Türk Medeni Kanunu · D. Şekil ve usul

TMK Madde 316: Evlât Edinmede Araştırma

Türk Medeni Kanunu'nun 316. maddesine göre evlât edinmeye ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulun kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir; araştırmada tarafların kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve bakım ilişkilerindeki gelişmeler açıklığa kavuşturulur. Bu sayfada madde metnini, araştırmanın kapsamını, dinleme zorunluluğunu, uzman görüşünün rolünü, madde gerekçesini ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 12 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Dördüncü Ayırım: Evlât Edinme › D. Şekil ve usul

II. Araştırma

Madde 316

  1. (1)Evlât edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.
  2. (2)Araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir.
  3. (3)Evlât edinenin altsoyu varsa, onların evlât edinme ile ilgili tavır ve düşünceleri de değerlendirilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 316 ne düzenler?
  3. Araştırmanın üç aşaması
  4. Dinleme zorunluluğu
  5. Araştırmanın konuları
  6. Uzman görüşü
  7. Değerlendirme ölçütleri
  8. Yargılamaya ilişkin noktalar
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 316, evlât edinme kararından önce hâkime ciddî bir araştırma yapma zorunluluğu getirir. Üç aşama vardır: kapsamlı araştırma, dinleme ve gerektiğinde uzman görüşü. Dinleme özellikle önemlidir: evlât edinme şahsa bağlı bir hak olduğundan hâkim, evlât edinen ile edinileni birlikte dinler; dosya üzerinden ya da yalnızca vekillerin beyanıyla karar verilemez (Yargıtay 2. HD, 2006/6053 E., 2006/14135 K., 17.10.2006). Bu zorunluluğun sert bir sonucu vardır: evlât edinen hiç dinlenmeden ölürse dinlenme koşulu artık gerçekleştirilemeyeceğinden dava o kişi yönünden reddedilir (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/6517 E., 2014/8230 K., 05.05.2014). İkinci fıkra araştırmanın konularını sayar; üçüncü fıkra ise evlât edinenin altsoyu varsa onların tavır ve düşüncelerinin de değerlendirilmesini ister. Uygulamada uzman görüşü kural olarak alınmakta ve genellikle sosyal inceleme raporu biçimini almaktadır.

Kapsamlı araştırma
Esaslı sayılan her türlü durum ve koşulun aydınlatılması (TMK m. 316/1).
Dinleme
Evlât edinen ile edinilenin mahkemece bizzat dinlenmesi (TMK m. 316/1).
Uzman görüşü
Genellikle sosyal inceleme raporu biçiminde alınan değerlendirme (TMK m. 316/1).
Altsoyun tavrı
Evlât edinenin çocuklarının evlât edinmeye bakışı (TMK m. 316/3).

TMK 316 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
NiteliğiKarardan önce zorunlu araştırmaTMK m. 316/1
AşamalarAraştırma, dinleme, uzman görüşüTMK m. 316/1
DinlemeTaraflar bizzat dinlenirYargıtay 2. HD, 2006/14135 K.
Dinlenmeden ölümDava o kişi yönünden reddedilirYargıtay 18. HD, 2014/8230 K.
Güncel uygulamaAynı yönde sürüyorYargıtay 2. HD, 2024/7363 K.
Uzman görüşüKural olarak alınırYargıtay 8. HD, 2018/18812 K.
SıraUzman görüşü, tanıklar, diğer delillerYargıtay 8. HD, 2019/8435 K.
Esaslı unsurlarTaraflar tartışmasa da araştırılırYargıtay 8. HD, 2021/4771 K.
Ceza mahkûmiyetiTek başına engel değildirYargıtay 8. HD, 2018/12991 K.
Menfaat çatışmasıKüçüğe kayyım atanırYargıtay 18. HD, 2015/18041 K.
TanıklarHazır edilmişse dinlenirYargıtay 18. HD, 2014/15239 K.
AltsoyTavır ve düşünceleri değerlendirilirTMK m. 316/3

TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 268a maddesinden alınmıştır ve hâkimin evlât edinme kararı vermeden önce ciddî bir araştırma yapması zorunluluğu ile bu araştırmanın kapsam ve içeriğini düzenler. Gerekçenin iki cümlesi uygulamayı doğrudan yönlendirir. Birincisi dinlemeye ilişkindir: "Evlât edinme şahsa bağlı bir hak olduğundan, hâkim, evlât edinenin şahsî durumu hakkında tam bir kanaate sahip olmak bakımından, evlât edinen ile evlât edinileni birlikte dinleyecektir." Bu cümle, dinlemenin bir biçim şartı değil, hâkimin kanaat oluşturmasının aracı olduğunu gösterir. İkincisi uzman görüşüne ilişkindir: hâkim bu araştırmayı yaparken, koruyucu kurum ve kuruluşların konuya ilişkin yazılı görüşlerinden de yararlanabilecektir. Gerekçe bu noktada dönemin sosyal hizmet kurumunu örnek verir; bugün aynı işlev Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili birimlerince ve mahkemece görevlendirilen sosyal çalışma görevlilerince yerine getirilmektedir. Tasarının 316. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-314).

Dikkat

Bu maddede en ağır sonuç doğuran nokta dinleme zorunluluğudur. Evlât edinme davası uzun sürebilir; bu süre içinde evlât edinenin ölmesi başlı başına engel değildir (TMK m. 315), ancak hiç dinlenmeden gerçekleşen ölüm dinlenme koşulunu telafisi imkânsız biçimde ortadan kaldırır ve dava o kişi yönünden reddedilir (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/6517 E., 2014/8230 K., 05.05.2014); bu uygulama bugün de sürmektedir (Yargıtay 2. HD, 2024/8050 E., 2024/7363 K., 15.10.2024). Bu nedenle en basit ve en etkili tedbir, beyanınızın ilk duruşmada alınmasını istemektir. İkinci nokta uzman görüşüdür: kanun "gerektiğinde" dese de uygulamada bu görüş neredeyse istisnasız aranmakta, alınmadan verilen karar eksik inceleme sebebiyle bozulmaktadır (Yargıtay 8. HD, 2017/8056 E., 2018/18812 K., 19.11.2018). Üçüncü nokta, mahkemenin bu dosyalarda edilgen kalamamasıdır: esaslı unsurlar taraflarca açıkça tartışılmasa bile araştırılmalı, dilekçedeki soyut iddialar hâkimin aydınlatma ödevi kapsamında somutlaştırılmalıdır (Yargıtay 8. HD, 2020/67 E., 2021/4771 K., 07.06.2021).

Araştırmanın üç aşaması

  • Birinci aşama: Esaslı sayılan her türlü durum ve koşulun kapsamlı araştırılması (TMK m. 316/1).
  • İkinci aşama: Evlât edinen ile edinilenin dinlenmesi.
  • Üçüncü aşama: Gerektiğinde uzmanların görüşünün alınması.
  • Sıra: Uzman görüşü, tanıklar, diğer deliller (Yargıtay 8. HD, 2017/13932 E., 2019/8435 K., 02.10.2019).
  • Nitelik: Karardan önce tamamlanması zorunludur.
  • Eksiklik: Eksik inceleme bozma sebebidir.

Dinleme zorunluluğu

Araştırmanın konuları

  • Kişilik ve sağlık: Evlât edinen ile edinilenin (TMK m. 316/2).
  • Karşılıklı ilişkiler: Aralarındaki bağın niteliği.
  • Ekonomik durum: Gelir ve mal varlığı.
  • Eğitme yeteneği: Evlât edinenin.
  • Saik: Evlât edinmeye yönelten sebepler (Yargıtay 18. HD, 2015/4746 E., 2015/18041 K., 08.12.2015).
  • Gelişmeler: Aile ve bakım ilişkilerindeki değişim.

Uzman görüşü

Değerlendirme ölçütleri

Yargılamaya ilişkin noktalar

Uygulamada

Bu maddeyi bir dosya hazırlama listesi olarak kullanın; çünkü kanunun saydığı araştırma başlıkları, aynı zamanda sunmanız gereken delillerin listesidir. Kişilik ve sağlık için: sağlık raporu, varsa psikolojik değerlendirme. Karşılıklı ilişkiler için: birlikte yaşamayı ve ilgiyi gösteren kayıtlar, fotoğraf ve yazışmalar yerine tanık anlatımı daha güçlüdür. Ekonomik durum için: gelir belgesi, tapu ve banka kayıtları. Eğitme yeteneği ve saik için: sosyal inceleme raporu belirleyicidir. Bakım ilişkilerindeki gelişmeler için: okul, sağlık ve bakım kayıtları. Altsoy için: evlât edinenin çocukları varsa onların beyanının alınmasını isteyin; ergin evlât edinmede bu zaten bir geçerlilik koşuludur (TMK m. 313), küçüklerde ise değerlendirme unsurudur. Dinleme konusunda bir tek şey yapın: beyanınızın ilk duruşmada alınmasını dilekçede açıkça isteyin. Evlât edinen yaşlı veya hastaysa bu talep hayatî önem taşır; dinlenmeden gerçekleşecek bir ölüm, koşulların tamamı sağlanmış olsa bile davayı bitirir. Uzman görüşü konusunda kanundaki "gerektiğinde" ifadesine güvenmeyin; rapor alınmasını baştan talep edin. Dosyada birbiriyle çelişen raporlar varsa, aralarında sosyal hizmet uzmanının da bulunduğu bir heyetten rapor alınmasını isteyin. Son olarak, araştırma yükümlülüğünün yalnızca kişisel ve ekonomik durumu değil, evlât edinmenin hukukî ön koşullarını da kapsadığını unutmayın: ana babanın rızası alınmış mı, rızanın aranmaması kararı var mı ve kesinleşmiş mi? Bu soruların yanıtı dosyada belgeli değilse karar eksik inceleme sebebiyle bozulur.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2014/6517 E. · 2014/8230 K.05.05.2014

