TMK 288'e göre çocuk evlenmeden önce ya da eşlerin ayrı yaşaması sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının kocanın baba olmadığını ayrıca kanıtlaması gerekmez. Davacıya düşen tek yük, çocuğun bu dönemde ana rahmine düştüğünü ortaya koymaktır; bunu yaptığında babalık karinesi zayıflar. Ayrılığın mahkeme kararına dayanması şart değildir, fiilî ayrılık da yeter (Yargıtay 2. HD, 2013/1056 E., 2013/3271 K., 12.02.2013). Buna karşılık gebe kalma döneminde eşler arasında cinsel ilişki bulunduğuna dair inandırıcı kanıt varsa karine geçerliliğini korur ve ispat yükü yeniden davacıya döner.
- Ayrı yaşama
- Eşlerin fiilen veya karara dayanarak ayrı yaşaması (TMK m. 288/1).
- Zayıflamış karine
- Babalık karinesinin ispat gücünü yitirdiği hâl (TMK m. 288/1).
- Gebe kalma dönemi
- Çocuğun ana rahmine düştüğü zaman aralığı (TMK m. 288/2).
- İnandırıcı kanıt
- Karineyi ayakta tutan, cinsel ilişkiye dair kanıt (TMK m. 288/2).
TMK 288 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kural | Davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez | TMK m. 288/1 |
| Kapsam | Evlenmeden önce ana rahmine düşme | TMK m. 288/1 |
| Kapsam | Ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme | TMK m. 288/1 |
| Fiilî ayrılık | Mahkeme kararı şart değildir | S. Sayısı 723, s. 111 |
| Davacıya düşen | Yalnız bu olguyu kanıtlamak | S. Sayısı 723, s. 111 |
| İstisna | Cinsel ilişki konusunda inandırıcı kanıt | TMK m. 288/2 |
| Sonuç | Karine geçerliliğini korur | TMK m. 288/2 |
| DNA | Davacıdan genetik inceleme istenemez | Yargıtay 2. HD, 2013/3271 K. |
| Araştırma | Mahkeme yine de kuşkuya yer bırakmamalıdır | Yargıtay 2. HD, 2022/10923 K. |
| Kayyım | Çocuk adına açılan davada da uygulanır | Yargıtay 2. HD, 2012/23131 K. |
| Süre | İspat kolaylığı hak düşürücü süreyi değiştirmez | TMK m. 289 |
| Mehaz | İsviçre Medenî Kanunu m. 256b | S. Sayısı 723, s. 111 |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 256b maddesinden esinlenmiş ve eski Kanun'un 244. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe iki yenilik anlatır. Birincisi, birinci fıkrada yüzseksen günlük süre bir ölçü olarak öngörülmemiş, yalnız "evlenmeden önce … ana rahmine düşmüşse" ibaresi kullanılmıştır; çünkü evlilik içinde ana rahmine düşmenin ne zaman kabul edileceği bir önceki maddede düzenlenmiştir ve o maddenin zıt anlamı, evlenmeden önce ana rahmine düşmenin ne zaman söz konusu olacağını da ortaya koymaktadır (TMK m. 287). İkincisi ve uygulama bakımından daha önemlisi, eski metindeki "ayrılığa hükmedildikten sonra" ifadesi yerine "ayrı yaşama sırasında" denmiş ve böylece fiilî ayrılık da hükmün kapsamına alınmıştır. Gerekçe sonucu tek cümlede özetler: çocuk evlenmeden önce veya eşlerin ayrı yaşaması sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının bu olguyu kanıtlaması yeterlidir. Tasarının 288. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
Bu madde bir ispat kuralıdır, dava sebebi değildir. Açacağınız dava yine soybağının reddi davasıdır; 288 yalnız o davada işinizi kolaylaştırır. Kolaylığın kapsamını doğru anlayın: davacı, kocanın baba olmadığını ayrıca kanıtlamak zorunda değildir, kanıtlaması gereken tek olgu çocuğun evlenmeden önce ya da eşler ayrı yaşarken ana rahmine düştüğüdür. Bunu ortaya koyduğunuzda karine zayıflar ve karşı taraf, gebe kalma döneminde eşler arasında cinsel ilişki bulunduğunu inandırıcı biçimde kanıtlamadıkça karine ayağa kalkmaz. Ayrılığın mahkeme kararına dayanması gerekmez; eşlerin fiilen ayrı yaşaması yeterlidir ve bu, uygulamada en sık rastlanan durumdur. Buna karşılık iki noktada yanılmayın: birincisi, madde hâkimi araştırma görevinden kurtarmaz; soybağı davalarında amaç kuşkuya yer bırakmayan doğru bir sicil oluşturmaktır ve mahkeme gerekli görürse DNA incelemesi yaptırır. İkincisi, 288 hak düşürücü süreye dokunmaz; eşler yıllardır ayrı yaşıyor olsa bile süre kaçırılmışsa dava reddedilir (TMK m. 289).
