Türk Medeni Kanunu · VI. Paylaşma

TMK Madde 277: Mal Ortaklığında Diğer Hâllerde Paylaşma

Türk Medeni Kanunu'nun 277. maddesine göre boşanma veya evliliğin iptali sebebiyle ya da kanun veya mahkeme kararı gereğince mal ayrılığına geçiş hâllerinde her eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kendi kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır; geri kalan ortaklık malları yarı yarıya paylaşılır. Bu sayfada madde metnini, geri alma hakkının kapsamını, paylaşma hesabını, madde gerekçesini ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 8 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 23 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi › Beşinci Ayırım: Mal Ortaklığı › E. Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye › VI. Paylaşma

2. Diğer hâllerde

Madde 277

  1. (1)Boşanma veya evliliğin iptali sebebiyle ya da kanun veya mahkeme kararı gereğince mal ayrılığına geçiş hâllerinde, her eş edinilmiş mallara katılma rejiminde kendi kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır.
  2. (2)Geri kalan ortaklık malları eşler arasında yarı yarıya paylaşılır.
  3. (3)Yasal paylaşmanın değiştirilmesine ilişkin anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 277 ne düzenler?
  3. Madde hangi hâllerde uygulanır?
  4. Birinci aşama: kişisel malların geri alınması
  5. İkinci aşama: kalanın paylaşılması
  6. Farklı paylaşma oranı
  7. Mal ayrılığına geçiş yolu
  8. Usul
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 277'ye göre boşanma, evliliğin iptali veya mal ayrılığına geçiş hâlinde paylaşma iki aşamalıdır: önce her eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır; sonra geri kalan ortaklık malları yarı yarıya paylaşılır. Uygulamada bu hesap, malın tasfiye anındaki değerinden ona ilişkin ödenmemiş borç düşüldükten sonra kalanın yarısı olarak yapılır (Yargıtay 8. HD, 2014/15924 E., 2014/19710 K., 03.11.2014).

Geri alma
Kişisel mal sayılacakların ortaklık mallarından ayrılması (TMK m. 277/1).
Kişisel mal
Edinilmiş mallara katılmada kişisel sayılan değerler (TMK m. 220).
Ortaklık payı alacağı
Kalan ortaklık mallarının yarısı (Yargıtay 8. HD, 2014/19710 K.).
Olağanüstü mal rejimi
Haklı sebeple mal ayrılığına geçiş (TMK m. 206).

TMK 277 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Uygulama hâlleriBoşanma, evliliğin iptali, mal ayrılığına geçişTMK m. 277/1
Birinci aşamaKişisel mal sayılacaklar geri alınırTMK m. 277/1
ÖlçüEdinilmiş mallara katılmadaki kişisel mal kavramıTMK m. 220
İkinci aşamaGeri kalan yarı yarıya paylaşılırTMK m. 277/2
Farklı oranAncak sözleşmede açıkça öngörülmüşseTMK m. 277/3
Mehazİsviçre Medenî Kanunu m. 242S. Sayısı 723, s. 106
Sona erme anıBoşanmada dava tarihiTMK m. 271/2
DeğerTasfiye anındaki değerTMK m. 275
BorçlarMala ilişkin ödenmemiş borç düşülürYargıtay 8. HD, 2014/19710 K.
Ön koşulBoşanma hükmünün kesinleşmesiYargıtay 8. HD, 2012/12686 K.
ZamanaşımıOn yıl, rejimin sona erdiği tarihtenYargıtay 2. HD, 2008/5526 K.
Ölüm hâliAyrı hüküm uygulanırTMK m. 276

TBMM gerekçesine göre madde İsviçre Medenî Kanunu'nun 242. maddesinden aynen alınmıştır. Gerekçe, bir önceki hükümden farklı olarak bu maddeyle mal ortaklığı rejiminin boşanma veya evliliğin iptali sebeplerinden biriyle ya da kanun veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş sebebiyle sona ermesi hâllerinde paylaşmanın nasıl yapılacağının düzenlendiğini belirtir. Gerekçeye göre madde, mal ortaklığını sona erdiren bu diğer hâllerde, edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi eşin kendi kişisel malı sayılan mallarını ortaklık mallarından ayırdedip alma hakkına yer vermiş; bu ayırmadan sonra geri kalan ortaklık mallarının eşler arasında yarı yarıya paylaşılması esasını kabul etmiştir. Üçüncü fıkra bakımından gerekçe, paylaşma oranlarının değiştirilmesine ilişkin anlaşmaların ancak mal rejimi sözleşmesiyle ve bu sözleşmede açıkça öngörülmesiyle mümkün olduğunu vurgular. Tasarının 277. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

