Türk Medeni Kanunu · III. Sonuçları

TMK Madde 393: Aile Yurdu Malikinin Ödemede Acze Düşmesi

Türk Medeni Kanunu'nun 393. maddesine göre aile yurdu maliki borçlarını ödemede acze düşerse, aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır. Yönetici yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde yönetir; alacaklılar haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alır. Bu sayfada üç fıkrayı, madde gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını ve ilgili kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 2 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › İkinci Bölüm: Aile › Üçüncü Ayırım: Aile Malları › C. Aile yurdu › III. Sonuçları

3. Malikin ödemede acze düşmesi

Madde 393

  1. (1)Malik borçlarını ödemede acze düşerse, aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır.
  2. (2)Yönetici, yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde yönetir.
  3. (3)Alacaklılar, haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alırlar.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 393 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: yönetici atanması
  4. İkinci fıkra: yöneticinin görevi
  5. Üçüncü fıkra: alacaklıların hakları
  6. Yargıtay kararları
  7. Madde gerekçesi
  8. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  9. Değişiklik geçmişi
  10. İlgili maddeler
  11. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 393, aile yurdu malikinin borçlarını ödeyemez duruma düşmesi hâlini düzenler. Birinci fıkraya göre malik borçlarını ödemede acze düşerse, aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır. İkinci fıkraya göre yönetici yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde yönetir. Üçüncü fıkraya göre alacaklılar haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alır. Bu yönetim, aile yurdu ve eklentileri hakkındaki cebrî icra yasağının istisnası olan mahkeme eliyle yönetim hâlidir (TMK m. 391). Gerekçeye göre eski metinden esaslı bir içerik farkı yoktur; ancak mahkeme kararı için alacaklıların başvuruda bulunması gerektiğinin belirtilmesine gerek görülmemiştir.

Ödemede aciz
Borçlunun borçlarını ödeyemez duruma düşmesi.
Yönetici
Malik ödemede acze düştüğünde aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece atanan kişi.
Aciz belgesi
Alacağının tamamını alamayan alacaklıya ödenmeyen kısım için icra dairesince veya iflas idaresince verilen belge.
İflâstaki sıra
İflasta alacakların ödenme sırası.

TMK 393 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
KoşulMalikin borçlarını ödemede acze düşmesiTMK m. 393/1
AtamaMahkemece bir yönetici atanırTMK m. 393/1
Yönetim ölçütüYurdun amacı ve alacaklıların menfaatleriTMK m. 393/2
Alacaklıların sırasıAciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraTMK m. 393/3
Cebrî icra yasağıMahkeme eliyle yönetim hâli saklıdırTMK m. 391/2
Aciz belgesiTakipte ve iflasta düzenlenirİİK m. 143, 251
Kaynak743 m. 343; Öntasarı m. 324Gerekçe, s. 137

TBMM gerekçesine göre 1984 tarihli Öntasarının 324. maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanun'un 343. maddesini karşılamaktadır ve üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Eski metinden esaslı bir içerik farkı yoktur; ancak maddenin ilk fıkrasında, mahkeme kararı için alacaklıların başvuruda bulunması gerektiğinin belirtilmesine, eski metnin aksine, gerek görülmemiştir. Tasarının 393. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 456).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, yöneticiyi mahkemenin atamasıdır; eski Kanun'da yer alan alacaklıların mahkemeye başvurması koşulu yürürlükteki metinde yazılı değildir. İkinci nokta, yöneticinin yurdu iki ölçüte birlikte uygun yönetmesidir: yurdun amacı ve alacaklıların menfaatleri. Üçüncü nokta, alacaklıların aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre hak almasıdır.

Birinci fıkra: yönetici atanması

  • Koşul: Malikin borçlarını ödemede acze düşmesi.
  • Atama: Mahkemece bir yönetici atanır.
  • Başvuru: Metin alacaklıların başvurusunu koşul olarak anmaz.

Malik borçlarını ödemede acze düşerse, aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır. Madde, aile yurdu hakkındaki cebrî icra yasağıyla birlikte okunur: aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz (TMK m. 391). 393. madde bu saklı tutulan yönetimi düzenler; alacaklılar yurdu haczettirip sattıramaz, yurt mahkemece atanan yönetici tarafından yönetilir.

Eski Kanun'un 343. maddesine göre mal sahibinin borcunu ödemekten aczi gerçekleştiğinde alacaklılar mahkemeye başvurarak, yurdun özgülendiği amaca zarar gelmemek şartıyla, yurt yapılan taşınmazı kendi hesaplarına yönetmek üzere bir müdüre bıraktırabiliyordu. Gerekçeye göre yürürlükteki metnin ilk fıkrasında mahkeme kararı için alacaklıların başvuruda bulunması gerektiğinin belirtilmesine gerek görülmemiştir.

İkinci fıkra: yöneticinin görevi

  • Ölçüt: Yurdun amacı.
  • Ölçüt: Alacaklıların menfaatleri.
  • Eski metin: Yurdun amacına zarar gelmemek şartıyla alacaklılar hesabına yönetim.

Yönetici, yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde yönetir. Kanun iki ölçütü birlikte arar. Yurdun amacı maddede ayrıca tanımlanmamıştır; aile yurdu hâline getirilecek taşınmazın büyüklüğü bir ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçüyle sınırlanmıştır ve malik, geçici bir istisna kabul edilmedikçe taşınmazı kendisi işletmek ya da konutta oturmak zorundadır (TMK m. 387).

Eski Kanun'un 343. maddesi de yönetimin yurdun özgülendiği amaca zarar gelmemek şartıyla alacaklılar hesabına yapılacağını öngörüyordu. Yürürlükteki metin, yurdun amacını ve alacaklıların menfaatlerini aynı cümlede yöneticinin uyacağı ölçütler olarak sayar.

Üçüncü fıkra: alacaklıların hakları

  • Sıra ölçütü: Aciz belgelerindeki tarih.
  • İflâstaki sıra: İflasta alacakların ödenme sırası.
  • Belgeler: Takipte ve iflasta düzenlenen aciz belgeleri.

Alacaklılar, haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alır. Haciz yoluyla takipte alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya verir (İİK m. 143). İflasta ise idare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir (İİK m. 251).

İflâstaki sıra İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenmiştir: alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır; teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar ise kanunda sayılan sıralara göre kaydolunur (İİK m. 206). Eski Kanun'un 343. maddesi de alacaklıların, borcu ödemekten acze dair ellerindeki belgelerin tarihi sırasıyla ve iflastaki sıraya göre haklarını alacaklarını öngörüyordu.

Uygulamada

Aile yurdu malikinden alacaklıysanız ve malik borçlarını ödeyemiyorsa, yurt ve eklentileri hakkında cebrî icra yoluna başvuramazsınız; mahkemece atanacak yönetici yurdu yönetir ve alacağınızı aciz belgesindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alırsınız. Aciz belgenizi koruyun; sıranız belgedeki tarihe göre belirlenir. Aile yurdu malikiyseniz, borçlarınızı ödemede acze düşmeniz hâlinde yurdun mahkemece atanan bir yönetici tarafından yönetileceğini göz önünde tutun.

Yargıtay kararları

Bu sayfa hazırlanırken 393. maddeyi uygulayan bir karara rastlanmamıştır; aşağıdaki kararlar aile yurdu kurulmasını tapu kütüğüne şerh verilen bir tasarruf yetkisi kısıtlaması olarak gösterir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi2021/8166 E. · 2023/720 K.08.02.2023

Aile yurdu kurulması, tapu kütüğüne şerh verilebilen tasarruf yetkisi kısıtlamalarındandır; bu şerhle sonradan hak edinenler kanundaki yükümlülüklere katlanır

Davacı, satın aldığı taşınmazın tapu kaydına idarece özel bir kanuna dayanılarak konulan satış, devir ve ipotek işlemlerini kısıtlayan şerhin kaldırılmasını istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırarak davayı değişik gerekçeyle reddetti.

“Aile yurdu kurulması, art mirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler tapu kütüğüne şerh verilebilir. Bu tür bir şerhle sonraki müktesipler kanundaki mükellefiyetlere katlanmak zorunda kalır.”

Ne anlama geliyor? Karar, aile yurdunun tapu sicilindeki yerini gösterir. Daire, tapu kütüğüne yazılan şerhlerin şahsi hakları kuvvetlendirme, malikin tasarruf yetkisini sınırlandırma ve geçici tescili sağlama amaçlarına hizmet ettiğini belirtmiş; Türk Medeni Kanunu'nun 1010. maddesindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaları arasında aile yurdu kurulmasını saymış ve bu tür bir şerhle sonradan hak edinenlerin kanundaki yükümlülüklere katlanmak zorunda kalacağını açıklamıştır. Somut olayda şerhin özel kanunun idareye tanıdığı yetkiye dayandığı ve kaydın yolsuz olmadığı belirtilerek karar onanmıştır (TMK m. 390).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi2006/6282 E. · 2006/7391 K.26.06.2006

Tapu kütüğündeki şerhler taşınmazın tasarrufunu kısıtlar; aile yurdu kurulması Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen şerhler arasındadır

Davacı, davalıyla noterde yaptığı sözleşmedeki hakların tapu kütüğünün şerhler sütununa işlenmesini istedi. Mahkeme, şerhlerle ilgili olmayan bir maddeye dayanarak davayı reddetti.

“Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununda öngörülen şerhler; Arsa payı karşılığı inşaat (Türk Medeni Kanunu 1009), taşınmaz satış vaadi, ( Türk Medeni Kanunu 1009. Tapu Kanunu 26), kira sözleşmesi (Türk Medeni Kanunu 1009, Borçlar Kanunu 248 ve devamı), alım (Türk Medeni Kanunu 736), önalım (Türk Medeni Kanunu 735), gerialım (Türk Medeni Kanunu 736), aile yurdu kurulması (Türk Medeni Kanunu 386, 390), art mirasçı atanması (Türk Medeni Kanunu 521, 1010), serbest dereceden yararlanma hakkı (Türk Medeni Kanunu 871), bağışlayana rücu hakkı (Borçlar Kanunu 244).”

Ne anlama geliyor? Karar, aile yurdunun tapu sicilindeki şerhler arasındaki yerini gösterir. Daire, tapu kütüğündeki şerhlerin taşınmazın tasarrufunu kısıtladığını, bir kişisel hakkın şerh verilmesinin onu aynî hak gücüne dönüştürmediğini ancak sonradan hak kazananlara karşı da ileri sürülebilir kıldığını belirtmiş; Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'nda öngörülen şerhleri sayarken aile yurdu kurulmasını 386 ve 390. maddelere dayanarak bu şerhler arasında göstermiştir. Mahkemenin inceleme yapmadan davayı reddetmesi doğru bulunmayarak karar bozulmuştur (TMK m. 390).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 393- 1984 tarihli Öntasarının 324 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 343 üncü maddesini karşılamaktadır. Üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinden esaslı bir içerik farkı yoktur: Ancak maddenin ilk fıkrasında, mahkeme kararı için alacaklıların başvuruda bulunması gerektiğinin belirtilmesine, yürürlükteki metnin aksine, gerek görülmemiştir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 137

Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 343. maddesini karşıladığını ve esaslı bir içerik farkı olmadığını belirtir; tek fark olarak, mahkeme kararı için alacaklıların başvurusunun metinde anılmamasını gösterir.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 343. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 343 (mülga)

Mal sahibinin, borcunu ödemekten aczi tahakkuk ettiği takdirde alacaklılar, mahkemeye müracaat ederek yurdun tahsis edildiği gayeye halel gelmemek şartiyle; yurt ittihaz edilen mesken veya diğer gayrimenkulü, kendi hesaplarına idare etmek üzere bir müdüre, tevdi ettirebilirler. Alacaklılar, borcu ödemekten acze dair ellerinde bulunan vesikaların tarihi sırasiyle ve iflastaki tertibe göre haklarını alırlar.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3434721 sayılı Kanun m. 393
BaşlatanAlacaklılar mahkemeye başvururMetin başvuruyu koşul olarak anmaz; yöneticiyi mahkeme atar
YöneticiMüdürYönetici
ÖlçütYurdun amacına zarar gelmemek şartıyla alacaklılar hesabına yönetimYurdun amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun yönetim
Alacaklıların sırasıAciz belgelerinin tarihi ve iflastaki sıraAciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıra
Fıkra düzeniİki fıkraÜç fıkra

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 393. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler
  • TMK m. 391: Tasarruf hakkının sınırlanması ve cebrî icra yasağı.
  • TMK m. 387: Aile yurdunun koşulları.
  • TMK m. 389: Üçüncü kişilerin haklarının korunması.
  • TMK m. 394: Malikin ölümü hâlinde aile yurdu.

Aile yurdu, malikin borçları, alacaklıların hakları veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 393 ne diyor?

Aile yurdu maliki borçlarını ödemede acze düşerse mahkemece bir yönetici atanacağını, yöneticinin yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun yöneteceğini ve alacaklıların haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alacağını düzenler.

Aile yurdu malikinin borçları için yurt haczedilebilir mi?

Hayır; aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz (TMK m. 391).

Malik borçlarını ödeyemezse ne olur?

Aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır.

Yönetici yurdu nasıl yönetir?

Yurdun amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde.

Alacaklılar haklarını hangi sırayla alır?

Aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre.

Aciz belgesi nedir?

Alacağının tamamını alamayan alacaklıya ödenmeyen kısım için icra dairesince veya iflas idaresince verilen belgedir (İİK m. 143, 251).

Yönetici atanması için alacaklıların başvurusu gerekir mi?

Gerekçeye göre eski metnin aksine, mahkeme kararı için alacaklıların başvuruda bulunması gerektiğinin belirtilmesine gerek görülmemiştir.

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 343. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp