Türk Medeni Kanunu · Soybağının Hükümleri

TMK Madde 328: Bakım Borcunun Süresi ve Ergin Çocuğun Eğitimi

Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesine göre ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Bu sayfada iştirak nafakasının ne zaman bittiğini, ergin çocuğun nafakasını kimin ve nasıl isteyeceğini, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 9 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Beşinci Ayırım: Soybağının Hükümleri › D. Çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama

II. Süresi

Madde 328

  1. (1)Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.
  2. (2)Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 328 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: bakım borcu erginlikle sona erer
  4. İkinci fıkra: eğitimi süren ergin çocuk
  5. Ergin çocuğun nafaka davası
  6. Nafakanın miktarı, değişmesi ve sona ermesi
  7. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 328, ana ve babanın bakım borcunun ne zamana kadar süreceğini belirler. Birinci fıkra genel kuraldır: bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Bu nedenle boşanmada bağlanan iştirak nafakası, çocuk ergin olduğu gün mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer; kaldırılması için dava açmakta hukuki yarar yoktur (Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012). İkinci fıkra bir uzatma tanır: çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Bu hak artık velâyet sahibi ebeveyn tarafından değil, ergin çocuğun kendisi tarafından istenir (Yargıtay 3. HD, 2013/2481 E., 2013/4013 K., 11.03.2013). Hukuk Genel Kurulu açık öğretimde okumayı ve sınav hazırlığını da eğitimin devamı saymıştır (Yargıtay HGK, 2017/959 E., 2019/1131 K., 05.11.2019).

Erginlik
On sekiz yaşın doldurulması; evlenme veya mahkeme kararıyla da kazanılabilir.
Bakım borcu
Ana ve babanın çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerini karşılama yükümlülüğü.
İştirak nafakası
Velâyet kendisine verilmeyen ebeveynin küçük çocuk için ödediği nafaka.
Ergin çocuk nafakası
Eğitimi süren ergin çocuğun ana ve babasından kendi adına istediği nafaka; uygulamada yardım nafakası olarak da anılır.

TMK 328 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Genel süreBakım borcu erginliğe kadar sürerTMK m. 328/1
İştirak nafakasıErginlikle kendiliğinden sona ererYargıtay HGK, 2012/713 K.
Kaldırma davasıHukuki yarar yokturYargıtay HGK, 2012/713 K.
UzatmaEğitim sürüyorsa eğitim sonuna kadarTMK m. 328/2
ÖlçüDurum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüdeTMK m. 328/2
Talep edenErgin çocuğun kendisiYargıtay 3. HD, 2013/4013 K.
Resen nafakaÇocuğun davası yoksa bağlanamazYargıtay 2. HD, 2016/2843 K.
Açık öğretimNafakaya engel değildirYargıtay HGK, 2019/1131 K.
Sınav hazırlığıEğitimin devamı sayılırYargıtay HGK, 2019/1181 K.
İşe başlamaNafaka o tarihten itibaren kaldırılırYargıtay HGK, 2019/1181 K.
Vakıf üniversitesiTek başına nafakayı engellemezYargıtay 2. HD, 2023/991 K.
EvlenmeÇocuk evlenmekle ergin olurYargıtay 2. HD, 2018/8149 K.

TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'da karşılığı bulunmayan yeni bir hükümdür. Maddenin yazımında, İsviçre Medenî Kanunu'nun 277. maddesini göz önünde tutan 1984 tarihli Öntasarının 248. maddesi örnek alınmıştır. Gerekçe iki fıkrayı açıkça ayırır: birinci fıkra, ana ve babanın bakım borcunun çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği kuralını koyar; ikinci fıkraya göre ise çocuk ergin olmuş olsa bile bakım borcu, çocuğun eğitiminin sona ermesine kadar, ana ve babadan durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde olmak üzere devam edebilir. Gerekçedeki "devam edebilir" ifadesi, ikinci fıkranın otomatik değil, koşullara bağlı bir uzatma getirdiğini gösterir. Tasarının 328. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).

Dikkat

Bu maddede en sık yapılan hata, çocuk on sekiz yaşını doldurduktan sonra eski iştirak nafakası ilamıyla işlem yapmaya devam etmektir. İştirak nafakası erginlikle kendiliğinden sona erer; ergin olunan tarihten sonrası için icra takibine devam edilirse borçlu icra mahkemesine şikâyet yoluyla buna karşı koyabilir, ayrıca kaldırma davası açmasına gerek yoktur (Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012). İkinci hata, eğitimi süren ergin çocuk için nafakayı velâyet sahibi ebeveynin istemesidir: erginlikle velâyet sona erdiğinden bu dava çocuğun kendisi tarafından açılmalıdır (Yargıtay 3. HD, 2013/2481 E., 2013/4013 K., 11.03.2013). Üçüncü uyarı nafaka borçlusuna ilişkindir: çocuğun mezun olması, açık öğretimde okuması veya ara sıra çalışması tek başına nafakayı bitirmez; yükümlülük çocuk düzenli bir işe başladığında sona erer (Yargıtay HGK, 2018/904 E., 2019/1181 K., 14.11.2019).

Birinci fıkra: bakım borcu erginlikle sona erer

Birinci fıkra, TMK 327'de düzenlenen bakım borcunun zaman sınırını çizer (TMK m. 327). Bu sınır, uygulamada en çok boşanmada bağlanan iştirak nafakası bakımından önem taşır. Hukuk Genel Kurulu'na göre iştirak nafakası çocuğun veya nafaka yükümlüsünün ölümü, çocuğun evlat edinilmesi veya ergin olması hâllerinde sona erer (Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012); erginlik bu hâllerin en sık görülenidir. Kural kendiliğinden işler: nafaka borçlusunun ayrıca dava açıp nafakanın kaldırılmasını istemesine gerek yoktur ve böyle bir davada hukuki yarar bulunmaz. Çocuk temyiz incelemesi sırasında ergin olmuşsa da iştirak nafakası o tarihte kendiliğinden biter; Yargıtay bu durumu nafaka miktarına yönelik temyiz itirazlarını değerlendirirken gözetir (Yargıtay 2. HD, 2016/4748 E., 2017/7937 K., 22.06.2017). Erginlik yalnızca yaşla değil evlenmeyle de kazanıldığından, evlenen küçük için iştirak nafakası evlenme tarihine kadar sürer.

İkinci fıkra: eğitimi süren ergin çocuk

DurumSonuçKarar
Üniversitede okuyan, düzenli geliri olmayan çocukNafaka istenebilirYargıtay HGK, 2015/1020 K.
Açık öğretim lisesinde okuyan çocukNafakaya engel değildirYargıtay HGK, 2019/1131 K.
Mezuniyet sonrası açık öğretim üniversitesinde ikinci eğitimNafaka kaldırılamaz, gerekirse indirilirYargıtay HGK, 2019/1138 K.
Kamu personeli seçme sınavı hazırlığı, dil kursuEğitimin devamı sayılırYargıtay HGK, 2019/1181 K.
Çocuğun bir işe başlamasıNafaka işe başlama tarihinden itibaren kaldırılırYargıtay HGK, 2019/1181 K.
Babaya danışılmadan seçilen vakıf üniversitesiNafakayı engellemez; miktar ekonomik güce göre belirlenirYargıtay 2. HD, 2023/991 K.

İkinci fıkranın üç unsuru vardır. Birincisi, eğitimin sürmesidir: Hukuk Genel Kurulu bu kavramı geniş yorumlar; örgün öğrenimin yanında açık öğretim, ikinci bir okul ve mesleğe yerleşmek için gerekli kurs ve sınav hazırlıkları da eğitimin devamı sayılmıştır (Yargıtay HGK, 2017/959 E., 2019/1131 K., 05.11.2019). İkincisi, ihtiyaçtır: çocuğun düzenli bir geliri bulunmamalı; ara sıra veya kısa süreli çalışma, kazanç okul giderlerine ve ihtiyaçlara yetmiyorsa nafakayı engellemez. Üçüncüsü, ebeveynden beklenebilecek ölçüdür: yükümlülük ana ve babanın durum ve koşullarına göre belirlenir; düşük gelirli bir ebeveyn de kendisinden beklenebilecek ölçüde katkıda bulunur, ekonomik gücü yüksek bir ebeveynden ise buna uygun bir katkı beklenir. Bu üçüncü unsur, yükümlülüğün varlığını değil miktarını belirler. Kurul, bu yükümlülüğü çocuğun olduğu kadar ebeveynin de yararına görmüş, çocuğun okulunu bitirip bir işe girmesini babanın da çıkarına saymıştır (Yargıtay HGK, 2013/1627 E., 2015/1020 K., 13.03.2015).

Ergin çocuğun nafaka davası

Usulde en önemli nokta, erginlikle birlikte tarafların değişmesidir. Küçük çocuk için nafakayı velâyet sahibi ebeveyn ister ve alır (TMK m. 329); çocuk ergin olduğunda velâyet sona erer ve nafaka hakkı çocuğun kendisine geçer. Bu nedenle ergin çocuk adına annesinin ya da babasının açtığı dava reddedilir; dava sürerken çocuk ergin olursa, kararların ona tebliğ edilmesi ve davanın onun iradesiyle sürdürülmesi gerekir. Velâyet sahibinin çocuk adına avukata verdiği vekâletname de erginlikle sona erer (Yargıtay 2. HD, 2025/1468 E., 2025/4646 K., 06.05.2025). Uygulamada boşanmadan kalan iştirak nafakası, çocuk on sekiz yaşına geldiği gün biter; eğitim sürüyorsa çocuğun yeni bir dava açması gerekir. Bu geçiş döneminde nafaka kesintisi yaşanmaması için dava, erginliğe yakın bir tarihte hazırlanmalıdır.

Nafakanın miktarı, değişmesi ve sona ermesi

Uygulamada

Ergin çocuksanız ve eğitiminiz sürüyorsa, nafaka davasını kendiniz açın; velâyet sahibi ebeveyniniz sizin adınıza dava açamaz. Dilekçenize öğrenci belgenizi, okulunuzun öğrenim ücreti ve barınma giderlerine ilişkin belgeleri, düzenli bir gelirinizin olmadığını gösteren kayıtları koyun; açık öğretimde okuyor, ikinci bir öğrenime devam ediyor veya mesleğe hazırlık kursuna gidiyorsanız bunu da belgelendirin. Boşanmadan kalan iştirak nafakası on sekiz yaşınızı doldurduğunuz gün biteceği için davayı bu tarihe yakın açmanız, geçiş döneminde kesinti yaşamamanızı sağlar; dava sürerken geçici nafaka da isteyebilirsiniz. Nafaka borçlusu ebeveynseniz, çocuğunuz ergin olduğunda iştirak nafakası kendiliğinden sona erer; eski ilamla takibe devam edilirse icra mahkemesine şikâyette bulunun, ayrıca kaldırma davası açmanıza gerek yoktur. Çocuğunuzun ergin olduktan sonra açtığı davada ise savunmanızı, eğitimin gerçekten sürüp sürmediği, çocuğun düzenli bir gelirinin bulunup bulunmadığı ve kendi ödeme gücünüz üzerine kurun; diğer ebeveynin de katkı yükümlülüğü olduğunu ve onun ekonomik durumunu ileri sürün. Çocuğunuz düzenli bir işe başladığında nafakanın kaldırılmasını isteyin ve işe giriş tarihini belgelendirin.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2012/3-470 E. · 2012/713 K.17.10.2012

İştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer; kaldırılması için dava açmakta hukuki yarar yoktur

Baba, boşanma kararıyla ödemekte olduğu iştirak nafakasının, çocuğun ergin olduğu tarih itibarıyla kaldırılmasını istedi. Çocuk, açık öğretimde eğitimine devam ettiğini ve nafakaya ihtiyacı sürdüğünü savundu; yerel mahkeme nafakanın ergin olunan tarihte sona erdiğini tespit etti ve bu kararda direndi.

“İştirak nafakası, çocuğun veya nafaka yükümlüsünün ölümü; çocuğun evlat edinilmesi veya ergin olması hallerinde sona erer. TMK'nun 328/1.maddesi uyarınca kural olarak ana babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam ettiğinden, anılan maddenin birinci fıkrasının açık hükmü uyarınca küçük reşit olmakla kendisine bağlanan iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Zira, velayet ve velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma zorunluluğu çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Ne var ki, çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve babanın TMK'nun 382/2.maddesinden kaynaklanan bakım yükümü eğitim sona erinceye kadar devam eder.”

Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu bu kararla maddenin iki fıkrasını birbirinden ayırır. Birinci fıkraya göre ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer; bu nedenle iştirak nafakası, çocuk ergin olduğu gün mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer. İkinci fıkraya göre ise eğitimi süren ergin çocuğun bakım hakkı devam edebilir; ama bu artık iştirak nafakasının devamı değil, çocuğun kendi talebine bağlı ayrı bir nafakadır. Kurul, kendiliğinden sona eren nafakanın kaldırılması için dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını belirtmiş; ergin olunan tarihten sonrası için icra takibine devam edilirse borçlunun icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurabileceğini hatırlatmıştır (İİK m. 16). Karar oy çokluğuyla verilmiştir; azınlık, icra takibi bulunduğu için dava açmakta hukuki yarar olduğu görüşündedir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/447 E. · 2016/2843 K.17.02.2016

Eğitimi süren ergin çocuk için nafaka, ancak çocuğun kendisi dava açarsa değerlendirilir; mahkeme bu gerekçeyle anneye nafaka bağlayamaz

Baba, dava tarihinden önce ergin olan çocuk için ödediği iştirak nafakasının kaldırılmasını istedi. Mahkeme, çocuğun eğitimine devam ettiğini belirterek talebi reddetti ve dava tarihinden itibaren yeniden nafaka bağladı.

“Velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma zorunluluğu çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer (TMK m. 335, 328/1). Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve babanın, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakım yükümlülüğü (TMK m. 328/2), ergin olan çocuk tarafından açılmış bir nafaka davası varsa dikkate alınır. Ergin olan çocuk tarafından, ana ve babanın açıklanan yükümlülüğüne dayanılarak açılmış bir nafaka davası bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, ikinci fıkranın kimin talebiyle işleyeceğini belirler. Ergin olan çocuk için bakım borcunun eğitim süresince devamı, ancak ergin çocuğun kendisi tarafından açılmış bir nafaka davası varsa dikkate alınır. Ortada böyle bir dava yokken mahkeme, çocuğun eğitimine devam ettiği gerekçesiyle kaldırma davasında yeniden nafaka bağlayamaz. Daire, kaldırma talebinin reddini sonucu itibarıyla doğru bulmuş, çünkü nafaka zaten ergin olunca kendiliğinden sona ermiştir; ama "eğitimine devam ediyor" gerekçesiyle dava tarihinden itibaren yeni bir nafakaya hükmedilmesini bozmuştur. Uygulamadaki sonuç: ergin çocuğun nafakası, velâyet sahibi ebeveynin değil çocuğun kendi davasıyla istenir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2013/2481 E. · 2013/4013 K.11.03.2013

Ergin çocuk adına annesi velâyeten nafaka isteyemez; koşulları varsa ergin çocuk kendisi yardım nafakası ister

Evlilik devam ederken eşlerden biri, kendisi ve çocuklar için nafaka istedi. Çocuklardan biri dava tarihinde ergindi; mahkeme bu çocuk için de nafakaya hükmetti.

“Ergin olan çocuk adına velayeten annesi nafaka isteyemez. Şartları var ise ergin çocuk yardım nafakası talebinde bulunabilir.”

Ne anlama geliyor? Kısa ama temel bir kural: çocuk ergin olduğunda velâyet sona erer ve ana ya da baba artık onun adına dava açamaz (TMK m. 335). Ergin çocuğun eğitim süresince bakım hakkı, ancak kendisinin açacağı davayla istenebilir; bu dava uygulamada TMK 328/2 ile birlikte yardım nafakasına ilişkin TMK 364'e de dayandırılır (TMK m. 364). Daire, dava tarihinde ergin olan çocuk için annesinin açtığı davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda Daire, eşler birlikte yaşarken istenen nafakanın niteliğini de düzeltmiştir: bu durumda istenen, ailenin geçimi için katkı niteliğindeki tedbir nafakasıdır (TMK m. 196). Velâyet sahibinin çocuk adına vekile verdiği vekâletname de çocuğun ergin olmasıyla sona erer; dava sürerken çocuk ergin olursa kararlar ona tebliğ edilmeli, davayı kendisi sürdürmeli veya yeni vekâletname vermelidir (Yargıtay 2. HD, 2025/1468 E., 2025/4646 K., 06.05.2025).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2013/1627 E. · 2015/1020 K.13.03.2015

Meslek yüksek okulunu bitirip iş bulamayan ve eğitimine devam eden ergin çocuğa baba yardım etmek zorundadır

Boşanmada çocuk için iştirak nafakası bağlanmıştı. Çocuk ergin olduktan sonra meslek yüksekokulunu bitirmiş, açık öğretim fakültesinde okumaya devam ediyordu; eğitiminin sürdüğünü belirterek babasından nafakanın artırılmasını istedi. Yerel mahkeme talebi reddetti ve bozma kararına karşı direndi.

“Meslek yüksek okulundan mezun olmakla birlikte, mesleğine uygun bir iş bulamamış; özel yeteneği nedeniyle düğünlerde müzik aleti kullanarak, cüzi bir miktar para kazanmaktadır. Kazandığı para, ihtiyaçlarını karşılamadığı gibi, okulunun harç ve giderlerine de yetmemektedir. Bu durumda, davacı çocuğun davalı babanın yardımına ihtiyacı olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca, baba yoksulluğa düşmüş çocuğuna yardım etmek zorundadır. Çocuğun okulunu bitirip, bir işe girmesi, çocuğun yararına olduğu gibi, babanın da yararına bulunmaktadır.”

Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu bu kararda ikinci fıkranın "durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde" ifadesini somutlaştırır. Bir meslek okulundan mezun olmak, çocuğun eğitiminin bittiği anlamına gelmez; çocuk eğitimini sürdürüyor ve mesleğine uygun bir iş bulamamışsa, cüzi ve düzensiz kazancı ihtiyaçlarına ve okul giderlerine yetmiyorsa, baba yardım etmekle yükümlüdür. Kurul, yükümlülüğü çocuğun olduğu kadar babanın da yararına gören bir değerlendirmeye yer vermiştir: çocuğun okulunu bitirip bir işe girmesi aileye yük olmaktan çıkması demektir. Özel Daire, çocuğun iştirak nafakasının artırılması şeklindeki talebini hukuki nitelendirme yoluyla TMK 328/2 ve 364/1 kapsamında yardım nafakası talebi saymıştı; Kurul bu bozmayı benimsemiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Bu tür davalarda çocuğun okul belgesi, gelir durumu ve iş arama çabası belirleyicidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2017/959 E. · 2019/1131 K.05.11.2019

Açık öğretim lisesinde okumak, babanın ergin çocuğa yardım yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz

Anne ve babası ayrı yaşayan ergin çocuk, annesiyle birlikte kaldığını ve düzenli bir geliri olmadığını belirterek babasından yardım nafakası istedi. Yerel mahkeme, öğrenim süresinin uzamasının nafakaya engel olduğu gerekçesiyle talebi reddetti ve bu kararda direndi.

“Yine mahkemenin kabulünün aksine açık öğretim lisesinde okuyor olmak, babanın yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir sebep olarak kabul edilemez. Öyleyse baba eğitimine devam eden ve yoksulluğa düşmüş çocuğuna yardım etmek zorundadır.”

Ne anlama geliyor? Kararın önemi, eğitimin biçimine ilişkindir. Devam zorunluluğu olmayan açık öğretim, çocuğun çalışabileceği varsayımıyla nafakayı reddetmek için yeterli görülmemiştir. Kurul, çocuğun kısa süreli ve sürekli olmayan bir işte çalışmış olmasını da ret sebebi saymamış; bu gelirin çocuğun ve okulunun giderlerine yetmediğini tespit etmiştir. Babanın ödeme gücü düşük olsa da, ikinci fıkra gereği kendisinden beklenebilecek ölçüde bir miktar nafaka ödemesi gerekir; ödeme gücü, yükümlülüğün varlığını değil miktarını etkiler (TMK m. 330). Özel Daire bozma kararında, mirasçılıkta aynı sırada yer alan annenin de nafakaya katılma yükümlülüğünün miktarın belirlenmesinde gözetilmesi gerektiğini belirtmişti; Kurul, hakkaniyete uygun bir yardım nafakasına hükmedilmesi gerektiği sonucuyla direnme kararını bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2017/2118 E. · 2019/1138 K.05.11.2019

Açık öğretim üniversitesinde ikinci eğitime devam eden çocuğun nafakası tümden kaldırılamaz; gerekirse indirilir

Baba, ergin çocuğu lehine ödediği yardım nafakasının, çocuğun okulundan mezun olup devam zorunluluğu olmayan ikinci bir okula başladığı ve çalışabileceği gerekçesiyle kaldırılmasını istedi. Yerel mahkeme nafakayı kaldırdı ve bu kararda direndi.

“Yine mahkemenin kabulünün aksine Açık Öğretim Üniversitesinde okuyor olmak, babanın yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir sebep olarak kabul edilemez. Öyleyse baba eğitimine devam eden ve yoksulluğa düşmüş çocuğuna yardım etmek zorundadır. Çocuğun okulunu bitirip, bir işe girmesi, çocuğun yararına olduğu gibi babanın da yararına bulunmaktadır. Şu hâlde, yerel mahkemece; davacının ekonomik durumu da göz önüne alınarak hâlen ödenmekte olan nafakanın bir miktar indirilmesine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle tamamen kaldırılması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Bir önceki kararla aynı gün verilen bu karar, ikinci fıkranın kaldırma davalarındaki etkisini gösterir. Çocuğun bir okuldan mezun olup ikinci bir öğrenime başlaması ve bu öğrenimin açık öğretim olması, tek başına nafakanın kaldırılması için yeterli değildir. Kurul, çocuğun ara sıra çalışmasının sürekli ve yeterli bir gelir sağlamadığını belirtmiş; babanın ekonomik durumu gözetilerek nafakanın bir miktar indirilmesi gerekirken tamamen kaldırılmasını hatalı bulmuştur. Böylece nafakanın varlığı ile miktarı ayrı ayrı değerlendirilir: eğitim sürüyorsa yükümlülük devam eder, koşullar değişmişse miktar yeniden belirlenir (TMK m. 331).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2018/904 E. · 2019/1181 K.14.11.2019

Sınav hazırlık kursu ve benzeri faaliyetler eğitimin devamıdır; nafaka, çocuğun işe başladığı tarihte sona erer

Baba, fakülteden mezun olan ergin çocuğu lehine ödediği yardım nafakasının kaldırılmasını istedi. Çocuk mezuniyetten sonra kamu personeli seçme sınavına hazırlık kursuna devam ediyordu; yargılama sürerken bir şirkette işe başladı.

“Yerel mahkemece direnme kararında; davalının bitirdiği okul ve mesleği itibariyle iş bulma ve çalışma imkânına sahip olduğu, iş bulma imkânı varken çalışmayan meslek sahiplerinin TMK'nın 364. maddesi gereğince yardım nafakasına hak kazanamayacağı gerekçesine yer verilmiş ise de, TMK'nın 328. maddesi ergin çocuğun eğitiminin devam etmesi hâlinde ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde yardımda bulunmalarını bir yükümlülük olarak öngörmüştür. Dolayısıyla davacı babanın aylık gelirinin 3.000,00TL olduğu dikkate alındığında KPSS kursuna giderek eğitimine devam eden ve düzenli bir geliri bulunmayan çocuğuna bir miktar nafaka ödeyebileceği kuşkusuzdur. Bu durumda davacı babanın eğitimine devam eden ve yoksulluğa düşmüş olan çocuğuna yardım etmesi bir zorunluluktur. Öte yandan yargılama aşamasında davalının eğitiminin sona erdiği ve 23.05.2016 tarihinde bir şirkette işe başladığı, sonuç olarak bu tarihten itibaren babasının yardımına ihtiyacı kalmadığı anlaşılmaktadır. Şu hâlde, davalının dava tarihi itibariyle eğitimine devam ettiği ve babasının yardımına ihtiyaç duyduğu, ancak işe başladığı tarihten itibaren babasının yardımına ihtiyacı kalmadığı gözetilerek yardım nafakasının davalının işe başladığı 23.05.2016 tarihi itibariyle kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, ikinci fıkradaki "eğitimi sona erinceye kadar" ifadesinin nasıl okunacağını gösterir. Kurula göre çocuğun edindiği meslekle ilgili bir işe yerleşebilmesi için katıldığı yabancı dil kursu, kamu personeli seçme sınavı hazırlığı veya sertifika programı gibi faaliyetler eğitimin devamı sayılır. Mezun olmak ve iş bulma imkânının bulunması, tek başına yükümlülüğü bitirmez. Buna karşılık çocuk bir işe başladığında artık babanın yardımına ihtiyacı kalmaz ve nafaka o tarihten itibaren kaldırılır. Kurul bu nedenle nafakanın dava tarihinden değil, çocuğun işe başladığı tarihten itibaren kaldırılması gerektiği sonucuna varmıştır. Nafaka borçlusu açısından ders şudur: kaldırma davası açıldıktan sonra gerçekleşen işe giriş gibi olgular da yargılamada dikkate alınır; bunları delilleriyle dosyaya koyun.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2022/10504 E. · 2023/991 K.14.03.2023

Ergin çocuğun babaya danışmadan vakıf üniversitesini seçmesi nafakayı engellemez; takdir edilen miktar az bulunarak karar bozuldu

Ergin çocuk vakıf üniversitesinde eğitime başlamış ve babasından yardım ve eğitim nafakası istemişti. Baba, çocuğun kendisine danışmadan masraflarını karşılayamayacağı bir üniversiteyi seçtiğini ve annenin de giderlere katılması gerektiğini savundu; mahkemeler talebi kısmen kabul etti.

“Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı yararına takdir edilen yardım nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, ikinci fıkradaki "kendilerinden beklenebilecek ölçüde" ölçütünün ebeveynin ekonomik gücüne göre işlediğini gösterir. Babanın, çocuğun pahalı bir vakıf üniversitesini kendisine danışmadan seçtiği ve annenin de katkıda bulunması gerektiği yönündeki itirazları nafakanın varlığını ortadan kaldırmamıştır. Daire, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre takdir edilen yardım nafakasını az bulmuş ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun bir miktara hükmedilmesi gerektiği sonucuyla kararı çocuk yararına bozmuştur (TMK m. 4). Nafaka miktarı, ebeveynin hayat standardı ve çocuğun sürmekte olan eğitiminin gerçek giderleri birlikte değerlendirilerek belirlenir; iki ebeveynin gücü oranında katılması ilkesi de miktarın hesabında dikkate alınır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2014/21541 E. · 2015/3257 K.02.03.2015

Ergin çocuk için dava sırasında tedbir nafakası bağlanmışsa, yardım nafakası tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hükme bağlanır

Eğitimine devam eden ergin çocuk için yardım nafakası istendi. Mahkeme dava sürerken geçici önlem olarak tedbir nafakasına, dava sonunda da dava tarihinden geçerli yardım nafakasına hükmetti.

“Ancak, 21.02.2013 tarihli celsede davacı lehine geçici önlem niteliğinde aylık 1.000 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş olup, mahkemece; bu husus gözetilmeden tahsilde tekerrüre neden olacak şekilde davacı için dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yardım nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, ergin çocuğun nafaka davasında sık yapılan bir usul hatasını gösterir. Dava sürerken çocuğun ihtiyaçları için geçici önlem niteliğinde tedbir nafakası bağlanabilir. Dava sonunda yardım nafakasına dava tarihinden itibaren hükmedilirse, aynı dönem için iki nafaka birden tahsil edilebilir hâle gelir. Daire, hükme "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ibaresinin eklenmesi gerektiğini belirterek kararı düzelterek onamıştır. Nafaka alacaklısı da borçlusu da hükmün bu ifadeyi içerip içermediğini kontrol etmelidir; aksi hâlde icra aşamasında mükerrer tahsil tartışması doğar.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 328- Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Maddenin yazımında, İsviçre Medenî Kanununun 277 nci maddesini göz önünde tutan 1984 tarihli Öntasarının 248 inci maddesi örnek alınmıştır. Birinci fıkra, ana ve babanın bakım borcunun çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği kuralını koymaktadır. Ancak ikinci fıkraya göre, çocuk ergin olmuş olsa bile, bakım borcu, çocuğun eğitiminin sona ermesine kadar, ana ve babadan durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde olmak üzere devam edebilir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 124

Gerekçenin en önemli katkısı, ikinci fıkradaki yükümlülüğün niteliğini göstermesidir. Gerekçe "devam eder" değil "devam edebilir" der: ergin çocuğun bakım hakkı otomatik değildir, eğitimin sürmesine ve ana ile babadan durum ve koşullara göre beklenebilecek olana bağlıdır. Hukuk Genel Kurulu da bu gerekçeye açıkça atıf yapmış ve maddenin, bakım borcunun erginliğe kadar süreceği, ergin olsa bile eğitimi sürüyorsa beklenebilecek ölçüde devam edeceği amacıyla düzenlendiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012). Madde böylece iki aşamalı bir yapı kurar: kural erginliğe kadar bakım, istisna ise eğitimi süren ergin çocuğun korunmasıdır. Birinci fıkradaki genel kuralın somut sonucu, boşanmada bağlanan iştirak nafakasının erginlikle kendiliğinden sona ermesidir.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçenin belirttiği gibi, eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktur. 743 sayılı Kanun ana ve babanın bakım borcunun süresini ayrıca düzenlemiyordu; eğitimi süren ergin çocuğun korunması için de özel bir hüküm bulunmuyordu. Bu boşlukta ergin çocuk ancak genel muavenet, yani yardım nafakası hükmüne dayanabiliyordu:

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 315 (mülga)

Herkes, yardım etmediği surette zarurete düşecek olan usul ve füruuna ve erkek ve kız kardeşlerine muavenet ile mükelleftir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr

Bu hüküm, ergin çocuğun ana ve babasından yardım isteyebilmesini zarurete düşme koşuluna bağlıyordu. 4721 sayılı Kanun iki şey yapmıştır. Birincisi, yardım nafakasını TMK 364'te benzer biçimde korumuştur: herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür (TMK m. 364). İkincisi, ergin çocuğun eğitimi için TMK 328/2 ile özel bir dayanak getirmiştir: eğitim sürüyorsa bakım borcu, ana ve babadan beklenebilecek ölçüde devam eder. Uygulamada ergin çocuğun davası iki hükme birlikte dayandırılır.

743 sayılı Kanun4721 sayılı Kanun m. 328
Bakım borcunun süresiAyrıca düzenlenmemiştiErginliğe kadar
Eğitimi süren ergin çocukÖzel hüküm yoktuEğitim sonuna kadar, beklenebilecek ölçüde
Ergin çocuğun dayanağıMuavenet (m. 315), zaruret koşuluylaTMK 328/2 ve 364
İştirak nafakasının sonuAçık hüküm yoktuErginlikle kendiliğinden sona erer

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde iki fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Maddenin uygulamasındaki gelişme içtihattadır: Hukuk Genel Kurulu 2012'de iştirak nafakasının erginlikle kendiliğinden sona erdiğini ve kaldırılması için dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını kabul etmiş (Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012); 2015 ve 2019 kararlarıyla da eğitimin devamı kavramını açık öğretim, ikinci öğrenim ve mesleğe hazırlık faaliyetlerini kapsayacak biçimde genişletmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2118 E., 2019/1138 K., 05.11.2019).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Ergin çocuğunuzun eğitim nafakası, sona eren iştirak nafakasına dayalı bir takip ya da nafakanın indirilmesi veya kaldırılması için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 328 ne diyor?

Ana ve babanın bakım borcunun çocuğun ergin olmasına kadar süreceğini; eğitimi süren ergin çocuğa ise eğitimi bitene kadar, beklenebilecek ölçüde bakılacağını söyler.

İştirak nafakası ne zaman biter?

Çocuk ergin olduğu gün kendiliğinden (Yargıtay HGK, 2012/3-470 E., 2012/713 K., 17.10.2012).

Bunun için dava açmak gerekir mi?

Gerekmez; kaldırma davasında hukuki yarar yoktur.

Erginlikten sonra takibe devam edilirse ne yapılır?

İcra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.

Evlenen çocuğun nafakası ne olur?

Çocuk evlenmekle ergin olur; nafaka evlenme tarihinde biter (Yargıtay 2. HD, 2016/17949 E., 2018/8149 K., 26.06.2018).

Üniversitede okuyan çocuk nafaka isteyebilir mi?

Evet; eğitimi süren ve düzenli geliri olmayan ergin çocuk isteyebilir (Yargıtay HGK, 2013/1627 E., 2015/1020 K., 13.03.2015).

Açık öğretimde okumak engel mi?
Mezun olduktan sonra ikinci bir okula devam eden çocuk?

Nafaka tümden kaldırılamaz; gerekirse indirilir (Yargıtay HGK, 2017/2118 E., 2019/1138 K., 05.11.2019).

Sınav hazırlık kursu eğitim sayılır mı?

Evet; mesleğe yerleşmek için gereken kurs ve sınav hazırlığı eğitimin devamıdır (Yargıtay HGK, 2018/904 E., 2019/1181 K., 14.11.2019).

Çocuk işe başlarsa ne olur?

Nafaka işe başladığı tarihten itibaren kaldırılır.

Ara sıra çalışmak nafakayı engeller mi?

Kazanç ihtiyaçlara ve okul giderlerine yetmiyorsa engellemez.

Ergin çocuk adına annesi dava açabilir mi?

Hayır; ergin çocuk kendisi açmalıdır (Yargıtay 3. HD, 2013/2481 E., 2013/4013 K., 11.03.2013).

Kaldırma davasında mahkeme kendiliğinden nafaka bağlayabilir mi?

Hayır; ergin çocuğun kendi davası gerekir (Yargıtay 2. HD, 2016/447 E., 2016/2843 K., 17.02.2016).

Dava hangi hükümlere dayanır?

TMK 328/2 ve yardım nafakasına ilişkin TMK 364'e (TMK m. 364).

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın durum ve koşullarına göre (TMK m. 330).

Babaya danışmadan vakıf üniversitesi seçmek nafakayı engeller mi?
Anne de katkıda bulunmak zorunda mı?

Evet; iki ebeveynin de katkı yükümlülüğü vardır.

Dava sürerken geçici nafaka istenebilir mi?

İstenebilir; hükümde tahsilde tekerrür önlenmelidir (Yargıtay 3. HD, 2014/21541 E., 2015/3257 K., 02.03.2015).

Çocuk dava sürerken ergin olursa ne olur?

Kararlar ona tebliğ edilir; ebeveynin verdiği vekâletname sona erer (Yargıtay 2. HD, 2025/1468 E., 2025/4646 K., 06.05.2025).

Hangi mahkeme görevlidir?

Aile mahkemesi.

Nafaka ne zamana kadar sürer?

Eğitim bitene veya çocuk düzenli bir işe başlayana kadar.

Babanın geliri düşükse nafaka ödemez mi?

Kendisinden beklenebilecek ölçüde öder; gelir, miktarı belirler.

Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?

Yoktu; ergin çocuk ancak genel muavenet hükmüne dayanabiliyordu.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 277. maddesini gözeten 1984 Öntasarısının 248. maddesinden.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp