TMK 244'e göre paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur. Bu rejim kendiliğinden uygulanmaz; ancak eşler mal rejimi sözleşmesiyle seçerse geçerli olur, aksi hâlde yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2011/3862 E., 2011/22413 K., 15.12.2011).
- Paylaşmalı mal ayrılığı
- Eşlerin malvarlıklarının ayrı kaldığı, ancak aileye özgülenen malların sona ermede eşit paylaşıldığı seçimlik rejim (TMK m. 244-255).
- Yönetim, yararlanma ve tasarruf
- Malı kullanma, gelirini alma ve hukuken elden çıkarma yetkilerinin tümü (TMK m. 244).
- Yasal sınırlar
- Aile konutu, tasarruf yetkisinin sınırlanması ve paylaşmaya aykırı davranışlar gibi kurallar (TMK m. 194, TMK m. 199, TMK m. 251).
- Seçimlik rejim
- Ancak mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilirse uygulanan rejim (TMK m. 202).
TMK 244 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel ilke | Her eş kendi malvarlığını yönetir, ondan yararlanır ve tasarruf eder | TMK m. 244 |
| Sınır | Bu haklar "yasal sınırlar içerisinde" kullanılır | TMK m. 244 |
| Rejimin niteliği | Seçimlik; kendiliğinden uygulanmaz | TMK m. 202 |
| Kuruluş | Mal rejimi sözleşmesiyle | TMK m. 203, 205 |
| Sözleşmenin şekli | Noterde düzenleme veya onaylama; evlenme başvurusunda yazılı bildirim | TMK m. 205 |
| Sözleşme yoksa | Edinilmiş mallara katılma uygulanır | Yargıtay 2. HD, 2011/22413 K. |
| Geçiş dönemi | Bir yıl içinde seçim yapılmamışsa yasal rejim seçilmiş sayılır | 4722 s. K. m. 10 |
| En önemli sınır | Aileye özgülenen mallar sona ermede eşit paylaşılır | TMK m. 250 |
| Konut ve ev eşyası | İptal ve boşanmada özel hükümler uygulanır | TMK m. 254 |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 247. maddesini karşılamaktadır ve yeni düzenlenen "paylaşmalı mal ayrılığı" rejimine ilişkin bu hükümle, eşlerin ilke olarak kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını koruduğu kabul edilmiştir. Gerekçede rejimin "yeni düzenlenen" bir rejim olduğunun belirtilmesi önemlidir: 743 sayılı Kanun'da böyle bir rejim yoktu. Tasarının 244. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
Bu maddeyi okurken en sık yapılan hata, "paylaşmalı" sözcüğüne bakıp rejimin kendiliğinden uygulandığını sanmaktır. Paylaşmalı mal ayrılığı seçimlik bir rejimdir: eşler noterde düzenleme ya da onaylama biçiminde bir mal rejimi sözleşmesi yapmadıkça veya evlenme başvurusu sırasında bu rejimi yazılı olarak bildirmedikçe uygulanmaz. Böyle bir sözleşme yoksa aranızda yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma geçerlidir ve bu sayfadaki hükümler dosyanıza uygulanmaz. İkinci nokta: rejim seçilmiş olsa bile 244. maddedeki haklar sınırsız değildir. "Yasal sınırlar içerisinde" ifadesi, aile konutuna ilişkin rıza kuralını, hâkimin tasarruf yetkisini sınırlama yetkisini ve diğer eşin payını azaltmak kastıyla yapılan karşılıksız kazandırmalara ilişkin kuralı kapsar. Üçüncü nokta: rejim süresince malvarlıkları ayrı kalsa da, rejim sona erdiğinde aileye özgülenen mallar eşit paylaşılır; bu, bu rejimi klasik mal ayrılığından ayıran temel farktır.
Rejimin temel ilkesi
- Kural: Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur (TMK m. 244).
- Üç yetki: Yönetim malı kullanma ve idare etme, yararlanma gelirini alma, tasarruf ise satma, bağışlama, ipotek etme gibi hukuki işlemleri yapma yetkisidir.
- Ayrılık esası: Rejim süresince eşlerin malvarlıkları birbirinden ayrı kalır; biri diğerinin malı üzerinde kendiliğinden hak sahibi olmaz.
- Klasik mal ayrılığıyla ortak yön: Aynı ilke seçimlik mal ayrılığı rejiminde de geçerlidir (TMK m. 242).
