TMK 173'e göre boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmek isterse bunda menfaati bulunduğunu ve eski eşe zarar vermeyeceğini ispatlayarak hâkimden izin almalıdır. Yargıtay, iş ve sosyal yaşamında eski eşinin soyadıyla tanınan kadının bu soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu belirterek ret kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2012/20089 E., 2013/14380 K., 27.05.2013). Koşullar değişirse eski eş iznin kaldırılmasını isteyebilir; Anayasa Mahkemesine göre izin alan kadın da iznin kaldırılmasını isteyebilir (AYM, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012).
- Evlenmeden önceki soyadı
- Kadının son evliliğinden hemen önce taşıdığı soyadı; kadın ilk kez evlenmişse bekârlık soyadı, dul iken evlenmişse dulluk soyadıdır (TMK m. 173/1).
- Dulluk soyadı
- Eşi ölen kadının taşıdığı, ölen eşinin soyadı; dul iken evlenip boşanan kadın bu soyadına döner, isterse hâkimden bekârlık soyadı için izin ister.
- Soyadı kullanma izni
- Boşanan kadının eski eşinin soyadını taşımaya devam etmesi için hâkimin verdiği izin; menfaat ve eski eşe zarar vermeme şartına bağlıdır (TMK m. 173/2).
- İznin kaldırılması
- Koşulların değişmesi hâlinde verilen iznin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi (TMK m. 173/3).
- Kişisel durum
- Evlenmeyle kazanılan ve boşanmayla kaybedilmeyen hukuki durum; örneğin evlenmeyle kazanılan erginlik (TMK m. 11/2).
TMK 173 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kişisel durum | Evlenmeyle kazanılan kişisel durum korunur | TMK m. 173/1 |
| Soyadı | Evlenmeden önceki soyadı yeniden alınır | TMK m. 173/1 |
| Dul iken evlenen kadın | Dulluk soyadına döner; isterse bekârlık soyadı için hâkimden izin ister | TMK m. 173/1; Yargıtay 2. HD, 2007/1666 K. |
| İzin şartları | Menfaat ve eski eşe zarar vermeme, ispat kadında | TMK m. 173/2; Yargıtay 2. HD, 2008/8519 K. |
| Menfaat | İş ve sosyal yaşamda bu soyadla tanınmak | Yargıtay 2. HD, 2013/14380 K. |
| İznin biçimi | Bekârlık soyadıyla birlikte de kullanılabilir | Yargıtay 2. HD, 2015/12061 K. |
| Dava | Peşin harçla açılmış dava veya karşı dava gerekir | Yargıtay 2. HD, 2008/6010 K. |
| Taraf ve görev | Eski eşe karşı, aile mahkemesinde | Yargıtay 2. HD, 2010/1986 K.; Yargıtay 2. HD, 2009/5190 K. |
| Süre | TMK 178'deki bir yıllık zamanaşımı, ileri sürülürse | Yargıtay 2. HD, 2010/8744 K. |
| İznin kaldırılması | Koşullar değişirse eski eş, Anayasa Mahkemesine göre kadın da isteyebilir | TMK m. 173/3; AYM, K. 2012/32 |
| Nüfus müdürlüğü | İzinli kadın yazılı başvuruyla önceki soyadına dönebilir | 5490 s. K. ek m. 3 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 141. maddesini karşılar; 1990'da getirilen "boşanan kadın her durumda bekârlık soyadını alır" kuralı isabetli bulunmamış, dul iken evlenen kadının dulluk soyadına dönebilmesi için "evlenmeden önceki soyadı" ölçütüne dönülmüş, izin ve iznin kaldırılmasına ilişkin kurallar ise korunmuştur.
Eski eşinizin soyadını kullanmaya devam etmek istiyorsanız bunu boşanma dilekçesinde ya da karşı davada harcını yatırarak açıkça isteyin; yargılama sırasında verilen bir dilekçe dava sayılmaz (Yargıtay 2. HD, 2007/8071 E., 2008/6010 K., 29.04.2008). Boşanmadan sonra ayrı dava açacaksanız TMK m. 178'deki bir yıllık süreyi gözetin. Menfaatinizi iş ve sosyal çevrenizden tanıklar, bu soyadla düzenlenmiş belgeler ve mesleki kayıtlarla ispatlamanız gerekir.
Boşanınca kadının soyadı ve kişisel durumu (TMK m. 173/1)
- Kural: Boşanma hâlinde kadın evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur, ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır (TMK m. 173/1). Bunun için ayrı bir dava gerekmez; soyadı değişikliği boşanma kararının kesinleşmesinin sonucudur. Kesinleşmenin nasıl gerçekleştiği TMK m. 170 sayfasında anlatılmıştır.
- Korunan kişisel durum: Evlenme kişiyi ergin kılar (TMK m. 11/2); kanun boşanan kadının evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu koruduğundan bu sonuç boşanmayla ortadan kalkmaz. Kayın hısımlığı da kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz (TMK m. 18/2).
- "Evlenmeden önceki" soyadı: Ölçüt bekârlık soyadı değil, son evlilikten hemen önce taşınan soyadıdır. TBMM gerekçesine göre bu ifade, dul iken evlenen kadının dul kalmasına yol açan evlilikten doğan çocuklarıyla aynı soyadını taşıyabilmesi için bilerek seçilmiştir.
- Dul iken evlenen kadın: Boşanınca dulluk soyadına döner; isterse hâkimden bekârlık soyadını taşımak için izin ister (TMK m. 173/1). Yargıtay, dul olarak evlenen kadının boşanma üzerine bekârlık soyadı için açtığı davada aile mahkemesinin görevli olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/13735 E., 2007/4968 K., 27.03.2007). 2002'den önce boşanmış olup sonradan dulluk soyadına dönmek isteyen kadının istemini de Daire çoğunluğu 173 kapsamında görmüş ve esastan incelenmesini istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/11282 E., 2007/1666 K., 12.02.2007).
- Evlenirken soyadı değişmemişse: Kadının evlenmekle kocasının soyadını alacağına ilişkin TMK m. 187'nin birinci cümlesi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve iptal 28.01.2024'te yürürlüğe girmiştir (AYM, E. 2022/155, K. 2023/38, 22.02.2023). Evlenirken soyadı değişmemiş bir kadın bakımından boşanma soyadında bir değişiklik doğurmaz; 173'ün soyadına ilişkin hükümleri evlilikte eşinin soyadını taşıyan kadın için önem taşır.
Eski eşin soyadını kullanma izni (TMK m. 173/2)
- İki şart: Kadının eski eşinin soyadını kullanmakta menfaati bulunmalı ve bu kullanım eski eşe zarar vermemelidir; ikisini de kadın ispatlar (TMK m. 173/2). Yargıtay, bu konuda bir kanıt getirilmeden ve yalnız boşanma dosyasındaki olgulara dayanılarak verilen izni bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2007/10296 E., 2008/8519 K., 12.06.2008).
- Hükmün amacı: Yargıtay'a göre bu hükmün amacı kadının sosyal durumunu korumaktır; kadın evlilik soyadıyla tanınmış ve isim yapmışsa menfaatin kabulü gerekir (Yargıtay 2. HD, 2012/20089 E., 2013/14380 K., 27.05.2013). Aynı ölçüye göre menfaatin kanıtlanamadığı bir dosyada verilen izin bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2008/2180 E., 2009/8029 K., 27.04.2009).
- Menfaati gösteren olgular: İş ve sosyal yaşamda bu soyadla tanınmak, mesleğini veya sanatını bu soyadla icra etmek, uzun bir evlilik boyunca bu soyadla düzenlenmiş kayıt ve belgeler ile tanık beyanları kararlarda dikkate alınmaktadır. Yargıtay, 1988'de evlenip 2019'da yurt dışında boşanan kadın bakımından evlilik süresini ve tanık beyanlarını yeterli bularak ret kararını bozmuş (Yargıtay 2. HD, 2023/7895 E., 2023/5815 K., 30.11.2023), sosyal yaşamında bu soyadla tanınan ve belgeleri bu soyadla düzenlenen yabancı uyruklu kadının istemini reddeden kararı da bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/7907 E., 2023/5501 K., 22.11.2023).
- Yetmeyen olgular: Belgelerin değiştirilmesinin zahmeti tek başına yeterli görülmemiştir; Yargıtay'ın onadığı bir kararda bölge adliye mahkemesi, bu külfete dayanan ve menfaatini ispatlayamayan çifte vatandaş kadının davasını reddetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/1729 E., 2024/3032 K., 30.04.2024). Uzun süre kullanımın tek başına yeterli olup olmadığı tartışmalıdır; Daire'nin onadığı bir karara yazılan karşı oyda, kırk yıllık kullanımın ve resmî işlemlerin emekli bir öğretmen için menfaat sayılamayacağı savunulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2014/13715 E., 2014/21555 K., 04.11.2014).
- Eski eşin tutumu: Eski eşin karşı çıkması izni kendiliğinden engellemez (Yargıtay 2. HD, 2023/7895 E., 2023/5815 K., 30.11.2023). Eski eş davayı kabul ederse, Yargıtay'a göre istemin kabulüne karar verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2009/5222 E., 2010/8744 K., 03.05.2010).
- Çift soyadı: Yargıtay, boşanan kadının bekârlık soyadıyla birlikte eski eşinin soyadını kullanmasına izin veren kararı hukuka uygun bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/8508 E., 2015/12061 K., 09.06.2015).
- Süreli veya koşullu izin: Anlaşmalı boşanma protokolüyle izin belirli bir süreye bağlanabilir; ancak Yargıtay'a göre süre dolunca izin kendiliğinden kalkmaz, kaldırılması için hâkim kararı gerekir (Yargıtay 2. HD, 2010/15105 E., 2011/17697 K., 31.10.2011).
İzin davası: nasıl, nerede, kime karşı ve ne zamana kadar?
- Boşanma davasıyla birlikte veya sonra: Yargıtay'a göre izin, boşanma gerçekleştikten sonra açılacak ayrı bir davada verilebileceği gibi, talep hâlinde boşanma davası içinde boşanma kararıyla birlikte de verilebilir (Yargıtay 2. HD, 2010/15105 E., 2011/17697 K., 31.10.2011).
- Harç ve usulüne uygun dava: İzin istemi boşanmanın eki değildir ve peşin maktu harca tabidir; yargılama sırasında dilekçe verip harç yatırmak isteğe dava niteliği kazandırmaz (Yargıtay 2. HD, 2007/8071 E., 2008/6010 K., 29.04.2008). Davalı kadın da istemini karşı dava olarak açmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2005/19843 E., 2006/8132 K., 23.05.2006).
- Kime karşı: Dava, soyadı kullanılacak eski eşe karşı açılır; Yargıtay'a göre eski eşin duruşmada onay vermesi onu davanın tarafı yapmaz (Yargıtay 2. HD, 2009/11810 E., 2010/1986 K., 08.02.2010). Eski eş ölmüşse, kadının önceki soyadına dönmek için mirasçılara karşı açtığı davayı sıfat yokluğundan reddeden karar Daire çoğunluğunca bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2008/11096 E., 2009/16625 K., 05.10.2009).
- Görevli mahkeme: 173'ten doğan davalara aile mahkemesi bakar. Yargıtay, izin davasını esastan inceleyen asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini belirtmiş (Yargıtay 2. HD, 2007/9715 E., 2008/7706 K., 02.06.2008); nüfus müdürlüğüne karşı "soyadı düzeltme" olarak açılan davanın da gerçekte 173'e dayanan bir izin davası olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/18445 E., 2009/5190 K., 23.03.2009). Buna karşılık 173'e dayanmayan nüfus kaydı düzeltme davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 2010/9036 E., 2011/11149 K., 22.06.2011).
- Yargılama usulü: Yargıtay, iznin kaldırılması davasının yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, dilekçeler teatisi ve ön inceleme yapılmadan karar verilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/1283 E., 2014/8948 K., 14.04.2014).
- Süre: Boşanmadan doğan dava hakları boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Anayasa Mahkemesi de izin isteminin boşanma davasıyla birlikte veya kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yapılması gerektiğini belirtmiştir (AYM, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012). Yargıtay'a göre bu süre zamanaşımıdır ve davalı ileri sürmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz (Yargıtay 2. HD, 2007/21111 E., 2009/5643 K., 26.03.2009).
İznin kaldırılması (TMK m. 173/3)
- Kural: Koca, koşulların değişmesi hâlinde iznin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 173/3). Yargıtay, izin aldıktan sonra başka biriyle fiilen birlikte yaşamaya başlayan ve ondan çocuk sahibi olan kadının izninin kaldırılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/8087 E., 2022/7712 K., 04.10.2022). Davranışlarıyla eski eşine zarar verdiği ve menfaatinin kalmadığı kabul edilen kadının izninin kaldırılmasına ilişkin karar da onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/152 E., 2024/1428 K., 04.03.2024).
- Kaldırma sebebi sayılmayanlar: Eski eşin nafaka ve tazminat alacakları için icra takibi yapması veya dava açması anayasal bir hak olarak görülmüş, kadının zaman zaman bekârlık soyadını kullanması da menfaatin ortadan kalktığı anlamına gelmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/1717 E., 2023/2461 K., 18.05.2023). Yeni bir ilişkisi bulunduğu ileri sürülen ve 26 yıllık evliliğin ardından iş ve sosyal yaşamını bu soyadla sürdüren kadının iznini kaldıran ilk derece kararını kaldırarak davayı reddeden bölge adliye mahkemesi kararı da onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/4704 E., 2024/7899 K., 24.10.2024).
- Kadın da isteyebilir: Yargıtay'ın 2009-2010 yıllarında oyçokluğuyla verdiği kararlarda kadının iznin kaldırılması istemi 173 kapsamında görülmüş ve aile mahkemesinin görevine bırakılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2009/4986 E., 2010/8392 K., 27.04.2010). Anayasa Mahkemesi de izin alan kadının koşulların değişmesi, menfaatinin kalmaması veya haklı nedenlerin varlığı hâlinde iznin kaldırılmasını isteyebileceğini belirtmiştir (AYM, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012).
- Nüfus müdürlüğü yolu: 2017'den beri boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadın, yazılı talepte bulunarak nüfus müdürlüğünde evlenmeden önceki soyadına dönebilir (5490 s. K. ek m. 3/1-a). Bu yol yalnız kadının kendi soyadına dönmesi içindir; eski eşin iznin kaldırılmasını istemesi için dava açması gerekir.
Anayasa Mahkemesi ve kadının soyadı
- 173/3 Anayasa'ya uygun: Anayasa Mahkemesi, iznin kaldırılmasını isteme hakkını kocaya tanıyan son fıkranın eşitlik ilkesine ve hak arama hürriyetine aykırı olmadığına oybirliğiyle karar vermiştir (AYM, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012).
- TMK 187'nin iptali: Anayasa Mahkemesi, kadının evlenmekle kocasının soyadını almasını öngören kuralı oyçokluğuyla iptal etmiş ve iptalin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir (AYM, E. 2022/155, K. 2023/38, 22.02.2023). Karar 28.04.2023'te yayımlandığından iptal 28.01.2024'te yürürlüğe girmiştir.
Boşandıktan sonra çocukların soyadı
- Kural: 173 yalnız kadının soyadını düzenler; ana ve babası evli olan çocuk ailenin soyadını taşır (TMK m. 321). Yargıtay'a göre anne ve baba boşanıp velayet anneye verilse de çocuk kanun gereği babasının soyadını kullanmaya devam eder; annenin, çocuğun kendi soyadını kullanması için açtığı dava aile mahkemesinde görülür ve baba davaya dahil edilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2024/5179 E., 2024/5210 K., 02.07.2024).
- Anayasa Mahkemesi: Boşanmada çocuk anaya bırakılsa bile babanın seçtiği soyadını alacağını öngören Soyadı Kanunu hükmü iptal edilmiştir (AYM, E. 2010/119, K. 2011/165, 08.12.2011). Anayasa Mahkemesi, velayeti kendisine verilen annenin çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirme istemini reddeden karar nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, Hayriye Özdemir, B. No: 2013/3434, 25.06.2015).
Eski eşinizin soyadını kullanmaya devam etmek istiyorsanız bunu boşanma dilekçesinde veya karşı dava olarak, harcını yatırarak isteyin; boşanmadan sonra ayrı dava açacaksanız kesinleşmeden itibaren bir yılı geçirmeyin. Davayı eski eşinize karşı aile mahkemesinde açın. Menfaatinizi iş ve sosyal çevrenizden tanıklar, bu soyadla düzenlenmiş diploma, ruhsat, banka ve sosyal güvenlik kayıtları, eser ve yayınlar ile ispatlayın. İzin aldıktan sonra kendi soyadınıza dönmek isterseniz nüfus müdürlüğüne yazılı başvuru yeterlidir. Eski eşseniz ve iznin kaldırılmasını istiyorsanız, izin verildiği tarihten sonra koşulların değiştiğini somut delillerle göstermeniz gerekir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Dul iken evlenip boşanan kadının dulluk soyadına dönme istemi TMK 173'ten kaynaklanır ve esastan incelenmelidir
Davanın türü "dulluk soyadını kullanmaya izin" olarak gösterilmişti. Karşı oy yazısında anlatıldığına göre davacı, ilk eşinin ölümünden sonra yeniden evlenmiş, bu evlilik 2000 yılında boşanmayla sona ermiş ve davacı dulluk soyadına dönmek istemişti. Yerel mahkeme istemi idari işlem niteliğinde görerek reddetti; hükmü davacı temyiz etti.
“Dava, Türk Medeni Kanununun 173 ncü maddesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ölen kocasının soyadını taşımasına izin verilmesini talep etmiştir. Taraflardan delilleri sorulup, toplanması değerlendirilmesi ve sonucu itibarı ile karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar oyçokluğuyla verilmiştir. Daire çoğunluğu istemi TMK m. 173 kapsamında görmüş ve delillerin toplanarak esastan karar verilmesini istemiştir. Karşı oylardan biri hükmün onanması gerektiğini, diğeri ise istemin 173 kapsamında olmadığını ve nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunmuştur. Kanunun kuralı açıktır: boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını alır; dul iken evlenmişse bu, dulluk soyadıdır ve kadın isterse hâkimden bekârlık soyadını taşımak için izin ister (TMK m. 173/1). Dul olarak evlenen kadının boşanma üzerine bekârlık soyadı için açtığı davada aile mahkemesinin görevli olduğu da kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/13735 E., 2007/4968 K., 27.03.2007).
İş ve sosyal yaşamında eski eşinin soyadıyla tanınan kadının bu soyadını kullanmakta menfaati vardır
Kadın, boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam etmek için izin istedi. Mahkeme, bu soyadının kullanılmasının davalıya zarar vermediğini kabul ettiği hâlde istemi reddetti; hüküm temyiz edildi.
“Boşanan kadının, evliliğin sona ermesinden sonra kocasının soyadını taşımasına imkan tanıyan bu hükmün amacı, kadının sosyal durumunu korumasını sağlamaktır. Bir başka ifade ile kadın evlilik soyadı ile tanınmış ve isim yapmış ise kocanın soyadını kullanmakta menfaati olduğunun kabulü gerekir. Toplanan delillerden mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının boşandığı kocasının soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermediği, davacının iş ve sosyal yaşamında kocasının soyadıyla tanınıp bilindiği, bu nedenle kocanın soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu anlaşılmakla isteğin kabulü yerine yazılı şekilde reddi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire, 173/2'nin amacını kadının sosyal durumunu korumak olarak açıklamış ve kadın evlilik soyadıyla tanınmış ve isim yapmışsa menfaatin kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Menfaat ve zarar yokluğu birlikte aranır; ikisi de ispatlanınca hâkim izin verir. Aynı ölçü başka kararlarda da tekrarlanmış; menfaatin kanıtlanamadığı bir dosyada ise istemin kabulü bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2008/2180 E., 2009/8029 K., 27.04.2009).
Menfaat ve eski eşe zarar vermeme kanıtlanmadıkça izin verilemez; boşanma dosyasındaki olgular tek başına yetmez
Kadın, boşandığı eşinin soyadını kullanmak için izin istedi. Mahkeme istemi kabul etti; hüküm temyiz edildi.
“Davacının,boşandığı kocası davalının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği yolunda bir kanıt getiremediği, boşanma dava dosyasındaki olguların davanın kabulüne yeterli bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? İspat yükü izin isteyen kadındadır (TMK m. 173/2: "ispatlanırsa"). Kadın, soyadıyla tanındığı iş ve sosyal çevreyi, bu soyadla düzenlenen belgeleri ve meslek hayatını tanık ve belgelerle göstermelidir; boşanma davasındaki olgulara dayanmak yeterli değildir. Daire'nin, menfaatin ispatlandığını belirterek onadığı bir karara yazılan karşı oyda ise, kırk yıl boyunca kocasının soyadını taşımanın ve resmî işlemleri bu soyadla yapmanın, ticari ilişkisi ve toplumda tanınmış bir kişiliği bulunmayan emekli bir öğretmen için menfaat sayılamayacağı savunulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2014/13715 E., 2014/21555 K., 04.11.2014).
Boşanan kadının bekârlık soyadıyla birlikte eski eşinin soyadını kullanmasına izin verilebilir
Kadın, boşandıktan sonra bekârlık soyadının yanında boşandığı eşinin soyadını da kullanmak için dava açtı; eski eş istemi kabul etti ve mahkeme izin verdi. Karar kesinleştikten sonra, Soyadı Nizamnamesi ve nüfus yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması istendi.
“O halde, yerel mahkemenin, kadının bekarlık soyadı ile birlikte boşandığı eşine ait soyadını kullanması isteminin kabulüne ilişkin hükmü hukuka uygun kabul edilmelidir.”
Ne anlama geliyor? Daire, kanun yararına bozma istemini reddetmiştir. Gerekçesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. ve 14. maddelerine ve temel haklara ilişkin milletlerarası andlaşmaların kanunlarla çatışması hâlinde andlaşma hükümlerinin esas alınacağını öngören Anayasa'nın 90. maddesinin beşinci fıkrasına dayanmış, nizamname ve yönetmelik hükümlerinin bu çerçevede uygulanamayacağını belirtmiştir. Böylece izin, eski eşin soyadını tek başına kullanmakla sınırlı olmayıp bekârlık soyadıyla birlikte kullanma biçiminde de verilebilmektedir.
Süreye bağlanan izin, süre dolunca kendiliğinden kalkmaz; kaldırılması için hâkim kararı gerekir
Eşler anlaşmalı olarak boşandı; protokole uygun olarak kadının, ortak çocuk ilköğretimin altıncı sınıfına geçinceye kadar kocasının soyadını kullanmasına izin verildi ve hüküm temyiz edilmeden kesinleşti. Bu iznin idarece takip edilemeyeceği ileri sürülerek hükmün kanun yararına bozulması istendi.
“İznin kalkması için hakim kararına ihtiyaç vardır. Koca verilen iznin kaldırılmasını talep etmediği sürece, kadının kocasının soyadını kullanmasına devam edeceği açıktır. Dolayısıyle burada, verilen izin çocuk ilköğretim altıncı sınıfa geçince kendiliğinden kalkmayacağına göre, kalkıp kalmadığının idarece takibi de sözkonusu değildir.”
Ne anlama geliyor? Daire, kanun yararına bozma istemini reddetmiştir. Kararda iki ilke açıkça yer alır: izin, boşanma gerçekleştikten sonra açılacak ayrı bir davada verilebileceği gibi, talep hâlinde boşanma davası içinde boşanma kararıyla birlikte de verilebilir; anlaşmalı boşanma protokolünde bu konuda uzlaşmak da mümkündür. Ancak izne bir süre ya da koşul bağlansa bile, süre dolunca izin kendiliğinden sona ermez; koca kaldırılmasını istemedikçe kadın soyadını kullanmaya devam eder (TMK m. 173/3).
Yurt dışında boşanıp kararı Türkiye'de tanıtan kadın da izin isteyebilir; uzun evlilik ve tanık beyanları menfaati gösterir
Eşler 1988'de evlenmiş, 2019'da bir ABD mahkemesinin kararıyla boşanmış ve bu karar Türkiye'de tanınmıştı. Kadın, iş yaşamında ve çevresinde bu soyadla tanındığını belirterek eski eşinin soyadını kullanmak için izin istedi; eski eş karşı çıktı. İlk derece mahkemesi kadının emekli olduğunu ve menfaatini ispatlayamadığını belirterek davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti.
“Somut uyuşmazlıkta, tarafların 22.08.1988 yılında evlendikleri ve 28.02.2019 tarihinde Florida Yerleşik Yedinci Adli Mahkemesi'nin kararı ile boşandıkları, bu kararın tanıma ve tenfizine karar verildiği, tarafların evli kaldıkları süre ve davacı kadının tanık beyanları göz önüne alındığında kadının boşandığı erkeğin soyadını kullanmasında menfaati olduğu anlaşıldığından 4721 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesindeki koşullar oluşmuştur.”
Ne anlama geliyor? Daire, bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Yabancı mahkemede verilen boşanma kararı Türkiye'de tanındıktan sonra 173/2'ye dayanan izin davası Türk mahkemesinde açılabilir. Kadının emekli olması ve eski eşin karşı çıkması menfaati ortadan kaldırmamış; otuz yılı aşan evlilik süresi ve tanık beyanları belirleyici olmuştur.
Belgeleri eski eşinin soyadıyla düzenlenen ve sosyal yaşamında bu soyadla tanınan yabancı uyruklu kadına izin verilir
Eşler anlaşmalı olarak boşandı; boşanma kararında soyadına ilişkin bir hüküm yoktu. Alman uyruklu kadın bir hafta sonra, Türkiye'deki ve Almanya'daki belgelerinin eski eşinin soyadıyla düzenlendiğini belirterek izin davası açtı. İlk derece mahkemesi istemi kabul etti; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıp davayı reddetti; kadın temyiz etti.
“Boşanan kadının evliliğin sona ermesinden sonra eşinin soyadını taşımasına imkan tanıyan bu hükmün amacı kadının sosyal durumunu korumasını sağlamaktır. Toplanan delillerden davacının boşandığı eşinin soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermediği, davacının sosyal yaşamında eşinin soyadı ile tanınıp bilindiği, Alman uyruklu olan kadının gerek Almanya gerek Türkiye'de belgelerinin bu soyadı ile düzenlendiği, bu nedenlerle boşandığı eşinin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu anlaşılmakla, isteğin kabulü yerine yazılı şekilde reddi doğru bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Daire, kadının sosyal yaşamında bu soyadla tanınmasını ve belgelerinin bu soyadla düzenlenmiş olmasını birlikte değerlendirmiş ve eski eşe bir zarar verilmediğini tespit etmiştir. Buna karşılık Daire'nin onadığı başka bir kararda bölge adliye mahkemesi, kimlik ve resmî belgelerin değiştirilmesinin külfetini tek başına yeterli görmemiş ve menfaati ispatlanamayan çifte vatandaş kadının davasını reddetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/1729 E., 2024/3032 K., 30.04.2024).
