TMK 391, aile yurdunun malikin tasarruf yetkisine etkisini düzenler. Birinci fıkraya göre aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez. İkinci fıkraya göre aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz. Mahkeme eliyle yönetim, malikin borçlarını ödemede acze düşmesi hâlinde mahkemece atanan yöneticiyle gerçekleşir (TMK m. 393). Gerekçeye göre hüküm değişikliği yoktur; Adalet Komisyonu birinci fıkradaki "temlik olunamaz" ibaresini "devrolunamaz" olarak değiştirmiştir.
- Devir
- Taşınmazın mülkiyetinin başkasına geçirilmesi.
- Rehin
- Taşınmazın bir alacağa güvence olarak gösterilmesi.
- Kira
- Taşınmazın kullanılmasının bedel karşılığında başkasına bırakılması.
- Cebrî icra
- Alacağın devlet gücüyle, haciz ve satış yoluyla elde edilmesi.
- Mahkeme eliyle yönetim
- Malik ödemede acze düştüğünde aile yurdunun mahkemece atanan yönetici tarafından yönetilmesi.
TMK 391 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Devir | Aile yurdu hâline getirilen taşınmaz devrolunamaz | TMK m. 391/1 |
| Rehin | Taşınmaz rehnedilemez | TMK m. 391/1 |
| Kira | Taşınmaz kiraya verilemez | TMK m. 391/1 |
| Cebrî icra | Aile yurdu ve eklentileri hakkında cebrî icra yoluna başvurulamaz | TMK m. 391/2 |
| İstisna | Mahkeme eliyle yönetim hâli saklıdır | TMK m. 391/2, 393 |
| Üçüncü kişiler | Şerhle sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir | TMK m. 1010 |
| Komisyon | "Temlik olunamaz" yerine "devrolunamaz" | S. Sayısı 723, s. 315 |
| Kaynak | 743 m. 341; Öntasarı m. 322 | Gerekçe, s. 137 |
TBMM gerekçesine göre 1984 tarihli Öntasarının 322. maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanun'un 341. maddesini karşılamaktadır; hüküm değişikliği yoktur. Adalet Komisyonu, Tasarının 391. maddesinin birinci fıkrasındaki "temlik olunamaz" ibaresini "devrolunamaz" şeklinde değiştirmiştir (S. Sayısı 723, s. 315 ve 456).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, aile yurdu hâline getirilen taşınmaz üzerinde üç işlemin yasaklanmasıdır: devir, rehin ve kira. İkinci nokta, aile yurdu ve eklentileri hakkında cebrî icra yoluna başvurulamamasıdır; bu yasağın istisnası mahkeme eliyle yönetim hâlidir. Üçüncü nokta, yasakların tapu kütüğüne verilen şerhle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesidir (TMK m. 1010).
Birinci fıkra: devir, rehin ve kira yasağı
- Devir yasağı: Taşınmaz başkasına devredilemez.
- Rehin yasağı: Taşınmaz bir alacağa güvence gösterilemez.
- Kira yasağı: Taşınmaz kiraya verilemez.
Aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez. Bu yasaklar malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlar. Gerekçeler de aile yurdunu bu yönüyle açıklar: kuruluştan önce ilân yapılması, aile yurduna konu taşınmazlar üzerindeki tasarruf hakkının sınırlanacak olmasıyla gerekçelendirilmiş (TMK m. 388); tapu kütüğüne verilen şerh de bir tasarruf hakkı sınırlamasının sicile yazılması olarak nitelendirilmiştir (TMK m. 390).
Kira yasağı, malikin taşınmazı kendisinin işletmesi ya da konutta oturması zorunluluğuyla aynı yöndedir; bu zorunluluktan ancak mahkemenin haklı sebeplere dayanarak kabul ettiği geçici bir istisnayla ayrılınabilir (TMK m. 387). Rehin yasağı ise kuruluş aşamasındaki koşulla bağlantılıdır: taşınmaz üzerinde bulunan rehin ve hacizler kaldırılmadıkça aile yurdu kurulmasına izin verilemez (TMK m. 389).
Eski Kanun'un 341. maddesi de yurt yapılan mesken veya diğer gayrimenkulün teminat gösterilemeyeceğini, sahibinin onu başkasına devredemeyeceği gibi kiraya da veremeyeceğini öngörüyordu. Tasarı birinci fıkrada "temlik olunamaz" ifadesini kullanmıştı; Adalet Komisyonu bu ibareyi "devrolunamaz" olarak değiştirmiştir.
İkinci fıkra: cebrî icra yasağı
- Kapsam: Aile yurdu ve eklentileri.
- İstisna: Mahkeme eliyle yönetim hâli saklıdır.
- Yönetici: Malik ödemede acze düşerse mahkemece atanır.
Aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz. Yasak, taşınmazla birlikte eklentileri de kapsar. Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır (TMK m. 686).
Mahkeme eliyle yönetim 393. maddede düzenlenmiştir: malik borçlarını ödemede acze düşerse, aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır; yönetici yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde yönetir; alacaklılar haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alır (TMK m. 393). Böylece alacaklılar, aile yurdunu haczettirip sattıramasa da yurdun mahkeme eliyle yönetiminden haklarını alabilir.
Eski Kanun'un 341. maddesi yurt ve müştemilatının, mahkeme aracılığıyla yönetim hakkı saklı kalmak şartıyla haczedilemeyeceğini öngörüyordu. Yürürlükteki metin "haczedilemez" yerine "cebrî icra yoluna başvurulamaz" ifadesini kullanır.
Yasakların üçüncü kişilere etkisi ve sona ermesi
- Şerh: Aile yurdu kurulması tapu kütüğüne şerh verilir.
- Etki: Şerhle sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir.
- Sona erme: Yurt sona erince şerh silinir.
Bir taşınmazın aile yurdu hâline getirilmesi, izne ilişkin mahkeme kararının tapu kütüğüne şerh verilmesiyle mümkün olur (TMK m. 390). Aile yurdu kurulması, tapu kütüğüne şerh verilebilen tasarruf yetkisi kısıtlamalarındandır ve bu kısıtlamalar şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir (TMK m. 1010). Yargıtay da bu tür bir şerhle sonradan hak edinenlerin kanundaki yükümlülüklere katlanmak zorunda kalacağını belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 2021/8166 E., 2023/720 K., 08.02.2023).
Yasaklar aile yurdu devam ettiği sürece geçerlidir. Malikin ölümünden sonra aile yurdunun devam edebilmesi, taşınmazın mirasçılara yurt olarak geçmesine ilişkin bir ölüme bağlı tasarrufun yapılmış olmasına bağlıdır; böyle bir tasarruf yoksa, malik ölünce tapu kütüğündeki yurda ilişkin şerh silinir (TMK m. 394). Malik sağlığında da tapu kütüğündeki kaydı sildirmek üzere mahkemeye başvurarak yurda son verebilir (TMK m. 395).
Taşınmazınız aile yurduysa, onu satamaz, ipotek ettiremez ve kiraya veremezsiniz; bu işlemleri yapabilmek için önce yurda son verilmesi ve şerhin silinmesi gerekir (TMK m. 395). Aile yurdu malikinden alacaklıysanız, yurt ve eklentileri hakkında cebrî icra yoluna başvuramazsınız; malik ödemede acze düşerse mahkemece atanacak yöneticiden haklarınızı alırsınız (TMK m. 393). Aile yurdu olan bir taşınmaz üzerinde işlem yapacaksanız, tapu kaydındaki şerhi kontrol edin.
Yargıtay kararları
Bu sayfa hazırlanırken 391. maddeyi somut bir aile yurdu uyuşmazlığında uygulayan bir karara rastlanmamıştır; aşağıdaki kararlar aile yurdu kurulmasını tapu kütüğüne şerh verilen bir tasarruf yetkisi kısıtlaması olarak gösterir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Aile yurdu kurulması, tapu kütüğüne şerh verilebilen tasarruf yetkisi kısıtlamalarındandır; bu şerhle sonradan hak edinenler kanundaki yükümlülüklere katlanır
Davacı, satın aldığı taşınmazın tapu kaydına idarece özel bir kanuna dayanılarak konulan satış, devir ve ipotek işlemlerini kısıtlayan şerhin kaldırılmasını istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırarak davayı değişik gerekçeyle reddetti.
“Aile yurdu kurulması, art mirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler tapu kütüğüne şerh verilebilir. Bu tür bir şerhle sonraki müktesipler kanundaki mükellefiyetlere katlanmak zorunda kalır.”
Ne anlama geliyor? Karar, aile yurdunun tapu sicilindeki yerini gösterir. Daire, tapu kütüğüne yazılan şerhlerin şahsi hakları kuvvetlendirme, malikin tasarruf yetkisini sınırlandırma ve geçici tescili sağlama amaçlarına hizmet ettiğini belirtmiş; Türk Medeni Kanunu'nun 1010. maddesindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaları arasında aile yurdu kurulmasını saymış ve bu tür bir şerhle sonradan hak edinenlerin kanundaki yükümlülüklere katlanmak zorunda kalacağını açıklamıştır. Somut olayda şerhin özel kanunun idareye tanıdığı yetkiye dayandığı ve kaydın yolsuz olmadığı belirtilerek karar onanmıştır (TMK m. 390).
Tapu kütüğündeki şerhler taşınmazın tasarrufunu kısıtlar; aile yurdu kurulması Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen şerhler arasındadır
Davacı, davalıyla noterde yaptığı sözleşmedeki hakların tapu kütüğünün şerhler sütununa işlenmesini istedi. Mahkeme, şerhlerle ilgili olmayan bir maddeye dayanarak davayı reddetti.
“Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununda öngörülen şerhler; Arsa payı karşılığı inşaat (Türk Medeni Kanunu 1009), taşınmaz satış vaadi, ( Türk Medeni Kanunu 1009. Tapu Kanunu 26), kira sözleşmesi (Türk Medeni Kanunu 1009, Borçlar Kanunu 248 ve devamı), alım (Türk Medeni Kanunu 736), önalım (Türk Medeni Kanunu 735), gerialım (Türk Medeni Kanunu 736), aile yurdu kurulması (Türk Medeni Kanunu 386, 390), art mirasçı atanması (Türk Medeni Kanunu 521, 1010), serbest dereceden yararlanma hakkı (Türk Medeni Kanunu 871), bağışlayana rücu hakkı (Borçlar Kanunu 244).”
Ne anlama geliyor? Karar, aile yurdunun tapu sicilindeki şerhler arasındaki yerini gösterir. Daire, tapu kütüğündeki şerhlerin taşınmazın tasarrufunu kısıtladığını, bir kişisel hakkın şerh verilmesinin onu aynî hak gücüne dönüştürmediğini ancak sonradan hak kazananlara karşı da ileri sürülebilir kıldığını belirtmiş; Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'nda öngörülen şerhleri sayarken aile yurdu kurulmasını 386 ve 390. maddelere dayanarak bu şerhler arasında göstermiştir. Mahkemenin inceleme yapmadan davayı reddetmesi doğru bulunmayarak karar bozulmuştur (TMK m. 390).
Madde gerekçesi
Madde 391- 1984 tarihli Öntasarının 322 nci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 341 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 137- Tasarının 391 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "temlik olunamaz" ibaresi "devrolunamaz" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 341. maddesini karşıladığını ve hüküm değişikliği olmadığını belirtir. Adalet Komisyonu ise birinci fıkrada Tasarının kullandığı "temlik olunamaz" ibaresini "devrolunamaz" olarak değiştirmiştir; ikinci fıkra Tasarıdaki biçimiyle kabul edilmiştir.
| Tasarı m. 391/1 | Kanun m. 391/1 | |
|---|---|---|
| Devir yasağı | Temlik olunamaz | Devrolunamaz |
| Rehin ve kira | Rehnedilemez ve kiraya verilemez | Rehnedilemez ve kiraya verilemez |
| Dayanak | Tasarı metni, s. 456 | Komisyon değişikliği, s. 315; Komisyon metni, s. 456 |
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 341. maddeydi.
Yurt ittihaz olunan mesken veya diğer gayrı menkul, teminat gösterilemez. Sahibi onu ahare ferağ edemiyeceği gibi kiraya da veremez. Yurt ve müştemilatı, mahkeme marifetiyle idare hakkı mahfuz kalmak şartiyle kabili haciz değildir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 341 | 4721 sayılı Kanun m. 391 | |
|---|---|---|
| Rehin | Teminat gösterilemez | Rehnedilemez |
| Devir | Sahibi başkasına devredemez | Devrolunamaz |
| Kira | Kiraya veremez | Kiraya verilemez |
| İcra | Mahkeme aracılığıyla yönetim hakkı saklı kalmak şartıyla haczedilemez | Mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla cebrî icra yoluna başvurulamaz |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu birinci fıkradaki "temlik olunamaz" ibaresini "devrolunamaz" olarak değiştirdi | S. Sayısı 723, s. 315 |
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Tasarı aşamasında Adalet Komisyonu birinci fıkrada yalnızca bir ifade değişikliği yapmıştır. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 391. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 390: Tapu kütüğüne şerh verilmesi.
- TMK m. 393: Malikin ödemede acze düşmesi.
- TMK m. 387: Aile yurdunun koşulları.
- TMK m. 395: Malikin sağlığında yurda son verilmesi.
Aile yurdu olan taşınmaz, tapu kısıtlamaları veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 391 ne diyor?
Aile yurdu hâline getirilen taşınmazların devrolunamayacağını, rehnedilemeyeceğini ve kiraya verilemeyeceğini; aile yurdu ve eklentileri hakkında mahkeme eliyle yönetim saklı kalmak üzere cebrî icra yoluna başvurulamayacağını düzenler.
Aile yurdu olan taşınmaz satılabilir mi?
Hayır; aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar devrolunamaz.
Aile yurdu ipotek edilebilir mi?
Hayır; rehnedilemez.
Aile yurdu kiraya verilebilir mi?
Hayır; kiraya verilemez.
Aile yurdu haczedilebilir mi?
Aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz.
Mahkeme eliyle yönetim nedir?
Malik borçlarını ödemede acze düşerse aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanmasıdır (TMK m. 393).
Alacaklılar haklarını nasıl alır?
Mahkeme eliyle yönetimde alacaklılar haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alır (TMK m. 393).
Yasaklar üçüncü kişilere karşı geçerli mi?
Evet; aile yurdu tapu kütüğüne şerh verilir ve şerh, sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir (TMK m. 1010).
Adalet Komisyonu maddede ne değiştirdi?
Birinci fıkradaki "temlik olunamaz" ibaresini "devrolunamaz" olarak değiştirdi (S. Sayısı 723, s. 315).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 341. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 387, 388, 389, 390, 391, 393, 394, 395, 686, 1010
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 341 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 391 gerekçesi s. 137, Komisyon değişiklik listesi s. 315, Tasarı ve Komisyon metni s. 456
- Yargıtay 7. HD, 2021/8166 E., 2023/720 K., 08.02.2023
- Yargıtay 14. HD, 2006/6282 E., 2006/7391 K., 26.06.2006
