Anlaşmalı boşanmanın ikinci koşulu ortak iradedir. Kanun bunun iki yolunu gösterir: Eşler mahkemeye birlikte başvurur ya da eşlerden biri, diğerinin açtığı davayı kabul eder. Birlikte başvuruda ortak dilekçe ve protokol verilir. Tek taraflı yolda dava protokolle açılabileceği gibi, evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle çekişmeli olarak açılmış bir dava da sonradan anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Yargıtay, kabulün karar kesinleşinceye kadar yapılabileceğini kabul eder; temyiz aşamasında sunulan bir protokol üzerine bile eşlerin duruşmaya çağrılıp dinlenmesi için karar bozulmuştur. Davalının kabulü yalnız sarsılma olgusunu ispat eder, tek başına boşanma kararı için yetmez. Yalın kabul beyanı, eksik bir düzenleme veya hâkimin dinlememesi hâlinde dava çekişmeli sürdürülür. Davalının anlaşmalı boşanma talebine karşı çıkması ya da duruşmada anlaşamama da aynı sonucu doğurur: Dava reddedilmez, dilekçeler aşaması tamamlanarak çekişmeli olarak görülür.
Anlaşmalı boşanma için eşlerin birlikte dava açması şart mı?#
Hayır. Kanun iki ayrı yol tanır: “eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi” (TMK m. 166/3). Hukuk Genel Kurulu’na göre önemli olan, “tarafların boşanma iradelerini aynı anda ve duruşmada hâkime beyan etmesidir.” (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019) Öğretide birlikte başvurunun mümkün olup olmadığı, gerçek anlamda davacı ve davalı bulunmadığından tarafların nasıl adlandırılacağı tartışılmıştır; ancak uygulamada iki yol da kullanılır (Doğan, s. 763-764).
| Birlikte başvuru | Tek taraflı dava ve kabul | |
|---|---|---|
| Dilekçe | İki eşin imzaladığı ortak dilekçe | Davacının dilekçesi |
| Protokol | Dilekçe ekinde | Dilekçe ekinde ya da sonradan |
| Tebligat | Çoğu zaman gerekmez, duruşma günü iki eşe bildirilir | Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilir |
| Kabul beyanı | Dilekçede ve duruşmada | Cevap dilekçesinde, duruşmada veya ayrı dilekçeyle, sonunda duruşmada doğrulanır |
| Harç | Bir dava için | Bir dava için |
| Süre avantajı | En kısa yol | Tebligat kadar uzar |
Uygulamada en sık görülen yol, eşlerden birinin avukatının dilekçeyi tek başına vermesi, protokolün ekte bulunması ve duruşmada iki eşin de doğrulamasıdır. Mahkemenin yapacağı tek iş, davanın hangi yolla açılmış olduğundan bağımsız olarak iki eşi duruşmada dinlemektir.
Çekişmeli boşanma davası sonradan anlaşmalıya dönüşebilir mi?#
Evet. Tek taraflı açılmış bir davanın baştan anlaşmalı boşanma davası olması gerekmez; evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle açılan dava, kabul üzerine anlaşmalı boşanmaya dönüşür (Doğan, s. 765). Eşler, kusur tartışmasından sonra da anlaşabilir; duruşmada imzalanan bir tutanak yeterlidir. Hukuk Genel Kurulu, 166/1’e dayanılarak açılan bir davada duruşmada imzalanan beyanlarla verilen kararı, kararda 166/3’ün adı geçmese de anlaşmalı boşanma saymıştır (Yargıtay HGK, 2017/3067 E., 2019/512 K., 02.05.2019).
Dönüşüm yargılamanın ileri aşamalarında da olabilir. Yargıtay, hüküm temyiz edildikten sonra eşlerin birlikte verdiği protokol karşısında kararı bozmuş ve “tarafların duruşmaya çağrılıp bizzat dinlenmeleri, beyanlarının alınması ve hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmek üzere” dosyayı geri çevirmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/15740 E., 2010/17824 K., 27.10.2010). Daire bu uygulamayı 2026’da da sürdürmektedir; dosya temyizdeyken sunulan protokol üzerine verilen bozma kararları yaygındır ve protokol boşanmanın eklerinin yanında ziynet, eşya ve mal rejimi alacaklarını da kapsayabilir (Yargıtay 2. HD, 2026/6769 E., 2026/8110 K., 15.09.2026; Yargıtay 2. HD, 2026/9333 E., 2026/7810 K., 08.09.2026; Yargıtay 2. HD, 2026/2707 E., 2026/4748 K., 28.04.2026; Yargıtay 2. HD, 2026/1907 E., 2026/4466 K., 21.04.2026). Öğretide aktarılan başka bir kararda da Daire, boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin dava hakkında diledikleri tasarrufa gidebileceklerini, temyiz sırasında sunulan protokol hakkında beyanların alınması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 03.11.2015, E. 2015/5653, K. 2015/19986 (aktaran Doğan, s. 765, dn. 33)). Çekişmeli dava istinaf veya temyizdeyken uzlaşan eşler bu nedenle protokolü dosyaya sunarak anlaşmalı boşanma yoluna geçebilir. Bu yol, uzun süren dosyalarda sıkça kullanılır.
Eşler çekişmeli davayı beklemeden ayrı bir dosyada da anlaşmalı olarak boşanabilir. Bu karar kesinleşince önceki dava konusuz kalır, esası hakkında karar verilmez (Yargıtay 2. HD, 2025/8413 E., 2026/3048 K., 24.03.2026). Kusur da artık tartışılamaz: Eşlere önceki davalarda “birbirlerine kusur izafeleri mümkün olmadığı gibi, artık haklılık araştırması (HMK md. 331/1) da yapılamaz.” Daire bu nedenle davanın konusuz kalmasına sebep olduğu gerekçesiyle kadına yüklenen gider ve vekâlet ücretini bozmuş, giderlerin taraflar üzerinde bırakılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/6191 E., 2026/1848 K., 18.02.2026). Önceki davanın giderleri ve vekâlet ücreti protokolde yazılmalıdır. Boşanma hükmü kesinleştikten sonra sunulan protokol ise boşanma bakımından sonuç doğurmaz; Daire, eklerde uygulanıp uygulanmayacağının “bizzat taraflardan sorularak” değerlendirilmesini istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/5323 E., 2025/1499 K., 17.02.2025).
Özel boşanma sebepleriyle (zina, hayata kast, terk gibi) açılmış davalarda kabulün sonuç doğurup doğurmayacağı öğretide tartışmalıdır. Bir görüşe göre bu davalar da doğrudan anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir, başka bir görüşe göre önce davanın sebebi ıslah edilerek evlilik birliğinin sarsılmasına çevrilmelidir (Doğan, s. 765-766; yazar ıslah görüşünü savunur). Akıl hastalığına dayanan dava bakımından ise kabul düşünülemez (bkz. 6. Bölüm). Bu tür dosyalarda eşlerin ortak dilekçeyle TMK m. 166/3’e açıkça dayanması ve tutanağa bu yönde beyan yazdırması tartışmayı önler.
Davalının kabul beyanı boşanma için yeter mi?#
Yetmez. Kabulün tek sonucu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı olgusunun ispat edilmiş sayılmasıdır. Hukuk Genel Kurulu’na göre “yalın kabul” boşanma kararı vermeye yetmez; hâkimin dinlemesi, serbest iradeye kanaat getirmesi ve düzenlemeyi uygun bulması da gerekir (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019). Şu durumlarda kabul sonuç doğurmamıştır:
- Eşlerden biri dinlenmemişse. Son oturumda davalının dinlendiği, davacının ise dinlenmeyip vekilinin beyanının yeterli sayıldığı, mali sonuçlar ve çocuklar hakkında bir düzenleme de yapılmayan dosyada Daire, davalının “boşanmayı kabul” açıklamasının sonuç doğurmayacağını ve hâkimi bağlamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/2775 E., 2014/14031 K., 19.06.2014).
- Evlilik bir yıl sürmemişse. Bu durumda davalının kabulü de hukuki sonuç doğurmaz (Yargıtay 2. HD, 2014/18433 E., 2015/2645 K., 24.02.2015; Yargıtay 2. HD, 2014/2605 E., 2014/13905 K., 19.06.2014).
- Düzenleme yoksa veya eksikse. Yukarıdaki bölümlerde görüldüğü gibi mali sonuçlar ve çocukların durumu hakkında duraksamaya yer vermeyecek beyan alınmalıdır (Yargıtay HGK, 2017/2643 E., 2019/484 K., 18.04.2019).
Kabulün şekli konusunda Kanun özel bir kural koymaz; ama kabul beyanı “Beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla” tutanağa yazılır (HMK m. 154/3-ç). Cevap dilekçesinde kabul edildiğini tekrarlamak da hâkim önünde dinlenme ve serbest irade açıklaması yerine geçmez (Yargıtay 2. HD, 22.02.1990, E. 1989/10796, K. 1990/2176 (aktaran Doğan, s. 768, dn. 47)).
Kabul beyanı ne zamana kadar yapılabilir?#
Öğretide ilk duruşmanın sonuna kadar yapılabileceğini savunan görüş bulunmakla birlikte, Yargıtay’ın da benimsediği görüşe göre karar kesinleşinceye kadar yapılabilir (Doğan, s. 765). Bu nedenle eşler, ilk derece kararı verildikten sonra bile anlaşmalı boşanma yoluna dönebilir.
Eşlerden biri duruşmada anlaşmayı kabul etmezse ne olur?#
Dava reddedilmez, çekişmeli olarak sürdürülür. Daire bu dönüşümü şöyle ifade etmiştir: “Dava, anlaşmalı boşanma davası (TMK m. 166/3) olarak açılmış, anlaşma sağlanamaması üzerine dava çekişmeli boşanma davasına (TMK m. 166/1-2) dönüşmüştür.” (Yargıtay 2. HD, 2019/3660 E., 2019/7254 K., 17.06.2019) Bu durumda mahkemenin yapacağı iş, taraflara vakıalarını ve delillerini bildirmeleri için süre vermek, dilekçeler aşamasını tamamlamak ve ön inceleme yapmaktır. Bu adımlar atlanırsa karar bozulur (Yargıtay 2. HD, 2019/3660 E., 2019/7254 K., 17.06.2019; Yargıtay 2. HD, 2024/1117 E., 2024/8212 K., 04.11.2024). Ayrıntı 7. Bölümdedir.
Dönüşen davada talepler de çekişmeli davanın usulüne bağlı kalır. Anlaşmalı açılıp çekişmeliye dönen bir dosyada kadının duruşmada ziynet alacağı için istediği tutara hükmedilmesi, ziynetin boşanmanın eki niteliğinde olmaması ve usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2019/3660 E., 2019/7254 K., 17.06.2019).
Vekil davayı kabul edebilir mi?#
Vekil, özel yetki olmadan davayı kabul edemez (HMK m. 74). Ancak anlaşmalı boşanmada özel yetki de yetmez: Eşin kendisinin hâkim önünde dinlenmesi gerekir. Bu konu 5. Bölümde incelenmiştir. Vekâletnamede bulunması gereken yetkiler şunlardır: boşanma davası açma ve takip etme (kişiye sıkı sıkıya bağlı hak), davayı kabul, sulh, kanun yollarından feragat ve hâkim önünde imza.
Anlaşmalı boşanma, eşlerin birlikte başvurusuyla veya birinin davasının diğerince kabulüyle gerçekleşir. Kabul, evlilik birliğinin sarsıldığı olgusunu ispat eder, ama tek başına boşanma kararına yetmez. Çekişmeli açılan dava karar kesinleşinceye kadar anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir; anlaşma sağlanamazsa anlaşmalı açılan dava çekişmeli olarak sürdürülür (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019; Yargıtay HGK, 2017/3067 E., 2019/512 K., 02.05.2019; Yargıtay 2. HD, 2009/15740 E., 2010/17824 K., 27.10.2010; Yargıtay 2. HD, 2019/3660 E., 2019/7254 K., 17.06.2019).
Çekişmeli bir davada uzlaşma sağlanırsa protokolü dilekçe ekinde sunun ve dilekçede açıkça “TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmaya karar verilmesi” talebini yazın. Karşı dava varsa onun da protokol kapsamında sonuçlanacağını, karşılıklı taleplerin neye dönüştüğünü belirtin. Kanun yolu aşamasındaysa protokolü dosyanın bulunduğu mercie sunun; dosya ilk derece mahkemesine dönecektir. Bu nedenle uzlaşma metnine, dosyanın geri dönmesi ve yeni duruşma için iki eşin hazır bulunacağı yazılmalıdır.
Bu bölümde anılan öğreti
- Doğan, Burak, “Türk Hukukunda Anlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/III)”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, 2024, s. 755–787
