TMK 236'ya göre her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar ve alacaklar takas edilir; zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir. Bu istisna yalnız boşanma kararı zina ya da hayata kast sebebine dayanıyorsa uygulanabilir (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015).
- Katılma alacağı
- Diğer eşin artık değerinin yarısı üzerindeki alacak hakkı (TMK m. 236/1).
- Takas
- Karşılıklı katılma alacaklarının mahsup edilmesi (TMK m. 236/1).
- Pay oranının azaltılması
- Kusurlu eşin yarı oranındaki payının hâkimce düşürülmesi (TMK m. 236/2).
- Kaldırma
- Kusurlu eşin payının tümüyle ortadan kaldırılması (TMK m. 236/2).
TMK 236 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Oran | Artık değerin yarısı | TMK m. 236/1 |
| Hak sahibi | Her eş veya mirasçıları | TMK m. 236/1 |
| Takas | Karşılıklı alacaklar mahsup edilir | TMK m. 236/1 |
| İstisna | Zina veya hayata kast | TMK m. 236/2 |
| Sınır | Başka boşanma sebebinde uygulanmaz | Yargıtay 8. HD, 2015/21007 K. |
| Ağır kusur | Tek başına yeterli değildir | Yargıtay 8. HD, 2019/1407 K. |
| Hayata kast | Eşe yönelik olmalıdır | Yargıtay 8. HD, 2018/18680 K. |
| Değerlendirme | Koşul varsa tartışılması zorunlu | Yargıtay 8. HD, 2018/18247 K. |
| Faiz | Katılma alacağında karar tarihinden | Yargıtay 8. HD, 2016/4202 K. |
| Usul | Boşanmanın eki değildir | Yargıtay 2. HD, 2013/7427 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 215. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, birinci fıkranın her eşin diğer eşe ait artık değerin yarısı oranında hak sahibi olduğunu hükme bağladığını; mal rejiminin eşlerden birinin ölmesiyle sona ermesi hâlinde bu istem hakkının ölen eşin mirasçılarına ait olduğunun ifade edildiğini belirtir. İkinci fıkra bakımından gerekçe, tasfiye sonunda eşlerin birbirinden alacakları bulunması hâlinde artık değere ilişkin alacak ile bu alacakların takas edilebileceğinin öngörüldüğünü açıklar. Maddenin bugünkü ikinci fıkrası Tasarıda yoktu: Tasarının 236. maddesi, boşanmanın zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmesi hâlinde hâkimin kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltmasına veya kaldırmasına karar verebilmesini sağlamak amacıyla Adalet Komisyonunca başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir (S. Sayısı 723, s. 313).
Katılma alacağı, mal rejimi tasfiyesinin sonucudur ve iki şeyi bilmek yeter: alacak, diğer eşin artık değerinin yarısıdır ve karşılıklı alacaklar takas edilir. Yani her iki eşin de edinilmiş malı varsa, iki hesap ayrı ayrı yapılır ve aradaki fark kadar ödeme yapılır. İkinci fıkra ise sanılanın aksine genel bir "kusurlu eş alamaz" kuralı değildir. Uygulamada bu hüküm çok dar yorumlanır: boşanma kararının zina (TMK m. 161) ya da hayata kast (TMK m. 162) sebebine dayanması şarttır (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015). Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmada eş ağır kusurlu bulunsa bile payı bu hükme dayanılarak azaltılamaz; sadakatsizlik, şiddet veya ceza davası bulunması da yetmez. Ayrıca bu istem boşanma davasının eki değildir; ancak mal rejiminin tasfiyesi davasında ileri sürülebilir.
Katılma alacağının doğumu ve hesabı
- Kural: Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar (TMK m. 236/1).
- Katkı aranmaz: Katılma alacağı kanundan doğar; talep eden eşin gelirinin bulunması ya da malın edinilmesine katkıda bulunmuş olması gerekmez (TMK m. 231).
- Hesap zinciri: Edinilmiş mallar belirlenir (TMK m. 219), eklenecek değerler (TMK m. 229) ve denkleştirme (TMK m. 230) katılır, borçlar düşülür ve kalan artık değerin yarısı istenir.
- Değer: Mallar tasfiye anındaki sürüm değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 232, TMK m. 235).
- Mirasçılar: Mal rejimi ölümle sona ermişse istem hakkı ölen eşin mirasçılarına aittir; gerekçe bunu açıkça belirtir.
- Alacağın niteliği: Hak ayni değil şahsi alacak hakkıdır; tapu iptali istenemez (TMK m. 227).
Takas
- Kural: Alacaklar takas edilir (TMK m. 236/1).
- İşleyiş: Her iki eşin artık değeri ayrı ayrı bulunur, karşılıklı yarı paylar hesaplanır ve aradaki fark kadar ödemeye hükmedilir.
- Gerekçedeki açıklama: Tasfiye sonunda eşlerin birbirinden alacakları bulunması hâlinde artık değere ilişkin alacak ile bu alacaklar takas edilebilir.
- Uygulamada: Her mal için ayrı hesap yapılır; bütün mallar tek bir toplamda birleştirilemez.
- Karşı dava: Her iki eşin de istemi varsa asıl ve karşı dava birlikte görülüp tek sonuca ulaşılır.
- Diğer borçlar: Eşlerin karşılıklı borçlarına ilişkin düzenleme yapılması da mümkündür (TMK m. 226).
Zina ve hayata kast istisnası
- Kural: Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK m. 236/2).
- Sıkı koşul: Hüküm yalnız boşanma kararı zina (TMK m. 161) ya da hayata kast (TMK m. 162) sebebine dayanıyorsa uygulanır (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015).
- Ağır kusur yetmez: Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmada eşin ağır kusurlu bulunması bu hükmün uygulanmasını sağlamaz (Yargıtay 8. HD, 2017/4334 E., 2019/1407 K., 13.02.2019).
- Diğer gerekçeler: Sadakatsizlik, ceza davası bulunması ya da kötü niyet iddiası da dayanak olamaz (Yargıtay 8. HD, 2019/552 E., 2019/3464 K., 01.04.2019).
- Hayata kastın muhatabı: Eylem eşlerden biri tarafından diğer eşe karşı işlenmiş olmalıdır; çocuğa yönelik eylem yeterli değildir (Yargıtay 8. HD, 2016/15105 E., 2018/18680 K., 14.11.2018).
- Kapsam: Hüküm yalnız edinilmiş mallara katılma rejimine özgü artık değere katılma alacağına uygulanır; katkı payı alacağını kapsamaz (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015).
İstisnanın uygulanma biçimi
- Değerlendirme zorunluluğu: Koşullar gerçekleşmişse mahkeme, azaltma veya kaldırma yoluna gidip gitmeyeceğini tartışmak zorundadır (Yargıtay 8. HD, 2016/13910 E., 2018/18247 K., 06.11.2018).
- Savunmanın karşılanması: Karşı tarafın bu yöndeki savunması hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan alacağa hükmedilemez (Yargıtay 8. HD, 2015/18037 E., 2017/11613 K., 27.09.2017).
- Önce hesap: Deliller toplanmadan ve tasfiye hesabı yapılmadan yalnız bu hükme dayanılarak dava reddedilemez (Yargıtay 8. HD, 2014/12512 E., 2015/21469 K., 30.11.2015).
- Mal mal değerlendirme: Rejim döneminde edinilen her mal bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılır (Yargıtay 8. HD, 2016/1406 E., 2016/13160 K., 06.10.2016).
- Yabancı kararlar: Yabancı mahkeme kararıyla boşanmada, boşanmanın hangi sebebe dayandığı ilgili yabancı kanun metinlerinin tercümeleriyle açıklığa kavuşturulur (Yargıtay 8. HD, 2016/19287 E., 2019/5440 K., 23.05.2019).
- Paylaşmalı mal ayrılığında: Benzer bir imkân, sözleşmeyle seçilen paylaşmalı mal ayrılığı rejimi için de öngörülmüştür (TMK m. 252).
Usul, faiz ve zamanaşımı
- Ayrı dava: Pay oranının azaltılması ya da kaldırılması istemi boşanmanın eki değildir; ancak tasfiye davasında ileri sürülebilir (Yargıtay 2. HD, 2012/10429 E., 2013/7427 K., 05.03.2013).
- Faiz: Katılma alacağında faiz karar tarihinden, katkı payı alacağında ise dava tarihinden işler (Yargıtay 8. HD, 2016/3216 E., 2016/4202 K., 09.03.2016).
- Ödeme: Katılma alacağı ve değer artış payı para ya da ayın olarak ödenebilir; ödemenin ertelenmesi de mümkündür (TMK m. 239).
- Zamanaşımı: Mal rejiminden doğan alacaklarda on yıllık süre uygulanır ve süre evlilik sona erene kadar işlemez (TMK m. 227).
- Görev: Aile mahkemesi görevlidir.
- Üçüncü kişiler: Borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamazsa lehine kazandırma yapılan üçüncü kişiye başvurulabilir (TMK m. 241).
Katılma alacağı davanızda istemi net kurun: her mal için artık değeri ayrı hesaplayın, yarısını talep edin ve karşı tarafın da alacağı varsa takas istemini açıkça yazın. Faiz talebinizi unutmayın; katılma alacağında faiz karar tarihinden işlediğinden bu ayrımı dilekçede belirtmek yerinde olur. Karşı taraf zina veya hayata kast nedeniyle payınızın kaldırılmasını savunuyorsa, önce boşanma ilamının hangi maddeye dayandığını kontrol edin: karar TMK m. 166'ya dayanıyorsa bu savunmanın hukuki dayanağı yoktur ve bunu boşanma dosyasını dosyaya getirterek ortaya koyun. Siz bu savunmayı yapacaksanız, boşanma kararının m. 161 veya m. 162'ye dayandığını gösteren kesinleşmiş ilamı sunun ve istemi yalnız edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinilen mallarla sınırlı tutun. Yurt dışında boşanmış olanlar için ek bir adım vardır: yabancı kararın hangi sebebe dayandığı, ilgili kanun maddelerinin yeminli tercümeleriyle belgelenmelidir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Pay oranının azaltılması veya kaldırılması ancak boşanma zina ya da hayata kast sebebine dayanıyorsa mümkündür
Mahkeme, katılma alacağı istemini TMK m. 236/2'ye dayanarak reddetti. Oysa taraflar zina veya hayata kast sebebiyle değil, evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve haysiyetsiz hayat sürme hükümlerine göre boşanmıştı.
“TMK'nun 236/2. maddesindeki düzenlenen eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına iişkin hüküm edinilmiş mallara katılma rejimine özgü artık değere katılma alacağına ilişkin olduğu gibi; bu maddenin uygulanabilmesi için evliliği sona erdiren boşanma kararının "zina (TMK m. 161)" veya "hayata kast (TMK 162)" sebebine dayalı olarak verilmiş olması gerekir. Kesinleşen taraflara ilişkin boşanma kararının ne "zina" ne de "hayata kast" sebebine dayalı olmadığı, TMK'nun 166/1-2 ve 163. maddelelerine göre karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemenin davayı ret gerekçesi yerinde değildir. Mahkemece, davanın esasına girilerek taraflarca gösterilen deliller toplanıp gerçekleşecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. İki sınır birlikte konulmuştur: hüküm yalnız edinilmiş mallara katılma rejimine özgü artık değere katılma alacağına uygulanır ve yalnız boşanma kararı zina (TMK m. 161) ya da hayata kast (TMK m. 162) sebebine dayanıyorsa işletilebilir. Başka bir boşanma sebebine dayanan kararda bu hükümle ret verilemez; işin esasına girilmesi gerekir.
Boşanma evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle gerçekleşmişse, eşin ağır kusurlu bulunması pay oranının kaldırılmasını haklı kılmaz
Mahkeme, kadının boşanmada ağır kusurlu bulunduğu gerekçesiyle katkının tamamen kaldırıldığını kabul ederek davayı reddetti. Boşanma kararı ise TMK m. 166/1 ve 2'ye, yani evlilik birliğinin sarsılmasına dayanıyordu.
“boşanma dosyasında dava dilekçesi ve öninceleme duruşmasındaki beyanlara göre davanın TMK mad. 166/1 ve 2. maddelerine göre 'evlilik birliğinin sarsılması' nedenine dayalı olarak açıldığı, Mahkemenin gerekçesinde de kadının ağır kusurlu bulunduğu ve tarafların TMK'nin 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Kusurun ağırlığı tek başına yeterli değildir; kanun yalnız iki boşanma sebebini saymıştır. Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmada, eş ne kadar kusurlu olursa olsun artık değerdeki payı bu hükme dayanılarak azaltılamaz ya da kaldırılamaz.
Boşanma zina sebebiyle verilmişse mahkeme TMK m. 236/2 uyarınca değerlendirme yapmak zorundadır
Dosyadaki boşanma ilamına göre kadın kusurlu bulunmuş ve taraflar zina nedeniyle boşanmıştı. Mahkeme, katılma alacağına hükmederken bu hususu hiç değerlendirmedi.
“kadının kusurlu bulunduğu ve tarafların TMK'nin 161/1 maddesi uyarınca zina nedeniyle boşanmalarına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava, katılma alacağı isteğine ilişkin olduğuna ve tasfiyeye konu taşınmazlar ile araç edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğine göre TMK 236/2. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak davacının katılma alacağı isteği hakkında karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Hüküm hâkime takdir yetkisi verir; ancak koşulları gerçekleşmişse bu yetkinin kullanılıp kullanılmayacağının değerlendirilmesi zorunludur. Zina nedeniyle boşanma kararı dosyada varsa mahkeme, azaltma veya kaldırma yoluna gidip gitmeyeceğini gerekçesiyle tartışmalıdır.
Hayata kast, eşin diğer eşe yönelttiği eylemdir; müşterek çocuğa yönelik eylem bu hükmün uygulanmasını sağlamaz
Mahkeme, TMK m. 236/2'deki hayata kast teriminin müşterek çocuğa yapılan eylemi de kapsadığı gerekçesiyle katılma alacağının tamamını kaldırarak davayı reddetti. Oysa boşanma kararı, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle verilmişti.
“TMK'nin 236/2. maddesi, her şeyden önce boşanmanın TMK'nin 162/1 maddesi gereğince gerçekleşmesi ve hayata kast eyleminin eşlerden biri tarafından diğer eşe karşı yapılması halinde uygulanabilecektir. O halde, mahkemece usul ve yasaya uygun bulunan 17.05.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre artık değere katılma alacağına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usul ve yasaya aykırı olarak karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. İki koşul birlikte aranır: boşanmanın hayata kast sebebine dayanması ve eylemin eşlerden biri tarafından diğer eşe karşı işlenmiş olması. Çocuğa yönelik eylem ne kadar ağır olursa olsun, boşanma başka bir sebebe dayanıyorsa bu hüküm uygulanamaz ve usulüne uygun bilirkişi raporuna göre katılma alacağına hükmedilmelidir.
Dolandırıcılık, sadakatsizlik ya da kötü niyet gibi gerekçeler bu hükmün uygulanmasına dayanak olamaz
Mahkeme, davacının davalıyı dolandırdığı yönünde ceza davası bulunduğunu, evlilik içinde sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve iyi niyetli olmadığını belirterek TMK m. 236/2'ye dayanıp katılma alacağı istemini reddetti.
“Mahkemece, TMK'nin 236/2 maddesine göre zina ve hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakimin kusurlu eşin katılma alacağının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebileceği hükmüne dayanarak davacının, davalıyı dolandırması sebebiyle ceza davası olduğu, evlilik birliği içinde sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, iyi niyetle hareket etmediği, bu nedenle davacının dava konusu edilen taşınmazda herhangi bir katılma alacağını haketmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişse de, verilen karar kanuna ve Dairenin ilke ve uygulamalarına uygun bir karar değildir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Hüküm sınırlı bir istisnadır ve genel bir hakkaniyet denetimine dönüştürülemez. Sadakatsizlik, ceza davası bulunması veya kötü niyet iddiası, boşanma kararı zina ya da hayata kast sebebine dayanmadıkça artık değerdeki payın azaltılmasını ya da kaldırılmasını haklı kılmaz.
Karşı tarafın TMK m. 236/2 savunması hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan alacağa hükmedilemez
Boşanma davasında erkek zina sebebiyle, kadın ise evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açmış; mahkeme kadının zina yaptığını sabit görerek her iki davayı da kabul etmişti. Tasfiye davasında davalı vekili cevap dilekçesinde TMK m. 236/2'nin uygulanmasını savundu; mahkeme bu savunmayı hiç ele almadı.
“Davalı vekili cevap dilekçesinde, TMK'nun 236/2 maddesinin uygulanması gerektiği savunmasında bulunmuştur. Mahkemece davalının bu savunması yönünden olumlu ya da olumsuz bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan katılma alacağına hükmedilmesi isabetsiz olmuş; hükmün bu sebeple bozulması gerek”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Boşanma hem zina hem de evlilik birliğinin sarsılması hükümlerine dayanılarak verilmiş olsa da, zina sebebinin bulunması hükmün tartışılmasını gerektirir. Mahkemenin savunmayı hiç değerlendirmeden alacağa hükmetmesi bozma sebebidir.
Faiz başlangıcı katkı payı alacağında dava tarihi, artık değere katılma alacağında karar tarihidir
Zina sebebiyle boşanmanın ardından açılan tasfiye davasında mahkeme, hem TMK m. 236/2 savunmasını değerlendirmedi hem de hükmedilen alacakların tamamına dava tarihinden faiz işletti.
“b)-Kabule göre de, alacağa hükmedilen faiz başlangıcının katkı payı alacağında dava tarihi, artık değere katılma alacağında ise karar tarihi olacağı gözetilmeden; hükmedilen alacakların tamamı yönünden faizin dava tarihinden başlatılması da doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Karar, iki alacak türünde faizin farklı tarihlerden işlediğini açıkça ortaya koyar: 01.01.2002 öncesi döneme ilişkin katkı payı alacağında dava tarihi, edinilmiş mallara katılma rejimine özgü artık değere katılma alacağında ise karar tarihi esas alınır. Aynı kararda, cevap dilekçesindeki TMK m. 236/2 savunmasının değerlendirilmemesi de bozma sebebi sayılmıştır.
Deliller toplanmadan, yalnız boşanmanın zina ile sonuçlandığı gerekçesiyle dava reddedilemez
Davacı, taşınmaz, araç ve emeklilik sigortası alacağı nedeniyle toplam 10.000 TL istemişti. Mahkeme, tarafların zina sebebiyle boşandığını ve davacının kusurunun ağır olduğunu belirterek taraf delillerinin tamamını toplamadan davayı reddetti.
“Mahkemece, davacı eşin evliliği sona ermesine bağlı alarak açtığı tasfiyeden kaynaklanan alacak davasının tarafların zina sebebiyle (TMK m. 161) boşandığı ve davacının kusurunun ağırlığı nedeni ile, TMK 236/2 . maddesi uyarınca tasfiyeden kaynaklı alacak talep edemeyeceği gerekçesi ile, taraf delillerinin tamamını toplamadan davanın reddine karar verilmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Koşulları bulunsa bile hüküm, davanın delilsiz reddine dayanak yapılamaz. Önce tasfiye hesabı yapılır ve artık değere katılma alacağı belirlenir; ancak bundan sonra pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılıp azaltılmayacağı ya da kaldırılıp kaldırılmayacağı tartışılır.
Yabancı mahkeme kararıyla boşanmada, boşanmanın hangi sebebe dayandığı ilgili yabancı hukuk metinleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır
Eşler Almanya'da bir aile mahkemesi kararıyla boşanmış, karar Türkiye'de tanınıp tenfiz edilmişti. Boşanmanın hayata kast sebebine mi yoksa genel boşanma sebeplerine mi dayandığı dosyadan anlaşılamıyordu.
“boşanmada uygulanan Alman Medeni Kanunu'nun 1564 ve 1565/2. maddeleri ile boşanmaya ilişkin düzenlemelerin tercümelerinin dosyaya kazandırılarak, boşanmanın hayata kast nedeni ile mi yoksa genel boşanma sebeplerine dayalı olarak mı (uzun süredir ayrı yaşama, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi) gerçekleştiğinin açıklığa kavuşturulması, hayata kast nedeni ile boşanmanın gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde davacının artık değere katılma alacağının tümü ile kaldırılması mı yoksa azaltılması mı gerektiğinin toplanan ve toplanacak deliller, dosya kapsamı karşısında tespit edilmesi ve oluşacak duruma göre hüküm kurulması olmalıdır. Mahkemece açıklanan yönde işlem ve inceleme yapılmadan; eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuş”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Yabancı mahkeme kararıyla sona eren evliliklerde de hükmün uygulanabilmesi için boşanmanın hangi sebebe dayandığı belirlenmelidir; bunun için ilgili yabancı kanun hükümlerinin tercümeleri dosyaya kazandırılır. Hayata kast sebebi doğrulanırsa, bu kez payın tümüyle kaldırılması mı yoksa azaltılması mı gerektiği toplanan delillere göre tartışılır.
Pay oranının kaldırılması istemi boşanmanın eki değildir; ancak mal rejiminin tasfiyesi davasında ileri sürülebilir
Kadın, karşı boşanma dilekçesinde zina nedeniyle boşanmaya karar verilmesi hâlinde kocanın edinilmiş mallara katılma payının ortadan kaldırılmasını da istedi. Ortada usulüne uygun açılmış bir mal rejimi tasfiyesi davası bulunmuyordu.
“Bu istek boşanmanın fer'isi niteliğinde olmayıp, ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada taraflarca ileri sürülebilir ve mahkemece dinlenebilir. O halde taraflaca usulüne uygun biçimde açılmış mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir dava bulunmadığından davalı-karşı davacı kadının bu talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. İstem boşanma davası içinde karara bağlanamaz; ayrı bir tasfiye davası açılmalı ve savunma ya da talep orada ileri sürülmelidir. Bu nedenle boşanma dosyasında yalnız "karar verilmesine yer olmadığına" biçiminde hüküm kurulabilir. Kararda ayrıca maddi ve manevi tazminatların boşanma hükmünün kesinleşmesiyle muaccel olacağı ve faizin kesinleşme tarihinden işleyeceği de belirtilmiştir.
Zina nedeniyle boşanma ilamı dosyadaysa, tasfiyeye konu her mal bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır
Tasfiyeye konu bir taşınmaz 2005, bir araç ise 2009 yılında, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınmıştı. Dosyada tarafların zina nedeniyle boşandıklarına ilişkin kesinleşmiş ilam bulunuyordu; mahkeme bunu göz ardı etti.
“zina nedeniyle boşanma ilamına göre, tarafların TMK'nun 161. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş olduğundan aynı Kanunun 236/2. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Değerlendirme, dava bütünü üzerinden değil edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinilen her mal bakımından ayrı ayrı yapılır. Rejim döneminden önce edinilen mallar zaten bu hükmün kapsamı dışındadır; çünkü hüküm yalnız artık değere katılma alacağına özgüdür.
Madde gerekçesi
Madde 236- Madde İsviçre Medenî Kanununun 215 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası, her eşin diğer eşe ait artık değerin yarısı oranında hak sahibi olduğunu hükme bağlamıştır. Mal rejiminin eşlerden birinin ölmesiyle sona ermesi hâlinde maddede bu istem hakkının ölen eşin mirasçılarına ait olduğu ifade edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrası, tasfiye sonunda eşlerin birbirinden alacakları bulunması hâlinde, artık değere ilişkin alacak ile bu alacakların takas edilebileceğini öngörmüştür.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 93Gerekçe iki fıkralı bir maddeyi açıklar: artık değerin yarısı ve takas. Bugün yürürlükte olan metnin ikinci fıkrası, yani zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada kusurlu eşin pay oranının azaltılması ya da kaldırılması imkânı Tasarıda bulunmuyordu. Bu imkân, Adalet Komisyonu tarafından maddeye başlığıyla birlikte yapılan yeniden düzenleme sırasında eklenmiştir (S. Sayısı 723, s. 313). Bu nedenle ikinci fıkraya ilişkin bir madde gerekçesi bulunmamakta, hükmün sınırları uygulamada çizilmektedir. Sınırların dar tutulması, hükmün Komisyon aşamasında eklenmiş istisnai bir düzenleme olmasıyla da uyumludur (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da katılma alacağı yoktu. Kural mal rejimi mal ayrılığı olduğundan (743 s. K. m. 170) eşler diğerinin malvarlığındaki artıştan pay alamıyor, boşanmada her eş kendi mallarını geri alıyordu. Uygulamada bu boşluk, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine dayanan katkı payı alacağı ile doldurulmaya çalışılmıştır. 4721 sayılı Kanun, eşlerin evlilik birliğine sağladıkları emeğin karşılığını katılma alacağı hakkı tanıyarak yasal güvenceye bağlamıştır.
Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 236 | |
|---|---|---|
| Hak | Pay alma hakkı yoktu | Artık değerin yarısı |
| Katkı şartı | Katkı ispatı gerekiyordu | Katkı aranmaz |
| Takas | Genel hükümlere göre | Kanunda açıkça |
| Kusur | Etkisi düzenlenmemişti | Zina ve hayata kastta indirim |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir; ikinci fıkrası kanunlaşma aşamasında Adalet Komisyonunca eklenmiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 219: Edinilmiş mallar.
- TMK m. 226: Malların geri alınması.
- TMK m. 227: Değer artış payı.
- TMK m. 229: Eklenecek değerler.
- TMK m. 230: Denkleştirme.
- TMK m. 231: Artık değer.
- TMK m. 232: Sürüm değeri.
- TMK m. 235: Değerlendirme anı.
- TMK m. 239: Ödeme ve ertelenmesi.
- TMK m. 241: Üçüncü kişilere karşı dava.
- TMK m. 252: Paylaşmalı mal ayrılığında pay oranı.
Katılma alacağınızın hesaplanması, takas ve zina ya da hayata kast savunmasının değerlendirilmesi için dosyanızı ele almak isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 236 ne diyor?
TMK m. 236'ya göre her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar ve alacaklar takas edilir; zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim kusurlu eşin pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir.
Katılma alacağı nedir?
Diğer eşin artık değerinin yarısı üzerindeki para alacağıdır.
Katkıda bulunmam gerekiyor mu?
Hayır. Katılma alacağı kanundan doğar; gelirinizin olması ya da malın alımına katkınız aranmaz (TMK m. 231).
İkimizin de malı varsa ne olur?
Her iki eşin artık değeri ayrı hesaplanır ve karşılıklı alacaklar takas edilir (TMK m. 236/1).
Eşim öldü, alacağı isteyebilir miyim?
Evet. Mal rejimi ölümle sona ermişse istem hakkı mirasçılara aittir (TMK m. 236/1).
Kusurlu eş katılma alacağı alabilir mi?
Kural olarak evet. Kusur, ancak zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada pay oranını etkileyebilir (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015).
Eşim ağır kusurluysa payı kaldırılır mı?
Boşanma evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle verilmişse hayır (Yargıtay 8. HD, 2017/4334 E., 2019/1407 K., 13.02.2019).
Aldatma varsa payı kaldırılır mı?
Yalnız boşanma kararı zina sebebine dayanıyorsa bu değerlendirme yapılabilir; sadakatsizlik iddiası tek başına yetmez (Yargıtay 8. HD, 2019/552 E., 2019/3464 K., 01.04.2019).
Hayata kast kime karşı olmalı?
Eşlerden biri tarafından diğer eşe karşı; çocuğa yönelik eylem bu hükmün uygulanmasını sağlamaz (Yargıtay 8. HD, 2016/15105 E., 2018/18680 K., 14.11.2018).
Boşanma zina sebebiyle verilmişse mahkeme ne yapar?
Pay oranının azaltılıp azaltılmayacağını değerlendirmek zorundadır (Yargıtay 8. HD, 2016/13910 E., 2018/18247 K., 06.11.2018).
Mahkeme bu savunmayı görmezden gelebilir mi?
Hayır. Savunma hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan alacağa hükmedilemez (Yargıtay 8. HD, 2015/18037 E., 2017/11613 K., 27.09.2017).
Dava doğrudan reddedilebilir mi?
Hayır. Önce deliller toplanıp tasfiye hesabı yapılmalıdır (Yargıtay 8. HD, 2014/12512 E., 2015/21469 K., 30.11.2015).
Bütün mallar için mi uygulanır?
Hayır. Değerlendirme, edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinilen her mal bakımından ayrı yapılır (Yargıtay 8. HD, 2016/1406 E., 2016/13160 K., 06.10.2016).
Katkı payı alacağı da kaldırılabilir mi?
Hayır. Hüküm yalnız artık değere katılma alacağına özgüdür (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015).
Yurt dışında boşandıysak ne olur?
Boşanmanın hangi sebebe dayandığı, ilgili yabancı kanun metinlerinin tercümeleriyle belirlenir (Yargıtay 8. HD, 2016/19287 E., 2019/5440 K., 23.05.2019).
Bu istemi boşanma davasında ileri sürebilir miyim?
Hayır. İstem boşanmanın eki değildir; ancak tasfiye davasında ileri sürülebilir (Yargıtay 2. HD, 2012/10429 E., 2013/7427 K., 05.03.2013).
Faiz hangi tarihten işler?
Katılma alacağında karar tarihinden, katkı payı alacağında dava tarihinden (Yargıtay 8. HD, 2016/3216 E., 2016/4202 K., 09.03.2016).
Alacak para olarak mı ödenir?
Para ya da ayın olarak ödenebilir; ödemenin ertelenmesi de mümkündür (TMK m. 239).
Zamanaşımı ne kadar?
On yıl; süre evlilik sona erene kadar işlemez (TMK m. 227).
Eski Kanun'da katılma alacağı var mıydı?
Hayır. 743 sayılı Kanun'da kural mal rejimi mal ayrılığıydı (743 s. K. m. 170) ve eşler diğerinin malvarlığındaki artıştan pay alamıyordu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 166, 219, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 235, 236, 239, 241, 252
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 170
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107, 176, 326
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 236 gerekçesi s. 93, Komisyon değişiklik gerekçesi s. 313
- Yargıtay 2. HD, 2012/10429 E., 2013/7427 K., 05.03.2013
- Yargıtay 8. HD, 2016/19287 E., 2019/5440 K., 23.05.2019
- Yargıtay 8. HD, 2019/552 E., 2019/3464 K., 01.04.2019
- Yargıtay 8. HD, 2017/4334 E., 2019/1407 K., 13.02.2019
- Yargıtay 8. HD, 2016/15105 E., 2018/18680 K., 14.11.2018
- Yargıtay 8. HD, 2016/13910 E., 2018/18247 K., 06.11.2018
- Yargıtay 8. HD, 2015/18037 E., 2017/11613 K., 27.09.2017
- Yargıtay 8. HD, 2016/1406 E., 2016/13160 K., 06.10.2016
- Yargıtay 8. HD, 2016/3216 E., 2016/4202 K., 09.03.2016
- Yargıtay 8. HD, 2014/12512 E., 2015/21469 K., 30.11.2015
- Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015
