Türk Medeni Kanunu · A. Küçüklerin evlât edinilmesi

TMK Madde 308: Evlât Edinmede Yaş Farkı ve Küçüğün Rızası

Türk Medeni Kanunu'nun 308. maddesine göre evlât edinilenin, evlât edinenden en az on sekiz yaş küçük olması şarttır; ayırt etme gücüne sahip olan küçük rızası olmadıkça evlât edinilemez ve vesayet altındaki küçük, ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir. Bu sayfada madde metnini, yaş farkı kuralının emredici niteliğini, Anayasa Mahkemesinin bu kurala ilişkin ihlal kararını, rızanın nasıl alınacağını, madde gerekçesini ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 9 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Dördüncü Ayırım: Evlât Edinme › A. Küçüklerin evlât edinilmesi

IV. Küçüğün rızası ve yaşı

Madde 308

  1. (1)Evlât edinilenin, evlât edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır.
  2. (2)Ayırt etme gücüne sahip olan küçük, rızası olmadıkça evlât edinilemez.
  3. (3)Vesayet altındaki küçük, ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 308 ne düzenler?
  3. On sekiz yaş farkı
  4. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı
  5. Kural bugün nasıl uygulanıyor?
  6. Küçüğün rızası
  7. Vesayet altındaki küçük
  8. Yargılama
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 308, evlât edinmede üç koşul belirler. Birincisi yaş farkıdır: evlât edinilen, evlât edinenden en az on sekiz yaş küçük olmalıdır. Bu kural emredicidir; fark tutmuyorsa mahkeme işin esasına girmeden talebi reddeder (Yargıtay 18. HD, 2014/9630 E., 2014/17012 K., 25.11.2014). İkincisi küçüğün rızasıdır: ayırt etme gücüne sahip küçük, rızası olmadıkça evlât edinilemez. Üçüncüsü vesayet iznidir: vesayet altındaki küçük, ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir. Maddenin en tartışmalı yönü, yaş farkı kuralının hiçbir istisna içermemesidir: Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, kuralın kendisini makul bulmakla birlikte istisna öngörülmemesini aile hayatına saygı hakkının ihlali saymış ve kararı yasal düzenleme yapılması için TBMM'ye bildirmiştir (AYM, Yıldız Ceylan Var, B. No: 2020/10490, 25.07.2023). Bugün itibarıyla madde metninde bir istisna bulunmamaktadır.

Yaş farkı koşulu
Evlât edinilenin en az on sekiz yaş küçük olması (TMK m. 308/1).
Ayırt etme gücü
Akla uygun biçimde davranma yeteneği (TMK m. 13).
Küçüğün rızası
Ayırt etme gücüne sahip küçüğün evlât edinilmeye onay vermesi (TMK m. 308/2).
Vesayet daireleri
Vesayet makamı ve denetim makamı (TMK m. 308/3).

TMK 308 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Yaş farkıEn az on sekiz yılTMK m. 308/1
NiteliğiEmrediciYargıtay 18. HD, 2014/17012 K.
HesapNüfus kayıtlarındaki doğum tarihleriYargıtay 2. HD, 2009/4203 K.
İstisnaKanunda öngörülmemiştirAYM, B. No: 2020/10490
Anayasa Mahkemesiİstisnasızlık ihlal sayıldıAYM, B. No: 2020/10490
Kesinleşmiş kararKanun yararına bozulabilirYargıtay 18. HD, 2015/7582 K.
Küçüğün rızasıAyırt etme gücü varsa aranırTMK m. 308/2
Vesayet altındaki küçükVesayet dairelerinin izniTMK m. 308/3
Ana babanın rızasıAyrı maddede düzenlenirTMK m. 309
Rıza kararıKesinleşmesi beklenirYargıtay 18. HD, 2015/10986 K.
ErginlerdeKıyasen uygulanırTMK m. 313
AraştırmaKapsamlı inceleme ve dinlemeYargıtay 2. HD, 2006/14135 K.

TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 265. maddesinden, bu hükmün birinci fıkrasında değişiklik yapılarak alınmıştır. Gerekçe değişikliği açıkça belirtir: kaynak maddedeki on altı yaş farkı sınırı birinci fıkrada on sekize çıkarılmıştır. İkinci ve üçüncü fıkralar bakımından ise gerekçe, bunların 743 sayılı Kanun'un 254. maddesini karşıladığını söyler. Eski Kanun'un 254. maddesi, ayırt etme gücüne sahip kişinin rızası olmadıkça evlâtlığa alınamayacağını, ana babanın veya hâkimin muvafakati alınmadıkça kısıtlı ile küçüğün ayırt etme gücüne sahip olsalar bile evlâtlığa alınamayacağını öngörüyordu. Yeni Kanun bu düzeni ikiye ayırmıştır: küçüğün kendi rızası ile vesayet izni bu maddede, ana ve babanın rızası ise ayrı bir maddede düzenlenmiştir (TMK m. 309). Tasarının 308. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almış ve son fıkrasındaki "rızasıyla" kelimesi "izniyle" olarak değiştirilmiştir (S. Sayısı 723, s. 314); bu, vesayet dairelerinin yaptığı işlemin bir rıza beyanı değil, bir izin olduğunu vurgulamak içindir.

Dikkat

Bu maddede en çok karşılaşılan durum, aradaki yaş farkının on sekiz yılı doldurmamasıdır ve sonucu serttir: diğer bütün koşullar en iyi biçimde sağlanmış, taraflar arasında yıllardır fiilî bir ana baba-çocuk ilişkisi kurulmuş olsa bile dava reddedilir. Bu katılık 2023 yılında aile hayatına saygı hakkının ihlali sayılmış, sakat bulunan ise kuralın kendisi değil istisna öngörülmemesi olmuştur (AYM, Yıldız Ceylan Var, B. No: 2020/10490, 25.07.2023); karar yasal düzenleme yapılması için TBMM'ye bildirilmiş olmakla birlikte madde bugüne kadar değiştirilmemiştir. Yargıtay da ihlal kararından sonra kuralı katı biçimde uygulamayı sürdürmüştür (Yargıtay 2. HD, 2022/9358 E., 2024/751 K., 06.02.2024). Dolayısıyla planlamanızı bugünkü metne göre yapın; buna karşılık dosyanızda Anayasa'ya aykırılık itirazı ileri sürebileceğinizi ve Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasının tartışılabileceğini de bilin. İkinci nokta rızadır: ayırt etme gücüne sahip küçüğün rızası zorunludur ve bu rıza duruşmada alınıp tutanağa geçirilmelidir. Üçüncü nokta vesayet iznidir: vesayet altındaki küçük için vesayet makamı ve denetim makamının izni gerekir, çocuğun ayırt etme gücü bulunması bu izni gereksiz kılmaz.

On sekiz yaş farkı

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

  • Başvuru: AYM, Yıldız Ceylan Var, B. No: 2020/10490, 25.07.2023.
  • Kuralın kendisi: Makul bulunmuştur.
  • Sakat bulunan: İstisna öngörülmemesi.
  • İhlal: Aile hayatına saygı hakkı (Anayasa m. 20).
  • Sebep: Devletin pozitif yükümlülüğünün yerine getirilmemesi.
  • Sonuç: Karar TBMM'ye bildirildi, madde henüz değişmedi.

Kural bugün nasıl uygulanıyor?

Küçüğün rızası

  • Kural: Ayırt etme gücüne sahip küçük rızası olmadıkça evlât edinilemez (TMK m. 308/2).
  • Ölçü: Ayırt etme gücü (TMK m. 13).
  • Şekil: Duruşmada alınır ve tutanağa geçirilir.
  • Ana babanın rızası: Ayrı bir koşuldur (TMK m. 309).
  • Rıza aranmayan hâller: Ayrı maddede sayılmıştır (TMK m. 311).
  • Rıza varsa: Koşullar tamamsa dava kabul edilir (Yargıtay 18. HD, 2014/13819 E., 2015/5193 K., 06.04.2015).

Vesayet altındaki küçük

  • Kural: Vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir (TMK m. 308/3).
  • Kapsam: Ayırt etme gücü olsun olmasın.
  • Makamlar: Vesayet makamı ve denetim makamı.
  • Terim: Komisyonda "rızasıyla" yerine "izniyle" denmiştir.
  • Eksiklik: İzin alınmadan verilen karar sakattır.
  • Kayyım: Menfaat çatışmasında atanır (TMK m. 426).

Yargılama

Uygulamada

Bu maddede yapılacak ilk iş bir tarih karşılaştırmasıdır. Evlât edinen ile evlât edinilmek istenen kişinin nüfus kayıtlarındaki doğum tarihlerini yan yana koyun ve aradaki farkın on sekiz yılı doldurup doldurmadığını hesaplayın. Fark eksikse, diğer bütün koşullar mükemmel biçimde sağlanmış olsa bile mahkeme işin esasına girmeden davayı reddedecektir; bu kural emredicidir ve bugün için hiçbir istisnası yoktur. Buna rağmen dosyanız fiilen kurulmuş bir aile ilişkisine dayanıyorsa iki yolu değerlendirebilirsiniz: Anayasa'ya aykırılık itirazı ileri sürüp mahkemeden somut norm denetimi yolunu işletmesini istemek ve Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasına dayanarak milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınmasını talep etmek (AYM, Yıldız Ceylan Var, B. No: 2020/10490, 25.07.2023). Bu yolların bugüne kadar derece mahkemelerince kabul görmediğini bilerek hareket edin; ancak yukarıdaki ihlal kararı dilekçenizin dayanağı olabilir. Rıza konusunda iki ayrı koşulu karıştırmayın: bu maddedeki rıza küçüğün kendi rızasıdır ve yalnızca ayırt etme gücüne sahipse aranır; ana ve babanın rızası ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Küçüğün rızasının duruşmada alınıp tutanağa geçirildiğinden emin olun. Vesayet altındaki bir küçük söz konusuysa vesayet makamı ile denetim makamının iznini dava açmadan önce alın; çocuğun ayırt etme gücü bulunması bu izni gereksiz kılmaz. Son olarak, ana babanın rızasının aranmamasına ilişkin ayrı bir dosya varsa, evlât edinme davasında bu dosyanın bekletici sorun yapılmasını isteyin; kesinleşmemiş bir karara dayanılarak verilen hüküm bozulmaktadır.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Anayasa MahkemesiB. No: 2020/10490 · Yıldız Ceylan Var başvurusu25.07.2023

On sekiz yaş farkı kuralının hiçbir istisna içermemesi ve hâkime takdir alanı bırakmaması aile hayatına saygı hakkını ihlal eder; karar Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmiştir

Başvurucu dört yaşından itibaren, annesinin sonradan evlendiği kişiyi babası olarak bilmiş, onun soyadını almış ve aralarında fiilen baba-çocuk ilişkisi kurulmuştu. Evlât edinme istemi, aradaki yaş farkının on sekiz yıldan az olması nedeniyle reddedildi. Genel Kurul, kuralın genel olarak makul olduğunu kabul etmekle birlikte hiçbir istisnaya yer verilmemesini ayrı bir sorun olarak inceledi.

“Tüm bu süreç gözönüne alındığında yaş farkı konusunda hâkime takdir yetkisi tanınması durumunda aralarında makul kabul edilebilecek bir yaş farkı bulunan tarafların fiilen var olan aile bağlarının hukuken de tam bir koruma altına alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu türden bir korumanın mevcut kanuni düzenlemelerle mümkün olmayacağı açık olduğundan tam da bu noktada devletin aile birlikteliğinin tanınması konusunda yasal düzenlemeler yapılmasına ilişkin pozitif yükümlülüğünün devreye girmesi ve genel kurala istisna getiren düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekir. 57. Mevcut durumda söz konusu gerekliliğe rağmen kesin ve genel kuralın hiçbir istisna içermediği görülmektedir. Kuralın kesin olması ve bazı dezavantajlı ya da daha fazla korunmayı gerektiren durumda olanlar yönünden istisnai düzenlemelere yer verilmemesi somut olayda olduğu gibi çocuğun üstün yararının korunması ilkesine ve aile hayatı ilişkilerine zarar vermektedir. Başvuruya konu olayda da başvurucunun ayrıksı durumunu ve haklı taleplerini kapsam dışında bırakan eksik bir düzenlemenin bulunduğu, mevcut mağduriyetin 4721 sayılı Kanun'un 308. maddesinde yer alan hükmün istisna içermemesinden kaynaklandığı değerlendirilmiştir. 58. Neticede yürürlükteki düzenlemenin kesin olması, hiçbir hâl yönünden istisna içermemesi ve zorunlu durumlar karşısında uygulayıcılara takdir alanı bırakmaması nedeniyle devletin yasal düzenlemeler oluşturma konusundaki pozitif yükümlülüklerinin yerine getirilmediği kanaatine varılmıştır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin bugünkü tartışmasının merkezinde yer alır. Anayasa Mahkemesi kuralın kendisini sakat bulmamıştır: asgari yaş farkı, evlât edinmenin doğal ana baba-çocuk ilişkisine benzemesini sağlayan, çocuğu koruyan makul bir şarttır ve Roma hukukundan gelen "evlât edinme doğal olanı izlemelidir" ilkesine dayanır. Sakat bulunan şey, kuralın hiçbir istisna içermemesidir. Ana babasını yitirmiş bir küçüğün yakın hısmı tarafından büyütülmesi ya da çocuğun bakımını uzun süredir üstlenmiş bir üvey ebeveynin durumu gibi hâllerde, aradaki fark makul olsa bile evlâtlık ilişkisi kurulamamakta ve fiilen var olan aile bağı hukuken korunamamaktadır. Genel Kurul bunu devletin pozitif yükümlülüğünün ihlali saymış, kararı yasal düzenleme yapılması için TBMM'ye bildirmiş ve yeniden yargılama için dosyayı ilgili aile mahkemesine göndermiştir. Bugün itibarıyla madde metninde bir istisna bulunmamaktadır.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2014/9630 E. · 2014/17012 K.25.11.2014

On sekiz yaş farkı kuralı emredici niteliktedir; bu kurala uyulmadan yapılan evlât edinme talebi başka bir gerekçe aranmadan reddedilir

Evlât edinme istemi, mahkemece işin esasına girilerek reddedildi; ret gerekçesi olarak talebin ardında maddî sebeplerin bulunduğu ve evlât edinmenin bu saikle istendiği gösterildi. Oysa taraflar arasındaki yaş farkı on sekiz yıldan azdı.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 308. maddesine göre evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şart olup, bu yaş farkı kuralı emredici nitelikte olduğundan buna uyulmadan yapılan evlat edinme talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek evlat edinme talebinin altında maddi sebeplerin yer alması ve bu saikle evlat edinmenin istendiği gerekçesiyle davanın reddi doğru değil ise de, sonucu bakımından doğru olan kararın gerekçesi yukarıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmek suretiyle hükmün ONANMASINA”

Ne anlama geliyor? Karar iki şeyi birden söyler. Birincisi, kural emredicidir: yaş farkı tutmuyorsa mahkeme işin esasına girmez, talebi doğrudan bu sebeple reddeder. İkincisi, gerekçe disiplinidir: mahkeme esasa girip "maddî saiklerle istendiği" gibi bir değerlendirme yapmıştır; Daire bunu doğru bulmamış, ancak sonuç doğru olduğu için kararı gerekçesini düzelterek onamıştır. Uygulamadaki karşılığı açıktır: dosyaya girmeden önce doğum tarihlerini karşılaştırın. Fark on sekiz yıldan azsa diğer bütün koşullar en iyi biçimde sağlanmış olsa dahi dava reddedilecektir; Anayasa Mahkemesinin ihlal kararından sonra bile madde metninde bir istisna bulunmamaktadır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2014/19324 E. · 2015/7582 K.05.05.2015

Yaş farkı koşulu sağlanmadan verilmiş kabul kararı, temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olsa bile kanun yararına bozulur

Eşlerin müşterek çocuğunun evlât edinilmesine karar verildi ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşti. Nüfus kayıtlarına göre evlât edinen 1973, evlât edinilmek istenen kişi 1989 doğumluydu; aradaki fark on sekiz yıldan azdı.

“arasındaki yaş farkının onsekiz yıldan az olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözü edilen hükümde öngörülen yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Yaş farkı koşulu yalnızca dava açılırken değil, karar kesinleştikten sonra da denetlenir. Bu dosyada hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiş, buna rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemiyle kanun yararına bozulmuştur. Kesinleşmenin böyle bir kararı dokunulmaz kılmadığını bilmek önemlidir; ancak kanun yararına bozmanın taraflar bakımından sonuç doğurmadığını da unutmayın: evlâtlık ilişkisi bu bozmayla ortadan kalkmaz. İlişkiyi gerçekten sona erdirecek yol, esaslı noksanlık sebebiyle evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davasıdır (TMK m. 318).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2008/8645 E. · 2009/4203 K.09.03.2009

Nüfus kayıtlarına göre yaş farkı on sekiz yıldan azsa mahkeme davayı reddetmek zorundadır

Evlât edinme davası kabul edildi. Dosyadaki nüfus kayıt örneklerine göre evlât edinen 1964, evlât edinilen 1979 doğumluydu; aradaki fark on sekiz yıldan azdı. Karar, Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına temyiz edildi.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 308. maddesinin birinci fıkrasında "evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır" hükmü yer almaktadır. Dosyadaki nüfus kayıt örneklerinden 06.01.1964 doğumlu davacı ile 02.06.1979 doğumlu davalı arasındaki yaş farkının onsekiz yıldan az olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi de gerekirken, davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”

Ne anlama geliyor? Uygulamanın on beş yılı aşkın süredir değişmediğini gösteren erken tarihli bir örnek. Kural, hâkimin takdirine bırakılmış bir ölçüt değil, nüfus kaydından okunan bir hesaptır: iki doğum tarihi arasındaki fark on sekiz yılı doldurmuyorsa dava reddedilir. Tarafların iradesi, aralarındaki fiilî ilişkinin niteliği ya da evlât edinmenin çocuğun yararına olması bu sonucu değiştirmez. Bu katılık, Anayasa Mahkemesinin 2023 yılındaki ihlal kararının da çıkış noktasıdır: kural makuldür, ancak istisnasız uygulanması bazı hâllerde fiilen var olan aile bağlarını korumasız bırakmaktadır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2022/9358 E. · 2024/751 K.06.02.2024

Yaş farkı koşulunun amacı evlât edinmeyle kurulan yapay üstsoy-altsoy ilişkisini gerçeğine benzetmektir; Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir

Davacı, uzun yıllardır arasında anne-oğul ilişkisi bulunduğunu belirterek yeğenini evlât edinmek istedi; taraflar 1970 ve 1982 doğumluydu. Mahkeme, yaş farkının on sekiz yıldan az olması nedeniyle davayı reddetti. Davacı, hükmün Anayasa'ya aykırı olduğunu ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiğini ileri sürdü; bölge adliye mahkemesi bu iddiayı ciddi görmedi ve istinaf başvurusunu esastan reddetti.

“evlat edinme kararı sonucunda, evlât edinilen ile evlat edinen arasında kanundan doğan, birinci dereceden bir üstsoy-altsoy hısımlığı meydana geleceği, evlat edinilenin, kendisini evlat edinmiş olan kişinin birinci dereceden altsoyu olacağı, evlat edinilen ile evlat edinen arasında yaş belli bir farkının bulunmasının kabul edilmiş olmasının sebebinin evlat edinme ile oluşan doğan yapay altsoy-üstsoy ilişkisini gerçek altsoy-üstsoy ilişkisiyle benzer kılmak olduğu, dava konusu olayda davacı tarafından ileri sürülen anayasaya aykırılık iddiasının ciddi olmadığı”

Ne anlama geliyor? Bu karar, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararından sonra verilmiş olması bakımından önemlidir. Derece mahkemeleri kuralı uygulamaya devam etmiş, Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi görmemiş ve Daire kararı oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oyda, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı emsal gösterilerek iki yol önerilmiştir: somut norm denetimi yoluyla hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulması ya da Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrası gereğince milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınarak on sekiz yaş farkının katı biçimde uygulanmaması. Çoğunluk bu görüşe katılmamıştır. Dolayısıyla bugün için uygulama nettir: kural katı biçimde uygulanmaktadır; ancak bu yollar dosyanızda gündeme getirilebilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2014/15749 E. · 2015/8045 K.12.05.2015

Erginlerin evlât edinilmesinde de yaş farkı aranır; ayrıca altsoyun açık muvafakati araştırılmalı ve kapsamlı inceleme yapılmalıdır

Birden çok kişinin evlât edinilmesi istendi. Davacı ile evlât edinilmek istenenlerden biri arasındaki yaş farkı on sekiz yıldan azdı; ayrıca davacının çocuğu dinlenmemiş, açık muvafakatinin bulunup bulunmadığı belirlenmemiş ve uzman görüşü alınmamıştı. Mahkeme davayı kabul etti.

“gerektiğinde uzman görüşü alınıp değerlendirilmeden eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu madde "küçüğün rızası ve yaşı" başlığını taşır; ancak uygulaması küçüklerle sınırlı değildir. Erginlerin ve kısıtlıların evlât edinilmesinde küçüklere ilişkin koşullar kıyasen uygulanır (TMK m. 313), bu arada on sekiz yaş farkı da aranır. Karar, ergin evlât edinme dosyalarında atlanmaması gereken iki adımı daha gösterir. Birincisi altsoyun muvafakatidir: evlât edinenin altsoyu dinlenmeli ve açık muvafakatinin bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. İkincisi kapsamlı araştırmadır: esaslı sayılan bütün durum ve koşullar araştırılmalı, gerektiğinde uzman görüşü alınmalıdır (TMK m. 316).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2006/6053 E. · 2006/14135 K.17.10.2006

Evlât edinen dinlenmeden ve esaslı sayılan bütün durum ve koşullar araştırılmadan evlât edinmeye karar verilemez

Evlât edinme davasında mahkeme, evlât edineni dinlemeden ve kanunun aradığı kapsamlı araştırmayı yapmadan hüküm kurdu. Karar, Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına temyiz edildi.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanununun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316 ncı maddesinde, evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verileceği, araştırmanın özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerektiği öngörülmüştür. Mahkemece evlat edinen dinlenmeden ve Türk Medeni Kanununun 316. maddesinde öngörüldüğü şekilde kapsamlı bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Yaş ve rıza koşulları sağlansa bile dosya bitmiş olmaz. Kanun, evlât edinme kararından önce hâkime bir araştırma yükümlülüğü getirir: esaslı sayılan her türlü durum ve koşul kapsamlı biçimde araştırılır, evlât edinen ile edinilen dinlenir ve gerektiğinde uzman görüşü alınır. Araştırmanın konuları da sayılmıştır: tarafların kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ile bakım ilişkilerindeki gelişmeler. Bu adımlar atlanırsa hüküm eksik inceleme sebebiyle sakatlanır. Duruşma tutanağında kimlerin dinlendiğini kontrol edin.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/8549 E. · 2015/10986 K.23.06.2015

Ana babanın rızasının aranmamasına ilişkin karar kesinleşmeden evlât edinme davası sonuçlandırılamaz

Küçük uzun süredir davacıların yanında bakılıyordu; ana evlât edinilmesine rıza göstermiyordu. Başka bir dosyada küçük hakkında bakım tedbiri uygulanmasına ve evlât edinmede ananın rızasının aranmamasına karar verilmişti; ancak bu karar henüz kesinleşmemişti. Mahkeme buna rağmen evlât edinme davasını karara bağladı.

“dosyasında verilen annesinin rızasının aranmamasına ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, söz konusu kararın kesinleşmesi beklenilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Evlât edinme küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir (TMK m. 309); rızanın aranmayacağı hâller ise ayrı bir maddede sayılmıştır (TMK m. 311). Uygulamada bu iki dava çoğu kez paralel yürür ve sıralama önem kazanır: rızanın aranmamasına ilişkin karar kesinleşmeden evlât edinme davası sonuçlandırılamaz. Mahkeme, o dosyanın kesinleşmesini bekleyip oluşacak sonuca göre karar vermelidir. Dosyanızda rıza sorunu varsa, evlât edinme davasında bu dosyayı bekletici sorun yapılmasını talep edin; aksi hâlde lehinize çıkan bir hüküm temyizde ayakta kalmaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2014/13819 E. · 2015/5193 K.06.04.2015

Ana babanın rızası bulunuyor, evlât edinme küçüğün yararına ve diğer koşullar da sağlanmışsa mahkeme davayı reddedemez

Küçüğün evlât edinilmesi istendi; ana ve babanın rızası bulunuyordu ve bilirkişi raporu ile dosya kapsamı evlât edinmenin küçüğün yararına olduğunu gösteriyordu. Mahkeme, küçüğün ana ve babasının rızasının bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.

“küçüğün anne ve babasının evlat edinmeye rızalarının bulunduğu gibi bilirkişi raporu ve dosya kapsamı dikkate alındığında evlat edinmenin küçüğün yararına olduğu, evlat edinme için kanunda belirtilen diğer şartların da mevcut olduğu, dolayısıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Koşullar sağlandığında hâkimin takdir alanı kalmaz. Karar, üç unsuru birlikte sayarak sonuca varır: ana babanın rızası vardır, evlât edinme küçüğün yararınadır ve kanunda aranan diğer koşullar da mevcuttur. Bu durumda davanın kabulü gerekir; gerçekte var olan bir rızayı yok sayan gerekçeyle verilen ret kararı bozulur. Buradan çıkarılacak pratik ders, rızanın dosyada usulüne uygun biçimde belgelenmesidir: rıza, küçüğün veya ana babanın oturdukları yer mahkemesinde sözlü ya da yazılı olarak açıklanıp tutanağa geçirilir (TMK m. 309). Duruşmada sözlü verilen rızanın tutanağa geçirildiğinden emin olun.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 308- Madde İsviçre Medenî Kanununun 265 inci maddesinden, bu hükmün birinci fıkrasında değişiklik yapılmak suretiyle alınmıştır. Söz konusu değişiklik, kaynak maddedeki onaltı yaş farkı sınırının birinci fıkrada onsekize çıkarılmış olmasıdır. İkinci ve üçüncü fıkralar, yürürlükteki Kanunun 254 üncü maddesini karşılamaktadır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 119

Gerekçe kısa olmasına rağmen iki önemli bilgi verir. Birincisi, on sekiz yıl sınırı bir tercihtir: kaynak İsviçre metninde bu sınır on altı yıldır; Türk kanun koyucusu bunu on sekize çıkarmıştır. Bu ayrıntı, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında da karşılaştırmalı hukuk tartışmasının konusu olmuştur: bazı hukuk düzenlerinde yalnızca asgari sınır bulunurken, bazılarında hem asgari hem azamî sınır vardır; birçok sistemde ise sınır öngörülmekle birlikte istisnaî durumlar için hâkime takdir alanı bırakan ayrıksı düzenlemeler yer almaktadır (AYM, Yıldız Ceylan Var, B. No: 2020/10490, 25.07.2023). Türk hukukunda böyle bir ayrıksı düzenleme yoktur ve ihlal tespiti tam da buradan doğmuştur. İkincisi, ikinci ve üçüncü fıkralar yeni değildir: eski Kanun'un 254. maddesini karşılar. Bir de Komisyonda yapılmış küçük ama anlamlı bir değişiklik vardır: Tasarının son fıkrasındaki "rızasıyla" kelimesi "izniyle" olarak değiştirilmiştir (S. Sayısı 723, s. 314). Değişiklik terim tutarlılığı sağlar: vesayet daireleri bir irade beyanında bulunan taraf değil, işleme izin veren makamdır.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da yaş farkı koşulu 253. maddenin ikinci cümlesinde yer alıyordu ve bugünküyle aynıydı: evlât edinen kimsenin evlâtlıktan en az on sekiz yaş büyük olması şarttı. Yani yaş farkı bakımından yeni Kanun eski düzeni aynen korumuştur; değişen, bu koşulun hangi maddede yer aldığıdır. Rıza bakımından ise fark vardır. Eski Kanun'un 254. maddesi iki cümleden oluşuyordu: ayırt etme gücüne sahip kişi rızası olmadıkça evlâtlığa alınamazdı; ana babanın veya hâkimin muvafakati alınmadıkça kısıtlı ile küçük, ayırt etme gücüne sahip olsalar bile evlâtlığa alınamazdı. Yeni Kanun bu düzeni üçe ayırmıştır. Küçüğün kendi rızası bu maddenin ikinci fıkrasında; vesayet altındaki küçük için vesayet dairelerinin izni üçüncü fıkrasında; ana ve babanın rızası ise ayrı bir maddede düzenlenmiştir (TMK m. 309). Ayrıca eski Kanun'da ana babanın rızasının aranmayacağı hâller 1990 yılında eklenen 254/a maddesinde sayılmıştı; yeni Kanun bunu da ayrı bir maddeye taşımıştır (TMK m. 311). Böylece evlât edinmede rıza konusu, kimin rızasının arandığına göre ayrıştırılmış ve her biri kendi koşullarına bağlanmıştır.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 253, 254 ve 254/a

Madde 253 – (Değişik: 16/6/1983 - 2846/1 md.) Evlat edinme hakkı en az otuzbeş yaşında olup da nesebi sahih füruu bulunmayanlara münhasırdır. Evlat edinen kimsenin evlatlıktan en az onsekiz yaş büyük olması şarttır. Madde 254 – Mümeyyiz olan kimse, rızası olmadıkça, evlatlığa alınamaz. Ana babanın veya hakimin muvafakatı alınmadıkça mahcur ile küçük, mümeyyiz bile olsalar, evlatlığa alınamazlar. Madde 254/a – (Ek: 14/11/1990 - 3678/5 md.) Kim olduğu veya nerede bulunduğu uzun süreden beri bilinmeyen ya da sürekli temyiz kudretinden yoksun bulunan ana veya babanın rızası aranmaz. Velayetin kaldırılmasını gerektirecek ölçüde çocuğu ile ilgisiz olan ana veya baba için de aynı hüküm uygulanır.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun4721 sayılı Kanun m. 308
Yaş farkıEn az on sekiz yıl (m. 253)En az on sekiz yıl (m. 308/1)
Kaynak metin—İsviçre'de on altı yıl
Küçüğün rızasıMümeyyizse aranırdı (m. 254)Ayırt etme gücü varsa aranır (m. 308/2)
Vesayet altındaki küçükHâkimin muvafakati (m. 254)Vesayet dairelerinin izni (m. 308/3)
Ana babanın rızasıAynı maddede (m. 254)Ayrı maddede (m. 309)
İstisna254/a maddesindeAyrı maddede (m. 311)

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; rıza konusu üç ayrı hükme bölündü4721 s. K.
17.10.2023Yaş farkı kuralının istisna içermemesi ihlal sayıldı, karar TBMM'ye bildirildiAYM, Yıldız Ceylan Var, B. No: 2020/10490, 25.07.2023

Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Bugünkü tartışmanın kaynağı yukarıda anılan ihlal kararıdır (AYM, Yıldız Ceylan Var, B. No: 2020/10490, 25.07.2023). Karar, asgarî yaş farkının kuralın kendisi bakımından makul olduğunu kabul eder: evlât edinmenin doğal ana baba-çocuk ilişkisine benzemesini sağlar, çocuğun istismarı gibi öngörülemeyen durumlara karşı bir tedbir içerir. Buna karşılık hiçbir istisnaya yer verilmemesini, devletin aile birlikteliğinin tanınması konusundaki pozitif yükümlülüğüne aykırı bulur ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine hükmeder. İhlalin kanundan kaynaklanması nedeniyle karar Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmiş, ayrıca yeniden yargılama için dosya ilgili aile mahkemesine gönderilmiştir. Karar Resmî Gazete'de yayımlandıktan sonra da madde değiştirilmemiş ve Yargıtay kuralı katı biçimde uygulamayı sürdürmüştür (Yargıtay 2. HD, 2022/9358 E., 2024/751 K., 06.02.2024).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Evlât edinmede yaş farkı ve rıza koşullarının dosyanızda gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 308 ne diyor?

Evlât edinmede aranan yaş farkını, küçüğün rızasını ve vesayet iznini düzenler.

Aradaki yaş farkı kaç yıl olmalı?

En az on sekiz yıl (TMK m. 308/1).

Bu fark nasıl hesaplanır?

Nüfus kayıtlarındaki doğum tarihlerine göre (Yargıtay 2. HD, 2008/8645 E., 2009/4203 K., 09.03.2009).

Fark bir gün eksikse ne olur?

Dava reddedilir; kural emredicidir (Yargıtay 18. HD, 2014/9630 E., 2014/17012 K., 25.11.2014).

Mahkeme takdir yetkisi kullanabilir mi?

Hayır; kanunda istisna öngörülmemiştir.

Anayasa Mahkemesi bu konuda karar verdi mi?

Evet; istisnasızlığı ihlal saydı (AYM, Yıldız Ceylan Var, B. No: 2020/10490, 25.07.2023).

Hangi hak ihlal edilmiş sayıldı?

Aile hayatına saygı hakkı.

Kuralın kendisi mi sakat bulundu?

Hayır; sakat bulunan istisna öngörülmemesidir.

Bu karardan sonra kanun değişti mi?

Hayır; madde metninde hâlâ istisna yoktur.

Yargıtay bu karardan sonra ne yapıyor?

Kuralı katı biçimde uygulamaya devam ediyor (Yargıtay 2. HD, 2022/9358 E., 2024/751 K., 06.02.2024).

Dosyamda ne ileri sürebilirim?

Anayasa'ya aykırılık itirazı ve Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrası.

Bu iddialar kabul ediliyor mu?

Bugüne kadar derece mahkemelerince ciddi görülmemiştir.

Yaş farkı neden on sekiz yıl?

Gerekçeye göre kaynak metindeki on altı yıl on sekize çıkarılmıştır.

Kuralın amacı nedir?

Yapay üstsoy-altsoy ilişkisini gerçek ilişkiye benzetmek.

Koşul sağlanmadan verilmiş karar kesinleşirse ne olur?
Kanun yararına bozma ilişkiyi ortadan kaldırır mı?

Hayır; etkili yol ilişkinin kaldırılması davasıdır (TMK m. 318).

Küçüğün rızası gerekir mi?

Ayırt etme gücüne sahipse gerekir (TMK m. 308/2).

Rıza nasıl alınır?

Duruşmada alınır ve tutanağa geçirilir.

Ayırt etme gücü olmayan küçükte rıza aranır mı?

Hayır; ancak ana babanın rızası gerekir (TMK m. 309).

Vesayet altındaki küçük evlât edinilebilir mi?

Vesayet dairelerinin izniyle evet (TMK m. 308/3).

Çocuğun ayırt etme gücü varsa izin gerekmez mi?

Gerekir; madde bu ayrımı yapmaz.

Vesayet daireleri hangileridir?

Vesayet makamı ve denetim makamı.

Ana babanın rızası bu maddede mi?

Hayır; 309. maddede düzenlenmiştir.

Rızanın aranmadığı hâller var mı?

Evet; 311. maddede sayılmıştır (TMK m. 311).

Rızanın aranmamasına ilişkin dava varsa ne olur?
Rıza varsa mahkeme yine reddedebilir mi?
Bu madde erginlerde de uygulanır mı?
Ergin evlât edinmede başka koşul var mı?

Altsoyun açık muvafakati aranır (TMK m. 313).

Mahkeme kimleri dinler?
Uzman görüşü alınır mı?

Gerektiğinde alınır (TMK m. 316).

Eski Kanun'da yaş farkı kaç yıldı?

Aynı şekilde en az on sekiz yıldı.

Görevli mahkeme hangisidir?

Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 24 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp