri eksikse hemen düzeltilmesini isteyin; eksiklik sonradan fark edilirse istinaf dilekçesinde usul hatası olarak ve karara etkisiyle birlikte açıkça gösterin (4. Bölüm).
