TMK 336, evli ana ve babanın velâyetini düzenler. Birinci fıkraya göre evlilik sürerken velâyet ana ve babaca birlikte kullanılır; eski Kanun'daki anlaşmazlıkta babanın görüşünün üstün tutulması kuralı kadın erkek eşitliğine aykırı bulunduğu için kaldırılmıştır ve Yargıtay velâyetin kullanılmasında eşlerin eşitliği ilkesini vurgular (Yargıtay 2. HD, 2020/2674 E., 2020/3825 K., 16.09.2020). İkinci fıkraya göre ortak hayata son verilmiş veya ayrılık gerçekleşmişse hâkim velâyeti eşlerden birine verebilir; ayrı yaşayan eşin geçici velâyet istemi, sonradan boşanma davası açıldı diye reddedilemez (Yargıtay 2. HD, 2017/651 E., 2017/2580 K., 09.03.2017). Üçüncü fıkraya göre velâyet, ana veya babadan birinin ölümünde sağ kalana, boşanmada ise çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir. Boşanmayla velâyet verilen ebeveyn sonradan ölürse velâyet kendiliğinden diğer ebeveyne geçmez (Yargıtay 2. HD, 2024/8297 E., 2024/8680 K., 18.11.2024). Güncel bir kararda velâyetin ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/1901 E., 2025/9923 K., 19.11.2025).
- Birlikte kullanma
- Evlilik sürerken velâyetten doğan hak ve yetkilerin ana ve babaca eşit olarak kullanılması.
- Geçici velâyet
- Ortak hayata son verildiğinde veya boşanma davası sürerken velâyetin geçici olarak bir eşe verilmesi.
- Ortak velâyet
- Boşanma veya ayrılıktan sonra velâyetin ana ve babaya birlikte bırakılması.
- Velâyetin askıda kalması
- Velâyet sahibi ebeveynin ölümünden sonra yeni düzenleme yapılıncaya kadar geçen dönem.
TMK 336 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Evlilik sürerken | Velâyet birlikte kullanılır | TMK m. 336/1 |
| Eşitlik | Velâyetin kullanılmasında eşler eşittir | Yargıtay 2. HD, 2020/3825 K. |
| Ortak hayata son verilmesi | Hâkim velâyeti bir eşe verebilir | TMK m. 336/2 |
| Geçici velâyet istemi | Boşanma davası açılması hukuki yararı kaldırmaz | Yargıtay 2. HD, 2017/2580 K. |
| Evlilikte tedbir | Ölçü çocuğun üstün yararıdır | Yargıtay 2. HD, 2015/8256 K. |
| Kimin velâyeti | Yalnızca ana veya baba; büyükanneye verilemez | Yargıtay 2. HD, 2020/1775 K. |
| Evlilikte ölüm | Velâyet sağ kalana aittir | Yargıtay 2. HD, 2019/928 K. |
| Boşanmadan sonra ölüm | Velâyet kendiliğinden geçmez, askıda kalır | Yargıtay 2. HD, 2024/8680 K. |
| Boşanma | Çocuğun kendisine bırakıldığı taraf | TMK m. 336/3, 182 |
| Ortak velâyet | Ana ve babaya ortak da bırakılabilir | Yargıtay 2. HD, 2025/9923 K. |
| Yabancı ortak velâyet | Türk kamu düzenine açıkça aykırı değil | Yargıtay 2. HD, 2017/13800 K. |
| Ortak velâyetin kaldırılması | Çekişmesiz yargı; bölge adliye kararı kesin | Yargıtay 2. HD, 2018/8266 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 297. maddesinden aynen alınmıştır. Gerekçe fıkraları tek tek açıklar. Birinci fıkrada, evlilik sürerken ana ve babanın velâyeti birlikte kullanacakları şeklindeki eski Kanun'un 263. maddesinin birinci cümlesindeki kural korunmuştur; ancak aynı maddenin ikinci cümlesindeki "Anlaşamazlarsa, babanın reyi muteberdir" hükmü, kadın erkek eşitliğine aykırı bulunduğu için yeni maddeye alınmamıştır. İkinci fıkrada, eşlerin ortak yaşamlarına fiilen son verilmesi veya ayrılık hâlinin gerçekleşmesi durumunda velâyetin kime verileceğinin hâkim kararıyla belirleneceği öngörülmüştür. Üçüncü fıkra, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde velâyetin sağ kalana, boşanma hâlinde ise çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa ait olduğunu düzenler ve esasen eski Kanun'un 264. maddesinin birinci fıkrasının sadeleştirilmiş hâlidir. Tasarının 336. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, ölümün zamanıdır. Evlilik sürerken, hatta boşanma davası kesinleşmeden ana veya babadan biri ölürse velâyet kanun gereği sağ kalana aittir (Yargıtay 2. HD, 2018/45 E., 2019/928 K., 12.02.2019). Boşanmadan sonra velâyet sahibi ebeveyn ölürse ise velâyet kendiliğinden diğer ebeveyne geçmez; mahkeme yeniden değerlendirme yapar ve bu süreçte velâyet askıda kalır. İkinci nokta, velâyetin yalnızca ana veya babaya verilebileceğidir; ikisi de uygun değilse velâyet kaldırılır ve çocuğa vasi atanır, büyükanne gibi bir yakına velâyet verilemez (Yargıtay 2. HD, 2020/339 E., 2020/1775 K., 03.03.2020). Üçüncü nokta, ayrı yaşayan eşin çocuk için geçici velâyet isteyebileceğidir; bu istem, boşanma davası açılmasını beklemek zorunda değildir.
Birinci fıkra: evlilik sürerken velâyet birlikte kullanılır
- Kural: Ana ve baba velâyeti birlikte ve eşit olarak kullanır.
- Kaldırılan kural: Eski Kanun'daki "anlaşamazlarsa babanın reyi muteberdir" hükmü alınmamıştır.
- Anlaşmazlık: Önemli bir konuda uyuşmazlık varsa eşler hâkimin müdahalesini isteyebilir (TMK m. 195).
- Üçüncü kişiler: İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilir (TMK m. 342).
- Kapsam: Bakım, eğitim, temsil, çocuğun malları ve soyadı gibi velâyete bağlı bütün yetkiler.
Birinci fıkra, evlilik sürerken velâyetin tek sahibi olmadığını söyler: velâyet ana ve babanındır ve ikisi tarafından birlikte kullanılır. Kanun koyucu bu fıkrada eski Kanun'dan önemli bir biçimde ayrılmıştır; anlaşmazlık hâlinde babanın görüşünün geçerli olacağını söyleyen eski kural, gerekçenin açık ifadesiyle kadın erkek eşitliğine aykırı bulunduğu için yeni metne alınmamıştır. Yargıtay da 335 ve 336. maddelerin evlilik süresince velâyet hakkının ve bu kapsamdaki yetkilerin ortak kullanımına işaret ettiğini ve velâyetin kullanılmasında eşlerin eşitliği ilkesini yansıttığını vurgulamaktadır (Yargıtay 2. HD, 2020/2674 E., 2020/3825 K., 16.09.2020). Birlikte kullanma, eşlerin her işlem için ayrı ayrı onay alacağı anlamına gelmez; üçüncü kişiler iyiniyetliyse eşlerden birinin diğerinin rızasıyla hareket ettiğini varsayabilir. Ama önemli bir konuda anlaşamayan eşler için kanun artık bir "son söz" sahibi tanımaz; uyuşmazlık, evlilik birliğinin korunmasına ilişkin hükümler çerçevesinde hâkime taşınabilir.
İkinci fıkra: ortak hayata son verilmesi veya ayrılık
- Şart: Ortak hayata fiilen son verilmesi veya mahkeme kararıyla ayrılık.
- Önlem: Hâkim velâyeti eşlerden birine verebilir.
- Evlilik sürerken: İstem, birlikte yaşamaya ara verilmesinde çocuklar için alınan bir tedbirdir (TMK m. 197).
- Boşanma davasında: Hâkim geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169).
- Ölçü: Geçici velâyette de çocuğun üstün yararı.
Evlilik sona ermeden eşlerin ayrı yaşamaya başlaması, çocuk bakımından belirsizlik yaratır. İkinci fıkra bu belirsizliği gidermek için hâkime velâyeti eşlerden birine verme yetkisi tanır. Ayrı yaşayan eşin bu yöndeki istemi bir önlem istemidir; Yargıtay, eşin bu davayı açmakta hukuki yararı olduğunu ve sonradan diğer eşin boşanma davası açmasının bu yararı ortadan kaldırmadığını kabul etmiş, iki davanın birleştirilmesi düşünülerek geçici velâyet düzenlemesi yapılmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2017/651 E., 2017/2580 K., 09.03.2017). Evlilik birliği sürerken istenen velâyet düzenlemesi, birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde çocuklar için alınacak bir tedbir niteliğindedir; geçici nitelikte bile olsa ölçü çocuğun üstün yararıdır. Taraflar aynı şehirde yaşıyor, çocuklar zaten bir ebeveynin yanında kalıyor ve uzman raporu da tedbire gerek görmüyorsa, velâyetin diğer eşe verilmesi istemi reddedilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2015/6284 E., 2015/8256 K., 22.04.2015).
Üçüncü fıkra: ölüm ve boşanma
| Durum | Velâyet kimde | Dayanak |
|---|---|---|
| Evlilik sürerken ana veya babanın ölümü | Kanun gereği sağ kalan ebeveynde | TMK m. 336/3 |
| Boşanma davası kesinleşmeden ölüm | Evlilik ölümle sona erer; velâyet sağ kalanda | Yargıtay 2. HD, 2019/928 K. |
| Boşanmadan sonra velâyet sahibinin ölümü | Kendiliğinden geçmez; hâkim yeniden karar verir, bu arada askıda | Yargıtay 2. HD, 2024/8680 K. |
| Boşanma | Çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveynde | TMK m. 336/3, 182 |
| Boşanmada ortak velâyet | Ana ve babaya ortak olarak da bırakılabilir | Yargıtay 2. HD, 2025/9923 K. |
| Ana ve babanın ikisi de uygun değil | Velâyet kaldırılır, vasi atanır | Yargıtay 2. HD, 2020/1775 K. |
Üçüncü fıkranın ilk kuralı ölüme ilişkindir. Evlilik sürerken ana veya babadan biri ölürse velâyet, ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın sağ kalana aittir. Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölmüşse de sonuç aynıdır: evlilik boşanmayla değil ölümle sona ermiştir ve boşanma kararıyla birlikte velâyete ilişkin hüküm de kesinleşmemiştir; bu nedenle önceki bir karara dayanılarak velâyet konusunda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilemez (Yargıtay 2. HD, 2018/45 E., 2019/928 K., 12.02.2019). Boşanmadan sonra ise durum farklıdır. Velâyet boşanmayla bir ebeveyne verildikten sonra bu ebeveyn ölürse velâyet kendiliğinden diğer ebeveyne geçmez; ölüm bir durum değişikliğidir, hâkim diğer ebeveynin velâyeti üstlenmesine engel olup olmadığını araştırır ve engel varsa vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunur (Yargıtay 2. HD, 2024/8297 E., 2024/8680 K., 18.11.2024).
Fıkranın ikinci kuralı boşanmaya ilişkindir: velâyet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir ve mahkeme bu düzenlemeyi boşanma kararıyla birlikte yapar (TMK m. 182). Velâyet yalnızca ana veya babaya verilebilir; ikisi de uygun değilse velâyet kaldırılarak çocuğa vasi atanır, velâyet büyükanne gibi bir yakına verilemez (Yargıtay 2. HD, 2020/339 E., 2020/1775 K., 03.03.2020). Kanun metni boşanmada velâyeti tek ebeveyne bağlar gibi görünse de, ortak velâyet uygulamada kabul görmektedir. Yargıtay, yabancı mahkemenin boşanmada kurduğu ortak velâyetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ek 7 No'lu Protokol'ün eşlerin evliliğin bitmesi hâlinde de çocuklarıyla ilişkilerinde eşit olduğunu öngördüğünü belirterek bu ilamların tanınması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/18674 E., 2017/13800 K., 04.12.2017). Güncel bir kararda da ortak hayata son verilmiş veya ayrılık gerçekleşmişse velâyetin eşlerden birine bırakılabileceği gibi ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceği açıkça belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/1901 E., 2025/9923 K., 19.11.2025). Ortak velâyet sonradan kaldırılmak istenirse bu istem çekişmesiz yargı işidir ve bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (Yargıtay 2. HD, 2018/3738 E., 2018/8266 K., 27.06.2018).
Eşinizle ayrı yaşıyorsanız ve çocuk sizin yanınızdaysa, boşanma davasını beklemeden geçici velâyet ve tedbir nafakası isteyebilirsiniz; boşanma davası sonradan açılırsa iki dava birleştirilebilir. İsteminizi çocuğun hangi tarihten beri kimin yanında kaldığını, okul ve bakım düzenini gösteren belgelerle destekleyin. Boşanma davasında ortak velâyet istiyorsanız, bunu dilekçede açıkça yazın ve çocuğun hangi ebeveynin yanında yaşayacağı, kişisel ilişki ve giderlere katılma düzenini birlikte önerin; mahkeme çocuğun üstün yararına göre karar verir ve uzman raporu belirleyicidir. Eşiniz boşanma davası sürerken öldüyse, velâyet kanun gereği size aittir; mahkemenin eski bir velâyet düzenlemesine dayanmasına karşı çıkın. Velâyeti kendisine verilen eski eşiniz öldüyse, velâyet kendiliğinden size geçmez; aile mahkemesinden velâyetin size verilmesini isteyin ve bu süreçte çocuğun temsili için gerekli önlemleri isteyin.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Evlilik süresince velâyet ve ondan doğan yetkiler ana ve babaca birlikte kullanılır; velâyetin kullanılmasında eşler eşittir
Boşanmada ortak çocuğun velâyeti anneye verilmişti. Anne, çocuğun kendi soyadını kullanmasına izin verilmesini istedi; ilk derece mahkemesi istemi reddetti, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetti.
“4721 sayılı Kanun'un velayet hakkına ilişkin 335 maddesinde, ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velayeti altında olduğu, yasal sebep olmadıkça velayetin ana ve babadan alınamayacağı belirtilmek suretiyle evlilik ilişkisi süresince velayet hakkının ve bu kapsamdaki yetkilerin ortak kullanımına işaret edilmiş; 336. maddesinde evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velayeti birlikte kullanacağı, ortak hayata son verilmesi veya ayrılık hâlinde hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceği, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde velayetin sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğu hüküm altına alınmış, velayet hakkı ve içerdiği yetkilerin kullanımı noktasında da eşlerin eşitliği prensibi yansıtılmaya çalışılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 336. maddenin üç fıkrasını tek bir ilkeye bağlar: eşitlik. Birinci fıkra evlilik sürerken velâyetin ana ve babaca birlikte kullanılmasını öngörür; eski Kanun'daki anlaşmazlık hâlinde babanın görüşünün üstün tutulması kuralına yeni metinde yer verilmemiştir. Daire, velâyet hakkı ve içerdiği yetkilerin kullanımında eşlerin eşitliği ilkesinin yansıtıldığını belirterek, boşanmadan sonra velâyet kendisine verilen annenin çocuğun soyadını belirleme talebini de bu çerçevede değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu konudaki iptal ve bireysel başvuru kararlarını da gözeten Daire, çocuğun soyadının annenin soyadıyla değiştirilmesinde çocuğun üstün yararı bulunduğunu kabul ederek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Ortak hayata son verilmişse eş, 336/2 uyarınca geçici velâyet isteyebilir; sonradan boşanma davası açılması bu istemdeki hukuki yararı ortadan kaldırmaz
Baba, eşiyle ayrı yaşadıklarını belirterek ortak çocukların geçici velâyetinin kendisine verilmesini istedi. Çocuklar annenin yanında kalıyordu. Dava sürerken anne boşanma davası açtı; mahkeme, başlangıçtaki hukuki yararın sonradan açılan boşanma davasıyla ortadan kalktığı gerekçesiyle davayı reddetti.
“Türk Medeni Kanununun 336/2. maddesi kapsamında bir önlem istemine ilişkin olan bu dava dosyasının, davalı kadın tarafından açılan boşanma davası ile birleştirme hususu da düşünülerek geçici velayet düzenlemesi yapılması gerekirken, "başlangıçta var olan hukuki yararın sonradan açılan boşanma davası ile ortadan kalktığı" gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Maddenin ikinci fıkrası, evlilik henüz sona ermeden ortaya çıkan fiilî ayrılığa cevap verir: ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velâyeti eşlerden birine verebilir. Daire bu istemi bir önlem istemi olarak nitelemiş ve ayrı yaşayan eşin bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir. Diğer eşin sonradan boşanma davası açması bu yararı ortadan kaldırmaz; doğru olan, iki davanın birleştirilmesi düşünülerek geçici velâyet düzenlemesi yapılmasıdır. Uygulamada bu, ayrı yaşayan eşin boşanma davasını beklemeden çocuk için geçici velâyet isteyebileceği ve bu istemin boşanma davası açıldı diye reddedilemeyeceği anlamına gelir.
Evlilik sürerken istenen velâyet düzenlemesi tedbir niteliğindedir; geçici velâyette de ölçü çocuğun üstün yararıdır
Evlilik devam ederken davacı, ortak çocukların velâyetinin kendisine verilmesini istedi. Taraflar aynı şehirde yaşıyordu ve çocuklar dava öncesinden beri babalarının yanında kalıyordu; alınan uzman raporu, tedbiren velâyet düzenlemesi yapılmasını gerektiren bir durum olmadığını belirtiyordu. Mahkeme istemi kabul etti.
“Anne ve baba arasındaki evlilik birliği halen devam ettiğine göre, davacının talebi, Türk Medeni Kanununun 197/son maddesi gereğince, müşterek çocukların velayetinin tedbiren kendisine verilmesi isteğini içermektedir. Toplanan delillerden;tarafların aynı şehirde yaşadıkları, müşterek çocukların dava tarihinden öncesinden itibaren davalı baba ile birlikte kaldıkları, mahkemece alınan 31.10.2014 tarihli raporda mevcut durumda çocuklar açısından tedbiren velayete ilişkin düzenleme yapılmasını gerektirecek bir durum olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Geçici nitelikte bile olsa, çocuğun velayetinin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Ana ve baba ile çocuğun yararı çatıştığı takdirde; çocuğun yararına üstünlük tanınması gerekir. Tarafların aynı yerde oturduğuna, babanın velayet görevini gereğince yapamayacağına ilişkin bir delil ve olgu belirlenmediğine göre; uzman görüşü doğrultusunda isteğin reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 336. maddenin ikinci fıkrası ile evliliğin korunmasına ilişkin 197. maddenin birlikte uygulanmasını gösterir. Evlilik birliği sürerken velâyetin eşlerden birine verilmesi istemi, niteliği itibarıyla birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde çocuklar için alınacak bir tedbirdir. Daire, geçici nitelikte bile olsa velâyet düzenlemesinde asıl olanın çocuğun üstün yararı olduğunu vurgulamış; tarafların aynı yerde oturduğu, çocukların zaten babanın yanında kaldığı, babanın velâyet görevini yerine getiremeyeceğine ilişkin bir olgu bulunmadığı ve uzman raporunun da tedbire gerek görmediği bir durumda istemin kabul edilmesini hatalı bulmuştur. Evlilik sürerken velâyet kural olarak birlikte kullanılır; bir eşe verilmesi, çocuğun yararının bunu gerektirdiği hâllerle sınırlıdır.
Velâyet münhasıran ana veya babaya tanınır; evlât edinme dışında büyükanne gibi üçüncü kişilere verilemez
Boşanma davasında mahkeme, ortak çocuğun velâyetini çocuğun babaannesine verdi. Anne kararı velâyet yönünden temyiz etti.
“sözü edilen yasal düzenlemeye göre velayet hakkı münhasıran anne veya babaya tanınan bir hak olup evlat edinme hariç ana-baba dışında hiç kimseye tevdi olunamaz. Velayet kamu düzenine ilişkindir. Velayet düzenlemesinde asıl olan çocuğun menfaatidir ve bu düzenlemede ana ve baba ile çocuğun yararı çatıştığı takdirde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir (TMK m.349). Bu durumda mahkemece yapılacak iş; çocuğun bedeni ve fikri gelişimi açısından velayetin kaldırılması ve vasi atanması şartlarının bulunup, bulunmadığı konusunda tarafların ve müşterek çocuğun yaşadıkları ortam ve sosyal çevre de görülmek suretiyle uzman görüşü alınarak delillerin birlikte değerlendirilip sonuca karar vermekten ibarettir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 336. maddenin kimin velâyet sahibi olabileceğine ilişkin sınırını açıkça çizer. Madde velâyeti yalnızca ana ve babaya tanır: evlilik sürerken birlikte, ayrılıkta veya boşanmada eşlerden birine. Daire'ye göre velâyet hakkı münhasıran ana veya babaya ait olup evlât edinme dışında ana ve baba dışında hiç kimseye verilemez; bu nedenle çocuğun babaannesine velâyet verilmesi hatalıdır. Ana ve babadan hiçbiri velâyete uygun değilse yol, velâyetin kaldırılması ve çocuğa vasi atanmasıdır (TMK m. 348, TMK m. 349); bu durumda büyükanne veya başka bir yakın ancak vasi olarak atanabilir. Daire, velâyetin kaldırılması ve vasi atanması şartlarının uzman görüşüyle araştırılmasını istemiştir.
Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık gerçekleşmişse velâyet eşlerden birine bırakılabileceği gibi ana ve babaya ortak olarak da bırakılabilir
Karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesi ortak çocuğun velâyetini anneye bıraktı. Baba, çocuğun annenin yanında uygun olmayan koşullarda bulunduğunu ileri sürerek delil sundu; bu iddialar araştırılmadan velâyet düzenlemesi onandı. Baba kararı velâyet yönünden temyiz etti.
“Velâyet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Velâyet kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında hakim tarafından ortaya çıkan koşulların değerlendirilmesi ve res'en dikkate alınması gerekir. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine bırakılabileceği gibi velâyet ana ve babaya ortak olarak da bırakılabilir.”
Ne anlama geliyor? Bu güncel karar, ortak velâyet tartışmasında önemli bir yerde durur. Kanun metni boşanmada velâyetin çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa ait olduğunu söyler; buna rağmen Daire, velâyete ilişkin genel ilkeleri sıralarken ortak hayata son verilmiş veya ayrılık gerçekleşmişse velâyetin eşlerden birine bırakılabileceği gibi ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceğini açıkça belirtmiştir. Kararın asıl sonucu ise velâyet düzenlemesinin çocuğun üstün yararına göre ve eksiksiz araştırmayla yapılması gerektiğidir: babanın iddiaları araştırılmadan velâyet düzenlemesi yapılamaz; psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bir heyetle yeniden inceleme yapılmalı, çocuğun dinlenmesi gerekiyorsa bu, uzman eşliğinde ve çocuk dostu yöntemlerle yapılmalıdır.
Yabancı mahkemenin boşanma sonrası kurduğu ortak velâyet Türk kamu düzenine açıkça aykırı değildir; ilamın velâyet kısmı da tanınır
Yabancı bir mahkemenin boşanma kararının tanınması istendi. Türk mahkemesi boşanmaya ilişkin kısmı tanıdı; çocuğun ortak velâyette bırakılmasına ilişkin kısmı ise Türk kamu düzenine aykırı bularak tanımadı.
“Yukarıda değinilen iç hukukumuz ve kamu düzeni kavramı ile ilgili açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde "ortak velayet" düzenlenmesinin, Türk kamu düzenine "açıkça" aykırı olduğunu ya da Türk toplumunun temel yapısı ve temel çıkarlarını ihlal ettiğini söylemek mümkün değildir.”
Ne anlama geliyor? Daire bu kararda, 336. maddenin boşanmada velâyeti tek ebeveyne bağlayan üçüncü fıkrasına rağmen ortak velâyetin Türk hukukunun temel değerleriyle çatışmadığını kabul etmiştir. Karar iç hukuk düzenlemelerini sıraladıktan sonra, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ek 7 No'lu Protokol'ün eşlerin evlilik süresince ve evliliğin bitmesi hâlinde çocuklarıyla ilişkilerinde eşit olduğunu öngören 5. maddesine ve Anayasa'nın 90. maddesine dayanır. Kamu düzeni, yabancı kararın tanınmasını ancak Türk hukukunun temel ilkeleriyle açıkça bağdaşmıyorsa engeller; ortak velâyet bu nitelikte değildir. Tarafların ortak velâyet konusunda çekişmesi bulunmadığından ilamın velâyet kısmı da tanınmalıdır. Daire aynı gerekçeyle, İngiliz vatandaşı ebeveynlerin milli hukuklarına dayanan ortak velâyet istemi hakkında da esasa girilerek karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/15771 E., 2017/1737 K., 20.02.2017).
Ortak velâyetin kaldırılarak velâyetin bir ebeveyne verilmesi istemi çekişmesiz yargı işidir; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir
Boşanmadan sonra çocuklar ortak velâyette bırakılmıştı. Anne, ortak velâyetin kaldırılarak velâyetin kendisine verilmesini, baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmasını ve çocuklar için nafaka istedi; bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararı temyiz edildi.
“Davacı- karşı davalı annenin birleşen davası, ortak velayetin kaldırılarak velayetin anneye verilmesi, buna bağlı olarak baba ile ortak çocuklar arasında kişisel ilişki kurulması ve çocuklar için nafaka isteğine ilişkin olup, dava çekişmesiz yargı işidir (HMK m.362/2-b-13). Bölge Adliye Mahkemesince çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar kesin nitelikte olup, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz (HMK m.362/1-ç).”
Ne anlama geliyor? Bu karar, ortak velâyetin sonradan değiştirilmesinin usulünü gösterir. Ortak velâyetin kaldırılarak velâyetin bir ebeveyne verilmesi istemi, velâyetin değiştirilmesi niteliğindedir ve HMK uyarınca çekişmesiz yargı işidir. Bölge adliye mahkemelerinin çekişmesiz yargı işlerinde verdiği kararlar kesin olduğundan bu konuda temyiz yoluna başvurulamaz. Karar, ortak velâyetin uygulamada kurulduğunu ve değişen koşullarda tekrar tek ebeveyne verilebileceğini de gösterir. Velâyetin değiştirilmesinin esasa ilişkin şartları, çocuğun üstün yararı ve durumun değişmesidir (TMK m. 183, TMK m. 349).
Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse evlilik ölümle sona erer ve velâyet sağ kalan ebeveyne aittir
Boşanma davasında verilen ilk hüküm temyiz edilmiş, hüküm kesinleşmeden davacı eş ölmüştü. Mahkeme, daha önce çocukla ilgili bir karar verildiği gerekçesiyle velâyet konusunda karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
“Hal böyleyken, mahkemece, tarafların evliliğinin boşanmayla değil, ölümle sona erdiği, velayet ile ilgili ilk verilen hüküm kesinleşmediği gibi anne ve babadan birinin ölümü halinde velayetin sağ kalana ait olacağı (TMK m. 336/3) da dikkat alınmaksızın, daha önceden müşterek çocuklarla ilgili alınmış bir karar olduğu gerekçesiyle velayet hususunda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi usule ve kanuna aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Maddenin üçüncü fıkrası, evlilik sürerken ana veya babadan birinin ölümü hâlinde velâyetin sağ kalana ait olduğunu söyler. Bu kural, boşanma davası kesinleşmeden eşlerden biri öldüğünde de uygulanır: evlilik boşanmayla değil, ölümle sona ermiştir ve boşanma kararıyla birlikte velâyete ilişkin hüküm de kesinleşmemiştir. Daire, bu durumda ortada kesinleşmiş bir velâyet hükmü bulunmadığını, velâyetin sağ kalan ebeveyne ait olduğunu belirtmiş ve önceki karara dayanılarak velâyet konusunda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesini hatalı bulmuştur. Aynı dosyada bozmadan sonra verilen kararda da sağ kalan annenin velâyet isteminin reddi aynı gerekçeyle bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2021/3915 E., 2021/4800 K., 14.06.2021).
Boşanmayla velâyeti kendisine verilen ebeveyn ölürse velâyet kendiliğinden diğer ebeveyne geçmez; hâkim yeniden değerlendirme yapar
Boşanma kesinleştikten sonra yapılan yargılamada mahkeme ortak çocuğun velâyetini anneye bıraktı. Karar anneye tebliğ edildikten kısa süre sonra anne öldü; baba kararı velâyet yönünden temyiz etti.
“Çocuğun velayeti boşanma kararı ile eşlerden birine verildikten sonra bu eşin ölümüyle velayet kendiliğinden sağ kalan diğer eşe geçmez. Böyle bir durumda; hakim kararıyla velayetin diğer ebeveyne verilmesi veya velayetin sağ kalan ebeveyne verilmesi uygun bulunmadığı taktirde; çocuğa vasi atanmak üzere vesayet makamına ihbarda bulunulması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, üçüncü fıkradaki iki kuralın farkını gösterir. Evlilik sürerken ana veya babadan biri ölürse velâyet kanun gereği sağ kalana aittir. Oysa boşanmayla velâyet bir ebeveyne verildikten sonra bu ebeveyn ölürse, velâyet kendiliğinden diğer ebeveyne geçmez. Daire'ye göre bu ölüm velâyet bakımından bir durum değişikliğidir ve hâkimin kendiliğinden harekete geçmesini gerektirir: diğer ebeveynin velâyeti üstlenmesine yasal bir engel bulunup bulunmadığı, yeniden alınacak sosyal inceleme raporu ve gerekirse çocuğun dinlenmesiyle araştırılmalıdır. Engel yoksa velâyet diğer ebeveyne verilir; engel varsa çocuğa vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulur. Bu süreç tamamlanıncaya kadar velâyet askıda kalır.
Madde gerekçesi
Madde 336- Madde İsviçre Medenî Kanununun 297 nci maddesinden aynen alınmıştır. Birinci fıkrada, evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velâyeti birlikte kullanacakları şeklinde yürürlükteki Kanunun 263 üncü maddesinin birinci cümlesinde dile getirilen kural korunmuştur. Ancak yürürlükteki metnin ikinci cümlesindeki "Anlaşamazlarsa, babanın reyi muteberdir" hükmü, kadın erkek eşitliğine aykırı bulunduğu için, maddeye alınmamıştır. İkinci fıkrada, eşlerin ortak yaşamlarına fiilen son verilmesi veya ayrılık hâlinin gerçekleşmesi durumunda, velâyetin kime verileceğinin hâkim kararıyla belirleneceği hükme bağlanmıştır. Üçüncü fıkrada ise, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde velâyetin sağ kalana, boşanma hâlinde ise çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğu düzenlenmektedir. Fıkra, esasen, yürürlükteki Kanunun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasının sadeleştirilmiş hâlidir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 126Gerekçenin en önemli cümlesi, eski Kanun'daki bir kuralın neden alınmadığını açıklayan cümledir: anlaşmazlık hâlinde babanın görüşünün üstün tutulması, kadın erkek eşitliğine aykırı bulunmuştur. Bu tercih, birinci fıkradaki "birlikte kullanma" kuralının içeriğini belirler; velâyet eşit iki ebeveynin ortak yetkisidir ve anlaşmazlıkta ebeveynlerden biri diğerine üstün tutulamaz. İkinci fıkra için gerekçe, velâyetin kime verileceğinin hâkim kararıyla belirleneceğini vurgular; ayrılık kendiliğinden velâyeti değiştirmez, bir karar gerektirir. Üçüncü fıkranın eski Kanun'un 264. maddesinin sadeleştirilmiş hâli olduğunu belirten gerekçe, bu fıkra bakımından esaslı bir değişiklik amaçlanmadığını gösterir. Maddenin İsviçre Medenî Kanunu'ndan aynen alındığının belirtilmesi de yorumda İsviçre öğretisi ve uygulamasının yol gösterici olabileceğini düşündürür.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçenin belirttiği gibi birinci fıkra eski Kanun'un 263. maddesinin birinci cümlesini, üçüncü fıkra ise 264. maddesinin birinci fıkrasını karşılar:
Evlilik mevcut iken, ana ve baba, velayeti beraberce icra ederler. Anlaşamazlarsa, babanın reyi muteberdir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trKarı kocadan birinin vefatı halinde, velayet, sağ kalana ve boşanma halinde çocukların tevdi olunduğu tarafa, ait olur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trEski ve yeni metinler karşılaştırıldığında iki fark öne çıkar. Birincisi, anlaşmazlıkta babanın görüşünü üstün tutan kural kaldırılmıştır. İkincisi, eski Kanun'da ortak hayata son verilmesi veya ayrılık hâlinde velâyetin bir eşe verilmesini düzenleyen bu maddeye özgü bir fıkra yoktu; ikinci fıkra İsviçre Medenî Kanunu'ndan alınarak eklenmiştir.
| 743 sayılı Kanun m. 263-264 | 4721 sayılı Kanun m. 336 | |
|---|---|---|
| Evlilik sürerken | Beraberce icra; anlaşmazlıkta babanın reyi muteber | Birlikte kullanılır; üstünlük kuralı yok |
| Ortak hayata son verilmesi, ayrılık | Bu maddede özel hüküm yoktu | Hâkim velâyeti bir eşe verebilir |
| Ölüm | Sağ kalana | Sağ kalana |
| Boşanma | Çocukların tevdi olunduğu tarafa | Çocuk kendisine bırakılan tarafa |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde üç fıkra olarak yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 10.09.2025 | Üçüncü fıkradaki iki ibarenin iptali istemi yetkisizlik nedeniyle reddedildi | AYM, E. 2025/175, K. 2025/169 |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Üçüncü fıkradaki "Velâyet,..." ve "...boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir." ibarelerinin iptali için bir asliye hukuk mahkemesi Anayasa Mahkemesine başvurmuş; Mahkeme, bu kuralların başvuran mahkemede görülen ve velâyet sahibi annenin açtığı isim değişikliği davasında uygulanacak kurallar olmadığını belirterek başvuruyu esasa girmeden, yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir (AYM, E. 2025/175, K. 2025/169, 10.09.2025). Uygulamadaki en dikkat çekici gelişme ortak velâyettir: kanun metni değişmediği hâlde Yargıtay, yabancı ortak velâyet kararlarının tanınabileceğini kabul etmiş (Yargıtay 2. HD, 2016/18674 E., 2017/13800 K., 04.12.2017) ve güncel bir kararında velâyetin ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/1901 E., 2025/9923 K., 19.11.2025).
İlgili maddeler
- TMK m. 169: Boşanma davasında geçici önlemler.
- TMK m. 182: Boşanmada velâyetin düzenlenmesi.
- TMK m. 183: Boşanmadan sonra durumun değişmesi.
- TMK m. 195: Evlilik birliğinin korunması.
- TMK m. 197: Birlikte yaşamaya ara verilmesi.
- TMK m. 335: Velâyetin koşulları.
- TMK m. 337: Ana ve baba evli değilse velâyet.
- TMK m. 342: Çocuğun temsil edilmesi.
- TMK m. 348: Velâyetin kaldırılması.
- TMK m. 349: Ana veya babanın yeniden evlenmesi.
Evlilik sürerken veya ayrı yaşarken velâyet, geçici velâyet, ortak velâyet ya da eşin ölümünden sonra velâyet konusunda boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 336 ne diyor?
Evlilik sürerken velâyetin ana ve babaca birlikte kullanıldığını, ayrılıkta hâkimin velâyeti bir eşe verebileceğini, ölümde velâyetin sağ kalana, boşanmada ise çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa ait olduğunu söyler.
Evliyken velâyet kimdedir?
Ana ve babanın ikisinde; birlikte kullanırlar.
Anlaşamazsak kimin sözü geçer?
Hiçbirinin; babanın görüşünü üstün tutan eski kural kaldırılmıştır. Önemli bir konuda uyuşmazlık varsa hâkimin müdahalesi istenebilir (TMK m. 195).
Velâyette anne ve baba eşit midir?
Eşimle ayrı yaşıyorum; velâyeti isteyebilir miyim?
Evet; ortak hayata son verilmişse hâkim velâyeti eşlerden birine verebilir.
Eşim sonra boşanma davası açtı; geçici velâyet davam düşer mi?
Hayır; iki dava birleştirilerek geçici velâyet düzenlenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2017/651 E., 2017/2580 K., 09.03.2017).
Evliyken velâyetin bana verilmesi için ne gösterilmeli?
Çocuğun üstün yararının bunu gerektirdiği; uzman raporu önemlidir (Yargıtay 2. HD, 2015/6284 E., 2015/8256 K., 22.04.2015).
Boşanma davası sürerken hangi geçici önlemler alınır?
Hâkim çocukların bakım ve korunmasına ilişkin önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169).
Eşim öldü; velâyet kimde?
Evlilik sürerken ölüm olduysa kanun gereği sizde.
Boşanma davası sürerken eşim öldü; velâyet ne olur?
Evlilik ölümle sona erer; velâyet sağ kalan ebeveyne aittir (Yargıtay 2. HD, 2018/45 E., 2019/928 K., 12.02.2019).
Boşandıktan sonra velâyeti olan eski eşim öldü; velâyet bana geçer mi?
Kendiliğinden geçmez; hâkim yeniden karar verir (Yargıtay 2. HD, 2024/8297 E., 2024/8680 K., 18.11.2024).
O arada velâyet kimdedir?
Yeni düzenleme yapılıncaya kadar velâyet askıda kalır.
Boşanmada velâyet kime verilir?
Çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa; mahkeme çocuğun üstün yararına göre karar verir (TMK m. 182).
Boşanmada ortak velâyet mümkün mü?
Güncel bir kararda velâyetin ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/1901 E., 2025/9923 K., 19.11.2025).
Yurt dışında verilen ortak velâyet kararı Türkiye'de tanınır mı?
Evet; ortak velâyet Türk kamu düzenine açıkça aykırı değildir (Yargıtay 2. HD, 2016/18674 E., 2017/13800 K., 04.12.2017).
Ortak velâyet sonradan kaldırılabilir mi?
Evet; bu istem çekişmesiz yargı işidir ve bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (Yargıtay 2. HD, 2018/3738 E., 2018/8266 K., 27.06.2018).
Velâyet büyükanneye verilebilir mi?
Hayır; velâyet yalnızca ana veya babaya verilir (Yargıtay 2. HD, 2020/339 E., 2020/1775 K., 03.03.2020).
Ana ve babanın ikisi de uygun değilse ne olur?
Velâyet kaldırılır ve çocuğa vasi atanır (TMK m. 348).
Ana ve baba evli değilse velâyet kimdedir?
Kural olarak anada (TMK m. 337).
Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun m. 263 ve 264 benzer kurallar içeriyordu, ancak anlaşmazlıkta babanın görüşünü üstün tutuyordu.
Madde hangi kaynaktan alınmıştır?
İsviçre Medenî Kanunu'nun 297. maddesinden aynen.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 182, 183, 195, 197, 335, 336, 337, 342, 348, 349, 404
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362, 382
- İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 No'lu Protokol m. 5 (Resmî Gazete 25.03.2016)
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 263, 264 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 336 gerekçesi s. 126, Komisyon değişiklik listesi s. 311-315
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/175, K. 2025/169, 10.09.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/1901 E., 2025/9923 K., 19.11.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/8297 E., 2024/8680 K., 18.11.2024
- Yargıtay 2. HD, 2021/3915 E., 2021/4800 K., 14.06.2021
- Yargıtay 2. HD, 2020/2674 E., 2020/3825 K., 16.09.2020
- Yargıtay 2. HD, 2020/339 E., 2020/1775 K., 03.03.2020
- Yargıtay 2. HD, 2018/45 E., 2019/928 K., 12.02.2019
- Yargıtay 2. HD, 2018/3738 E., 2018/8266 K., 27.06.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/18674 E., 2017/13800 K., 04.12.2017
- Yargıtay 2. HD, 2017/651 E., 2017/2580 K., 09.03.2017
- Yargıtay 2. HD, 2016/15771 E., 2017/1737 K., 20.02.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/6284 E., 2015/8256 K., 22.04.2015
