TMK 392, aile yurdunun malikin muhtaç kan hısımlarına açılmasını düzenler. Maddeye göre malikin, yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç bulunan ve kabullerine engel olacak durumları olmayan üstsoyunu, altsoyunu ve kardeşlerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebilir. Gerekçeye göre İsviçre Medeni Kanunu'nun 355. maddesinde olduğu gibi yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması gerekir; eski metindeki "kabullerine mâni bulunmayan" deyimi yerine "kabullerine engel olacak durumları olmayan" ifadesi kullanılmıştır. Madde, yardım nafakası yükümlülüğündeki hısım çevresiyle aynı kişileri anar (TMK m. 364).
- Üstsoy
- Kişinin anne ve babası ile onların üstsoyu.
- Altsoy
- Kişinin çocukları, torunları ve daha alt kuşaktan gelenler.
- Yoksulluk
- Kişinin zorunlu ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayamaması.
- Kabule engel durum
- Gerekçeye göre yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan durumu.
TMK 392 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kimler | Malikin üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri | TMK m. 392 |
| Muhtaçlık | Yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç olma | TMK m. 392 |
| Engel | Kabule engel olacak bir durumun bulunmaması | TMK m. 392 |
| Karar | Mahkeme kabule karar verebilir | TMK m. 392 |
| Yardım nafakası | Aynı hısım çevresi | TMK m. 364 |
| Kaynak | 743 m. 342; Öntasarı m. 323; İsviçre MK m. 355 | Gerekçe, s. 137 |
TBMM gerekçesine göre 1984 tarihli Öntasarının 323. maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanun'un 342. maddesini karşılamaktadır. Eski metindeki "...kabullerine mâni bulunmayan..." deyimi yerine maddede "...kabullerine engel olacak durumları olmayan..." ifadesi kullanılmıştır. Gerekçeye göre bu maddeye göre, İsviçre Medeni Kanunu'nun 355. maddesinde de olduğu gibi, yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması gerekir ve madde bu hususu eski metne göre daha iyi ifade etmektedir. Tasarının 392. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 456).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, yurda alınabilecek kişilerin üstsoy, altsoy ve kardeşlerle sınırlı olmasıdır. İkinci nokta, iki koşulun birlikte aranmasıdır: kişinin yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç olması ve kabulüne engel olacak bir durumunun bulunmaması. Üçüncü nokta, kararın mahkemeye ait olmasıdır; kanun mahkemenin kabule "karar verebileceğini" belirtir.
Yurda alınabilecek kişiler
- Üstsoy: Malikin anne ve babası ile onların üstsoyu.
- Altsoy: Malikin çocukları, torunları ve daha alt kuşaktan gelenler.
- Kardeşler: Malikin kardeşleri.
Madde, yurda alınabilecek kişileri malikin üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri olarak sayar. Eski Kanun'un 342. maddesi de muhtaç olan ve kabullerine engel bulunmayan usul ve füruunu, yani üstsoyunu ve altsoyunu, erkek ve kız kardeşlerini yurda kabul etmesi için mahkemenin mal sahibini zorlayabileceğini öngörüyordu.
Aynı kişi çevresi yardım nafakasında da yer alır: herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; kardeşlerin nafaka yükümlülükleri refah içinde bulunmalarına bağlıdır (TMK m. 364). 392. madde ise nafaka yerine aile yurduna kabulü düzenler ve kardeşler için ayrıca bir refah koşulu öngörmez.
Koşullar: yoksulluk ve kabule engel durumun bulunmaması
- Muhtaçlık: Kişi yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç olmalıdır.
- Engel yokluğu: Kabulüne engel olacak bir durumu bulunmamalıdır.
- Gerekçe: Manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumun bulunmaması.
Yurda kabul için kişinin yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç olması gerekir. Kanun muhtaçlığı yoksulluğa bağlar; yoksulluk dışındaki sebepler bu maddede anılmaz. İkinci koşul, kişinin kabulüne engel olacak bir durumunun bulunmamasıdır. Gerekçeye göre İsviçre Medeni Kanunu'nun 355. maddesinde de olduğu gibi, yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması gerekir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6). Yurda kabul edilmek isteyen kişi, dayandığı olguları, özellikle yoksulluğunu ve yurda alınmaya muhtaç olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
Mahkemenin kararı
- Karar: Mahkeme kabule karar verebilir.
- Takdir: Hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.
- Eski metin: Mahkeme mal sahibini zorlayabilirdi.
Malikin muhtaç hısımlarını yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebilir. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m. 4). Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu'nun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabına göre aile hukukundan doğan dava ve işleri görür (4787 s. K. m. 4); aile yurdu bu kitapta düzenlenmiştir.
Aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez (TMK m. 391); hısımların yurda kabulü ise bir sözleşmeye değil, mahkemenin kararına dayanır.
Yoksulluk sebebiyle barınmaya muhtaçsanız ve anne, baba, çocuk, torun ya da kardeşlerinizden birinin aile yurdu varsa, yurda kabul edilmeniz için mahkemece karar verilebilir. Aile yurdu malikiyseniz, istemde bulunan hısımınızın kabulüne engel bir durum bulunduğunu ileri sürebilirsiniz. Yardım nafakası ise aynı hısım çevresi için ayrıca düzenlenmiştir (TMK m. 364).
Yargıtay kararları
Bu sayfa hazırlanırken 392. maddeyi uygulayan bir karara rastlanmamıştır; aşağıdaki kararlar aile yurdu kurulmasını tapu kütüğüne şerh verilen bir tasarruf yetkisi kısıtlaması olarak gösterir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Aile yurdu kurulması, tapu kütüğüne şerh verilebilen tasarruf yetkisi kısıtlamalarındandır; bu şerhle sonradan hak edinenler kanundaki yükümlülüklere katlanır
Davacı, satın aldığı taşınmazın tapu kaydına idarece özel bir kanuna dayanılarak konulan satış, devir ve ipotek işlemlerini kısıtlayan şerhin kaldırılmasını istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırarak davayı değişik gerekçeyle reddetti.
“Aile yurdu kurulması, art mirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler tapu kütüğüne şerh verilebilir. Bu tür bir şerhle sonraki müktesipler kanundaki mükellefiyetlere katlanmak zorunda kalır.”
Ne anlama geliyor? Karar, aile yurdunun tapu sicilindeki yerini gösterir. Daire, tapu kütüğüne yazılan şerhlerin şahsi hakları kuvvetlendirme, malikin tasarruf yetkisini sınırlandırma ve geçici tescili sağlama amaçlarına hizmet ettiğini belirtmiş; Türk Medeni Kanunu'nun 1010. maddesindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaları arasında aile yurdu kurulmasını saymış ve bu tür bir şerhle sonradan hak edinenlerin kanundaki yükümlülüklere katlanmak zorunda kalacağını açıklamıştır. Somut olayda şerhin özel kanunun idareye tanıdığı yetkiye dayandığı ve kaydın yolsuz olmadığı belirtilerek karar onanmıştır (TMK m. 390).
Tapu kütüğündeki şerhler taşınmazın tasarrufunu kısıtlar; aile yurdu kurulması Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen şerhler arasındadır
Davacı, davalıyla noterde yaptığı sözleşmedeki hakların tapu kütüğünün şerhler sütununa işlenmesini istedi. Mahkeme, şerhlerle ilgili olmayan bir maddeye dayanarak davayı reddetti.
“Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununda öngörülen şerhler; Arsa payı karşılığı inşaat (Türk Medeni Kanunu 1009), taşınmaz satış vaadi, ( Türk Medeni Kanunu 1009. Tapu Kanunu 26), kira sözleşmesi (Türk Medeni Kanunu 1009, Borçlar Kanunu 248 ve devamı), alım (Türk Medeni Kanunu 736), önalım (Türk Medeni Kanunu 735), gerialım (Türk Medeni Kanunu 736), aile yurdu kurulması (Türk Medeni Kanunu 386, 390), art mirasçı atanması (Türk Medeni Kanunu 521, 1010), serbest dereceden yararlanma hakkı (Türk Medeni Kanunu 871), bağışlayana rücu hakkı (Borçlar Kanunu 244).”
Ne anlama geliyor? Karar, aile yurdunun tapu sicilindeki şerhler arasındaki yerini gösterir. Daire, tapu kütüğündeki şerhlerin taşınmazın tasarrufunu kısıtladığını, bir kişisel hakkın şerh verilmesinin onu aynî hak gücüne dönüştürmediğini ancak sonradan hak kazananlara karşı da ileri sürülebilir kıldığını belirtmiş; Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'nda öngörülen şerhleri sayarken aile yurdu kurulmasını 386 ve 390. maddelere dayanarak bu şerhler arasında göstermiştir. Mahkemenin inceleme yapmadan davayı reddetmesi doğru bulunmayarak karar bozulmuştur (TMK m. 390).
Madde gerekçesi
Madde 392- 1984 tarihli Öntasarının 323 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 342 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde bulunan "...kabullerine mâni bulunmayan..." deyimi yerine, maddede "...kabullerine engel olacak durumları olmayan..." ifadesi kullanılmıştır. Bu maddeye göre, İsviçre Medenî Kanununun 355 inci maddesinde de olduğu gibi, yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması gerekir. Madde bu hususu yürürlükteki metne nazaran daha iyi ifade etmektedir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 137Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 342. maddesini karşıladığını ve kabule engel durumun ifadesinin değiştirildiğini gösterir; bu değişiklikle aranan şeyin yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması olduğu daha açık ifade edilmiştir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 342. maddeydi.
Muhtaç olan ve kabullerine mani bulunmayan usul ve füruunu ve erkek ve kız kardeşlerini yurda kabul etmesi için, mahkeme, mal sahibini cebredebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 342 | 4721 sayılı Kanun m. 392 | |
|---|---|---|
| Kimler | Usul ve füru, erkek ve kız kardeşler | Üstsoy, altsoy ve kardeşler |
| Muhtaçlık | Muhtaç olma | Yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç olma |
| Engel | Kabullerine mani bulunmama | Kabullerine engel olacak durumları olmama |
| Mahkeme | Mal sahibini zorlayabilir | Kabule karar verebilir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 392. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 364: Yardım nafakası yükümlüleri.
- TMK m. 386: Aile yurdu hâline getirilebilecek taşınmazlar.
- TMK m. 391: Tasarruf hakkının sınırlanması.
- TMK m. 393: Malikin ödemede acze düşmesi.
Aile yurdu, hısımların yurda kabulü, yardım nafakası veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 392 ne diyor?
Malikin, yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç bulunan ve kabullerine engel olacak durumları olmayan üstsoyunu, altsoyunu ve kardeşlerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebileceğini düzenler.
Kimler aile yurduna alınabilir?
Malikin üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri.
Yurda alınmanın koşulları nelerdir?
Kişinin yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç olması ve kabulüne engel olacak bir durumunun bulunmaması.
Kabule engel durum ne demek?
Gerekçeye göre yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumu.
Yurda kabule kim karar verir?
Mahkeme.
Kardeşler için ayrıca bir koşul var mı?
392. madde kardeşler için ayrıca bir koşul öngörmez; yardım nafakasında ise kardeşlerin yükümlülüğü refah içinde bulunmalarına bağlıdır (TMK m. 364).
Yardım nafakasıyla ilişkisi nedir?
Her iki madde de aynı hısım çevresini anar: üstsoy, altsoy ve kardeşler (TMK m. 364).
Eski Kanun'dan farkı nedir?
Gerekçeye göre "kabullerine mâni bulunmayan" deyimi yerine "kabullerine engel olacak durumları olmayan" ifadesi kullanılmıştır.
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 342. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 6, 364, 386, 390, 391, 392, 1010
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 342 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 392 gerekçesi s. 137, Tasarı ve Komisyon metni s. 456
- Yargıtay 7. HD, 2021/8166 E., 2023/720 K., 08.02.2023
- Yargıtay 14. HD, 2006/6282 E., 2006/7391 K., 26.06.2006
