Türk Medeni Kanunu · A. Genel olarak

TMK Madde 337: Ana ve Baba Evli Değilse Velâyet

Türk Medeni Kanunu'nun 337. maddesine göre ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir; ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velâyeti babaya verir. Bu sayfada evlilik dışı doğan çocuğun velâyetini, çocuğu tanıyan babanın durumunu, görevli mahkemeyi, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 13 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Altıncı Ayırım: Velâyet › A. Genel olarak

III. Ana ve baba evli değilse

Madde 337

  1. (1)Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir.
  2. (2)Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 337 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: velâyet kanun gereği anadadır
  4. İkinci fıkra: ana velâyeti kullanamıyorsa
  5. Tanıma velâyeti kendiliğinden babaya geçirmez
  6. Görevli mahkeme: aile mahkemesi mi, sulh hukuk mahkemesi mi?
  7. Ortak velâyet tartışması
  8. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  9. Madde gerekçesi
  10. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  11. Değişiklik geçmişi
  12. İlgili maddeler
  13. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 337, ana ve babası evli olmayan çocuğun velâyetini düzenler. Birinci fıkraya göre velâyet, doğumla birlikte ve ayrıca bir karara gerek olmaksızın anaya aittir; Anayasa Mahkemesi bu kuralı eşitlik ilkesine ve ailenin korunmasına aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008). Velâyet kanun gereği anada olduğundan annenin velâyetin kendisinde olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı yoktur (Yargıtay 2. HD, 2016/26187 E., 2017/3363 K., 27.03.2017); çocuk babanın yanında tutuluyorsa anne çocuğun kendisine teslimini ister (Yargıtay 2. HD, 2014/28023 E., 2015/7514 K., 14.04.2015). İkinci fıkraya göre ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velâyeti babaya verir. Çocuğu tanıyan babaya velâyet kendiliğinden geçmez; mahkeme kararı gerekir (Yargıtay 8. HD, 2017/8310 E., 2018/819 K., 18.01.2018). Ana küçükse ve çocuğu tanıyıp sahiplenen baba velâyeti istemediğini açıklamamışsa velâyet babaya verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2012/13199 E., 2013/5093 K., 27.02.2013).

Kanundan doğan velâyet
Ana ve baba evli değilse velâyetin, mahkeme kararına gerek olmaksızın doğumla birlikte anaya ait olması.
Tanıma
Babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yaptığı beyanla çocukla soybağını kurması.
Velâyetin babaya verilmesi
Ana velâyeti kullanamıyorsa hâkimin, çocuğun menfaatine göre velâyeti babaya vermesi.
Vasi
Vesayet altındaki küçüğün kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmek üzere vesayet makamınca atanan kişi.

TMK 337 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Ana ve baba evli değilVelâyet kanun gereği anadaTMK m. 337/1
Anayasa'ya uygunlukKural Anayasa'ya aykırı değilAYM, E. 2005/53, K. 2008/161
Velâyetin tespiti davasıAnnenin hukuki yararı yokYargıtay 2. HD, 2017/3363 K.
Çocuk babanın yanındaAnne çocuğun teslimini isterYargıtay 2. HD, 2015/7514 K.
Annenin kişisel ilişki istemiTeslim istemini de içerirYargıtay 2. HD, 2016/9163 K.
Ana küçük, kısıtlı, ölmüş veya velâyeti alınmışHâkim vasi atar veya velâyeti babaya verirTMK m. 337/2
TanımaVelâyeti kendiliğinden babaya geçirmezYargıtay 8. HD, 2018/819 K.
Ana küçük, baba çocuğu sahipleniyorVelâyet babaya verilmeliYargıtay 2. HD, 2013/5093 K.
Anne velâyet görevini yerine getirmiyorVelâyet babaya verilmeli, vasi atanmamalıYargıtay 2. HD, 2016/12659 K.
Ana öldüÖnce babaya ihbar, baba istemezse vasiYargıtay 8. HD, 2017/16579 K.
Görevli mahkemeKararlar farklı; velâyet kararını aile mahkemesi verirYargıtay 20. HD, 2016/4009 K.
Babanın giderlere katılmasıVelâyet anada olsa da zorunluYargıtay 8. HD, 2018/12035 K.
Velâyeti olmayan babanın çocuğu alıkoymasıÇocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuYargıtay CGK, 2025/194 K.
Yabancı ana ve babaOrtak velâyet istemi esastan incelenirYargıtay 2. HD, 2017/1737 K.

TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 298. maddesinden alınmıştır. Gerekçe maddeyi tek cümleyle özetler: ana ve babanın evli olmaması hâlinde velâyet kural olarak anaya aittir; ana ölmüşse, küçükse ya da kısıtlanmışsa veya velâyet anadan alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, velâyeti ya babaya verir ya da çocuğa bir vasi atar. Gerekçe eski Kanun'daki karşılığa değinmez; konu bakımından karşılık, evlilik dışı doğan çocuğun velâyetinin mahkemece anaya veya babaya verilebileceğini öngören 743 sayılı Kanun'un 311 ve 312. maddeleridir. Tasarının 337. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, tanımanın velâyet vermediğidir. Baba çocuğu tanımış olsa bile velâyet anadadır; ana velâyeti kullanamaz hâle gelse bile velâyet babaya kendiliğinden geçmez, mahkeme kararı gerekir (Yargıtay 8. HD, 2017/8423 E., 2018/876 K., 18.01.2018). İkinci nokta, velâyetin kanun gereği anada olmasının tespit davasını gereksiz kılmasıdır; anne velâyetin tespitini değil, gerekiyorsa çocuğun kendisine teslimini istemelidir. Üçüncü nokta, velâyeti olmayan babanın çocuğu annenin yanından kendi başına alamayacağıdır; çocuğu kaçırıp alıkoyan babanın eylemi çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturur (Yargıtay CGK, 2023/326 E., 2025/194 K., 30.04.2025).

Birinci fıkra: velâyet kanun gereği anadadır

  • Kural: Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir.
  • Karar gerekmez: Velâyet doğumla birlikte kanun gereği doğar; ayrıca bir tespit veya tevdi kararı gerekmez.
  • Tespit davası: Annenin velâyetin kendisinde olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı yoktur.
  • Teslim: Çocuk başkasının yanında tutuluyorsa anne çocuğun kendisine teslimini ister.
  • Babanın yükümlülüğü: Soybağı kurulan baba, çocuğun giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 327).

Birinci fıkra, ana ve babası evli olmayan çocuğun velâyetini doğrudan anaya verir. Bu velâyet kanundan doğar: doğumla birlikte başlar ve bir mahkeme kararına bağlı değildir. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun eski Kanun döneminde yaşanan tecrübeleri gözeterek evlilik dışı doğan çocuğun velâyetinin askıda kalmaması ve çocuğun hak kaybına uğramaması için bu yolu seçtiğini, doğumdan itibaren derhal yasal bir temsilciye sahip olmanın çocuğun yüksek yararı gereği olduğunu belirterek kuralı Anayasa'ya uygun bulmuştur (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008). Velâyet kanun gereği anada olduğundan, annenin velâyetin kendisinde olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı yoktur (Yargıtay 2. HD, 2016/26187 E., 2017/3363 K., 27.03.2017); aynı sebeple annenin velâyetin kendisine verilmesi için açtığı dava da usulden reddedilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2016/8116 E., 2017/4825 K., 26.04.2017). Mahkemenin ayrıca velâyeti anneye veren bir hüküm kurması ise sonuca etkili olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/9345 E., 2016/10032 K., 23.05.2016).

Velâyetin kanun gereği anada olması, fiilî durumun her zaman buna uyduğu anlamına gelmez. Çocuk babanın veya başka birinin yanında tutuluyorsa anne velâyetini kullanamaz. Bu durumda anne çocuğun kendisine teslimini ister ve mahkeme bu istemi, velâyetin zaten annede olduğu gerekçesiyle karşılıksız bırakamaz (Yargıtay 2. HD, 2014/28023 E., 2015/7514 K., 14.04.2015). Velâyet sahibi annenin çocukla görüşme ve kişisel ilişki kurulması istemi de çocuğun teslimi istemini içerir (Yargıtay 2. HD, 2016/6871 E., 2016/9163 K., 04.05.2016). Velâyetin anaya ait olması babayı çocuğa karşı yükümlülüklerinden kurtarmaz; soybağı kurulan baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (Yargıtay 8. HD, 2017/7449 E., 2018/12035 K., 03.05.2018). Velâyeti bulunmayan baba ise çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK m. 323).

İkinci fıkra: ana velâyeti kullanamıyorsa

  • Dört hâl: Ana küçük, kısıtlı, ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmış.
  • İki seçenek: Hâkim ya çocuğa vasi atar ya da velâyeti babaya verir.
  • Ölçü: Çocuğun menfaati.
  • Babanın hakkı: Çocuğu tanıyan babanın velâyeti alma hakkı vardır; ama velâyet kendiliğinden geçmez.
  • Üçüncü kişiler: Velâyet ana ve baba dışında kimseye verilemez; gerekiyorsa vasi atanır.

İkinci fıkra, birinci fıkradaki kuralın işlemediği dört hâli sayar: ana küçükse, kısıtlıysa, ölmüşse ya da velâyet kendisinden alınmışsa çocuğun velâyeti kullanacak bir velisi yoktur. Bu durumda hâkim, çocuğun menfaatine göre iki yoldan birini seçer: çocuğa vasi atar veya velâyeti babaya verir. Kanun iki seçenek arasında bir sıra koymaz; ölçü çocuğun menfaatidir. Ana küçükken çocuğu tanıyan ve sahiplenen babaya velâyet verilmesi gerekirken velâyetin yaşı küçük anneye verilmesi bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/13199 E., 2013/5093 K., 27.02.2013). Anne velâyet görevini yerine getirmiyor, babanın ise velâyeti üstlenmesine engel bir durumu bulunmuyorsa, annenin velâyeti kaldırılıp çocuğa vasi atanması yerine velâyet babaya verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2016/13524 E., 2016/12659 K., 28.06.2016). Ana öldüğünde de mahkeme hemen vasi atamaz; önce çocuğu tanıyan babaya ihbar eder, baba velâyet için dava açarsa sonucunu bekler, baba velâyeti istemezse vasi atanması istemini sonuca bağlar (Yargıtay 8. HD, 2017/7573 E., 2017/16579 K., 11.12.2017).

Velâyet ana ve baba dışında kimseye verilemez. Çocuğun geçici velâyetinin dedeye verildiği bir olayda Anayasa Mahkemesi, velâyetin yalnızca ana ve/veya babaya verilebileceğine ilişkin düzenlemeler karşısında bu kararın mevzuatla örtüşmediğini belirtmiştir; başvuru ise başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur (AYM, E.E., B. No: 2021/15139, 19.12.2023). Ana ve babanın ikisi de velâyeti üstlenemiyorsa çözüm, çocuğa vasi atanmasıdır (TMK m. 404).

Tanıma velâyeti kendiliğinden babaya geçirmez

Evlilik dışı doğan çocukla baba arasındaki soybağı tanıma veya babalık hükmüyle kurulur (TMK m. 295, TMK m. 301). Soybağının kurulması babaya velâyet vermez. Tanıyan babanın velâyeti alma hakkı vardır; ama bu hak mahkeme kararıyla kullanılır ve velâyet tanıma ile doğrudan babaya geçmez (Yargıtay 8. HD, 2017/8310 E., 2018/819 K., 18.01.2018). Bu nedenle ana küçükse ve velâyet babaya verilmemişse çocuk velâyet altında değildir ve vesayet altına alınması gerekir (Yargıtay 8. HD, 2017/8423 E., 2018/876 K., 18.01.2018). Anne dava sürerken ergin olursa ise velâyet kanun gereği annede bulunduğundan vasi atanması istemi konusuz kalır (Yargıtay 2. HD, 2017/1261 E., 2017/6631 K., 01.06.2017). Tanımanın velâyet vermemesinin ceza hukukunda da sonucu vardır: velâyeti bulunmayan baba çocuğu velâyet sahibi annenin yanından kaçırıp alıkoyarsa eylem, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu değil, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu olarak değerlendirilir (Yargıtay CGK, 2023/326 E., 2025/194 K., 30.04.2025).

DurumVelâyet kimdeNe yapılır
Ana ergin ve kısıtlı değilAnadaKarar gerekmez
Baba çocuğu tanıdıAnada kalırBaba, ana velâyeti kullanamıyorsa veya velâyet anadan alınırsa velâyeti isteyebilir
Ana küçükKimsede değilVelâyet babaya verilir veya vasi atanır
Ana dava sürerken ergin olduAnadaVasi atanması istemi konusuz kalır
Ana öldüKimsede değilÖnce babaya ihbar edilir; baba istemezse vasi atanır
Velâyet anadan alındıKimsede değilVelâyet babaya verilir veya vasi atanır

Görevli mahkeme: aile mahkemesi mi, sulh hukuk mahkemesi mi?

İkinci fıkradaki iki seçenek iki ayrı mahkemenin görev alanına girer. Velâyete ilişkin kararları aile mahkemesi verir (4787 sayılı Kanun m. 4); vasi atanması ise vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin işidir (TMK m. 397). Nüfus memurları, ananın küçük olduğunu veya öldüğünü öğrendiklerinde bu durumu yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır (TMK m. 404). Hangi mahkemenin önce harekete geçeceği konusunda kararlar farklıdır. Bir görüşe göre önce aile mahkemesi velâyetin babaya verilip verilmeyeceğini değerlendirir, uygun görmezse vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunur (Yargıtay 20. HD, 2016/3895 E., 2016/4009 K., 05.04.2016). Diğer görüşe göre vasi atanması istemi sulh hukuk mahkemesinde görülür; mahkeme babaya ihbar eder ve baba velâyet için dava açarsa sonucunu bekler (Yargıtay 20. HD, 2016/8985 E., 2016/9464 K., 24.10.2016). Daha önceki bazı kararlarda ise vasi atanması ve velâyetin babaya verilmesi konusunun birlikte sulh hukuk mahkemesinde tartışılacağı kabul edilmişti (Yargıtay 20. HD, 2015/5917 E., 2015/4167 K., 14.05.2015). Hangi görüş benimsenirse benimsensin, babanın velâyet istemi varsa bu istem çocuğa vasi atanmadan önce değerlendirilmelidir; kararın ifadesiyle aslolan velâyettir (Yargıtay 8. HD, 2017/7573 E., 2017/16579 K., 11.12.2017).

Ortak velâyet tartışması

Kanun, evli olmayan ana ve baba için ortak velâyet öngörmez. Anayasa Mahkemesi de Türk hukukunda evlilik birliği dışında ana ve babaya velâyeti birlikte kullanma hakkı tanınmadığını tespit etmiş ve evlilik dışı doğan çocuğun velâyetine ilişkin tercihin kanun koyucunun takdir alanında olduğunu belirtmiştir (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008). Ana, baba ve çocuk yabancı uyruklu ve ortak millî hukukları ortak velâyeti tanıyorsa durum farklıdır: soybağının hükümleri o hukuka tabidir ve ortak velâyet Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığından istem esastan incelenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2016/15771 E., 2017/1737 K., 20.02.2017). Evli ana ve babanın boşanmasında ortak velâyet tartışması için TMK m. 336 sayfasına bakabilirsiniz.

Uygulamada

Anneyseniz ve çocuğun babasıyla evli değilseniz, velâyet kanun gereği sizdedir; bunun tespiti için dava açmanıza gerek yoktur. Çocuk babanın veya başka birinin yanında tutuluyorsa aile mahkemesinden doğrudan çocuğun teslimini isteyin; çocuk teslimine ilişkin kararlar, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 41/A maddesine göre çocuğun üstün yararı esas alınarak adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir. Babaysanız, çocuğu tanımanız soybağını kurar ama size velâyet vermez. Annenin küçük olduğu, kısıtlandığı, öldüğü veya velâyet görevini yerine getirmediği durumlarda aile mahkemesinden velâyetin size verilmesini isteyin; çocukla fiilen ilgilendiğinizi, barınma ve bakım koşullarınızı gösteren belgeleri sunun ve uzman incelemesine hazırlıklı olun. Nüfus müdürlüğü çocuğa vasi atanması için ihbarda bulunduysa, sulh hukuk mahkemesine velâyeti istediğinizi bildirin. Velâyetiniz yokken çocuğu annenin yanından kendi başınıza almayın; kişisel ilişki kurulmasını veya velâyetin size verilmesini mahkemeden isteyin.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Anayasa MahkemesiE. 2005/53 · K. 2008/16113.11.2008

Evlilik dışı doğan çocuğun velâyetinin doğumla birlikte kanun gereği anaya ait olması Anayasa'ya aykırı değildir

Evlilik dışı doğan çocuğun velâyetinin düzenlenmesi istemiyle açılan bir davada aile mahkemesi, 337. maddenin birinci fıkrasının evlilik içinde ve dışında doğan çocuklar ile bu çocukların babaları arasında eşitsizlik yarattığını ileri sürerek fıkranın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu.

“Evlilik birliği dışında doğan çocuğun doğumdan itibaren derhal yasal bir temsilciye sahip olması, çocuğun yüksek yararı gereğidir. Evlilik dışı çocuğun velâyetinin doğrudan anneye verilmesi, istisnai durumlarda velâyetin babaya verilmesi veya vasi atanmasının nedeni, soybağı ilişkisinin kolaylıkla kurulması, anne ve çocuk arasındaki özel biyolojik ve ruhsal bağın varlığı olup, bu husus yasakoyucunun takdir alanı içindedir.”

Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi, 337. maddenin birinci fıkrasını eşitlik ilkesi (Anayasa m. 10) ve ailenin korunması (Anayasa m. 41) bakımından incelemiş ve oybirliğiyle Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Karara göre kanun koyucu, eski Kanun döneminin tecrübelerini gözeterek, evlilik dışı doğan çocuğun velâyetinin askıda kalmaması ve çocuğun hak kaybına uğramaması için velâyetin doğumdan sonra kural olarak anaya ait olmasını, istisnai durumlarda ise babaya verilmesini veya vasi atanmasını tercih etmiştir. Evlilik birliği içindeki ebeveynler ile evlilik dışında çocuk sahibi olan ebeveynler aynı hukuki konumda bulunmadığından aralarında eşitlik karşılaştırması yapılamaz. Mahkeme, Türk hukukunda evlilik birliği dışında ana ve babaya velâyeti birlikte kullanma hakkı tanınmadığını da açıkça tespit etmiştir. Aynı fıkraya karşı 2011'de yapılan ikinci itiraz başvurusu, ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmeden aynı hükmün yeniden denetlenemeyeceği gerekçesiyle esasa girilmeden reddedilmiştir; Mahkeme bu kararda, kuralı uygulayacak mahkemenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile kanun arasında bir çatışma tespit etmesi hâlinde Anayasa'nın 90. maddesi gereği Sözleşme hükümlerini uygulaması gerektiğini de belirtmiştir (AYM, E. 2011/32, K. 2011/62, 06.04.2011).

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/26187 E. · 2017/3363 K.27.03.2017

Ana ve baba evli değilse velâyet kanun gereği anadadır; ananın velâyetin kendisinde olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı yoktur

Analığın tespiti ve nüfus kaydındaki ana adının düzeltilmesi davası kabul edilmiş ve karar kesinleşmişti. Anne ayrıca çocuğun velâyetinin kendisinde olduğunun tespitini istedi; ana ve baba evli değildi. Mahkemenin bu istem hakkında verdiği kararı anne temyiz etti.

“Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. (TMK m.337/1) Dava tarihinde kesinleşen, analığın tespiti ve nüfus hanesinde ana adının düzeltilmesi davasının kabulüyle velayeti davacı annede olan küçüğün velayetinin kendisinde olduğunun tespitini talep etmekte hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar dava şartı olup, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken (HMK m.114/1, f-115) yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? 337. maddenin birinci fıkrası velâyeti kanundan doğan bir yetki olarak anaya verir; bunun için ayrıca bir mahkeme kararı gerekmez. Daire bu nedenle, analık bağı kesinleşmiş bir kararla kurulan annenin, çocuğun velâyetinin kendisinde olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı bulunmadığını kabul etmiştir. Hukuki yarar dava şartıdır ve yokluğunda dava usulden reddedilir (HMK m. 114/1-h, 115). Aynı ilke, velâyetin kendisine verilmesi için dava açan anne bakımından da uygulanır: velâyet zaten kanun gereği anada olduğundan bu istem de hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2016/8116 E., 2017/4825 K., 26.04.2017). Annenin mahkemeden isteyebileceği, velâyetin tespiti değil, velâyetin kullanılmasını engelleyen somut sorunun çözümüdür; örneğin çocuğun kendisine teslimi.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2014/28023 E. · 2015/7514 K.14.04.2015

Velâyet anadayken çocuk babanın yanında tutuluyorsa çocuğun anneye teslimine karar verilmelidir; velâyetin zaten anada olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı denemez

Evlilik dışı doğan ve babası tarafından tanınan çocuk fiilen babanın yanında kalıyordu; baba çocuğu anneye teslim etmekten kaçındı. Anne çocuğun kendisine teslimini istedi. Mahkeme, evlilik dışı doğan çocuğun velâyetinin annede olduğu gerekçesiyle istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.

“Annenin, evlilik dışı çocuk üzerindeki kanundan doğan velayet hakkı kendisinden alınmış değildir. Bu hakkını kullanabilmesi için, çocuğun kendisine teslimi gerekir. Çocuğun babası yanında bulunduğu ve davalının rızasıyla çocuğu anneye teslim etmekten kaçındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda çocuğun anneye icra yoluyla teslimi dışında bir yol kalmadığına göre, talebin kabulüne ve çocuğun davalıdan alınarak velayet hakkına sahip olan anneye teslimine karar verilmesi gerekirken, velayetin annede olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, kanundan doğan velâyetin fiilen nasıl kullanılacağı sorusuna cevap verir. Velâyet anadadır ve kendisinden alınmış değildir; ama çocuk babanın yanında tutuluyorsa anne bu yetkiyi kullanamaz. Daire, bu durumda çocuğun davalıdan alınarak velâyet hakkına sahip olan anneye teslimine karar verilmesi gerektiğini, velâyetin annede olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Velâyetin tespiti istemi hukuki yarar yokluğundan reddedilirken çocuğun teslimi istemi esastan incelenir; anne için doğru dava budur. Çocuk teslimine ilişkin aile mahkemesi kararları, 7343 sayılı Kanun'la 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen 41/A maddesine göre çocuğun üstün yararı esas alınarak adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/6871 E. · 2016/9163 K.04.05.2016

Velâyet sahibi annenin çocukla görüşme ve kişisel ilişki istemi, çocuğun kendisine teslimi istemini de içerir

Evlilik dışı doğan ve babası tarafından tanınan çocuk fiilen babanın yanındaydı. Anne, çocukla görüşemediğini belirterek görüşmenin sağlanmasını ve kişisel ilişki kurulmasını istedi; mahkeme anne ile çocuk arasında kişisel ilişki kurdu. Kararı baba temyiz etti.

“Ana ve baba evli değilse velayet anneye aittir (TMK m.337/1). Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK m.33). Davacı annenin, müşterek çocukla görüşmesinin sağlanması yönündeki isteği çocuğun teslimi talebini de içerir. Annenin yasadan doğan velayet sorumluluğunu yerine getirebilmesi için çocuğu teslim alması gerektiği açıktır.”

Ne anlama geliyor? Kanun velâyeti anaya verdiğine göre, velâyet sahibi annenin çocukla ilişkisi velâyetin kendisidir; kişisel ilişki ise ana ve babadan her birine, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk için tanınan bir haktır (TMK m. 323). Daire, olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu hatırlatarak (HMK m. 33) annenin görüşme isteminin çocuğun teslimi istemini de içerdiğini kabul etmiş ve kişisel ilişki kurulmasına hükmedilmesini bozma sebebi saymıştır. Karar oyçokluğuyla verilmiştir; çoğunluğa göre anne, kanundan doğan velâyet sorumluluğunu yerine getirebilmek için çocuğu teslim almalıdır. Velâyet sahibi annenin dilekçesinde doğrudan çocuğun teslimini istemesi, hukuki nitelendirme tartışmasını baştan önler.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Ceza Genel Kurulu2023/326 E. · 2025/194 K.30.04.2025

Velâyeti bulunmayan baba, evlilik dışı doğan çocuğu velâyet sahibi annenin yanından kaçırıp alıkoyarsa çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu oluşur

Evlilik dışı birlikte yaşayan ana ve babanın çocuğunu tanıma senediyle tanıyan baba, çocuğu annenin yanından kaçırıp yaklaşık sekiz ay yanında alıkoydu, sonra anneye teslim etti. Bölge adliye mahkemesi, babanın velâyeti elinden alınmış bir ebeveyn olmadığını ve bu nedenle çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun faili olamayacağını kabul ederek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararı verdi ve Özel Dairenin bozma kararına direndi.

“Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince sanığın, velayet yetkisi elinden alınmış baba sıfatını taşımadığı ve bu nedenle de TCK'nın 234/1. maddesinde özgü suç olarak düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun faili olamayacağı kabul edilmiş ise de; sanığın mağdurun birinci dereceden kan hısmı olduğu ve bu konumda olan sanığın velayet yetkisi elinden alınmış baba sıfatını taşımadığı gerekçesi ile üçüncü derece dahil diğer kan hısımlarından farklı olarak TCK'nın 109. maddesi uyarınca daha ağır ceza gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasının, maddi gerçekliğin normatif/hükmî değerlendirmeye feda edilmesi nedeniyle hakkaniyete aykırı olacağı ve adaletsiz sonuçlar doğuracağı cihetle; mağdurun üçüncü derece dâhil kan hısımları arasında yer alan sanığın eyleminin, TCK'nın 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna göre asli norm niteliğinde bulunan ve TCK'nın 234/1-2. maddelerinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.”

Ne anlama geliyor? 337. madde velâyeti anaya verdiği için, çocuğu tanıyan ama kendisine velâyet verilmemiş baba veli değildir. Bölge adliye mahkemesi, tanımanın tek başına velâyet sağlamadığını belirterek babanın velâyeti elinden alınmış bir ebeveyn olmadığı sonucuna varmış ve daha ağır ceza öngören kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu uygulamıştı. Ceza Genel Kurulu bu sonucu kabul etmemiştir: baba, çocuğun üçüncü derece dahil kan hısımları arasındadır ve velâyeti elinden alınmış baba sıfatı taşımadığı gerekçesiyle diğer kan hısımlarından farklı olarak daha ağır cezalandırılması hakkaniyete aykırı olur ve adaletsiz sonuçlar doğurur. Bu nedenle eylem, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna göre asli norm sayılan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu (TCK m. 234/1-2) oluşturur. Karar, velâyetin anada olmasının ceza hukukundaki karşılığını da gösterir: velâyeti bulunmayan baba çocuğu velâyet sahibi annenin yanından kendi başına alamaz; velâyetin kendisine verilmesini veya kişisel ilişki kurulmasını aile mahkemesinden istemelidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/13199 E. · 2013/5093 K.27.02.2013

Ana küçükse, çocuğu tanıyan ve sahiplenen babaya velâyet verilmelidir; velâyetin yaşı küçük anneye verilmesi hatalıdır

Evlilik dışı doğan çocuğun annesi küçüktü. Baba çocuğu tanımıştı; velâyeti istemediğine ilişkin bir beyanda bulunmamış, aksine çocuğu sahiplendiğini ve birlikte yaşadıklarını bildirmişti. Mahkeme velâyeti anneye verdi.

“Baba ile soybağı tanıma ile kurulduğuna göre, babanın velayeti alma hakkı mevcuttur. Baba velayeti istemediğine ilişkin açıkça beyanda bulunmadığı gibi, aksine çocuğu sahiplendiğini ve birlikte yaşadıklarını bildirmiştir. O halde, velayetin babaya verilmesi gerekirken, yaşı küçük olan anneye verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Kanun, ananın küçük olmasını, velâyetin anaya ait olması kuralının açık istisnaları arasında sayar. Bu durumda 337. maddenin ikinci fıkrası devreye girer ve hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velâyeti babaya verir. Daire, çocuğu tanıyan babanın velâyeti alma hakkı bulunduğunu, babanın velâyeti istemediğini açıklamadığını, aksine çocuğu sahiplendiğini ve birlikte yaşadıklarını bildirdiğini belirterek velâyetin babaya verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Yaşı küçük anneye velâyet verilmesi, fıkranın açık hükmüyle bağdaşmaz. Anne dava sürerken ergin olursa ise velâyet kanun gereği annede bulunduğundan, vasi atanması veya velâyetin babaya verilmesi istemi konusuz kalır (Yargıtay 2. HD, 2017/1261 E., 2017/6631 K., 01.06.2017).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/13524 E. · 2016/12659 K.28.06.2016

Anne velâyet görevini yerine getirmiyorsa ve babanın engeli yoksa, annenin velâyeti kaldırılıp çocuğa vasi atanmak yerine velâyet babaya verilmelidir

Baba, tanıma yoluyla soybağı kurduğu çocuğun velâyetinin kendisine verilmesini istedi. Anne bir süre birlikte yaşadıktan sonra çocuğu bırakarak ortak haneyi terk etmiş ve çocuğu arayıp sormamıştı. Çocuk bir süre babaannesinin yanında kalmış; baba çocukla sürekli ilgilenmiş ve yargılama sırasında çocuğu yanına almıştı. Mahkemenin başvurduğu uzman, velâyetin babaya verilmesini uygun buldu. Mahkeme davayı reddetti, annenin velâyetini kaldırdı ve çocuğa vasi atanması için ihbarda bulunulmasına karar verdi.

“Bu durumda, annenin velayet görevini yerine getirmediği, velayetin kaldırılması koşullarının (TMK m. 348) oluştuğu, davacı babanın da velayet görevini üstlenmesine engel bir durumunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ve velayetin davacı babaya verilmesi (TMK. m. 337/2) yerine, davanın reddi ile annenin çocuk üzerindeki velayetinin kaldırılmasına çocuk için vasi atanması için ihbarda bulunmasına karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? 337. maddenin ikinci fıkrası hâkime iki seçenek tanır: vasi atamak veya velâyeti babaya vermek. Seçimin ölçüsü çocuğun menfaatidir. Bu olayda anne velâyet görevini yerine getirmediği için velâyetin kaldırılması koşulları oluşmuş (TMK m. 348), babanın ise velâyeti üstlenmesine engel bir durumu bulunmamaktadır. Çocuk babasıyla yaşamaktadır ve uzman da velâyetin babaya verilmesini önermiştir; Daire, dosyada uzman görüşünden ayrılmayı gerekli kılan bir olgu ve delil bulunmadığını da vurgulamıştır. Bu durumda davanın reddedilip annenin velâyeti kaldırılarak vasi atanması yoluna gidilmesi isabetsizdir; velâyet babaya verilmelidir. Karar, evlilik dışı doğan çocuğu tanıyan babanın, annenin velâyet görevini yerine getirmediği durumlarda velâyetin kendisine verilmesi için dava açabileceğini de gösterir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/7449 E. · 2018/12035 K.03.05.2018

Evlilik dışı doğan çocuğun velâyeti anada olsa da baba giderlere katılmak zorundadır; babalık davasıyla birlikte istenen velâyet uzman kurulu raporuyla araştırılmalıdır

Çocuğa atanan kayyım, babalığın tespitini ve çocuk için nafaka istedi. Davalı baba soybağına itiraz etmedi; karşı davayla, soybağı kurulduktan sonra velâyetin anneden alınarak kendisine verilmesini istedi. Mahkeme asıl davayı kabul etti, karşı davayı reddetti.

“Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti anaya ait ise de babanın da çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması zorunludur.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 337. maddenin velâyeti anaya vermesinin babayı çocuğa karşı yükümlülüklerinden kurtarmadığını gösterir. Soybağı kurulan baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 327, TMK m. 330); nafakanın belirlenmesi için tarafların ekonomik durumu tapu, vergi, sosyal güvenlik, banka ve ticaret sicili kayıtlarıyla araştırılmalıdır. Kararın velâyete ilişkin bölümü de önemlidir: babalık davasıyla birlikte babanın velâyetin kendisine verilmesini istemesi mümkündür ve bu istem yalnızca sosyal çalışmacı raporuyla değil, aile mahkemesi bünyesindeki psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan kuruldan alınacak raporla ve babanın yaşadığı yerde de inceleme yapılarak değerlendirilmelidir. Annenin baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi engellediği iddiası da bu değerlendirmede gözetilir. Daire ayrıca babalık davasında kanunda öngörülen ihbarların yapılması gerektiğini (TMK m. 301) ve soybağı konusunda yalnızca taraf ve tanık beyanlarıyla yetinilmeyip test yaptırılarak rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/8310 E. · 2018/819 K.18.01.2018

Tanıma, velâyeti kendiliğinden babaya geçirmez; babanın velâyeti alma hakkı mahkeme kararıyla kullanılır

Evlilik dışı doğan çocuğun annesi ergin değildi; baba çocuğu doğumundan yaklaşık üç ay sonra tanıdı. Nüfus müdürlüğü çocuğa vasi atanması için ihbarda bulundu. Sulh hukuk mahkemesi, çocuğun onu tanıyan babanın velâyeti altında olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetti; kararı nüfus müdürlüğü temyiz etti.

“Baba ile soybağı tanıma ile kurulduğuna göre, babanın çocuğun velayetini alma hakkı mevcuttur. Yani mahkeme hükmü olmaksızın tanıma ile velayet hakkı doğrudan babaya geçmemektedir.”

Ne anlama geliyor? Tanıma, baba ile çocuk arasında soybağını kurar (TMK m. 295); velâyeti ise kurmaz. Daire, tanıyan babanın velâyeti alma hakkı bulunduğunu, ancak mahkeme hükmü olmaksızın velâyetin tanıma ile doğrudan babaya geçmediğini açıkça belirtmiştir. Bu nedenle sulh hukuk mahkemesinin çocuğun babanın velâyeti altında olduğu yönündeki kabulü hatalıdır. Olayın özelliği, annenin temyiz incelemesi sırasında ergin olmasıdır: artık çocuk annesinin velâyeti altında olduğundan vasi atanması istemi konusuz kalmış, Daire hükmün gerekçesini değiştirerek kararı düzeltip onamıştır. Uygulamada bu, çocuğu tanıyan babanın veli olarak hareket edebilmesi için velâyetin kendisine verilmesini aile mahkemesinden istemesi gerektiği anlamına gelir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/8423 E. · 2018/876 K.18.01.2018

Ana küçükse ve velâyet babaya verilmemişse çocuğa vasi atanmalıdır; velâyet çocuğu tanıyan babaya kendiliğinden geçmez

Evlilik dışı doğan çocuğun annesi ergin değildi; baba çocuğu doğumundan bir hafta sonra tanıdı. Nüfus müdürlüğü, annenin ergin olmaması nedeniyle çocuğun vesayet altına alınmasını istedi; sulh hukuk mahkemesi talebi reddetti.

“Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözönüne alındığında, velayet kendisi üzerinde bulunan tarafın bu hakkı kullanamaması üzerine, diğer tarafın çocuğu tanıması sonucunda velayetin kendiliğinden tanıyan tarafa geçmeyeceği açıktır. Buna göre, Mahkemece küçüğe vasi atanması gerekirken, talebin reddi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Kanuna göre velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır (TMK m. 404). Ana küçük olduğu için velâyeti kullanamıyorsa ve velâyet mahkeme kararıyla babaya verilmemişse çocuk velâyet altında değildir; bu boşluk tanımayla kapanmaz. Daire, velâyet kendisinde bulunan tarafın bu hakkı kullanamaması üzerine diğer tarafın çocuğu tanımasıyla velâyetin kendiliğinden tanıyan tarafa geçmeyeceğini belirterek vasi atanması talebinin reddini hatalı bulmuştur. Aynı Daire, annenin öldüğü bir olayda ise vasi atanmadan önce çocukları tanıyan babaya ihbar edilmesini ve babanın velâyet için dava açması hâlinde sonucun beklenmesini aramıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/7573 E., 2017/16579 K., 11.12.2017).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/7573 E. · 2017/16579 K.11.12.2017

Evlilik dışı doğan çocukların annesi ölmüşse vasi atanmadan önce çocukları tanıyan babaya ihbar edilmeli; baba velâyet davası açarsa sonucu beklenmelidir

Evlilik dışı doğan ve babaları tarafından tanınan iki çocuğun annesi öldü. Nüfus müdürlüğü çocuklara vasi atanması için ihbarda bulundu. Sulh hukuk mahkemesi, çocukların onları tanıyan babanın velâyeti altında olduğu ve velâyet aile mahkemesince kaldırılmadıkça vasi atanamayacağı gerekçesiyle davayı reddetti.

“Anneleri vefat etmiş olup, çocukların velisi yoktur. Kanun, ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa, hakimin, çocuğun menfaatine göre vasi atayacağını veya velayeti babaya vereceğini hükme bağlamıştır (TMK.md.337/2). Baba ile soybağı tanıma ile kurulduğuna göre, babanın çocuklarının velayetini alma hakkı mevcuttur. Aslolan velayet olduğuna göre mahkeme tarafından öncelikle davanın, babaya ihbar edilmesi, beyanının alınması, onun tarafından velayetlerin kendisine verilmesi yönünde dava açılması halinde sonucunun beklenmesi, küçüklerin velayetlerini baba talep etmediği taktirde davanın sonuca bağlanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Ananın ölümü, 337. maddenin ikinci fıkrasını harekete geçiren hâllerden biridir. Kanun velâyeti anaya verdiği için ana ölünce çocukların velisi kalmaz; velâyet, tanımayla kurulmuş soybağına rağmen babaya kendiliğinden geçmez. Daire bu nedenle sulh hukuk mahkemesinin çocukların babanın velâyeti altında olduğu yönündeki kabulünü hatalı bulmuş, ama hemen vasi atanmasına da gidilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Kararın ifadesiyle aslolan velâyettir: mahkeme önce davayı babaya ihbar etmeli ve beyanını almalı, baba velâyetin kendisine verilmesi için dava açarsa bu davanın sonucunu beklemeli, baba velâyeti istemezse vasi atanması istemini sonuca bağlamalıdır. Aynı sıralama, annenin küçük olduğu bir olayda da benimsenmiştir (Yargıtay 20. HD, 2016/8985 E., 2016/9464 K., 24.10.2016).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi2016/3895 E. · 2016/4009 K.05.04.2016

Evlilik dışı doğan çocukta velâyetin tanıyan babaya verilip verilmeyeceğini aile mahkemesi değerlendirir; uygun görülmezse vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbar edilir

Evlilik dışı doğan ve babası tarafından tanınan çocuğun annesi öldü; çocuğa vasi atanması istendi. Aile mahkemesi vasi atanması gerektiği gerekçesiyle, sulh hukuk mahkemesi ise babaya velâyet verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.

“Türk Medenî Kanununun velayete ilişkin hükümlerinden kaynaklanan davalara bakma görevi aile mahkemelerine aittir. TMK'nın 337/2. maddesi uyarınca küçüğün kendisini tanıyan babasının velayeti altına konulup konulmayacağının aile mahkemesince değerlendirilip velayetin babaya verilmesi mahkemece uygun görülürse aile mahkemesince bu konuda karar verilecek, aksi durumda yani, küçüğün babasının velayeti altına konulması uygun görülmediği takdirde ise, uygun görmeme kararı ile birlikte TMK'nın 404. maddesi gereğince küçüğe vasi tayin edilmek üzere sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulması gerekecektir. Bu durumda uyuşmazlığın, aile mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor? 337. maddenin ikinci fıkrasındaki iki seçenek iki ayrı mahkemenin görev alanına girer: velâyete ilişkin kararlar aile mahkemesinin, vasi atanması ise vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin görevindedir. Daire bu kararda önce velâyetin babaya verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini ve bunun aile mahkemesinin görevinde olduğunu kabul etmiştir: aile mahkemesi velâyeti babaya uygun görürse bu yönde karar verir; uygun görmezse bu kararla birlikte çocuğa vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunur. Görev konusunda kararlar farklılık gösterir. Aynı Daire yaklaşık bir yıl önce, ananın küçük olduğu bir olayda vasi atanması ve velâyetin babaya verilmesi konusunun vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinde tartışılacağını kabul etmişti (Yargıtay 20. HD, 2015/5917 E., 2015/4167 K., 14.05.2015); 2016'da ise ananın küçük olduğu bir olayda da aile mahkemesini görevli saymıştır (Yargıtay 20. HD, 2016/4718 E., 2016/8953 K., 13.10.2016). Aynı yıl verilen bir başka kararda ise vasi atanması istemi sulh hukuk mahkemesinde bırakılmış, babaya ihbar edilerek velâyet davası açarsa sonucunun beklenmesi istenmiştir (Yargıtay 20. HD, 2016/8985 E., 2016/9464 K., 24.10.2016). Babanın kendisinin vesayet altında bulunduğu bir olayda da uyuşmazlık çocuğa vasi atanması ihbarına ilişkin görüldüğünden sulh hukuk mahkemesi görevli sayılmıştır (Yargıtay 20. HD, 2016/11579 E., 2016/11938 K., 12.12.2016).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/15771 E. · 2017/1737 K.20.02.2017

Evli olmayan yabancı ana ve babanın ortak velâyet istemi millî hukuklarına göre incelenmelidir; ortak velâyet Türk kamu düzenine açıkça aykırı değildir

Ana ve baba İngiliz vatandaşıydı ve evli değildi. Baba, evlilik dışı doğan ortak çocuğun velâyetinin ana ve babaya ortak olarak düzenlenmesini istedi. Mahkeme, tarafların millî hukukuna göre ortak velâyet mümkün olsa da bunun Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle davayı reddetti.

“Yukarıda değinilen iç hukukumuz ve kamu düzeni kavramı ile ilgili açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde "ortak velayet" düzenlenmesinin, Türk kamu düzenine "açıkça" aykırı olduğunu ya da Türk toplumunun temel yapısı ve temel çıkarlarını ihlal ettiğini söylemek mümkün değildir. O halde mahkemece, MÖHUK m. 17/1 gereğince, İngiliz vatandaşı olan tarafların müşterek milli hukuklarındaki velayete ilişkin düzenlemeler dikkate alınarak, işin esasına girilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek "ortak velayet" istemine ilişkin davayla ilgili bir karar vermek gerekirken, istemin Türk kamu düzenine aykırı olduğu belirtilmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? 337. madde evli olmayan ana ve baba için velâyeti anaya verir ve ortak velâyetten söz etmez. Ancak soybağının hükümleri, ana, baba ve çocuğun ortak millî hukuku varsa o hukuka tabidir (MÖHUK m. 17/1); yetkili yabancı hukuk ancak Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa uygulanmaz (MÖHUK m. 5/1). Daire, 335, 336 ve 337. maddeleri ve eşlerin evliliğin bitmesi hâlinde de çocuklarıyla ilişkilerinde eşit olduğunu öngören Ek 7 No'lu Protokol'ün 5. maddesini birlikte değerlendirerek ortak velâyetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı sonucuna varmış ve istemin esasının incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Karar yabancı uyruklu ana ve baba hakkındadır; Türk vatandaşı olan evli olmayan ana ve baba bakımından 337. madde velâyeti anaya vermeye devam eder ve Anayasa Mahkemesi de evlilik birliği dışında velâyeti birlikte kullanma hakkı tanınmadığını tespit etmiştir (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008). Yine de Daire'nin ortak velâyeti kamu düzenine aykırı saymaması, bu konudaki tartışma bakımından önem taşır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 337- Madde İsviçre Medenî Kanununun 298 inci maddesinden alınmıştır. Maddeye göre, ana ve babanın evli olmaması hâlinde velâyet kural olarak anaya ait olmakla birlikte; eğer ana ölmüşse, küçükse ya da kısıtlanmışsa veya velâyet anadan alınmışsa, hâkim, çocuğun menfaatine göre, velâyeti ya babaya verir ya da çocuğa bir vasi atar.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 126

Gerekçenin kısa metninde iki ifade öne çıkar. Birincisi, velâyetin "kural olarak" anaya ait olduğudur: kanun anayı velâyetin doğal sahibi sayar ve bunun için bir mahkeme kararı aramaz; istisnalar ikinci fıkrada sınırlı olarak sayılmıştır. İkincisi, istisnai hâllerde hâkimin kararının "çocuğun menfaatine göre" verileceğidir: gerekçe velâyetin babaya verilmesini ve vasi atanmasını aralarında bir sıra koymadan anar ve tercihi çocuğun menfaatine bırakır. Gerekçenin eski Kanun'a hiç değinmemesi dikkat çekicidir; oysa eski Kanun'da velâyet evlilik dışı doğan çocuk bakımından mahkemenin takdirine bağlıydı. Anayasa Mahkemesi de kuralın bu farkı gözettiğini, kanun koyucunun eski Kanun döneminde yaşanan tecrübeleri dikkate alarak velâyetin askıda kalmaması için velâyeti doğumla birlikte anaya verdiğini belirtmiştir (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da evlilik dışı doğan çocuğun velâyeti, çocuğun anaya veya babaya bağlanmasını düzenleyen iki maddenin son cümlelerinde yer alıyordu:

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 311 (mülga)

Evlilik haricindeki doğumda anasına kalan çocuk, anasının aile ismini taşıdığı ve onun vatandaşlık hakkını iktisap ettiği gibi gerek anasına gerek anasının hısımlarına karşı sahih olmayan nesep üzerine terettüp eden hak ve vazifelere dahi sahiptir. Ananın borçları ise tıpkı nesebi sahih çocuğa karşı olan borçları gibidir. Mahkeme, velayeti anaya verebilir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 312 (mülga)

Babaya nisbeti babalık hükmü ile veya tanınmak suretiyle taayyün eden çocuk, babanın aile ismini taşır ve onun vatandaşlık hakkını iktisap eder. Babasının ve anasının ailelerine karşı sahih olmayan nesep üzerine terettüp eden hak ve vazifelere dahi sahip olur. Babanın borçları ise tıpkı nesebi sahih çocuğa karşı olan borçları gibidir. Mahkeme, velayeti baba veya anaya verebilir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr

Eski ve yeni metinler karşılaştırıldığında en önemli fark, velâyetin kaynağındadır. Eski Kanun'a göre mahkeme velâyeti anaya veya babaya verebilirdi; velâyet bir mahkeme kararına bağlıydı. Yeni Kanun ise velâyeti doğumla birlikte, kanun gereği anaya verir ve mahkeme kararını yalnızca ananın velâyeti kullanamadığı istisnai hâllerle sınırlar. İkinci fark, eski Kanun'daki "sahih olmayan nesep" kavramının terk edilmesidir. Evlilik içinde ve dışında doğan çocuklar arasındaki eşitsizliklerin 4721 sayılı Kanun'la kaldırıldığı öğretide kabul görmekle birlikte velâyet ve soyadı konularında farklı görüşler bulunduğu, Anayasa Mahkemesinin kararında da belirtilmiştir (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008).

743 sayılı Kanun m. 311-3124721 sayılı Kanun m. 337
Velâyetin kaynağıMahkeme kararıKanun
Kural olarak velâyetMahkeme kararına bağlıAnada
Babaya velâyetMahkeme verebilirAna velâyeti kullanamıyorsa hâkim verebilir
ÖlçüAçıkça belirtilmemişÇocuğun menfaati

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde iki fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.
13.11.2008Birinci fıkranın Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildiAYM, E. 2005/53, K. 2008/161
06.04.2011Aynı fıkraya yönelik yeni itiraz on yıllık süre dolmadığı için reddedildiAYM, E. 2011/32, K. 2011/62

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Birinci fıkra iki kez Anayasa Mahkemesinin önüne gelmiştir: 2008'de esastan incelenerek Anayasa'ya aykırı bulunmamış (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008), 2011'deki ikinci başvuru ise ret kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı 27.03.2010 tarihinden itibaren on yıl geçmediği için esasa girilmeden reddedilmiştir (AYM, E. 2011/32, K. 2011/62, 06.04.2011). Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 337. maddeye ilişkin başka bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Evlilik dışı doğan çocuğun velâyeti, çocuk teslimi, velâyetin babaya verilmesi veya vasi atanması konusunda boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 337 ne diyor?

Ana ve baba evli değilse velâyetin anaya ait olduğunu; ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkimin çocuğun menfaatine göre vasi atayacağını veya velâyeti babaya vereceğini söyler.

Evlilik dışı doğan çocuğun velâyeti kimdedir?

Kanun gereği annededir; bunun için mahkeme kararı gerekmez.

Velâyetin bende olduğunun tespiti için dava açmalı mıyım?

Hayır; velâyet kanun gereği sizde olduğundan bu davada hukuki yararınız yoktur (Yargıtay 2. HD, 2016/26187 E., 2017/3363 K., 27.03.2017).

Çocuğum babasının yanında ve bana vermiyor; ne yapabilirim?

Aile mahkemesinden çocuğun size teslimini isteyebilirsiniz (Yargıtay 2. HD, 2014/28023 E., 2015/7514 K., 14.04.2015).

Yalnızca görüşme istedim; mahkeme teslime karar verebilir mi?

Evet; velâyet sahibi annenin görüşme istemi, çocuğun teslimi istemini de içerir (Yargıtay 2. HD, 2016/6871 E., 2016/9163 K., 04.05.2016).

Babası çocuğu tanıdı; velâyet ona geçer mi?

Hayır; tanıma soybağını kurar ama velâyeti kendiliğinden babaya geçirmez (Yargıtay 8. HD, 2017/8310 E., 2018/819 K., 18.01.2018).

Baba velâyeti nasıl alabilir?

Ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velâyet anadan alınmışsa aile mahkemesinden velâyetin kendisine verilmesini isteyebilir; hâkim çocuğun menfaatine göre karar verir.

Anne küçükse velâyet kime verilir?

Çocuğu tanıyıp sahiplenen baba velâyeti reddetmiyorsa ona; aksi hâlde çocuğa vasi atanır (Yargıtay 2. HD, 2012/13199 E., 2013/5093 K., 27.02.2013).

Anne dava sürerken ergin oldu; ne olur?

Velâyet kanun gereği annede olduğundan vasi atanması istemi konusuz kalır (Yargıtay 2. HD, 2017/1261 E., 2017/6631 K., 01.06.2017).

Anne öldü; çocuğa hemen vasi mi atanır?

Hayır; önce çocuğu tanıyan babaya ihbar edilir, baba velâyet için dava açarsa sonucu beklenir (Yargıtay 8. HD, 2017/7573 E., 2017/16579 K., 11.12.2017).

Anne çocuğa bakmıyorsa baba velâyeti isteyebilir mi?

Evet; velâyetin kaldırılması koşulları oluşmuş ve babanın engeli yoksa velâyet babaya verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2016/13524 E., 2016/12659 K., 28.06.2016).

Babalık davasıyla birlikte velâyet istenebilir mi?

Evet; bu istem uzman kurulu raporu ve babanın yaşadığı yerde yapılacak incelemeyle değerlendirilir (Yargıtay 8. HD, 2017/7449 E., 2018/12035 K., 03.05.2018).

Velâyet annedeyse baba nafaka öder mi?

Evet; soybağı kurulan baba çocuğun giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 327).

Velâyeti olmayan baba çocukla görüşebilir mi?

Evet; uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK m. 323).

Baba çocuğu annenin yanından alırsa suç olur mu?

Velâyeti bulunmayan babanın çocuğu kaçırıp alıkoyması, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturur (Yargıtay CGK, 2023/326 E., 2025/194 K., 30.04.2025).

Hangi mahkemeye başvurulur?

Velâyet için aile mahkemesine, vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine; hangi mahkemenin önce karar vereceği konusunda kararlar farklıdır (Yargıtay 20. HD, 2016/3895 E., 2016/4009 K., 05.04.2016).

Evli değilsek ortak velâyet mümkün mü?

Kanun öngörmez (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008); yabancı ana ve babanın ortak millî hukuku tanıyorsa istem esastan incelenir (Yargıtay 2. HD, 2016/15771 E., 2017/1737 K., 20.02.2017).

Velâyet büyükanneye veya dedeye verilebilir mi?

Hayır; velâyet yalnızca ana veya babaya verilir, gerekiyorsa vasi atanır (AYM, E.E., B. No: 2021/15139, 19.12.2023).

Bu kural Anayasa'ya aykırı mı?

Hayır; Anayasa Mahkemesi kuralı eşitlik ilkesine ve ailenin korunmasına aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2005/53, K. 2008/161, 13.11.2008).

Eski Kanun'da durum neydi?

743 sayılı Kanun'a göre mahkeme velâyeti anaya veya babaya verebilirdi; velâyet bir mahkeme kararına bağlıydı.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 298. maddesinden.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Kaynaklar ve Mevzuat

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp