TMK 340, ana ve babanın çocuğun eğitimine ilişkin yükümlülüğünü düzenler. Birinci fıkraya göre ana ve baba çocuğu olanaklarına göre eğitir ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlar ve korur. İkinci fıkraya göre ana ve baba çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel engelli olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde genel ve meslekî bir eğitim sağlar. Bu yükümlülük çocuğun okula kaydının yaptırılmasını ve okula gönderilmesini de kapsar; velâyeti altındaki çocuğu zorunlu öğrenime rağmen okula göndermeyen ebeveynin eylemi Türk Ceza Kanunu m. 233'teki suçu oluşturabilir (Yargıtay 19. CD, 2016/4638 E., 2016/19908 K., 20.06.2016). Anayasa Mahkemesi de bu suçun kapsamının Medeni Kanun'daki eğitim yükümlülüğüyle belirlenebildiğini kabul etmiştir (AYM, E. 2011/129, K. 2012/81, 24.05.2012). Eğitim yükümlülüğü velâyet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde de ölçüttür: kişisel ilişki okul çağındaki çocuğun eğitimini engelleyemez (Yargıtay 2. HD, 2016/5765 E., 2016/6369 K., 30.03.2016).
- Genel eğitim
- Çocuğun okula kaydı ve devamı dahil, kültürlü ve topluma uyumlu bir birey olarak yetişmesi için gereken eğitim.
- Meslekî eğitim
- Çocuğu yetenek ve eğilimlerine uygun bir mesleğe hazırlayan eğitim.
- Olanaklara göre eğitim
- Eğitimin ana ve babanın maddi ve manevi imkânlarıyla orantılı olarak sağlanması.
- Gelişimin korunması
- Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini tehlikeye sokacak durumlardan uzak tutulması.
TMK 340 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Eğitim yükümlülüğü | Ana ve baba çocuğu olanaklarına göre eğitir | TMK m. 340/1 |
| Gelişimin korunması | Bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişim | TMK m. 340/1 |
| Genel ve meslekî eğitim | Yetenek ve eğilime uygun; engelli çocuklara özellikle | TMK m. 340/2 |
| Okula göndermeme | Türk Ceza Kanunu m. 233 anlamında suç | Yargıtay 19. CD, 2016/19908 K. |
| Ceza hükmünün Anayasa'ya uygunluğu | Kapsam Medeni Kanun'la belirlenebilir | AYM, E. 2011/129, K. 2012/81 |
| Eğitim giderleri protokolü | Velâyet değişse de bağlayıcı | Yargıtay HGK, 2019/630 K. |
| Kişisel ilişki | Ölçü çocuğun gelişimi | Yargıtay 2. HD, 2011/12193 K. |
| Okul çağındaki çocuk | Eğitimi engelleyen kişisel ilişki kurulamaz | Yargıtay 2. HD, 2016/6369 K. |
| Velâyetin değiştirilmesi | Eğitim olanakları bakımından çocuğun görüşü | Yargıtay 2. HD, 2017/14733 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 302. maddesinin ilk iki fıkrasını örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 256. maddesiyle, birinci fıkradaki bazı ifade ve terim farklılıkları dışında içerik bakımından aynıdır. Gerekçe maddenin kapsamını vurgular: maddede sadece meslekî eğitim değil, onu da kapsamak üzere genel olarak eğitim düzenlenmiştir. Madde eski Kanun'un 264. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesini karşılamakla birlikte, gerekçenin ifadesiyle ona göre daha kapsamlı ve açık bir ifadeyle kaleme alınmıştır. Tasarının 340. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, eğitim yükümlülüğünün okula kayıt ve devam gibi somut işlemleri kapsamasıdır; velâyeti altındaki çocuğu zorunlu öğrenime rağmen okula göndermeyen ebeveyn hakkında Türk Ceza Kanunu m. 233'e göre ceza verilebilir (Yargıtay 19. CD, 2016/4638 E., 2016/19908 K., 20.06.2016). İkinci nokta, eğitim yükümlülüğünün velâyet kimdeyse onunla sınırlı olmamasıdır; velâyeti olmayan ebeveyn de çocuğun eğitim giderlerine katılır ve anlaşmalı boşanma protokolüyle üstlendiği eğitim giderlerinden velâyet değişse de sorumludur (Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019). Üçüncü nokta, kişisel ilişkinin çocuğun okul düzenini gözeterek kurulması gerektiğidir; okul çağındaki çocuğun eğitimini engelleyen bir düzenleme hatalıdır (Yargıtay 2. HD, 2016/5765 E., 2016/6369 K., 30.03.2016).
Birinci fıkra: olanaklara göre eğitim ve gelişimin korunması
- Yükümlüler: Ana ve baba; velâyet kimde olursa olsun ikisi de çocuğun eğitimiyle ilgilenir.
- Ölçü: Ana ve babanın olanakları.
- Amaç: Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlamak ve korumak.
- Somut içerik: Okula kayıt, okula devam, ders araç ve gereçleri, gerektiğinde kurs.
Birinci fıkra, velâyetin kapsamını belirleyen bir önceki maddedeki bakım ve eğitim yetkisinin eğitim yönünü ayrıntılandırır (TMK m. 339). Ana ve baba çocuğu olanaklarına göre eğitir; kanun ana ve babadan imkânlarını aşan bir eğitim beklemez, ama imkânları ölçüsünde çocuğun eğitimini sağlamalarını ister. Yükümlülük yalnız okul eğitimiyle sınırlı değildir; çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlamayı ve korumayı da kapsar. Genel eğitim yükümlülüğünün içeriği bir Yargıtay kararında öğretiye de dayanılarak açıklanmış ve bu yükümlülüğün çocuğun okula kaydının yaptırılmasını, okula gönderilmesini, ders araç ve gereçlerinin temin edilmesini ve gerektiğinde kursa gönderilmesini kapsadığı belirtilmiştir (Yargıtay 19. CD, 2016/4638 E., 2016/19908 K., 20.06.2016).
Fıkradaki gelişim ölçütü, velâyet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında da kullanılır. Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun 340. maddede sayılan bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması öncelikle gözetilir; ana ve babalık duygusunun tatmini ve tarafların yaşam düzeni de dikkate alınır (Yargıtay 2. HD, 2010/11372 E., 2011/12193 K., 13.07.2011). Ana ve babadan her biri, çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m. 324).
İkinci fıkra: yetenek ve eğilime uygun genel ve meslekî eğitim
- Kapsam: Genel eğitim ve meslekî eğitim birlikte.
- Ölçü: Çocuğun yetenek ve eğilimleri.
- Özel vurgu: Bedensel ve zihinsel engelli çocuklar.
- Ergin çocuk: Eğitim devam ediyorsa bakım yükümlülüğü eğitim sona erinceye kadar sürebilir (TMK m. 328).
İkinci fıkra, eğitimin içeriğini çocuğa göre biçimlendirir: ana ve baba, çocuğa yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde genel ve meslekî bir eğitim sağlar. Gerekçenin belirttiği gibi madde yalnız meslekî eğitimi değil, onu da kapsamak üzere genel olarak eğitimi düzenler; eski Kanun ise meslekî terbiyeyi ayrı bir maddede ele alıyordu. Fıkra, bedensel ve zihinsel engelli çocukları özellikle anarak onların eğitim ihtiyaçlarının gözden kaçırılmamasını ister. Yetenek ve eğilimlere uygunluk ölçütü, çocuğun kendi isteğine de önem verilmesini gerektirir; ana ve baba önemli konularda olabildiğince çocuğun düşüncesini göz önünde tutar (TMK m. 339).
Eğitimin süresi bakımından kanun bakım yükümlülüğünü kural olarak erginlikle sınırlar; ama çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328). Böylece 340. maddedeki eğitim yükümlülüğü, üniversite eğitimi gibi erginlikten sonra da süren eğitim dönemlerinde nafaka yükümlülüğü olarak devam edebilir.
Eğitim yükümlülüğünün ihlali: ceza hukuku
Eğitim yükümlülüğü ceza hukuku bakımından da güvence altındadır. Türk Ceza Kanunu m. 233/1, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiyi şikâyet üzerine cezalandırır ve kuralın gerekçesine göre bu yükümlülüğün kapsamı Medeni Kanun'a göre belirlenir. Anayasa Mahkemesi, bu yükümlülüklerin somutlaştırılmaya elverişli olduğunu belirterek kuralı suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2011/129, K. 2012/81, 24.05.2012). Velâyeti altındaki kızını kanuni zorunluluğa rağmen okula göndermeyen annenin eylemi bu suçu oluşturduğundan beraat kararı bozulmuştur (Yargıtay 19. CD, 2016/4638 E., 2016/19908 K., 20.06.2016).
Eğitim giderleri, velâyet ve kişisel ilişki
Eğitim yükümlülüğü velâyet sahibi ebeveynle sınırlı değildir. Çocuğun bakım, eğitim ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır (TMK m. 327); velâyeti kendisine verilmeyen ebeveyn de bu giderlere gücü oranında katılır. Anlaşmalı boşanma protokolüyle çocukların eğitim giderlerini üstlenen ebeveyn, velâyet sonradan diğer ebeveyne geçse de bu taahhüdüyle bağlıdır; protokoldeki eğitim giderleri hükmü velâyet hükmünden bağımsızdır (Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019).
Eğitim, velâyet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde de belirleyicidir. Okul çağındaki çocuğun eğitim durumunu engelleyecek uzunlukta kurulan kişisel ilişki hatalı bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/5765 E., 2016/6369 K., 30.03.2016). Velâyetin değiştirilmesi istendiğinde idrak çağındaki çocuk eğitim, kültür ve yaşam olanakları bakımından bilgilendirilerek görüşü alınmalı ve ebeveynlerin yanındaki koşullar uzman raporuyla değerlendirilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2017/6275 E., 2017/14733 K., 18.12.2017).
Boşanma protokolü hazırlıyorsanız, çocukların eğitim giderlerini (okul, servis, yemek, özel ders, kurs) kimin ve hangi süreyle karşılayacağını açıkça yazın; bu hüküm velâyet sonradan değişse de bağlayıcı olabilir. Kişisel ilişki düzenlemesi istiyorsanız, çocuğun okul takvimini, ders ve sınav düzenini ve iki ev arasındaki mesafeyi gösterin; eğitimi aksatmayan bir düzen önermek çocuğun yararınadır ve mahkemenin değerlendirmesinde dikkate alınan bir husustur. Velâyet sizdeyse, çocuğun okula kaydını ve devamını sağlamak kanuni bir yükümlülüktür; bu yükümlülüğün ihmali ceza hukukunda da sonuç doğurabilir. Ergin çocuğunuz eğitimine devam ediyorsa, eğitim sona erinceye kadar nafaka yükümlülüğünün sürebileceğini bilin.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Velâyeti altındaki çocuğu zorunlu öğrenime rağmen okula göndermeyen ebeveyn, 340. maddedeki eğitim yükümlülüğünü ihlal eder ve Türk Ceza Kanunu m. 233'teki suç oluşabilir
Velâyet sahibi anne, kızını zorunlu ilköğretimin son sınıfında bir dönem okula göndermedi; bu durum okuldan alınan öğrenim belgesiyle de doğrulandı. Anne hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan açılan davada mahkeme beraat kararı verdi.
“Türk Medeni Kanunu'nun 340. maddesine göre, ana babanın çocuğa genel ve mesleki eğitim verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ana baba imkânlarına göre çocuğu eğitmek ve onun bedeni, zihni, ruhi, ahlaki ve sosyal gelişimini sağlamak ve korumakla da yükümlüdür. "Genel eğitim yükümlülüğü ana babanın, çocuğun erdemli, onurlu, vatanını milletini seven, dürüst ve namuslu bir insan olarak yetiştirilmesi için gerekli olan telkinlerde bulunma, çocuğa daima iyi şeyler öğretme, onun kötü yollara sapmaması ve kötü alışkanlıklar edinmemesi için gerekli önemleri alma ve gösterme yükümlülüğünü ifade eder. Genel eğitim yükümlülüğünün kapsamına, çocuğun okula kaydının yaptırılması, okula gönderilmesi, ders araç ve gereçlerini temin etme, kursa gönderme gibi kültürlü ve meslek sahibi bir insan olması için gerekli önlemleri almak, gayreti göstermek yükümlülüğü de girer”
Ne anlama geliyor? Türk Ceza Kanunu'nun 233. maddesi, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiyi şikâyet üzerine cezalandırır; yükümlülüğün kapsamı Medeni Kanun'a göre belirlenir. Daire, eğitim yükümlülüğünün içeriğini 340. maddeye dayanarak açıklamış ve öğretideki görüşü aktararak bu yükümlülüğün çocuğun okula kaydının yaptırılmasını, okula gönderilmesini, ders araç ve gereçlerinin temin edilmesini de kapsadığını belirtmiştir. Velâyeti altındaki kızını kanuni zorunluluğa rağmen okula göndermeyen ve onu gelişimini olumsuz etkileyecek bir ortamda bırakan annenin eylemi bu suçu oluşturur; beraat kararı bu nedenle bozulmuştur. Karar, 340. maddenin yalnızca özel hukuk alanında değil, ceza hukukunda da sonuç doğuran bir yükümlülük koyduğunu gösterir.
Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmemeyi suç sayan Türk Ceza Kanunu m. 233/1, kapsamı Medeni Kanun'la belirlenebildiği için Anayasa'ya aykırı değildir
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan açılan bir ceza davasında asliye ceza mahkemesi, Türk Ceza Kanunu m. 233/1'de bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünün kapsamının açıkça düzenlenmediğini ileri sürerek hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu.
“İtiraz konusu kural ve gerekçesinde yer verilen unsurlar itibariyle, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüklerinin somutlaştırılmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla itiraz konusu kuralda bir belirsizlik bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi suç ve cezaların kanuniliği ilkesine de aykırılık bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi, ceza hükmündeki "eğitim yükümlülüğü" kavramının içeriğini Medeni Kanun'un aile hukuku hükümlerinden aldığını kabul etmiştir. Kuralın gerekçesinde bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün kapsamının 4721 sayılı Kanun'a göre belirleneceği belirtilmiştir; Mahkemeye göre bu yükümlülükler somutlaştırılmaya elverişlidir ve kuralda suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bir belirsizlik yoktur. Bu yaklaşımla 340. madde, ana ve babanın eğitim yükümlülüğünün ceza hukuku bakımından da dayanağı hâline gelir: çocuğu olanaklarına göre eğitmek ve gelişimini sağlamak yükümlülüğünün ağır biçimde ihlali şikâyet üzerine cezalandırılabilir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir; altı üye, yükümlülüğün kapsamının yeterince açık olmadığı gerekçesiyle kuralın iptali gerektiği görüşündedir.