İspat yükü nasıl yer değiştirir?
- Kural dışı hâl: Madde, 287'deki ispat kuralına getirilmiş bir istisnadır (TMK m. 287).
- Davacıya düşen: Yalnız çocuğun o dönemde ana rahmine düştüğünü kanıtlamak (TMK m. 288/1).
- Gerekmeyen: Kocanın baba olmadığını ayrıca kanıtlamak.
- Sonuç: Babalık karinesi zayıflar (TMK m. 285).
- Genetik inceleme: Davacıdan DNA raporu getirmesi istenemez (Yargıtay 2. HD, 2013/1056 E., 2013/3271 K., 12.02.2013).
- Karşı taraf: Karineyi ayakta tutmak isteyen, cinsel ilişkiyi kanıtlar (TMK m. 288/2).
İki hâl: evlenmeden önce ve ayrı yaşarken
- Birinci hâl: Çocuk evlenmeden önce ana rahmine düşmüştür.
- Ölçü: Evlenmeden başlayarak yüzseksen gün dolmadan doğum (TMK m. 287).
- İkinci hâl: Çocuk, eşler ayrı yaşarken ana rahmine düşmüştür.
- Ayrılık kararı: Hâkimin verdiği ayrılık kararı bu kapsamdadır (TMK m. 170).
- Fiilî ayrılık: Karar olmasa da eşler fiilen ayrı yaşıyorsa madde uygulanır (S. Sayısı 723, s. 111).
- Örnek: Eşlerden birinin yıllardır yurt dışında bulunması (Yargıtay 2. HD, 2013/1056 E., 2013/3271 K., 12.02.2013).
Karineyi ayağa kaldıran istisna
- Kural: Gebe kalma döneminde cinsel ilişki varsa karine korunur (TMK m. 288/2).
- Ölçüt: Kanıtların "inandırıcı" olması aranır.
- Kanıtlayan: Karinenin sürmesinde yararı olan taraf.
- Zaman: Ölçü alınan an, gebe kalma dönemidir.
- Eski metin: 743 sayılı Kanun "birlikte ikamet" ölçüsünü kullanıyordu.
- Yeni ölçü: Birlikte oturmak değil, cinsel ilişki belirleyicidir (S. Sayısı 723, s. 112).
Davayı kim, kime karşı açar?
- Koca: Karısının doğurduğu çocuğun kendisinden olmadığını ileri sürerek (TMK m. 286).
- Ana: 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun'dan beri ana da davacı olabilir (TMK m. 286).
- Çocuk: Çocuk da dava hakkına sahiptir (TMK m. 286).
- Kayyım: Çocuk adına davayı kayyım açar (Yargıtay 2. HD, 2011/10307 E., 2012/23131 K., 01.10.2012).
- Diğer ilgililer: Belirli hâllerde kocanın altsoyu, ana ve babası (TMK m. 291).
- Davalılar: Dava, ana ve çocuğa ya da ana ve kocaya karşı açılır (TMK m. 286).
Mahkemenin görevi sürer
- Resen araştırma: Hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır (TMK m. 284).
- Amaç: Kuşkuya yer bırakmayan doğru sicil (Yargıtay 2. HD, 2022/10009 E., 2022/10923 K., 27.12.2022).
- Sınır: Salt taraf ve tanık beyanıyla yetinilmesi yeterli görülmez.
- İnceleme: Taraflar ve üçüncü kişiler zorunlu incelemelere katlanır (TMK m. 284).
- Kaçınma: Rıza göstermeyenin aleyhine sonuç doğabilir (TMK m. 284).
- Davetiye: İhtarlı davetiyede inceleme masrafı gösterilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011).
Süre ve usul
- Koca bakımından: Öğrenmeden başlayarak bir yıl (TMK m. 289).
- Ana ve çocuk bakımından: Doğumdan veya erginlikten başlayarak bir yıl (TMK m. 289).
- Haklı sebep: Gecikme haklı sebebe dayanıyorsa süre sonra başlar (TMK m. 289).
- Görev: Dava aile mahkemesinde görülür (4787 s. K. m. 4).
- Yetki: Taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri (TMK m. 283).
- Kayyım gideri: Yasal hasım olan kayyım yargılama giderinden sorumlu tutulamaz (Yargıtay 2. HD, 2022/10009 E., 2022/10923 K., 27.12.2022).
Bu maddeyi kullanacaksanız dosyanızı tek bir olgu üzerine kurun: gebe kalma döneminde eşler ayrı mı yaşıyordu? Önce takvimi çıkarın. Doğum tarihinden geriye doğru üçyüzüncü ve yüzsekseninci günleri işaretleyin; gebe kalma bu aralıktadır. Sonra o aralıkta tarafların nerede olduğunu belgeleyin. En güçlü deliller resmî kayıtlardır: yurda giriş çıkış kayıtları, adres kayıt sistemi dökümleri, ayrı yaşamaya ilişkin mahkeme kararı, o dönemde açılmış boşanma dosyası, uzaklaştırma kararı, ceza dosyası, işyeri veya okul kayıtları. Tanık beyanını bunların üstüne koyun, yerine değil. Ayrılığın mahkeme kararına dayanması gerekmediğini unutmayın; fiilî ayrılık da yeterlidir ve pratikte dosyaların çoğu böyledir. Karşı taraftaysanız savunmanızı ikinci fıkra üzerine kurun: gebe kalma döneminde eşlerin bir araya geldiğini gösteren otel kaydı, ortak seyahat, mesaj ve görüşme kayıtları, ortak tatil fotoğrafları, aynı adreste bulunmaya ilişkin kayıtlar karineyi ayağa kaldırabilir. Son olarak iki tuzağa dikkat edin: mahkeme ispat yükünden bağımsız olarak DNA incelemesi yaptırabilir, bu maddenin varlığı buna engel değildir; ve ne kadar haklı olursanız olun dava hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Eşler fiilen ayrı yaşarken ana rahmine düşen çocukta davacıdan genetik inceleme yaptırması istenemez
Boşanma davası 23.10.2001'de açılmış, boşanma kararı 24.01.2004'te kesinleşmişti. Çocuk 26.02.2004'te, yani evliliğin sona ermesinden sonraki üçyüz gün içinde doğdu ve 13.10.2005'te kocanın hanesine tescil edildi. Dava 11.10.2006'da açıldı. Dosyadan, tarafların 2001'den beri fiilen ayrı yaşadıkları ve davacının o tarihten beri yurt dışında bulunduğu, ananın ise Türkiye'de yaşadığı anlaşıldı. Mahkeme buna rağmen davayı reddetti.
“Çocuk, ayrı yaşama sırasında ana rahmine düştüğüne göre, böyle bir durumda davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez (TMK.md.288/1). O halde, başka kanıt getirmesi yasal olarak gerekmeyen davacıdan, çocukla arasında soybağı olup olmadığının tespiti yönünde genetik inceleme yaptırması da istenemez.”
Ne anlama geliyor? Bu karar 288. maddenin pratikteki asıl değerini gösterir. Çocuk boşanmadan sonraki üçyüz gün içinde doğduğu için babalık karinesinden yararlanıyordu; normal şartlarda davacının kocanın baba olmadığını ispat etmesi gerekirdi (TMK m. 287). Ancak eşler gebe kalma döneminde fiilen ayrı yaşadıkları için karine zayıflar ve ispat yükü tersine döner. Daire bunun sonucunu çok net biçimde bağlamıştır: başka kanıt getirmesi gerekmeyen davacıdan DNA incelemesi yaptırması da istenemez. Dikkat edin, burada ayrılık mahkeme kararına dayanmıyordu; taraflar fiilen ayrı yaşıyordu ve bu yeterli görülmüştür. Davacının kanıtlaması gereken tek şey, gebe kalma döneminde eşlerin ayrı yaşadığıdır.
Kayyımın açtığı soybağının reddi davasında da kural aynıdır; karşı tarafın DNA için doku örneği vermemesi davanın reddi sebebi olamaz
Dava, çocuğa atanan kayyım tarafından açılan soybağının reddi davasıydı. Mahkeme, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen DNA incelemesi için doku örneği vermediği gerekçesiyle davayı reddetti.
“Çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşam sırasında ana rahmine düşmüşse davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez (TMK md. 288/1).”
Ne anlama geliyor? Daire, 288. maddenin yalnız kocanın açtığı davaya özgü olmadığını ortaya koyar: davayı çocuk adına kayyım açmışsa da aynı ispat kolaylığından yararlanılır. İkinci ve daha çarpıcı nokta ise ret gerekçesidir. Mahkeme, karşı tarafın DNA için doku örneği vermemesini davacı aleyhine yorumlayıp davayı reddetmiştir; Daire bunu bozmuştur. Çünkü 288'in uygulandığı bir dosyada davacının zaten genetik kanıt getirme yükü yoktur; örnek vermekten kaçınmanın sonucu, kanun gereği kaçınan tarafın aleyhine doğar (TMK m. 284). Delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.
Ayrı yaşama iddiası kabul edilse bile mahkeme salt taraf ve tanık beyanlarıyla yetinemez; doğru sicil için DNA incelemesi yaptırmalıdır
Nüfusta baba olarak görünen kişi soybağının reddi davası açtı. İlk derece mahkemesi, çocuğun ayrı yaşam sırasında ana rahmine düştüğü gerekçesiyle davayı kabul etti; bölge adliye mahkemesi kararı onadı. Hükmü çocuğa atanan kayyım temyiz etti.
“Soybağına ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda mahkemece salt taraflar ve tanık beyanları ile yetinilmeyip”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 288. maddenin sınırını çizer ve önceki iki kararla birlikte okunmalıdır. Madde davacıyı ispat yükünden kurtarır, mahkemeyi araştırma görevinden kurtarmaz. Soybağı davalarında hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır ve amaç kuşkuya yer bırakmayan doğru bir sicil oluşturmaktır (TMK m. 284); bu yüzden Daire, davanın salt taraf ve tanık beyanlarına dayanılarak kabul edilmesini yeterli görmemiş, davacı ile çocuk arasında —anadan da örnek alınarak— DNA testi yaptırılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Kararın ikinci yönü de uygulamada sık karşılaşılan bir hatayı düzeltir: çocuğa atanan kayyım yasal hasım olduğundan harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
Ayrı yaşama hâlinde davacı başka kanıt getirmez; ancak gebe kalma döneminde cinsel ilişki konusunda inandırıcı kanıt varsa karine geçerliliğini korur
Uyuşmazlık, açılan davanın nüfus kaydının düzeltilmesi mi yoksa soybağı davası mı olduğu ve buna bağlı olarak görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplandı. Genel Kurul, iki dava türünü ayırırken soybağına ilişkin bütün hükümleri sırasıyla değerlendirdi.
“TMK'nun 287. maddesine göre, çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacının, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorunda olduğu, evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuğun evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılacağı, 288. maddesinde de çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmediği, ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karinenin geçerliliğini koruyacağı öngörülmüştür.”
Ne anlama geliyor? Genel Kurul, maddenin iki yüzünü tek cümlede toplamıştır. Kural şudur: çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse davacı başka kanıt getirmez. İstisna ise kocanın elindeki tek savunmadır: gebe kalma döneminde eşler arasında cinsel ilişki bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa babalık karinesi geçerliliğini korur ve ispat yükü yeniden davacıya döner. Uygulamada bu ikinci fıkra, ayrı yaşamanın mutlak bir sonuç doğurmadığı anlamına gelir; ayrı evlerde oturmakla birlikte görüşmenin sürdüğü dosyalarda karine ayakta kalabilir. Bu nedenle ayrılığın niteliğini, süresini ve tarafların bu dönemde bir araya gelip gelmediğini baştan ortaya koymak gerekir.
İspat kolaylığı hak düşürücü süreyi ortadan kaldırmaz; dava yine kanundaki süreler içinde açılmalıdır
Genel Kurul, soybağının reddi davasının kimler tarafından, kime karşı ve hangi sürelerde açılabileceğini ayrıntılı biçimde inceledi; 287 ve 288. maddelerdeki ispat kurallarını anlattıktan hemen sonra hak düşürücü sürelere geçti.
“TMK'nın 289. maddesine göre koca, soybağının reddi davasını, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde soybağının reddi davasını açmalıdır.”
Ne anlama geliyor? 288. madde ispat yükünü hafifletir, ama dava açma süresine dokunmaz. Eşler yıllarca ayrı yaşamış olsa bile süre kaçırılmışsa dava hak düşürücü süreden reddedilir; bu, uygulamada en sık karşılaşılan kayıptır. Sürelerin başlangıcı için TMK m. 289 sayfasına bakın. Karar 2018 tarihli olduğundan ikinci fıkrayı yalnız çocuk bakımından anlatmaktadır; 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun'la anaya da soybağının reddi davası açma hakkı tanınmış ve süre yeniden düzenlenmiştir (TMK m. 286).
Babalık davasındaki karine 288'in aynadaki görüntüsüdür: orada cinsel ilişki babalığa karine sayılır, DNA davetiyesinde masrafın gösterilmesi zorunludur
Babalık davasında mahkeme DNA incelemesine karar verdi ve davalıya ihtarlı davetiye çıkardı; ancak inceleme masrafının miktarı ne ara kararında ne davetiyede gösterilmişti. Davalı önce başvurmadı, sonraki oturumda DNA testine açıkça rıza gösterdiğini bildirdi.
“Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur (TMK.md.302/1-2). Bu karinenin geçerli olduğu halde, davalı çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini yitirir (TMK.md.302/3).”
Ne anlama geliyor? Bu karar 288'in kendisine ilişkin değildir, ama maddeyi anlamak için iyi bir aynadır. Soybağının reddinde cinsel ilişkinin varlığı kocanın lehine işler ve karineyi ayakta tutar; babalık davasında ise aynı olgu davalının aleyhine işler ve babalığa karine sayılır (TMK m. 301). İki hükümde de belirleyici olan aynı zaman dilimidir: doğumdan önceki üçyüzüncü ile yüzsekseninci gün arası. Kararın ikinci öğretisi usule ilişkindir ve her iki dava türü için geçerlidir: DNA incelemesi için çıkarılan ihtarlı davetiyede masrafın miktarı gösterilmemişse, davetiye sonuç doğurucu nitelikte değildir; kaçınma sayılmaz.
Madde gerekçesi
Madde 288- İsviçre Medenî Kanununun 256b maddesinden esinlenen bu madde, yürürlükteki Kanunun 244 üncü maddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada, yürürlükteki metinden farklı olarak, yüzseksen günlük süre bir ölçü olarak öngörülmemiş ve sadece "evlenmeden önce … ana rahmine düşmüşse" ibaresi kullanılmıştır. Çünkü, evlilik içinde ana rahmine düşmüş olma keyfiyetinin hangi durumda kabul edileceği, yüzseksen günlük süre ölçüsü de belirtilmek suretiyle zaten bir önceki maddede düzenlenmiştir ki, o maddenin zıt anlamı, evlenmeden önce ana rahmine düşmenin ne zaman söz konusu olacağını da ortaya koymaktadır. Ayrıca bu fıkrada, yürürlükteki metinden farklı olarak, ayrılığa hükmedildikten sonra ana rahmine düşmüş olma değil, "ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüş" olma şeklinde daha geniş bir ifade kullanılmış ve böylece 1984 tarihli Öntasarının 226 ncı maddesinde olduğu gibi fiilî ayrılık da hükmün kapsamına alınmış, burada da davacı olarak "koca" yerine "davacı" terimi kullanılmıştır. Hükme göre, çocuk evlenmeden önce veya eşlerin ayrı yaşaması sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının bu olguyu kanıtlaması yeterlidir. İkinci fıkrada, 1984 tarihli Öntasarı ve İsviçre Medenî Kanunu örnek alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan "…birlikte ikametinin…" ifadesi yerine, "kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa …" ibaresi kullanılmıştır. Böylece bu hükme göre, gebe kalma sırasında kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini koruyacaktır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 111-112Gerekçenin en önemli cümlesi, maddenin uygulama alanını eski hukuka göre belirgin biçimde genişleten cümledir: eski metin yalnız ayrılığa hükmedilmiş olmayı arıyordu, yeni metin ise "ayrı yaşama sırasında" diyerek fiilî ayrılığı da kapsama almıştır. Bu, uygulamada dosyaların çoğunu ilgilendiren bir tercihtir; çünkü eşler çoğu zaman bir ayrılık kararı almadan, boşanma davası sürerken ya da hiç dava açmadan ayrı yaşamaya başlar. Gerekçe ayrıca davacıya düşen yükü tek cümlede tanımlar: çocuk evlenmeden önce veya eşlerin ayrı yaşaması sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının bu olguyu kanıtlaması yeterlidir. Birinci fıkrada yüzseksen günlük sürenin tekrar edilmemesinin sebebi de açıklanmıştır: o ölçü bir önceki maddede yer aldığından, aynı maddenin zıt anlamı evlenmeden önce ana rahmine düşmenin ne zaman söz konusu olacağını zaten ortaya koymaktadır. İkinci fıkra bakımından ise gerekçe bir ölçü değişikliğine işaret eder: eski metindeki "birlikte ikamet" yerine "cinsel ilişki konusunda inandırıcı kanıt" ölçüsü getirilmiştir. Aynı çatı altında yaşamak tek başına yetmez, aranan şey ilişkiye dair inandırıcı kanıttır. Tasarının 288. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'un 244. maddesi aynı düşünceyi taşıyordu ama üç noktada dardı. Birincisi, ayrılık bakımından yalnız hükmedilmiş ayrılığı tanıyordu; fiilen ayrı yaşayan eşler bu hükümden yararlanamıyordu. İkincisi, davacı olarak yalnız kocayı anıyordu. Üçüncüsü, karineyi ayakta tutan istisnayı "birlikte ikametin tahakkuku" ölçüsüne bağlıyordu; yani eşlerin gebe kalma döneminde birlikte oturduğu anlaşılırsa nesebin sıhhati yeniden asıl kabul ediliyordu. Yeni metin bu ölçüyü değiştirmiş ve birlikte oturmayı değil, cinsel ilişki konusundaki inandırıcı kanıtı aramıştır. Fark pratikte önemlidir: aynı evde oturmak tek başına karineyi ayağa kaldırmaya yetmez.
Çocuğun, evlenme akdinden itibaren yüz seksen günden az bir müddette doğduğu yahut kadının gebe kaldığı zamanda kocasından ayrılığına hükmedilmiş olduğu tebeyyün ederse; koca, ret davasında başka beyyine ikamesine mecbur değildir. Şukadar ki, kadının gebe kaldığı zaman kocasiyle birlikte ikametinin tahakkuku halinde asl olan, yine nesebin sıhhatıdır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 244 | 4721 sayılı Kanun m. 288 | |
|---|---|---|
| Ayrılık | Yalnız hükmedilmiş ayrılık | Ayrı yaşama; fiilî ayrılık dahil |
| Davacı | Koca | Davacı (koca, ana, çocuk) |
| Kolaylık | Başka delil ikamesine mecbur değildir | Başka bir kanıt getirmesi gerekmez |
| İstisnanın ölçüsü | Birlikte ikametin tahakkuku | Cinsel ilişki konusunda inandırıcı kanıt |
| Evlenmeden önce | Yüzseksen günden az sürede doğum | Evlenmeden önce ana rahmine düşme |
| Terim | Nesebin sıhhati | Babalık karinesi |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; fiilî ayrılık kapsama alındı | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Ancak maddede geçen "davacı" teriminin kapsamı genişlemiştir: soybağının reddi davasını 2001'den beri çocuk, 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun'dan beri ise ana da açabilmektedir (TMK m. 286).
İlgili maddeler
- TMK m. 170: Ayrılık kararı ve süresi.
- TMK m. 282: Genel olarak soybağının kurulması.
- TMK m. 283: Soybağı davalarında yetki.
- TMK m. 284: Soybağı davalarında yargılama usulü.
- TMK m. 285: Babalık karinesi.
- TMK m. 286: Soybağının reddi davasında dava hakkı.
- TMK m. 287: Evlilik içinde ana rahmine düşme ve ispat.
- TMK m. 289: Hak düşürücü süreler.
- TMK m. 291: Diğer ilgililerin dava hakkı.
- TMK m. 301: Babalık davası.
Ayrı yaşama olgusunun nasıl belgeleneceğini ve dosyanızın süre bakımından durumunu değerlendirmek için İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 288 ne diyor?
Çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez.
Davacı neyi kanıtlamak zorundadır?
Yalnız çocuğun bu dönemde ana rahmine düştüğünü (S. Sayısı 723, s. 111).
Kocanın baba olmadığı ayrıca kanıtlanacak mı?
Hayır; bu madde tam olarak o yükü kaldırır.
Ayrılığın mahkeme kararına dayanması şart mı?
Hayır; fiilî ayrılık da hükmün kapsamındadır (S. Sayısı 723, s. 111).
Eşimle yıllardır ayrı yaşıyoruz, bu yeterli mi?
Ayrılığın gebe kalma dönemini kapsaması gerekir; takvimi bu döneme göre kurun.
Gebe kalma dönemi nasıl belirlenir?
Doğumdan geriye doğru üçyüzüncü ile yüzsekseninci gün arası esas alınır.
Hangi delillerle kanıtlanır?
Yurda giriş çıkış kayıtları, adres kayıtları, dava dosyaları ve tanık beyanı.
Karşı taraf karineyi nasıl ayakta tutar?
Gebe kalma döneminde cinsel ilişki bulunduğunu inandırıcı biçimde kanıtlayarak (TMK m. 288/2).
Aynı evde oturmak yeterli mi?
Eski Kanun'da ölçü buydu; yeni metin cinsel ilişkiye dair inandırıcı kanıt arar.
Davacıdan DNA raporu istenebilir mi?
Mahkeme yine de DNA incelemesi yaptırabilir mi?
Evet; hâkim doğru sicil için resen araştırma yapar (Yargıtay 2. HD, 2022/10009 E., 2022/10923 K., 27.12.2022).
Karşı taraf doku örneği vermezse ne olur?
Sonuç kaçınan tarafın aleyhine doğabilir; davanın reddi sebebi değildir (Yargıtay 2. HD, 2011/10307 E., 2012/23131 K., 01.10.2012).
DNA için çıkarılan davetiyede ne yazmalı?
İnceleme masrafının miktarı gösterilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011).
Bu madde hangi davada uygulanır?
Soybağının reddi davasında (TMK m. 286).
Davayı kimler açabilir?
Koca, ana ve çocuk (TMK m. 286).
Çocuk adına davayı kim açar?
Çocuğa atanan kayyım (Yargıtay 2. HD, 2011/10307 E., 2012/23131 K., 01.10.2012).
Kayyım yargılama giderinden sorumlu olur mu?
Hayır; yasal hasım olduğundan sorumlu tutulamaz (Yargıtay 2. HD, 2022/10009 E., 2022/10923 K., 27.12.2022).
Dava süresi de kolaylaşır mı?
Hayır; hak düşürücü süreler aynen uygulanır (TMK m. 289).
Süre ne kadardır?
Kural olarak öğrenmeden veya doğumdan başlayarak bir yıl (TMK m. 289).
Görevli mahkeme hangisidir?
Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Yetkili mahkeme hangisidir?
Taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 283).
Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse ne olur?
O zaman ispat yükü davacıdadır (TMK m. 287).
Babalık davasındaki karine ile farkı nedir?
Orada cinsel ilişki babalığa karine sayılır (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011).
Eski Kanun'da karşılığı nedir?
743 sayılı Kanun'un 244. maddesi; orada yalnız hükmedilmiş ayrılık kapsamdaydı.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 170, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 291, 301, 302
- 7531 sayılı Kanun m. 10 (07.11.2024)
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 244
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 288 gerekçesi s. 111-112, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Yargıtay HGK, 2017/1922 E., 2018/1305 K., 04.07.2018
- Yargıtay HGK, 2011/2-775 E., 2012/116 K., 07.03.2012
- Yargıtay 2. HD, 2022/10009 E., 2022/10923 K., 27.12.2022
- Yargıtay 2. HD, 2013/1056 E., 2013/3271 K., 12.02.2013
- Yargıtay 2. HD, 2011/10307 E., 2012/23131 K., 01.10.2012
- Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011