Evlât edinen mahkemece dinlenmeden ölmüşse artık dinlenme imkânı kalmadığından dava o kişi yönünden reddedilir

Evlât edinme davası açan kişi, mahkemece hiç dinlenmeden öldü. Mahkeme, koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın tümüyle kabulüne karar verdi.

“Türk Medeni Kanununun 316/1.maddesinde; "Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, iki maddeyi birbirine bağlar ve uygulamadaki en kritik riski gösterir. Bir yandan başvurudan sonraki ölüm evlât edinmeye engel değildir (TMK m. 315); öte yandan evlât edinmeye ancak evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden sonra karar verilebilir. İkisi birlikte okunduğunda sonuç şudur: ölüm tek başına engel oluşturmaz, ancak hiç dinlenmeden gerçekleşen ölüm dinlenme koşulunu ortadan kaldırır ve artık telafisi mümkün değildir. Bu durumda dava, ölen kişi yönünden reddedilir; birlikte evlât edinmede diğer eş yönünden ise ayrıca değerlendirilir. Pratik tedbir tektir ve çok basittir: beyanınızın ilk duruşmada alınmasını isteyin. Dosyanın uzaması ihtimali varsa bu talebi dilekçede açıkça yazın.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2024/8050 E. · 2024/7363 K.15.10.2024

Dinlenme koşulu gerçekleşmeden ölüm hâlinde davanın reddi yönündeki uygulama güncel kararlarda da sürdürülmektedir

Evlât edinme davası açan kişi yargılama sırasında öldü ve mirasçısı davayı sürdürdü. İlk derece mahkemesi, evlât edinmeye ancak tarafların dinlenmesinden sonra karar verilebileceği gerekçesiyle davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay bu kararı onadı.

“TMK'nın 316. maddesinde evlat edinmeye ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından evlat edinen ve edinilenin mahkemece dinlenilmesinden sonra karar verilebileceği şeklinde düzenlemesi ve emsal Yargıtay kararları dikkate alınarak”

Ne anlama geliyor? Bu yeni tarihli karar, on yılı aşkın süredir uygulanan çizginin bugün de sürdüğünü gösterir. Evlât edinme başvurusundan sonraki ölümün engel olmadığını söyleyen hüküm, dinlenme koşulunu ortadan kaldırmaz; iki hüküm birlikte uygulanır. Mirasçıların davayı sürdürmesi de sonucu değiştirmez, çünkü eksik olan şey taraf sıfatı değil, kanunun aradığı bir yargılama işlemidir. Kararda ayrıca dikkat çeken bir ayrıntı vardır: ilk derece mahkemesi gerekçesini yalnızca kanun metnine değil, aynı yöndeki emsal kararlara da dayandırmıştır. Bu, konunun yerleşmiş bir uygulama hâline geldiğini gösterir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2020/67 E. · 2021/4771 K.07.06.2021

Beş yıllık bakım ve gözetim koşulu evlâtlık ilişkisinin esaslı unsurlarından olduğundan mahkemece araştırılması zorunludur

Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması istenmiş, dilekçede ilişkinin esasa ilişkin noksanlıklardan biriyle sakat olduğu belirtilmişti. İlk derece mahkemesi, davacıya hangi noksanlık sebebine dayanıldığını sormadan ve araştırma yapmadan davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi ise iddiaya istinaf aşamasında ileri sürüldüğü gerekçesiyle itibar etmedi.

“5 yıllık bakım gözetim koşulu evlatlık ilişkisinin esaslı unsurlarından olduğundan ve bu hususun araştırılması gerektiğinden; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar iki şeyi birden söyler. Birincisi, araştırma zorunluluğu esaslı unsurlar bakımından mutlaktır: ergin evlât edinmede aranan beş yıllık bakım ve gözetim koşulu bu unsurlardandır ve taraflar açıkça tartışmasa bile mahkemece araştırılmalıdır (TMK m. 313). İkincisi, hâkimin aydınlatma ödevi işler: dilekçede 'esasa ilişkin noksanlık' denip somutlaştırılmamışsa mahkeme, davacıya hangi noksanlığa dayandığını sormalıdır (HMK m. 31). Bu iki yükümlülük bir arada, evlât edinme dosyalarında mahkemenin edilgen kalamayacağını gösterir. Taraf olarak yapılacak iş ise dilekçede noksanlığı baştan somutlaştırmaktır; aksi hâlde dosya, istinaf aşamasında 'geç ileri sürüldü' itirazıyla karşılaşır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/13932 E. · 2019/8435 K.02.10.2019

Araştırmada izlenecek sıra bellidir: önce uzman görüşü alınır, sonra tanık beyanları ve diğer deliller değerlendirilir

Davacılar, küçükken en az beş yıl bakıp gözettikleri ve eğittikleri kişiyi evlât edinmek istediler. Mahkeme, taraflar arasında aile hâlinde yaşama zorunluluğu bulunduğu varsayımıyla davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.

“Türk Medeni Kanun'nun 316. maddesi kapsamında evlât edinme davalarında, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasının gerektiği, yapılacak araştırmada özellikle evlât edinenler ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenlerin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmeleri açıklığa kavuşturulması gerekir. Bu kapsamında uzman görüşü alınması, daha sonra tanık beyanları ve diğer deliller doğrultusunda yasal diğer koşullar yönünden talep değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, ikinci fıkradaki araştırma ölçütlerini sıralar ve bunları bir yargılama programına dönüştürür: uzman görüşü alınması, ardından tanık beyanları ve diğer deliller doğrultusunda yasal koşulların değerlendirilmesi. Kanunun saydığı araştırma başlıkları şunlardır: evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ile bakım ilişkilerindeki gelişmeler. Bu liste, dilekçenizde hangi delilleri göstereceğinizin de haritasıdır: sağlık raporu, sosyal inceleme raporu, gelir ve mal varlığı belgeleri, birlikte yaşamayı gösteren kayıtlar ve tanıklar.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/8763 E. · 2019/2797 K.18.03.2019

Bakım koşulunun gerçekleştiği anlaşıldığında dahi evlât edinilenin beyanı alınmalı ve uzman görüşü aldırılmalıdır

Davacılar, doğumundan yurt dışına gidişlerine kadar yaklaşık on yıl birlikte yaşadıkları ve her türlü ihtiyacını karşıladıkları kişiyi evlât edinmek istediler. Mahkeme davayı reddetti.

“kanunun aradığı ve dava tarihinden geriye doğru geçen sürede gerçekleşme zorunluluğu bulunmayan 5 yıllık bakım şartı taraflar yönünden gerçekleşmiştir. Buna göre, mahkemenin ret gerekçesi yerinde değildir.”

Ne anlama geliyor? Karar, araştırma yükümlülüğünün esasın kabulüyle sona ermediğini gösterir. Beş yıllık bakım koşulunun gerçekleştiği dosyadan anlaşılsa bile mahkeme doğrudan kabul kararı veremez; önce evlât edinilecek kişinin beyanını almalı, sonra uzman görüşü aldırmalı ve bütün delilleri birlikte değerlendirmelidir. Kararın ayrıca önemli bir tespiti daha vardır: beş yıllık bakım süresinin dava tarihinden geriye doğru geçen sürede gerçekleşmesi zorunlu değildir; geçmişte herhangi bir dönemde tamamlanmış olması yeterlidir. Bu tespit, çocukluğunda bakılıp sonradan ayrı yaşamaya başlamış kişilerin dosyalarında belirleyicidir (TMK m. 313).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/8056 E. · 2018/18812 K.19.11.2018

Uzun süreli birlikte yaşama ve ihtiyaçların karşılanması saptansa bile uzman görüşü alınmadan karar verilemez

Davacı, uzun yıllar bir arada yaşadığı, her türlü ihtiyacını karşıladığı ve evlendirdiği kişiyi evlât edinmek istedi. Mahkeme davayı reddetti.

“Mahkemece yapılacak iş, MK'nin 316. maddesi uyarınca uzman görüşü aldırılıp, dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesidir.”

Ne anlama geliyor? Bu kısa cümle, maddenin uygulamasındaki en yaygın eksikliği düzeltir: uzman görüşü, mahkemenin isterse başvurabileceği bir imkân değil, kural olarak tamamlanması gereken bir araştırma adımıdır. Kanun 'gerektiğinde' dese de, evlât edinme dosyalarında bu gereklilik neredeyse istisnasız kabul edilmektedir; çünkü kanunun saydığı araştırma başlıklarının çoğu (kişilik, karşılıklı ilişkiler, eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler) ancak uzman değerlendirmesiyle aydınlatılabilir. Uygulamada bu görüş genellikle sosyal inceleme raporu biçiminde alınır. Dosyanızda rapor alınmadan karar verilmişse, bu tek başına bozma sebebidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2018/13616 E. · 2019/11787 K.26.12.2019

Araştırmanın kapsamı kanunda sayılan bütün başlıkları içermeli ve rıza ile izin konuları da ayrıca aydınlatılmalıdır

Evlât edinmeye ilişkin bir dosyada, küçüğün evlât edinilmesine dair izin kararı bulunup bulunmadığı ve babanın rızasının olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulmuştu. Karar bu ve başka eksiklikler sebebiyle temyiz incelemesinden geçti.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 316.maddesine göre evlât edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verileceği, araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerektiği hüküm al”

Ne anlama geliyor? Karar, araştırma yükümlülüğünün rıza denetimini de kapsadığını gösterir. Mahkeme yalnızca tarafların kişisel ve ekonomik durumunu değil, evlât edinmenin hukukî ön koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini de aydınlatmakla yükümlüdür: ana babanın rızası alınmış mıdır (TMK m. 309), rızanın aranmamasına ilişkin bir karar var mıdır (TMK m. 312) ve bu karar kesinleşmiş midir? Bu nedenle 316. madde, bağımsız bir araştırma hükmü olmanın ötesinde, evlât edinmeye ilişkin bütün koşulların toplu denetim noktasıdır. Dilekçenizde koşulları tek tek sıralayıp her biri için delil göstermek, dosyanın bu denetimden eksiksiz geçmesini sağlar.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/4746 E. · 2015/18041 K.08.12.2015

Evlât edinmek isteyen kişi aynı zamanda küçüğün vasisi ise küçüğe kayyım atanmalı ve dava kayyıma yöneltilmelidir

Davacı, vasisi olduğu küçüğü evlât edinmek istedi. Mahkeme, daha önce açılmış bir davanın kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davayı reddetti. Dosyada küçük için ayrı bir temsilci atanmamıştı.

“küçüğe kayyım tayin ettirilip davanın kayyıma yöneltilmesi sonra işin esasına girilerek evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri konusunda kapsamlı bir araştırma yapılması, tarafların bu konuda göstereceği deliller toplanarak gerektiğinde uzman görüşünün alınıp bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar iki eksikliği birden düzeltir. Birincisi menfaat çatışmasıdır: evlât edinmek isteyen kişi aynı zamanda küçüğün vasisiyse, küçüğü o davada temsil edemez; küçüğe kayyım atanması ve davanın kayyıma yöneltilmesi gerekir (TMK m. 426). Aksi hâlde taraf teşkili tamamlanmamış olur. İkincisi araştırmadır: taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmeli, özellikle evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri konusunda kapsamlı bir araştırma yapılmalı, tarafların delilleri toplanmalı ve gerektiğinde uzman görüşü alınmalıdır. Kararın üçüncü bir katkısı da usule ilişkindir: dava sebepleri ve koşulları farklı olduğundan, önceki bir evlât edinme davası bu dava için kesin hüküm oluşturmaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/7639 E. · 2018/12991 K.22.05.2018

Salt ceza mahkûmiyeti evlât edinme engeli oluşturmaz; kişinin sosyal, psikolojik ve kültürel yeterliliği ile çocuğun yararı değerlendirilir

Küçük, geçici bakım sözleşmesiyle bir ailenin yanına yerleştirilmişti. Evlât edinme süreci devam ederken evlât edinmek isteyen babanın bir suçtan hüküm giydiği ve ailenin ikamet değişikliklerini kuruma bildirmediği raporlandı. Mahkeme yine de davayı kabul etti.

“ilgilinin hangi suçtan ceza aldığından ziyade, kişinin sosyal, psikolojik ve kültürel açıdan evlat edinmek noktasında yeterli olup olmadığı, bu kişi tarafından gerçekleşecek evlat edinmenin, çocuğun yararına olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerektiği, gerek kurum tarafından izleme sürecinde düzenlenen raporlar ve gerek ise mahkemece alınan raporlarda, babanın sosyal, psikolojik ve kültürel açıdan evlat edinmesine engel bir durumunun varlığı tespit edilmediği gibi, aksine, evlat edinmenin çocuğun yararına olacağı hususunun tespit edildiği, dolayısıyla salt ceza mahkumiyetinin evlat edinme engeli oluşturmasının mümkün olmadığı”

Ne anlama geliyor? Bu karar, ikinci fıkradaki kişilik ölçütünün nasıl uygulanacağını gösterir. Kanunda evlât edinen bakımından 'sabıkasız olmak' gibi bir koşul yoktur; bu nedenle salt ceza mahkûmiyeti tek başına engel sayılamaz. Bakılacak şey, kişinin evlât edinme bakımından sosyal, psikolojik ve kültürel açıdan yeterli olup olmadığı ve gerçekleşecek evlât edinmenin çocuğun yararına olup olmadığıdır. Buna karşılık karar, mahkemenin bu değerlendirmeyi kendi başına yapamayacağını da ortaya koyar: dosyada çelişkili raporlar varsa, aralarında sosyal hizmet uzmanının da bulunduğu bir heyetten rapor alınmalı ve bütün deliller yeniden değerlendirilmelidir. Yani mahkûmiyet otomatik bir ret sebebi olmadığı gibi, otomatik olarak göz ardı edilebilecek bir olgu da değildir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2014/6803 E. · 2014/15239 K.30.10.2014

Sonuçları ihtar edilmeden verilen kesin süre geçersizdir; hazır edilen tanıkların dinlenmesi talebi reddedilemez

Evlât edinmeye ilişkin bir dosyada tarafa tanık bildirmesi için kesin süre verilmiş, ancak bu sürenin sonuçları ihtar edilmemişti. Taraf, duruşmada tanıklarının hazır olduğunu bildirdi; mahkeme yine de tanıkların dinlenmesi talebini reddetti.

“Verilen kesin süre sonuçlarına dair ihtar içermediği için geçersizdir. Kaldı ki davacı vekili, tanınan kesin süre dışında 11.07.2013 günü oturum sırasında tanıkların hazır bulunduğunu ifade etmiştir. Bu durumda celse talikine sebep olunmamıştır. O halde, davalı vekili tanıklarını hazır ettiğini bildirdiğine göre bildirilen bu tanıkların dinletilme taleplerinin reddine karar verilmesi”

Ne anlama geliyor? Evlât edinme davalarında araştırma yükümlülüğü ağır olduğundan, delil kısıtlaması bu dosyalarda ayrıca sakıncalıdır. Karar, genel bir usul kuralını burada uygular: kesin süre verilirken sonuçlarının ihtar edilmesi zorunludur; ihtar içermeyen kesin süre geçersizdir ve ona dayanılarak delil değerlendirilmesi kısıtlanamaz (HMK m. 94). Kararın ikinci tespiti de pratiktir: taraf, kesin süre dışında da olsa duruşmada tanıklarını hazır etmişse celse talikine sebep olmamış demektir; bu durumda tanıkların dinlenmesi gerekir. Uygulamada yapılacak iş, tanıkları duruşmaya bizzat getirmek ve tutanağa hazır bulundurulduklarını geçirtmektir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2006/6053 E. · 2006/14135 K.17.10.2006

Evlât edinmeye ancak evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden sonra karar verilebilir

Evlât edinme davasında mahkeme, tarafları dinlemeden ve kapsamlı bir araştırma yapmadan hüküm kurdu.

“Yargılama sırasında evlat edinmek isteyen davacı asilin dinlenmediği görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316 ncı maddesinde, evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verileceği, araştırmanın özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerektiği öngörülmüştür. Mahkemece evlat edinen dinlenmeden ve Türk Medeni Kanununun 316. maddesinde öngörüldüğü şekilde kapsamlı bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Maddenin birinci fıkrası üç aşamalı bir sıra kurar: kapsamlı araştırma, dinleme ve gerektiğinde uzman görüşü. Bunlardan dinleme, madde gerekçesinde özel olarak vurgulanmıştır: evlât edinme şahsa bağlı bir hak olduğundan hâkim, evlât edinenin şahsî durumu hakkında tam bir kanaate sahip olmak için evlât edinen ile edinileni birlikte dinleyecektir. Bu, dosya üzerinden ya da yalnızca vekillerin beyanıyla karar verilemeyeceği anlamına gelir. Dinlemenin bir başka işlevi de sonradan ortaya çıkabilecek riskleri karşılamasıdır: taraflardan biri karardan önce ölür veya ayırt etme gücünü kaybederse, daha önce dinlenmiş olmak dosyayı kurtarır (TMK m. 315).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/22729 E. · 2016/11986 K.08.11.2016

Evlât edinmeye ancak kapsamlı araştırma, dinleme ve gerektiğinde uzman görüşünden sonra karar verilir; ilgili başka bir dosyanın sonucu beklenmelidir

Evlilik dışı ilişkiden doğan küçüğün evlât edinilmesi istendi. Ananın kısıtlı olduğu ve vasisi aracılığıyla rıza gösterdiği, babanın ise rızasının bulunmadığı anlaşıldı. Ayrıca baba hakkında devam eden bir ceza dosyası vardı. Mahkeme davayı reddetti.

“316. maddesi uyarınca da; evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasında evlat edinen ile edinilenin dinlenmesinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.”

Ne anlama geliyor? Karar, araştırma yükümlülüğünün bekletici sorun boyutunu gösterir. Evlât edinme dosyasının sonucunu etkileyebilecek başka bir yargılama sürüyorsa, mahkeme o dosyanın sonucunu bekleyip bütün delilleri birlikte değerlendirmelidir. Kararda ayrıca ikinci bir eksikliğe de işaret edilmiştir: ana kısıtlıysa, onun bakımından rızanın aranmaması koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilmelidir (TMK m. 311). Bu iki nokta birlikte, 316. maddenin dosyadaki bütün belirsizlikleri gidermeden karar verilmesini engelleyen bir tamamlık kuralı olduğunu gösterir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 316- İsviçre Medenî Kanununun 268a maddesinden alınan bu maddede, hâkimin evlât edinme kararı vermeden önce ciddî bir araştırma yapması zorunluluğu ile bu araştırmanın kapsam ve içeriği düzenlenmektedir. Evlât edinme şahsa bağlı bir hak olduğundan, hâkim, evlât edinenin şahsî durumu hakkında tam bir kanaata sahip olmak bakımından, evlât edinen ile evlât edinileni birlikte dinleyecektir. Hâkim bu araştırmayı yaparken örneğin, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu gibi koruyucu kurum ve kuruluşların bu konudaki yazılı görüşlerinden de yararlanabilecektir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 121

Gerekçe kısadır ama iki cümlesi uygulamayı doğrudan belirler. Birinci cümle dinlemenin niçin zorunlu olduğunu açıklar: evlât edinme şahsa bağlı bir haktır; bu nedenle hâkimin evlât edinenin kişisel durumu hakkında tam bir kanaate sahip olabilmesi için tarafları birlikte dinlemesi gerekir. Buradaki gerekçe biçimsel değildir: dinleme, hâkimin kanaat oluşturmasının aracıdır ve bu yüzden dosya üzerinden ya da yalnızca vekillerin beyanıyla karar verilemez. Aynı nitelendirme başka bir sonuç daha doğurur: şahsa sıkı sıkıya bağlı hakların kullanımına ilişkin davalarda vekilin özel yetkisi aranır (TMK m. 315). İkinci cümle uzman görüşünün kaynağını gösterir: hâkim, koruyucu kurum ve kuruluşların yazılı görüşlerinden yararlanabilecektir. Gerekçe dönemin sosyal hizmet kurumunu örnek verir; bugün bu işlev Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili birimleri ile mahkemece görevlendirilen sosyal çalışma görevlileri tarafından yerine getirilmekte ve uygulamada sosyal inceleme raporu adını almaktadır. Tasarının 316. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-314).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da araştırma yükümlülüğü 256. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alıyordu ve bugünküne göre çok daha dar kapsamlıydı. Hükme göre hâkim, evlât edinmeye izin vermeden önce duruma göre gerekli görebileceği her türlü soruşturmayı kendiliğinden yapar; tarafların belirttikleri sebebi haklı bulmadıkça izin vermezdi. İki fark dikkat çekicidir. Birincisi, araştırma takdire bağlıydı: "gerekli görebileceği" ifadesi, hâkime araştırma yapıp yapmama konusunda geniş bir alan bırakıyordu; yeni Kanun ise araştırmayı zorunlu kılmış ve kapsamını da tek tek saymıştır. İkincisi, dinleme ve uzman görüşü öngörülmemişti: eski metinde ne tarafların birlikte dinlenmesi ne de uzman görüşü alınması yer alıyordu. Bunlar yeni Kanun'un getirdiği güvencelerdir ve gerekçede de özel olarak vurgulanmıştır. Üçüncü bir fark, araştırmanın amacına ilişkindir: eski hüküm hâkimden esas olarak tarafların belirttiği sebebin haklılığını denetlemesini isterken, yeni hüküm araştırmayı çocuğun ve tarafların durumunu bütün boyutlarıyla aydınlatmaya yöneltmiştir.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 256

Madde 256 – (Değişik: 14/11/1990 - 3678/7 md.) Evlat edinme, evlat edinenin oturduğu yer sulh hakiminin izni üzerine yapılacak resmi bir senetle olur ve evlat edinme doğum kütüğüne yazılır. Hâkim evlat edinmeye izin vermeden önce, duruma göre gerekli görebileceği her türlü soruşturmayı kendiliğinden yapar. Tarafların belirttikleri sebebi haklı bulmadıkça, hakim, evlat edinmeye izin vermez.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun4721 sayılı Kanun m. 316
AraştırmaGerekli görülürse (m. 256/2)Zorunlu (m. 316/1)
KapsamBelirtilmemiştiKanunda sayılmıştır (m. 316/2)
DinlemeÖngörülmemiştiZorunlu (m. 316/1)
Uzman görüşüÖngörülmemiştiGerektiğinde alınır (m. 316/1)
Altsoyun tavrıHüküm yoktuDeğerlendirilir (m. 316/3)
AmaçSebebin haklılığının denetimiBütün koşulların aydınlatılması

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; araştırma zorunlu hâle geldi, dinleme ve uzman görüşü öngörüldü4721 s. K.

Madde yürürlüğe girdiği günden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Uygulamada iki başlık öne çıkmıştır. Birincisi dinleme koşulunun katılığıdır: başvurudan sonraki ölüm evlât edinmeye engel olmasa da (TMK m. 315), hiç dinlenmeden gerçekleşen ölüm bu koşulu ortadan kaldırdığından dava o kişi yönünden reddedilmektedir (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/6517 E., 2014/8230 K., 05.05.2014) ve bu çizgi bugün de sürmektedir (Yargıtay 2. HD, 2024/8050 E., 2024/7363 K., 15.10.2024). İkincisi uzman görüşünün fiilen zorunlu hâle gelmesidir: kanun "gerektiğinde" dese de, kanunun saydığı araştırma başlıklarının çoğu ancak uzman değerlendirmesiyle aydınlatılabildiğinden rapor alınmadan verilen kararlar eksik inceleme sebebiyle bozulmaktadır (Yargıtay 8. HD, 2017/8056 E., 2018/18812 K., 19.11.2018). Değerlendirme ölçütleri bakımından da bir çizgi yerleşmiştir: evlât edinen bakımından salt ceza mahkûmiyeti engel sayılmamakta, bakılan şey kişinin sosyal, psikolojik ve kültürel yeterliliği ile çocuğun yararı olmaktadır (Yargıtay 8. HD, 2017/7639 E., 2018/12991 K., 22.05.2018).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Evlât edinme dosyanızda hangi araştırmaların yapılması gerektiğini ve dinleme ile uzman raporu konusundaki riskleri değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 316 ne diyor?

Evlât edinme kararından önce yapılması zorunlu araştırmayı ve kapsamını düzenler.

Kaç aşama vardır?

Kapsamlı araştırma, dinleme ve gerektiğinde uzman görüşü.

Taraflar dinlenmek zorunda mı?
Neden dinleme zorunlu?

Evlât edinme şahsa bağlı bir haktır.

Dosya üzerinden karar verilebilir mi?

Verilemez.

Vekilin beyanı yeterli mi?

Yeterli değildir.

Evlât edinen dinlenmeden ölürse ne olur?
Ölüm evlât edinmeye engel değil miydi?

Engel değildir; ancak dinleme koşulu ayrıca aranır (TMK m. 315).

Bu uygulama bugün de sürüyor mu?
Ne yapmak gerekir?

Beyanın ilk duruşmada alınmasını istemek.

Araştırmada nelere bakılır?

Kişilik, sağlık, karşılıklı ilişkiler, ekonomik durum ve eğitme yeteneği.

Evlât edinmeye yönelten sebepler önemli mi?

Araştırma konularından biridir (TMK m. 316/2).

Uzman görüşü şart mı?

Kanun "gerektiğinde" der; uygulamada kural olarak aranır (Yargıtay 8. HD, 2017/8056 E., 2018/18812 K., 19.11.2018).

Uzman görüşü hangi biçimde alınır?

Genellikle sosyal inceleme raporu olarak.

Rapor alınmadan karar verilirse ne olur?

Eksik inceleme sebebiyle bozulur.

Raporlar çelişirse ne yapılır?
Araştırmanın sırası nedir?

Uzman görüşü, sonra tanıklar ve diğer deliller (Yargıtay 8. HD, 2017/13932 E., 2019/8435 K., 02.10.2019).

Sabıkalı biri evlât edinebilir mi?

Salt ceza mahkûmiyeti engel değildir.

Peki neye bakılır?

Sosyal, psikolojik ve kültürel yeterlilik ile çocuğun yararı.

Bakım süresi dava tarihine yakın mı olmalı?
Taraflar tartışmazsa mahkeme araştırır mı?

Esaslı unsurları resen araştırır (Yargıtay 8. HD, 2020/67 E., 2021/4771 K., 07.06.2021).

Dilekçedeki iddia soyutsa ne olur?

Mahkeme somutlaştırılmasını ister (HMK m. 31).

Rıza konusu da araştırılır mı?
Evlât edinen küçüğün vasisiyse ne olur?
Neden kayyım gerekir?

Menfaat çatışması bulunduğu için (TMK m. 426).

Önceki evlât edinme davası kesin hüküm oluşturur mu?

Koşullar farklıysa oluşturmaz.

İlgili başka bir dava varsa ne yapılır?
Tanıklarım dinlenmezse ne olur?
Kesin süre verilirse ne olur?

Sonuçları ihtar edilmemişse geçersizdir.

Evlât edinenin çocukları dinlenir mi?

Tavır ve düşünceleri değerlendirilir (TMK m. 316/3).

Ergin evlât edinmede altsoyun rolü nedir?

Muvafakati geçerlilik koşuludur (TMK m. 313).

Hangi belgeleri hazırlamalıyım?

Sağlık, gelir, birlikte yaşama ve bakım kayıtları ile tanık listesi.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 268a maddesinden.

Eski Kanun'da araştırma zorunlu muydu?

Hâkimin takdirine bırakılmıştı.

Görevli mahkeme hangisidir?

Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp