TMK 331, çocuk nafakasının sonradan değişen koşullara uyarlanmasını sağlar. Durum değiştiğinde hâkim, istem üzerine, nafakayı yeniden belirler veya kaldırır; Hukuk Genel Kurulu'na göre bu, ana babanın veya çocuğun durumuna göre nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması anlamına gelir (Yargıtay HGK, 2017/2916 E., 2019/1130 K., 05.11.2019). Artırım ve azaltma davası her zaman açılabilir; önceki dönem için açılmış davanın sürüyor olması bile engel değildir (Yargıtay HGK, 2014/101 E., 2016/111 K., 29.01.2016). Anlaşmalı boşanma protokolündeki genel feragat maddesi, ileride artırım istenmesini engellemez (Yargıtay 2. HD, 2026/2058 E., 2026/4169 K., 15.04.2026). Artırılan nafaka dava tarihinden itibaren ödenir (Yargıtay 2. HD, 2024/3340 E., 2024/5512 K., 10.09.2024). Çocuk ergin olunca ise nafaka kendiliğinden sona erer ve ayrıca kaldırma davası açmaya gerek yoktur (Yargıtay 3. HD, 2016/4171 E., 2016/12901 K., 17.11.2016).
- Durumun değişmesi
- Nafakanın belirlendiği tarihten sonra çocuğun ihtiyaçlarında, ana ve babanın ödeme gücünde veya hayat koşullarında ortaya çıkan önemli değişiklik.
- Artırım davası
- Nafakanın yükseltilmesi istemi; kural olarak velâyet sahibi tarafından çocuk adına açılır.
- İndirim davası
- Nafakanın azaltılması istemi; kural olarak nafaka yükümlüsü tarafından açılır.
- Kaldırma davası
- Nafaka yükümlülüğünün mahkeme kararıyla sona erdirilmesi istemi.
TMK 331 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şart | Durumun değişmesi ve istem | TMK m. 331 |
| Hâkimin yetkisi | Yeniden belirleme veya kaldırma | TMK m. 331 |
| Ölçü | Ana babanın veya çocuğun durumundaki değişiklik | Yargıtay HGK, 2019/1130 K. |
| Zaman | Her zaman dava açılabilir | Yargıtay HGK, 2016/111 K. |
| Artırım ölçütleri | Yaş, eğitim, paranın alım gücü | Yargıtay 3. HD, 2017/2897 K. |
| Eğitim giderleri | Tek bir nafakada toplanır | Yargıtay 2. HD, 2026/6569 K. |
| Protokoldeki feragat | Artırıma engel değil | Yargıtay 2. HD, 2026/4169 K. |
| Yükümlünün yeni ailesi | Tek başına indirim sebebi değil | Yargıtay 3. HD, 2017/7089 K. |
| Velâyet sahibinin geliri | İndirim sebebi olabilir | Yargıtay 2. HD, 2017/14754 K. |
| Çocuğun erginliği | Nafaka kendiliğinden sona erer | Yargıtay 3. HD, 2016/12901 K. |
| Artırımın başlangıcı | Dava tarihi | Yargıtay 2. HD, 2024/5512 K. |
| Velâyet değişikliği | Yeni nafaka kesinleşmeden itibaren | Yargıtay HGK, 2018/1052 K. |
| Yetki | Velâyete bağlı kaldırmada davacının yeri de | Yargıtay 2. HD, 2019/4235 K. |
| Temyiz | Yıllık tutar kesinlik sınırını aşmalı | Yargıtay 2. HD, 2024/10586 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'da bulunmayan bir hükümdür ve 1984 tarihli Öntasarının 251. maddesinden alınmıştır. Gerekçe maddenin amacını tek cümleyle açıklar: çocuğun ihtiyaçlarında veya ana ve babanın ödeme gücünde ya da benzeri hayat koşullarında değişme olması hâlinde hâkime, nafaka miktarını yeniden belirleme veya nafakayı tamamen kaldırma olanağı tanımak. Gerekçenin saydığı üç değişken, yani çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın ödeme gücü ve hayat koşulları, 330. maddedeki takdir ölçütlerinin aynısıdır. Bu da 331. maddenin mantığını gösterir: nafaka, belirlendiği gündeki koşullara göre kurulur; koşullar değişince aynı ölçütlerle yeniden hesaplanır. Tasarının 331. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).
Bu maddede en sık yapılan hata, yıllık endeks artışı veya protokoldeki feragat maddesi nedeniyle artırım davası açılamayacağını düşünmektir. Hukuk Genel Kurulu, anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan ve her yıl endekse göre artan nafakanın, çocuğun artan eğitim harcamaları ve çoğalan ihtiyaçları karşısında artırılması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2916 E., 2019/1130 K., 05.11.2019). İkinci hata, yalnızca yeni evlilik ve yeni çocuklar gerekçesiyle indirim beklemektir; çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da artmışsa indirim hakkaniyete uygun görülmeyebilir (Yargıtay 3. HD, 2016/17575 E., 2017/7089 K., 11.05.2017). Üçüncü uyarı zamanlamaya ilişkindir: çocuk nafaka ödeyen ebeveynin yanına geçtiyse velâyet davası gecikmeden açılmalıdır, çünkü yeni velâyet sahibi lehine nafaka ancak velâyet kararının kesinleşmesinden itibaren başlar (Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018). Son olarak, çocuk ergin olduktan sonra kaldırma davası açmak gereksizdir; nafaka kendiliğinden sona erer.
Durumun değişmesi ne demektir?
| Değişiklik | Olası sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Çocuğun yaşı, okulu ve ihtiyaçları arttı | Artırım | Yargıtay HGK, 2019/1130 K. |
| Paranın alım gücü düştü | Artırım | Yargıtay 3. HD, 2017/2897 K. |
| Yükümlünün geliri arttı | Artırım | TMK m. 330, 331 |
| Yükümlünün geliri azaldı | İndirim | TMK m. 330, 331 |
| Velâyet sahibinin geliri önemli ölçüde arttı | İndirim | Yargıtay 2. HD, 2017/14754 K. |
| Yükümlü yeniden evlendi, yeni çocukları oldu | Tek başına indirim sebebi değil | Yargıtay 3. HD, 2017/7089 K. |
| Çocuk yükümlünün yanına geçti | Velâyetin değiştirilmesi ve kaldırma | Yargıtay HGK, 2018/1052 K. |
| Çocuk ergin oldu | Kendiliğinden sona erme | Yargıtay 3. HD, 2016/12901 K. |
Madde kısa bir cümleden oluşur ama iki şart koyar: durumun değişmesi ve istem. Durumun değişmesi, nafakanın son kez belirlendiği tarihteki koşullarla bugünkü koşulların karşılaştırılmasıyla anlaşılır. Karşılaştırmanın konusu, 330. maddedeki ölçütlerin aynısıdır: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri, varsa çocuğun gelirleri. Hukuk Genel Kurulu, hâkimin ana babanın veya çocuğun durumunun değişmesine bağlı olarak nafakayı artırabileceğini, azaltabileceğini veya kaldırabileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2916 E., 2019/1130 K., 05.11.2019). Değişiklik yalnızca yükümlü ebeveynde aranmaz: velâyet sahibinin boşanmadan sonra düzenli gelir elde etmeye başlaması da tarafların sosyal ve ekonomik durumundaki bir değişiklik sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2017/6469 E., 2017/14754 K., 18.12.2017). İstem şartı ise hâkimin nafakayı kendiliğinden değiştiremeyeceğini gösterir; değişiklik, taraflardan birinin dava açmasıyla gündeme gelir. Kanun bir süre sınırı koymamıştır; artırım ve azaltma davası her zaman açılabilir ve farklı bir dönem için açılmış davanın henüz sonuçlanmamış olması yeni davaya engel değildir (Yargıtay HGK, 2014/101 E., 2016/111 K., 29.01.2016).
Artırım davası
- Kim açar: Kural olarak velâyet sahibi, ergin olmayan çocuk adına (TMK m. 329).
- Ne gösterilir: Son nafaka kararından bu yana çocuğun yaşındaki, okulundaki ve giderlerindeki artış; yükümlünün gelirindeki artış; paranın alım gücündeki düşüş.
- Endeks artışı: Nafakanın her yıl endekse göre artması, çocuğun ihtiyaçları büyüdüğünde artırım istemine engel değildir (Yargıtay HGK, 2017/2916 E., 2019/1130 K., 05.11.2019).
- Protokoldeki feragat: Genel feragat maddesi ileride artırım istenmesini engellemez (Yargıtay 2. HD, 2026/2058 E., 2026/4169 K., 15.04.2026).
- Eğitim giderleri: Protokolde ayrı yazılmış okul ve eğitim giderleri, yeniden belirlemede tek bir iştirak nafakası içinde toplanır (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026).
- Başlangıç: Artırılan nafaka dava tarihinden itibaren ödenir (Yargıtay 2. HD, 2024/3340 E., 2024/5512 K., 10.09.2024).
- Yıllık artış: Yeni miktar için gelecek yıllara ilişkin artış ayrıca istenmelidir (TMK m. 330).
Çocuk büyüdükçe okul, servis, kurs, giyim ve sosyal giderleri artar; boşanma sırasında belirlenen tutar birkaç yıl içinde gerçek ihtiyacı karşılamaz hâle gelebilir. Artırımda ölçü, çocuğun yaşı, eğitim durumu ve günün ekonomik koşullarında paranın alım gücü ile ana babanın mali durumudur; yükümlünün yeniden evlenmiş ve yeni bir çocuk sahibi olmuş olması, ilk evlilikten olan çocuğun büyüyen ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (Yargıtay 3. HD, 2016/12620 E., 2017/2897 K., 09.03.2017). Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan nafaka da bu kurala tabidir. Hukuk Genel Kurulu, taraflarca kararlaştırılan nafakanın ancak ciddi ve öngörülemeyen değişikliklerle değiştirilebileceği görüşünü benimsememiş, çocuğun artan eğitim harcamaları ve yaşıyla çoğalan ihtiyaçları karşısında nafakanın artırılması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2916 E., 2019/1130 K., 05.11.2019). Protokolde nakdî nafaka yerine yalnızca okul, servis veya sigorta gibi giderlerin üstlenildiği durumlarda da koşullar değiştiğinde iştirak nafakası bu giderleri kapsayacak şekilde yeniden belirlenebilir; Yargıtay bu kalemlerin iştirak nafakasından bağımsız borçlar olmadığını, onun içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026).
İndirim davası
- Kim açar: Kural olarak nafaka yükümlüsü ebeveyn.
- Olası sebepler: Yükümlünün gelirinin kalıcı olarak azalması; velâyet sahibinin gelirinin önemli ölçüde artması.
- Velâyet sahibinin geliri: Boşanmadan sonra düzenli gelir elde etmeye başlaması indirim sebebi olabilir (Yargıtay 2. HD, 2017/6469 E., 2017/14754 K., 18.12.2017).
- Yeni aile: Yükümlünün yeniden evlenmesi ve yeni çocukları, çocuğun artan ihtiyaçları karşısında tek başına yeterli değildir (Yargıtay 3. HD, 2016/17575 E., 2017/7089 K., 11.05.2017).
- Hüküm biçimi: Talep edilenden daha az indirim yapılırsa davanın kısmen kabulüne karar verilir.
İndirim davası, artırım davasının ayna görüntüsüdür; ama mahkeme burada yalnızca yükümlünün durumuna bakmaz. Yükümlünün gelirindeki düşüş veya yeni aile yükleri, aynı dönemde çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarının arttığı gerçeğiyle birlikte tartılır. Yargıtay, yeniden evlenen ve yeni evliliğinden üç çocuğu olan yükümlünün indirim istemini, anlaşmalı boşanmadan bu yana çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarının arttığını gözeterek hakkaniyete uygun bulmamıştır (Yargıtay 3. HD, 2016/17575 E., 2017/7089 K., 11.05.2017). Buna karşılık velâyet sahibinin durumu da dengeyi değiştirebilir: boşanma sırasında düzenli geliri olmayan velâyet sahibinin sonradan yükümlüye yakın bir gelir elde etmeye başlaması, nafakanın azaltılmasını haklı kılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2017/6469 E., 2017/14754 K., 18.12.2017). Bu iki karar birlikte okunduğunda ölçü açıktır: indirimde de iki ebeveynin gücü ile çocuğun güncel ihtiyaçları bir bütün olarak karşılaştırılır.
Nafakanın kaldırılması ve kendiliğinden sona ermesi
| Durum | Sonuç | Gerekli işlem |
|---|---|---|
| Çocuğun ergin olması | Nafaka kendiliğinden sona erer | Dava gerekmez; takip varsa İİK m. 16 şikâyeti |
| Çocuğun veya yükümlünün ölümü | Nafaka kendiliğinden sona erer | Dava gerekmez |
| Çocuğun evlat edinilmesi | Nafaka kendiliğinden sona erer | Dava gerekmez |
| Çocuğun yükümlünün yanına geçmesi | Velâyet değişikliğiyle nafaka kaldırılır | Velâyetin değiştirilmesi ve kaldırma istemi |
| Ekonomik değişiklik | Artırım veya indirim | TMK m. 331 davası |
331. madde nafakanın kaldırılmasını da hâkimin yetkisine bırakır; ama her sona erme için dava gerekmez. Hukuk Genel Kurulu'na göre iştirak nafakası çocuğun veya nafaka yükümlüsünün ölümü, çocuğun evlat edinilmesi veya ergin olması hâllerinde sona erer (Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012). Bu hâllerde nafaka kendiliğinden sona erdiği için ayrıca kaldırma davası açmakta hukuki yarar yoktur; ergin olmuş çocuk için açılan kaldırma veya indirme davası bu gerekçeyle reddedilmelidir (Yargıtay 3. HD, 2016/4171 E., 2016/12901 K., 17.11.2016). Nafaka alacaklısı erginlikten sonra icra takibine girişirse yükümlü İİK m. 16 uyarınca şikâyet yoluna başvurabilir. Mahkeme kararıyla kaldırmanın bir örneği çocuğun nafaka ödeyen ebeveynin yanına geçmesidir. Bu durumda nafakanın kaldırılması, velâyetin değiştirilmesi istemine bağlı olarak ileri sürülür. Yeni velâyet sahibi lehine iştirak nafakası, velâyet kararının kesinleşmesinden itibaren başlar (Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018).
Usul: görevli ve yetkili mahkeme, yargılama ve kanun yolu
- Görevli mahkeme: Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
- Yetki: Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 177).
- Velâyete bağlı kaldırma: Fer'i istek sayılır; talepte bulunanın oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (Yargıtay 2. HD, 2019/2532 E., 2019/4235 K., 08.04.2019).
- Yargılama usulü: Basit yargılama; duruşma yapılmadan dosya üzerinden karar verilemez (Yargıtay HGK, 2020/728 E., 2022/237 K., 01.03.2022).
- Birleştirme: Aynı protokolden doğan artırım ve kaldırma davaları birlikte görülmelidir (Yargıtay 2. HD, 2026/2058 E., 2026/4169 K., 15.04.2026).
- Temyiz: Nafakanın bir yıllık toplam tutarı kesinlik sınırının altındaysa karar istinafta kesinleşir (Yargıtay 2. HD, 2024/9076 E., 2024/10586 K., 26.12.2024).
Artırım, indirim ve kaldırma davaları aile mahkemesinde görülür. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK m. 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Kaldırma istemi velâyetin değiştirilmesine bağlı olarak ileri sürülüyorsa durum farklıdır: Yargıtay bu istemi velâyet davasının fer'i sayar ve çekişmesiz yargıya ilişkin HMK m. 384 uyarınca davacının kendi oturduğu yerde dava açabileceğini kabul eder (Yargıtay 2. HD, 2019/2532 E., 2019/4235 K., 08.04.2019). Nafaka davaları basit yargılama usulüne tabidir; ancak bu, mahkemenin duruşma yapmadan dosya üzerinden karar vermesine izin vermez (Yargıtay HGK, 2020/728 E., 2022/237 K., 01.03.2022). Delil olarak ücret bordrosu, SGK kayıtları, tapu ve araç kayıtları, okul ve gider belgeleri ile tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması kullanılır. Kanun yolu bakımından iki kural önemlidir: velâyetin değiştirilmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı kesindir; nafaka istemi ise ancak bir yıllık toplam tutarı temyiz kesinlik sınırını aşıyorsa temyiz edilebilir (Yargıtay 2. HD, 2024/9076 E., 2024/10586 K., 26.12.2024).
Artırım isteyen taraf sizseniz, dilekçenizi son nafaka kararıyla bugünü karşılaştıracak şekilde kurun: çocuğun o tarihteki yaşı ve okulu ile bugünkü durumu, o tarihteki giderler ile bugünkü giderler. Okul, servis, kurs, sağlık, giyim ve kira payı için fatura, dekont ve sözleşmeleri dosyaya koyun; karşı tarafın gelirini gösteren bordro, SGK kaydı, şirket ortaklığı, tapu ve araç kayıtları için müzekkere yazılmasını isteyin. Protokolde feragat maddesi bulunması veya nafakanın her yıl endekse göre artması sizi durdurmamalıdır. Yeni miktar için gelecek yıllara ilişkin artışı da ayrıca isteyin. İndirim isteyen taraf sizseniz, gelirinizdeki azalmanın kalıcı olduğunu belgelendirin ve velâyet sahibinin gelirindeki değişiklikleri araştırtın; yalnızca yeni evliliğinize ve yeni çocuklarınıza dayanmak, çocuğun ihtiyaçları da artmışsa yeterli görülmeyebilir. Çocuk yanınıza geçtiyse, velâyetin değiştirilmesini, eski nafakanın kaldırılmasını ve kendi lehinize nafakayı aynı davada isteyin ve davayı geciktirmeyin. Çocuk ergin olduysa kaldırma davası açmanıza gerek yoktur; buna rağmen icra takibi yapılırsa icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurun.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Artırım ve azaltma davası her zaman açılabilir; önceki dönem için açılmış davanın sürüyor olması engel değildir
Boşanmada kararlaştırılan iştirak nafakasının azaltılması istendi. Yerel mahkeme, davacının gelirinde meydana gelen azalmayı esas alarak davayı kısmen kabul etti. Hukuk Genel Kurulu önündeki uyuşmazlık usule ilişkindi; Kurul bu vesileyle nafakanın değiştirilmesine ilişkin genel ilkeyi de açıkça ortaya koydu.
“Görüldüğü üzere; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde taraflarca her zaman nafaka artırımı ve azaltılması davası açılabilir. Aynı konuda, fakat değişik dönemlere ilişkin olmak üzere daha önce açılan davaların derdest olması ya da karara bağlanıp da kararın kesinleşmemesi takip eden dönem için nafaka artırım davası açılmasına engel değildir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 331. maddenin zaman bakımından sınırlanmadığını gösterir. Nafaka kararı bir kez verilip değişmeyen bir hüküm değildir: tarafların sosyal ve ekonomik durumu değiştikçe veya hakkaniyet gerektirdikçe artırım ya da azaltma davası her zaman açılabilir. Kurul bir adım daha ileri giderek, farklı bir döneme ilişkin olarak daha önce açılmış davanın derdest olmasının ya da karara bağlanıp henüz kesinleşmemesinin, sonraki dönem için yeni bir artırım davası açılmasına engel olmadığını belirtmiştir. Uygulamada bu, önceki dava kanun yolunda beklerken koşulları yeniden değişen tarafın yeni dönem için dava açabileceği anlamına gelir; her dava kendi döneminin koşullarına göre değerlendirilir.
Hâkim, ana babanın veya çocuğun durumu değiştiğinde nafakayı artırabilir, azaltabilir ya da kaldırabilir
Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan iştirak nafakasının, çocuğun artan eğitim harcamaları ve yaşıyla birlikte çoğalan ihtiyaçları nedeniyle artırılması istendi. Yerel mahkeme, taraflarca kararlaştırılan nafakanın değiştirilebilmesi için ciddi ve öngörülemeyen değişiklikler gerektiğini, yıllık endeks artışıyla yükselen nafakanın ötesinde bir giderin ispatlanmadığını kabul ederek davayı reddetti ve bozmaya karşı direndi.
“Buna göre hâkim ana baba veya çocuğun durumlarının değişmesine bağlı olarak iştirak nafakasının miktarını artırabilir, azaltabilir veya kaldırabilir. Görüldüğü üzere, iştirak nafakası miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri; diğer bir ifade ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, 331. maddenin kapsamını tek cümleyle özetlemiştir: hâkim, ana babanın veya çocuğun durumunun değişmesine bağlı olarak nafakayı artırabilir, azaltabilir veya kaldırabilir. Kararın asıl önemi, yerel mahkemenin kurduğu ağır ölçüyü benimsememesidir. Yerel mahkeme, taraflarca kararlaştırılan nafakanın ancak ciddi ve öngörülemeyen değişikliklerle değiştirilebileceğini düşünmüştü; Kurul ise çocuğun artan eğitim harcamaları ve yaşıyla çoğalan ihtiyaçları karşısında boşanmada belirlenen nafakanın artırılması gerektiğini kabul etmiştir. Yıllık endeks artışı, çocuğun büyüdükçe değişen ihtiyaçlarını her zaman karşılamaz; bu durumda nafaka 331. madde yoluyla yeniden belirlenir. Kurul, yeniden belirleme sırasında davacı velâyet sahibinin gelirinin de gözetileceğini ayrıca vurgulamıştır.
Artırımda çocuğun yaşı, eğitimi ve paranın alım gücü belirleyicidir; yükümlünün yeniden evlenmesi artırımı engellemez
Velâyet sahibi, yedinci sınıf öğrencisi olan çocuk için iştirak nafakasının artırılmasını istedi. Sosyal ve ekonomik durum araştırmasında velâyet sahibinin günübirlik işlerde çalıştığı, yükümlünün ise asgari ücretle çalıştığı, yeniden evlendiği ve yeni evliliğinden bir çocuğu daha olduğu anlaşıldı. Mahkeme nafakayı dava tarihinden itibaren artırdı, fazlaya ilişkin talebi reddetti; velâyet sahibi miktarı az bularak temyiz etti.
“Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocuğun yaşı , eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun olacak şekilde biraz daha yüksek miktar iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile müşterek çocuk için az miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, artırım davasında nafakanın hangi ölçülerle yeniden belirleneceğini sıralar: çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarında paranın alım gücü ve genel ihtiyaçlar ile ana babanın mali durumu. Kararın öğretici yanı, yükümlünün yeniden evlenmiş ve yeni bir çocuk sahibi olmuş olmasına rağmen daha yüksek bir artırımın gerekli görülmesidir. Yükümlünün yeni aile yükleri ödeme gücünün değerlendirilmesinde hesaba katılır; ama bu, önceki evlilikten olan çocuğun büyüyen ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Daire, hükmedilen miktarı TMK m. 4'teki hakkaniyet ilkesine uygun görmemiş ve hükmü bozmuştur.
Durum değiştiğinde nafaka eğitim giderlerini de kapsayacak şekilde yeniden belirlenir; protokoldeki ayrı gider kalemleri tek nafakada toplanır
Anlaşmalı boşanma protokolünde babanın nakdî nafaka ödemeyeceği, bunun yerine çocuğun özel okul, servis ve kıyafet giderlerini karşılayıp her yıl sağlık sigortası poliçe bedelini ödeyeceği kararlaştırılmış; taraflar nafaka taleplerinden de feragat etmişti. Boşanmadan yaklaşık iki yıl sonra velâyet sahibi, değişen ekonomik koşullar ve artan masraflar nedeniyle çocuk için aylık iştirak nafakası istedi. Bölge adliye mahkemesi kararını davalı temyiz etti.
“Tarafların ekonomik durumunda, çocuğun ihtiyaçlarında veya eğitim giderlerinde değişiklik meydana gelmesi hâlinde ise 4721 sayılı Kanun'un 331 gereğince iştirak nafakasının artırılması, azaltılması, kaldırılması veya eğitim giderlerini de kapsayacak şekilde yeniden belirlenmesi her zaman için mümkündür. Hukuki nitelendirme hâkime ait olup dava dilekçesi bir bütün olarak ele alındığında, iştirak nafakası kapsamının okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerini de içerecek şekilde yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, anlaşmalı boşanma protokolünde ayrı bir yükümlülük olarak belirlenen okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerinin de iştirak nafakası kapsamına alınarak davalı baba yönünden iştirak nafakası adı altında tek bir yükümlülük belirlemek gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Daire, 331. maddeye doğrudan dayanarak nafakanın değiştirilme biçimlerini sayar: artırma, azaltma, kaldırma ve eğitim giderlerini de kapsayacak şekilde yeniden belirleme. Kararın uygulamaya en önemli katkısı, protokolde ayrı yükümlülükler olarak yazılmış okul ücreti, kıyafet, sigorta ve eğitim gideri gibi kalemlerin tek bir iştirak nafakası altında toplanması gerektiğidir. Daireye göre bu kalemler iştirak nafakasından bağımsız borçlar değil, onun içinde değerlendirilmesi gereken giderlerdir; sınırları belirsiz bir okul ücreti yükümlülüğü hem ödemede hem icrada yeni uyuşmazlık doğurur. Daire mahkemeye, gider kalemlerinin kapsamını açıklatma, tarafların güncel ekonomik durumunu araştırma ve eğitim giderlerine ilişkin belgeleri toplama görevi yüklemiş; eksik inceleme nedeniyle hükmü bozmuştur.
Protokoldeki genel feragat maddesi, ileride nafaka artırımı istenmesine engel değildir
Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların, kararlaştırılan maddeler dışında nafaka ve tazminat gibi taleplerinden ileriye dönük olarak vazgeçtikleri yazılıydı. Kadın, iştirak ve yoksulluk nafakalarının artırılmasını istedi; erkek ise protokoldeki mali yükümlülüklerin kaldırılması için dava açtı ve bu dava ayrıldı. Bölge adliye mahkemesi, feragat maddesi ve yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle artırım davasını reddetti.
“Davaya konu anlaşmalı boşanma protokolünde geçen "Yukarıda mutabık kalınan maddeler haricinde taraflar birbirlerinden her ne isim ve nam altında olursa olsun "yıllık artış oranları hariç tutulmak kaydıyla" nafaka, maddi ve manevi tazminat, ziynet alacağı ve kişisel eşya, menkul veya gayrimenkul kabilinden hak ve talebi olmadığından, işbu madde kapsamında, bu husustaki taleplerinden ileriye dönük olarak vazgeçmişlerdir. " şeklindeki 12 nci maddesi ileride yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması davası açılmasına engel teşkil edecek nitelikte değildir. Bu husus gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Anlaşmalı boşanma protokollerinde görülen, tarafların başkaca hiçbir hak ve talepte bulunmayacaklarına ilişkin genel feragat maddeleri, gelecekte değişecek koşullara dayanan nafaka artırımını engellemez; Daire bunu açıkça söylemiştir. 331. madde nafakanın sonradan değişen koşullara uyarlanmasını kanunla güvence altına alır ve iştirak nafakası çocuğun korunmasına yöneliktir. Kararın ikinci dersi usule ilişkindir: aynı protokolden doğan nafaka artırımı ile protokoldeki mali yükümlülüklerin kaldırılması davaları arasında fiili bağlantı vardır ve HMK m. 166 uyarınca birleştirilerek görülmelidir. Birinin diğerinden ayrılması, çelişkili kararlara yol açabilir.
Yükümlünün yeniden evlenip yeni çocuk sahibi olması, çocuğun artan ihtiyaçları karşısında indirim için yeterli değildir
Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan ve sonradan artırılan iştirak nafakasının yükümlüsü, yeniden evlendiğini, yeni evliliğinden üç çocuğu olduğunu ve nafakayı ödemekte zorlandığını belirterek nafakanın kaldırılmasını, olmazsa indirilmesini istedi. Mahkeme nafakayı indirdi ve davanın kabulüne karar verdi.
“Boşanma davasından sonra, davacı tarafın ekonomik durumunda, anlaşma protokolü ile kabul edilmiş olan edimlerin uyarlanmasını gerektirecek şekilde öngörülemez ve katlanılamaz nitelikte olağanüstü değişiklik meydana gelmemiştir. Bununla birlikte taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma kararından sonra, müşterek çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarının artış gösterdiği açıktır. O halde, mahkemece, tarafların gelir durumu, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu ve genel ihtiyaçları doğrultusunda, iştirak nafakasının indirilmesi hakkaniyete uygun olmayıp, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü ile iştirak nafakasının yazılı şekilde indirilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire iki ayrı değerlendirme yapar. Birincisi, protokolle üstlenilen edimler bakımından yükümlünün ekonomik durumunda öngörülemez ve katlanılamaz nitelikte olağanüstü bir değişiklik bulunmadığını tespit etmiştir. İkincisi ve daha belirleyici olanı, anlaşmalı boşanmadan bu yana çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarının arttığıdır. 331. madde nafakanın iki yönde de değiştirilmesine izin verir; ama indirim istenirken yalnızca yükümlünün durumuna değil, çocuğun değişen durumuna da bakılır. Yükümlünün yeni aile yükleri, çocuğun büyüyen ihtiyaçları karşısında tek başına indirim sebebi sayılmamıştır. Daire ayrıca, nafaka talep edilenden daha az indirilmişken hükmün davanın kabulü şeklinde kurulmasını da hatalı bulmuştur; bu durumda davanın kısmen kabulüne karar verilmelidir.
Velâyet sahibinin boşanmadan sonra düzenli gelir elde etmeye başlaması, nafakanın indirilmesini haklı kılabilir
Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan iştirak nafakasının yükümlüsü baba, velâyet sahibi annenin boşanmadan sonra düzenli gelir getiren bir işe girdiğini ve kendisine yakın düzeyde kazandığını ileri sürerek nafakanın azaltılmasını istedi. Mahkeme nafakayı indirdi; Daire önce bu yönden hükmü bozdu, karar düzeltme incelemesinde ise bozma kararını kaldırarak hükmü onadı.
“Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının boşanma karar tarihinden sonra değiştiği anlaşıldığına göre, ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakasının azaltılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 331. maddedeki durumun değişmesi kavramının yalnızca yükümlü ebeveyni değil, velâyet sahibini de kapsadığını gösterir. Nafaka iki ebeveynin gücü karşılaştırılarak belirlendiği için velâyet sahibinin gelirindeki önemli bir artış da dengeyi değiştirir. Daire, boşanma sırasında düzenli geliri olmayan velâyet sahibinin sonradan yükümlüye yakın bir gelir elde etmeye başlamasını tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında bir değişiklik saymış ve nafakanın azaltılmasını isabetli bulmuştur. Kararın bir başka dikkat çekici yanı, Dairenin ilk incelemede bu değişikliği gözden kaçırdığını açıkça belirterek karar düzeltme aşamasında kendi bozma kararını kaldırmasıdır.
Çocuk ergin olunca iştirak nafakası kendiliğinden sona erer; ayrıca kaldırma davası açmakta hukuki yarar yoktur
Boşanmada hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakalarının yükümlüsü, her iki nafakanın kaldırılmasını, olmazsa indirilmesini istedi. İştirak nafakası bağlanan çocuk dava tarihinde ergin olmuştu. Mahkeme davayı kısmen kabul ederek iştirak nafakasını dava tarihinden itibaren indirdi.
“Diğer taraftan, kanun gereği müşterek çocuğun ergin olması ile kendiliğinden sona eren iştirak nafakası nedeniyle davacı hakkında takipte bulunması halinde dahi, davacının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca şikayet yoluna başvurma imkanının bulunduğu, diğer bir ifade ile bir hakkın, mahkeme kararına gerek olmaksızın, başka bir yolla ve aynı ölçüde güvenli olarak elde edilebilmesinin mümkün olduğu, bu durumda o hakla ilgili olarak dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığı açıktır.”
Ne anlama geliyor? Daire, 331. madde ile 328. madde arasındaki sınırı çizer. 331. madde, devam eden bir nafaka borcunun koşullar değiştiğinde yeniden belirlenmesi veya kaldırılması içindir. Oysa çocuğun ergin olmasıyla iştirak nafakası kanun gereği kendiliğinden sona erer; ayrıca bir mahkeme kararına gerek yoktur. Bu nedenle ergin olmuş çocuk için kaldırma veya indirme davası açmakta hukuki yarar bulunmaz ve dava bu gerekçeyle reddedilmelidir; mahkemenin nafakayı indirmesi bu yüzden bozulmuştur. Nafaka alacaklısı çocuğun erginliğinden sonra yine de icra takibine girişirse, yükümlü İİK m. 16 uyarınca şikâyet yoluna başvurabilir. Ergin çocuğun eğitimi sürüyorsa bakım borcunun devamını çocuk kendisi dava yoluyla isteyebilir (TMK m. 328).
Velâyet değiştiğinde yeni velâyet sahibi lehine iştirak nafakası, velâyet kararının kesinleşmesinden itibaren başlar
Baba, çocuğun velâyetinin kendisine verilmesini ve çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmesini istedi; birleşen davada, çocuk kendi yanında yaşadığı için anneye ödediği iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasını da talep etti. Yerel mahkeme velâyeti babaya verdi, baba lehine dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmetti ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.
“Mahkemece verilen velayetin değiştirilmesi kararı da ancak kararın kesinleşmesiyle geçerlilik kazanacağından, iştirak nafakasının başlangıç tarihinin de velayetin değiştirilmesi kararının kesinleşme tarihi olması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, velâyetin değiştirilmesiyle birlikte nafakanın da yön değiştirdiği durumlarda zamanlamayı belirler. Hukuk Genel Kurulu'na göre iştirak nafakası talep edebilmek için velâyet hakkına sahip olmak gerekir; velâyetin değiştirilmesi kararı ise ancak kesinleşmekle geçerlilik kazanır. Bu nedenle yeni velâyet sahibi lehine iştirak nafakası, dava tarihinden değil, velâyet kararının kesinleşme tarihinden itibaren başlar. Kurul, velâyeti kendisine bırakılmamış ebeveynin çocuğa fiilen bakması hâlinde nafakaya hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını da belirtmiştir. Uygulamadaki sonuç şudur: çocuk fiilen diğer ebeveynin yanına geçtiğinde velâyet davası gecikmeden açılmalı, eski nafakanın kaldırılması ile yeni nafaka istemi aynı yargılamada birlikte ileri sürülmelidir.
Artırılan nafaka dava tarihinden itibaren ödenir; kesinleşmeye kadar daha düşük bir ara miktar belirlenemez
Velâyet sahibi, iştirak nafakasının artırılmasını istedi; dilekçesinde yargılama süresince tedbir olarak bir miktar, davanın kabulüyle de dava tarihinden itibaren daha yüksek bir miktar talep etti. İlk derece mahkemesi, dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir istemindeki miktarı, kesinleşmeden sonrası için ise daha yüksek bir miktarı esas aldı.
“Kadının dava dilekçesindeki talebinin öncelikle tedbiren aylık 15.000,00 TL olarak belirlenmesi, davanın kabulü ile de dava tarihinden itibaren aylık 30.000,00 TL'ye yükseltilmesi şeklinde olduğuna göre taleple bağlı kalındığı gerekçesi ile dava tarihinden karar kesinleşene kadar 15.000,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Artırım davasında yeni miktarın hangi tarihten itibaren geçerli olacağı, sonucu doğrudan etkileyen bir sorudur. Daire bu kararda artırılan nafakanın dava tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğini kabul etmiş; ilk derece mahkemesinin dava tarihinden kesinleşmeye kadar tedbir istemindeki düşük miktarı, kesinleşmeden sonrası için ise daha yüksek miktarı esas almasını hatalı bulmuştur. Tedbir istemi, yargılama süresince geçici bir koruma içindir (TMK m. 332); esas hakkında belirlenen artırılmış nafakanın başlangıcını geciktirmez. Daire, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hatayı düzelterek artırılmış miktarın dava tarihinden itibaren ödenmesine hükmetmiştir.
Velâyetin değiştirilmesine bağlı nafaka kaldırma istemi fer'i niteliktedir; davacının oturduğu yer mahkemesi yetkilidir
Davacı, velâyetin değiştirilmesini ve buna bağlı olarak ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılmasını kendi oturduğu yerdeki mahkemede istedi. Davalı yetki itirazında bulundu; mahkeme, boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi.
“Oysa dava "Velayetin değiştirilmesi ve buna bağlı olarak boşanma hükmü ile ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakasının kaldırılması" isteğine ilişkin olup, asıl davanın velayetin değiştirilmesine ilişkin olduğu, iştirak nafakasının kaldırılması talebinin ise asıl davaya bağlı fer'i bir istek niteliğinde bulunduğu gözetildiğinde, çekişmesiz yargıya dahildir (HMK m. 382/2-b-13). Çekişmesiz yargı işlerinde de, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m.384). Bu kurala göre, davacı kendi oturduğu yer mahkemesinde dava açabilir.”
Ne anlama geliyor? 331. madde uyarınca açılan kaldırma davası, velâyetin değiştirilmesi istemiyle birlikte de açılabilir: çocuk nafaka ödeyen ebeveynin yanına geçmişse hem velâyet hem nafaka yeniden düzenlenmelidir. Daire, bu durumda asıl davanın velâyetin değiştirilmesi olduğunu, nafakanın kaldırılması isteminin ise ona bağlı fer'i bir istek niteliğinde bulunduğunu kabul etmiştir. Velâyetin değiştirilmesi çekişmesiz yargı işi olduğundan HMK m. 384 uyarınca talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir; nafaka alacaklısının yerleşim yerine ilişkin kural bu davayı kesin yetkiye bağlamaz. Böylece davacı kendi oturduğu yerde dava açabilir ve mahkeme yetkisizlik kararı veremez.
Nafaka kaldırma davasında temyiz, nafakanın bir yıllık toplam tutarına göre kesinlik sınırına bağlıdır
Baba, kişisel ilişkinin sınırlandırılması davasının görüldüğü yargılamada velâyetin kendisine verilmesini ve iştirak nafakasının kaldırılmasını istedi. Velâyet ve nafaka istemleri reddedildi; baba bölge adliye mahkemesinin kararını temyiz etti.
“Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen iştirak nafakasının bir yıllık toplam miktarı 120.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 331. madde davalarında önemli bir kanun yolu sorununu gösterir. Velâyetin değiştirilmesi çekişmesiz yargı işi olduğundan bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararı kesindir ve temyiz edilemez (HMK m. 362/1-ç). Nafakanın kaldırılması istemi ise parasal bir istemdir; temyiz edilebilmesi için nafakanın bir yıllık toplam tutarının karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırını aşması gerekir. Somut olayda yıllık tutar sınırın altında kaldığından temyiz dilekçesi reddedilmiştir. Uygulamadaki sonuç şudur: yıllık tutarı kesinlik sınırının altında kalan artırım, indirim veya kaldırma davaları istinaf aşamasında kesinleşir; bu nedenle deliller ilk derece yargılamasında eksiksiz sunulmalıdır.
Madde gerekçesi
Madde 331- Yürürlükteki Kanunda bulunmayan bu hüküm de 1984 tarihli Öntasarının 251 inci maddesinden alınmıştır. Maddede, çocuğun ihtiyaçlarında veya ana ve babanın ödeme gücünde veya benzeri hayat koşullarının değişmesi hâlinde, hâkim tarafından nafaka miktarının yeniden belirlenmesi veya nafakanın tamamen kaldırılması olanağı düzenlenmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 125Gerekçe iki cümleden ibarettir ama maddenin kapsamını açıkça çizer. Birinci cümle kaynağı gösterir: hüküm eski Kanun'da yoktur ve 1984 Öntasarısından alınmıştır. İkinci cümle ise değişikliğin nerede aranacağını sayar: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın ödeme gücü ve benzeri hayat koşulları. "Benzeri" kelimesi sayımın örnek niteliğinde olduğunu gösterir; velâyet sahibinin gelirinin artması, çocuğun yükümlünün yanına geçmesi veya paranın alım gücünün düşmesi de bu kapsamda değerlendirilir. Gerekçenin kullandığı "yeniden belirlenmesi" ifadesi, hâkimin yalnızca artırma veya azaltma yapmadığını, nafakayı güncel koşullara göre baştan hesapladığını gösterir; bu nedenle protokolde ayrı yazılmış gider kalemleri de yeniden belirlemede tek bir nafaka içinde toplanabilir (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026). "Tamamen kaldırılması" ifadesi ise kaldırmanın da mahkeme kararıyla yapılabileceğini, ama kanunun kendiliğinden sona erme hâllerini ayrıca düzenlediğini hatırlatır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçenin belirttiği gibi, eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktur. 743 sayılı Kanun, çocuk nafakasının değişen koşullara göre yeniden belirlenmesini veya kaldırılmasını ayrı bir maddede düzenlemiyordu. 4721 sayılı Kanun bu olanağı çocuk nafakası için açık bir hüküm olarak kanun metnine yazmıştır.
| 743 sayılı Kanun | 4721 sayılı Kanun m. 331 | |
|---|---|---|
| Durumun değişmesi hâlinde yeniden belirleme | Ayrı bir hüküm yoktu | Hâkim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler |
| Nafakanın kaldırılması | Ayrı bir hüküm yoktu | Hâkim istem üzerine nafakayı kaldırır |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde tek cümle olarak yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Uygulamadaki güncel gelişmeler anlaşmalı boşanma protokolleriyle ilgilidir: protokoldeki genel feragat maddelerinin artırıma engel olmadığı kabul edilmiş (Yargıtay 2. HD, 2026/2058 E., 2026/4169 K., 15.04.2026), protokolde ayrı yazılmış eğitim giderlerinin yeniden belirlemede tek bir nafaka içinde toplanması gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026).
İlgili maddeler
- TMK m. 176: Yoksulluk nafakasının artırılması, azaltılması ve kaldırılması.
- TMK m. 177: Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında yetki.
- TMK m. 182: Boşanmada iştirak nafakası.
- TMK m. 183: Boşanmadan sonra durumun değişmesi.
- TMK m. 328: Bakım borcunun süresi.
- TMK m. 329: Nafaka davası açma hakkı.
- TMK m. 330: Nafaka miktarının takdiri.
- TMK m. 332: Nafaka davasında geçici önlemler.
- TMK m. 334: Nafaka için güvence verilmesi.
- TMK m. 351: Çocuğun korunmasında durumun değişmesi.
Çocuğunuz için ödenen nafakanın artırılması, indirilmesi veya kaldırılması konusunda boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 331 ne diyor?
Durumun değişmesi hâlinde hâkimin, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyeceğini veya nafakayı kaldıracağını söyler.
Durumun değişmesi ne demek?
Nafakanın belirlendiği tarihten sonra çocuğun ihtiyaçlarında, ana ve babanın ödeme gücünde veya hayat koşullarında önemli bir değişiklik olması.
Hâkim nafakayı kendiliğinden değiştirebilir mi?
Hayır; kanun istem şartı koyar, taraflardan birinin dava açması gerekir.
Nafaka artırım davası ne zaman açılabilir?
Her zaman; kanunda süre sınırı yoktur (Yargıtay HGK, 2014/101 E., 2016/111 K., 29.01.2016).
Önceki artırım davası sürerken yeni dava açılabilir mi?
Farklı bir dönem için açılıyorsa evet.
Nafaka her yıl endekse göre artıyorsa yine de artırım istenebilir mi?
Evet; çocuğun ihtiyaçları büyüdüyse (Yargıtay HGK, 2017/2916 E., 2019/1130 K., 05.11.2019).
Protokolde nafakadan feragat ettik; artırım isteyebilir miyim?
Evet; genel feragat maddesi ileride artırım istenmesine engel değildir (Yargıtay 2. HD, 2026/2058 E., 2026/4169 K., 15.04.2026).
Protokolde nakdî nafaka yoktu, yalnızca okul ücreti vardı; ne olur?
Koşullar değiştiğinde bu giderleri kapsayan tek bir iştirak nafakası belirlenebilir (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026).
Artırımda nelere bakılır?
Çocuğun yaşı, eğitim durumu, paranın alım gücü ve ana babanın mali durumu.
Karşı taraf yeniden evlendi; artırım yine istenebilir mi?
Evet; yeni aile yükleri çocuğun büyüyen ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (Yargıtay 3. HD, 2016/12620 E., 2017/2897 K., 09.03.2017).
Artırılan nafaka hangi tarihten itibaren ödenir?
Dava tarihinden itibaren (Yargıtay 2. HD, 2024/3340 E., 2024/5512 K., 10.09.2024).
Yeni miktar için yıllık artış da istemeli miyim?
Evet; gelecek yıllara ilişkin artış ayrıca istenir (TMK m. 330).
Gelirim azaldı; nafakayı indirebilir miyim?
Azalma kalıcı ve belgelenmişse indirim isteyebilirsiniz; mahkeme çocuğun güncel ihtiyaçlarını da gözetir.
Yeniden evlendim ve yeni çocuklarım oldu; nafaka düşer mi?
Tek başına yeterli sayılmayabilir (Yargıtay 3. HD, 2016/17575 E., 2017/7089 K., 11.05.2017).
Velâyet sahibi işe girdi; nafaka indirilebilir mi?
Geliri önemli ölçüde arttıysa evet (Yargıtay 2. HD, 2017/6469 E., 2017/14754 K., 18.12.2017).
Çocuk 18 yaşına girdi; kaldırma davası açmalı mıyım?
Hayır; nafaka kendiliğinden sona erer (Yargıtay 3. HD, 2016/4171 E., 2016/12901 K., 17.11.2016).
Erginlikten sonra icra takibi yapılırsa ne olur?
İİK m. 16 uyarınca icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurulabilir.
Nafaka başka hangi hâllerde kendiliğinden sona erer?
Çocuğun veya yükümlünün ölümü ve çocuğun evlat edinilmesi hâlinde (Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012).
Çocuk benim yanıma geçti; nafaka ödemeye devam edecek miyim?
Velâyetin değiştirilmesi ve nafakanın kaldırılması istenmelidir.
Velâyet bana geçerse nafaka ne zaman başlar?
Velâyet kararının kesinleşmesinden itibaren (Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018).
Davayı hangi mahkemede açarım?
Aile mahkemesinde; boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177).
Velâyetle birlikte kaldırma istersem yetki değişir mi?
Evet; kendi oturduğunuz yerde de açabilirsiniz (Yargıtay 2. HD, 2019/2532 E., 2019/4235 K., 08.04.2019).
Mahkeme dosya üzerinden karar verebilir mi?
Hayır; duruşma yapılmalıdır (Yargıtay HGK, 2020/728 E., 2022/237 K., 01.03.2022).
Karar temyiz edilebilir mi?
Nafakanın bir yıllık toplam tutarı kesinlik sınırını aşıyorsa (Yargıtay 2. HD, 2024/9076 E., 2024/10586 K., 26.12.2024).
Dava sırasında geçici nafaka istenebilir mi?
Evet (TMK m. 332).
Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Yoktu.
Madde hangi kaynaktan alınmıştır?
1984 tarihli Öntasarının 251. maddesinden.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 176, 177, 182, 183, 328, 329, 330, 331, 332, 334, 351
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 166, 316, 320, 362, 384
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 16
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 331 gerekçesi s. 125, Komisyon değişiklik listesi s. 311-315
- Yargıtay HGK, 2020/728 E., 2022/237 K., 01.03.2022
- Yargıtay HGK, 2017/2916 E., 2019/1130 K., 05.11.2019
- Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018
- Yargıtay HGK, 2014/101 E., 2016/111 K., 29.01.2016
- Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012
- Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2026/2058 E., 2026/4169 K., 15.04.2026
- Yargıtay 2. HD, 2024/9076 E., 2024/10586 K., 26.12.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/3340 E., 2024/5512 K., 10.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2019/2532 E., 2019/4235 K., 08.04.2019
- Yargıtay 2. HD, 2017/6469 E., 2017/14754 K., 18.12.2017
- Yargıtay 3. HD, 2016/17575 E., 2017/7089 K., 11.05.2017
- Yargıtay 3. HD, 2016/12620 E., 2017/2897 K., 09.03.2017
- Yargıtay 3. HD, 2016/4171 E., 2016/12901 K., 17.11.2016