İzin aldıktan sonra başka biriyle fiilen birlikte yaşamaya başlayan ve ondan çocuk sahibi olan kadının izni kaldırılır
Eşler boşandıktan sonra bir süre birlikte yaşamaya devam etmiş, kadına bu dönemde eski eşinin soyadını kullanma izni verilmişti. Daha sonra erkek, kadının başka biriyle fiilen birlikte yaşadığını ve ondan çocuk sahibi olduğunu ileri sürerek iznin kaldırılmasını istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti.
“Ancak, bundan sonra davalı kadının, başka bir erkek ile fiilen birlikte yaşadığı ve o kişiden çocuk sahibi olduğu gözetildiğinde davacı erkeğin soyadını kullanmasında menfaati olduğundan söz edilemeyeceği gibi, davacı erkeğin de iznin kaldırılmasını talep etmekte haklı olduğunu kabul etmek gerekir. TMK m. 173/3 koşulları oluşmuştur.”
Ne anlama geliyor? Daire, davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. İznin kaldırılması için koşulların izin verildiği tarihe göre değişmiş olması gerekir; bu dosyada iznin dayanağı olan menfaat, kadının yeni bir aile hayatı kurmasıyla ortadan kalkmış ve eski eşin iznin kaldırılmasını istemekte haklı olduğu kabul edilmiştir.
İş ve sosyal yaşamını eski eşinin soyadıyla sürdüren kadının izni, eski eşine karşı hak araması nedeniyle kaldırılmaz
Eşler anlaşmalı olarak boşanmış, kadına eski eşinin soyadını kullanma izni verilmişti. Erkek, kadının kendisine karşı haksız taleplerde bulunduğunu ve koşulların değiştiğini ileri sürerek iznin kaldırılmasını istedi. Kadın, tanınan bir ressam olduğunu ve eserlerini bu soyadla imzaladığını savundu. İlk derece mahkemesi davayı reddetti.
“Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının boşandığı kocasının soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermediği, davalının iş ve sosyal yaşamında eski eşinin soyadıyla tanınıp bilindiği, bu nedenle kocanın soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu, bu iznin kaldırılmasını gerektirecek 4721 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrası anlamında bir durumun kanıtlanamadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından Mahkemece delil olarak dayandıkları davalı tarafından başlatılan icra takibi ve açılan dava dosyasının getirtilip incelenmeden hüküm kurulduğu istinaf sebebi yapılmışsa da; davacının dava dilekçesinde ve aşamalarda takip dosyası ve dava içeriği hakkında bilgi verdiği, Mahkemece davacının verdiği bilgilere göre, anılan dosyaların celp edilerek incelenmesinin dosyaya yenilik katmayacağı, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının takip yapması ve dava açmasının Anayasal bir hak olduğu, davalının zaman zaman kızlık soyadını da kullanmış olmasının 35 yıllık evlilikten sonra devam eden iş ve sosyal yaşamı da gözetildiğinde menfaatinin ortadan kalktığı olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay ilamındaki özetindendir. Eski eşin nafaka ve benzeri alacakları için icra takibi yapması veya dava açması iznin kaldırılması sebebi sayılmamış, kadının zaman zaman bekârlık soyadını da kullanması menfaatin ortadan kalktığı anlamına gelmemiştir. Aynı yaklaşım, yeni bir ilişkisi bulunduğu ileri sürülen ve 26 yıllık evliliğin ardından iş ve sosyal yaşamını bu soyadla sürdüren kadın hakkında da onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/4704 E., 2024/7899 K., 24.10.2024).
İzin alan kadın da iznin kaldırılmasını ve kendi soyadına dönmeyi isteyebilir; bu dava aile mahkemesinde görülür
Kadın, boşanma kararıyla eski eşinin soyadını kullanmasına izin verildiğini, artık bunun kendisine bir yararı olmadığını belirterek iznin kaldırılmasını ve bekârlık soyadına dönmeyi istedi. Asliye hukuk mahkemesi olarak bakılan davada işin esası incelendi; hüküm temyiz edildi.
“Davacı, boşanma kararıyla kocasının soyadını kullanmasına izin verildiğini, artık bu soyadını kullanmasının kendisine hiçbir yarar sağlamadığını ileri sürerek, bu iznin kaldırılarak bekarlık soyadına dönmesine karar verilmesini istemiştir. Buna göre dava, Türk Medeni Kanununun 173. Maddesinden kaynaklanmaktadır. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunda değişik 4/1. maddesi gereğince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı (m. 396-494) hariç, ikinci kitabından (m. 118-395) kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kuralları kamu düzeniyle ilgili olup davanın her safhasında ileri sürülebileceği gibi, hakim de davanın her aşamasında kendiliğinden (res'en) görevli olmadığına karar verebilir. (HUMK. m. 7) Gerçekleşen bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”
Ne anlama geliyor? Karar oyçokluğuyla verilmiştir; karşı oyda kanunun iznin kaldırılmasını isteme hakkını yalnız kocaya tanıdığı, kadının ancak genel hükümlere göre nüfus kaydının düzeltilmesi davası açabileceği savunulmuştur. Daire aynı dönemde verdiği başka bir kararda da oyçokluğuyla bu davayı aile mahkemesinin görevinde saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2009/1061 E., 2010/4869 K., 15.03.2010). Tartışmayı Anayasa Mahkemesi 2012'de kadının da bu hakkı olduğunu belirterek kapatmıştır (AYM, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012). 2017'den beri kadın, dava açmadan nüfus müdürlüğüne yazılı başvuruyla da evlenmeden önceki soyadına dönebilmektedir (5490 s. K. ek m. 3).
İznin kaldırılmasını isteme hakkının kocaya tanınması Anayasa'ya aykırı değildir; izin alan kadın da iznin kaldırılmasını isteyebilir
Kadının boşandığı eşinin soyadının kaldırılarak bekârlık soyadını kullanmasına izin verilmesi istemiyle açtığı davada Muğla 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi, TMK m. 173'ün son fıkrasındaki "Koca" sözcüğünün eşitlik ilkesine ve hak arama hürriyetine aykırı olduğunu ileri sürerek Anayasa Mahkemesine başvurdu.
“Ayrıca soyadının vazgeçilemez, devredilemez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkı oluşu, anılan fıkrada kadınların dava açmalarını engelleyici bir kısıtlama bulunmaması ve bu davayı da sadece kocanın açabileceğine dair emredici bir hüküm bulunmaması karşısında kocasının soyadını kullanmaya izin alan kadının, koşulların değişmesi, menfaatinin kalmaması veya haklı nedenlerin varlığı halinde verilen bu iznin kaldırılmasını Türk Medenî Kanunu'nun 173. maddesi uyarınca isteyebileceği de ortadadır.”
Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Kararda soyadının vazgeçilmez ve kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkı olduğu vurgulanmış, son fıkranın amacının kadının dava hakkını engellemek değil, koşulların değişmesinden doğrudan etkilenecek kocaya imkân tanımak olduğu belirtilmiştir. Kararda ayrıca kadının izin istemini boşanma davasıyla birlikte veya boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde mahkemeden istemesi gerektiği ifade edilmiştir.
İzin davası soyadı kullanılacak eski eşe karşı açılır; onun duruşmada onay vermesi onu davanın tarafı yapmaz
Kadın, boşandığı eşinin soyadını kullanmak için izin istedi; dava eski eşe yöneltilmemişti. Eski eş duruşmada bu soyadının kullanılmasına onay verdi ve mahkeme karar verdi; hüküm temyiz edildi.
“Bu davada, davacı, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlamak zorundadır. O nedenle husumetin, soyadı kullanılacak olan kocaya yöneltilmesi gerekir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından resen gözetilir. Kocanın, duruşmada soyadını davacının kullanmasına onay vermiş olması, kendisini davanın "tarafı" haline getirmez.”
Ne anlama geliyor? Taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Daire, husumetin eski eşe yöneltilmesini, onun da delillerinin toplanmasını ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesini istemiştir. Nüfus müdürlüğüne karşı "soyadı düzeltme" davası olarak açılan istem de gerçekte 173'e dayanan bir izin davasıdır ve aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 2008/18445 E., 2009/5190 K., 23.03.2009).
İzin istemi boşanmanın eki değildir; peşin maktu harçla açılmış bir dava gerekir, sonradan dilekçe vermek yetmez
Kadının açtığı boşanma davasının dilekçesinde eski eşinin soyadını taşımak için bir izin istemi yoktu. Kadın bu istemi yargılama sırasında ayrıca ileri sürdü ve başvuru harcını yatırdı. Mahkeme boşanmaya karar verirken izin istemini de kabul etti; hükmü davalı temyiz etti.
“Davacının dava dilekçesinde davalı eşinin soyadını taşımasına izin verilmesi (TMK. 173 m.) talebi bulunmamaktadır. Bu talep boşanmanın eki niteliğinde olmadığından peşin maktu harca tabidir. (Harçlar Kanunu 30-32 m.) Davacının daha sonra talepte bulunması ve başvuru harcını yatırması isteğe dava niteliği kazandırmaz.”
Ne anlama geliyor? Daire'ye göre usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu istem hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmeliydi. Aynı ilke davalı kadın bakımından da uygulanmış; karşı dava açmadan dilekçeyle izin isteyen ve harcı sonradan yatıran kadının istemi hakkında kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2005/19843 E., 2006/8132 K., 23.05.2006). "Karar verilmesine yer olmadığı" kararı kesin hüküm oluşturmadığından, izin sonradan ayrı bir davayla istenebilir. Daire, usulünce açılmış bir izin davası bulunmayan başka bir dosyada bu istem hakkında hüküm kurulmamasına yönelik temyiz itirazını da yerinde görmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4028 E., 2026/722 K., 21.01.2026).
İzin davasında TMK 178'deki bir yıllık süre zamanaşımıdır; ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz
Kadın, boşandığı eşinin soyadını kullanmak için izin istedi; eski eş duruşmada davayı kabul etti. Mahkeme, nüfus kütüklerinin kamu düzeniyle ilgili olduğunu, TMK m. 178'deki sürenin kendiliğinden gözetileceğini ve davalının kabulünün sonuç doğurmayacağını belirterek davayı reddetti; hükmü davacı temyiz etti.
“Türk Medeni Kanununun 178.maddesindeki süre, zamanaşımı süresidir. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hakim tarafından res'en nazara alınamaz. (BK.m.140) Nüfus kütüklerinin doğru ve düzgün olarak tutulmasının kamu düzeniyle ilgili olmasının, davanın konusuyla alakası yoktur. Davalı, zamanaşımı def'inde bulunmamış, duruşmada davayı "kabul" etmiştir. O halde, davalının davayı kabul etmesi nedeniyle isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ret hükmü kurulması doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Boşanmadan doğan dava hakları boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Daire bu davada TMK m. 178'deki sürenin zamanaşımı niteliğinde olduğunu ve ancak davalı tarafından ileri sürülürse dikkate alınabileceğini belirtmiştir. Davalının zamanaşımı def'inde bulunmadığı başka bir dosyada da sürenin geçtiği gerekçesiyle verilen ret kararı bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2007/21111 E., 2009/5643 K., 26.03.2009). Daire'ye göre bu dosyada eski eş davayı kabul ettiği için istemin kabulüne karar verilmesi gerekirdi.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 141 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrası 3678 sayılı Yasa ile değiştirilmiş, eski maddede boşanan kadının evlenmeden önceki soyadını alabilmesi olanağı kaldırılmış, boşanan kadının ancak ve ancak bekârlık soyadını alabileceği kabul edilmiştir. Bu değişiklik isabetli bulunmamıştır. Boşanan kadının bekârlık soyadı yerine, evlenmeden önceki soyadını kullanmasında yararı bulunabilir. Örneğin; dul iken evlenen ve daha sonra boşanan kadın dulluk soyadını yani evlenmeden önceki soyadını almakta yarar sahibi olabilir. Zira dul kalmasına yol açan evlilikten doğan çocuklarının soyadı ile aynı soyadını taşımak isteyebilir. 3678 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik, boşanan kadın için bu olanağı kaldırmış, kadının daima bekârlık soyadını alması zorunluluğunu getirmiştir. Bu nedenle yapılan değişiklikle bu maddenin 3678 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki şekline dönülmüştür. Kadının dulluk soyadına dönmesi kuralı kabul edilmiş, ancak dilerse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin isteyebileceği istisnası öngörülmüştür. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında 3678 sayılı Yasa ile getirilen hükümler korunmuştur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 74Adalet Komisyonu maddeyi Tasarıdaki gibi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 723, s. 402). Gerekçeden iki sonuç çıkar: birinci fıkrada esas kural "evlenmeden önceki soyadı"dır ve dul iken evlenen kadın için bu, dulluk soyadıdır; ikinci ve üçüncü fıkralardaki izin ve iznin kaldırılması kuralları ise 1990'dan beri aynıdır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Boşanan kadın evlenme ile kazandığı kişisel durumu korur, ancak; bekarlık soyadını yeniden alır. Şayet boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği sabit olursa, talebi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, şartların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 141 (1990 metni) | 4721 sayılı Kanun m. 173 | |
|---|---|---|
| Boşanınca alınan soyadı | Her durumda bekârlık soyadı | Evlenmeden önceki soyadı; dul iken evlenen kadın için dulluk soyadı |
| Dul iken evlenen kadın | Bekârlık soyadına döner | Dulluk soyadına döner, isterse hâkimden bekârlık soyadı için izin ister |
| Boşandığı kocanın soyadı | Menfaat ve kocaya zarar vermeme şartıyla hâkim izni | Aynı |
| İznin kaldırılması | Şartlar değişirse koca isteyebilir | Koşullar değişirse koca isteyebilir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 01.03.2012 | "Koca" sözcüğüne yönelik iptal istemi reddedildi | AYM, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012 |
| 19.10.2017 | Kendi soyadına nüfus müdürlüğünde dönme imkânı getirildi | 5490 s. K. ek m. 3 (7039 s. K.) |
| 28.01.2024 | Kadının evlenince kocasının soyadını almasına ilişkin kuralın iptali yürürlüğe girdi | AYM, E. 2022/155, K. 2023/38, 22.02.2023 |
Madde metni yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Anayasa Mahkemesi, iznin kaldırılmasını isteme hakkını kocaya tanıyan son fıkrayı Anayasa'ya aykırı bulmamış; bunu yaparken, izin alan kadının da koşulların değişmesi, menfaatinin kalmaması veya haklı nedenlerin varlığı hâlinde iznin kaldırılmasını isteyebileceğini belirtmiştir (AYM, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012). Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 2017'de eklenen ek 3. maddesine göre boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadın, yazılı başvuruyla nüfus müdürlüğünde evlenmeden önceki soyadına dönebilir. TMK m. 187'nin iptalinden sonra mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde 187. madde yalnız iptal notuyla yer almaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 166: Evlilik birliğinin sarsılması ve anlaşmalı boşanma.
- TMK m. 172: Ayrılık süresinin bitimi.
- TMK m. 174: Maddi ve manevi tazminat.
- TMK m. 178: Boşanmadan doğan dava haklarında zamanaşımı.
- TMK m. 181: Boşanan eşlerin miras hakları.
- TMK m. 187: Kadının soyadı (iptal).
- TMK m. 321: Çocuğun soyadı.
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ek m. 3: Boşanan kadının nüfus müdürlüğünde soyadı değişikliği.
- 2525 sayılı Soyadı Kanunu m. 4: Boşanmada çocuğun soyadı.
Boşanmadan sonra soyadınız, eski eşinizin soyadını kullanma izni, bu iznin kaldırılması ya da çocuklarınızın soyadı konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 173 ne diyor?
TMK m. 173'e göre boşanan kadın evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur, ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; dul iken evlenmişse hâkimden bekârlık soyadı için izin isteyebilir. Menfaati bulunur ve eski eşe zarar vermezse hâkim eski eşin soyadını taşımasına izin verir; koşullar değişirse eski eş bu iznin kaldırılmasını isteyebilir. Madde 2002'den beri değiştirilmemiştir.
Boşanınca soyadım kendiliğinden değişir mi?
Evet. Boşanma kararı kesinleşince evlenmeden önceki soyadınıza dönersiniz; bunun için ayrı bir dava açmanız gerekmez (TMK m. 173/1). Evlenirken soyadınız değişmemişse boşanma soyadınızı etkilemez.
Dul iken evlenmiştim; boşanınca hangi soyadını alırım?
Evlenmeden önceki soyadınızı, yani dulluk soyadınızı alırsınız; isterseniz hâkimden bekârlık soyadınızı taşımak için izin istersiniz (TMK m. 173/1). Yargıtay, dul olarak evlenen kadının boşanma üzerine bekârlık soyadı için açtığı davada aile mahkemesinin görevli olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/13735 E., 2007/4968 K., 27.03.2007).
Boşandıktan sonra eski eşimin soyadını kullanabilir miyim?
Bunda menfaatiniz bulunduğunu ve eski eşinize zarar vermeyeceğini ispatlarsanız hâkim izin verir (TMK m. 173/2). Yargıtay, iş ve sosyal yaşamında eski eşinin soyadıyla tanınan kadının bu soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu belirterek ret kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2012/20089 E., 2013/14380 K., 27.05.2013).
Menfaatimi nasıl ispatlarım?
İş ve sosyal çevrenizden tanıklarla, bu soyadla düzenlenmiş belgelerle, meslek ve sanat faaliyetlerinizle. Yargıtay, bu yönde kanıt getirilmeden ve yalnız boşanma dosyasındaki olgulara dayanılarak verilen izni bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2007/10296 E., 2008/8519 K., 12.06.2008). Uzun bir evlilik ve tanık beyanları da menfaati gösterebilir (Yargıtay 2. HD, 2023/7895 E., 2023/5815 K., 30.11.2023).
Eski eşim karşı çıkarsa izin alamaz mıyım?
Alabilirsiniz; karar menfaat ve zarar şartlarına göre verilir. Yargıtay, eski eşin karşı çıktığı dosyada evlilik süresini ve tanık beyanlarını yeterli bularak ret kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/7895 E., 2023/5815 K., 30.11.2023). Eski eş davayı kabul ederse Yargıtay'a göre istemin kabulüne karar verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2009/5222 E., 2010/8744 K., 03.05.2010).
Hem kendi soyadımı hem eski eşimin soyadını kullanabilir miyim?
Evet. Yargıtay, boşanan kadının bekârlık soyadıyla birlikte eski eşinin soyadını kullanmasına izin veren kararı hukuka uygun bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/8508 E., 2015/12061 K., 09.06.2015).
İzni boşanma davasında mı istemeliyim?
Boşanma davasında da sonradan açacağınız ayrı bir davada da isteyebilirsiniz (Yargıtay 2. HD, 2010/15105 E., 2011/17697 K., 31.10.2011). Boşanma davasında istiyorsanız bunu dava dilekçesinde ya da karşı davada, harcını yatırarak yapın; Yargıtay'a göre yargılama sırasında verilen bir dilekçe ve sonradan yatırılan harç isteğe dava niteliği kazandırmaz (Yargıtay 2. HD, 2007/8071 E., 2008/6010 K., 29.04.2008).
İzin davasını ne kadar süre içinde açmalıyım?
Boşanmadan doğan dava hakları boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Yargıtay'a göre bu süre zamanaşımıdır ve eski eş ileri sürmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz (Yargıtay 2. HD, 2007/21111 E., 2009/5643 K., 26.03.2009). Yine de davayı bu süre içinde açmanız güvenli olandır.
İzin davası hangi mahkemede ve kime karşı açılır?
Aile mahkemesinde, soyadı kullanılacak eski eşe karşı açılır. Yargıtay'a göre eski eşin duruşmada onay vermesi onu davanın tarafı yapmaz (Yargıtay 2. HD, 2009/11810 E., 2010/1986 K., 08.02.2010); nüfus müdürlüğüne karşı açılan "soyadı düzeltme" davası da gerçekte 173'e dayanan bir izin davasıdır (Yargıtay 2. HD, 2008/18445 E., 2009/5190 K., 23.03.2009).
Yurt dışında boşandım; Türkiye'de eski eşimin soyadını kullanabilir miyim?
Boşanma kararı Türkiye'de tanındıktan sonra izin isteyebilirsiniz. Yargıtay, yurt dışında boşanan ve kararı Türkiye'de tanınan kadının istemini reddeden kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/7895 E., 2023/5815 K., 30.11.2023). Yalnız belgelerin değiştirilmesinin zahmeti yetmeyebilir (Yargıtay 2. HD, 2024/1729 E., 2024/3032 K., 30.04.2024); Yargıtay, sosyal yaşamında bu soyadla tanınan ve belgeleri bu soyadla düzenlenen yabancı uyruklu kadının istemini reddeden kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/7907 E., 2023/5501 K., 22.11.2023).
Protokolde izni belli bir süreye bağladık; süre dolunca izin biter mi?
Kendiliğinden bitmez. Yargıtay'a göre süreye bağlanan izin süre dolunca kendiliğinden kalkmaz, kaldırılması için hâkim kararı gerekir (Yargıtay 2. HD, 2010/15105 E., 2011/17697 K., 31.10.2011).
Eski eşim soyadımı kullanıyor; izni nasıl kaldırtırım?
Koşulların izin verildiği tarihe göre değiştiğini ispatlayarak dava açarsınız (TMK m. 173/3). Yargıtay, izin aldıktan sonra başka biriyle fiilen birlikte yaşamaya başlayan ve ondan çocuk sahibi olan kadının izninin kaldırılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/8087 E., 2022/7712 K., 04.10.2022).
Eski eşim hakkımda icra takibi başlattı; bu iznin kaldırılması için yeterli mi?
Tek başına yeterli değildir. Yargıtay'ın onadığı bir kararda, eski eşin alacakları için icra takibi yapmasının ve dava açmasının anayasal bir hak olduğu, zaman zaman bekârlık soyadını kullanmasının da menfaati ortadan kaldırmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/1717 E., 2023/2461 K., 18.05.2023).
Eski eşimin soyadını kullanmaktan vazgeçmek istiyorum; ne yapmalıyım?
Nüfus müdürlüğüne yazılı başvuruyla evlenmeden önceki soyadınıza dönebilirsiniz (5490 s. K. ek m. 3). Anayasa Mahkemesi de izin alan kadının koşulların değişmesi veya menfaatinin kalmaması hâlinde iznin kaldırılmasını isteyebileceğini belirtmiştir (AYM, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012).
Eski eşim öldü; onun soyadını kullanmaya devam edebilir miyim?
Kanunda eski eşin ölümüyle iznin sona ereceğine dair bir hüküm yoktur; Yargıtay da süreye bağlanan iznin kendiliğinden kalkmayacağını, kaldırılması için hâkim kararı gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/15105 E., 2011/17697 K., 31.10.2011). Kendi soyadınıza dönmek isterseniz nüfus müdürlüğüne başvurabilirsiniz. Yargıtay, eski eşin ölümünden sonra kızlık soyadına dönmek için mirasçılara karşı dava açan kadının davasını sıfat yokluğundan reddeden kararı oyçokluğuyla bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2008/11096 E., 2009/16625 K., 05.10.2009).
Boşandıktan sonra çocuğun soyadı değişir mi?
Kendiliğinden değişmez. Yargıtay'a göre velayet anneye verilse de çocuk kanun gereği babasının soyadını kullanmaya devam eder; annenin açtığı soyadı değişikliği davası aile mahkemesinde görülür ve baba davaya dahil edilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2024/5179 E., 2024/5210 K., 02.07.2024). Anayasa Mahkemesi, velayet sahibi annenin bu yöndeki istemini reddeden kararda aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, Hayriye Özdemir, B. No: 2013/3434, 25.06.2015).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 11, 18, 173, 178, 187, 321
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ek m. 3
- 2525 sayılı Soyadı Kanunu m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 141 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 173 gerekçesi s. 74, Komisyon metni s. 402
- Anayasa Mahkemesi, Hayriye Özdemir, B. No: 2013/3434, 25.06.2015
- Anayasa Mahkemesi, E. 2022/155, K. 2023/38, 22.02.2023
- Anayasa Mahkemesi, E. 2011/51, K. 2012/32, 01.03.2012
- Anayasa Mahkemesi, E. 2010/119, K. 2011/165, 08.12.2011
- Yargıtay 2. HD, 2025/4028 E., 2026/722 K., 21.01.2026
- Yargıtay 2. HD, 2024/4704 E., 2024/7899 K., 24.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/5179 E., 2024/5210 K., 02.07.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/1729 E., 2024/3032 K., 30.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/152 E., 2024/1428 K., 04.03.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/7895 E., 2023/5815 K., 30.11.2023
- Yargıtay 2. HD, 2023/7907 E., 2023/5501 K., 22.11.2023
- Yargıtay 2. HD, 2023/1717 E., 2023/2461 K., 18.05.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/8087 E., 2022/7712 K., 04.10.2022
- Yargıtay 2. HD, 2015/8508 E., 2015/12061 K., 09.06.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/13715 E., 2014/21555 K., 04.11.2014
- Yargıtay 2. HD, 2014/1283 E., 2014/8948 K., 14.04.2014
- Yargıtay 2. HD, 2012/20089 E., 2013/14380 K., 27.05.2013
- Yargıtay 2. HD, 2010/15105 E., 2011/17697 K., 31.10.2011
- Yargıtay 2. HD, 2010/9036 E., 2011/11149 K., 22.06.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/5222 E., 2010/8744 K., 03.05.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/4986 E., 2010/8392 K., 27.04.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/1061 E., 2010/4869 K., 15.03.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/11810 E., 2010/1986 K., 08.02.2010
- Yargıtay 2. HD, 2008/11096 E., 2009/16625 K., 05.10.2009
- Yargıtay 2. HD, 2008/2180 E., 2009/8029 K., 27.04.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/21111 E., 2009/5643 K., 26.03.2009
- Yargıtay 2. HD, 2008/18445 E., 2009/5190 K., 23.03.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/10296 E., 2008/8519 K., 12.06.2008
- Yargıtay 2. HD, 2007/9715 E., 2008/7706 K., 02.06.2008
- Yargıtay 2. HD, 2007/8071 E., 2008/6010 K., 29.04.2008
- Yargıtay 2. HD, 2006/13735 E., 2007/4968 K., 27.03.2007
- Yargıtay 2. HD, 2006/11282 E., 2007/1666 K., 12.02.2007
- Yargıtay 2. HD, 2005/19843 E., 2006/8132 K., 23.05.2006