Dikkat

TMK 276 ile 277 arasındaki fark tek bir cümlede toplanır: ölümde doğrudan yarı yarıya paylaşma yapılır, boşanmada ise önce kişisel mallar geri alınır. Bu ayrım hesabı kökten değiştirir. Boşanmada bir eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel mal sayılacak değerlerini (evlenmeden önce sahip olduğu mallar, miras ve bağış yoluyla edindikleri, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerler) ortaklıktan çekip alır; ancak bundan sonra kalan kütle ikiye bölünür. Bu nedenle dosyanızda ilk yapılacak iş her malın kaynağını belgelemektir: miras ilamı, bağış senedi, evlilik öncesi tapu kaydı, satış bedelinin banka kaydı. İkinci uyarı üçüncü fıkraya ilişkindir: paylaşma oranını değiştiren anlaşma, mal rejimi sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olmalıdır; sözleşmenin ruhundan çıkarılan veya sonradan yapılan yan anlaşmalarla bu oran değiştirilemez. Üçüncü olarak süreye dikkat edin: tasfiye alacağı boşanmanın kişisel sonuçlarına ilişkin bir yıllık süreye değil on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre boşanma davasının açıldığı tarihten işler.

Madde hangi hâllerde uygulanır?

  • Boşanma: Mal ortaklığı boşanmayla sona ererse bu madde uygulanır (TMK m. 277/1).
  • İptal: Evliliğin iptali hâlinde de aynı kural geçerlidir (TMK m. 277/1).
  • Mal ayrılığına geçiş: Kanun veya mahkeme kararıyla geçiş de kapsamdadır (TMK m. 277/1).
  • Mahkeme kararı: Haklı sebep varsa hâkim rejimin mal ayrılığına dönüşmesine karar verir (TMK m. 206).
  • Kapsam dışı: Ölüm ve başka bir mal rejiminin kabulü ayrı hükme tabidir (TMK m. 276).
  • Sona erme anı: Boşanma ve iptalde rejim dava tarihinde sona erer (TMK m. 271).

Birinci aşama: kişisel malların geri alınması

  • Hak: Her eş, kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır (TMK m. 277/1).
  • Ölçü: Kişisel mal kavramı edinilmiş mallara katılmadaki gibi belirlenir (TMK m. 220).
  • Kapsam: Evlenmeden önceki mallar, miras ve bağışlar, manevi tazminat alacakları.
  • İkame değer: Kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel maldır.
  • İspat: Malın kişisel mal olduğunu iddia eden bunu kanıtlar (TMK m. 261).
  • Belgeler: Miras ilamı, bağış senedi, evlilik öncesi tapu kaydı, banka kayıtları.

İkinci aşama: kalanın paylaşılması

  • Kural: Geri kalan ortaklık malları eşler arasında yarı yarıya paylaşılır (TMK m. 277/2).
  • Hesap: Tasfiye anındaki değerden mala ilişkin ödenmemiş borç düşülür (Yargıtay 8. HD, 2014/15924 E., 2014/19710 K., 03.11.2014).
  • Sonuç: Kalan tutarın yarısı ortaklık payı alacağıdır.
  • Değer anı: Değerler tasfiye anına göre bulunur (TMK m. 275).
  • Denkleştirme: Kesimler arası aktarımlar önce denkleştirilir (TMK m. 273).
  • Katkı: Değer artış payından doğan borçlar da hesaba katılır (TMK m. 274).

Farklı paylaşma oranı

  • Koşul: Anlaşma ancak mal rejimi sözleşmesinde açıkça öngörülmüşse geçerlidir (TMK m. 277/3).
  • Fark: Ölüm hâlindeki düzenlemeye göre daha sıkı bir koşuldur (TMK m. 276).
  • Amaç: Boşanmada zayıf durumdaki eşin korunması (S. Sayısı 723, s. 106).
  • Şekil: Sözleşme noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılır (TMK m. 205).
  • İleriye etki: Sonradan yapılan rejim sözleşmeleri ileriye etkilidir (Yargıtay 8. HD, 2016/10565 E., 2017/8506 K., 07.06.2017).
  • Yan anlaşma: Sözleşme dışında yapılan protokollerle oran değiştirilemez.

