TMK 240'a göre sağ kalan eş, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; ev eşyasında mülkiyet hakkı, haklı sebep varsa konutta da mülkiyet hakkı istenebilir. Bu hak yalnız sağ kalan eşe tanınmıştır (Yargıtay 8. HD, 2015/15144 E., 2015/15890 K., 09.09.2015).
- Aile konutu
- Eşlerin birlikte yaşadıkları, yaşam faaliyetlerini sürdürdükleri konut (TMK m. 194).
- Mahsup
- Tanınacak hakkın değerinin katılma alacağından düşülmesi (TMK m. 240/1).
- İntifa hakkı
- Maldan yararlanma ve kullanma yetkisi veren sınırlı ayni hak (TMK m. 240/1).
- Haklı sebep
- Mülkiyet hakkı tanınmasını gerektiren, hâkimce takdir edilen sebep (Yargıtay 8. HD, 2012/4130 E., 2012/12982 K., 24.12.2012).
TMK 240 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Hak sahibi | Yalnız sağ kalan eş | Yargıtay 8. HD, 2015/15890 K. |
| Konu | Birlikte yaşanan konut | TMK m. 240/1 |
| Hak türü | İntifa veya oturma hakkı | TMK m. 240/1 |
| Karşılık | Katılma alacağına mahsup, yetmezse bedel | TMK m. 240/1 |
| Ön koşul | Katılma alacağının bulunması | Yargıtay 8. HD, 2012/1124 K. |
| Ev eşyası | Mülkiyet hakkı istenebilir | TMK m. 240/2 |
| Mülkiyet | Haklı sebep varsa konutta da | TMK m. 240/3 |
| Sınır | Meslek veya sanat bölümleri | TMK m. 240/4 |
| Sözleşme | Mal rejimi sözleşmesiyle aksi kararlaştırılabilir | TMK m. 240/1 |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 219. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağı isteminin ilke olarak belirli malların özgülenmesi hakkını kapsamadığını; birinci fıkrada buna bir istisna getirildiğini ve ölüm nedeniyle tasfiye hâlinde sağ kalan eşe, o ana kadarki yaşantısını koruyabilmek amacıyla, ölen eşiyle birlikte yaşadıkları konut üzerinde katılma alacağına mahsup edilmek, bu yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteme imkânı getirildiğini belirtir. Gerekçeye göre ikinci fıkra aynı koşullarla ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı isteme yetkisi tanımış; üçüncü fıkra haklı sebeplerin varlığı hâlinde intifa veya oturma hakkı yerine mülkiyet hakkı tanınmasını hükme bağlamıştır. Gerekçe, haklı sebeplerin neler olabileceğinin maddede belirlenmediğini ve her somut olaya göre bunların hâkim tarafından değerlendirileceğini açıkça söyler. Son fıkra bakımından gerekçe, ölen eşin meslek ve sanatını icra ettirecek altsoyların varlığı hâlinde bu bölümlerde söz konusu hakların kullanılamayacağını ifade eder. Tasarının 240. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
Bu madde yalnız ölümle sona eren mal rejimlerinde ve yalnız sağ kalan eş lehine işler; boşanmada ya da mirasçılar bakımından uygulanmaz. İşleyişi de çok sayıda kişinin sandığından farklıdır: konut size bedelsiz verilmez, katılma alacağınıza mahsup edilir; alacağınız tanınacak hakkın değerini karşılamıyorsa aradaki farkı ödemeniz gerekir. Buradan çıkan en kritik sonuç şudur: katılma alacağınız yoksa bu maddeye dayanamazsınız. Bu nedenle konutun 01.01.2002'den sonra ve edinilmiş mal olarak alınmış olması belirleyicidir; daha önce alınmış bir konut için bu yol kapalıdır ve ancak katkı payı alacağı gündeme gelir. Kural olarak istenebilecek şey mülkiyet değil intifa veya oturma hakkıdır; mülkiyet ancak haklı sebeplerin varlığı hâlinde tanınır ve haklı sebebi hâkim değerlendirir.
Hakkın sahibi ve kapsamı
- Kural: Sağ kalan eş, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 240/1).
- Yalnız sağ kalan eş: Düzenleme sağ kalan eş için getirilmiştir; ölen eşin çocuğu ya da diğer mirasçıları bu haklardan yararlanamaz (Yargıtay 8. HD, 2015/15144 E., 2015/15890 K., 09.09.2015).
- Yalnız ölüm hâli: Madde, mal rejiminin ölümle sona erdiği durumlara özgüdür; boşanmada uygulanmaz (TMK m. 225).
- Amaç: Gerekçeye göre sağ kalan eşin o ana kadarki yaşantısını koruyabilmesidir.
- İstisna niteliği: Gerekçe, katılma alacağı isteminin ilke olarak belirli malların özgülenmesini kapsamadığını, bu maddenin bir istisna getirdiğini belirtir.
- Sözleşme: Mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır (TMK m. 237).
Katılma alacağına mahsup koşulu
- İşleyiş: Tanınacak hakkın değeri katılma alacağına mahsup edilir; alacak yetmezse bedel eklenir (TMK m. 240/1).
- Ön koşul: Katılma alacağı bulunmayan eş bu maddeye dayanamaz; intifa hakkı ancak alacağa mahsuben istenebilir (Yargıtay 8. HD, 2011/3715 E., 2012/1124 K., 23.02.2012).
- Zaman sınırı: Konutun 01.01.2002 sonrasında ve edinilmiş mal olarak edinilmiş olması gerekir; daha önce edinilen konut bakımından katılma alacağı doğmaz.
- Önce hesap: Katılma alacağının varlığı ve miktarı belirlenmeden konuta ilişkin istem reddedilemez (Yargıtay 8. HD, 2014/24171 E., 2016/6157 K., 06.04.2016).
- İkame değerler: Edinilmiş malın yerine geçen değerler de edinilmiş mal sayıldığından hesapta dikkate alınır (TMK m. 219).
- Mal grubu: Konutun bağlı olduğu mal grubu, istemin bu maddeye göre çözülmesine engel değildir (Yargıtay 8. HD, 2010/7211 E., 2011/2843 K., 10.05.2011).
Ev eşyası ve mülkiyet hakkı
- Ev eşyası: Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 240/2).
- Konutta mülkiyet: Haklı sebeplerin varlığı hâlinde intifa veya oturma hakkı yerine konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir (TMK m. 240/3).
- Kim isteyebilir: Üçüncü fıkradaki istem, sağ kalan eş yanında ölen eşin yasal mirasçıları tarafından da ileri sürülebilir.
- Haklı sebep: Gerekçeye göre haklı sebeplerin neler olabileceği maddede belirlenmemiştir; her somut olayda hâkim değerlendirir (Yargıtay 8. HD, 2012/4130 E., 2012/12982 K., 24.12.2012).
- Kusur aranmaz: Mal rejimi ölümle sona erdiğinden sağ kalan eşe yüklenebilecek bir kusur söz konusu olamaz.
- Miras hükmünden farkı: Bu madde mal rejiminden doğan alacağa karşılık ayni hak tanınmasını; miras hukukundaki hüküm ise terekedeki konut üzerinde mirastan doğan ayni hakkı düzenler (Yargıtay 8. HD, 2012/4130 E., 2012/12982 K., 24.12.2012).
Sınırlar ve usul
- Meslek bölümleri: Ölen eşin meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı işi sürdürmesi için gerekli bölümlerde bu haklar kullanılamaz (TMK m. 240/4).
- Tarımsal taşınmazlar: Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır (TMK m. 233).
- Nitelendirme: Bu maddeye dayanan istem, aile konutu şerhi istemi sayılarak reddedilemez (Yargıtay 2. HD, 2007/16808 E., 2009/2869 K., 23.02.2009).
- İstemin açıklattırılması: İstem belirsizse davacıya süre ve imkân verilerek duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklattırılmalıdır (Yargıtay 8. HD, 2010/7211 E., 2011/2843 K., 10.05.2011).
- Görev: İstem mal rejiminin tasfiyesine dayandığından aile mahkemesinde görülür; miras hükmüne dayanılarak görevsizlik kararı verilemez.
- Aile konutu şerhi: Eşin sağlığında tasarruf yetkisini sınırlayan koruma ayrı bir kurumdur (TMK m. 194).
Eşinizin ölümü üzerine oturduğunuz evde kalmak istiyorsanız önce iki soruyu yanıtlayın: konut 01.01.2002'den sonra mı edinildi ve edinilmiş mal niteliğinde mi? Yanıt olumluysa katılma alacağınız doğar ve bu maddeye dayanabilirsiniz. Dava dilekçenizde istemi kademeli kurun: birinci sırada katılma alacağına mahsuben intifa ya da oturma hakkı, ikinci sırada haklı sebeplerin varlığı hâlinde mülkiyet hakkı, üçüncü sırada ise alacağın para olarak tahsili. Haklı sebep iddianızı somutlaştırın: yaşınız, sağlık durumunuz dışındaki bağınız, konutun uzun süredir kullanılıyor olması, başka konutunuzun bulunmaması gibi ölçülebilir veriler sunun. Ev eşyası için ayrı bir kalem açın ve eşyaları listeleyin. Ölen eşin muayenehane, atölye gibi mesleki bölümleri varsa ve altsoyu aynı işi sürdürecekse, bu bölümler bakımından istemde bulunamayacağınızı baştan hesaba katın. Son olarak istemin aile konutu şerhi ile karıştırılmaması için dilekçede dayandığınız maddeyi açıkça yazın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
İntifa hakkı ancak katılma alacağına mahsuben istenebilir; bu nedenle madde yalnız 01.01.2002 sonrası edinilen aile konutunda uygulanır
1953 yılında evlenen eşlerden biri 2008 yılında öldü. Sağ kalan eş, hayatının kalan kısmını birlikte yaşadıkları konutta geçirmek istediğini belirterek lehine intifa hakkı kurulmasını istedi. Ancak konut 1980 yılında, yani mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmişti.
“Davacı eş yararına aile konutu üzerinde intifa hakkının tanınabilmesi için maddede yazılı diğer koşulların yanında sağ kalan eşin katılma alacağının bulunması ve aile konutunun 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş olması gerekmektedir. Zira intifa hakkı ancak katılma alacağı hakkına mahsuben talep edilebilir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Madde, katılma alacağının varlığına bağlı bir haktır: alacak yoksa mahsup edilecek bir şey de bulunmaz. 01.01.2002 öncesinde mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan o dönemde edinilen konut bakımından katılma alacağı doğmaz; bu tarihten önce alınmış aile konutu için bu maddeye dayanılarak intifa ya da oturma hakkı istenemez. O dönem için ancak katkı payı alacağı gündeme gelir.
Madde yalnız sağ kalan eş için düzenlenmiştir; ölen eşin çocuğu bu haklardan yararlanamaz
Aile konutuna ilişkin istem, hem sağ kalan eş hem de ölen eşin oğlu tarafından birlikte ileri sürüldü. Mahkeme, haklı sebep bulunmadığı gerekçesiyle davayı tümüyle reddetti.
“TMK'nun 240. maddesindeki aile konutu ve ev eşyasına ilişkin düzenleme sağ kalan eş için düzenlenmiş olup, ancak sağ kalan eş hakkında uygulanabilir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Hakkın sahibi yalnız sağ kalan eştir; altsoy ya da diğer mirasçılar bu maddeye dayanamaz. Buna karşılık sağ kalan eş yönünden dava esastan incelenmeli, deliller toplanıp madde koşulları değerlendirilmelidir. Mirasçıların konut üzerindeki istemleri için miras hukukundaki ayrı hüküm söz konusudur.
Haklı sebep varsa intifa veya oturma hakkı yerine mülkiyet hakkı tanınabilir; haklı sebebin varlığı mahkemece araştırılır
Sağ kalan eş, katılma alacağı karşılığında konuttaki paya ilişkin mülkiyet hakkı tanınmasını istedi. Mahkeme, miras hukukundaki özgüleme hükmünü gerekçe göstererek davayı görev yönünden reddetti.
“Maddenin metninden de anlaşıldığı gibi haklı sebeplerin varlığının olup olmadığının mahkemece araştırılıp belirlenmesi gerekmektedir. Mal rejimi ölümle son bulduğundan sağ kalan eşe bu yönde yükletilebilecek bir kusurda söz konusu olamaz. Uygulama açısından TMK. nun 240 ile aynı Kanunun 652. maddesi arasında ortak bir yön bulunduğu ve ortak bir konuyu düzenledikleri görülmekle birlikte aralarında bazı farklar da bulunmaktadır. TMK. nun 240. maddesine göre, mal rejimi ölüm nedeniyle sona erdiğinde, sağ kalan eşin bu rejimden kaynaklanan ayni hakkını düzenlemektedir. Yani edinilmiş mallara katılma alacağı karşılığında mülkiyet hakkının tanınmasını öngörmektedir. TMK. nun 652. maddesinde ise, eşler arasındaki mal rejimi ne olursa olsun, sağ kalan eşin, tereke malları arasında yer alan konut veya konut eşyası üzerinde mirastan kaynaklanan ayni hakkını düzenlemektedir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Karar, iki kurumu birbirinden ayırır: TMK m. 240 mal rejiminden doğan katılma alacağı karşılığında ayni hak tanınmasını, miras hukukundaki hüküm ise mirastan doğan ayni hakkı düzenler. Bu nedenle mal rejimine dayanan istem, miras hükmüne dayanılarak görevsizlikle reddedilemez. Ayrıca mal rejimi ölümle sona erdiğinden sağ kalan eşe yüklenebilecek bir kusur da söz konusu olamaz.
Katılma alacağına mahsuben intifa veya oturma hakkı istemi, aile konutu şerhi istemi sayılarak reddedilemez
Sağ kalan eş, dava dilekçesinde aile konutunun katılma alacağına mahsup edilerek lehine intifa veya oturma hakkı tanınmasını istedi. Mahkeme davayı aile konutu şerhi istemi olarak nitelendirip reddetti.
“Davacı dava dilekçesinde aile konutunun katılma alacağına mahsup edilerek intifa veya oturma hakkı isteminde bulunduğuna göre delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken davanın aile konutu şerhi verilmesine ilişkin olduğundan söz edilerek yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme yapmak hâkime aittir; ancak nitelendirme istemin özüne uygun olmalıdır. Aile konutu şerhi ile bu maddeye dayanan özgüleme istemi farklı taleplerdir: birincisi tasarruf yetkisini sınırlayan bir koruma, ikincisi tasfiyede ayni hak tanınmasıdır.
İstem belirsizse davacıya açıklattırılmalı; aile konutundan kaynaklanan iptal ve tescil istemi bu maddeye göre çözülür
Sağ kalan eş, aile konutu olarak kullanılan taşınmaz için iptal ve tescil istedi. İstemin mal rejiminin tasfiyesine mi yoksa aile konutuna mı dayandığı dilekçeden anlaşılamıyordu; mahkeme istemi açıklattırmadan reddetti.
“Uyuşmazlığın, dava konusu 3898 parselin aile konutu olmasından kaynaklanan iptal ve tescil isteğinden ibaret olduğunun anlaşılması durumunda ise, 4721 sayılı TMK.nun 240. maddesi gereğince çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Davanın türüne göre, iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanıp, değerlendirilerek iptal ve tescil isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken dava açıklatılmadan yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Mahkeme, davacıya süre ve imkân vererek istemi duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklattırmalıdır. İstem tasfiyeye dayanıyorsa taşınmazın edinme tarihine göre ilgili hükümler, aile konutuna dayanıyorsa bu madde uygulanır. Aynı kararda, konutun bağlı olduğu mal grubunun bu bakımdan önem taşımadığı da belirtilmiştir.
Katılma alacağının bulunup bulunmadığı belirlenmeden, konuta ilişkin istem reddedilemez
Sağ kalan eş, konutun aile konutu olduğunun tespitiyle bu maddeden doğan haklarının tanınmasını istedi. Mahkeme, taşınmazın murisin kişisel malı olduğunu ve davacının katılma alacağı bulunmadığını belirterek davayı reddetti. Oysa konutun bedelinin emeklilik ikramiyesi dışındaki bölümü edinilmiş mallardan karşılanmıştı.
“emekli ikramiyesi dışındaki bölümün anılan kanun maddesi uyarınca edinilmiş mallardan karşılandığının kabulü gerekir. Aynı Kanunun 219/5.maddesi uyarınca edinilmiş malın yerine geçen değerler de edinilmiş mal sayılacağından davacının artık değere katılma alacağı mevcuttur. Bu açıklamalara göre belirlenecek katılma alacağına mahsuben, davacının talepleri konusunda bir karar verilmesi gerekirken usul, yasa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen sair gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Bu madde katılma alacağına mahsuben işlediğinden, önce alacağın varlığı ve miktarı belirlenmelidir. Emekli ikramiyesinin bir bölümü kişisel mal sayılsa bile kalan kısım edinilmiş maldır; edinilmiş malın yerine geçen değerler de edinilmiş mal sayılır. Hesap yapılmadan verilen ret kararı eksik incelemedir.
Madde gerekçesi
Madde 240- Madde İsviçre Medenî Kanununun 219 uncu maddesini karşılamaktadır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, katılma alacağı istemi, ilke olarak belirli malların özgülenmesi hakkını kapsamaz. Maddenin birinci fıkrasında buna bir istisna getirilmiş ve ölüm nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi hâlinde sağ kalan eşe, o ana kadarki yaşantısını koruyabilmek amacıyla, ölen eşiyle birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine, katılma alacağına mahsup edilmek üzere, bu yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteme imkânı getirilmiştir. Maddede eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle aksine düzenlemeleri yapabilecekleri öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkradaki koşulların mevcudiyeti hâlinde sağ kalan eşe, ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını isteme yetkisini tanımıştır. Maddenin üçüncü fıkrası, birinci fıkradaki intifa veya oturma hakkı yerine, haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölenin yasal mirasçılarının istemiyle, ölen eşiyle birlikte yaşadıkları konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını hükme bağlamıştır. Maddede bu haklı sebeplerin neler olabileceği belirlenmemiştir. Her somut olaya göre bu sebeplerin haklı olup olmadığı hâkim tarafından değerlendirilecektir. Maddenin son fıkrasında sağ kalan eşin, ölen eşin meslek ve sanatını icra ettirecek olan altsoylarının varlığı hâlinde, bu meslek ve sanatın icra edileceği bölümlerde intifa, oturma ya da koşulları varsa mülkiyet hakkını kullanamayacağı ifade edilmiştir. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri, ilgili maddelere yollama yapılarak saklı tutulmuştur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 94-95Gerekçenin ilk cümlesi maddenin sistemdeki yerini gösterir: katılma alacağı kural olarak bir para alacağıdır ve alacaklı eşe belirli bir malın verilmesini isteme hakkı vermez. Bu madde, sağ kalan eşin alışık olduğu yaşam çevresini koruması için getirilmiş dar bir istisnadır. Gerekçenin haklı sebepler konusundaki açıklaması da uygulamada belirleyicidir: kanun koyucu bilinçli olarak bir liste vermemiş, takdiri hâkime bırakmıştır. Tasarının 240. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da katılma alacağı bulunmadığından, ona mahsuben konut üzerinde ayni hak tanınmasına ilişkin bir hüküm de yoktu. Kural mal rejimi mal ayrılığı olduğundan (743 s. K. m. 170) sağ kalan eşin ölen eşe ait konutta kalma istemi ancak miras hukuku kuralları çerçevesinde değerlendirilebiliyordu.
Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 240 | |
|---|---|---|
| Dayanak | Yalnız miras hukuku | Mal rejimi tasfiyesi |
| Karşılık | — | Katılma alacağına mahsup |
| Hak türü | — | İntifa, oturma veya mülkiyet |
| Ev eşyası | — | Mülkiyet hakkı istenebilir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 194: Aile konutu.
- TMK m. 219: Edinilmiş mallar.
- TMK m. 225: Mal rejiminin sona ermesi.
- TMK m. 226: Paylı malın özgülenmesi.
- TMK m. 233: Tarımsal işletmeler.
- TMK m. 236: Katılma alacağı.
- TMK m. 237: Sözleşme serbestisi.
- TMK m. 239: Ödeme ve ertelenmesi.
Eşinizin ölümü üzerine aile konutunda kalma hakkınızı ve katılma alacağınıza mahsuben yapılacak özgülemeyi değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 240 ne diyor?
TMK m. 240'a göre sağ kalan eş, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; ev eşyasında mülkiyet hakkı, haklı sebep varsa konutta da mülkiyet hakkı istenebilir.
Bu haktan kim yararlanabilir?
Yalnız sağ kalan eş; ölen eşin çocuğu veya diğer mirasçıları yararlanamaz (Yargıtay 8. HD, 2015/15144 E., 2015/15890 K., 09.09.2015).
Boşanmada da uygulanır mı?
Hayır. Madde mal rejiminin ölümle sona erdiği hâllere özgüdür.
Ev bana bedelsiz mi verilir?
Hayır. Tanınan hakkın değeri katılma alacağınıza mahsup edilir, yetmezse aradaki bedeli ödemeniz gerekir (TMK m. 240/1).
Katılma alacağım yoksa ne olur?
Bu maddeye dayanamazsınız; intifa hakkı ancak alacağa mahsuben istenebilir (Yargıtay 8. HD, 2011/3715 E., 2012/1124 K., 23.02.2012).
Ev 2002'den önce alınmışsa?
O dönemde mal ayrılığı geçerli olduğundan katılma alacağı doğmaz ve bu madde uygulanmaz (Yargıtay 8. HD, 2011/3715 E., 2012/1124 K., 23.02.2012).
Mahkeme katılma alacağımı hesaplamadan reddedebilir mi?
Hayır. Önce alacağın varlığı ve miktarı belirlenmelidir (Yargıtay 8. HD, 2014/24171 E., 2016/6157 K., 06.04.2016).
Doğrudan mülkiyet isteyebilir miyim?
Ancak haklı sebeplerin varlığı hâlinde; kural olarak istenebilecek şey intifa veya oturma hakkıdır (TMK m. 240/3).
Haklı sebep nedir?
Kanunda sayılmamıştır; her somut olayda hâkim değerlendirir (Yargıtay 8. HD, 2012/4130 E., 2012/12982 K., 24.12.2012).
Mirasçılar mülkiyet tanınmasını isteyebilir mi?
Üçüncü fıkradaki istem sağ kalan eş yanında ölen eşin yasal mirasçıları tarafından da ileri sürülebilir (TMK m. 240/3).
Ev eşyası için ne isteyebilirim?
Aynı koşullarla ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını (TMK m. 240/2).
Kusurlu olmam hakkımı etkiler mi?
Mal rejimi ölümle sona erdiğinden sağ kalan eşe yüklenebilecek bir kusur söz konusu olamaz (Yargıtay 8. HD, 2012/4130 E., 2012/12982 K., 24.12.2012).
Eşimin muayenehanesi için de isteyebilir miyim?
Altsoyundan biri aynı meslek veya sanatı sürdürecekse o bölümlerde bu haklar kullanılamaz (TMK m. 240/4).
Tarım arazileri bakımından durum ne?
Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır (TMK m. 233).
Bu istem aile konutu şerhi ile aynı şey mi?
Hayır. İstem aile konutu şerhi sayılarak reddedilemez (Yargıtay 2. HD, 2007/16808 E., 2009/2869 K., 23.02.2009).
Dilekçem belirsizse ne olur?
Mahkeme süre ve imkân vererek istemi açıklattırmalıdır (Yargıtay 8. HD, 2010/7211 E., 2011/2843 K., 10.05.2011).
Miras hukukundaki özgüleme hükmünden farkı ne?
Bu madde mal rejiminden doğan alacağa karşılık ayni hak tanır; miras hükmü ise mirastan doğan ayni hakkı düzenler (Yargıtay 8. HD, 2012/4130 E., 2012/12982 K., 24.12.2012).
Sözleşmeyle bu hak kaldırılabilir mi?
Mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır (TMK m. 240/1).
Hangi mahkemede dava açarım?
Aile mahkemesinde; istem mal rejiminin tasfiyesine dayanır.
Eski Kanun'da böyle bir hak var mıydı?
Hayır. 743 sayılı Kanun'da kural mal rejimi mal ayrılığıydı (743 s. K. m. 170) ve katılma alacağı bulunmuyordu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194, 219, 225, 226, 233, 236, 237, 239, 240
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 170
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107, 176, 326
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 240 gerekçesi s. 94-95, Komisyon değişiklik listesi s. 312-313
- Yargıtay 2. HD, 2007/16808 E., 2009/2869 K., 23.02.2009
- Yargıtay 8. HD, 2014/24171 E., 2016/6157 K., 06.04.2016
- Yargıtay 8. HD, 2015/15144 E., 2015/15890 K., 09.09.2015
- Yargıtay 8. HD, 2012/4130 E., 2012/12982 K., 24.12.2012
- Yargıtay 8. HD, 2011/3715 E., 2012/1124 K., 23.02.2012
- Yargıtay 8. HD, 2010/7211 E., 2011/2843 K., 10.05.2011