- Ayrılan yön: Paylaşmalı mal ayrılığında rejim sona erdiğinde aileye özgülenen mallar eşit paylaşılır; klasik mal ayrılığında böyle bir paylaşma yoktur (TMK m. 250).
- Gerekçedeki ifade: TBMM gerekçesi bu hükümle eşlerin "ilke olarak" kendi malvarlığı üzerindeki haklarını koruduğunun kabul edildiğini söyler; "ilke olarak" ifadesi istisnaların bulunduğuna işaret eder.
Rejim nasıl kurulur?
- Seçimlik rejim: Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır; paylaşmalı mal ayrılığı ancak mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilirse uygulanır (TMK m. 202).
- Zaman: Sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir; rejim seçilebilir, kaldırılabilir veya değiştirilebilir (TMK m. 203).
- Şekil: Sözleşme noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılır; taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler (TMK m. 205).
- İmza: Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur (TMK m. 205).
- Geçerli sözleşme yoksa: Yasal rejim uygulanır; paylaşmalı rejime özgü hükümlere dayanılamaz (Yargıtay 2. HD, 2011/3862 E., 2011/22413 K., 15.12.2011).
- Nişanlılık dönemi: Evlenmeden önce eşlerin kendi aralarında yaptıkları yazılı anlaşma mal rejimi bakımından sonuç doğurmaz (Yargıtay 8. HD, 2013/12481 E., 2013/13898 K., 01.10.2013).
Eski evlilikler ve geçiş dönemi
- Kural: 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş eşler arasında, o tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder (4722 s. K. m. 10).
- Bir yıllık süre: Eşler 01.01.2002'den başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedilerse, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.
- Sonuç: Eski evliliklerde paylaşmalı mal ayrılığı ancak bu bir yıl içinde ya da sonrasında usulüne uygun bir sözleşmeyle seçilmişse uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2011/3862 E., 2011/22413 K., 15.12.2011).
- Rejim çerçevesi: 01.01.2002'den itibaren yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır; mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı seçimlik rejimlerdir (Yargıtay HGK, 2012/8-192 E., 2012/629 K., 26.09.2012).
- İlk adım: Dosyada hangi rejimin geçerli olduğu belirlenmeden mal tasfiyesi hesabı yapılamaz.
- Uygulamadaki sıklık: Paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesine uygulamada nadiren rastlanır; bu nedenle bu rejime dayanan istemlerde sözleşmenin dosyaya sunulması belirleyicidir.
"Yasal sınırlar" ne demektir?
- Aile konutu: Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m. 194).
- Hâkimin müdahalesi: Ailenin ekonomik varlığının korunması gerektirdiği ölçüde hâkim, belirli malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir (TMK m. 199).
- Geçime katılma: Her eş, gücü oranında ailenin geçimine katılmakla yükümlüdür; bu yükümlülük malvarlıklarının ayrı olmasından etkilenmez (TMK m. 196).
- Paylaşmaya aykırı davranış: Diğer eşin payını azaltmak kastıyla paylaşmadan önce karşılıksız olarak elden çıkarılan mallar için hâkim denkleştirme bedeli belirler (TMK m. 251).
- Bir yıllık varsayım: Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların payı azaltmak kastıyla yapıldığı varsayılır (TMK m. 251).
- Üçüncü kişilere etki: Bu tür kazandırmalara ilişkin mahkeme kararı, dava kendisine ihbar edilmişse kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir.
Sözleşmenin yorumu ve sınırları
- Bütünlük: Sözleşmedeki genel nitelikli bir madde, aynı sözleşmenin paylaşmaya ilişkin özel maddelerini devre dışı bırakmaz (Yargıtay 8. HD, 2012/3563 E., 2012/5322 K., 05.06.2012).
- Kanunun sınırı: Taraflar istedikleri rejimi ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir; sözleşmeyle kanunun emredici kuralları aşılamaz (TMK m. 203).
- Aileye özgülenen mallar: Rejimin kurulmasından sonra edinilen ve ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenen mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına alan yatırımlar, sona ermede eşit paylaşılır (TMK m. 250).
- Paylaşma dışı kalanlar: Manevi tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ve karşılıksız kazandırmalarla edinilen mallar paylaşma dışıdır (TMK m. 250).
- Konut ve ev eşyası: İptal veya boşanma hâlinde konutta kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangi eşin devam edeceği ayrıca düzenlenmiştir (TMK m. 254).
- Değerlendirme yöntemi: Sözleşme hükümleri, kanunun paylaştırmaya ilişkin maddeleriyle birlikte değerlendirilmelidir (Yargıtay 8. HD, 2012/3563 E., 2012/5322 K., 05.06.2012).
Usul: çekişmesiz yargı ve kanun yolu
- Çekişmesiz yargı işi: Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceğine karar verilmesi çekişmesiz yargı işidir (6100 s. HMK m. 382/2-b-9).
- Temyiz kapalı: Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar temyiz edilemez (Yargıtay 2. HD, 2021/1597 E., 2021/2883 K., 12.04.2021).
- Kabul ya da ret fark etmez: Talep reddedilmiş olsa bile temyiz yolu açılmaz (Yargıtay 2. HD, 2021/10427 E., 2022/1125 K., 09.02.2022).
- Görev: Mal rejiminden doğan istemler aile mahkemesinde görülür.
- Dayanak maddesi: Boşanma sırasındaki geçici önlemler TMK m. 169'a dayanır; TMK m. 254 yalnız paylaşmalı mal ayrılığında uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2010/4968 E., 2011/6104 K., 05.04.2011).
- Nitelendirme: Dilekçede hangi rejime ve hangi maddeye dayanıldığı açıkça yazılmalıdır.
Paylaşmalı mal ayrılığına dayanan bir dosyada ilk yapılacak iş, rejimin gerçekten kurulup kurulmadığını belgelemektir. Noterden mal rejimi sözleşmesinin onaylı örneğini alın; evlenme başvurusu sırasında bildirim yapılmışsa evlendirme memurluğundaki kaydı isteyin. Sözleşme yoksa ya da eşler kendi aralarında adi yazılı bir metin imzalamışsa, o metne dayanarak paylaşmalı rejim hükümlerini isteyemezsiniz; dosyanız yasal rejime göre yürür. Sözleşme varsa tüm maddelerini birlikte okuyun: "mal adına kayıtlı olana aittir" gibi genel bir cümle, aynı sözleşmedeki paylaşmaya ilişkin maddeleri ve kanunun paylaştırma hükümlerini ortadan kaldırmaz. Rejim süresince eşinizin malvarlığı üzerinde doğrudan hakkınız olmasa da, aile konutunun rızanız olmadan devredilmesine karşı çıkabilir, ailenin ekonomik varlığı tehlikedeyse hâkimden tasarruf yetkisinin sınırlanmasını isteyebilirsiniz. Son bir yıl içinde eşinizin olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmaları not edin; bunlar payınızı azaltmak kastıyla yapılmış sayılır ve denkleştirme istenebilir. Boşanma dosyasında konut ve ev eşyası tahsisi istiyorsanız bu talebin çekişmesiz yargı işi olduğunu ve verilecek kararın temyiz edilemeyeceğini baştan bilin; bu nedenle talebinizi ilk derecede eksiksiz gerekçelendirin.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmeyle seçilmemişse bu rejime özgü haklar istenemez
Sağ kalan eş, ölen eşe ait konut üzerinde kendisi lehine oturma hakkı tanınmasını istedi ve istemini TMK m. 255'e dayandırdı. Eşler 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce evlenmiş, yürürlükten sonra da bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışlardı.
“Türk Medeni Kanunun 255.maddesine göre, eşlerin birlikte yaşadıkları konut üzerinde sağ kalan eş lehine miras ya da paylaşmadan doğan hakkına mahsuben mülkiyet veya haklı sebeplerin varlığı halinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilmesi için, davacı ile ölen eşi arasında "paylaşmalı mal ayrılığı" rejiminin geçerli ve eşlerin birlikte yaşadıkları konutun da paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur. 4721 sayıl Türk Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar (4722 s.Yürürlük K.md.10/1). Eşler, Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdi mal rejimlerinden "paylaşmalı mal ayrılığı" rejimini seçmediklerine göre aralarında 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerli olan rejim, edinilmiş mallara katılma rejimidir (md.202/1).”
Ne anlama geliyor? Daire, paylaşmalı mal ayrılığının seçimlik bir rejim olduğunu ve yalnız mal rejimi sözleşmesiyle kurulabileceğini vurgulamıştır. Eşler 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra bir yıl içinde başka bir rejim seçmedilerse yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimini seçmiş sayılırlar. Bu durumda paylaşmalı mal ayrılığına özgü konut ve ev eşyası hükümleri uygulanamaz.
Nişanlılık döneminde eşlerin kendi aralarında yaptığı paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi mal rejimi bakımından sonuç doğurmaz
Taraflar 20.05.2005'te, henüz evlenmeden önce nişanlılık döneminde kendi aralarında bir paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sözleşmesi yapmış, 14.06.2005'te evlenmişlerdi. Taşınmaz 23.08.2005'te edinildi. Eş katılma alacağı istedi.
“tarafların resmi evlenme tarihi 14.06.2005 olup, henüz evlenmeden önce nişanlılık döneminde 20.05.2005 tarihinde tarafların kendi aralarında paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sözleşmesi yaptıklarına, nişanlılık döneminde yapılan bu sözleşmenin mal rejimi açısından hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağına, taşınmazın 23.08.2005 tarihinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı tarafından edinildiğine, yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinilen malların aksi kanıtlanmadıkça edinilmiş mal sayılacağına (TMK.m.222)”
Ne anlama geliyor? Daire, nişanlılık döneminde ve eşlerin kendi aralarında yapılan sözleşmenin mal rejimi bakımından hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağını belirterek hükmü onamıştır. Paylaşmalı mal ayrılığının kurulabilmesi için sözleşmenin kanunun aradığı biçimde ve evlenmeden önce ya da sonra usulüne uygun olarak yapılması gerekir; aksi hâlde yasal rejim uygulanır.
Sözleşmedeki 'mal adına kayıtlı olana aittir' biçimindeki genel hüküm, paylaşmaya ilişkin özel maddeler değerlendirilmeden davanın reddine dayanak yapılamaz
Eşler 17.08.2006 tarihli düzenleme şeklindeki sözleşmeyle paylaşmalı mal ayrılığını kabul etmişti. Sözleşmenin 1. maddesi malın adına kayıtlı eşe ait olacağını, 7. maddesi ise aileye özgülenen malların eşit paylaşılacağını söylüyordu. Mahkeme yalnız 1. maddeye dayanarak davayı reddetti.
“Her ne kadar bu maddede, "tapuda kayıtlı taşınmazın adına kayıtlı olana ait olacağı" yazılı ise de, bu hüküm genel nitelikte olup, taşınmazın tapuya kaydedilmesi halinde malik sütununda yazılı kişiye ait olduğunun kabul edilmesi yasa gereğidir. Bunun dışında aynı sözleşmenin 7 ve 8. maddelerinde paylaşmalı mal ayrılığı rejimine özgü daha özel düzenlemeler bulunmaktadır. Aile konutu şerhi konmuş bulunan ve aile konutu olarak kullanıldığı konusunda tereddüt bulunmayan taşınmazla ilgili bu maddelerin uygulanma imkanı bulunup bulunmadığı mahkemece değerlendirilmemiştir. Bu nedenle sadece sözleşmenin 1.maddesinden hareketle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sözleşmesinin 7 ve 8.maddeleri ile TMK.nun 253 ve 254. maddelerini birlikte değerlendirmek, mahkemenin bu husustaki görüşünü ortaya koymak, ondan sonra oluşacak duruma göre hüküm kurmak olmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Paylaşmalı mal ayrılığında eşlerin kendi malvarlığı üzerindeki hakları kural olarak korunur; ancak aileye özgülenen mallara ilişkin paylaşma hükümleri bu kuralın sınırıdır. Sözleşmedeki genel nitelikli bir madde, aynı sözleşmenin paylaşmaya ilişkin özel maddelerini ve TMK m. 253 ile m. 254'ü devre dışı bırakmaz.
4721 sayılı Kanun'la yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır; paylaşmalı mal ayrılığı ancak taraflarca seçilirse uygulanır
Katılma alacağı davasında, eşler arasında hangi tarihte hangi mal rejiminin geçerli olduğu tartışıldı. Hukuk Genel Kurulu, rejimlerin tarihsel çerçevesini ortaya koyarak sonuca vardı.
“01.1.2002 tarihinden önce yürürlükte olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisine göre kural(yasal) mal rejimi, mal ayrılığı olup, istenilirse mal birliği ve mal ortaklığı rejimlerinden biri de seçilebilmekteydi. 01.1.2002 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ise, edinilmiş mallara katılma rejimini yasal(kural) mal rejimi olarak benimsemiş olup; taraflarca mal ayrılığı,paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimlerinden biri de istenilirse seçilebilecektir(4721 sayılı TMK madde 202; 4722 s.Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun madde 10).”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, 01.01.2002'den itibaren yasal rejimin edinilmiş mallara katılma olduğunu, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığının ise yalnız istenirse seçilebilecek rejimler olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle bir dosyada TMK m. 244 vd. hükümlerinin uygulanabilmesi için önce geçerli bir mal rejimi sözleşmesinin varlığı ortaya konmalıdır.
Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyse taşınmaz paylaşmaya tabi mal sayılmaz
Sağ kalan eş, mirasbırakan eşiyle birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine intifa veya oturma hakkı tanınmasını istedi. Eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığı değil, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliydi.
“davacı ile mirasbırakan eşi arasında, evlilik birliği sırasında "paylaşmalı mal ayrılığı" değil, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunmasına, bu sebeple Türk Medeni Kanununun 255.maddesi gereğince dava konusu taşınmazın paylaşmaya tabi mallardan olmadığına, aynı yasanın 240.maddesi koşullarının da oluşmadığının anlaşılmasına göre”
Ne anlama geliyor? Daire, red kararını onamıştır. Paylaşmalı mal ayrılığına özgü paylaşma ve konut hükümleri yalnız bu rejimin geçerli olduğu evliliklerde uygulanır. Rejim edinilmiş mallara katılma ise, sağ kalan eşin konut üzerindeki istemi TMK m. 240 koşullarına tabidir ve bu koşullar da gerçekleşmemişse istem reddedilir.
TMK m. 254'teki konut ve ev eşyası düzenlemesi ancak mal ayrılığı ya da paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin varlığı hâlinde söz konusu olur
Boşanma kararı kesinleştikten sonra taşınmaz maliki eş, eşinin istemiyle TMK m. 194 gereğince konulan aile konutu şerhinin kaldırılmasını istedi. Karşı taraf konutta kalma hakkına dayandı.
“dava; davacıya ait (6) bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapu kaydına, davalının talebiyle Türk Medeni Kanununun 194.maddesi gereğince konulan aile konutu şerhinin kaldırılmasına ilişkin olup, şerhin devamını gerektiren evlilik birliğinin boşanma kararının kesinleşmesiyle sona ermiş bulunmasına, Türk Medeni Kanununun 254. maddesinde yeralan hükmün mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin varlığı halinde söz konusu olacağına göre”
Ne anlama geliyor? Daire, şerhin kaldırılmasına ilişkin kararı onamıştır. Aile konutu şerhinin dayanağı olan evlilik birliği boşanmayla sona ermiştir; boşanmadan sonra konutta kalma hakkı ise ancak paylaşmalı mal ayrılığı ya da mal ayrılığı rejimi varsa TMK m. 254 uyarınca tanınabilir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir.
Yasal rejime tabi eşler hakkında TMK m. 254'ün gerekçe olarak yazılması maddi hatadır; tedbir TMK m. 169'a dayanır
Boşanma davasında mahkeme geçici tedbir kararı verdi, ancak kararda dayanak olarak paylaşmalı mal ayrılığına ilişkin TMK m. 254 gösterildi. Taraflar arasında böyle bir rejim sözleşmesi yoktu.
“Türk Medeni Kanununun 169.maddesine göre tedbir kararı verildiğinin, karara Türk Medeni Kanununun paylaşmalı mal ayrılığı ile ilgili 254.maddesinin yazılmasının maddi hataya dayalı bulunduğunun”
Ne anlama geliyor? Daire hükmü onamıştır. Boşanma davası sırasında konut ve eşyaya ilişkin geçici önlemlerin dayanağı TMK m. 169'dur; TMK m. 254 ise yalnız paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde uygulanır. Kararda yanlış maddenin yazılması sonucu değiştirmemiş, maddi hata sayılmıştır.
Paylaşmalı mal ayrılığında konut ve ev eşyasının tahsisi çekişmesiz yargı işidir; bu konudaki karara karşı temyiz yolu kapalıdır
Boşanma davasında eşlerden biri ortak konutun kendisine tahsisini istedi. Bu talep hakkında verilen karar temyiz edildi.
“Hukuk Muhakemeleri Kanununun m.362/1-ç maddesine göre çekismesiz yargı işlerinde verilen kararlar temyiz kanun yoluna başvurulamayacak olan kararlardandır. HMK'nın 382/2-b-9. maddesinde "Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali halinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi" işleri çekişmesiz yargı işleri arasında sıralanmıştır. Bu itibarla, davacı-davalı erkeğin temyiz yolu kapalı olan ortak konutun tahsisi talebine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, bu talebe ilişkin temyiz dilekçesini reddetmiştir. HMK m. 382/2-b-9, paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde konut ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceğine karar verilmesini çekişmesiz yargı işi saymıştır; HMK m. 362/1-ç uyarınca çekişmesiz yargı kararları temyiz edilemez.
Aynı kural taşınır eşya tahsisi istemleri için de geçerlidir; talep reddedilmiş olsa bile temyiz yolu açılmaz
Boşanma davasında eş, otomobilin kendisine ve çocuklara tahsisini istedi; istem reddedildi ve bu ret kararı temyiz edildi.
“Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine göre. çekismesiz yargı islerinde verilen kararlar temyiz kanun yoluna başvurulamayacak olan kararlardandır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin 9 . alt bendinde "paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali halinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi" işleri çekişmesiz yargı işleri arasında sıralanmıştır. Bu itibarla, davacı kadının temyiz yolu kapalı olan otomobilin tahsisi talebinin reddine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, ret kararına yönelik temyiz dilekçesini de reddetmiştir. Çekişmesiz yargı niteliği talebin kabul ya da reddine göre değişmez. Karar, 2021 tarihli uygulamanın 2022'de de sürdüğünü gösterir; bu nedenle tahsis istemleri bakımından kanun yolu beklentisiyle strateji kurmak doğru değildir.
Konut üzerinde mal rejiminden doğan ayni hak istemi, rejimin tasfiyesi sonucunda alacaklı olma koşuluna bağlıdır
Sağ kalan eş, ölen eşe ait konut üzerinde hak tanınmasını istedi; istemini hem mal rejimi hükümlerine hem de mirasa ilişkin TMK m. 652'ye dayandırdı. Mahkeme iki temeli birbirinden ayırmadı.
“Görüldüğü gibi, TMK'nun 240 ve 652. maddeleri görünürde ortak yönleri bulunduğu halde uygulama alanları ve aranan koşullar açıklandığı gibi farklıdır. Katılma alacağı ya da değer artış payı alacağı yok ise, mülkiyet hakkının tanınması TMK'nun 240. maddesi gereğince istenemez. TMK' nun 652. maddesine dayanan ölüm halinde ise, mal rejimi türü ne olursa olsun, konut ve konut eşyası üzerinde sağ kalan eşin ayni hakkı tanınmıştır. TMK'nun 240. maddesinde yer alan benzer hüküm TMK'nun 255 (paylaşmalı mal ayrılığı rejimi) ve 279. (mal ortaklığı rejimi) maddelerinde öngörülen mal rejimlerinde de yer almıştır. Diğer bir deyişle sağ kalan eşin TMK'nun 240. maddesi gereğince mülkiyet hakkını talep edebilmesi için bu rejimin tasfiyesi sonucunda ölen eşten alacaklı olması koşuluna bağlıdır. Aksi halde bu hakkı talep etmeyecektir.”
Ne anlama geliyor? Daire, mal rejiminden doğan istem ile miras hukukundan doğan istemin koşullarının farklı olduğunu belirtmiştir. TMK m. 240'ın karşılığı paylaşmalı mal ayrılığında m. 255, mal ortaklığında m. 279'dur. Her üçünde de sağ kalan eşin konut üzerinde hak isteyebilmesi, rejimin tasfiyesi sonunda ölen eşten alacaklı olmasına bağlıdır; TMK m. 652'de ise böyle bir koşul aranmaz.
Katılma alacağı ileri sürülmemişse konut üzerinde intifa hakkı tanınamaz; ölümle aile konutu şerhinin hukuki nedeni ortadan kalkar
Eşin 18.01.2006'da ölmesiyle evlilik birliği sona erdi. Sağ kalan eş taşınmaz üzerinde intifa hakkı tanınmasını ve tapuya aile konutu şerhi konulmasını istedi; ancak taşınmaz üzerinde katılma alacağı bulunduğunu ileri sürmedi.
“davacı tarafça taşınmaz üzerinde katılma alacağı bulunduğu ileri sürülmediğine göre koşulları oluşmayan intifa hakkı tanınması yönündeki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Diğer yönden; evlilik birliği kocanın 18.01.2006 tarihinde ölmesi üzerine kendiliğinden sona erdiğine göre 1/2 pay sahibi olan ölen kocanın tasarrufta bulunmasına hukuken ve fiilen imkan kalmamış kayıt nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydına TMK.nun 194/3.maddesi uyarınca konutla ilgili olarak aile konutu şerhi konulmasının hukuki nedeni ortadan kalktığından mahkemece taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi verilmesine karar verilmiş olması isabetli olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Konut üzerinde intifa ya da oturma hakkı, mal rejiminin tasfiyesinden doğan bir alacağa mahsuben tanınır; böyle bir alacak ileri sürülmemişse istemin koşulları oluşmaz. Ayrıca aile konutu şerhi evlilik birliğinin korunmasına hizmet ettiğinden, birlik ölümle sona erdikten sonra şerh konulmasına karar verilemez.
Madde gerekçesi
Madde 244- İsviçre Medenî Kanununun 247 nci maddesini karşılamaktadır. Yeni düzenlenen "paylaşmalı mal ayrılığı" rejimine ilişkin bu hükümle, eşlerin ilke olarak kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını koruduğu kabul edilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 96Gerekçenin iki ifadesi maddeyi anlamak için belirleyicidir. Birincisi "yeni düzenlenen" ifadesidir: paylaşmalı mal ayrılığı, 743 sayılı Kanun'da bulunmayan, 4721 sayılı Kanun'la hukukumuza giren bir rejimdir. İkincisi "ilke olarak" ifadesidir: eşlerin kendi malvarlığı üzerindeki hakları mutlak değildir; madde metnindeki "yasal sınırlar içerisinde" ibaresi ile aileye özgülenen mallara ilişkin hükümler bu ilkenin sınırlarını çizer. Tasarının 244. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313). Aynı listede Tasarının 205. maddesine yapılan ilaveyle, tarafların evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini evlendirme memurluğuna yazılı olarak bildirmelerine olanak tanındığı belirtilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312); bu ekleme, paylaşmalı mal ayrılığının seçilme yollarından birini oluşturur.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da paylaşmalı mal ayrılığı diye bir rejim yoktu. 743 sayılı Kanun'un yasal rejimi klasik mal ayrılığıydı ve bu rejimde de her eş kendi mallarının mülkiyet, idare ve intifa haklarını korurdu; ancak rejim sona erdiğinde aileye özgülenen mallar bakımından bir paylaşma öngörülmemişti. 4721 sayılı Kanun, aile için edinilen malların paylaşılmasını sağlayan bu yeni rejimi seçimlik rejimler arasına eklemiştir.
Karı kocadan her birinin bütün mallarının mülkiyet ve idare ve intifa haklarını muhafaza etmesine, mal ayrılığı denir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 186 | 4721 sayılı Kanun m. 244 | |
|---|---|---|
| Rejim | Klasik mal ayrılığı | Paylaşmalı mal ayrılığı |
| Niteliği | Yasal rejim | Seçimlik rejim |
| Yönetim ve yararlanma | Her eşte | Her eşte |
| Tasarruf | Açıkça sayılmamış | Açıkça sayılmış |
| Sınır | Genel hükümler | "Yasal sınırlar içerisinde" |
| Sona ermede paylaşma | Yok | Aileye özgülenen mallarda var |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; paylaşmalı mal ayrılığı seçimlik rejim olarak hukukumuza girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 194: Aile konutu.
- TMK m. 196: Ailenin geçimine katılma.
- TMK m. 199: Tasarruf yetkisinin sınırlanması.
- TMK m. 202: Yasal mal rejimi.
- TMK m. 203: Sözleşmenin içeriği.
- TMK m. 205: Sözleşmenin şekli.
- TMK m. 242: Mal ayrılığı.
- TMK m. 245: İspat.
- TMK m. 246: Borçlardan sorumluluk.
- TMK m. 247: Sona erme anı.
- TMK m. 250: Aileye özgülenen mallar.
- TMK m. 251: Paylaşmaya aykırı davranışlar.
- TMK m. 254: Aile konutu ve ev eşyası.
Paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesinin geçerliliği, kapsamı ve tasfiyesi konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 244 ne diyor?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.
Bu rejim kendiliğinden uygulanır mı?
Hayır. Seçimlik bir rejimdir; ancak mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilirse uygulanır (TMK m. 202).
Sözleşme yoksa hangi rejim geçerli olur?
Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma (Yargıtay 2. HD, 2011/3862 E., 2011/22413 K., 15.12.2011).
Sözleşme nasıl yapılır?
Noterde düzenleme veya onaylama biçiminde; ayrıca evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirimle (TMK m. 205).
Evlenmeden önce yapılabilir mi?
Evet, sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir (TMK m. 203).
Kendi aramızda yazdığımız metin yeterli mi?
Hayır. Nişanlılık döneminde eşlerin kendi aralarında yaptığı sözleşme mal rejimi bakımından sonuç doğurmaz (Yargıtay 8. HD, 2013/12481 E., 2013/13898 K., 01.10.2013).
2002 öncesi evlendik, bu rejim uygulanır mı?
Ancak usulüne uygun bir sözleşmeyle seçmişseniz; aksi hâlde bir yıl içinde seçim yapılmadığından yasal rejim geçerlidir (4722 s. K. m. 10).
"Yasal sınırlar" neyi kapsar?
Aile konutuna ilişkin rıza kuralını, hâkimin tasarruf yetkisini sınırlamasını ve paylaşmaya aykırı davranışlara ilişkin kuralı (TMK m. 194, TMK m. 199, TMK m. 251).
Eşimin malını satmasını engelleyebilir miyim?
Aile konutuysa açık rızanız olmadan devredilemez (TMK m. 194).
Ailenin ekonomik varlığı tehlikedeyse ne yapabilirim?
Hâkimden, belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların ancak rızanızla yapılabileceğine karar vermesini isteyebilirsiniz (TMK m. 199).
Bu rejim klasik mal ayrılığından ne farkla ayrılır?
Rejim sona erdiğinde aileye özgülenen mallar eşit paylaşılır (TMK m. 250).
Hangi mallar paylaşma dışıdır?
Manevi tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ve karşılıksız kazandırmalarla edinilen mallar (TMK m. 250).
Eşim payımı azaltmak için mal bağışlarsa?
Hâkim denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m. 251).
Son bir yıldaki bağışlar için özel bir kural var mı?
Evet; rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızanız olmadan yapılan karşılıksız kazandırmaların payınızı azaltmak kastıyla yapıldığı varsayılır (TMK m. 251).
Sözleşmede "mal kime kayıtlıysa onundur" yazıyorsa ne olur?
Bu genel cümle, sözleşmenin paylaşmaya ilişkin özel maddelerini ve kanunun paylaştırma hükümlerini ortadan kaldırmaz (Yargıtay 8. HD, 2012/3563 E., 2012/5322 K., 05.06.2012).
Boşanmada konutta kalma hakkı isteyebilir miyim?
Bu rejimde evet; iptal veya boşanma hâlinde ayrı bir hüküm uygulanır (TMK m. 254).
Bu talep hakkındaki karar temyiz edilebilir mi?
Hayır. Çekişmesiz yargı işi olduğundan temyiz yolu kapalıdır (Yargıtay 2. HD, 2021/1597 E., 2021/2883 K., 12.04.2021).
Talebim reddedilirse temyiz edebilir miyim?
Hayır; ret kararı bakımından da temyiz yolu kapalıdır (Yargıtay 2. HD, 2021/10427 E., 2022/1125 K., 09.02.2022).
Eşim ölürse konut üzerinde hak isteyebilir miyim?
Bu rejimde ayrı bir hüküm vardır; istem, tasfiyeden alacaklı olma koşuluna bağlıdır (Yargıtay 8. HD, 2014/5677 E., 2014/14501 K., 08.07.2014).
Alacağım yoksa intifa hakkı alabilir miyim?
Hayır; katılma alacağı ileri sürülmemişse koşullar oluşmaz (Yargıtay 8. HD, 2010/6396 E., 2011/3934 K., 04.07.2011).
Eski Kanun'da böyle bir rejim var mıydı?
Hayır. 743 sayılı Kanun'da yalnız klasik mal ayrılığı vardı (743 s. K. m. 186).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 194, 196, 199, 202, 203, 205, 240, 242, 244, 245, 246, 247, 250, 251, 254, 255
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 186
- 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362, 382
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 244 gerekçesi s. 96, Komisyon değişiklik listesi s. 312-313
- Yargıtay HGK, 2012/8-192 E., 2012/629 K., 26.09.2012
- Yargıtay 2. HD, 2021/10427 E., 2022/1125 K., 09.02.2022
- Yargıtay 2. HD, 2021/1597 E., 2021/2883 K., 12.04.2021
- Yargıtay 2. HD, 2011/3862 E., 2011/22413 K., 15.12.2011
- Yargıtay 2. HD, 2010/4968 E., 2011/6104 K., 05.04.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/15870 E., 2010/18916 K., 10.11.2010
- Yargıtay 2. HD, 2006/9531 E., 2006/17441 K., 12.12.2006
- Yargıtay 8. HD, 2014/5677 E., 2014/14501 K., 08.07.2014
- Yargıtay 8. HD, 2013/12481 E., 2013/13898 K., 01.10.2013
- Yargıtay 8. HD, 2012/3563 E., 2012/5322 K., 05.06.2012
- Yargıtay 8. HD, 2010/6396 E., 2011/3934 K., 04.07.2011
