TMK 321, çocuğun hangi soyadını taşıyacağını belirler. Ayakta kalan kural nettir: ana ve baba evliyse çocuk ailenin soyadını taşır; uygulamada bu, babanın soyadıdır. Maddenin ikinci yarısı ise bugün boştur: "evli değilse ananın" ibaresi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş (AYM, E. 2005/114, K. 2009/105, 02.07.2009) ve kanun koyucu yerine yeni bir kural koymamıştır. Maddenin asıl tartışması ise boşanmadan sonra yaşanır: velâyeti alan anne çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirebilir mi? Yargıtay bu soruya uzun yıllar "hayır" dedi (Yargıtay HGK, 2013/1755 E., 2015/1039 K., 13.03.2015); hak ihlali kararlarından sonra içtihat değişti (AYM, S.E., B. No: 2017/40178, 26.02.2020). Bugün geçerli olan ölçüt şudur: haklı sebep bulunması ve küçüğün yüksek yararının gerektirmesi hâlinde velâyet sahibi anne soyadı değişikliğini talep edebilir (Yargıtay 2. HD, 2025/436 E., 2025/5175 K., 15.05.2025).
- Aile soyadı
- Eşlerin evlenmeyle edindiği ortak soyadı; uygulamada babanın soyadı.
- Çocuğun üstün yararı
- Çocuğu ilgilendiren her işte öncelikle gözetilen ve somut olayda çocuk için en iyisini belirlemeye yarayan ölçüt.
- Haklı sebep
- Soyadının değiştirilmesini gerektiren, somut olgularla ortaya konan neden (TMK m. 27).
- Bekârlık soyadı
- Kadının evlenmeden önce taşıdığı soyadı.
TMK 321 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ana ve baba evliyse | Çocuk ailenin soyadını taşır | TMK m. 321 |
| Bu kuralın denetimi | Anayasa'ya uygun bulundu | AYM, E. 2005/114, K. 2009/105 |
| "Evli değilse ananın" | İptal edildi, yerine kural konmadı | AYM, E. 2005/114, K. 2009/105 |
| Ana çifte soyadı taşıyorsa | Çocuk bekârlık soyadını alır | TMK m. 321 |
| Boşanmada soyadı seçme | Yalnız babaya tanınması iptal edildi | AYM, E. 2010/119, K. 2011/165 |
| Eski Yargıtay görüşü | Velâyet tek başına dava hakkı vermez | Yargıtay HGK, 2015/1039 K. |
| Anayasa Mahkemesi | Bu yorum hak ihlali sayıldı | AYM, B. No: 2017/40178 |
| Bugünkü ölçüt | Haklı sebep ve çocuğun üstün yararı | Yargıtay 2. HD, 2025/5175 K. |
| İspat | Sosyal inceleme, çocuğun beyanı, tanık | Yargıtay 2. HD, 2021/2206 K. |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi | Yargıtay HGK, 2015/2625 K. |
| Uluslararası dayanak | Ek 7 No'lu Protokol m. 5 | Anayasa m. 90/son |
| Ergin olduktan sonra | Haklı sebeple soyadı değiştirme | TMK m. 27 |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'un 259. maddesini karşılamakta ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 270. maddesinden alınmaktadır. Gerekçenin geri kalanı bugün büyük ölçüde geçerliliğini yitirmiştir, çünkü açıkladığı kuralın yarısı iptal edilmiştir. Gerekçe şöyle diyordu: çocuk, ana ve baba evli ise ailenin, evli değilse ananın soyadını taşır; baba ile çocuk arasında tanıma ve babalık hükmüyle soybağı kurulduğu hâlde dahi çocuk ananın soyadını alacaktır. İptal kararı tam da bu sonucu — soybağı kurulmuş olmasına rağmen çocuğun babasının soyadını alamamasını — eşitliğe aykırı bulmuştur (AYM, E. 2005/114, K. 2009/105, 02.07.2009). Gerekçenin ayakta kalan iki cümlesi ise hâlâ önemlidir: ana çifte soyadı taşıyorsa çocuk bekârlık soyadını alır ve "evliliğin sona ermesi, çocuğun soyadının değişmesine yol açmaz." Bu son cümle, boşanma sonrası soyadı davalarında yıllarca dayanak yapılmıştır; bugün ise çocuğun üstün yararı ölçütüyle yumuşatılmıştır. Tasarının 321. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).
Bu maddede en sık yapılan hata, dilekçeyi velâyet üzerine kurmaktır. Yargıtay'ın bugünkü ölçütüne göre "velâyet bende, bu yüzden soyadı da benim soyadım olsun" demek yetmez; anne, hiçbir gerekçe göstermeden sırf velâyetin kendisinde olduğunu ileri sürerek soyadı değişikliği isteyemez (Yargıtay 2. HD, 2021/3176 E., 2021/5031 K., 16.06.2021). Dilekçede gösterilmesi gereken şey, değişikliğin çocuğa ne kazandıracağıdır: babanın ilgisizliği, kişisel ilişkinin fiilen kullanılmaması, çocuğun okulda yaşadığı somut sorun, çocuğun kendi beyanı. İkinci uyarı görevli mahkemeye ilişkindir: evlilik içinde doğan çocuğun aile soyadının değiştirilmesi davası aile mahkemesinde görülür; asliye hukuk mahkemesinde açılan dava görevsizlikle sonuçlanır (Yargıtay HGK, 2015/259 E., 2015/2625 K., 18.11.2015). Üçüncü uyarı hasım konusundadır: davada nüfus müdürlüğü ile diğer ebeveyn taraf gösterilmelidir. Son olarak, çocuk ergin olduktan sonra kendisi haklı sebeple soyadını değiştirebilir; bu ayrı bir davadır ve asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Çocuğun soyadı nasıl belirlenir?
- Ana ve baba evliyse: Çocuk ailenin soyadını taşır (TMK m. 321).
- Belirleme anı: Doğum anındaki duruma bakılır (Yargıtay HGK, 2013/1755 E., 2015/1039 K., 13.03.2015).
- Ana çifte soyadı taşıyorsa: Çocuk bekârlık soyadını alır (TMK m. 321).
- Ana ve baba evli değilse: Kanunda kural yoktur; ibare iptal edilmiştir.
- Tanıma hâlinde: Çocuk babanın hanesine ve soyadıyla tescil edilir (TMK m. 295).
- Evlât edinmede: Küçük evlât edinenin soyadını alır (TMK m. 314).
İptal edilen ibare ve doğan boşluk
- İptal: "Evli değilse ananın" ibaresi (AYM, E. 2005/114, K. 2009/105, 02.07.2009).
- Gerekçe: Soybağı kurulmasına rağmen babanın soyadının alınamaması.
- Yürürlük: İptal hükmü bir yıl ertelendi.
- Sonuç: Kanun koyucu yerine yeni kural koymadı.
- Ayakta kalan kısım: "Ailenin" ibaresi Anayasa'ya uygun bulundu.
- Bugünkü uygulama: Soyadı Nizamnamesi ve nüfus mevzuatı çerçevesinde yürür.
Boşanmadan sonra soyadı değişikliği
- Eski görüş: Velâyet tek başına dava hakkı vermez (Yargıtay HGK, 2013/1755 E., 2015/1039 K., 13.03.2015).
- Dönüm noktası: Soyadı seçme hakkının yalnız babaya tanınması iptal edildi (AYM, E. 2010/119, K. 2011/165, 08.12.2011).
- İhlal kararları: Aile hayatına saygı ve ayrımcılık yasağı (AYM, S.E., B. No: 2017/40178, 26.02.2020).
- İçtihat değişikliği: Çocuğun üstün yararı ölçütü (Yargıtay 2. HD, 2021/3176 E., 2021/5031 K., 16.06.2021).
- Güncel formül: Haklı sebep ve küçüğün yüksek yararı (Yargıtay 2. HD, 2025/436 E., 2025/5175 K., 15.05.2025).
- Sınır: Sırf velâyete dayanan talep reddedilir.
Üstün yarar nasıl ispatlanır?
- Çocuğun beyanı: İdrak çağındaki çocuk dinlenir (Yargıtay 2. HD, 2021/1042 E., 2021/2206 K., 11.03.2021).
- Sosyal inceleme raporu: Uzman değerlendirmesi alınır (Yargıtay 2. HD, 2025/436 E., 2025/5175 K., 15.05.2025).
- Tanık: Diğer ebeveynin ilgisizliği tanıkla gösterilir.
- Kişisel ilişki: Fiilen kullanılıp kullanılmadığı araştırılır.
- Karşı delil: Değişikliğin çocuğa zarar vereceği ileri sürülebilir.
- Ölçü: Değişiklikte çocuğun yararı bulunmalıdır.
Evlilik dışı doğan çocuk
- Velâyet: Ana ve baba evli değilse kanun gereği anadadır (TMK m. 337).
- Tanıma: Baba tanırsa çocuk babanın hanesine geçer (TMK m. 295).
- Babalık hükmü: Soybağı mahkeme kararıyla da kurulur (TMK m. 301).
- Sonraki evlenme: Ana ve baba evlenirse çocuk evlilik içi hükümlere tâbi olur (TMK m. 292).
- Soyadı davası: Aynı üstün yarar ölçütü uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2020/6302 E., 2021/641 K., 27.01.2021).
- Kanunî boşluk: Madde bu hâli artık düzenlemez.
Usul
- Görevli mahkeme: Aile mahkemesi (Yargıtay HGK, 2015/259 E., 2015/2625 K., 18.11.2015).
- Ergin kişide: Asliye hukuk mahkemesi (TMK m. 27).
- Görev: Kamu düzenindendir, resen gözetilir (HMK m. 114).
- Hasım: Nüfus müdürlüğü ve diğer ebeveyn.
- Uluslararası dayanak: Ek 7 No'lu Protokol m. 5 (Anayasa m. 90/son).
- Sonuç: Kesinleşen karar nüfus kütüğüne işlenir.
Bu maddeye dayanan bir dosyada dört soruyu sırayla yanıtlayın. Birincisi: çocuk doğduğunda ana ve baba evli miydi? Cevap evetse çocuk doğumla birlikte ailenin, yani babanın soyadını kazanmıştır ve tartışma soyadının değiştirilmesi üzerine kurulur. Cevap hayırsa durum farklıdır: maddedeki ilgili ibare iptal edildiğinden kanunda doğrudan bir kural yoktur; uygulamada baba tanıma yapmışsa çocuk babanın hanesine ve soyadıyla tescil edilmekte, velâyet ise kanun gereği anada kalmaktadır. İkincisi: hangi mahkemeye gideceğim? Çocuk küçükse dava aile mahkemesinde görülür; ergin bir kişinin kendi soyadını haklı sebeple değiştirmesi ise asliye hukuk mahkemesinin işidir. Görev kamu düzenindendir ve yanlış mahkeme aylar kaybettirir. Üçüncüsü: haklı sebep ve üstün yarar nedir? Bugünkü ölçüt iki ayaklıdır ve ikisi birlikte aranır. Dilekçenizi velâyet üzerine değil, çocuk üzerine kurun. İşe yarayan somut olgular şunlardır: diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkiyi fiilen kullanmaması, çocuğun onu tanımaması, nafakanın ödenmemesi, çocuğun okulda ya da resmî işlemlerde soyadı farkı nedeniyle yaşadığı somut zorluk, çocuğun kendi beyanı, evde birlikte yaşanan diğer kardeşlerle soyadı farkı. Dördüncüsü: bunları nasıl ispatlayacağım? Üç araç belirleyicidir: sosyal inceleme raporu, idrak çağındaki çocuğun uzman veya hâkim huzurundaki beyanı ve tanık anlatımları. Mahkemeden bu üçünün de toplanmasını açıkça isteyin; uygulamada davaların reddedildiği dosyaların çoğunda eksik olan şey delil değil, delil talebidir. Son olarak dengeye dikkat edin: kararlarda yalnız "değişiklikte yarar var mı" sorusu sorulmaz, aynı zamanda "değişiklik çocuğun ruhsal gelişimini olumsuz etkiler mi" sorusu da sorulur. Karşı taraf bu yönde bir iddia ileri sürerse buna karşı da delil hazırlayın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Maddedeki 'evli değilse ananın' ibaresi iptal edilmiştir; tanıma veya babalık hükmüne rağmen çocuğun babasının soyadını alamaması eşitliğe aykırı bulunmuştur
Bir aile mahkemesi, evlilik dışı doğan ve babasıyla soybağı kurulan çocuğun yine de ananın soyadını taşımaya devam etmesini eşitlik ilkesine aykırı bularak maddenin iptali için başvurdu.
“Bu nedenle, tanıma işleminin varlığı veya babalık hükmü verilmiş olması durumunda evlilik içi veya evlilik dışı doğmuş olmanın çocukların hukuksal statüsünde bir farklılığa yol açması kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle, tanıma işleminin varlığına veya babalık hükmü verilmiş olmasına rağmen çocuğun babasının soyadını alabilmesini engelleyen itiraz konusu '' evli değilse ananın'' ibaresi, Anayasanın 10., 11. ve 41. maddelerine aykırıdır, iptali gerekir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin bugünkü boşluklu hâlinin sebebidir. Kanun'un ilk metni şöyleydi: "Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır." Madde gerekçesi bunu açıkça pekiştiriyordu: baba ile çocuk arasında tanıma ve babalık hükmüyle soybağı kurulduğu hâlde dahi çocuk ananın soyadını alacaktı. Anayasa Mahkemesi bu sonucu, evlilik içi ve evlilik dışı doğan çocuklar arasında hukukî statü farkı yarattığı için Anayasa'ya aykırı buldu ve ibareyi iptal etti (oy çokluğu; dört üye karşı oy kullandı). Karar 07.10.2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve doğacak hukukî boşluk kamu yararını ihlâl edici görüldüğünden iptal hükmünün yürürlüğü bir yıl ertelendi. Kanun koyucu bugüne kadar boşluğu doldurmadığından madde metninde ibarenin yeri boş durmaktadır; evlilik dışı doğan çocuğun soyadı artık kanunla değil, Soyadı Nizamnamesi ve nüfus mevzuatı çerçevesinde belirlenmektedir.
Ana ve baba evli ise çocuğun ailenin soyadını alması Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır
Aynı başvuruda maddenin birinci tümcesinin ilk bölümü de denetlendi: ana ve baba evliyse çocuğun ailenin soyadını taşıyacağına ilişkin kural.
“Ana ve baba evli ise çocuğun ailenin soyadını alması evlilik birliğinin ve aile olmanın doğal bir sonucu olduğundan 'Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin '' ibaresinin Anayasaya aykırı bir yönü görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Maddenin ayakta kalan bölümü budur ve oybirliğiyle Anayasa'ya uygun bulunmuştur. Buradaki "aile" sözcüğü uygulamada babanın soyadı olarak anlaşılmaktadır; çünkü aile soyadı, eşlerin evlenmeyle edindiği ortak soyadıdır. Dolayısıyla evlilik içinde doğan çocuk doğumla birlikte babasının soyadını kazanır ve bu, maddenin tartışmasız çekirdeğidir. Tartışma, bu soyadının sonradan değiştirilip değiştirilemeyeceği noktasında yoğunlaşmıştır; madde gerekçesi "evliliğin sona ermesi, çocuğun soyadının değişmesine yol açmaz" diyerek kapıyı kapatmış görünse de, sonraki Anayasa Mahkemesi kararları bu yorumu değiştirmiştir.
Boşanmada çocuğun soyadını seçme hakkının yalnız babaya tanınması cinsiyet ayrımcılığıdır; Soyadı Kanunu'nun ilgili cümlesi oybirliğiyle iptal edilmiştir
Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi, evliliğin feshi veya boşanmada çocuk anaya bırakılmış olsa bile babanın seçtiği soyadını alacağını öngörüyordu. Bir mahkeme bu hükmü eşitlik ilkesine aykırı bularak iptali için başvurdu.
“Eşler, evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumdadırlar. Erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmaması, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayırım yapılması sonucunu doğurur. Bu nedenle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 10. ve 41. maddelerine aykırıdır, iptali gerekir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, boşanma sonrası soyadı tartışmasının kilit taşıdır ve oybirliğiyle verilmiştir. Mahkemenin kurduğu denklem basittir: çocuğun soyadını belirlemek velâyet hakkının içindeki bir yetkidir; bu yetkinin erkeğe tanınıp kadına tanınmaması, velâyetin kullanılması bakımından cinsiyete dayalı ayrım yaratır. Karar Resmî Gazete'de 14.02.2012'de yayımlanmıştır. İptalden sonra ortaya çıkan soru şudur: velâyeti alan anne, çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirebilir mi? Yargıtay bu soruya önce hayır, sonra koşullu evet cevabını vermiştir; aşağıdaki kartlar bu dönüşümü sırasıyla göstermektedir.
Eski görüş: velâyetin annede olması tek başına çocuğun soyadının değiştirilmesi için dava hakkı vermez
Boşanan anne, velâyeti kendisine verilen ve evlilik içinde doğan çocuğun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesini istedi. Yerel mahkeme kabul etti, Özel Daire bozdu, mahkeme direndi ve uyuşmazlık Hukuk Genel Kuruluna geldi.
“Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında çocuk reşit oluncaya kadar veya baba Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesindeki koşulları kanıtlayarak soyadını değiştirmedikçe soyadı değiştirme mümkün değildir. Sadece boşanma ve velayet hakkı anneye çocuğun soyadı değişikliği için dava açma hakkı vermez.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını oy çokluğuyla bozdu. Gerekçenin omurgası şuydu: çocuğun soyadı doğum anındaki duruma göre belirlenir; evlilik içinde doğan çocuk babanın soyadını alır ve bu soyadı, çocuk ergin olup TMK m. 27 koşullarını ileri sürmedikçe ya da baba kendi soyadını değiştirmedikçe değişmez. Kurul ayrıca pratik bir kaygı dile getirdi: soyadı velâyete bağlanırsa velâyet her el değiştirdiğinde soyadı da değişir ve bu hem nüfus kayıtlarının istikrarını hem çocuğun ruh sağlığını zedeler. Kurulda bir grup üye, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve uluslararası sözleşmeler karşısında direnmenin onanması gerektiğini savundu; bu görüş benimsenmedi. Bu karar bugün aşılmıştır; ancak neden aşıldığını anlamak için okunması gerekir.
Velâyeti alan annenin soyadı değiştirme talebinin reddi, kanunî dayanağın belirli olmaması sebebiyle aile hayatına saygı hakkını ihlal etmiştir
Boşanma sonrası velâyeti kendisine verilen çocuğun soyadının değiştirilmesini isteyen anne, talebi reddedilince bireysel başvuruda bulundu.
“Yukarıda yer verilen tespitler ışığında, boşanma sonrası velayeti anneye verilen çocuğun soyadının ne olacağı konusunda açık bir düzenlemenin bulunmaması ve farklı yargısal kararların verildiği dikkate alındığında başvuruya konu müdahalenin kanuni dayanağı olarak gösterilen Kanun hükmünün, başvurucunun velayeti altındaki çocuğun soyadının değiştirilmesi talebinin reddedilmesi şeklindeki müdahale bağlamında, belirlilik şartını sağlamadığı anlaşılmaktadır. 68. Müdahalenin kanunilik unsurunu taşımadığı sonucuna ulaşılmakla, söz konusu müdahale açısından diğer güvence ölçütlerine riayet edilip edilmediğinin ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. 69. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi ihlal kararını ilginç bir gerekçeye dayandırdı: müdahalenin kanunîlik unsuru yoktu. Boşanmadan sonra velâyeti anneye verilen çocuğun soyadının ne olacağı konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı ve mahkemelerin farklı kararlar verdiği tespit edilerek, dayanak gösterilen kanun hükmünün belirlilik şartını sağlamadığı sonucuna varıldı. Yani sorun yalnız yorumda değil, boşlukta idi — ki bu boşluk, maddedeki ibarenin iptal edilip yerine yeni bir kural konulmamasından doğuyordu. Mahkeme, ihlalin sonuçlarını gidermek için yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. Aynı tarihlerde verilen benzer başvurularda da ihlal sonucuna varılmıştır.
Kuralın hiçbir istisna tanımayacak biçimde katı yorumlanması, aile hayatına saygı hakkıyla birlikte ele alınan ayrımcılık yasağını ihlal eder
Velâyeti kendisinde olan çocuğun kendi soyadını taşımasını isteyen anne, derece mahkemelerinin talebi reddetmesi üzerine bireysel başvuru yaptı.
“4721 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı hâlinde hâkim kararıyla kişilerin soyadını değiştirmesi mümkün bulunmasına rağmen Yargıtay içtihadında velayet hakkı tanınmış olmasının anneye çocuğun soyadı değişikliği için dava açma hakkı vermediği ve çocuk reşit oluncaya kadar veya baba 4721 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca soyadını değiştirmediği sürece çocuğun soyadının değiştirilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmektedir. Bu bakımdan yargı mercilerinin söz konusu yorumları nedeniyle annenin çocuğun soyadını değiştirme yönündeki taleplerinin haklı nedenlere dayalı olduğunu dahi mahkemeler önünde dinletebilmesi bütünüyle engellenmektedir. Dolayısıyla çocuğun soyadı bakımından benimsenen kuralın hiçbir istisnasının kabul edilmemesi ve haklı sebepler bulunduğunu ileri sürmeye dahi imkân vermeyecek şekilde aşırı katı yorumlanması aile hayatına saygı hakkı ile kamu düzeni amacı arasında adil denge sağlamaktan uzak olup ayrımcılık yasağını ihlal etmektedir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, önceki ihlal kararlarından bir adım daha ileri gider ve oybirliğiyle verilmiştir. Mahkeme, Yargıtay içtihadının anneye çocuğun soyadını değiştirme için dava hakkı tanımamasını şöyle eleştirir: bu yorum, annenin haklı sebeplerinin bulunduğunu mahkeme önünde dinletebilmesini dahi bütünüyle engellemektedir. Kuralın hiçbir istisna kabul etmeyecek biçimde aşırı katı yorumlanması, aile hayatına saygı hakkı ile kamu düzeni amacı arasındaki adil dengeyi bozmakta ve ayrımcılık yasağını ihlal etmektedir. Karar, dosyanın yeniden yargılama için aile mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Yargıtay'ın içtihadını değiştirmesinde belirleyici olan karar budur.
Yeni ölçüt: anne sırf velâyeti ileri sürerek soyadı değişikliği isteyemez; çocuğun üstün yararı varsa annenin kızlık soyadı çocuğa verilebilir
Velâyeti kendisinde olan anne, babanın çocukla hiç ilgilenmediğini, çocuğun babasını tanımadığını ve okul hayatına başlayacağını ileri sürerek çocuğun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesini istedi. İlk derece mahkemesi kabul etti, bölge adliye mahkemesi kaldırarak davayı reddetti.
“Çocuğun üstün yararı gereği, anne hiçbir gerekçe göstermeden, sırf velayetin kendisinde olduğunu ileri sürerek çocuğa kendi kızlık soyadının verilmesini isteyemez. Anne tarafından çocuğun soyadının değiştirilmesi davası açıldığında, çocuğun üstün yararına bakılır. Eğer çocuğun üstün yararı varsa annenin kızlık soyadı çocuğa verilebilir. Üstün yarar yoksa davanın reddine karar verilmelidir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, içtihadın döndüğü noktadır ve ölçütü tek paragrafta verir. Kural artık ne "anne isteyemez" ne de "anne her zaman isteyebilir"dir; ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Daire, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararlarını tek tek anarak bu sonuca varmış ve somut olayda babanın ilgisizliğini, çocuğun annesiyle yaşadığını ve soyadı farkının okul hayatında yaratacağı zorluğu birlikte değerlendirerek davanın kabulü gerektiğine hükmetmiştir. Uygulamadaki karşılığı şudur: dilekçenizde velâyetin sizde olduğunu yazmanız yetmez; çocuğun neden bu değişiklikten yararlanacağını somut olgularla anlatmanız gerekir.
Eşlerin çocuklarıyla ilişkilerindeki eşitliğini düzenleyen Ek 7 No'lu Protokol iç hukukun parçasıdır ve kanunla çatışmada esas alınır
Aynı kararda Daire, Anayasa Mahkemesi kararlarının yanında uluslararası sözleşme hükümlerini de dayanak olarak gösterdi.
“Türkiye Cumhuriyeti adına 14 Mart 1985 tarihinde imzalanan "11 Nolu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokol", 6684 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunarak, 25.03.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe girmiş ve iç hukukumuz halini almıştır. Ek 7 Nolu Protokol'ün 5. maddesi "Eşler, evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi halinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir. Bu madde, devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarına engel değildir." hükmünü içermektedir. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin Milletlerarası Antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda Milletlerarası Andlaşma hükümleri esas alınır.”
Ne anlama geliyor? Bu bölüm, soyadı davalarında Anayasa m. 90/son köprüsünü kurar. Ek 7 No'lu Protokol'ün 5. maddesi, eşlerin evlilik süresince ve evliliğin bitmesi hâlinde çocuklarıyla olan ilişkilerinde özel hukuk niteliğindeki hak ve sorumluluklar bakımından eşit olduğunu söyler. Protokol 25.03.2016 tarihinde iç hukuk hâline gelmiştir. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunlar aynı konuda farklı hüküm içeriyorsa antlaşma hükümleri esas alınır. Dava dilekçenizde bu dayanağı da göstermek, özellikle derece mahkemesinin eski içtihada dayanma ihtimaline karşı işe yarar.
Evlilik dışı doğup tanıma yoluyla babanın soyadını almış çocuk için de aynı ölçüt uygulanır
Çocuk, annenin kısa süreli evlilik dışı ilişkisinden doğmuş ve biyolojik baba tarafından annenin haberi olmadan tanıma yoluyla kendi hanesine tescil ettirilmişti. Velâyet kanun gereği annedeydi; anne çocuğun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesini istedi.
“Çocuğun soyadının annenin soyadı ile değiştirilmesi halinde, üstün yararı bakımından ruhsal gelişiminin olumsuz etkileneceği ileri sürülmediği gibi, aksine çocuğun soyadının annenin soyadıyla değiştirilmesinde çocuğun üstün yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin benzer olaylarda verdiği hak ihlaline ilişkin kararları da gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, iptal edilen ibarenin bıraktığı boşlukta bugün nasıl hareket edildiğini gösterir. Evlilik dışı doğan çocuk, baba tanıma yaparsa babanın hanesine ve soyadıyla tescil edilmektedir (TMK m. 295). Buna karşılık velâyet, ana ve baba evli değilse kanun gereği anadadır (TMK m. 337). Ortaya çıkan tabloda anne, velâyet sahibi olmasına rağmen çocuğuyla farklı soyadı taşımaktadır. Daire, bu dosyada da ölçütü çocuğun üstün yararı olarak uygulamış ve babanın çocukla hiç ilgilenmediği, çocuğun babayı tanımadığı olguları karşısında davanın kabulü gerektiğine hükmetmiştir.
İdrak çağındaki çocuğun duruşmada dinlenmesi ve beyanı, üstün yararın belirlenmesinde belirleyici olur
Boşandıktan sonra akrabasıyla evlenen ve yeni evliliğinden de çocuğu olan anne, önceki evliliğinden olan çocukların soyadının kızlık soyadıyla değiştirilmesini istedi. Çocuklar duruşmada dinlendi.
“çocuklar davacı anneyle soy isimlerinin farklı olması sebebiyle, okul hayatında arkadaşları tarafından dalga geçildiğini bu nedenle kendilerini kötü hissettiklerini duruşmada belirtmişlerdir. Çocukların soyadlarının, annenin soyadı ile değiştirilmesi halinde, üstün yarar bakımından ruhsal gelişiminin olumsuz etkileneceği ileri sürülmediği gibi, aksine çocukların soyadının annenin soyadıyla değiştirilmesinde çocukların üstün yararının bulunduğu anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, "üstün yarar" ölçütünün nasıl ispatlandığını gösterir. İdrak çağındaki çocuklar duruşmada dinlenmiş ve soyadı farkının okulda yarattığı sorunu kendi ağızlarından anlatmışlardır. Daire, değerlendirmeyi iki yönlü kurmuştur: bir yandan değişikliğin çocuğa zarar vereceği ileri sürülmemiştir, diğer yandan değişiklikte çocuğun yararı bulunduğu anlaşılmıştır. İspat aracı olarak kullanılabilecek unsurlar şunlardır: çocuğun uzman veya hâkim huzurundaki beyanı, sosyal inceleme raporu, okul kayıtları, babanın kişisel ilişkiyi kullanmadığını gösteren belgeler ve nafaka ödenip ödenmediğine ilişkin kayıtlar.
Güncel uygulama: haklı sebep bulunması ve küçüğün yüksek yararının gerektirmesi hâlinde velâyet sahibi anne soyadı değişikliğini talep edebilir
Anne, çocuğun kendi soyadını kullanmasına izin verilmesini istedi; birleşen davada baba ile kişisel ilişkinin kaldırılması talep edildi. İlk derece mahkemesi asıl davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti.
“Anayasa Mahkemesinin bu kararları sonrasında Dairemizce de, haklı sebep bulunması ve küçüğün yüksek yararının gerektirmesi halinde velayet hakkı kendisine bırakılmış olan annenin çocuğun soyadının değiştirilmesini talep edebileceği kabul edilmektedir.”
Ne anlama geliyor? Bugün geçerli olan formül bu cümledir ve iki koşulu birlikte arar: haklı sebep ve küçüğün yüksek yararı. Karar, Daire'nin bu sonuca nasıl vardığını da açıklar: Hukuk Genel Kurulu kararlarının bağlayıcılığı karşısında başka türlü karar vermek mümkün görünmese de, benzer dosyalar bireysel başvuruya konu olduğunda Anayasa Mahkemesince yine ihlal tespit edileceği ve yeniden yargılama yolunun açılacağı açıktır; temel hak ihlali iddialarının öncelikle olağan kanun yollarında çözülmesi asıldır. Somut olayda Daire; tanık anlatımlarını, üçlü uzman tarafından düzenlenen sosyal inceleme raporunu ve çocuğun uzman huzurundaki beyanını birlikte değerlendirerek davanın kabulü gerektiğine hükmetmiştir.
Evlilik içinde doğan çocuğun aile soyadının değiştirilmesi davası aile mahkemesinde görülür
Evlilik birliği içinde doğan çocuğun soyadının annenin bekârlık soyadıyla değiştirilmesi istenmişti. Uyuşmazlık, davaya asliye hukuk mahkemesinin mi yoksa aile mahkemesinin mi bakacağı noktasında toplandı.
“Dava, ergin kişinin haklı sebeple soyadının değiştirilmesi niteliğinde değil, evlilik birliği içerisinde doğan çocuğun, doğumla kazandığı "aile soyadının" değiştirilmesi talebine ilişkin olduğuna göre, davanın çözüm yeri, aile mahkemesi kurulmuş olan yerlerde aile mahkemeleri, kurulmamış olan yerlerde ise davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakacak olan asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.”
Ne anlama geliyor? Görev, kamu düzenindendir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir (HMK m. 1, 114/1-c, 115/1); yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve aylar kaybedilir. Hukuk Genel Kurulu bu kararla ayrımı netleştirmiştir: ergin bir kişinin haklı sebeple soyadını değiştirmesi (TMK m. 27) asliye hukuk mahkemesinin işidir; buna karşılık evlilik içinde doğan çocuğun doğumla kazandığı aile soyadının değiştirilmesi aile hukukundan doğan bir uyuşmazlıktır ve aile mahkemesinde görülür. Aynı ilke, Kurulun 29.01.2016 tarihli kararlarında da benimsenmiştir (Yargıtay HGK, 2015/135 E., 2016/118 K., 29.01.2016). Davayı açarken hasım olarak nüfus müdürlüğünü ve diğer ebeveyni göstermeyi unutmayın.
Madde gerekçesi
Madde 321- Yürürlükteki Kanunun 259 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun (birinci fıkrası 1978 tarihinde yürürlüğe giren 1976 tarihli, ikinci fıkrası ise 1988 tarihinde yürürlüğe giren 1984 tarihli kanunlarla düzenlenen) 270 inci maddesinden alınmıştır. Maddeye göre çocuk, ana ve baba birbirleriyle evli ise ailenin, birbirleriyle evli değilse yani çocuk yasal olmayan bir birleşme sonucunda dünyaya gelmişse ananın soyadını taşır. Baba ile çocuk arasında tanıma ve babalık hükmü ile soybağı kurulduğu hâlde dahi çocuk ananın soyadını alacaktır. Bu durumda, eğer ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa, çocuk ananın bekârlık yani ilk (kızlık) soyadını alır. Fakat, ana ve babanın birbirleriyle evli olmamaları hâlinde çocuğun ananın soyadını taşıyacağı yolundaki hükmün, ana ve babası evli olan çocuğun ana ve babasının evliliğinin sonradan sona ermesi hâlini kapsamadığına dikkat edilmesi gerekir. Başka bir ifadeyle, evliliğin sona ermesi, çocuğun soyadının değişmesine yol açmaz.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 122Bu gerekçe, yürürlükteki maddeden daha geniş bir kural anlatır; çünkü anlattığı kuralın yarısı sonradan iptal edilmiştir. Gerekçenin dört cümlesini ayrı ayrı okumak gerekir.
Birinci cümle bugün geçersizdir. Gerekçe, evlilik dışı doğan çocuğun ananın soyadını taşıyacağını söyler; bu ibare iptal edilmiştir. İkinci cümle, iptalin doğrudan sebebidir. Gerekçe, baba ile çocuk arasında tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulduğu hâlde dahi çocuğun ananın soyadını alacağını açıkça yazar. Anayasa Mahkemesi tam bu sonucu, soybağı kurulmuş bir çocuğu evlilik içinde doğan çocuktan farklı bir hukukî statüye soktuğu için Anayasa'nın 10., 11. ve 41. maddelerine aykırı bulmuştur (AYM, E. 2005/114, K. 2009/105, 02.07.2009). Üçüncü cümle yürürlüktedir: ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını alır; bu kural madde metninde de ayrıca yer aldığından iptalden etkilenmemiştir.
Dördüncü cümle ise maddenin en çok tartışılan cümlesidir: "Evliliğin sona ermesi, çocuğun soyadının değişmesine yol açmaz." Bu cümle, ana ve babanın boşanmasının çocuğun soyadını kendiliğinden değiştirmeyeceğini anlatır ve bu yönüyle hâlâ doğrudur: boşanma kararı verildiğinde çocuğun soyadı otomatik olarak değişmez. Ancak cümle, uzun yıllar bundan fazlasını anlatmak için kullanılmış ve soyadının hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği sonucuna dayanak yapılmıştır (Yargıtay HGK, 2013/1755 E., 2015/1039 K., 13.03.2015). Bu geniş okuma, yukarıda anılan ihlal kararlarından sonra terk edilmiştir: boşanma soyadını kendiliğinden değiştirmez, ama haklı sebep ve çocuğun üstün yararı varsa mahkeme kararıyla değiştirilebilir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'un 259. maddesi tek cümleden oluşuyordu ve yalnızca "nesebi sahih" yani evlilik içinde doğan çocuğu düzenliyordu: bu çocuk babasının ismini taşır ve onun vatandaşlık haklarına sahip olur. Evlilik dışında doğan çocuğun soyadı bu maddede yer almıyordu; eski Kanun bu çocukları ayrı bir hukukî kategori olarak ele alıyor ve farklı hükümlere tâbi tutuyordu. Yeni Kanun iki değişiklik getirmiştir. Birincisi terminolojiktir ama anlamlıdır: "nesebi sahih olan çocuk" ifadesi terk edilmiş, yerine "ana ve baba evli ise" ölçütü konmuştur; böylece çocuklar arasında meşruiyet ayrımı yapan dil metinden çıkarılmıştır. İkincisi kapsamdadır: yeni madde, evlilik dışında doğan çocuğun soyadını da düzenlemeye çalışmış ve ona ananın soyadını vermiştir. Ne var ki bu ikinci düzenleme, evlilik içi ve evlilik dışı doğan çocuklar arasında bu kez ters yönde bir fark yarattığı için iptal edilmiştir. Sonuçta madde, eski Kanun'daki kadar dar bir alanı düzenler hâle gelmiştir: bugün metinde yalnızca ana ve babası evli olan çocuğun soyadına ilişkin kural bulunmaktadır.
Madde 259 – Nesebi sahih olan çocuk, babasının ismini taşır ve onun vatandaşlık haklarına malik olur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun | 4721 sayılı Kanun m. 321 | |
|---|---|---|
| Ölçüt | Nesebin sahih olması | Ana ve babanın evli olması |
| Evlilik içi çocuk | Babanın ismini taşır | Ailenin soyadını taşır |
| Evlilik dışı çocuk | Maddede düzenlenmemişti | Düzenlenmişti, ibare iptal edildi |
| Çifte soyadı hâli | Kural yoktu | Bekârlık soyadı alınır |
| Vatandaşlık | Maddede birlikte düzenlenmişti | Ayrı mevzuatta |
| Soyadının değişmesi | Düzenlenmemişti | Kanun yolu kararlarıyla belirlenmektedir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 02.07.2009 | "Evli değilse ananın" ibaresi iptal edildi; yürürlük bir yıl ertelendi | AYM, E. 2005/114, K. 2009/105, 02.07.2009 |
| 08.12.2011 | Soyadı Kanunu'ndaki "babanın seçtiği adı alır" cümlesi oybirliğiyle iptal edildi | AYM, E. 2010/119, K. 2011/165, 08.12.2011 |
| 25.06.2015 | Soyadı değişikliği talebinin reddi aile hayatına saygı hakkının ihlali sayıldı | AYM, Hayriye Özdemir, B. No: 2013/3434, 25.06.2015 |
| 26.02.2020 | Katı yorum, ayrımcılık yasağının ihlali sayıldı | AYM, S.E., B. No: 2017/40178, 26.02.2020 |
| 2021 | Yargıtay içtihadı değişti: çocuğun üstün yararı ölçütü benimsendi | Yargıtay 2. HD, 2021/3176 E., 2021/5031 K., 16.06.2021 |
Maddenin metni 2002'den bu yana hiç değiştirilmemiştir; bütün dönüşüm yukarıda anılan kararlar yoluyla gerçekleşmiştir. Bugünkü tablo iki yönlüdür. Bir yandan bir kanunî boşluk vardır: iptal edilen ibarenin yerine on altı yıldır yeni bir kural konmamış, evlilik dışı doğan çocuğun soyadı kanun düzeyinde düzenlenmemiştir. Öte yandan uygulama yerleşmiştir: boşanmadan sonra velâyeti alan ebeveynin soyadı değişikliği talebi, haklı sebep ve çocuğun üstün yararı ölçütüyle değerlendirilmektedir. Bu ölçüt kanun metninden değil, yukarıdaki ihlal kararlarından (AYM, S.E., B. No: 2017/40178, 26.02.2020) ve Anayasa'nın 90. maddesi yoluyla iç hukuka giren uluslararası sözleşme hükümlerinden türetilmiştir. Dosyanızı kurarken hem madde metnini hem de bu içtihadı birlikte göstermek gerekir; yalnız madde metnine dayanan dilekçeler, maddenin bugün söylemediği bir şeyi söylüyormuş gibi okunur.
İlgili maddeler
- TMK m. 27: Adın değiştirilmesi.
- TMK m. 282: Soybağının kurulması.
- TMK m. 292: Ana ve babanın sonradan evlenmesi.
- TMK m. 295: Tanıma.
- TMK m. 301: Babalık davası.
- TMK m. 314: Evlât edinmenin hükümleri.
- TMK m. 322: Karşılıklı yükümlülükler.
- TMK m. 323: Kişisel ilişki kurulması.
- TMK m. 337: Ana ve baba evli değilse velâyet.
- TMK m. 182: Boşanmada velâyet ve kişisel ilişki.
Çocuğunuzun soyadının değiştirilmesi için haklı sebep ve üstün yarar koşullarının somut olayınızda bulunup bulunmadığını değerlendirmek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 321 ne diyor?
Ana ve baba evliyse çocuğun ailenin soyadını taşıyacağını, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuğun bekârlık soyadını alacağını düzenler.
Maddede neden boşluk var?
"Evli değilse ananın" ibaresi iptal edildi (AYM, E. 2005/114, K. 2009/105, 02.07.2009).
Neden iptal edildi?
Tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulsa bile çocuğun babasının soyadını alamaması eşitliğe aykırı bulundu.
Yerine yeni bir kural kondu mu?
Konmadı; boşluk bugün de sürmektedir.
"Ailenin soyadı" ne demek?
Eşlerin evlenmeyle edindiği ortak soyadı; uygulamada babanın soyadıdır.
Bu kural Anayasa'ya aykırı bulundu mu?
Bulunmadı; oybirliğiyle Anayasa'ya uygun kabul edildi.
Çocuğun soyadı hangi ana göre belirlenir?
Doğum anındaki duruma göre (Yargıtay HGK, 2013/1755 E., 2015/1039 K., 13.03.2015).
Boşanınca çocuğun soyadı kendiliğinden değişir mi?
Değişmez; madde gerekçesi de bunu açıkça belirtir.
Velâyet bende, çocuğun soyadını değiştirebilir miyim?
Haklı sebep ve çocuğun üstün yararı varsa isteyebilirsiniz (Yargıtay 2. HD, 2025/436 E., 2025/5175 K., 15.05.2025).
Sadece velâyetin bende olduğunu söylemem yeter mi?
Eskiden bu mümkün değil miydi?
Değildi; velâyetin tek başına dava hakkı vermediği kabul ediliyordu.
Bu görüş neden değişti?
Anayasa Mahkemesi bu yorumu hak ihlali saydı (AYM, S.E., B. No: 2017/40178, 26.02.2020).
Hangi hak ihlal edilmiş sayıldı?
Aile hayatına saygı hakkı ve onunla birlikte ele alınan ayrımcılık yasağı.
İlk ihlal kararı hangisi?
25.06.2015 tarihli karar (AYM, Hayriye Özdemir, B. No: 2013/3434, 25.06.2015).
Soyadı Kanunu'ndaki kural ne oldu?
Boşanmada babanın seçtiği adın alınacağına ilişkin cümle iptal edildi (AYM, E. 2010/119, K. 2011/165, 08.12.2011).
Çocuğun üstün yararı nedir?
Somut olayda çocuk için en iyisinin ne olduğunu belirlemede kullanılan ölçüttür.
Üstün yararı nasıl ispatlarım?
Sosyal inceleme raporu, çocuğun beyanı ve tanık anlatımlarıyla.
Çocuk duruşmada dinlenir mi?
İdrak çağındaysa dinlenir (Yargıtay 2. HD, 2021/1042 E., 2021/2206 K., 11.03.2021).
Hangi olgular işe yarar?
Diğer ebeveynin ilgisizliği, kişisel ilişkinin kullanılmaması, okulda yaşanan somut zorluk.
Karşı taraf ne ileri sürebilir?
Değişikliğin çocuğun ruhsal gelişimini olumsuz etkileyeceğini.
Evlilik dışı doğan çocuğun soyadı ne olur?
Baba tanıma yaparsa babanın hanesine ve soyadıyla tescil edilir (TMK m. 295).
O çocuk için de soyadı davası açılabilir mi?
Açılabilir; aynı ölçüt uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2020/6302 E., 2021/641 K., 27.01.2021).
Evlilik dışı doğan çocukta velâyet kimdedir?
Kanun gereği anadadır (TMK m. 337).
Ana ve baba sonradan evlenirse ne olur?
Çocuk evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur (TMK m. 292).
Görevli mahkeme hangisidir?
Aile mahkemesi (Yargıtay HGK, 2015/259 E., 2015/2625 K., 18.11.2015).
Asliye hukuk mahkemesinde açarsam ne olur?
Görevsizlik kararı verilir; görev kamu düzenindendir.
Ergin kişi soyadını değiştirebilir mi?
Haklı sebep varsa değiştirebilir (TMK m. 27).
Ergin kişide görevli mahkeme hangisidir?
Asliye hukuk mahkemesi.
Davada kimi hasım göstermeliyim?
Nüfus müdürlüğünü ve diğer ebeveyni.
Uluslararası bir dayanak var mı?
Ek 7 No'lu Protokol'ün 5. maddesi (Anayasa m. 90/son).
Protokol ne diyor?
Eşlerin çocuklarıyla ilişkilerinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olduğunu.
Karar kesinleşince ne olur?
Nüfus kütüğüne işlenir ve çocuk yeni soyadını taşır.
Evlât edinmede soyadı ne olur?
Küçük, evlât edinenin soyadını alır (TMK m. 314).
Madde hangi kaynaktan alınmıştır?
İsviçre Medenî Kanunu'nun 270. maddesinden.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 27, 182, 282, 292, 295, 301, 314, 321, 337
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 1, 114, 115
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 2525 sayılı Soyadı Kanunu m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 259
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 321 gerekçesi s. 122, Komisyon değişiklik listesi s. 311-315
- Anayasa Mahkemesi, S.E., B. No: 2017/40178, 26.02.2020
- Anayasa Mahkemesi, Hayriye Özdemir, B. No: 2013/3434, 25.06.2015
- Anayasa Mahkemesi, E. 2010/119, K. 2011/165, 08.12.2011
- Anayasa Mahkemesi, E. 2005/114, K. 2009/105, 02.07.2009
- Yargıtay HGK, 2015/135 E., 2016/118 K., 29.01.2016
- Yargıtay HGK, 2015/259 E., 2015/2625 K., 18.11.2015
- Yargıtay HGK, 2013/1755 E., 2015/1039 K., 13.03.2015
- Yargıtay 2. HD, 2025/436 E., 2025/5175 K., 15.05.2025
- Yargıtay 2. HD, 2021/3176 E., 2021/5031 K., 16.06.2021
- Yargıtay 2. HD, 2021/1042 E., 2021/2206 K., 11.03.2021
- Yargıtay 2. HD, 2020/6302 E., 2021/641 K., 27.01.2021
