TMK 210'a göre mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir; istem her iki eşe yöneltilir ve yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Olağanüstü mal rejimi, mali sıkıntı, haciz ve iflas durumlarında eşlerin veya alacaklıların zarar görmesini önlemek amacıyla kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
- Mal ortaklığı
- Ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsayan, sözleşmeyle seçilen mal rejimi (TMK m. 256).
- Haczin uygulanmasında zarar
- Ortaklık mallarının yapısı nedeniyle alacaklının takibinden sonuç alamaması (TMK m. 210/1).
- İstemin yöneltilmesi
- Davanın hem borçlu eşe hem de diğer eşe karşı açılması (TMK m. 210/2).
- Yetki
- Borçlunun yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 210/3).
TMK 210 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kim isteyebilir | Eşlerden birine karşı icra takibi yapan alacaklı | TMK m. 210/1 |
| Uygulama alanı | Yalnız mal ortaklığı rejimi | TMK m. 210/1 |
| Koşul | Haczin uygulanmasında zarara uğramış olmak | TMK m. 210/1 |
| İstem | Hâkimden mal ayrılığına karar verilmesi | TMK m. 210/1 |
| Husumet | İstem her iki eşe yöneltilir | TMK m. 210/2 |
| Yetki | Borçlunun yerleşim yeri mahkemesi | TMK m. 210/3 |
| Sona erme anı | Rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer | TMK m. 271/2 |
| Tasfiye | Önceki rejim kendi hükümlerine göre tasfiye edilir | TMK m. 212 |
| Geri dönüş | Alacaklı tatmin edilirse ortaklık yeniden kurulabilir | TMK m. 211 |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 189 ve 190. maddelerinde iki ayrı madde hâlinde düzenlenen hükümleri birleştirmekte ve birinci fıkrasıyla 743 sayılı Kanun'un 177. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, yürürlükten kaldırılan maddeden farklı olarak hükmün sadece mal ortaklığı rejimine özgülendiğini belirtir. İkinci fıkra bakımından gerekçe, mal rejiminin sona ermesinin yalnız borçlu eşi değil diğer eşi de ilgilendirdiği için istemin her iki eşe yöneltilmesinin öngörüldüğünü açıklar. Üçüncü fıkrada ise yetkili mahkemenin, hakkında icra takibinde bulunulan borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Tasarının 210. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 411).
Bu yol yalnız mal ortaklığı rejimini seçmiş eşlere karşı işletilebilir. Borçlunun eşiyle arasında yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma geçerliyse alacaklının TMK m. 210'a dayanma olanağı yoktur; bu durumda tasarrufun iptali davası veya muvazaa iddiası gibi genel yollar gündeme gelir. Mal ortaklığı varsa davayı yalnız borçluya karşı açmak yeterli değildir: istem her iki eşe yöneltilmelidir. Yetkili mahkeme, borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir.
İstemin koşulları
- Mal ortaklığı bulunmalıdır: Hüküm yalnız mal ortaklığını kabul etmiş eşler için işler (TMK m. 210/1). Gerekçe, yürürlükten kaldırılan maddeden farklı olarak düzenlemenin sadece bu rejime özgülendiğini açıkça belirtir.
- İcra takibi yapılmış olmalıdır: İstemde bulunan kişi, eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklıdır. Takip yapılmadan doğrudan bu davanın açılması düşünülemez.
- Haczin uygulanmasında zarar: Alacaklının, haczin uygulanması sırasında zarara uğramış olması aranır. Ortaklık mallarının yapısı, alacaklının borçlu eşin payına yönelik takibinden sonuç alamamasına yol açabilir.
- Amaç: Olağanüstü mal rejimi, evlilik sürerken yaşanan mali sıkıntı, haciz ve iflas durumlarında eşlerin veya alacaklıların zarar görmesini önlemek amacıyla kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
- Delil: İcra dosyası, haciz tutanakları, kıymet takdiri ve satış işlemleri, aciz belgesi, tapu ve trafik kayıtları ile mal rejimi sözleşmesinin bir örneği istemin dayanağını oluşturur.
