TMK 209'a göre mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birinin iflâsına karar verildiği takdirde ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür; bunun için ayrıca dava açmaya veya hâkim kararı almaya gerek yoktur. Hüküm yalnız mal ortaklığı rejimi için sonuç doğurur; yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmada iflâs, rejimi sona erdiren sebepler arasında değildir (TMK m. 225). Hangi rejimin geçerli olduğunun doğru belirlenmesi bu nedenle belirleyicidir (Yargıtay 2. HD, 2011/7942 E., 2012/14988 K., 04.06.2012).
- Mal ortaklığı
- Ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsayan, sözleşmeyle seçilen mal rejimi (TMK m. 256).
- İflâsın açılması
- Ticaret mahkemesinin iflâs kararıyla borçlunun mallarının iflâs masasına geçmesi (İİK m. 184).
- Kendiliğinden dönüşme
- Rejimin, ayrı bir istem veya karar olmaksızın mal ayrılığına dönmesi (TMK m. 209).
- Sona erme anı
- Mal ortaklığında rejimin iflâsın açılmasıyla son bulması (TMK m. 271).
TMK 209 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Uygulama alanı | Yalnız mal ortaklığı rejimi | TMK m. 209 |
| Koşul | Eşlerden biri hakkında iflâsa karar verilmesi | TMK m. 209 |
| Sonuç | Ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür | TMK m. 209 |
| Dava | Ayrı dava veya hâkim kararı gerekmez | Madde gerekçesi |
| Sona erme anı | Rejim iflâsın açılmasıyla son bulur | TMK m. 271 |
| Malların kapsamı | Sona erme tarihine göre belirlenir | TMK m. 271/3 |
| Tasfiye | Önceki rejim kendi hükümlerine göre tasfiye edilir | TMK m. 212 |
| Geri dönüş | Alacaklı tatmin edilirse ortaklığın yeniden kurulması istenebilir | TMK m. 211 |
| Yasal rejim | Edinilmiş mallara katılmada iflâs rejimi sona erdirmez | TMK m. 225 |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Kanun'un 174. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, mal ortaklığı rejiminde yaşayan eşlerden birinin iflâs etmesi hâlinde iflâs edenin eşinin kişisel mallarını geri almasını sağlamak için rejimin kendiliğinden mal ayrılığına dönüşeceğinin öngörüldüğünü belirtir. Gerekçeye göre bu çözümün iflâs eden eşin alacakları açısından da yararı vardır: alacaklı bu yolla muhatabını bilebilecek ve alacağını hangi mallardan tahsil edebileceğini daha kolaylıkla anlayabilecektir. Tasarının 209. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 411).
Bu madde yalnız mal ortaklığı rejimini seçmiş eşler için sonuç doğurur. Türkiye'de eşlerin büyük çoğunluğu noterde ayrı bir sözleşme yapmadığından yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir ve bu rejimde eşin iflâsı mal rejimini sona erdirmez. Eşiniz borç batağındaysa ve aranızda yasal rejim geçerliyse yolunuz TMK m. 209 değil, haklı sebeple mal ayrılığına geçiş davasıdır (TMK m. 206). Mal ortaklığı geçerliyse dönüşüm için dava açmanıza gerek yoktur; ancak tasfiye ve alacakların belirlenmesi için ayrı bir dava gerekebilir.
Madde kimler için geçerli?
- Yalnız mal ortaklığı: Hüküm, mal ortaklığını kabul etmiş eşler bakımından sonuç doğurur (TMK m. 209). Mal ortaklığı, ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsayan ve ancak noterde yapılan sözleşmeyle seçilebilen bir rejimdir (TMK m. 256; TMK m. 205).
- Yasal rejimde durum: Eşler ayrı bir sözleşme yapmamışsa aralarında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK m. 202) ve bu rejimde iflâs, mal rejimini sona erdiren sebepler arasında sayılmamıştır (TMK m. 225). Böyle bir durumda eşin borç batağına sürüklenmesi, olağanüstü mal rejimi davasının konusunu oluşturur (TMK m. 206).
- Eski sözleşmeler: 01.01.2002'den önce sözleşmeyle kabul edilen mal ortaklığı rejimi, kanunun tanıdığı bir yıllık süre içinde yenilenmediği için yürürlük tarihinde sona ermiştir (Yargıtay 8. HD, 2012/641 E., 2012/3623 K., 02.05.2012). Bugün mal ortaklığının varlığı, geçerli bir noter sözleşmesine bağlıdır.
- Rejimin doğru belirlenmesi: Kararda rejimin yanlış adlandırılması, gerçekte hangi rejimin sona erdirildiği gerçeğini değiştirmez (Yargıtay 2. HD, 2011/7942 E., 2012/14988 K., 04.06.2012). TMK m. 209'un uygulanabilmesi için önce mal ortaklığının geçerli biçimde kurulduğunun saptanması gerekir.
İflâsın açılması ve dönüşümün işleyişi
- Karar: İflâs davası borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde görülür ve yetki sözleşmesi yapılamaz (İİK m. 154).
- Masa: İflâsın açılmasıyla müflisin haczi kabil bütün malları bir masa oluşturur ve alacakların ödenmesine tahsis edilir; iflâsın kapanmasına kadar müflise geçen mallar da masaya girer (İİK m. 184).
- Kendiliğinden sonuç: Ortaklığın mal ayrılığına dönüşmesi için ayrıca dava açmaya, istemde bulunmaya veya hâkim kararı almaya gerek yoktur; dönüşüm kanun gereği gerçekleşir (TMK m. 209).
- Amaç: Gerekçeye göre düzenleme, iflâs eden eşin eşinin kişisel mallarını geri almasını sağlamayı ve alacaklının muhatabını ve hangi mallardan tahsil yapabileceğini bilmesini amaçlar.
- An: Mal ortaklığında rejim, eşlerden biri hakkında iflâsın açılmasıyla son bulur (TMK m. 271); ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamı da bu tarihe göre belirlenir.
Dönüşümün sonuçları
- Tasfiye: Mal ayrılığına geçildiğinde önceki rejim kendi hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 212). Mal ortaklığının tasfiyesinde ortaklık malları ile kişisel mallar ayrılır ve eşlerin payları belirlenir.
- Kişisel malların geri alınması: Gerekçenin vurguladığı sonuç, iflâs etmeyen eşin kişisel mallarını ortaklık kütlesinden ayırıp geri alabilmesidir; bu mallar kural olarak iflâs masasına dahil olmaz.
- Borçlardan sorumluluk: Ortaklık borçlarından eşlerin kişisel malları ve ortaklık mallarıyla sorumlu olduğu hâller kanunda sayılmıştır (TMK m. 268); rejimin dönüşmesi, o tarihe kadar doğmuş borçlardan sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
- Üçüncü kişiler: Alacaklıların korunmasına ilişkin hüküm saklıdır (TMK m. 213); eşler arasındaki tasfiye işlemleri alacaklıların haklarını etkilemez.
- Yeni rejim: Dönüşümden sonra eşler arasında mal ayrılığı geçerli olur; her eş kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını korur.
İflâstan sonra geri dönüş mümkün mü?
- Alacaklının tatmini: Cebrî icra nedeniyle mal ayrılığına dönüşülen hâllerde alacaklı tamamen tatmin edildiği takdirde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir (TMK m. 211).
- Başka rejim seçme: Eşler, ortaklığa dönmek yerine mal rejimi sözleşmesiyle edinilmiş mallara katılma rejimini de seçebilirler (TMK m. 211; TMK m. 208).
- İflâsın kaldırılması: Bütün alacaklılar taleplerini geri aldıklarını bildirir, alacakların itfa edildiği belgelenir veya konkordato tasdik edilirse mahkeme iflâsın kalkmasına ve malların borçluya iadesine karar verir (İİK m. 182). Bu karar, kendiliğinden eski rejime dönüş sağlamaz; dönüş için istem ve karar gerekir (TMK m. 208).
- Sözleşme yolu: Eşler her zaman noterde yeni bir mal rejimi sözleşmesi yaparak önceki veya başka bir rejimi kabul edebilirler (TMK m. 208); bu sözleşme ileriye etkilidir (Yargıtay 8. HD, 2010/6262 E., 2011/3497 K., 16.06.2011).
Uyuşmazlık çıkarsa hangi mahkeme?
- Görev: Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava ve işler aile mahkemesinde görülür (4787 s. K. m. 4); iflâs kararı ise ticaret mahkemesinden alınır (İİK m. 154).
- Yetki: Tasfiye davalarında yetki kuralları ayrıca düzenlenmiştir; hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilen hâllerde bu davada yetkili olan mahkeme, diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 214).
- Tespit ihtiyacı: Dönüşüm kanun gereği gerçekleştiğinden ayrı bir dava gerekmez; buna karşılık üçüncü kişilerle uyuşmazlık çıkarsa rejimin ve malların kapsamının tasfiye davasında belirlenmesi gerekir.
Önce aranızda hangi mal rejiminin geçerli olduğunu belirleyin: noterde yapılmış bir mal rejimi sözleşmeniz yoksa yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma geçerlidir ve bu maddenin uygulama alanı yoktur. Mal ortaklığı sözleşmeniz varsa sözleşmenin tarihini ve 01.01.2002 sonrasında yenilenip yenilenmediğini kontrol edin. Eşiniz hakkında iflâs kararı verilmişse kararın tarihini ve kesinleşme durumunu belgeleyin; rejim bu tarihte sona erdiğinden ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamı da o güne göre belirlenecektir. Kişisel mallarınızı gösteren tapu, ruhsat, banka ve miras belgelerini bir araya getirin; iflâs masasına karşı bu malların kişisel mal olduğunu ortaya koymanız gerekebilir. Alacaklılar tamamen tatmin edilirse ortaklığın yeniden kurulmasını isteyebileceğinizi de unutmayın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
01.01.2002'den önce sözleşmeyle kabul edilen mal ortaklığı rejimi, bir yıllık süre içinde yenilenmediği için kanunun yürürlüğüyle sona ermiştir
Eşler 1955 yılında evlenmiş, 1971 yılında noterde düzenlenen sözleşmeyle mal ortaklığı rejimini kabul etmişlerdi. Eşlerden biri 2003 yılında öldü. Sağ kalan eş, sözleşmenin bir maddesine dayanarak taşınmaz ve aracın kayıtlarının iptali ile adına tescilini istedi; mahkeme sözleşmeye göre tasfiyeye karar verdi.
“Kanun koyucu, anılan maddeyle, önceki mal rejiminin yasal mal rejimi olan mal ayrılığı (TKM. 170. m.) ya da sözleşme ile seçilmiş başka mal rejimi olup olmadığına bakılmaksızın, 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girmesiyle birlikte sona ereceğini, 01.01.2002 tarihinden itibaren TMK.nun 202. maddesi ile kabul edilmiş yeni yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olunacağını kabul etmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, önceki onama kararını kaldırıp yerel mahkeme hükmünü oyçokluğuyla bozmuştur. Karara göre 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca eşler bir yıllık süre içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri için 01.01.2002'den itibaren edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olmuşlardır; ölüm tarihinde artık mal ortaklığı bulunmadığından sözleşmedeki tasfiye hükmü uygulanamaz. Bu sonuç, TMK m. 209'un neden az uygulandığını da açıklar: mal ortaklığı bugün ancak noterde yapılmış geçerli bir sözleşmeyle kurulabilir.
Hüküm fıkrasında rejimin yanlış adlandırılması, gerçekte sona erdirilen rejimi değiştirmez
Kadın, eşi adına kayıtlı taşınmazın aile konutu olduğunu, eşinin mesleki faaliyetleri nedeniyle aşırı borçlandığını ve konutun elden çıkarılması tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek aile konutu şerhi konulmasını, mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini ve taşınmazın yarı payının adına tescilini istedi. Mahkeme rejimin dönüştürülmesine karar verdi; ancak hüküm fıkrasında rejimi mal ortaklığı olarak adlandırdı ve tescil istemini reddetti.
“Hüküm fıkrasında değiştirilen mal rejiminin mal ortaklığı rejimi olarak ifade edilmiş olması, sona erdirilen mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi olduğu gerçeğini değiştirmez”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Karara göre eşler 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra başka bir rejim seçmedikleri için aralarında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir ve hükümdeki yanlış adlandırma bu gerçeği değiştirmez. TMK m. 209 yalnız mal ortaklığı rejimi için sonuç doğurduğundan, hangi rejimin geçerli olduğunun doğru belirlenmesi belirleyicidir.
Madde gerekçesi
Madde 209- Madde yürürlükteki Kanunun 174 üncü maddesini karşılamaktadır. Buna göre, mal ortaklığı rejiminde yaşayan eşlerden birinin iflâs etmesi hâlinde, iflâs edenin eşinin kişisel mallarını geri almasını sağlamak için, rejimin kendiliğinden mal ayrılığına dönüşeceği öngörülmüştür. Kendiliğinden mal ayrılığına dönüşmenin iflâs eden eşin alacakları açısından da yararı vardır. Bu yolla alacaklı muhatabını bilebilecek ve alacağını hangi mallardan tahsil edebileceğini daha kolaylıkla anlayabilecektir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 84-85Tasarıda madde, "II. Cebrî icra hâlinde" başlığı altında "1. İflâsta" alt başlığıyla yer almış ve Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 411). Gerekçenin iki gerekçesi bugün de geçerlidir: iflâs etmeyen eşin kişisel mallarını koruması ve alacaklının hangi malvarlığına başvuracağını bilmesi.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da hüküm "Akdi usulün kendiliğinden mal ayrılığına inkılabı" başlığını taşıyordu ve yalnız iflâsla sınırlı değildi: alacaklıların zarar görmesi ölçütüne bağlanmıştı.
Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olsalar bile birinin iflasından müflisin veya diğer tarafın alacaklıları zarar gördükleri surette mal ayrılığı usulü tatbik olunur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 174 | 4721 sayılı Kanun m. 209 | |
|---|---|---|
| Kapsam | Sözleşmeyle kabul edilen bütün usuller | Yalnız mal ortaklığı rejimi |
| Koşul | Alacaklıların zarar görmesi | İflâsa karar verilmesi |
| Sonuç | Mal ayrılığı usulü uygulanır | Ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür |
| Değerlendirme | Zararın araştırılması gerekiyordu | Ek bir değerlendirme aranmaz |
| Hacizde | Aynı maddede ele alınmıştı | Ayrı maddede düzenlenmiştir (TMK m. 210) |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 202: Yasal mal rejimi ve seçimlik rejimler.
- TMK m. 205: Mal rejimi sözleşmesinin şekli.
- TMK m. 206: Haklı sebeple mal ayrılığına geçiş.
- TMK m. 208: Mal ayrılığına geçişten dönme.
- TMK m. 210: Hacizde alacaklının istemi.
- TMK m. 211: Eski rejime dönme.
- TMK m. 212: Önceki rejimin tasfiyesi.
- TMK m. 213: Alacaklıların korunması.
- TMK m. 214: Tasfiye davalarında yetki.
- TMK m. 256: Mal ortaklığının kapsamı.
- TMK m. 271: Mal ortaklığında sona erme anı.
Eşin iflası, mal ortaklığı sözleşmesinin tasfiyesi ve borç batağındaki eşe karşı mal ayrılığına geçiş davası konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 209 ne diyor?
TMK m. 209'a göre mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birinin iflâsına karar verildiği takdirde ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür.
Bu madde her evlilikte uygulanır mı?
Hayır. Yalnız mal ortaklığı rejimini seçmiş eşler için geçerlidir. Noterde ayrı bir sözleşme yapmadıysanız aranızda yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma geçerlidir (TMK m. 202).
Yasal rejimde eşimin iflası mal rejimini sona erdirir mi?
Hayır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde iflâs, rejimi sona erdiren sebepler arasında sayılmamıştır (TMK m. 225).
Eşim borç batağında, ne yapabilirim?
Yasal rejim geçerliyse haklı sebebe dayanarak mal ayrılığına geçilmesini isteyebilirsiniz (TMK m. 206); malvarlığının borca batık olması kanunda haklı sebep olarak sayılmıştır.
Dönüşüm için dava açmam gerekir mi?
Hayır. Dönüşüm kanun gereği kendiliğinden gerçekleşir; ayrıca istem veya hâkim kararı aranmaz.
Rejim hangi tarihte sona erer?
Mal ortaklığında rejim, eşlerden biri hakkında iflâsın açılmasıyla son bulur; ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamı da bu tarihe göre belirlenir (TMK m. 271).
Kişisel mallarım iflas masasına girer mi?
Gerekçeye göre düzenlemenin amacı, iflâs etmeyen eşin kişisel mallarını geri alabilmesidir. Bu malların kişisel mal olduğunu tapu, ruhsat, banka ve miras belgeleriyle ortaya koymanız gerekir.
Neden mal ortaklığına az rastlanıyor?
01.01.2002'den önce sözleşmeyle kabul edilen mal ortaklığı, kanunun tanıdığı bir yıllık süre içinde yenilenmediği için yürürlük tarihinde sona ermiştir (Yargıtay 8. HD, 2012/641 E., 2012/3623 K., 02.05.2012). Bugün bu rejim ancak geçerli bir noter sözleşmesiyle kurulur.
Mahkeme kararında rejim yanlış yazılmışsa ne olur?
Kararda rejimin yanlış adlandırılması, gerçekte hangi rejimin sona erdirildiğini değiştirmez (Yargıtay 2. HD, 2011/7942 E., 2012/14988 K., 04.06.2012).
İflas kararını hangi mahkeme verir?
İflâs davası, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır ve bu konuda yetki sözleşmesi yapılamaz (İİK m. 154).
Önceki rejim nasıl tasfiye edilir?
Mal ayrılığına geçildiğinde önceki rejim kendi hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 212); ortaklık malları ile kişisel mallar ayrılır.
İflas kalkarsa eski rejime döner miyiz?
Kendiliğinden dönmez. Alacaklı tamamen tatmin edilmişse eşlerden birinin istemi üzerine hâkim mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir (TMK m. 211); eşler dilerse sözleşmeyle başka bir rejimi de seçebilir (TMK m. 208).
İflasın kaldırılması ne demektir?
Bütün alacaklılar taleplerini geri aldıklarını bildirir, alacakların itfa edildiği belgelenir veya konkordato tasdik edilirse mahkeme iflâsın kalkmasına ve malların borçluya iadesine karar verir (İİK m. 182).
Alacaklıların hakları ne olur?
Rejimin değişmesi, eşlerin o tarihe kadar doğmuş borçlarından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz (TMK m. 213).
Eski Kanun'da durum neydi?
Eski Kanun, sözleşmeyle kabul edilen bütün usullerde, eşlerden birinin iflasından alacaklıların zarar görmesi hâlinde mal ayrılığı usulünün uygulanacağını öngörüyordu (743 s. K. m. 174). Yeni düzenleme hükmü mal ortaklığına özgülemiş ve ek bir zarar değerlendirmesi aramamıştır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202, 205, 206, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 225, 256, 268, 271
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 154, 182, 184
- 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 174
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 209 gerekçesi s. 84-85, Komisyon metni s. 411
- Yargıtay 2. HD, 2011/7942 E., 2012/14988 K., 04.06.2012
- Yargıtay 8. HD, 2012/641 E., 2012/3623 K., 02.05.2012
- Yargıtay 8. HD, 2010/6262 E., 2011/3497 K., 16.06.2011