Mal ayrılığına geçiş yolu

  • Dayanak: Haklı sebep varsa hâkim mal ayrılığına geçişe karar verir (TMK m. 206).
  • Haklı sebepler: Sınırlı sayıda değildir, örnekleme yoluyla sayılmıştır (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
  • Bilgi vermeme: Diğer eşin malvarlığı hakkında bilgi vermemesi haklı sebeptir (4721 s. K. m. 206).
  • Sıra: Önce geçişe, sonra tasfiyeye karar verilir (Yargıtay 8. HD, 2016/12480 E., 2018/2048 K., 13.02.2018).
  • Yarar: Boşanma davası açmadan malvarlığını koruma imkânı sağlar.
  • Alacaklılar: Rejim değişikliği alacaklıların haklarını etkilemez (4721 s. K. m. 213).

Usul

Uygulamada

Boşanmada mal ortaklığının tasfiyesinde dosyanızı iki sütun hâlinde kurun. Birinci sütun geri alınacak kişisel mallardır: evlenmeden önce sahip olduğunuz değerler, miras ve bağış yoluyla edindikleriniz, manevi tazminat alacaklarınız ve bunların yerine geçen mallar. Her biri için kaynağı belgeleyin; çünkü ispat yükü kişisel mal iddiasında bulunandadır ve belgelenemeyen değer ortaklık malı sayılarak yarısı karşı tarafa gider. İkinci sütun paylaşılacak ortaklık mallarıdır; burada malın tasfiye anındaki değerinden ona ilişkin ödenmemiş borcu düşmeyi unutmayın, aksi hâlde hesap brüt değer üzerinden yapılır ve borç yükünü tek başınıza taşırsınız. Talebi kurarken malın hangi rejim döneminde edinildiğine bakın: mal ortaklığı döneminde edinilen mallarda elbirliği mülkiyeti bulunduğu için ayni istem mümkündür, buna karşılık sözleşmeden önceki dönemde edinilenlerde hak kural olarak alacak hakkıdır; bu yüzden talebi terditli kurmak en güvenli yoldur. Süre bakımından rahat olun ama erteleme yapmayın: tasfiye alacağı boşanmanın bir yıllık süresine değil on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre boşanma davasının açıldığı tarihte işlemeye başlar.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2014/15924 E. · 2014/19710 K.03.11.2014

Boşanmada ortaklık mallarının tasfiye anındaki değerleri bulunur ve borç düşüldükten sonra kalanın yarısı ortaklık payı alacağı olarak hükmedilir

Eşler arasında mal ortaklığı sözleşmesi vardı. Boşanma davası 13.10.2009'da açıldı. Tasfiyeye konu taşınmaz ile araç sözleşme döneminde edinilmişti; aracın alımında kullanılan kredi borcunun bir bölümü henüz ödenmemişti. Mahkeme taşınmaz ve araç yönünden davacı lehine alacağa hükmetti.

“dava konusu araç ve taşınmazın mal ortaklığı rejimine tabi olup usulüne uygun biçimde tasfiye tarihindeki değerlerinin (TMK'nun 275.md) belirlendiği, aracın alımında kullanılan ancak bir miktarı henüz ödenmeyen kredi borcunun aracın tasfiye tarihindeki belirlenen değerinden düşürülerek bulunan toplam alacak miktarının yarısı oranındaki bölümünün (TMK'nun 277. md) ortaklık payı alacağı olarak hüküm altına alınmış olmasında”

Ne anlama geliyor? Karar, TMK 277'nin hesabını adım adım gösterir ve maddeyi açıkça anar. Önce ortaklık mallarının tasfiye anındaki değeri bulunur, sonra o mala ilişkin ödenmemiş borç bu değerden düşülür, kalan tutarın yarısı ortaklık payı alacağı olarak hükmedilir. Daire bu yöntemi isabetli bulmuş ve hükmün taşınmaz ile araca ilişkin bölümünü onamıştır. Uygulamada sık yapılan hata, borcu düşmeden brüt değer üzerinden yarı pay hesaplanmasıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/626 E. · 2024/6099 K.19.09.2024

Tasfiyede ayın istemenin istisnaları sınırlıdır; paylı maldaki üstün yarar ile aile konutu ve ev eşyası dışında ayni hak istenemez

Eşler 2006'da evlenmiş, 2010'da mal ortaklığı sözleşmesi yapmışlardı. Boşanma davası 2012'de açıldı ve 2013'te kesinleşti. Tasfiyeye konu taşınmaz ise sözleşmeden önce, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınmıştı. Davacı yalnız tapu iptali ve tescil istedi.

“Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp kişisel alacak hakkı olduğuna yönelik kuralın istisnaları 4721 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen alacaklı eşin tasfiyeye konu paylı malda üstün yararını kanıtlaması ve aynı Kanun'un 240 ncı maddesinde düzenlenen aile konutu veya eşyanın söz konusu olması halinde tahdidi olarak belirtilmiş olup temyize konu davadaki somut olayda, açıklanan istisnai durumlar da mevcut değildir.”

Ne anlama geliyor? Boşanma hâlinde talebin nasıl kurulacağını belirleyen karar budur. Mal ortaklığında ortaklık malları elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan tasfiye ayni sonuç doğurur; buna karşılık edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallar bakımından hak kişisel alacaktır ve ayın ancak iki hâlde istenebilir: paylı malda üstün yararın kanıtlanması ile aile konutu ve ev eşyası. Bu nedenle dava dilekçesinde yalnız tapu iptali ve tescil istenmesi, malın hangi rejim döneminde edinildiği yanlış değerlendirilmişse davanın tümden reddine yol açabilir; talep terditli kurulmalıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2020/1407 E. · 2021/2097 K.09.03.2021

Mal ayrılığına geçiş için haklı sebepler sınırlı sayıda değildir; hâkim her somut olayı kendi koşullarında değerlendirir

Eşler 1965'te evlenmişti ve on yıldan fazla süredir fiilen ayrı, farklı ülkelerde yaşıyorlardı. Evlilik kayden sürüyordu. Taşınmazın kira gelirlerinin tamamını bir eş alıyor, diğerinin kiralamasına engel oluyordu. Diğer eş mal ayrılığı rejimine geçilmesini ve taşınmazın yarı hissesinin adına tescilini istedi.

“Evlilik birliği devam ederken mali yönlerden sorunlar yaşanması, malvarlıkları hususunda anlaşmazlıklar çıkması hem doğrudan eşleri hem de eşlerin alacaklısı konumunda olan üçüncü kişileri etkileyebilmektedir. Aile kurumu toplumun temel yapı taşı olup, birliğin devamlılığı ve korunmasının önemi açısından yaşanacak mali sıkıntılar, haciz, iflas vb. durumlarda uygulanmak ve eşlerin veya alacaklıların mevcut mal rejiminden zarar görmelerini önlemek amacıyla Türk Medeni Kanunu olağanüstü mal rejimi kurumunu benimsemiştir. TMK'nin 206. maddesinde belirtilmiş olan haklı nedenlerin bulunması durumunda eşlerden birinin istemi üzerine hakim, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Maddede, haklı nedenler tahdidi olarak sayılmamış bunun yerine örnekleme yoluyla gösterilmesi tercih edilmiştir. Eşlerden birinin iradi olarak veya irade dışı nedenlerle evlilik birliğinde edinilen malvarlıklarına esaslı zarar vermeleri ya da verme olasılıklarının yüksek bulunduğu durumlarda olağanüstü mal rejimine geçişe karar verilmelidir. Hakime, geniş takdir yetkisinin tanınması bakımından, haklı nedenlerin varlığında bağlayıcı nitelikte sınırlama yapılmamış olması isabetli olmuştur. Mahkemece, her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilerek ve eşlerin mali çıkarları gözetilerek, mevcut mal rejiminin mal ayrılığı rejimine dönüşüm talebi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmelidir. Evlilik malları üzerinde telafisi güç ve ciddi hak kaybına neden olacak hususlar mal ayrılığı rejimine geçiş talebinin kabulü için önemlidir.”

Ne anlama geliyor? TMK 277 üç sona erme hâlini kapsar ve bunlardan biri mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiştir. Bu karar, o geçişin koşullarını ayrıntılı biçimde açıklar: kanun haklı sebepleri sınırlı olarak saymamış, örnekleme yoluyla göstermiştir; hâkime geniş takdir yetkisi tanınmıştır. Ölçüt, evlilik malları üzerinde telafisi güç ve ciddi hak kaybı doğuracak bir durumun bulunmasıdır. Mal ortaklığında bu yol özellikle önemlidir; çünkü ortaklık mallarına tek başına tasarruf edemeyen eş için rejim değişikliği, boşanma davası açmadan malvarlığını koruyabilmenin tek yoludur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2016/12480 E. · 2018/2048 K.13.02.2018

Önce mal ayrılığına geçiş istemi karara bağlanır, sonra tasfiye istemi incelenir

Aynı uyuşmazlığın ilk temyiz incelemesinde mahkeme, eşin ayni hak isteyemeyeceği gerekçesiyle davayı tümden reddetmişti. Oysa davacı önce mal ayrılığı rejimine geçilmesini, ardından tasfiye ve tapu iptali istemişti. Mahkeme, diğer eşin malvarlığı ve gelirler hakkında bilgi vermekten kaçınıp kaçınmadığını tanıklara ayrıntılı olarak sormamıştı.

“Mahkemece yapılacak iş, davacı tanıkları yeniden usulüne uygun şekilde dinleyerek tanıklardan davacı tarafın iddia ettiği hususların ayrıntılı olarak sorulup belirlenmeye çalışılması, 1965 yılında evlenen tarafların uzun yıllardan beri ayrı ülkelerde yaşıyor oldukları ve TMK 206 maddesindeki haklı sebeplerin örnekleme yoluyla sayıldığı gözetilerek davacı tarafın ilk talebi olan mal ayrılığı rejimine geçiş hakkında öncelikle karar verilmesi, oluşacak kanaate göre de tasfiye isteği hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesidir.”

Ne anlama geliyor? Karar, iki istemin sırasını belirler: mal ayrılığına geçiş ile tasfiye birlikte istenmişse hâkim önce rejim değişikliğine karar vermeli, ancak ondan sonra tasfiyeyi incelemelidir. Çünkü tasfiye, rejimin sona ermesine bağlıdır. Kararda ayrıca TMK 206'daki haklı sebeplerin örnekleme yoluyla sayıldığı ve bunlardan birinin diğer eşin malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması olduğu vurgulanmıştır; bu, mal ortaklığında bilgi vermeyen eşe karşı elverişli bir dayanaktır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2012/3957 E. · 2012/12686 K.20.12.2012

Tasfiye davasının görülebilmesi için açılmış ve kesinleşmiş bir boşanma davası bulunmalıdır; sulh sözleşmesi rejimi sona erdirmez

Eşler halen evliydi ve aralarında açılmış bir boşanma davası yoktu. Fiilen ayrı yaşıyorlardı. Yargılama sırasında sunulan 29.07.2010 tarihli sulh sözleşmesiyle taraflar taşınmaz ve paraların paylaşımında anlaşmış görünüyordu. Mahkeme, bu sözleşmeye dayanarak mal rejimi tasfiyesi davasını kabul etti.

“TMK.nun 225/2. maddesi uyarınca eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren de açılacak mal rejimi davası ile mal rejiminin tasfiyesi yoluna gidilir. Şu halde, mal rejimi tasfiyesinin yapılması için ortada en azından açılmış bir boşanma davasının bulunması, bu arada henüz boşanma davası sonuçlanmadan açılmış bir mal rejimi davası var ise, boşanma davasının kesinleşmesinin sonucunun beklenilmesi, mal rejimi davası bu safhada açılmamış ise, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren mal rejimi davasının açılması gerektiği açıklanan Kanun hükümleri gereğidir.”

Ne anlama geliyor? TMK 277 boşanma veya evliliğin iptali hâlinde uygulanır; ancak bunun için önce rejimin gerçekten sona ermiş olması gerekir. Daire bu ön koşulu net biçimde ortaya koymuştur: rejim boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer, tasfiye davası ise boşanma hükmü kesinleştikten sonra görülebilir. Boşanma davası açılmadan yapılan bir sulh sözleşmesi mal ayrılığına geçiş niteliğinde olmadığından rejimi sona erdirmez ve tek başına tasfiyeye dayanak olamaz. Evlilik sürerken tasfiye isteniyorsa doğru yol TMK 206'ya dayalı olağanüstü mal rejimine geçiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2016/10565 E. · 2017/8506 K.07.06.2017

Mal ayrılığına geçiş sözleşmesi ileriye etkilidir ve alacaklıların haklarını etkilemez

Eşler 1984'te evlenmiş, 2014'te noterde mal ayrılığı sözleşmesi yapmışlardı. Eşlerden birinin alacaklıları, bu sözleşmenin muvazaalı olduğunu ve kendi haklarını ortadan kaldırdığını ileri sürerek geçersizliğinin tespitini istedi. Mahkeme sözleşmenin geçersizliğine karar verdi.

“Edinilmiş mallara katılma rejimi dışındaki diğer mal rejimlerinin benimsenmesine ilişkin sonradan yapılan sözleşmeler ancak ileriye etkili olarak yapıldığı tarihten sonraki dönem için sonuç doğurur. Dolayısıyla davalılar arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesi yapıldığı tarihten sonrası için geçerlidir. Bundan ayrı, 4721 sayılı TMK'nun 213.maddesi " Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının, üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz. Kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur; ancak, söz konusu malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ettiği takdirde, bu ölçüde kendisini sorumluluktan kurtarabilir." hükmünü amirdir. Açıklanan hususlar karşısında, davalılar arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesinin davacıların haklarını etkilemesi söz konusu değildir.”

Ne anlama geliyor? Karar iki şeyi birden gösterir. Birincisi, sözleşmeyle mal ayrılığına geçiş ileriye etkilidir; geçmiş dönem kendi rejimine tabi kalır. İkincisi, alacaklılar bakımından kanun zaten bir güvence kurmuştur: rejimin kurulması, değiştirilmesi veya tasfiyesi, alacaklıların üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz (4721 s. K. m. 213). Bu nedenle alacaklıların ayrıca sözleşmenin geçersizliğini dava etmekte hukuki yararı yoktur. Mal ortaklığı tasfiyesinde de aynı güvence işler; ortaklık borçları paylaşmayla ortadan kalkmaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2012/3401 E. · 2012/10430 K.13.11.2012

Boşanmadan sonra açılan davada istem alacakla sınırlandırılmışsa dava mülkiyete değil alacağa ilişkindir

Eşler 2003'te boşanmıştı. Boşanmadan sonra, evlilik sırasında birlikte üye oldukları kooperatif yoluyla edinilen taşınmaz nedeniyle bir eş dava açtı. Dava dilekçesinde hem mal ortaklığının tasfiyesi hem alacak ve sebepsiz zenginleşme denilmişti. Davacı yargılama oturumunda istemini ödediği paraların geri alınmasıyla sınırladı. Mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi.

“Dava, dava dilekçesinin konu kısmından da anlaşılacağı üzere eşlerin boşanması nedeniyle mal ortaklığının tasfiyesi olarak açılmış ancak, nitelendirmenin tam olarak yapılmadığı bu ibarenin yanında alacak ve sebepsiz zenginleşme davası olarakta nitelendirildiği anlaşılmıştır. Eşlerin Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek 27.06.2003 tarihinde kesinleşen 2002/1581 Esas ve 2002/1378 Karar sayılı ilamı ile boşandıkları, daha sonra her iki eşin birlikte üyesi oldukları kooperatif yoluyla edinilen taşınmaz nedeniyle davacının alacak isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak 01.01.2002 öncesi geçerli bulunan 743 sayılı TKM.nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığından kaynaklanan katkı alacağı ile, 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallardan ve değer artış payından kaynaklanan alacaklar nedeniyle ayîn (mülkiyet) hakkı istenemeyeceği açıktır. Eşlerin katkı alacağı ya da katılma alacağından kaynaklanan hakkı şahsi nitelikte bulunan alacak hakkıyla sınırlıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, boşanma sonrası açılan tasfiye davalarında nitelendirmenin sonucu nasıl değiştirdiğini gösterir. Dilekçede "mal ortaklığının tasfiyesi" yazması tek başına yeterli değildir; malların hangi rejim döneminde edinildiği ve istemin ayni mi alacak mı olduğu belirleyicidir. Mal ayrılığı veya edinilmiş mallara katılma dönemine ait mallarda hak şahsi alacaktır ve mülkiyet istenemez. Bu ayrım aynı zamanda görevli ve yetkili mahkemeyi de etkiler.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2007/5877 E. · 2008/5526 K.17.04.2008

Tasfiyeden doğan alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir; süre mal rejiminin sona erdiği tarihte başlar

Eşlerin boşanmasına ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizi 21.02.2003'te kesinleşmişti. Tasfiyeye ilişkin dava 17.10.2005'te açıldı. Davalı, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık sürenin geçtiğini ileri sürerek zamanaşımı definde bulundu. Mahkeme bu defi kabul edip davayı zamanaşımından reddetti.

“Katılma alacağının zamanaşımı konusunda 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununda bir hüküm mevcut değildir. Borçlar Kanununun 125. maddesi uyarınca; kural olarak alacak davaları on senelik zamanaşımına tabidir. Borçlar Kanununun 125. maddesindeki "bu konuda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava on senelik müruru zamana tabidir" hükmündeki (her dava) sözcüklerini "bütün alacaklar" tarzında anlamak gerekir. Zamanaşımının başlangıcı da mal rejiminin sona erdiği tarihtir. (MK.m.225)”

Ne anlama geliyor? Boşanmadan sonra tasfiye davasının ne zamana kadar açılabileceği sorusunun cevabı budur: mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar, boşanmanın kişisel sonuçlarına ilişkin bir yıllık süreye değil genel on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre rejimin sona erdiği tarihten, yani boşanma davasının açıldığı tarihten işlemeye başlar. Mal ortaklığında da aynı ölçü geçerlidir; ancak ortaklık mallarında elbirliği mülkiyetine dayanan ayni istemler bakımından durum farklıdır, çünkü mülkiyete dayanan istemler zamanaşımına uğramaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 277- Madde İsviçre Medenî Kanununun 242 nci maddesinden aynen alınmıştır. Bir önceki hükümden farklı olarak, bu hükümle mal ortaklığı rejiminin boşanma veya evliliğin iptali sebeplerinden biriyle ya da kanun veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş sebebiyle sona ermesi hâllerinde paylaşmanın nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Madde, mal ortaklığını sona erdiren diğer hâllerde, edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi, eşin kendi kişisel malı sayılan mallarını ortaklık mallarından ayırdedip alma hakkına yer vermiştir. Eşlerin edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel mal sayılan mallarını ayırdedip almasından sonra geri kalan ortaklık mallarının eşler arasında yarı yarıya paylaşılması esası kabul edilmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında, bu paylaşma oranlarının değiştirilmesine ilişkin anlaşmaların, ancak mal rejimi sözleşmesiyle ve bu sözleşmede bunun açıkça öngörülmesiyle mümkün olduğu hükme bağlanmıştır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 106

Gerekçenin ilk cümlesi maddenin anahtarıdır: düzenleme "bir önceki hükümden farklı olarak" yapılmıştır. Ölümde ortaklık malları doğrudan ikiye bölünürken, boşanma ve benzeri hâllerde önce bir ayıklama yapılır. Gerekçe bu ayıklamayı "eşin kendi kişisel malı sayılan mallarını ortaklık mallarından ayırdedip alma hakkı" olarak adlandırır ve ölçüyü edinilmiş mallara katılma rejimine bağlar; yani hangi değerin kişisel mal sayılacağı yasal rejimin kavramlarıyla belirlenir. İkinci fark üçüncü fıkradadır: ölüm hâlinde paylaşma oranı mal rejimi sözleşmesiyle serbestçe değiştirilebilirken, burada değişikliğin sözleşmede açıkça öngörülmesi aranır. Gerekçe bu koşulu ayrıca vurgulayarak, boşanma hâlinde eşlerden birinin lehine kurulmuş örtülü düzenlemelerin geçerli sayılmayacağını ortaya koyar. Tasarının 277. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun mal ortaklığının boşanma hâlinde nasıl tasfiye edileceğini kendi başına bir maddeyle düzenlememişti. Konuyu, akdî rejimlerin genel hükümleri arasında yer alan ve evliliğin devamı sırasında mal ayrılığına geçilmesi hâlini düzenleyen 181. madde karşılıyordu. Bu hüküm bugünkü 277. maddeyle şaşırtıcı biçimde aynı yapıyı kurar: önce her eş kendi mallarını geri alır, sonra kalan artış mevcut rejime göre paylaşılır. Aradaki fark ise Cumhuriyet tarihinin eşitlik yönündeki değişimini gösterir: eski hüküm, eksiği kadının sebebiyet verdiği ispat edilmedikçe kocaya yüklüyor, ayrıca yalnız kadına teminat isteme hakkı tanıyordu. Yeni düzenlemede taraflar arasında böyle bir ayrım yoktur ve paylaşma her iki eş için eşittir. Eski Kanun'un mal ortaklığına ilişkin 221. maddesinin ikinci fıkrasında geçen "boşanma hâlinde haiz olduğu haklar" ifadesi de boşanmaya özgü bir tasfiyenin varlığını dolaylı olarak varsayıyordu.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 181

Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olup ta evliliğin devamı esnasında akit veya diğer bir sebeple mal ayrılığı vukuunda alacaklıların hakları mahfuz kalmak şartiyle karı kocadan her biri kendi mallarını geri alır. Mal ayrılığından evvel husule gelmiş olan ziyade, mevcut usule göre aralarında taksim olunur; vukua gelen noksan, karısının sebebiyet verdiğini ispat etmedikçe kocaya aittir. Karı tasfiye sırasında kocanın tasarrufunda kalan malları için dahi teminat talep edebilir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 1814721 sayılı Kanun m. 277
KapsamEvlilik sürerken mal ayrılığına geçişBoşanma, iptal ve mal ayrılığına geçiş
Birinci aşamaHer eş kendi mallarını geri alırKişisel malı sayılacakları geri alır
İkinci aşamaArtış mevcut rejime göre paylaşılırKalan yarı yarıya paylaşılır
EksikKural olarak kocaya aitBöyle bir ayrım yok
TeminatYalnız kadın isteyebilirBöyle bir ayrım yok
AlacaklılarHakları saklıHakları saklı (m. 213)

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; iki aşamalı paylaşma kabul edildi4721 s. K.

Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Boşanmada mal ortaklığının nasıl tasfiye edileceğini ve hangi malların kişisel mal olarak geri alınabileceğini değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 277 ne diyor?

Boşanma, evliliğin iptali veya mal ayrılığına geçiş hâlinde her eş kişisel malı sayılacakları geri alır; kalan ortaklık malları yarı yarıya paylaşılır.

276 ile farkı nedir?

Ölümde doğrudan yarı yarıya paylaşma yapılır; burada önce kişisel mallar geri alınır.

Hangi mallar geri alınabilir?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel mal sayılacak olanlar (TMK m. 220).

Evlenmeden önceki mallarım geri alınır mı?

Evet; kişisel mal sayılır (4721 s. K. m. 220).

Miras yoluyla gelen mal ne olur?

Kişisel maldır ve geri alınır (4721 s. K. m. 220).

Kişisel malın yerine geçen değer de geri alınır mı?

Evet; ikame değerler de kişisel maldır.

İspat yükü kimdedir?

Kişisel mal iddiasında bulunan taraftadır (TMK m. 261).

Belgeleyemezsem ne olur?

Değer ortaklık malı sayılır ve yarısı karşı tarafa gider.

Kalan mallar nasıl paylaşılır?

Yarı yarıya (TMK m. 277/2).

Borçlar hesaba katılır mı?

Evet; mala ilişkin ödenmemiş borç değerden düşülür (Yargıtay 8. HD, 2014/15924 E., 2014/19710 K., 03.11.2014).

Hangi tarihteki değer esas alınır?

Tasfiye anındaki değer (TMK m. 275).

Rejim ne zaman sona erer?

Boşanma ve iptalde dava tarihinde (TMK m. 271).

Boşanma davası sürerken tasfiye istenebilir mi?

Hüküm kesinleşmeden tasfiyeye karar verilemez (Yargıtay 8. HD, 2012/3957 E., 2012/12686 K., 20.12.2012).

Evlilik sürerken malvarlığımı koruyabilir miyim?

Haklı sebep varsa mal ayrılığına geçiş istenebilir (TMK m. 206).

Haklı sebepler nelerdir?

Kanunda örnekleme yoluyla sayılmıştır (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).

Eşim malvarlığı hakkında bilgi vermiyorsa?

Bu, mal ayrılığına geçiş için haklı sebeptir (4721 s. K. m. 206).

Geçiş ve tasfiye birlikte istenirse sıra nedir?

Önce geçişe, sonra tasfiyeye karar verilir (Yargıtay 8. HD, 2016/12480 E., 2018/2048 K., 13.02.2018).

Tapu iptali ve tescil istenebilir mi?

Ortaklık mallarında elbirliği mülkiyeti bulunduğundan tasfiye ayni sonuç doğurur (Yargıtay 2. HD, 2023/626 E., 2024/6099 K., 19.09.2024).

Ayni hak isteminin istisnaları nelerdir?

Paylı malda üstün yarar ile aile konutu ve ev eşyası (4721 s. K. m. 226/2, 240).

Paylaşma oranı değiştirilebilir mi?

Ancak mal rejimi sözleşmesinde açıkça öngörülmüşse (TMK m. 277/3).

Protokolle oran değiştirilebilir mi?

Hayır; değişiklik mal rejimi sözleşmesinde yer almalıdır.

Sonradan yapılan rejim sözleşmesi geçmişi kapsar mı?
Alacaklıların hakları etkilenir mi?

Hayır; rejim değişikliği ve tasfiye alacaklıların haklarını zedeleyemez (4721 s. K. m. 213).

Dava ne zamana kadar açılabilir?

On yıllık zamanaşımı içinde (Yargıtay 2. HD, 2007/5877 E., 2008/5526 K., 17.04.2008).

Hangi mahkeme görevli?

Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).

Eski Kanun'daki karşılığı nedir?

Akdî rejimlerde mal ayrılığına geçişi düzenleyen 181. madde (743 s. K. m. 181).

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 23 Eylül 2026 · Son güncelleme: 23 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp