Tanık mahkemece davetiyeyle çağrılır; taraf tanığını duruşmaya getirmek zorunda değildir, ancak getirirse tanık davetiye gönderilmeden de dinlenir (HMK m. 243/1). Yargıtay’a göre tanıkların duruşmada hazır edilmesi taraflara yüklenemez; usulüne uygun çağrıldığı hâlde gelmeyen tanık zorla getirilir ve kolluğun zorla getirme kararını yerine getirmemesinin sonuçları da taraflara yüklenemez. Hasta veya engelli olduğu için gelemeyen tanık bulunduğu yerde dinlenir (HMK m. 259/3). Tanık gideri için verilen kesin süre, hangi işlem için ne kadar avansın nereye yatırılacağını açıkça göstermiyorsa sonuç doğurmaz; adli yardımdan yararlanan tarafın tanık giderleri devletçe karşılanır. Taraf, tanığından ancak açıkça vazgeçebilir; “öncelikle şu tanıkları dinleyin” demek vazgeçme sayılmaz ve delil gösteren taraf karşı tarafın açık izni olmadıkça o delilden vazgeçemez (HMK m. 196).
Tanık mahkemeye nasıl çağrılır?#
Tanık davetiyeyle çağrılır. Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir; acele hâllerde tanığın daha önce gelmesine karar verilebilir (HMK m. 243/1–2). Davetiyede tanığın adı, soyadı ve açık adresi, tarafların ad ve soyadları, tanıklık yapacağı konu, hazır bulunması gereken yer, gün ve saat, gelmemesinin veya tanıklıktan ya da yemin etmekten çekinmesinin hukuki ve cezai sonuçları ve Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarife gereğince ücret ödeneceği yazılır (HMK m. 244).
Tanık gerektiğinde telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da davet edilebilir; ancak davete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçlar bu durumda uygulanmaz (HMK m. 243/3). Yani telefonla çağrılıp gelmeyen tanık zorla getirilemez; zorla getirme için usulüne uygun bir davetiye tebliği gerekir.
Taraf tanığını duruşmaya getirmek zorunda mı?#
Hayır. Tanığı çağırmak mahkemenin işidir; taraf yalnız tanığın adını, soyadını, adresini ve dinletileceği vakıayı bildirir ve gerekli gideri yatırır. Yargıtay bu ilkeyi açıkça ifade eder: Tarafların tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü bulunmamaktadır (Yargıtay 2. HD, 2025/7893 E., 2026/2582 K., 09.03.2026; Yargıtay 2. HD, 2025/1239 E., 2025/7915 K., 29.09.2025). Tanıkların duruşmada hazır edilmesi taraflara yüklenemeyeceği gibi, adli kolluğun zorla getirme kararını yerine getirmemesinin sonuçları da taraflara yüklenemez (Yargıtay 2. HD, 2024/6544 E., 2025/3378 K., 08.04.2025; Yargıtay 2. HD, 2024/7901 E., 2025/4068 K., 21.04.2025).
Bununla birlikte tarafın tanığını kendisinin getirmesi her zaman mümkündür: Davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir (HMK m. 243/1). Bu imkân, tanık listesi için verilen kesin sürenin kaçırıldığı durumda hayati önem taşır; Kanun, kesin sürenin geçirildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde liste verilmemiş olsa dahi o duruşmada hazır bulundurulan tanıkların dinleneceğini öngörür (5. Bölüm).
Tanık gelmezse ne olur?#
Usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir; gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beş yüz Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler ve disiplin para cezası kaldırılır (HMK m. 245). Zorla getirme kararı mahkemenin görevidir; tanığın gelmemesi tarafın tanığından vazgeçtiği anlamına gelmez.
Yargıtay’ın bu konudaki kararı, mahkemenin tanığa ulaşmak için hangi yolları denemesi gerektiğini gösterir:
Kolluğun zorla getirme kararını yerine getirmemesinin sonucu taraflara yüklenemez; hasta tanık bulunduğu yerde dinlenir
Erkek cevap dilekçesinde tanıklarını bildirmiş, mahkeme bu tanıkların zorla getirilmesine karar vermişti. Kolluk tutanağına göre zorla getirme kararı, tanıkların yaşlı ve yürüyemeyecek durumda olmaları nedeniyle yerine getirilmemişti. Sonraki duruşmada erkeğin vekili tanıklarının hazır olduğunu bildirmiş, ancak davacı vekilinin mazeretsiz katılmaması nedeniyle dosya işlemden kaldırılmış; devam eden duruşmada mahkeme bu tanıkların dinlenmesinden vazgeçerek hüküm kurmuştu. Daire şöyle demiştir:
“Usulüne uygun bildirilen davalı tanıkları dinlenilmeden yapılan yargılama ile hüküm kurulması, iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir. Ayrıca Mahkemece, tanıkların duruşmada hazır edilmeleri taraflara yüklenemeyeceği gibi, adli kolluğun zorla getirme kararını yerine getirmemesinin sonuçları da taraflara yüklenemez.”
Değerlendirme. Daire, erkeğin tanıkların dinlenmesinden vazgeçmediğini ve HMK m. 241’in koşullarının da oluşmadığını belirtmiştir. Yapılacak iş, tanıkların önce usulüne uygun davet edilmesi, gelmezlerse zorla getirilmesi, hasta veya engelli olmaları nedeniyle gelemiyorlarsa HMK m. 259/3 uyarınca bulundukları yerde dinlenmeleridir. Mahkemenin kendiliğinden “tanıklardan vazgeçilmesine” karar vermesi bir usul hatasıdır.
Yargıtay başka bir kararında, tanığa çıkarılan davetiyede adreste bulunmadığının bildirildiği, ancak bunun öğrenildiği komşunun adının okunaklı yazılmadığı ve tebligatın geçersiz olduğu bir dosyada, zorla getirme müzekkeresine rağmen hazır edilemedi gerekçesiyle tanığın dinlenmeden hüküm kurulmasını doğru bulmamıştır. Daire’ye göre tanıkların hangi hususta dinleneceği delil listesinde belirtilmiş, taraf tanıklarından açıkça vazgeçmemiş ve HMK m. 241’in şartları oluşmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/7352 E., 2025/9063 K., 21.10.2025). Aynı kararda, tanığın daha önce talep edilmediği, hangi konuda dinleneceğinin bildirilmediği ve dosyaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle başka bir tanığın dinlenme talebinin reddedilmesi de bozma kapsamında değerlendirilmiştir.
Tanığınız davetiyeye rağmen gelmediyse duruşmada zorla getirilmesini açıkça isteyin ve bunu tutanağa geçirin; “tanığımızı getirmeye çalışacağız” gibi ifadeler mahkemenin size süre verip sonra “vazgeçmiş sayılma” sonucuna gitmesine yol açabilir. Tanık hasta veya yaşlıysa, sağlık raporunu sunarak bulunduğu yerde dinlenmesini (HMK m. 259/3) veya ses ve görüntü aktarımıyla dinlenmesini (HMK m. 149/2) talep edin.
Tanığın adresi bulunamazsa ne olur?#
Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için işin niteliğine uygun kesin süre verilir; bu süre içinde adres gösterilmez veya yeni adres de doğru değilse o tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 240/3). İlk derece mahkemesinin, kadının kesin süre içinde tanık adreslerini bildirmediği için tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verdiği bir dosyada bu sonuç Yargıtay’ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/4493 E., 2024/1107 K., 22.02.2024). Ancak “vazgeçmiş sayılma” sonucu, ancak usulüne uygun bir kesin süre ve ihtarla doğar; tebligatın geçersiz olduğu veya ihtarın belirsiz kaldığı durumlarda tanık dinlenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2024/7352 E., 2025/9063 K., 21.10.2025).
Tanık gideri yatırılmazsa tanık dinlenmez mi?#
Tanık gideri için usulüne uygun bir kesin süre verilmiş ve süre geçirilmişse tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 324). Ancak Yargıtay bu sonucun koşullarını sıkı tutar. Mahkemenin tanıkların dinlenmesi konusunda verdiği ara kararların ve kesin sürenin taraflarda duraksamaya yol açmayacak açıklıkta olması gerekir; hangi işlemler için ne miktar avans istendiği ve avansın nereye yatırılacağı ara kararda gösterilmemişse verilen kesin süre sonuç doğurmaz. Yargıtay, delil avansının nereye yatırılacağı açıkça gösterilmeyen bir muhtırayla verilen sürenin usule uygun olmadığını belirterek, tarafa masrafın tamamlanması için usule uygun ihtaratlı kesin süre verilmesi ve tanıkların dinlenmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/1239 E., 2025/7915 K., 29.09.2025).
Adli yardımdan yararlanan taraf bakımından durum farklıdır. Yargıtay, adli yardım talebi kabul edilerek yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulan erkeğin tanıklarına masrafları suçüstü ödeneğinden karşılanarak tebligat yapılması gerekirken, tebligat ve tanıklık ücretlerinin kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle tanıkların dinlenmemesini hukuki dinlenilme hakkına aykırı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/7893 E., 2026/2582 K., 09.03.2026). Avansın kesin süreye rağmen yatırılmadığı durumda ise mahkeme davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirmeli; diğer delillerle dava kanıtlanamamışsa davanın usulden değil, esastan reddine karar vermelidir (Yargıtay 2. HD, 2025/700 E., 2025/7664 K., 23.09.2025).
Mahkeme tarafından çağrılan tanığa, kaybettiği zamanla orantılı bir ücret ile gerekiyorsa yol, konaklama ve beslenme giderleri ödenir; bu ücret ve giderler hiçbir vergi, resim ve harca tabi değildir (HMK m. 265). Tanığın ücretini taraf doğrudan ödeyemez; ücret mahkeme veznesine yatırılan avanstan karşılanır.
Tanıktan nasıl vazgeçilir?#
Tanıktan ancak açıkça vazgeçilebilir; vazgeçme iradesi tutanağa geçmelidir. Hukuk Genel Kurulu, davalının beş tanık bildirip duruşmada “öncelikle dinlenmesini istediğimiz tanıklarımız” diyerek ikisini işaret etmesinin diğer tanıklardan vazgeçme sayılamayacağını, davalının dinlenmesinden açıkça vazgeçmediği tanıkların hukuki dinlenilme hakkı gereği dinlenmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2707 E., 2018/1998 K., 20.12.2018).
Kanun ayrıca vazgeçmeyi karşı tarafın iznine bağlar: “Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez” (HMK m. 196). Bu kural, gösterilen delilin artık iki tarafa da ait olduğu düşüncesine dayanır. Yargıtay, tanığını hazır etmediği için kadının tanığın dinlenmesinden vazgeçmiş sayıldığı bir dosyada, karşı taraf vekilinin vazgeçmeyi kabul etmediğini bildirdiğini, HMK m. 196’ya göre bu hâlde tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesinin sonuç doğurmayacağını, tanığın HMK m. 245 uyarınca zorla getirilerek dinlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/7901 E., 2025/4068 K., 21.04.2025). Yargıtay kararında aktarılan bir bölge adliye mahkemesi kararında da delil gösteren tarafın karşı tarafın açık izni olmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemeyeceği, tanıkların açıkça vazgeçme ve karşı tarafın açık izni olmadıkça dinlenmek zorunda olduğu vurgulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/64 E., 2024/7391 K., 15.10.2024).
Bu kuralın pratik sonucu önemlidir: Karşı tarafın gösterdiği bir tanığın beyanından yararlanmak istiyorsanız, o taraf tanığından vazgeçmek istediğinde vazgeçmeye muvafakat etmediğinizi açıkça bildirin.
Tanıkların duruşmada hazır edilmesi taraflara yüklenemez; gelmeyen tanık zorla getirilir, hasta veya engelli tanık bulunduğu yerde dinlenir. Tanık gideri için verilen kesin süre açık ve usule uygun olmalıdır. Tanıktan ancak açıkça vazgeçilebilir ve delil gösteren taraf karşı tarafın açık izni olmadıkça o delilden vazgeçemez (Yargıtay 2. HD, 2024/6544 E., 2025/3378 K., 08.04.2025; Yargıtay 2. HD, 2025/1239 E., 2025/7915 K., 29.09.2025; Yargıtay HGK, 2017/2707 E., 2018/1998 K., 20.12.2018; Yargıtay 2. HD, 2024/7901 E., 2025/4068 K., 21.04.2025).
Her duruşmadan sonra tutanakta tanıklarınızla ilgili ara kararları kontrol edin: Hangi tanık için ne kadar gider istenmiş, nereye ve ne zamana kadar yatırılacak, tanık davetiyeyle mi çağrılacak, zorla getirme kararı verilmiş mi? Açık olmayan bir ara karar varsa, süre bitmeden açıklama isteyen bir dilekçe verin. Bir tanığınızdan vazgeçecekseniz bunu bilinçli bir kararla ve tutanağa geçirerek yapın; vazgeçmediğiniz tanıkların dinlenmesi için ısrarınızı her duruşmada tekrarlayın.
