TMK 203'e göre mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir; taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler. Yargıtay'a göre eşler seçtikleri rejimi geçmişe etkili kılamaz; bu sınırlama kamu düzenine ilişkindir ve sözleşme serbestisine dayanılarak aşılamaz (Yargıtay 8. HD, 2012/11466 E., 2013/8552 K., 06.06.2013).
- Mal rejimi sözleşmesi
- Eşlerin kanunda belirlenen rejimlerden birini seçmek, değiştirmek veya kaldırmak için yaptıkları sözleşme (TMK m. 203).
- Sınırlı sayı ilkesi
- Eşlerin yalnız kanunda düzenlenen rejimler arasından seçim yapabilmesi; kanunda yazılı sınırlar dışına çıkılamaz (Yargıtay 8. HD, 2012/11466 E., 2013/8552 K., 06.06.2013).
- Geçmişe etki yasağı
- Seçilen rejimin evlenme tarihinden itibaren geçerli kılınamaması; yalnız 4722 sayılı Kanun'un tanıdığı bir yıllık süre içinde yasal rejim için istisna tanınmıştı (4722 sayılı Kanun m. 10/3).
- Tasfiye anlaşması
- Eşlerin mal rejiminin tasfiyesi konusunda, anlaşmalı boşanma protokolünde de yapabilecekleri anlaşma (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025).
TMK 203 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Zaman | Sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir | TMK m. 203 |
| Sınır | Rejim ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçilir | TMK m. 203 |
| İşlemler | Seçme, kaldırma ve değiştirme | TMK m. 203 |
| Şekil | Noterde düzenleme veya onaylama; evlenme başvurusunda yazılı bildirim | TMK m. 205 |
| Geçmişe etki | Seçilen rejim geçmişe etkili kılınamaz | Yargıtay 8. HD, 2013/8552 K. |
| İleriye etki | Sözleşmeyle seçilen rejim sözleşme tarihinden itibaren bağlar | Yargıtay 8. HD, 2011/3497 K. |
| Boşanma protokolü | Tasfiye anlaşması açıkça yazılmalıdır | Yargıtay HGK, 2025/498 K. |
| Alacaklılar | Rejimin kurulması veya değiştirilmesi alacaklıların haklarını etkilemez | TMK m. 213 |
| İptal istemi | Bağımsız asli talep olup harca tabidir | Yargıtay 2. HD, 2023/4065 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Kanun'un 171. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, hukuk güvenliği açısından eşlerin mal rejimini ancak kanunda gösterilen sınırlar içerisinde kabul edebilecekleri, değiştirebilecekleri veya sona erdirebileceklerini; sözleşmenin evlenme töreninden önce yapılabileceği gibi evliliğin devamı süresince de yapılabileceğini belirtir. Üçüncü kişilerin mal rejimi değişikliklerine karşı hakları alacaklıların korunmasına ilişkin hükümle yeterince korunduğundan, eski maddenin son cümlesine gerek görülmemiştir. Tasarının 203. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir.
Evlenmeden önce veya evlilik sürerken noterde mal rejimi sözleşmesi yapabilirsiniz; ancak yalnız kanunda düzenlenen rejimlerden birini seçebilirsiniz, kendi kurallarınızı içeren karma bir rejim oluşturamazsınız. Sözleşme kural olarak yapıldığı tarihten ileriye etkilidir: geçmiş yıllarda edinilen mallar önceki rejime tabi kalır. Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımını da anlaşmaya bağlamak istiyorsanız protokolde bunu açıkça ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde yazın; aksi hâlde "paylaşacak malımız yoktur" gibi genel ifadeler tasfiye sayılmayabilir.
Sözleşme ne zaman yapılabilir?
- Evlenmeden önce veya sonra: Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce yapılabileceği gibi evliliğin devamı süresince de yapılabilir (TMK m. 203). Gerekçe de bu iki olanağı açıkça belirtir.
- Evlenme başvurusunda bildirim: Eşler, evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilir; bunun dışındaki sözleşmeler noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır (TMK m. 205).
- Ehliyet: Sözleşme ancak ayırt etme gücüne sahip olanlarca yapılabilir; küçükler ile kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır (TMK m. 204).
- Sözleşme yoksa: Eşler sözleşme yapmamışsa yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma uygulanır (TMK m. 202/1).