Anlaşmalı boşanma protokolüyle çocukların eğitim giderlerini üstlenen ebeveyn, velâyet sonradan diğer ebeveyne geçse de bu taahhüdüyle bağlıdır
Anlaşmalı boşanmada çocukların velâyeti babaya bırakıldı; protokole göre baba, çocukların eğitimlerinin sonuna kadar servis, okul, yemek ve gerektiğinde özel ders ücretleri dahil tüm eğitim giderlerini karşılayacaktı. Velâyet sonradan anneye verildi. Anne eğitim giderleri için takip başlattı; baba, velâyetin değişmesiyle sorumluluğunun sona erdiğini ileri sürerek itiraz etti. Mahkeme itirazın iptali davasını reddetti, Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
“Diğer bir anlatımla, protokolde uyuşmazlığa konu "eğitim giderlerinden sorumluluk" maddesi "velayet" hükmünden bağımsız olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla "velayetin değiştirilmesi" hâlinde söz konusu hükmün geçerliliğini yitirdiği kabul edilemez. Anlaşmalı boşanma davasında sunulan ve hâkim tarafından onaylanan protokol hükümleri bir bütündür ve bir kısmının geçerli olduğunu kabul edip, bir kısmının ise uygulanamayacağını ileri sürmek iyi niyet kuralları ile bağdaşmamaktadır. Aksi durum, somut olay açısından çocuğun üstün yararını da zedeler mahiyettedir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 340. maddedeki eğitim yükümlülüğünün giderler bakımından nasıl somutlaştığını gösterir. Ana ve baba çocuğu olanaklarına göre eğitmekle yükümlüdür ve eğitimin giderleri de çocuğun bakım ve eğitim giderleri arasında yer alır (TMK m. 327). Anlaşmalı boşanmada ebeveynlerden biri bu giderleri protokolle üstlenmişse, hâkim tarafından onaylanıp kesinleşen protokol hükmü bağlayıcıdır. Hukuk Genel Kurulu, protokoldeki eğitim giderlerine ilişkin hükmün velâyet hükmünden bağımsız olarak düzenlendiğini, bu nedenle velâyetin değiştirilmesiyle geçerliliğini yitirdiğinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Protokol hükümleri bir bütündür; bir kısmının geçerli, bir kısmının uygulanamaz olduğunu ileri sürmek iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz ve çocuğun üstün yararını zedeler. Karar oyçokluğuyla verilmiş; Kurulda, babanın katkısının miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği yönündeki görüş çoğunlukça benimsenmemiştir.
Kişisel ilişki düzenlenirken öncelikle çocuğun 340. maddede sayılan bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimi gözetilir
Boşanma davasında baba ile çocuk arasında her hafta sonu kişisel ilişki kurulmasına karar verildi. Karar, kişisel ilişki düzenlemesi yönünden de temyiz edildi.
“Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun Türk Medeni Kanunu 340. maddede belirtilen bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması öncelikle gözetilmekle birlikte; ana ve babalık duygusunun tatmini de gözetilmeli; ayrıca kişisel ilişkinin infazında tarafların, ekonomik ve sosyal yaşantısının olumsuz olarak etkilenmemesine de özen gösterilmelidir.”
Ne anlama geliyor? 340. maddenin birinci fıkrası, ana ve babanın çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlama ve koruma yükümlülüğünü düzenler. Daire bu ölçütü, velâyeti kendisine verilmeyen ebeveynle çocuk arasındaki kişisel ilişkinin düzenlenmesinde de öncelikli ölçüt saymıştır (TMK m. 323, TMK m. 324). Kişisel ilişkide çocuğun gelişimi öncelikle gözetilmekle birlikte ana ve babalık duygusunun tatmini de dikkate alınmalı; ayrıca kişisel ilişkinin uygulanmasında tarafların ekonomik ve sosyal yaşantısının olumsuz etkilenmemesine özen gösterilmelidir. Bu ilkelere göre babayla her hafta sonu şeklinde kurulan kişisel ilişki aşırı bulunmuş; hüküm yeniden yargılama gerektirmediğinden düzeltilerek onanmıştır.
Okul çağındaki çocuğun eğitimini engelleyecek uzunlukta kişisel ilişki kurulamaz
Boşanma davasında okul çağındaki ortak çocuk ile baba arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonları cuma akşamından pazar gününe kadar kişisel ilişki kuruldu. Karar kişisel ilişki yönünden de temyiz edildi.
“kurulan kişisel ilişki uzun olup, okul çağında bulunan çocuğun eğitim durumunu engelleyici niteliktedir.”
Ne anlama geliyor? Kişisel ilişki, velâyeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla bağını korur; ama bu bağ çocuğun eğitimini aksatacak biçimde düzenlenemez. 340. madde ana ve babaya çocuğu olanaklarına göre eğitme ve gelişimini koruma yükümlülüğü yükler ve bu yükümlülük kişisel ilişkinin süresi ve zamanlaması belirlenirken de dikkate alınmalıdır. Daire, okul çağındaki çocuğun her ayın iki hafta sonu cuma akşamından pazar gününe kadar babada kalmasını çocuğun eğitim durumunu engelleyici nitelikte görmüş ve hükmü bu yönden düzeltilerek onamıştır. Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun okul takvimi, ders ve sınav düzeni ile iki ev arasındaki mesafe birlikte değerlendirilmelidir.
Velâyetin değiştirilmesinde idrak çağındaki çocuk eğitim, kültür ve yaşam olanakları bakımından bilgilendirilerek görüşü alınmalıdır
Velâyeti annede olan ortak çocuğun sürekli babayla kalmak istediği ve fiilen babanın yanında okula devam ettiği gerekçesiyle velâyet babaya verildi. Anne, temyiz aşamasında çocuğun eğitimine ilişkin verilen sözlerin tutulmadığını, çocuğun eğitim hayatının olumsuz etkilendiğini ve çocuğun tekrar kendi yanına döndüğünü ileri sürdü.
“Bu bakımdan davalı annenin temyiz aşamasındaki iddiaları da dikkate alınarak, inceleme tarihinde yaşı itibariyle idrak çağında bulunan ortak çocuğun; mahkemece bizzat veya istinabe suretiyle eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek velayet hakkındaki tercihi kendisinden sorularak (Y.H.G.K E.2012/2-401- K.2012/723) ve psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı bilirkişilerden (4787 s. K m.5) ortak çocuğun anne ve baba yanındaki barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte yeniden sosyal inceleme raporu alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip, ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun üstün yararına olacağı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 340. maddedeki eğitim yükümlülüğünün velâyet düzenlemesine nasıl yansıdığını gösterir. Çocuğun hangi ebeveynin yanında yaşayacağı belirlenirken çocuğa hangi ortamda nasıl bir eğitim, kültür ve yaşam olanağı sağlanacağı da değerlendirilir. Daire, velâyet düzenlemesinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, bu nedenle annenin temyiz aşamasındaki iddialarının da dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. İdrak çağındaki çocuk, bu olanaklar bakımından bilgilendirilerek velâyet konusundaki tercihi kendisine sorulmalı ve psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan anne ve babanın yanındaki barınma ve yaşama koşullarını değerlendiren yeni bir rapor alınmalıdır. Tarafların velâyet konusundaki kabulü de hâkimi bağlamaz.
Madde gerekçesi
Madde 340- İsviçre Medenî Kanununun 302 nci maddesinin ilk iki fıkrasını örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 256 ncı maddesinin birinci fıkradaki bazı ifade ve terim farklılıkları dışında içerik bakımından aynıdır. Maddede sadece meslekî eğitim değil, onu da kapsamak üzere, genel olarak eğitim düzenlenmiştir. Madde, yürürlükteki Kanunun 264 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi hükmünü karşılamakla birlikte, o hükme göre daha kapsamlı ve açık bir ifadeyle kaleme alınmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 127Gerekçenin iki vurgusu öne çıkar. Birincisi, maddenin genel olarak eğitimi düzenlemesidir: eski Kanun meslekî terbiyeyi ayrı bir madde olarak ele alıyordu; yeni Kanun ise meslekî eğitimi genel eğitimin bir parçası olarak düzenlemiş ve ikisini çocuğun yetenek ve eğilimlerine bağlamıştır. İkincisi, maddenin eski hükme göre daha kapsamlı ve açık olmasıdır: eski metin ana ve babaya çocuğu kudretlerine göre yetiştirme yükümlülüğü yüklüyordu; yeni metin ise yükümlülüğün amacını çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimi olarak açıkça tanımlamıştır. Bir önceki maddenin gerekçesi de eski 264. maddenin ikinci fıkrasındaki bedensel ve zihinsel engelli çocuklara ilişkin hükmün bu maddeye alındığını belirtir; bu hüküm yeni metinde ikinci fıkrada, engelli çocukları özellikle anan bir kural olarak yer almıştır (TMK m. 339).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçenin belirttiği gibi madde, eski Kanun'un 264. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesini karşılar. Eski Kanun'da meslekî terbiye ayrıca 265. maddede düzenlenmişti:
Çocuk, ana ve babasına riayete mecburdur. Ana ve baba, kudretlerine göre çocuğu yetiştirmekle ve çocuk alil veya aklı zayıf ise haline münasip bir terbiye vermekle mükelleftirler.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trAna ve baba, çocuğun mesleki terbiyesini sevk ve idare eder ve mümkün mertebe kuvvet ve kabiliyetini ve arzularını nazara alır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trEski ve yeni metinler karşılaştırıldığında yeni Kanun'un eğitimi daha geniş ve çocuk merkezli bir biçimde ele aldığı görülür. Eski metin ana ve babanın kudretine göre yetiştirme yükümlülüğünden söz ederken, yeni metin olanaklara göre eğitimi çocuğun çok yönlü gelişimine bağlar. Eski Kanun'daki meslekî terbiye hükmünde çocuğun kuvvet, kabiliyet ve arzuları "mümkün mertebe" dikkate alınırken, yeni metin genel ve meslekî eğitimi doğrudan çocuğun yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde sağlanacak bir eğitim olarak tanımlar. Eski metindeki engelli çocuklara ilişkin ifade de günümüz diline uygun biçimde yeniden yazılmıştır.
| 743 sayılı Kanun m. 264/2, 265 | 4721 sayılı Kanun m. 340 | |
|---|---|---|
| Ölçü | Ana ve babanın kudreti | Ana ve babanın olanakları |
| Amaç | Çocuğu yetiştirme | Bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişim |
| Meslekî eğitim | Ayrı maddede, kuvvet, kabiliyet ve arzulara göre | Genel eğitimle birlikte, yetenek ve eğilime göre |
| Engelli çocuklar | Hâline münasip terbiye | Yetenek ve eğilime uygun genel ve meslekî eğitim |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde iki fıkra olarak yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 340. maddeye ilişkin bir karara rastlanmamıştır; eğitim yükümlülüğünün ihlalini cezalandıran Türk Ceza Kanunu m. 233/1 ise Anayasa'ya uygun bulunmuştur (AYM, E. 2011/129, K. 2012/81, 24.05.2012).
İlgili maddeler
- TMK m. 182: Boşanmada çocuğun durumu ve giderlere katılma.
- TMK m. 323: Ana ve baba ile kişisel ilişki.
- TMK m. 324: Kişisel ilişkinin sınırları.
- TMK m. 327: Çocuğun bakım ve eğitim giderleri.
- TMK m. 328: Bakım borcunun süresi ve ergin çocuğun eğitimi.
- TMK m. 339: Velâyetin kapsamı.
- TMK m. 341: Dinî eğitim.
- TMK m. 346: Çocuğun korunması için önlemler.
- TMK m. 183: Boşanmadan sonra durumun değişmesi.
Çocuğun eğitimi, eğitim giderleri, kişisel ilişki ve velâyet konusunda boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 340 ne diyor?
Ana ve babanın çocuğu olanaklarına göre eğiteceğini, onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlayıp koruyacağını ve çocuğa, özellikle engelli olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun genel ve meslekî bir eğitim sağlayacağını söyler.
Eğitim yükümlülüğü neleri kapsar?
Okula kayıt, okula devam, ders araç ve gereçlerinin sağlanması ve gerektiğinde kurs gibi önlemleri (Yargıtay 19. CD, 2016/4638 E., 2016/19908 K., 20.06.2016).
Ana ve baba imkânlarını aşan bir eğitim sağlamak zorunda mı?
Hayır; kanun eğitimi ana ve babanın olanaklarına göre ister.
Çocuğu okula göndermemek suç mu?
Olabilir; velâyeti altındaki çocuğu zorunlu öğrenime rağmen okula göndermeyen ebeveynin eylemi Türk Ceza Kanunu m. 233'teki suçu oluşturur (Yargıtay 19. CD, 2016/4638 E., 2016/19908 K., 20.06.2016).
Bu suç Anayasa'ya aykırı bulunmuş mu?
Hayır; Anayasa Mahkemesi, yükümlülüğün kapsamının Medeni Kanun'la belirlenebildiğini belirterek kuralı Anayasa'ya uygun bulmuştur (AYM, E. 2011/129, K. 2012/81, 24.05.2012).
Velâyet bende değil; çocuğun eğitim giderlerine katılmak zorunda mıyım?
Evet; velâyeti olmayan ebeveyn de çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 182).
Protokolde eğitim giderlerini üstlendim, velâyet eski eşime geçti; yine ödemek zorunda mıyım?
Evet; protokoldeki eğitim giderleri hükmü velâyet hükmünden bağımsızdır (Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019).
Ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa nafaka sürer mi?
Durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar sürebilir (TMK m. 328).
Kişisel ilişki çocuğun okulunu aksatabilir mi?
Hayır; okul çağındaki çocuğun eğitimini engelleyen uzunlukta kişisel ilişki hatalıdır (Yargıtay 2. HD, 2016/5765 E., 2016/6369 K., 30.03.2016).
Kişisel ilişkide neye bakılır?
Öncelikle çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimine; ayrıca ana ve babalık duygusunun tatminine (Yargıtay 2. HD, 2010/11372 E., 2011/12193 K., 13.07.2011).
Diğer ebeveyn çocuğun eğitimini engelleyebilir mi?
Hayır; ana ve babadan her biri çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m. 324).
Velâyet davasında eğitim olanakları dikkate alınır mı?
Evet; idrak çağındaki çocuk eğitim, kültür ve yaşam olanakları bakımından bilgilendirilerek görüşü alınmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2017/6275 E., 2017/14733 K., 18.12.2017).
Çocuğun meslek seçimine kim karar verir?
Ana ve baba, çocuğun yetenek ve eğilimlerine uygun bir eğitim sağlar ve önemli konularda onun düşüncesini göz önünde tutar (TMK m. 339).
Engelli çocuğun eğitimi için özel bir kural var mı?
Evet; kanun, bedensel ve zihinsel engelli çocuklara yetenek ve eğilimlerine uygun genel ve meslekî eğitim sağlanmasını özellikle vurgular.
Çocuğun dinî eğitimi bu maddede mi düzenlenir?
Hayır; dinî eğitim bir sonraki maddede düzenlenmiştir (TMK m. 341).
Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Kısmen; 743 sayılı Kanun m. 264/2 yetiştirme yükümlülüğünü, m. 265 meslekî terbiyeyi düzenliyordu.
Madde hangi kaynaktan alınmıştır?
İsviçre Medenî Kanunu'nun 302. maddesinin ilk iki fıkrasını örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 256. maddesinden.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 183, 323, 324, 327, 328, 339, 340, 341
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 233
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 2, 38
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 264, 265 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 340 gerekçesi s. 127, Komisyon değişiklik listesi s. 311-315
- Anayasa Mahkemesi, E. 2011/129, K. 2012/81, 24.05.2012
- Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019
- Yargıtay 2. HD, 2017/6275 E., 2017/14733 K., 18.12.2017
- Yargıtay 2. HD, 2016/5765 E., 2016/6369 K., 30.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2010/11372 E., 2011/12193 K., 13.07.2011
- Yargıtay 19. CD, 2016/4638 E., 2016/19908 K., 20.06.2016
