TMK 332, çocuk için açılan nafaka davası sürerken çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlar. Birinci fıkraya göre hâkim, davacının istemi üzerine dava süresince gerekli önlemleri alır; uygulamada bu önlemlerin başında çocuk için tedbir nafakası gelir. Yargıtay, davanın başında velâyeti tedbiren verilen ebeveyn lehine, tedbir tarihinden hükmün kesinleşmesine kadar çocuk için tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğini 332/1'e dayanarak belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/20499 E., 2009/5026 K., 19.03.2009). İstem ileri sürülmüşse mahkeme bu istem hakkında mutlaka karar vermelidir (Yargıtay 2. HD, 2016/17305 E., 2016/15942 K., 14.12.2016). Tedbir nafakası için çocuğun fiilen davacının yanında bulunması ve giderlerinin onun tarafından karşılanması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2015/6405 E., 2015/10055 K., 13.05.2015). İkinci fıkraya göre soybağı tespit edilirse davalının uygun nafaka miktarını depo etmesine veya geçici olarak ödemesine karar verilebilir.
- Geçici önlem
- Nafaka davası sürerken, hüküm kesinleşinceye kadar çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak için alınan önlem.
- Tedbir nafakası
- Yargılama süresince çocuk için ödenmesine karar verilen geçici nafaka.
- Depo
- Uygun nafaka miktarının, ödenmek üzere mahkemenin göstereceği bir yere yatırılması.
- Soybağının tespiti
- Çocuk ile ana veya baba arasındaki hukuki bağın kurulmuş olması.
TMK 332 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Uygulama alanı | Çocuk için açılan nafaka davası | TMK m. 329, 332/1 |
| Şart | Davacının istemi | TMK m. 332/1 |
| Önlem | Dava süresince gerekli olan önlemler, özellikle tedbir nafakası | TMK m. 332/1 |
| Tedbiren velâyet | Tedbir tarihinden kesinleşmeye kadar tedbir nafakası | Yargıtay 2. HD, 2009/5026 K. |
| Karar ödevi | İstem hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmeli | Yargıtay 2. HD, 2016/15942 K. |
| Fiilî bakım | Çocuğun yanında kaldığı dönem esas alınır | Yargıtay 2. HD, 2015/11292 K. |
| Yurtta geçen süre | Tedbir nafakası kurulamaz | Yargıtay 2. HD, 2015/10055 K. |
| Nitelik | Evlilik sürerken istenen nafaka tedbir nafakasıdır | Yargıtay 3. HD, 2010/18958 K. |
| Boşanma davası | Geçici önlem 169. maddeye göre kendiliğinden alınır | Yargıtay HGK, 2023/672 K. |
| Artırım davası | Tedbir istemi artırımın başlangıcını geciktirmez | Yargıtay 2. HD, 2024/5512 K. |
| Velâyet değişikliği | Yeni iştirak nafakası kesinleşmeden itibaren | Yargıtay HGK, 2018/1052 K. |
| Soybağı tespit edilmişse | Nafakanın depo edilmesi veya geçici ödenmesi | TMK m. 332/2 |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'da bulunmayan ve nafaka davasında geçici önlem alınabilmesi olanağını genel olarak düzenleyen bir hükümdür; İsviçre Medenî Kanunu'nun 281. maddesinin ilk iki fıkrasından alınmıştır. Gerekçe iki noktanın altını çizer. Birincisi, hâkim bu önlemleri kendiliğinden değil, davacının istemi üzerine alabilir. İkincisi, ikinci fıkrada düzenlenen depo ve geçici ödeme de bir geçici önlemdir. Tasarının 332. maddesinin ikinci fıkrasında Adalet Komisyonunda ifade düzgünlüğünü sağlamak amacıyla redaksiyon yapılmıştır (S. Sayısı 723, s. 314); hükmün özü değişmemiştir.
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, çocuk için açılan nafaka davasında veya velâyet davasında tedbir nafakası istemini açıkça yazmaktır. Boşanma davasından farklı olarak burada hâkim geçici önlemi kendiliğinden almaz; gerekçe açıkça davacının istemini arar. İkinci nokta, dava sürerken çocuğun kimin yanında kaldığını belgelendirmektir: tedbir nafakası, çocuğun fiilen davacının yanında bulunduğu ve giderlerinin onun tarafından karşılandığı dönem için kurulur; çocuğun yurtta kaldığı dönemler hariç tutulur (Yargıtay 2. HD, 2015/6405 E., 2015/10055 K., 13.05.2015). Üçüncü uyarı velâyet değişikliği davalarına ilişkindir: yeni velâyet sahibi lehine iştirak nafakası ancak velâyet kararının kesinleşmesinden itibaren başladığı için (Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018), yargılama süresi için tedbiren velâyet ve tedbir nafakası ayrıca istenmelidir.
Birinci fıkra: nafaka davası sürerken alınacak önlemler
- Hangi dava: Çocuk için açılan nafaka davası (TMK m. 329); nafakanın artırılması davası (TMK m. 331); velâyetin değiştirilmesiyle birlikte ileri sürülen nafaka istemi.
- Şart: Davacının istemi; hâkim önlemi kendiliğinden almaz.
- Önlem: Dava süresince gerekli olan önlemler; uygulamada özellikle çocuk için tedbir nafakası.
- Başlangıç: Kural olarak dava tarihi; velâyet tedbiren verilmişse tedbir tarihi (Yargıtay 2. HD, 2008/20499 E., 2009/5026 K., 19.03.2009).
- Bitiş: Hükmün kesinleşmesi; çocuk yargılama sırasında ergin olursa erginlik tarihi (Yargıtay 2. HD, 2016/17305 E., 2016/15942 K., 14.12.2016).
- Fiilî durum: Çocuğun fiilen davacının yanında olduğu ve giderlerinin onun tarafından karşılandığı dönem (Yargıtay 2. HD, 2015/6405 E., 2015/10055 K., 13.05.2015).
Nafaka davası bir süre devam eder; bu sürede çocuğun ihtiyaçları beklemez. Birinci fıkra, bu boşluğu geçici önlemlerle doldurur. Hâkim, davacının istemi üzerine, hüküm kesinleşinceye kadar çocuğun geçimini güvence altına alacak önlemleri alır. Kararlarda bu önlem tedbir nafakası biçiminde görülür: yargılama süresince ödenen tedbir nafakası, hükmün kesinleşmesinden sonra yerini iştirak nafakasına bırakır. Yargıtay, davanın başında çocuğun velâyeti tedbiren anneye verilmişse, tedbir tarihinden hükmün kesinleşmesine kadar çocuk için tedbir nafakası kurulması gerektiğini doğrudan 332/1'e dayanarak belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/20499 E., 2009/5026 K., 19.03.2009). Tedbir nafakasının ölçüsü, 330. maddedeki ölçütlerin aynısıdır: çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri (TMK m. 330).
İstem şartı, maddenin boşanma davasındaki geçici önlemlerden ayrıldığı noktadır. Gerekçe, hâkimin bu önlemleri kendiliğinden değil, davacının istemi üzerine alabileceğini açıkça söyler. İstem ileri sürülmüşse mahkeme onu cevapsız bırakamaz; velâyetin değiştirilmesi davasında çocuk için yargılama süresince istenen tedbir nafakası hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/17305 E., 2016/15942 K., 14.12.2016).
Tedbir nafakası hangi dönemi kapsar?
| Durum | Tedbir nafakası dönemi | Dayanak |
|---|---|---|
| Velâyet davanın başında tedbiren verildi | Tedbir tarihinden hükmün kesinleşmesine kadar | Yargıtay 2. HD, 2009/5026 K. |
| Çocuk belirli bir tarihten beri davacının yanında | O tarihten kararın kesinleşmesine kadar | Yargıtay 2. HD, 2015/11292 K. |
| Çocuk yargılama sırasında diğer ebeveynin yanına geçti | Dava tarihinden bu tarihe kadar | Yargıtay 2. HD, 2014/26575 K. |
| Çocuk belirli dönemlerde yurtta kaldı | Yurtta geçen süre hariç | Yargıtay 2. HD, 2015/10055 K. |
| Çocuk yargılama sırasında ergin oldu | Dava tarihinden erginlik tarihine kadar | Yargıtay 2. HD, 2016/15942 K. |
Tedbir nafakasının başlangıcı ve bitişi, çocuğun fiilen kimin yanında yaşadığına göre belirlenir. Yargıtay, davacı lehine tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için çocuğun fiilen davacının yanında bulunmasını ve ihtiyaçlarının onun tarafından karşılanmasını aramış; çocuğun yurtta kaldığı dönemleri hesap dışı bırakmıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/6405 E., 2015/10055 K., 13.05.2015). Velâyeti anneye verilen çocuk belirli bir tarihten beri annenin yanında kalıyorsa, o tarihten kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası kurulur (Yargıtay 2. HD, 2014/28069 E., 2015/11292 K., 02.06.2015). Tersine, velâyeti anneye verilen çocuklar yargılama sırasında babanın yanına geçmişse, anne lehine tedbir nafakası o tarihe kadar sınırlanır (Yargıtay 2. HD, 2014/17337 E., 2014/26575 K., 25.12.2014). Velâyet değişikliği davalarında ayrıca şu ayrım önemlidir: yeni velâyet sahibi lehine iştirak nafakası velâyet kararının kesinleşmesinden itibaren başlar; Hukuk Genel Kurulu, velâyeti kendisine bırakılmamış ebeveynin çocuğa fiilen bakmasını dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi için yeterli görmemiştir (Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018). Bu nedenle dava ile kesinleşme arasındaki dönem için tedbiren velâyet ve tedbir nafakası istemleri açıkça ileri sürülmelidir.
İkinci fıkra: soybağı tespit edilince depo veya geçici ödeme
İkinci fıkra, soybağının tespit edilmiş olduğu durumlar için ayrı bir geçici önlem öngörür: davalının uygun nafaka miktarını depo etmesine veya geçici olarak ödemesine karar verilebilir. Gerekçeye göre hâkim, soybağının tespiti hâlinde davalıyı uygun nafaka miktarını depo etmeye veya geçici olarak ödemeye mahkûm edebilir ve bu da bir geçici önlemdir. Fıkranın mantığı açıktır: çocuk ile davalı arasındaki hukuki bağ kurulmuşsa, nafaka borcunun varlığı konusunda ciddi bir belirsizlik kalmaz; tartışma yalnızca miktara ilişkindir. Bu durumda çocuğun, miktar kesinleşinceye kadar beklemesi gerekmez. Depo, ödenecek tutarın bir yerde güvence altına alınmasını; geçici ödeme ise tutarın yargılama sürerken ödenmeye başlanmasını sağlar.
İkinci fıkra, babalık davasıyla birlikte istenen nafakadan ayrılmalıdır. Soybağı henüz kurulmamışsa, yani babalık davası sürüyorsa, hükümden önce nafakaya karar verilebilmesi için hâkimin babalık olasılığını kuvvetli bulması gerekir; bu durum 333. maddede düzenlenmiştir (TMK m. 333). 332. maddenin ikinci fıkrası ise soybağının tespit edildiği aşamaya ilişkindir.
Bu sayfa hazırlanırken resmî karar arama sisteminde ikinci fıkrayı açıkça uygulayan bir karara rastlanmamıştır. Fıkrayı yorumlarken bu nedenle gerekçe ve madde metni esas alınmıştır.
Boşanma davasındaki geçici önlemlerden farkı
| Boşanma veya ayrılık davası | Çocuk için açılan nafaka davası | |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m. 169 | TMK m. 332 |
| Önlemi kim başlatır | Hâkim kendiliğinden alır | Davacının istemi gerekir |
| Çocuk için nafakanın adı | Yargılama süresince tedbir, kesinleşmeden sonra iştirak | Yargılama süresince tedbir, hükümle nafaka |
| Soybağı tespit edilmişse | Özel hüküm yok | Depo veya geçici ödeme (m. 332/2) |
Boşanma veya ayrılık davasında hâkim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlüdür (TMK m. 169). Hukuk Genel Kurulu, bu önlemin geçiciliğini vurgulamak için boşanmanın kesinleşmesine kadar çocuk yararına ödenen nafakanın tedbir nafakası, kesinleşmeden sonra ödenenin iştirak nafakası olarak adlandırıldığını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2022/657 E., 2023/672 K., 21.06.2023). 332. madde ise çocuk için açılan nafaka davalarında uygulanır ve önlemi davacının istemine bağlar. Evlilik birliği sürerken çocuk için istenen nafaka da niteliği itibarıyla tedbir nafakasıdır; hükümde iştirak nafakası ifadesi kullanılamaz (Yargıtay 3. HD, 2010/17483 E., 2010/18958 K., 23.11.2010). Eşlerin birlikte yaşamaya ara vermesi hâlinde çocuk için nafaka istemek, ayrı yaşamada haklı olmayı da gerektirmez (Yargıtay 2. HD, 2010/15992 E., 2011/17161 K., 27.10.2011).
Çocuk için nafaka davası açıyorsanız, dava dilekçesine yargılama süresince tedbir nafakası istemini ayrı bir başlık olarak yazın ve istediğiniz aylık miktarı gerekçelendirin; hâkim bu önlemi kendiliğinden almaz. Velâyetin değiştirilmesini de istiyorsanız, tedbiren velâyet isteyin; tedbir nafakasının başlangıcı bu tarihe bağlanabilir. Çocuğun hangi tarihten beri sizin yanınızda kaldığını okul kaydı, adres kaydı ve tanıklarla gösterin; çocuk yurtta kalıyorsa bu dönemleri ayrıca açıklayın. Mahkeme tedbir istemi hakkında karar vermezse bunu kanun yolunda ayrıca ileri sürün. Nafaka artırım davası açıyorsanız, tedbir istemindeki miktarın esas istemden ayrı olduğunu, artırılan nafakanın dava tarihinden itibaren isteneceğini dilekçede açıkça yazın. Soybağı tespit edilmiş bir çocuk için nafaka davası açıyorsanız, davalının uygun nafaka miktarını depo etmesini veya geçici olarak ödemesini isteyebilirsiniz.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Çocuğun velâyeti tedbiren verildiyse, o tarihten hükmün kesinleşmesine kadar çocuk için tedbir nafakasına hükmedilir
Çocuk dava açılmadan önce fiilen annenin yanında yaşıyordu. Mahkeme davanın başında tensip zaptıyla çocuğun velâyetini tedbiren anneye verdi; hükümde ise çocuk için yalnızca iştirak nafakasına karar verdi ve yargılama süresi için tedbir nafakası kurmadı. Anne kararı temyiz etti.
“Mahkemece 20.4.2007 tarihli tensip zaptı ile müşterek çocuğun velayet hakkı tedbiren davacı anneye verilmiştir, bu tarihten hükmün kesinleşmesi tarihine kadar müşterek çocuk için tedbir nafakası verilmesi gerekirken bu yönün nazara alınmaması usul ve yasaya aykırıdır. (TMK.332/1.m.)”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 332. maddenin birinci fıkrasını gerekçesinde açıkça anar. Daire, davanın başında velâyeti tedbiren anneye verilen çocuk için, tedbir tarihinden hükmün kesinleşmesine kadar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mantık açıktır: çocuğun bakımını yargılama süresince üstlenen ebeveyn, hükmün kesinleşmesini beklemeden diğer ebeveynin çocuğun giderlerine katılmasını isteyebilmelidir; kesinleşmeden sonraki dönem ise iştirak nafakasıyla karşılanır. Uygulamadaki ders, velâyet ve nafaka istemlerinde dava dilekçesine tedbiren velâyet ile yargılama süresince tedbir nafakası istemlerinin birlikte yazılmasıdır.
Çocuk için yargılama süresince tedbir nafakası istenmişse mahkeme bu istem hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek zorundadır
Boşanmada çocuğun velâyeti babaya verilmişti; ancak çocuk fiilen annenin yanında yaşıyordu. Anne velâyetin değiştirilmesini isterken çocuk için yargılama süresince tedbir nafakası da talep etti. Mahkeme bu istem hakkında hiçbir karar vermedi.
“Davacı anne, ortak çocuk için yargılama süresince tedbir nafakası isteminde de bulunmuş, mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu nedenle, dava tarihinden itibaren ortak çocuğun ergin olduğu 17.09.2015 tarihine kadar ortak çocuk yararına tedbir nafakası verilip verilmeyeceği konusunda da bir hüküm kurulması gerekirken, bu konuda herhangi bir hüküm kurulmaması doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? 332. madde, nafaka davasında geçici önlemi davacının istemine bağlar. İstemin diğer yüzü de önemlidir: istem ileri sürülmüşse mahkeme onu karşılıksız bırakamaz. Daire, velâyetin değiştirilmesi davasında çocuk için yargılama süresince istenen tedbir nafakası hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasını bozma sebebi saymıştır. Karar ayrıca tedbir nafakasının zaman sınırını gösterir: çocuk yargılama sırasında ergin olduğunda tedbir nafakası ancak dava tarihinden erginlik tarihine kadar söz konusu olabilir. Velâyetin değiştirilmesiyle kurulacak yeni iştirak nafakasının başlangıcı ise ayrı bir sorudur; Hukuk Genel Kurulu bu nafakanın velâyet kararının kesinleşmesinden itibaren başlayacağını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018).
Velâyet değiştirildiğinde, çocuğun fiilen yanında kaldığı tarihten kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası kurulur
Velâyetin değiştirilmesi davasında mahkeme velâyeti anneye verdi. Çocuğun belirli bir tarihten beri annenin yanında kaldığı anlaşıldı; ancak mahkeme bu dönem için çocuk yararına tedbir nafakasına hükmetmedi. Davacı kararı nafaka yönünden temyiz etti.
“Velayeti anneye verilen müşterek çocuğun 2011 yılı Eylül ayından itibaren anne yanında kaldığı anlaşılmaktadır. Çocuk lehine 2011 yılı Eylül ayından kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası verilmesi gerekirken, bu yönün gözetilmemesi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Bu kısa karar, velâyet değişikliği davalarında tedbir nafakasının başlangıç noktasını çocuğun fiilen yanında kaldığı tarihe bağlamıştır. Daire, velâyeti anneye verilen çocuk için annenin yanında kalmaya başladığı tarihten kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası kurulması gerektiğini belirtmiştir; kesinleşmeden sonrası ise iştirak nafakasıyla karşılanır. Aynı ölçü tersine de işler: bir boşanma davasında velâyeti anneye verilen çocuklar yargılama sırasında babanın yanında kalmaya başladığında, Daire anne lehine tedbir nafakasını dava tarihinden bu tarihe kadar sınırlamıştır (Yargıtay 2. HD, 2014/17337 E., 2014/26575 K., 25.12.2014). Belirleyici olan, çocuğun fiilen kimin yanında yaşadığı ve giderlerini kimin karşıladığıdır.
Tedbir nafakası için çocuğun fiilen davacının yanında olması ve giderlerinin onun tarafından karşılanması gerekir; yurtta geçen süre hariç tutulur
Velâyetin değiştirilmesi davasında anne lehine, çocuklar için dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedildi. Çocukların yargılama süresince belirli dönemlerde yurtta kaldıkları anlaşıldı. Davalı kararı temyiz etti.
“Müşterek çocuklar için davacı (anne) yararına dava tarihinden nafakaya hükmedilebilmesi için çocukların fiilen davacının yanında bulunması ve ihtiyaçlarının onun tarafından karşılanması gerekir. Fiilen yurtta kalan ve ihtiyaçları kurum tarafından karşılanan çocuk için davacı anne yararına tedbir nafakasına hükmedilemez. Dava konusu çocukların belirli sürelerde yurtta kaldıkları anlaşılmaktadır. Bu sebeple müşterek çocuklar için ,yurtta kaldıkları süre hariç olmak üzere fiilen davacı anne yanında kaldıkları süre yönünden tedbir nafakası verilmesi gerekirken,bu yön gözetilmeden yazılı şekilde dava tarihinden tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, tedbir nafakasının amacını esas alan bir ölçü koyar: nafaka, çocuğun giderlerini fiilen karşılayan ebeveynin yükünü paylaştırmak içindir. Bu nedenle davacı lehine tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için çocuğun fiilen davacının yanında bulunması ve ihtiyaçlarının onun tarafından karşılanması gerekir. Çocuğun yurtta kaldığı ve giderlerinin kurumca karşılandığı dönemler için tedbir nafakası kurulamaz. Karar ayrıca, dava tarihinden hükmün kesinleşmesine kadar verilen nafakanın tedbir nafakası niteliğinde olduğunu teyit eder. Uygulamada tedbir nafakası isteyen taraf, çocuğun hangi dönemde kimin yanında kaldığını okul, yurt ve adres kayıtlarıyla göstermelidir.
Evlilik sürerken istenen nafaka tedbir nafakasıdır; hükümde iştirak nafakası ifadesi kullanılamaz
Evlilik birliği sürerken nafaka davası açıldı. Mahkeme nafakaya hükmetti, ancak hükümde nafakayı tedbiren iştirak nafakası olarak adlandırdı. Davalı kararı temyiz etti.
“Ancak, davadaki istem; niteliği itibariyle, evlilik birliğinin devamı sırasında, tedbir nafakası istemine ilişkin olup; mahkemece, tedbiren iştirak nafakası şeklinde hüküm tesisi doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ikinci maddesindeki "tedbiren iştirak nafakasının" ifadesinin çıkartılarak yerine"tedbir nafakasının" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine”
Ne anlama geliyor? Bu karar, adlandırmanın hukuki bir anlamı olduğunu gösterir. Evlilik birliği sürerken istenen nafaka, niteliği itibarıyla tedbir nafakasıdır; iştirak nafakası ise boşanma, ayrılık veya evlenmenin butlanı kararından sonra velâyeti kendisine bırakılmayan ebeveynin ödediği nafakanın adıdır. Daire, hükümdeki tedbiren iştirak nafakası ifadesini çıkararak yerine tedbir nafakası yazılmasına karar vermiştir. Doğru adlandırma, nafakanın hangi olayla sona ereceğini ve boşanma hâlinde hangi nafakaya dönüşeceğini belirlediği için önemlidir: boşanma davası içinde yargılama süresince tedbir nafakası, kararın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası kurulur (Yargıtay HGK, 2022/657 E., 2023/672 K., 21.06.2023).
Birlikte yaşamaya ara verildiğinde çocuk için nafaka istemek, ayrı yaşamada haklı olmayı gerektirmez
Evlilik sürerken kadın, kendisi ve yanında kalan çocuk için bağımsız tedbir nafakası davası açtı. Mahkeme kocanın boşanma davasını kabul etti; kadının davasında kadın için tedbir nafakasına hükmetti, yanında kalan çocuk için istemi ise reddetti.
“Eşler, varsa ortak çocuklarının bakım, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermek; bu görevlerin gerektirdiği giderleri yine birlikte karşılamak yükümlülüğü altındadır (TMK.md.185/3-327/1). Ortak çocuk için ayrı yaşamada haklı olmanın kanıtlanması gerekmez. Hakimin eşlerin birlikte yaşamaya ara vermesi durumunda çocuklar yönünden gerekli önlemleri alması gerekir (TMK.md.197/son).”
Ne anlama geliyor? Bu karar, eşler arasındaki nafaka ile çocuk için istenen nafakanın farklı koşullara bağlı olduğunu gösterir. Eşin kendisi için tedbir nafakası isteyebilmesi, ayrı yaşamakta haklı olmasına bağlıdır; çocuk için ise bu şart aranmaz. Daire bunu, eşlerin çocukların bakım ve eğitim giderlerini birlikte karşılama yükümlülüğüne ve hâkimin birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde çocuklar yönünden gerekli önlemleri alma görevine dayandırmıştır. Aynı ilke, çocuğa fiilen bakan ebeveynin diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabileceğini düzenleyen 329. maddede de karşılığını bulur (TMK m. 329). 332. madde, bu davalarda yargılama süresince gerekli önlemlerin istem üzerine alınmasını sağlar.
Boşanma davası içinde çocuk için yargılama süresince tedbir nafakası, kesinleşmeden sonra iştirak nafakası kurulur
Boşanma davasında karar verilmiş, ancak karar henüz kesinleşmemişti. Bu aşamada davalı eş, boşanma nedeniyle nafaka, tazminat ve velâyet istemli ayrı bir dava açtı. Hukuk Genel Kurulu, iki dava arasındaki bağlantıyı ve boşanma davası içinde istenen iştirak nafakasının başlangıcını inceledi.
“Boşanma veya ayrılık davasının devamı sırasında, çocuk kendisine bırakılmamış olan eşin çocuğun bakımına ne ölçüde katılacağını hakim tedbir kararında açıklar. İşte uygulama ve öğretide alınan bu önlemin geçiciliğini daha açık vurgulamak amacıyla boşanmanın kesinleşmesine kadar olan dönem için çocuk yararına ödenen nafakaya tedbir, boşanma kesinleştikten sonra iştirak nafakası denilmektedir. Diğer bir ifadeyle boşanma davası içinde ileri sürülen iştirak nafakası hakkında; yargılama süresince tedbir nafakası, kararın kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası adı altında ödenmesine karar verilir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 332. maddenin uygulama alanını belirlemeye yardım eder. Boşanma veya ayrılık davasında çocuk için geçici önlemler 169. maddeye göre alınır ve hâkim bu önlemleri kendiliğinden almakla yükümlüdür. Hukuk Genel Kurulu, önlemin geçiciliğini vurgulamak için boşanmanın kesinleşmesine kadar ödenen nafakanın tedbir nafakası, kesinleşmeden sonra ödenenin iştirak nafakası olarak adlandırıldığını açıklamıştır. 332. madde ise çocuk için açılan nafaka davasında uygulanır ve geçici önlemi davacının istemine bağlar. Aynı çocuk için hangi hükmün uygulandığını bilmek, hâkimin istem olmadan tedbir nafakasına karar verip veremeyeceği sorusunun cevabını değiştirir.
Artırım davasında da tedbir istenebilir; ama tedbir istemindeki miktar, artırılan nafakanın dava tarihinden başlamasını engellemez
Velâyet sahibi, iştirak nafakasının artırılması davasında öncelikle yargılama süresince tedbiren bir miktar, davanın kabulüyle de dava tarihinden itibaren daha yüksek bir miktar istedi. İlk derece mahkemesi, dava tarihinden kesinleşmeye kadar tedbir istemindeki miktara, kesinleşmeden sonrası için ise daha yüksek bir miktara hükmetti.
“Kadının dava dilekçesindeki talebinin öncelikle tedbiren aylık 15.000,00 TL olarak belirlenmesi, davanın kabulü ile de dava tarihinden itibaren aylık 30.000,00 TL'ye yükseltilmesi şeklinde olduğuna göre taleple bağlı kalındığı gerekçesi ile dava tarihinden karar kesinleşene kadar 15.000,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 332. maddenin artırım davalarında da işlediğini gösterir: nafakanın artırılması davası da bir nafaka davasıdır ve davacı yargılama süresince geçici bir önlem isteyebilir. Ancak tedbir istemi ile esas istem birbirine karıştırılmamalıdır. Tedbir, yargılama süresince çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik geçici bir korumadır; davanın kabulüyle belirlenen artırılmış nafaka ise dava tarihinden itibaren geçerlidir. Daire, ilk derece mahkemesinin tedbir istemindeki düşük miktarı kesinleşmeye kadar uygulamasını hatalı bulmuş ve artırılmış miktarın dava tarihinden itibaren ödenmesine hükmetmiştir (TMK m. 331).
Velâyet değişikliğinde yeni iştirak nafakası kesinleşmeden itibaren başlar; fiilen bakım, dava tarihinden iştirak nafakası için yeterli sayılmamıştır
Baba, çocuğun velâyetinin kendisine verilmesini ve çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmesini istedi. Yerel mahkeme velâyeti babaya verdi ve baba lehine dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmetti; Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.
“Velayet kendisine bırakılmamış olan eşin fiilen çocuğa bakması durumunda nafakaya hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme de mevcut olmadığına göre dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, velâyet değişikliği davalarında iki ayrı dönemi birbirinden ayırmayı zorunlu kılar. Hukuk Genel Kurulu'na göre yeni velâyet sahibi lehine iştirak nafakası, velâyetin değiştirilmesi kararının kesinleşmesinden itibaren başlar; Kurul, velâyeti kendisine bırakılmamış ebeveynin çocuğa fiilen bakmasını, dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi için yeterli görmemiştir. Dava tarihi ile kesinleşme arasındaki dönem ise ancak geçici önlemlerle düzenlenebilir. Daire kararlarında bu dönem için, çocuğun velâyetinin tedbiren verildiği tarihten itibaren tedbir nafakası kurulduğu görülmektedir (Yargıtay 2. HD, 2008/20499 E., 2009/5026 K., 19.03.2009). Bu nedenle çocuğun yanında bulunduğu ebeveyn, dava dilekçesinde tedbiren velâyet ve yargılama süresince tedbir nafakası istemlerini açıkça ileri sürmelidir.
Madde gerekçesi
Madde 332- Yürürlükteki Kanunda bulunmayan ve nafaka davasında geçici önlem alınabilmesi olanağını genel olarak düzenleyen bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 281 inci maddesinin ilk iki fıkrasından alınmıştır. Birinci fıkra, hâkimin nafaka davası süresince gerekli olan önlemleri alabileceğini hükme bağlamaktadır. Ancak hâkim, bu önlemleri kendiliğinden değil, davacının istemi üzerine alabilir. İkinci fıkrada ise, hâkimin, soybağının tespiti hâlinde, davalıyı uygun nafaka miktarını depo etmeye veya geçici olarak ödemeye mahkûm edebileceği hükme bağlanmıştır. İkinci fıkrada düzenlenen de bir geçici önlemdir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 125- Tasarının 332 nci maddesinin ikinci fıkrasında ifade düzgünlüğünü sağlamak amacıyla redaksiyon yapılmıştır.
Gerekçe kısa ama maddenin iki temel tercihini açıkça ortaya koyar. Birinci tercih istem şartıdır: hâkim nafaka davasında geçici önlemleri kendiliğinden değil, davacının istemi üzerine alır. Bu, boşanma davasında hâkimin geçici önlemleri kendiliğinden almasını öngören 169. maddeden bilinçli bir ayrılıştır. İkinci tercih, soybağı tespit edilmişse depo ve geçici ödeme olanağının tanınmasıdır; gerekçe bunun da bir geçici önlem olduğunu vurgular. Böylece madde, nafaka davasının iki farklı aşamasına karşılık gelir: soybağının tartışmasız olduğu ve yalnızca miktarın tartışıldığı davalarda birinci ve ikinci fıkra, soybağının henüz kurulmadığı babalık davalarında ise 333. madde uygulanır. Adalet Komisyonunda ikinci fıkrada yalnızca ifade düzgünlüğüne ilişkin bir redaksiyon yapılmıştır; kuralın özü değişmemiştir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçenin belirttiği gibi, eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktur. 743 sayılı Kanun'da çocuk için açılan nafaka davasında geçici önlem alınmasını genel olarak düzenleyen bir hüküm bulunmuyordu. 4721 sayılı Kanun, İsviçre Medenî Kanunu'nu örnek alarak bu olanağı açık bir hükümle kanun metnine yazmıştır.
| 743 sayılı Kanun | 4721 sayılı Kanun m. 332 | |
|---|---|---|
| Nafaka davasında geçici önlem | Genel bir hüküm yoktu | Davacının istemi üzerine dava süresince gerekli önlemler |
| Soybağı tespit edilmişse | Özel bir hüküm yoktu | Depo veya geçici ödeme |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu ikinci fıkrada ifade düzgünlüğü için redaksiyon yaptı | S. Sayısı 723, s. 314 |
| 01.01.2002 | Madde iki fıkra olarak yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Tasarı aşamasında Adalet Komisyonu ikinci fıkrada ifade düzgünlüğünü sağlamak amacıyla bir redaksiyon yapmış, hükmün özüne dokunmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 169: Boşanma davasında geçici önlemler.
- TMK m. 182: Boşanmada iştirak nafakası.
- TMK m. 197: Birlikte yaşamaya ara verilmesi.
- TMK m. 327: Bakım ve eğitim giderlerinin kapsamı.
- TMK m. 329: Nafaka davası açma hakkı.
- TMK m. 330: Nafaka miktarının takdiri.
- TMK m. 331: Durumun değişmesi.
- TMK m. 333: Babalığın tespitinden önce nafaka.
- TMK m. 334: Nafaka için güvence verilmesi.
Çocuğunuz için açılacak nafaka davasında tedbir nafakası istemi, tedbiren velâyet ya da depo ve geçici ödeme konusunda boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 332 ne diyor?
Nafaka davası açılınca hâkimin, davacının istemi üzerine dava süresince gerekli önlemleri alacağını; soybağı tespit edilmişse davalının uygun nafaka miktarını depo etmesine veya geçici olarak ödemesine karar verilebileceğini söyler.
Geçici önlem ne demek?
Nafaka davası sürerken, hüküm kesinleşinceye kadar çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak için alınan önlemdir.
Tedbir nafakası nedir?
Yargılama süresince çocuk için ödenmesine karar verilen geçici nafakadır.
Hâkim tedbir nafakasına kendiliğinden karar verir mi?
Çocuk için açılan nafaka davasında hayır; gerekçe davacının istemini arar.
Boşanma davasında da istem gerekir mi?
Hayır; boşanma davasında hâkim geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169).
Tedbir nafakası istedim ama mahkeme karar vermedi; ne olur?
İstem hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemesi bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2016/17305 E., 2016/15942 K., 14.12.2016).
Tedbir nafakası hangi tarihten başlar?
Kural olarak dava tarihinden; velâyet tedbiren verilmişse tedbir tarihinden (Yargıtay 2. HD, 2008/20499 E., 2009/5026 K., 19.03.2009).
Tedbir nafakası ne zaman sona erer?
Hükmün kesinleşmesiyle; çocuk daha önce ergin olursa erginlik tarihinde.
Çocuk yanımda değilse tedbir nafakası isteyebilir miyim?
Hayır; çocuğun fiilen yanınızda olması ve giderlerini sizin karşılamanız gerekir (Yargıtay 2. HD, 2015/6405 E., 2015/10055 K., 13.05.2015).
Çocuk yurtta kalıyorsa ne olur?
Yurtta geçen süre için tedbir nafakası kurulmaz.
Çocuk yargılama sırasında diğer ebeveynin yanına geçerse?
Tedbir nafakası o tarihe kadar sınırlanır (Yargıtay 2. HD, 2014/17337 E., 2014/26575 K., 25.12.2014).
Velâyet davasında da tedbir nafakası istenebilir mi?
Evet; velâyetin değiştirilmesiyle birlikte çocuk için yargılama süresince tedbir nafakası istenebilir.
Velâyet bana geçerse iştirak nafakası ne zaman başlar?
Velâyet kararının kesinleşmesinden itibaren (Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018).
O hâlde dava süresince ne istemeliyim?
Tedbiren velâyet ve yargılama süresince tedbir nafakası.
Evlilik sürerken çocuk için istenen nafakanın adı nedir?
Tedbir nafakasıdır; iştirak nafakası ifadesi kullanılmaz (Yargıtay 3. HD, 2010/17483 E., 2010/18958 K., 23.11.2010).
Ayrı yaşamakta haklı değilsem çocuk için nafaka isteyebilir miyim?
Evet; çocuk için bu şart aranmaz (Yargıtay 2. HD, 2010/15992 E., 2011/17161 K., 27.10.2011).
Artırım davasında tedbir istenebilir mi?
Evet; ama artırılan nafaka yine dava tarihinden itibaren geçerlidir (Yargıtay 2. HD, 2024/3340 E., 2024/5512 K., 10.09.2024).
Tedbir nafakasının miktarı nasıl belirlenir?
Çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre (TMK m. 330).
Depo etme ne demek?
Uygun nafaka miktarının, ödenmek üzere mahkemenin göstereceği bir yere yatırılmasıdır.
Depo veya geçici ödeme ne zaman istenebilir?
Soybağı tespit edilmişse.
Babalık davası sürerken nafaka istenebilir mi?
Evet; hâkim babalık olasılığını kuvvetli bulursa (TMK m. 333).
Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Yoktu.
Madde hangi kaynaktan alınmıştır?
İsviçre Medenî Kanunu'nun 281. maddesinin ilk iki fıkrasından.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır; yalnızca Tasarı aşamasında ikinci fıkrada redaksiyon yapıldı.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 182, 197, 327, 329, 330, 331, 332, 333, 334
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 332 gerekçesi s. 125, Komisyon değişiklik listesi s. 314
- Yargıtay HGK, 2022/657 E., 2023/672 K., 21.06.2023
- Yargıtay HGK, 2017/1899 E., 2018/1052 K., 09.05.2018
- Yargıtay 2. HD, 2024/3340 E., 2024/5512 K., 10.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2016/17305 E., 2016/15942 K., 14.12.2016
- Yargıtay 2. HD, 2014/28069 E., 2015/11292 K., 02.06.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/6405 E., 2015/10055 K., 13.05.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/17337 E., 2014/26575 K., 25.12.2014
- Yargıtay 2. HD, 2010/15992 E., 2011/17161 K., 27.10.2011
- Yargıtay 2. HD, 2008/20499 E., 2009/5026 K., 19.03.2009
- Yargıtay 3. HD, 2010/17483 E., 2010/18958 K., 23.11.2010
