Türk Medeni Kanunu · Soybağının Hükümleri

TMK Madde 326: Kişisel İlişki Davalarında Yetkili Mahkeme

Türk Medeni Kanunu'nun 326. maddesine göre kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır ve bir düzenleme yapılıncaya kadar velâyet sahibinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz. Bu sayfada davanın hangi mahkemede açılacağını, yetki itirazını, madde gerekçesini ve Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 10 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Beşinci Ayırım: Soybağının Hükümleri › C. Çocuk ile kişisel ilişki

III. Yetki

Madde 326

  1. (1)Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
  2. (2)Boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır.
  3. (3)Çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 326 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: çocuğun oturduğu yer mahkemesi
  4. Hangi yerde dava açılabilir?
  5. "Çocuğun oturduğu yer" nasıl belirlenir?
  6. Yetki itirazı ve yargı yeri belirlenmesi
  7. İkinci fıkra: boşanma ve evlilik birliğinin korunması
  8. Üçüncü fıkra: düzenleme yapılıncaya kadar rıza
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 326, kişisel ilişki davalarının nerede açılacağını ve düzenleme yapılıncaya kadar ne olacağını belirler. Birinci fıkra ek bir yetki yeri tanır: kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde, davalının yerleşim yeri mahkemesinin yanında çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Kural, büyükanne ve büyükbabanın torunla kişisel ilişki davalarında da uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2013/5319 E., 2013/25210 K., 06.11.2013). İkinci fıkra boşanma ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kurallarını saklı tutar; boşanma davası sürerken kişisel ilişki o davada düzenlenir. Üçüncü fıkra bir boşluğu kapatır: kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet sahibinin veya çocuğun kendisine bırakıldığı kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz; düzenleme yokken görüşmeye izin vermemek kişisel ilişkiyi engellemek sayılmaz (Yargıtay 2. HD, 2011/9742 E., 2012/4823 K., 06.03.2012).

Yetki
Davanın hangi yerdeki mahkemede görüleceği.
Çocuğun oturduğu yer
Çocuğun fiilen yaşadığı yer; velâyet altındaki çocuğun yasal yerleşim yeri velâyet sahibinin yerleşim yeridir (TMK m. 21).
Seçimlik yetki
Birden fazla yetkili yer bulunduğunda davacının bunlardan birini seçebilmesi.
Yetki itirazı
Davalının, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını cevap dilekçesinde ileri sürmesi.
Yargı yeri belirlenmesi
İki mahkeme karşılıklı yetkisizlik kararı verdiğinde yetkili mahkemenin üst mahkemece belirlenmesi.

TMK 326 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Ek yetki yeriÇocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidirTMK m. 326/1
Genel yetkiDavalının yerleşim yeri mahkemesiHMK m. 6
Torunla kişisel ilişkiAynı yetki kuralları uygulanırYargıtay 2. HD, 2013/25210 K.
Nafaka ile birlikte istemÖzel yetki kuralları uygulanırYargıtay 2. HD, 2013/16997 K.
Yetkisiz yerde açılan davaSüresinde itiraz edilirse yetkisizlik kararı verilirYargıtay 2. HD, 2012/6850 K.
Yargı yeri belirlenmesiVelâyet sahibi ve çocuğun yerleşim yeri esas alınırYargıtay 5. HD, 2025/3660 K.
Boşanma davasıBoşanma yetki kuralları saklıdırTMK m. 326/2, 168
Evlilik birliğinin korunmasıBu davalara ilişkin yetki kuralları saklıdırTMK m. 326/2, 197
Düzenleme öncesiVelâyet sahibinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamazYargıtay 2. HD, 2012/4823 K.
Ayrı yaşayan eşlerKişisel ilişki talebi karara bağlanmalıdırYargıtay 2. HD, 2013/7772 K.
Velâyetin değiştirilmesiGüncel içtihatta çekişmesiz yargı yetki kuralıYargıtay 5. HD, 2025/10509 K.

TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 275. maddesinden alınmıştır. Gerekçe üç fıkrayı sırayla açıklar: birinci fıkra kişisel ilişkiyle ilgili düzenlemeleri yapacak yetkili mahkemeyi belirler, ikinci fıkra boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kurallarını saklı tutar; son fıkraya göre ise mahkemece bir düzenleme yapılıncaya kadar kişisel ilişki, ancak velâyet sahibinin veya çocuğun kendisine bırakıldığı kişinin rızasıyla kurulabilir. Gerekçe bu son kuralın hısımları, velâyeti kaldırılmış ebeveyni ve çocuğu başkasının gözetimine bırakılmış ana ve babayı da bağladığını örneklerle anlatır. Tasarıda üçüncü fıkra "uygulanamaz" kelimesiyle bitiyordu; Adalet Komisyonu bu kelimeyi "kurulamaz" olarak değiştirmiştir (S. Sayısı 723, s. 314). Değişiklik küçük görünse de fıkranın anlamını netleştirir: kural, bir hükmün uygulanıp uygulanmayacağını değil, kişisel ilişkinin fiilen kurulup kurulamayacağını düzenler. Böylece fıkra, bir mahkeme düzenlemesi yapılıncaya kadar çocuğun velâyet sahibinin rızası dışında görüşmeye götürülemeyeceğini açık bir yasak olarak ifade eder.