Davanın tarafları ve yetki
- Husumet: İstem her iki eşe yöneltilir (TMK m. 210/2). Gerekçeye göre bunun sebebi, mal rejiminin sona ermesinin yalnız borçlu eşi değil diğer eşi de ilgilendirmesidir; dava yalnız borçluya karşı açılırsa husumet eksikliği gündeme gelir.
- Yetki: Yetkili mahkeme, hakkında icra takibinde bulunulan borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 210/3). Bu yönüyle madde, eşlerin istemi bakımından geçerli olan yetki kuralından ayrılır (TMK m. 207).
- Görev: Mal rejimlerine ilişkin dava ve işler aile mahkemesinde görülür (4787 s. K. m. 4); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar. TMK m. 210'a dayalı olağanüstü mal rejimi davasının reddine ilişkin bir karar, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır (Yargıtay 8. HD, 2014/3964 E., 2015/8273 K., 13.04.2015).
- İspat yükü: Haczin uygulanmasında zarara uğradığını alacaklı ispatlar; mahkeme delilleri takdir ederek sonuca varır.
Kararın sonuçları
- Dönüşüm: Kabul kararıyla mal ortaklığı sona erer ve eşler arasında mal ayrılığı geçerli olur.
- Sona erme anı: Mahkemece mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 271/2; TMK m. 225/2).
- Tasfiye: Önceki rejim kendi hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 212); ortaklık malları ile kişisel mallar ayrılır ve eşlerin payları belirlenir.
- Alacaklı yönünden: Tasfiyeden sonra borçlu eşin malvarlığı belirginleştiğinden alacaklı, takibini bu malvarlığına yöneltebilir. Gerekçenin ifadesiyle amaç, alacaklının muhatabını ve hangi mallardan tahsil yapabileceğini bilmesidir.
- Sorumluluğun devamı: Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz (TMK m. 213).
Alacaklının başvurabileceği diğer yollar
- Yasal rejimde durum: Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyse TMK m. 210 uygulanmaz; bu rejimde alacaklı bakımından koruma, alacaklıların korunmasına ilişkin hükümle sağlanır (TMK m. 213).
- İflâs: Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birinin iflâsına karar verilirse ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür (TMK m. 209); bu hâlde ayrıca dava açmaya gerek yoktur.
- Genel yollar: Borçlunun alacaklısından mal kaçırmaya yönelik işlemleri bakımından tasarrufun iptali davası (İİK m. 277 vd.) ve muvazaa iddiası gündeme gelebilir.
- Eşin kendi istemi: Borca batıklık veya ortaklıktaki payın haczi, eşin kendisi bakımından da haklı sebep sayılmıştır (TMK m. 206); aynı olay hem eşin hem alacaklının istemine dayanak olabilir.
Eski rejime dönüş
- Alacaklı tatmin edilirse: Alacaklı tatmin edildiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir (TMK m. 211).
- Başka rejim seçimi: Eşler, ortaklığa dönmek yerine mal rejimi sözleşmesiyle edinilmiş mallara katılma rejimini de kabul edebilirler (TMK m. 211; TMK m. 208).
- Kendiliğinden dönüş yoktur: Borcun ödenmesi tek başına eski rejimi geri getirmez; istem ve karar gerekir (TMK m. 208).
Alacaklıysanız önce borçlunun evli olup olmadığını ve eşler arasında noterde yapılmış bir mal ortaklığı sözleşmesi bulunup bulunmadığını araştırın; sözleşme yoksa bu dava yolu kapalıdır. Sözleşme varsa icra dosyanızdaki haciz tutanaklarını, kıymet takdirini, satış ve tahsilat kayıtlarını ve varsa aciz belgesini dosyaya koyarak zararınızı somutlaştırın. Dava dilekçenizi hem borçlu eşe hem de diğer eşe yöneltin ve borçlunun yerleşim yeri mahkemesinde açın. Borçlu eşin ortaklıktaki payına ilişkin tespitleri tasfiye aşamasında talep etmeyi ihmal etmeyin. Borçlu eşin eşiyseniz, tasfiyede kişisel mallarınızı belgelerle ayırmaya hazırlanın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Olağanüstü mal rejimi, mali sıkıntı, haciz ve iflas durumlarında eşlerin veya alacaklıların zarar görmesini önlemek için kabul edilmiştir
Evliliği süren eş, diğer eş adına kayıtlı taşınmaz bakımından mal ayrılığı rejimine geçilmesini ve taşınmazın yarı payının adına tescilini istedi. Daire'nin önceki bozması üzerine tanıklar yeniden dinlendi; mahkeme olağanüstü mal rejimine geçiş talebini kabul etti ve tasfiye istemini ayırdı.
“Evlilik birliği devam ederken mali yönlerden sorunlar yaşanması, malvarlıkları hususunda anlaşmazlıklar çıkması hem doğrudan eşleri hem de eşlerin alacaklısı konumunda olan üçüncü kişileri etkileyebilmektedir. Aile kurumu toplumun temel yapı taşı olup, birliğin devamlılığı ve korunmasının önemi açısından yaşanacak mali sıkıntılar, haciz, iflas vb. durumlarda uygulanmak ve eşlerin veya alacaklıların mevcut mal rejiminden zarar görmelerini önlemek amacıyla Türk Medeni Kanunu olağanüstü mal rejimi kurumunu benimsemiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, olağanüstü mal rejiminin amacını bu şekilde açıklamıştır. Karara göre evlilik sürerken yaşanan mali sorunlar yalnız eşleri değil, eşlerin alacaklısı konumundaki üçüncü kişileri de etkiler. TMK m. 210, bu amacın alacaklı yönünü düzenler: mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı takip yapan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir.
Madde gerekçesi
Madde 210- Bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 189 ve 190 inci maddelerinde iki ayrı madde hâlinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası yürürlükteki Kanunun 177 nci maddesini karşılamaktadır. Ancak yürürlükteki maddeden farklı olarak madde sadece mal ortaklığı rejimine hasredilmiş ve bu rejimi kabul eden eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklının zarara uğraması hâlinde, hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilmesi öngörülmüştür. İkinci fıkrada, mal rejiminin sona ermesi yalnız borçlu eşi değil, diğer eşi de ilgilendirdiği için, mal ayrılığına dönüşüm isteminin her iki eşe de yöneltilmesi öngörülmüştür. Maddenin üçüncü fıkrasında bu konudaki istemlerin yöneltilebileceği yetkili mahkemenin, hakkında icra takibinde bulunulan borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 85Tasarıda madde, "II. Cebrî icra hâlinde" başlığı altında "2. Hacizde" alt başlığıyla yer almış ve Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 411). Gerekçedeki iki vurgu uygulamada belirleyicidir: hükmün yalnız mal ortaklığına özgülenmiş olması ve istemin her iki eşe yöneltilmesi zorunluluğu.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun, alacaklıların istemini tek cümlelik bir hükümle düzenliyor, rejim ayrımı yapmıyor ve hâkime takdir tanımayan bir ifade kullanıyordu.
Karı kocadan biri aleyhinde yapılan hacizde zarar gören alacaklıların talebi üzerine mal ayrılığına hükmolunur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 177 | 4721 sayılı Kanun m. 210 | |
|---|---|---|
| Kapsam | Sözleşmeyle kabul edilen bütün usuller | Yalnız mal ortaklığı rejimi |
| İstem sahibi | Zarar gören alacaklılar | İcra takibinde bulunan alacaklı |
| Husumet | Düzenlenmemişti | İstem her iki eşe yöneltilir |
| Yetki | Düzenlenmemişti | Borçlunun yerleşim yeri mahkemesi |
| İfade | "Mal ayrılığına hükmolunur" | Alacaklı "isteyebilir" |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 202: Yasal mal rejimi ve seçimlik rejimler.
- TMK m. 206: Haklı sebeple mal ayrılığına geçiş.
- TMK m. 207: Eşlerin isteminde yetkili mahkeme.
- TMK m. 208: Mal ayrılığına geçişten dönme.
- TMK m. 209: İflâsta mal ayrılığına dönüşme.
- TMK m. 211: Eski rejime dönme.
- TMK m. 212: Önceki rejimin tasfiyesi.
- TMK m. 213: Alacaklıların korunması.
- TMK m. 214: Tasfiye davalarında yetki.
- TMK m. 256: Mal ortaklığının kapsamı.
- TMK m. 271: Mal ortaklığında sona erme anı.
Alacaklı olarak mal rejimine dayanan taleplerin veya eşiniz aleyhine yürütülen icra takiplerinin mal rejiminize etkisi konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 210 ne diyor?
TMK m. 210'a göre mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir; istem her iki eşe yöneltilir ve yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir.
Her alacaklı bu davayı açabilir mi?
Hayır. Dava yolu yalnız mal ortaklığı rejimini seçmiş eşler bakımından açıktır ve istemde bulunanın eşlerden birine karşı icra takibi yapmış olması gerekir.
Borçlunun eşiyle arasında yasal rejim varsa ne olur?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde bu madde uygulanmaz. Alacaklı bakımından koruma, alacaklıların korunmasına ilişkin hükümle sağlanır (TMK m. 213).
"Haczin uygulanmasında zarar" ne demektir?
Alacaklının, ortaklık mallarının yapısı nedeniyle takibinden sonuç alamamasıdır. Haciz tutanakları, kıymet takdiri, satış işlemleri ve aciz belgesi bu zararı gösterir.
Davayı kime karşı açmalıyım?
Her iki eşe karşı. Gerekçeye göre mal rejiminin sona ermesi yalnız borçlu eşi değil diğer eşi de ilgilendirdiğinden istem her iki eşe yöneltilir (TMK m. 210/2).
Hangi mahkeme yetkilidir?
Hakkında icra takibinde bulunulan borçlunun yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 210/3). Eşlerin kendi istemleri bakımından ise eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 207).
Hangi mahkeme görevlidir?
Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar.
Mahkeme istemi reddedebilir mi?
Evet. Deliller mahkemece takdir edilir; TMK m. 210'a dayalı olağanüstü mal rejimi davasının reddine ilişkin bir karar, takdirde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır (Yargıtay 8. HD, 2014/3964 E., 2015/8273 K., 13.04.2015).
Bu düzenlemenin amacı nedir?
Olağanüstü mal rejimi, mali sıkıntı, haciz ve iflas durumlarında eşlerin veya alacaklıların zarar görmesini önlemek amacıyla kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
Karar verilirse rejim ne zaman sona erer?
Mahkemece mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 271/2; TMK m. 225/2).
Karardan sonra ne olur?
Önceki rejim kendi hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 212); ortaklık malları ile kişisel mallar ayrılır ve borçlu eşin malvarlığı belirginleşir.
Eşlerin tasfiye işlemleri alacağımı etkiler mi?
Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, alacaklıların üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz (TMK m. 213).
Borçlu iflas ederse ayrıca dava gerekir mi?
Hayır. Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birinin iflâsına karar verilirse ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür (TMK m. 209).
Borç ödenirse eski rejime dönülür mü?
Alacaklı tatmin edildiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine hâkim mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir; eşler dilerse sözleşmeyle edinilmiş mallara katılma rejimini de kabul edebilir (TMK m. 211).
Eski Kanun'da durum neydi?
Eski Kanun'da, karı kocadan biri aleyhinde yapılan hacizde zarar gören alacaklıların talebi üzerine mal ayrılığına hükmolunacağı düzenlenmişti (743 s. K. m. 177). Yeni düzenleme hükmü mal ortaklığına özgülemiş, husumeti ve yetkiyi ayrıca göstermiştir.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 225, 256, 271
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 277 vd.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 177
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 210 gerekçesi s. 85, Komisyon metni s. 411
- Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021
- Yargıtay 8. HD, 2014/3964 E., 2015/8273 K., 13.04.2015