Kanunda yazılı sınırlar: sınırlı sayı ilkesi
- Seçilebilecek rejimler: Taraflar istedikleri rejimi ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir; bu rejimler mal ayrılığı (TMK m. 242), paylaşmalı mal ayrılığı (TMK m. 244) ve mal ortaklığıdır (TMK m. 256). Kanunda bulunmayan karma bir rejim oluşturulamaz.
- Sözleşme serbestisinin sınırı: Yargıtay'a göre aile hukukunda tam ve sınırsız bir sözleşme serbestisi kabul edilmemiştir; kamu düzenine ilişkin bu sınırlama sözleşme serbestisine dayanılarak aşılamaz (Yargıtay 8. HD, 2012/11466 E., 2013/8552 K., 06.06.2013).
- Mal gruplarının değişmezliği: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre edinilmiş mallara katılma rejiminde kural mal gruplarının değişmezliğidir; kanunun izin verdiği istisnalar dışında eşler mal gruplarını değiştiremez ve aksine sözleşmeler geçersizdir (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025). Sözleşmeyle yapılabilecekler, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan değerlerin kişisel mal sayılması ile kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmamasıdır (TMK m. 221).
Geçmişe etkili sözleşme yapılabilir mi?
- Kural: Sözleşme ileriye etkilidir. Yargıtay, noterde düzenlenen sözleşmeyle seçilen rejimin sözleşmeyle bağlanan tarihten itibaren geçerli olduğunu ve tarafları bağladığını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2010/6262 E., 2011/3497 K., 16.06.2011).
- Yasak: Yargıtay'a göre eşler, seçimlik rejimlerden birini evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere seçemez; böyle bir belirleme yok hükmündedir (Yargıtay 8. HD, 2012/11466 E., 2013/8552 K., 06.06.2013).
- Tek istisna: 01.01.2002'den önce evlenmiş eşler, kanunun tanıdığı bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirlerdi (4722 sayılı Kanun m. 10/3). Bu istisna yalnız yasal rejim bakımından ve o süreyle sınırlıdır.
- Sonuç: Sözleşme öncesinde edinilen mallar, edinildikleri dönemde geçerli olan rejime göre değerlendirilir. Yargıtay, aynı evlilikte evlilik tarihinden 01.01.2002'ye kadar mal ayrılığının, sonrasında edinilmiş mallara katılmanın, sözleşmeden sonra ise seçilen rejimin geçerli olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/10455 E., 2025/12022 K., 25.12.2025).
Rejimin değiştirilmesi, kaldırılması ve üçüncü kişiler
- Değiştirme ve kaldırma: Taraflar rejimi kanunun sınırları içinde değiştirebilir veya kaldırabilir (TMK m. 203). Yeni bir rejimin kabulüyle önceki rejim sona erer (TMK m. 225/1) ve sona eren rejim tasfiye edilir.
- Tasfiye ihtiyacı: Rejim değiştirildiğinde önceki dönemin alacakları kendiliğinden ortadan kalkmaz; değer artış payı ve katılma alacağı istemleri sona eren rejime göre hesaplanır (TMK m. 179).
- Alacaklıların korunması: Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz (TMK m. 213). Gerekçeye göre eski Kanun'un son cümlesine bu nedenle gerek görülmemiştir.
- Şerh ve aleniyet: Mal rejimi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmez; üçüncü kişilere karşı korunma alacaklıların korunmasına ilişkin hükümle sağlanır.
Boşanma protokolüyle tasfiye anlaşması
- Anlaşma yapılabilir: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer'îsi değildir; eşler tasfiyeyi anlaşmalı boşanmayla birlikte yapabilecekleri gibi haklarını sonradan da kullanabilirler (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025).
- Açıklık şartı: Aynı kararda, tasfiye konusunda anlaşma yapılacaksa bunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması, soyut ve farklı yorumlara açık ifadelerden kaçınılması gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025).
- Genel beyanlar yetmez: Duruşmadaki "paylaşacak bir malımız yoktur" biçimindeki beyan, protokolde ve hükümde tasfiyeye ilişkin bir düzenleme yoksa tasfiyenin gerçekleştiği anlamına gelmez (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025).
- Usulüne uygun anlaşmanın sonucu: Tasfiyeyi kapsayan bir anlaşmayla boşanma kesinleşmişse sonradan yeniden tasfiye istenmesi dürüstlük kuralına aykırı düşer (TMK m. 2).
Sözleşmenin iptali ve usul
- İptal sebepleri: Sözleşme, ehliyetsizlik, şekil eksikliği veya irade bozukluğu gibi genel sebeplerle iptal edilebilir. Yargıtay, noterde düzenlenen mal ayrılığı sözleşmesi ile tasfiye protokolünün ve feragat beyanının iptali istemini reddeden kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/9736 E., 2024/1693 K., 13.03.2024).
- Harç: Yargıtay'a göre sözleşmenin iptali istemi bağımsız bir asli taleptir; aynı dilekçede birden çok asli talep ileri sürülebilirse de her biri için harç yatırılmalı, eksikse mahkemece tamamlattırılmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2022/5215 E., 2023/4065 K., 20.09.2023).
- Görev: Mal rejiminden doğan istemler aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 2025/1039 E., 2025/6585 K., 26.06.2025).
- Nitelendirme: Eşler arasında düzenlenen protokoller, içeriğine göre mal rejimi sözleşmesi olarak nitelendirilebilir; Yargıtay, böyle bir protokole dayanılarak mirasçılık belgesinin iptalinin istenemeyeceğine ilişkin kararı onamıştır (Yargıtay 7. HD, 2023/1878 E., 2024/2030 K., 15.04.2024).
Sözleşme yaptırmadan önce hangi rejimi neden istediğinizi netleştirin: mal ayrılığı mı, paylaşmalı mal ayrılığı mı, mal ortaklığı mı? Notere giderken kimlik ve nüfus kayıt örneğinizi yanınıza alın; sözleşmede seçilen rejimin adını, yürürlük tarihini ve varsa TMK 221 kapsamındaki özel düzenlemeleri açıkça yazdırın. Sözleşmenin geçmişe etkili olmayacağını bildiğiniz için, sözleşme öncesi dönemde edinilen mallarınızı ve ödemelerinizi ayrıca belgeleyin. Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımını da bitirmek istiyorsanız protokolde hangi malın kime kalacağını, karşılıklı feragat olup olmadığını tek tek yazın ve harç konusunu avukatınızla birlikte planlayın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça yer verilmemişse, salt anlaşmalı boşanmış olmak mal rejiminin tasfiye edildiği anlamına gelmez
1989 yılında evlenen eşler, 2005 yılında anlaşmalı olarak boşandı. Duruşmada her iki eş de "paylaşacak bir malımız ve eşya talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuş; protokolde ve hüküm fıkrasında mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir düzenleme yer almamıştı. Boşanmadan yıllar sonra açılan tasfiye davasında mahkeme, bu beyanlar nedeniyle tasfiyenin gerçekleştiğini kabul ederek istemi reddetti ve Özel Daire bozmasına direndi.
“Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer'îsi niteliğinde olmayıp; eşler, tasfiyeyi anlaşmalı boşanma ile birlikte yapabilecekleri gibi bu yöndeki haklarını zamanaşımı süresi içerisinde daha sonra da kullanmak isteyebilirler. Bu konuda anlaşma sağlanamaması anlaşmalı boşanma davasının reddi sonucunu doğurmaz ve anlaşmalı boşanmaya bir etkisi olamaz. Anlaşmada ayrıca yer verilmemişse, tarafların sırf anlaşmalı olarak boşanmış olmaları aralarındaki mal rejimini de tasfiye ettikleri anlamında kabul edilemez.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre eşler mal rejiminin tasfiyesi konusunda anlaşmalı boşanmada da anlaşabilir; usulüne uygun bir anlaşmayla tasfiye gerçekleşmişse sonradan yeniden tasfiye istenmesi dürüstlük kuralına aykırı düşer. Ancak bu yönde bir anlaşma yapılacaksa metnin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması, soyut ve farklı yorumlara açık ifadelerden kaçınılması gerekir. Kurul ayrıca, TMK 166/3'teki "boşanmanın malî sonuçları" kavramının mal rejiminin tasfiyesini kapsamadığını belirtmiştir.
Eşler, seçtikleri mal rejimini geçmişe etkili olarak kararlaştıramaz; geriye etkili seçim yalnız kanunun tanıdığı bir yıllık süre içinde ve yasal rejim için mümkündü
1960 yılında evlenen eşler, 2002 yılında noterde mal ortaklığı sözleşmesi düzenledi ve sözleşmede eşlerden birinin ölümü hâlinde ölenin malvarlığının yarısının sağ kalan eşe ait olacağını kararlaştırdılar. Eşlerden biri 2008'de öldü. Sağ kalan eş, sözleşmeye dayanarak murise ait taşınmazın tapusunun iptali ile yarı payın adına tescilini istedi; mahkeme davayı kabul etti.
“Bu iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde yukarıda öngörülen bir yıllık süre içerisinde eşlerin geçmişe etkili olmak üzere sadece yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimini seçebilecekleri açıktır. Diğer bir ifade ile eşler kanunun tanıdığı bir yıl içinde geçmişe etkili bir biçimde edinilmiş mallara katılma rejimi dışında gene kanunun tanıdığı başka bir mal rejimini (mal ortaklığı, mal ayrılığı veya paylaşmalı mal ayrılığı rejimlerinden birini) evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere seçemez ve belirleyemezler. Dolayısı ile varsa bile; böyle bir belirleme de yok hükmündedir ve kamu düzenine ilişkin bu sınırlama sözleşme serbestisi kurallarına dayanılarak aşılamaz.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca eşler yalnız bir yıllık süre içinde ve yalnız yasal mal rejimi bakımından geriye etkili seçim yapabilirdi; seçimlik rejimlerin evlenme tarihinden itibaren geçerli kılınması mümkün değildir ve böyle bir belirleme yok hükmündedir. Aile hukukunda sözleşme serbestisi sınırlıdır; taraflar TMK 203'teki "kanunda yazılı sınırlar" dışına çıkamaz.
Noterde yapılan mal rejimi sözleşmesi ileriye etkilidir; seçilen rejim sözleşmeyle bağlanan tarihten itibaren tarafları bağlar
1990 yılında evlenen eşler, 30.12.2002 tarihinde noterde düzenlenen sözleşmeyle evlendikleri tarihten itibaren geçerli olmak üzere mal ortaklığı rejimini kabul ettiler. 2004 yılında açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hüküm 2009'da kesinleşti. Kadın, evlilik içinde edinilip koca adına kayıtlanan bağımsız bölümün yarı payının sözleşme uyarınca adına tescilini istedi ve mahkeme davayı kabul etti.
“Taraflar arasında düzenlenen bu sözleşme ile seçilen mal ortaklığı rejiminin 4721 sayılı TMK. nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden ileriye doğru geçerli olduğu ve tarafları bağladığı konusunda hiçbir duraksama bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre noterde düzenlenen sözleşmeyle seçilen mal ortaklığı rejimi 01.01.2002'den ileriye doğru geçerlidir ve tarafları bağlar; ancak sözleşmenin evlenme tarihinden itibaren geçmişe etkili sayılması mümkün değildir. Bu nedenle sözleşme öncesinde edinilen mallar, edinildikleri dönemin rejimine göre değerlendirilir.
Mal rejimi sözleşmesinin iptali istemi bağımsız bir asli taleptir; harcı tamamlanmadan karara bağlanamaz
Kadın, aynı dilekçede hem taraflar arasındaki mal rejimi sözleşmesinin iptalini hem de düğünde takılan ziynet eşyaları ile paranın iadesini istedi. Dava açılırken yalnız ziynet ve para istemleri üzerinden harç yatırıldı; sözleşmenin iptali istemi yönünden harç tamamlanmadı. Mahkeme davayı kısmen kabul etti.
“Somut olayda, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin iptali ile düğünde takılan ziynet eşyalarının ve paranın aynen, mümkün olmaması halinde bedelinin iadesine yönelik iki ayrı asli talebini ileri sürdüğü, ancak sadece hükmedilmesi istenen ziynet miktarı (2.000,00 TL) üzerinden başvurma ve nispi karar harcı ödenmek suretiyle davanın açıldığı, daha sonra düğünde takılan para yönünden de (10.000,00 TL) harcın tamamlandığı, son olarak da ziynet yönünden artırılan miktar (111.909,99 TL) yönünden harcın tamamlanmasına rağmen, sözleşmenin iptali istemi yönünden harcın tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre davacı aynı dilekçede birbirinden bağımsız birden fazla asli talep ileri sürebilir (HMK m. 110); ancak her talep için harcın yatırılması gerekir ve harç alınmasını veya tamamlanmasını mahkeme kendiliğinden gözetir. Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemler yapılamaz (Harçlar Kanunu m. 32); bu nedenle sözleşmenin iptali istemi hakkında harç tamamlattırılmadan hüküm kurulamaz.
Kanunun tanıdığı bir yıllık süre içinde noterde yapılan sözleşmeyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağı kararlaştırılabilir
1984 yılında evlenen eşler, 25.12.2002 tarihinde noterde düzenlenen sözleşmeyle edinilmiş mallara katılma rejiminin evlilik tarihinden itibaren geçerli olacağını kabul ettiler. 2003 yılında açılan boşanma davası 2006'da kesinleşti. Mahkeme, tasfiye istemini bir yıllık zamanaşımı gerekçesiyle reddetti ve dava tarihini harcın tamamlandığı 2011 yılı olarak kabul etti.
“Eşler arasında Beşiktaş 12. Noterliğinde düzenlenen 25.12.2002 gün 16848 yevmiyeli sözleşmeyle, yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin evlilik tarihinden itibaren geçerli olacağı kabul edildiğinden, evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m).”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Karara göre noterde yapılan sözleşmeyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağının kabul edilmesi hâlinde tasfiye bu tarihten başlar. Karar ayrıca dava tarihinin, eksik harcın tamamlandığı gün değil dava dilekçesinin verildiği gün olduğunu vurgulamaktadır; nispi harç tamamlatılmadan yargılamaya devam edilemez, ancak harcın tamamlandığı tarih dava tarihi sayılamaz.
Madde gerekçesi
Madde 203- Yürürlükteki Kanunun 171 inci maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarıdan alınmıştır. Maddeye yürürlükteki 171 inci maddenin son cümlesi alınmamış, ikinci cümlede değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle hukuk güvenliği açısından, eşlerin mal rejimini ancak kanunda gösterilen sınırlar içerisinde kabul edebilecekleri, değiştirebilecekleri veya sona erdirebilecekleri belirtilmiştir. Mal rejimi sözleşmesi evlenme töreninden önce yapılabileceği gibi, evliliğin devamı süresince de yapılabilir. 213 üncü maddeyle üçüncü kişilerin, mal rejimi değişikliklerine karşı hakları yeterli bir şekilde korunduğundan, yürürlükteki maddenin son cümlesine gerek görülmemiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 83Tasarıda madde, "Mal rejimi sözleşmesi" başlığı altında "I. Sözleşmenin içeriği" alt başlığıyla yer almış ve Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 410).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da da sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabiliyordu; ancak taraflar kanunda gösterilen usullerden birini kabule mecburdu ve evlenmeden sonra yapılan sözleşmenin üçüncü kişilerin haklarını ihlal edemeyeceği ayrıca belirtilmişti.
Evlenme mukavelesi evlenme merasiminden evvel veya sonra yapılabilir. İki taraf, mukavelelerinde bu kanunda gösterilen usullerden birini kabule mecburdurlar. Evlenmeden sonra yapılan mukavele karı kocanın malları üzerinde başkalarının haiz olduğu hakları ihlal edemez.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 171 | 4721 sayılı Kanun m. 203 | |
|---|---|---|
| Zaman | Evlenmeden önce veya sonra | Evlenmeden önce veya sonra |
| Seçim | Kanunda gösterilen usullerden biri | Kanunda yazılı sınırlar içinde seçme, kaldırma, değiştirme |
| Üçüncü kişiler | Sonraki sözleşme başkalarının haklarını ihlal edemez | Alacaklıların korunması ayrı hükümde (m. 213) |
| Kaldırma ve değiştirme | Açıkça düzenlenmemişti | Açıkça düzenlendi |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 202: Yasal mal rejimi.
- TMK m. 204: Sözleşme ehliyeti.
- TMK m. 205: Sözleşmenin şekli.
- TMK m. 213: Alacaklıların korunması.
- TMK m. 221: Sözleşmeye göre kişisel mallar.
- TMK m. 225: Mal rejiminin sona ermesi.
- TMK m. 242: Mal ayrılığı rejimi.
- TMK m. 244: Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi.
- TMK m. 256: Mal ortaklığı rejimi.
Evlilik sözleşmesi hazırlanması, mevcut bir mal rejimi sözleşmesinin değerlendirilmesi veya anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı konusunda dosyanızı görüşmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 203 ne diyor?
TMK m. 203'e göre mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.
Evlilik sözleşmesini ne zaman yapabiliriz?
Evlenmeden önce veya evlilik sürerken istediğiniz zaman yapabilirsiniz. Ayrıca evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiğinizi yazılı olarak bildirebilirsiniz (TMK m. 205).
İstediğimiz kuralları yazabilir miyiz?
Hayır. Yalnız kanunda düzenlenen rejimlerden birini seçebilirsiniz. Yargıtay'a göre aile hukukunda sınırsız bir sözleşme serbestisi yoktur ve kamu düzenine ilişkin bu sınırlama aşılamaz (Yargıtay 8. HD, 2012/11466 E., 2013/8552 K., 06.06.2013).
Hangi konularda özel düzenleme yapabiliriz?
Bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve edinilmiş mallara girmesi gereken değerlerin kişisel mal sayılacağını; kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını kararlaştırabilirsiniz (TMK m. 221). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bunun dışında mal grupları değiştirilemez ve aksine sözleşmeler geçersizdir (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025).
Sözleşme geçmişe etkili olur mu?
Hayır. Yargıtay, seçimlik bir rejimin evlenme tarihinden itibaren geçerli kılınamayacağını, böyle bir belirlemenin yok hükmünde olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2012/11466 E., 2013/8552 K., 06.06.2013).
Hiç mi geriye etkili seçim yapılamaz?
01.01.2002'den önce evlenmiş eşler, kanunun tanıdığı bir yıllık süre içinde yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirlerdi (4722 sayılı Kanun m. 10/3). Bu süre dolduğundan bugün için geriye etkili seçim mümkün değildir.
Sözleşme yaptığımız tarihten önceki mallar ne olur?
Edinildikleri dönemin rejimine göre değerlendirilir. Yargıtay, aynı evlilikte farklı dönemlerde farklı rejimlerin geçerli olabileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/10455 E., 2025/12022 K., 25.12.2025).
Rejimi sonradan değiştirebilir miyiz?
Evet. Kanunun sınırları içinde rejimi değiştirebilir veya kaldırabilirsiniz; yeni rejimin kabulüyle önceki rejim sona erer (TMK m. 225/1) ve sona eren rejim tasfiye edilir.
Sözleşme alacaklılarımızı etkiler mi?
Hayır. Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerin alacaklılarının haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz (TMK m. 213).
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımını da bitirebilir miyiz?
Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre eşler tasfiyeyi anlaşmalı boşanmayla birlikte yapabilir; ancak anlaşmanın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması gerekir (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025).
"Paylaşacak malımız yoktur" demek yeterli mi?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, protokolde ve hükümde tasfiyeye ilişkin bir düzenleme bulunmadığı dosyada bu beyanın tasfiye anlamına gelmediğine karar vermiştir (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025).
Sözleşmenin iptalini isteyebilir miyim?
Ehliyetsizlik, şekil eksikliği veya irade bozukluğu gibi sebeplerle iptal istenebilir. Yargıtay'a göre bu istem bağımsız bir asli taleptir ve harcı tamamlanmadan karara bağlanamaz (Yargıtay 2. HD, 2022/5215 E., 2023/4065 K., 20.09.2023).
Hangi mahkemede dava açılır?
Mal rejiminden doğan istemler aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 2025/1039 E., 2025/6585 K., 26.06.2025).
Eski Kanun'da durum neydi?
Eski Kanun'da da sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabiliyor, taraflar kanunda gösterilen usullerden birini kabule mecbur tutuluyordu; evlenmeden sonra yapılan sözleşmenin üçüncü kişilerin haklarını ihlal edemeyeceği ayrıca belirtilmişti (743 s. K. m. 171).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, 166, 179, 202, 203, 204, 205, 213, 221, 225, 242, 244, 256
- 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 110
- 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 32
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 171
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 203 gerekçesi s. 83, Komisyon metni s. 410
- Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/10455 E., 2025/12022 K., 25.12.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/1039 E., 2025/6585 K., 26.06.2025
- Yargıtay 2. HD, 2022/9736 E., 2024/1693 K., 13.03.2024
- Yargıtay 2. HD, 2022/5215 E., 2023/4065 K., 20.09.2023
- Yargıtay 7. HD, 2023/1878 E., 2024/2030 K., 15.04.2024
- Yargıtay 8. HD, 2012/11466 E., 2013/8552 K., 06.06.2013
- Yargıtay 8. HD, 2011/7110 E., 2012/302 K., 24.01.2012
- Yargıtay 8. HD, 2010/6262 E., 2011/3497 K., 16.06.2011