Dikkat

Bu maddede en sık yapılan hata, kişisel ilişki davasını kendi yaşadığınız yerde açmaktır. TMK 326/1 davacının değil, çocuğun oturduğu yeri yetkili kılar; genel kural da davalının yerleşim yeridir. Velâyet sahibi ile çocuk aynı yerde yaşıyorsa her iki kural aynı mahkemeyi gösterir ve dava orada açılmalıdır. Başka bir yerde açılan davada davalı süresinde itiraz ederse yetkisizlik kararı verilir ve dosya yetkili mahkemeye gider; bu da zaman kaybıdır (Yargıtay 2. HD, 2011/13667 E., 2012/6850 K., 22.03.2012). İkinci uyarı düzenleme öncesine ilişkindir: bir mahkeme kararı olmadan çocuğu velâyet sahibinin rızası dışında görmeye çalışmak yerine, kişisel ilişkinin düzenlenmesini ve gerekirse dava süresince tedbiren kurulmasını isteyin. Üçüncü uyarı velâyet davalarına ilişkindir: velâyetin değiştirilmesi istemi için güncel içtihat ayrı bir yetki kuralı uygulamaktadır (Yargıtay 5. HD, 2025/7006 E., 2025/10509 K., 07.07.2025); kişisel ilişki ile velâyet talebini birlikte ileri sürecekseniz davayı iki talep bakımından da yetkili olan yerde açın.

Birinci fıkra: çocuğun oturduğu yer mahkemesi

  • Kural: Kişisel ilişkiyle ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
  • "De" bağlacı: Genel yetki kuralı kalkmaz; davalının yerleşim yeri de yetkilidir (HMK m. 6).
  • Kapsam: Kişisel ilişkinin kurulması, yeniden düzenlenmesi, genişletilmesi, daraltılması ve kaldırılması.
  • Hak sahipleri: Ana, baba ve TMK 325'e dayanan büyükanne, büyükbaba ve diğer hısımlar (Yargıtay 2. HD, 2013/5319 E., 2013/25210 K., 06.11.2013).
  • Yetkinin niteliği: Kesin değildir; itiraz süresinde yapılmalıdır (HMK m. 19).
  • Davacının yerleşim yeri: Tek başına yetkili yer değildir (Yargıtay 5. HD, 2024/11504 E., 2025/3660 K., 18.03.2025).

Birinci fıkranın amacı, kişisel ilişki uyuşmazlığını çocuğa yakın bir mahkemede toplamaktır. Kişisel ilişki davalarında karar büyük ölçüde çocuğun yaşadığı çevreye ilişkin delillere dayanır: sosyal inceleme raporu, okul ve rehberlik servisi bilgileri, uzman görüşmesi ve çocuğun dinlenmesi. Bu delillerin toplanacağı yer çoğunlukla çocuğun oturduğu yerdir. Uygulamada velâyet sahibi ile çocuk birlikte yaşadığından, genel yetki kuralının gösterdiği yer (davalının yerleşim yeri) ile TMK 326/1'in gösterdiği yer (çocuğun oturduğu yer) çoğu dosyada aynıdır. Kuralın bağımsız bir anlam kazandığı durum, çocuğun velâyet sahibinden ayrı bir yerde yaşadığı ya da velâyet sahibi dışındaki birinin yanında kaldığı hâllerdir; bu durumda davacı, çocuğun fiilen yaşadığı yerde de dava açabilir.

Hangi yerde dava açılabilir?

TalepYetkili yerDayanak
Boşanmadan sonra kişisel ilişki kurulması veya yeniden düzenlenmesiDavalının yerleşim yeri veya çocuğun oturduğu yerHMK m. 6, TMK m. 326/1
Büyükanne, büyükbaba veya diğer hısımın kişisel ilişki talebiDavalının yerleşim yeri veya çocuğun oturduğu yerTMK m. 325, 326/1
Nafaka artırımı ile kişisel ilişkinin birlikte istenmesiNafaka alacaklısının yerleşim yeri; kişisel ilişki için çocuğun oturduğu yerTMK m. 177, 326/1
Boşanma davası sürerken kişisel ilişkiBoşanma davasına bakan mahkemeTMK m. 168, 169, 326/2
Evlilik birliğinin korunması sırasında çocuklarla ilişkiBu davalara ilişkin yetki kurallarıTMK m. 197, 326/2
Velâyetin değiştirilmesiTalepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yerHMK m. 384

Tablonun son satırı ayrıca açıklanmalıdır. TMK 326, kişisel ilişkiye ilişkin düzenlemeler için konmuştur. Velâyetin değiştirilmesi ayrı bir istemdir ve yetki uyuşmazlıklarını çözen Yargıtay 5. Hukuk Dairesi bu istemi çekişmesiz yargı işi sayarak HMK m. 384'ü uygulamaktadır (Yargıtay 5. HD, 2025/7006 E., 2025/10509 K., 07.07.2025). Aynı Daire başka bir dosyada velâyetin düzenlenmesi isteminde kesin ve özel bir yetki kuralı bulunmadığını, yetki itirazı da yapılmadığı için davanın açıldığı mahkemenin davayı sonuçlandırması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 5. HD, 2025/10388 E., 2026/728 K., 19.01.2026). Daha önce kapatılan 17. Hukuk Dairesi ise velâyetin değiştirilmesi istemine ilişkin bir yetki uyuşmazlığında TMK 323 ve 326'yı dayanak göstererek çocuğun annesiyle oturduğu yerin mahkemesini yargı yeri olarak belirlemişti (Yargıtay 17. HD, 2013/12997 E., 2013/12989 K., 27.09.2013).

"Çocuğun oturduğu yer" nasıl belirlenir?

  • Yasal yerleşim yeri: Velâyet altındaki çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının, ortak yerleşim yerleri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveynin yerleşim yeridir (TMK m. 21).
  • Oturma yeri: Diğer hâllerde çocuğun oturma yeri onun yerleşim yeri sayılır (TMK m. 21).
  • Velâyet babadaysa: Çocuğun yerleşim yeri babanınkidir (Yargıtay 2. HD, 2007/1096 E., 2008/1481 K., 13.02.2008).
  • Fiilî durum: Adres kayıtları ve kolluk araştırmasıyla çocuğun fiilen oturduğu yer tespit edilir.
  • Esas alınan an: Davanın açıldığı tarihteki durum.
  • Yabancı karar sonrası: Türkiye'de tanınan veya tenfiz edilen kararlardan sonra da aynı kurallar uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2007/17529 E., 2008/242 K., 17.01.2008).

Yetki tartışmalarının çoğu, kâğıt üzerindeki adres ile çocuğun fiilen yaşadığı yerin farklı olmasından doğar. Bu durumda mahkemeler nüfus kayıtları ile yetinmeyip kolluk aracılığıyla adres araştırması yaptırabilir. Bir dosyada velâyet düzenlemesiyle ilgili karşılıklı yetkisizlik kararları üzerine Daire, jandarma yazısıyla çocuğun annesiyle birlikte fiilen oturduğu yeri tespit etmiş ve o yerin aile mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir (Yargıtay 20. HD, 2018/2081 E., 2018/3507 K., 07.05.2018). Başka bir dosyada Daire, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre çocuğun dava tarihinde annesiyle oturduğu yeri esas almıştır (Yargıtay 17. HD, 2013/12997 E., 2013/12989 K., 27.09.2013).

Yetki itirazı ve yargı yeri belirlenmesi

  • Süre: Yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür (HMK m. 19).
  • İçerik: İtiraz eden, yetkili mahkemeyi de göstermelidir.
  • Sonuç: Süresinde itiraz yoksa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
  • İtiraz kabul edilmezse: Karar temyizde yetki yönünden bozulur (Yargıtay 2. HD, 2011/13667 E., 2012/6850 K., 22.03.2012).
  • Karşılıklı yetkisizlik: Yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilir (HMK m. 21, 22).
  • Duruşma: Kişisel ilişki kararlarının temyiz incelemesi duruşmasız yapılır.

İkinci fıkra: boşanma ve evlilik birliğinin korunması

İkinci fıkra, kişisel ilişkinin başka bir davanın parçası olarak düzenlendiği hâllerde o davanın yetki kurallarını saklı tutar. Boşanma veya ayrılık davası, eşlerden birinin yerleşim yerinde veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerde açılır (TMK m. 168). Bu dava sürerken hâkim çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK m. 169) ve boşanma kararında velâyet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi düzenler (TMK m. 182). Bu nedenle boşanma davası sürerken kişisel ilişki, çocuğun başka bir yerde oturduğu gerekçesiyle ayrı bir mahkemeye taşınmaz; boşanma davasına bakan mahkeme bu konuda da yetkilidir. Evlilik birliğinin korunması bakımından da aynı mantık geçerlidir: eşler haklı bir sebeple ayrı yaşıyorsa ve ergin olmayan çocukları varsa, hâkim ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkiler konusunda gerekli önlemleri alır (TMK m. 197). Boşanma kesinleştikten sonra açılan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davası ise artık boşanma davasının parçası değildir; bu dava için birinci fıkra ve genel yetki kuralı uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2011/13667 E., 2012/6850 K., 22.03.2012).

Üçüncü fıkra: düzenleme yapılıncaya kadar rıza

  • Kural: Düzenleme yapılıncaya kadar velâyet sahibinin veya çocuğun kendisine bırakıldığı kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz.
  • Kimin rızası: Velâyet hakkına sahip olan veya çocuk fiilen kendisine bırakılmış olan kişinin.
  • Sonuç: Düzenleme yokken görüşmeye izin vermemek engelleme sayılmaz (Yargıtay 2. HD, 2011/9742 E., 2012/4823 K., 06.03.2012).
  • Çözüm yolu: Kişisel ilişkinin düzenlenmesini istemek; gerekiyorsa dava süresince tedbiren.
  • Mahkemenin görevi: Talep varsa kişisel ilişki hakkında hüküm kurmak (Yargıtay 2. HD, 2012/15759 E., 2013/7772 K., 21.03.2013).
  • Ara karar: Dava içinde kurulan kişisel ilişki geçici tedbir niteliğindedir.

Üçüncü fıkra, özellikle evliliğin sürdüğü ama eşlerin ayrı yaşadığı dönemde önem kazanır. Ana ve baba evliyken velâyeti birlikte kullanır (TMK m. 336); ancak çocuk fiilen birinin yanında kalıyorsa, diğer ebeveyn onun rızası olmadan çocukla görüşme düzeni kuramaz. Boşanma davası reddedilen ve ayrı yaşamaya devam eden eşlerin dosyasında Daire, rıza olmadan çocuğunu göremeyen babanın kişisel ilişki talebinin mutlaka karara bağlanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/15759 E., 2013/7772 K., 21.03.2013). Aynı kural, yurt dışında verilen ve kişisel ilişki düzenlemesi içermeyen boşanma kararlarından sonra da işler: tanıma kararı kişisel ilişkiyi kendiliğinden kurmaz; ebeveyn Türk mahkemesinden düzenleme istemelidir. Düzenleme bir kez yapıldıktan sonra ise tablo değişir: artık velâyet sahibi, diğer ebeveynin kişisel ilişkisini zedelememekle yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırılığın yaptırımları vardır (TMK m. 324).

Uygulamada

Kişisel ilişki davası açacaksanız önce yetkili yeri belirleyin. Velâyet sahibi ile çocuk nerede yaşıyorsa dava çoğunlukla oraya açılmalıdır; bu yer hem genel yetki kuralının hem TMK 326/1'in gösterdiği yerdir. Kendi yaşadığınız yerde dava açmak, davalının süresinde yapacağı itirazla yetkisizlik kararına ve zaman kaybına yol açar. Çocuğun fiilen yaşadığı yerin kayıtlardaki adresten farklı olduğunu düşünüyorsanız bunu dilekçede belirtin ve adres araştırması isteyin. Nafaka artırımı ile kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini birlikte istiyorsanız, iki talebin yetki kuralları çocuğun ve nafaka alacaklısının yaşadığı yeri gösterir. Davalı iseniz ve dava yetkisiz bir yerde açılmışsa, yetki itirazını cevap dilekçesinde yapın ve yetkili mahkemeyi açıkça gösterin; sonradan yapılan itiraz dikkate alınmaz. Boşanma davası sürüyorsa kişisel ilişki talebinizi o davada, geçici önlem olarak ileri sürün; ayrı bir dava açmaya gerek yoktur. Mahkeme kararı henüz yoksa, çocuğu velâyet sahibinin rızası dışında görmeye çalışmayın: bu hem kanuna aykırıdır hem de sonraki velâyet ve kişisel ilişki davalarında aleyhinize değerlendirilebilir. Bunun yerine dava açıp kişisel ilişkinin tedbiren kurulmasını isteyin. Velâyet sahibiyseniz, düzenleme yapılmadan önce görüşmeye izin vermemeniz kişisel ilişkiyi engellemek sayılmaz; ancak mahkeme kararından sonra karara uymak zorundasınız.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2013/5319 E. · 2013/25210 K.06.11.2013

Torunla kişisel ilişki davasında da çocuğun oturduğu yer mahkemesi yetkilidir; velâyet altındaki çocuğun yerleşim yeri velâyet sahibinin yerleşim yeridir

Dede ve babaanne, torunlarıyla kişisel ilişki kurulması için dava açtı. Velâyet sahibi anne süresinde yetki itirazında bulundu; mahkeme itiraza rağmen işin esasını inceledi. Toplanan delillere göre anne ile çocuğun yerleşim yeri, davanın açıldığı yerden farklıydı.

“Türk Medeni Kanununun 326/1. maddesi "kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir" hükmünü taşımaktadır. Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana ve babanın yerleşim yeridir (TMK md. 21). Toplanan delillerden davalı annenin ve çocuğun yerleşim yerinin Hatay olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı annenin süresi içerisindeki yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin birinci fıkrasındaki "bütün düzenlemelerde" ifadesinin kapsamını gösterir: kural yalnız ana ve babanın kişisel ilişki davalarında değil, büyükanne ve büyükbabanın TMK 325'e dayanan davalarında da uygulanır (TMK m. 325). Daire iki hükmü birlikte okumuştur. TMK 326/1, çocuğun oturduğu yer mahkemesini yetkili kılar; TMK m. 21 ise velâyet altındaki çocuğun yerleşim yerinin ana ve babanın, ortak yerleşim yerleri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveynin yerleşim yeri olduğunu söyler. Velâyet sahibi anne ile çocuk aynı yerde yaşadığında, davalının yerleşim yeri ile çocuğun oturduğu yer çakışır ve dava bu yerde açılmalıdır. Davalı bu yöndeki itirazını süresinde ileri sürdüğü için Daire, itirazın kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2007/17529 E. · 2008/242 K.17.01.2008

Yabancı boşanma kararı tenfiz edildikten sonra açılan kişisel ilişki davasında da yetki, genel kural ve çocuğun oturduğu yere göre belirlenir

Yabancı bir aile mahkemesinin boşanma, velâyet ve nafakaya ilişkin kararı Türkiye'de tenfiz edilmiş, çocuğun velâyeti anneye verilmişti. Tenfiz kararı kesinleştikten birkaç gün sonra kişisel ilişki için dava açıldı; oysa tarafların yerleşim yeri davanın açıldığı yerden farklıydı.

“Her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür. Davalının ikametgahı belli değilse davaya Türkiye'de son defa oturduğu yer mahkemesinde bakılır.(HUMK.md. 9) Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana ve babanın yerleşim yeridir. Diğer hallerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır. (TMK. md. 21) Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. (TMK. md.326)”

Ne anlama geliyor? Karar, yetki incelemesinin üç basamağını tek bir yerde sıralar. Birinci basamak genel yetki kuralıdır: dava, davalının yerleşim yerinde açılır; bugün bu kural HMK m. 6'dadır. İkinci basamak çocuğun yerleşim yeridir: velâyet altındaki çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının, ortak yerleşim yerleri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveynin yerleşim yeridir (TMK m. 21). Üçüncü basamak TMK 326/1'dir: kişisel ilişkiye ilişkin bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Somut olayda davanın açıldığı mahkeme bu üç yerden hiçbiri olmadığı için Daire, dava dilekçesinin yetki yönünden reddi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Kararın gösterdiği bir diğer nokta, yabancı mahkemece verilmiş ve Türkiye'de tenfiz edilmiş bir boşanma kararından sonra kişisel ilişki için Türk mahkemesinde dava açılabileceği ve bu davada da aynı yetki kurallarının uygulanacağıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi2024/11504 E. · 2025/3660 K.18.03.2025

Yetki uyuşmazlığında Yargıtay, torunla kişisel ilişki davasını velâyet sahibi ile çocuğun yerleşim yerindeki mahkemeye verdi

TMK 325'e dayanan kişisel ilişki davasında iki aile mahkemesi karşılıklı yetkisizlik kararı verdi. Birinci mahkeme davalının yerleşim yerini esas aldı; ikinci mahkeme, davacının kendi yerleşim yerinde dava açarak seçimlik hakkını kullandığını ve yetki itirazının dinlenemeyeceğini belirterek yetkisizlik kararı verdi. Dosya yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay'a gönderildi.

“Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesi uyarınca çocuk ile kişisel ilişki kurulması istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 4721 sayılı Kanun'un "Yasal yerleşim yeri" başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Velâyet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir. Diğer hâllerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır." 3. 4721 sayılı Kanun'un "Yetki" başlıklı 326 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir."”

Ne anlama geliyor? Yargı yeri belirlenmesi, iki mahkemenin karşılıklı olarak kendini yetkisiz saydığı durumda başvurulan yoldur (HMK m. 21, 22); farklı bölge adliye mahkemelerinin çevresindeki mahkemeler arasındaki uyuşmazlıkları bugün Yargıtay 5. Hukuk Dairesi çözer. Daire maddi dayanak olarak TMK m. 21 ile TMK 326/1'i göstermiş ve velâyeti kullanan davalı anne ile çocuğun yerleşim yerindeki aile mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Böylece ikinci mahkemenin görüşü kabul görmemiş, davacının kendi yerleşim yeri bu davada yetkili sayılmamıştır. Kişisel ilişki davasında seçimlik yetki, davalının yerleşim yeri ile çocuğun oturduğu yer arasındadır; velâyet sahibi ile çocuk birlikte yaşıyorsa bu iki yer zaten aynıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/25485 E. · 2013/16997 K.18.06.2013

Nafaka artırımı ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi birlikte istendiğinde özel yetki kuralları uygulanır; genel yetki kuralına gidilemez

Velâyet sahibi anne, boşanmadan sonra iştirak nafakasının artırılması ve çocukla baba arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi için kendi ve çocuğun yaşadığı yerdeki mahkemede dava açtı; mahkeme yetkisizlik kararı verdi.

“Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi (TMK md. 177), kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde ise davalının yerleşim yeri mahkemesi yanında çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK md. 326/1). Davacının yerleşim yeri ve çocuğun oturduğu yer Ankara olduğuna göre, dava doğru yerde açılmıştır. Bu özel yetki kuralları karşısında artık Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9. maddesindeki genel yetki kuralına gidilemez. Bu hukuki duruma göre işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, aile hukukunda sık görülen birleşik taleplerde yetkinin nasıl kurulacağını gösterir. Boşanmadan sonra açılan nafaka davasında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177); kişisel ilişkinin düzenlenmesinde ise davalının yerleşim yeri mahkemesinin yanında çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326/1). Velâyet sahibi ebeveyn çocukla birlikte yaşadığında bu iki özel kural aynı yeri gösterir ve iki talep aynı davada, bu yerde açılabilir. Daire, özel yetki kuralları karşısında artık genel yetki kuralına gidilemeyeceğini açıkça belirtmiş ve yetkisizlik kararını bozmuştur. Uygulamadaki sonucu açıktır: velâyet sahibi ebeveyn, nafaka artırımını ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini karşı tarafın yaşadığı yere gitmeden, kendi ve çocuğun yaşadığı yerde isteyebilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/13667 E. · 2012/6850 K.22.03.2012

Dava ne davalının yerleşim yerinde ne de çocuğun oturduğu yerde açılmışsa, süresinde yapılan yetki itirazı kabul edilmelidir

Boşanmadan sonra kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi için dava açıldı. Kesinleşen boşanma kararıyla velâyet anneye verilmişti; anne ile çocuk başka bir yerde yaşıyordu ve anne süresinde yetki itirazında bulundu. Mahkeme itirazı kabul etmeyip işin esasına girdi.

“Toplanan delillerden Ankara mahkemesinin ne Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9, ne de Türk Medeni Kanununun 326/1. maddeleri uyarınca yetkili mahkeme olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı annenin ve küçüğün yerleşim yerinin Uzunköprü olduğu kanıtlanmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı kadının süresi içerisindeki yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? TMK 326/1 bir seçenek tanır, genel kuralı ortadan kaldırmaz: kişisel ilişki davası, genel kural gereği davalının yerleşim yerinde, ayrıca çocuğun oturduğu yerde açılabilir. Bu iki yerin dışında bir yerde açılan dava yetkisiz mahkemede açılmış olur. Kişisel ilişki davalarında yetki kesin değildir; bu nedenle yetkisizlik ancak davalının süresinde yaptığı itirazla sonuç doğurur. Bugün itirazın cevap dilekçesinde, yetkili mahkeme de gösterilerek ileri sürülmesi gerekir; süresinde itiraz edilmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m. 19). Bu dosyada itiraz süresinde yapıldığı için Daire kararı yetki yönünden bozmuştur. Aynı kararda Daire, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine ilişkin kararların temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmadığını da belirterek duruşma isteğini reddetmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2007/1096 E. · 2008/1481 K.13.02.2008

Velâyet babadaysa da kural değişmez: çocuğun yerleşim yeri velâyet sahibi babanın yerleşim yeridir

Velâyeti babada olan çocuklarla kişisel ilişki kurulması için dava açıldı. Davalı baba ve çocuklar başka bir ilde yaşıyordu; baba süresinde yetki itirazında bulundu, mahkeme işin esasını inceledi.

“Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana ve babanın yerleşim yeridir. (TMK.mad.21) Toplanan delillerden davalı babanın ve küçüklerin yerleşim yerinin Çankırı olduğu kanıtlanmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı babanın süresi içerisindeki yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, kuralın velâyetin hangi ebeveynde olduğuna bakmaksızın işlediğini gösterir: belirleyici olan velâyetin kimde olduğu değil, çocuğun kiminle ve nerede yaşadığıdır. Velâyet babaya verilmişse çocuğun yasal yerleşim yeri babanın yerleşim yeridir (TMK m. 21); bu durumda hem genel yetki kuralı hem TMK 326/1 aynı yeri, yani babanın ve çocukların yaşadığı yeri gösterir. Kişisel ilişki isteyen ebeveyn kendi yaşadığı yerde dava açarsa ve davalı süresinde itiraz ederse, yetkisizlik kararı verilmelidir; Daire bu gereği yerine getirmeyen kararı bozmuştur. Aynı çizgi Yeni Kanun'un ilk yıllarından beri sabittir (Yargıtay 2. HD, 2006/20436 E., 2007/97 K., 22.01.2007).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/9742 E. · 2012/4823 K.06.03.2012

Kişisel ilişki düzenlenmeden önce velâyet sahibinin rızası aranır; düzenleme yokken velâyet sahibi kişisel ilişkiyi engellemiş sayılamaz

Baba, çocuğun annesiyle birlikte yurt dışına gitmesine izin vermişti. Yurt dışında verilen ve Türkiye'de tanınan boşanma kararında baba ile çocuk arasında kişisel ilişki düzenlenmemişti. Baba, annenin kişisel ilişkiyi engellediğini ve velâyetten doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini ileri sürerek dava açtı; aile mahkemesi davayı kabul etti.

“Yabancı mahkemece verilen boşanma kararında çocukla babası arasında kişisel ilişki tesisine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Sonradan da, davacı tarafından, bu dava tarihine kadar bu yönde Türk Mahkemesinden alınmış bir karar da yoktur. Bu dava içinde 24.09.2009 tarihli ara kararıyla yapılan kişisel ilişkiye dair düzenleme ise geçici tedbir mahiyetindedir. Çocukla kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar velayet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (TMK.md.326/3). Ortada bu konuda bir düzenleme bulunmadıkça da, davalı annenin kişisel ilişkiyi engellediği ve zedelediği kabul edilemez. Davalının velayet sorumluluğunu ihlal ettiğine ve yükümlülüklerini savsakladığına ilişkin başkaca bir delil bulunmadığına göre davanın reddi gerekir. Bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin üçüncü fıkrasının en açık uygulamasıdır. Kanuna göre kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip olan veya çocuğun kendisine bırakıldığı kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz. Bunun iki sonucu vardır. Birincisi, kişisel ilişki isteyen ebeveyn, bir mahkeme kararı elde etmeden çocuğu fiilen alamaz veya görüşmeyi dayatamaz; yapması gereken, kişisel ilişkinin düzenlenmesini istemektir. İkincisi, düzenleme yokken velâyet sahibinin görüşmeye izin vermemesi, kişisel ilişkiyi engellemek veya zedelemek sayılmaz (TMK m. 324). Daire ayrıca dava içinde ara kararla kurulan kişisel ilişkinin geçici tedbir niteliğinde olduğunu belirtmiş ve velâyet yükümlülüğünün ihlaline ilişkin başka delil bulunmadığı için davanın reddi gerektiği sonucuyla kararı bozmuştur. Tasarıda bu fıkra "uygulanamaz" kelimesiyle bitiyordu; Adalet Komisyonu kelimeyi "kurulamaz" olarak değiştirmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/15759 E. · 2013/7772 K.21.03.2013

Boşanma davası reddedilen ve ayrı yaşayan eşlerde, rıza olmadan çocuğunu göremeyen ebeveynin kişisel ilişki talebi karara bağlanmalıdır

Eşler arasındaki boşanma davası reddedilmiş, eşler fiilen ayrı yaşamaya devam etmişti. Çocuk annenin yanında kalıyordu; baba velâyetin kendisine bırakılmasını ve çocukla kişisel ilişki kurulmasını istedi. Mahkeme velâyet talebini reddetti, kişisel ilişki talebi hakkında ise hüküm kurmadı.

“Taraflar arasında görülen boşanma davasının reddedildiği, bundan sonra da tarafların fiilen ayrı yaşamaya devam ettikleri, müşterek çocuğun anne yanında bulunduğu, davacının çocuğuyla annenin rızası dışında kişisel ilişki kuramadığı, annenin de rıza göstermediği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının anne yanında bulunan çocuğu ile kişisel ilişki talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmamış olması doğru bulunmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar üçüncü fıkranın boşluk bırakmama işlevini gösterir. Evlilik devam ederken ana ve baba velâyeti birlikte kullanır; ama eşler fiilen ayrı yaşıyor ve çocuk birinin yanında kalıyorsa, diğer ebeveyn onun rızası olmadan çocukla kişisel ilişki kuramaz. Boşanma davası reddedildiği için boşanma hükmüne bağlı bir kişisel ilişki düzenlemesi de yoktur. Bu durumda mahkemenin önündeki kişisel ilişki talebini karara bağlaması zorunludur; Daire, velâyet talebinin reddini onamış, ancak kişisel ilişki hakkında hüküm kurulmamasını bozma sebebi saymıştır. Eşler ayrı yaşarken çocuklarla ilişkinin düzenlenmesi, evlilik birliğinin korunmasına ilişkin hükümler içinde de istenebilir (TMK m. 197); maddenin ikinci fıkrası bu davalardaki yetki kurallarını saklı tutar.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi2013/12997 E. · 2013/12989 K.27.09.2013

Kişisel ilişki şikâyetine dayanan velâyet davasında, çocuğun annesiyle oturduğu yer mahkemesi yargı yeri olarak belirlendi

Tutuklu bulunan baba, annenin çocuğa bakmadığını ve çocuğu görüşmeye getirmediğini ileri sürerek velâyetin anneden alınmasını istedi. Aile mahkemesi sıfatıyla bakan iki asliye hukuk mahkemesi ayrı ayrı yetkisizlik kararı verdi ve dosya yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay'a gönderildi.

“4721 sayılı TMK.nin 323 .maddesinde "Ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir." hükmü, 326. maddesinde ise "Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir." hükmü getirilmiştir.”

Ne anlama geliyor? Daire, dayanak olarak ana ve babanın kişisel ilişki hakkını düzenleyen TMK m. 323 ile TMK 326'yı birlikte göstermiş, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre çocuğun dava tarihinde annesiyle birlikte oturduğu yerin mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Karar, uyuşmazlığın özünde kişisel ilişki sorunu bulunan davalarda çocuğun oturduğu yerin belirleyici tutulabileceğini gösterir. Bu yaklaşım, çocuğun sosyal inceleme raporu, okul ve çevre araştırması gibi delillerinin de o yerde toplanacağı düşünüldüğünde pratik bir anlam taşır. Ancak velâyet davalarında yetki konusunda güncel içtihat farklı bir yol izlemiştir; bir sonraki karta bakın.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi2025/7006 E. · 2025/10509 K.07.07.2025

Velâyetin değiştirilmesi istemi çekişmesiz yargı işi sayıldı; yetki TMK 326'ya değil HMK 384'e göre belirlendi

Velâyetin değiştirilmesi istemiyle açılan davada iki mahkeme arasında yetki uyuşmazlığı çıktı ve dosya yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay'a gönderildi.

“Dosya kapsamından, uyuşmazlığın velayetin değiştirilmesi istemine ilişkin olup velayetin değiştirilmesi isteminin çekişmesiz yargı işlerinden olduğu, çekişmesiz yargı işlerinde de, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Aile Mahkemesi sıfatıyla) sonuçlandırılması gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, TMK 326'nın kapsamını anlamak için önemlidir. Madde, "kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemeler" için konmuştur; velâyetin değiştirilmesi ise ayrı bir istemdir. Yetki uyuşmazlıklarını bugün çözen 5. Hukuk Dairesi, velâyetin değiştirilmesi istemini çekişmesiz yargı işi saymış ve kanunda aksine hüküm yoksa talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesini yetkili kılan HMK m. 384'ü uygulamıştır. Bu kural TMK 326/1'den geniştir: talepte bulunanın kendi oturduğu yer de yetkili yerler arasındadır. Uygulamada velâyetin değiştirilmesi ile kişisel ilişkinin düzenlenmesi sıklıkla birlikte istenir; bu durumda iki talep için ayrı ayrı yetkili yerleri kontrol etmek ve davayı ikisi bakımından da yetkili olan yerde, çoğunlukla çocuğun oturduğu yerde, açmak en güvenli yoldur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 326- Madde İsviçre Medenî Kanununun 275 inci maddesinden alınmıştır. Birinci fıkrada, ana ve babanın yahut üçüncü kişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmasıyla ilgili düzenlemeleri yapacak yetkili mahkeme belirlenmekte, ikinci fıkrada boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kurallarının saklı olduğu belirtilmektedir. Son fıkrada ise, çocuk velâyetleri altında bulunmayan veya çocuk kendisine bırakılmamış olan ana ve/veya babanın yahut üçüncü kişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmalarına ilişkin mahkemece bir düzenleme yapılıncaya kadar, bu kişisel ilişkinin, ancak velâyet hakkına sahip ana ve/veya babanın yahut çocuk kendisine bırakılmış olan kişinin rızasıyla kurulabileceği hükme bağlanmaktadır. Böylece örneğin çocuğun hısımları, mahkemece bir karar verilinceye kadar, velâyet hakkına sahip ana ve babanın rızası olmadıkça veya babadan velâyet alınmışsa (nezedilmişse) ve velâyet anada ise, ananın rızası olmadıkça ve mahkemece düzenleme yapılıncaya kadar baba, ananın rızası olmadıkça yahut çocuğun koruma ve gözetimi bir başka kimseye bırakılmışsa, mahkemece düzenleme yapılıncaya kadar, ana ve baba, çocuk kendisine bırakılan bu kişinin rızası olmadıkça, çocuk ile kişisel ilişki kuramayacaklardır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 123-124

Gerekçe önce kaynağı gösterir: madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 275. maddesinden alınmıştır. Ardından üç fıkrayı sırayla açıklar ve en çok son fıkra üzerinde durur. Gerekçenin verdiği örnekler, kuralın kimleri bağladığını açıkça gösterir: mahkemece bir düzenleme yapılıncaya kadar büyükanne, büyükbaba gibi hısımlar velâyet sahibinin; velâyeti kaldırılmış baba velâyeti kullanan ananın; çocuk bir başka kişinin koruma ve gözetimine bırakılmışsa ana ve baba bile o kişinin rızası olmadıkça çocukla kişisel ilişki kuramaz. Yani kural yalnız üçüncü kişileri değil, çocuğu fiilen yanında bulundurmayan ana ve babayı da kapsar. Kaynak, maddenin yerini de açıklar. Ana ve babanın kişisel ilişki hakkı, bu hakkın sınırları ve üçüncü kişilerin kişisel ilişkisi İsviçre Kanunu'nda 273, 274 ve 274a maddelerinde düzenlenmiştir; 275. madde ise bu üç hükmün usul tamamlayıcısıdır ve Türk Kanunu'nda da aynı sırayla 323, 324 ve 325. maddelerin ardından gelir (TMK m. 323, TMK m. 324, TMK m. 325). Maddenin bugünkü metni hakkındaki asıl bilgi ise Adalet Komisyonu raporundadır.

Madde gerekçesi
  • Tasarının 326 ncı maddesinin son fıkrasının sonunda yer alan "uygulanamaz" kelimesi "kurulamaz" şeklinde değiştirilmiştir.
Adalet Komisyonunun Tasarıda yaptığı değişiklikler, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 314

Komisyon kaydı tek bir kelimeye ilişkindir, ama üçüncü fıkranın nasıl okunacağını belirler ve metni gerekçenin zaten kullandığı ifadeyle, yani kişisel ilişkinin ancak rızayla "kurulabileceği" ifadesiyle uyumlu hâle getirir. Tasarıya göre fıkra, bir düzenleme yapılıncaya kadar velâyet hakkına sahip veya çocuğun kendisine bırakıldığı kişinin rızası dışında kişisel ilişkinin "uygulanamayacağını" söylüyordu. Bu ifade, ortada uygulanacak bir karar varmış gibi okunmaya elverişliydi. Komisyon kelimeyi "kurulamaz" olarak değiştirerek kuralı doğrudan kişisel ilişkinin kurulmasına bağlamıştır: düzenleme yoksa, velâyet sahibinin rızası dışında kişisel ilişki hiç kurulamaz. Yargıtay da fıkrayı bu anlamda uygular ve düzenleme bulunmadıkça velâyet sahibinin kişisel ilişkiyi engellediğinin kabul edilemeyeceğini belirtir (Yargıtay 2. HD, 2011/9742 E., 2012/4823 K., 06.03.2012).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçe, maddenin eski Kanun'da bir karşılığı olup olmadığını belirtmez; kaynak olarak yalnızca İsviçre Medenî Kanunu'nu gösterir. Ancak kişisel ilişki hakkını genel olarak düzenleyen hüküm, gerekçesine göre yürürlükteki Kanun'da bulunmayan yeni bir düzenlemedir (TMK m. 323). Bu nedenle 743 sayılı Kanun'da kişisel ilişkiye özgü bir yetki kuralı da yer almıyordu. Yeni Kanun'dan sonra da kişisel ilişki davalarında temel kural, o tarihteki usul kanunundaki genel yetki kuralı, yani davalının yerleşim yeri olmaya devam etmiş; TMK 326/1 bunun yanına çocuğun oturduğu yer mahkemesini eklemiştir. Yargıtay bu iki kuralı Yeni Kanun'un ilk yıllarından beri birlikte uygular (Yargıtay 2. HD, 2006/20436 E., 2007/97 K., 22.01.2007).

743 sayılı Kanun dönemi4721 sayılı Kanun m. 326
Kişisel ilişkiye özgü yetkiYoktuÇocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir
Genel yetkiDavalının yerleşim yeriDavalının yerleşim yeri (HMK m. 6)
Düzenleme öncesi rızaKanunda yoktuRıza dışında kişisel ilişki kurulamaz

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
Tasarı aşamasıAdalet Komisyonu üçüncü fıkradaki "uygulanamaz" kelimesini "kurulamaz" yaptıS. Sayısı 723, s. 314
01.01.2002Madde üç fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Ancak maddeyi çevreleyen usul hukuku değişmiştir: 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerini 2011'de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu almış, genel yetki kuralı HMK m. 6'ya, yetki itirazı HMK m. 19'a taşınmıştır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra aynı bölgedeki mahkemeler arasındaki yetki uyuşmazlıklarını bölge adliye mahkemesi, farklı bölgelerdeki mahkemeler arasındakileri ise Yargıtay çözmektedir (Yargıtay 20. HD, 2018/2081 E., 2018/3507 K., 07.05.2018; Yargıtay 5. HD, 2024/11504 E., 2025/3660 K., 18.03.2025).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Kişisel ilişki davanızın hangi mahkemede açılacağını belirlemek ya da yetkisiz bir yerde açılmış davaya itiraz etmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 326 ne diyor?

Kişisel ilişkiyle ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu, boşanma ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kurallarının saklı olduğunu ve düzenleme yapılıncaya kadar velâyet sahibinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamayacağını söyler.

Kişisel ilişki davası nerede açılır?

Davalının yerleşim yerinde veya çocuğun oturduğu yerde.

Kendi yaşadığım yerde dava açabilir miyim?

Kural olarak hayır; o yer ancak çocuğun da oturduğu yerse yetkilidir (Yargıtay 5. HD, 2024/11504 E., 2025/3660 K., 18.03.2025).

Çocuğun oturduğu yer nasıl belirlenir?

Velâyet altındaki çocuğun yerleşim yeri velâyet sahibinin yerleşim yeridir (TMK m. 21).

Velâyet babadaysa ne olur?

Çocuğun yerleşim yeri babanın yerleşim yeridir (Yargıtay 2. HD, 2007/1096 E., 2008/1481 K., 13.02.2008).

Büyükanne ve büyükbaba da aynı kurala mı tabidir?
Bu yetki kesin midir?

Hayır; davalının süresinde itiraz etmesi gerekir.

Yetki itirazı ne zaman yapılır?

Cevap dilekçesinde (HMK m. 19).

İtiraz etmezsem ne olur?

Davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.

Yetki itirazında ne yazmalıyım?

Yetkili mahkemeyi açıkça göstermelisiniz.

Mahkeme itirazımı reddederse?

Karar temyizde yetki yönünden bozulabilir (Yargıtay 2. HD, 2011/13667 E., 2012/6850 K., 22.03.2012).

İki mahkeme de yetkisizlik kararı verirse?

Yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilir.

Nafaka artırımı ile kişisel ilişki aynı davada istenebilir mi?

Evet; özel yetki kuralları çocuğun ve nafaka alacaklısının yaşadığı yeri gösterir (Yargıtay 2. HD, 2012/25485 E., 2013/16997 K., 18.06.2013).

Boşanma davası sürerken kişisel ilişki nerede istenir?

Boşanma davasına bakan mahkemede (TMK m. 169).

Boşanma davası hangi yerde açılır?

Eşlerden birinin yerleşim yerinde veya son altı ay birlikte oturdukları yerde (TMK m. 168).

Boşanmadan sonra kişisel ilişkiyi değiştirmek için nereye başvurulur?

Davalının yerleşim yerine veya çocuğun oturduğu yere.

Eşler ayrı yaşıyorsa ne olur?

Hâkim çocuklarla ilişki konusunda önlem alabilir (TMK m. 197).

Mahkeme kararı yokken çocuğu görebilir miyim?

Ancak velâyet sahibinin veya çocuğun kendisine bırakıldığı kişinin rızasıyla.

Velâyet sahibi izin vermezse kişisel ilişkiyi engellemiş olur mu?
Bu durumda ne yapmalıyım?

Kişisel ilişkinin düzenlenmesini, gerekirse tedbiren, isteyin.

Mahkeme kişisel ilişki talebini karara bağlamak zorunda mı?
Dava içinde verilen kişisel ilişki ara kararı kesin midir?

Hayır; geçici tedbir niteliğindedir.

Yurt dışındaki boşanma kararından sonra dava açılabilir mi?

Evet; tanıma veya tenfizden sonra aynı yetki kuralları uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2007/17529 E., 2008/242 K., 17.01.2008).

Velâyetin değiştirilmesi davası nerede açılır?

Güncel içtihatta HMK 384'e göre (Yargıtay 5. HD, 2025/7006 E., 2025/10509 K., 07.07.2025).

Velâyet ve kişisel ilişki birlikte istenirse?

İki talep bakımından da yetkili yer, çoğunlukla çocuğun oturduğu yer, seçilmelidir.

Kişisel ilişki kararının temyizi duruşmalı mı yapılır?

Hayır; dosya üzerinden incelenir.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 275. maddesinden.

Madde yasalaşırken değişti mi?

Evet; Adalet Komisyonu son fıkradaki "uygulanamaz" kelimesini "kurulamaz" yaptı.

Madde 2002'den bu yana değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp