Türk Medeni Kanunu · Tanıma ve Babalık Hükmü

TMK Madde 302: Babalık Karinesi

Türk Medeni Kanunu'nun 302. maddesine göre davalının, çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır; bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse aynı karine geçerli olur. Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder. Bu sayfada madde metnini, karinenin koşullarını, ispat yükünü, çürütme yollarını, genetik raporun yerini, madde gerekçesini ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 8 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 24 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › B. Babalık hükmü

II. Karine

Madde 302

  1. (1)Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır.
  2. (2)Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur.
  3. (3)Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 302 ne düzenler?
  3. Karine nasıl doğar?
  4. Karine nasıl çürütülür?
  5. Davalının tutumu
  6. Genetik rapor nasıl değerlendirilir?
  7. Baba ölmüşse
  8. Karine ile çevresindeki hükümler
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 302, babalık davasında davacının işini kolaylaştıran bir karine koyar. Davalının, çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü ile yüz sekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karinedir; bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse aynı karine işler. Karine geçerliyse aksini ispat yükü davalıya geçer (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011). Davalı karineyi iki yoldan çürütebilir: çocuğun babası olmasının olanaksızlığını ya da bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlayarak. Uygulamada tartışma büyük ölçüde genetik rapora kaymıştır; ancak karine, ilişkinin kabul edildiği veya tanıkla ortaya konduğu dosyalarda hâlâ belirleyicidir. Davalının davayı kabul etmesi tek başına sonuç doğurmaz; soybağı kamu düzenine ilişkindir (Yargıtay 18. HD, 2014/19328 E., 2015/7578 K., 05.05.2015).

Karine
Bilinen bir olgudan bilinmeyen bir olguya varılmasını sağlayan yasal çıkarım (TMK m. 302/1).
Gebe kalma dönemi
Doğumdan önceki üç yüzüncü ile yüz sekseninci gün arası (TMK m. 287/2).
Fiilî gebe kalma dönemi
Somut olayda gebeliğin gerçekten oluştuğu dönem (TMK m. 302/2).
Karinenin çürütülmesi
Olanaksızlık veya üçüncü kişinin daha yüksek olasılığı (TMK m. 302/3).

TMK 302 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Karinenin dayanağıGebe kalma döneminde cinsel ilişkiTMK m. 302/1
DönemDoğumdan önceki 300. ile 180. gün arasıTMK m. 302/1
Dönem dışıFiilî gebe kalma döneminde ilişkiTMK m. 302/2
SonuçAynı karine geçerli olurTMK m. 302/2
İspat yüküKarine geçerliyse davalıya geçerYargıtay 2. HD, 2011/7014 K.
Çürütme yolu 1Baba olmanın olanaksızlığıTMK m. 302/3
Çürütme yolu 2Üçüncü kişinin daha yüksek olasılığıTMK m. 302/3
Kaldırılan savunmaAnanın kusuru (eski 743 s. K. m. 302)Madde gerekçesi
Davalının kabulüTek başına sonuç doğurmazYargıtay 2. HD, 2009/1545 K.
Belirleyici delilGenetik incelemeYargıtay 2. HD, 2009/9014 K.
Rapor ölçüsüBaba olamama ihtimali tamamen kaldırılmalıYargıtay 2. HD, 2009/623 K.
GörevAile mahkemesi4787 s. K. m. 4

TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı Kanun'un 301. maddesini karşılar ve içerik olarak hem İsviçre Medenî Kanunu'nun 262. maddesinin hem de onu örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 288. maddesinin aynısıdır; aradaki fark ifadeye ilişkindir. Gerekçe fıkraları tek tek açıklar: birinci fıkrada eski metindeki karine tekrar edilmiş, ikinci fıkrada ise eski metinde yer almayan bir hususa açıklık getirilmiştir — birinci fıkradaki kritik devrenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse aynı karine yine geçerli olacaktır. Üçüncü fıkra bakımından gerekçe, eski maddenin son cümlesindeki ve uygulamada "ciddî şüphe" savunması olarak adlandırılan savunmaya ilişkin belirsizliği ortadan kaldıran açık bir ifadeyle kaleme alındığını belirtir: davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu kanıtlarsa karine geçerliliğini kaybeder. Tasarının 302. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

Dikkat

Bu maddenin fıkralarını doğrudan uygulayan emsal sayısı azdır ve bunun sebebi bellidir: genetik inceleme yaygınlaştıkça tartışma karineden rapora kaymıştır (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011). Yine de karine ölü bir hüküm değildir; davalının ilişkiyi kabul ettiği ya da tanıkla ortaya konduğu dosyalarda ispat yükünü ters çevirir ve davalıyı savunma yapmak zorunda bırakır. İki yaygın yanılgıya dikkat edin. Birincisi, karinenin yalnızca 300-180 günlük aralıkla sınırlı sanılmasıdır; ikinci fıkra bu aralığın dışındaki fiilî gebe kalma dönemini de kapsar, örneğin erken doğumlarda bu hüküm belirleyici olur (TMK m. 287). İkincisi, davalının davayı kabul etmesinin işi bitirdiği sanılmasıdır; soybağı kamu düzenine ilişkin olduğundan kabul tek başına sonuç doğurmaz ve mahkeme yine de genetik inceleme yaptırır. Genetik rapor aşamasında da üç noktaya bakın: raporda baba olma oranı belirtilmiş mi, rapor baba olamama ihtimalini tamamen kaldırıyor mu ve rapordaki bir uyumsuzluk kendi içinde açıklanmış mı. Ek rapor isteyecekseniz itirazınızı bu somut noktalara dayandırın; genel itiraz sonuç vermez.

Karine nasıl doğar?

  • Olgu: Davalının ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması (TMK m. 302/1).
  • Dönem: Doğumdan önceki üç yüzüncü ile yüz sekseninci gün arası.
  • Dönem dışı: Fiilî gebe kalma döneminde ilişki (TMK m. 302/2).
  • Sonuç: Aynı karine geçerli olur.
  • Tespit aracı: İkrar, tanık beyanı, yazışma, kayıt.
  • Etki: Karine geçerliyse ispat yükü davalıya geçer (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011).

Karine nasıl çürütülür?

  • Birinci yol: Baba olmanın olanaksızlığı (TMK m. 302/3).
  • İkinci yol: Üçüncü kişinin daha yüksek baba olma olasılığı.
  • Sonuç: Karine geçerliliğini kaybeder.
  • Kaldırılan savunma: Ananın kusuru artık savunma değildir.
  • Belirsizliğin giderilmesi: Eski "ciddî şüphe" savunmasının yerini açık ölçüt aldı.
  • Araç: Genetik inceleme ve tıbbî raporlar (TMK m. 284).

Davalının tutumu

Genetik rapor nasıl değerlendirilir?

Baba ölmüşse

  • Birinci basamak: Babanın mezarından örnek.
  • İkinci basamak: Kardeşlerinin mezarından örnek (Yargıtay 8. HD, 2017/6799 E., 2018/10248 K., 29.03.2018).
  • Üçüncü basamak: Yaşayan çocuklarından örnek.
  • Ret yasağı: Basamaklar tüketilmeden ret kararı verilemez.
  • Davalı: Babanın mirasçıları (TMK m. 301).
  • Res'en araştırma: Hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır.

Karine ile çevresindeki hükümler

  • Gebe kalma dönemi: Aynı gün aralığı 287. maddede de tanımlıdır (TMK m. 287).
  • Tanımanın iptali: Ana veya çocuk davacıysa benzer bir kural işler (TMK m. 299).
  • Dava hakkı: Ana ve çocuk (TMK m. 301).
  • Süreler: 303. maddede düzenlenmiştir (TMK m. 303).
  • Ananın malî hakları: 304. maddede (TMK m. 304).
  • Görev: Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Uygulamada

Karineyi kullanacaksanız işe tarih hesabıyla başlayın. Çocuğun doğum tarihinden geriye doğru 180 ve 300 günü işaretleyin; iddia ettiğiniz ilişkinin bu aralığa düşüp düşmediğini görün. Aralığın dışında kalıyorsa ikinci fıkraya dayanın: fiilî gebe kalma dönemini, doğum raporundaki gebelik haftası ve varsa ultrason kayıtlarıyla ortaya koyun. İlişkinin ispatı için karşı tarafın duruşmadaki beyanı, tanık anlatımları, yazışmalar ve birlikte yaşamayı gösteren kayıtlar kullanılabilir; karine doğduğu anda artık siz değil karşı taraf açıklama yapmak zorunda kalır. Karşı taraftaysanız iki savunmanız vardır: baba olmanızın olanaksızlığı ya da üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının sizinkinden daha fazla olduğu. Bunların ikisi de somut delil ister; "ananın yaşayışı" türünden savunmalar yeni Kanun'da kaldırılmıştır ve dinlenmez. Uygulamada belirleyici olan genetik rapordur; bu nedenle üç şeye dikkat edin. Birincisi, mahkemenin verdiği ihtarlı davetiyede incelemenin masrafı gösterilmemişse davetiye sonuç doğurmaz; bu eksikliği tutanağa geçirtin. İkincisi, rapor elinize geçtiğinde baba olma oranının yazılıp yazılmadığına bakın; oran belirtilmemiş bir rapor hükme esas alınamaz. Üçüncüsü, itirazınızı somut noktalara dayandırın: kullanılan lokuslar, açıklanmamış bir uyumsuzluk, örneğin kime ait olduğu, karşılaştırılan kişilerin akrabalık durumu. Genel bir itiraz ek rapor sağlamaz. Baba ölmüşse dilekçenizde karşılaştırma basamaklarını kendiniz sıralayın ve nüfus kaydından çıkardığınız yakınları isim isim gösterin.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2010/4491 E. · 2011/7014 K.26.04.2011

Davalı gebe kalma döneminde ilişkiyi kabul ederse babalık karinesi geçerli olur ve karinenin aksini ispat yükü davalıya geçer

Babalık davasında davalı, duruşmada davacıyla birkaç kez cinsel ilişkiye girdiğini kabul etti. Mahkeme genetik inceleme yapılmasına karar verip davalıya ihtarlı davetiye çıkardı; davetiyede yirmi gün içinde başvurmazsa çocuğun babası olduğunu kabul etmiş sayılacağı yazıldı, ancak incelemenin gerektirdiği masraf ne ara kararda ne davetiyede gösterildi. Davalı sonraki oturumda genetik incelemeye açıkça rıza gösterdi; mahkeme yine de eksik incelemeyle hüküm kurdu.

“Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur (TMK.md.302/1-2). Bu karinenin geçerli olduğu halde, davalı çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini yitirir (TMK.md.302/3). Davalı, 5.11.2009 tarihli oturumda davacıyla bir kaç defa cinsel ilişkiye girdiğini kabul ettiğine göre, yasanın 302. maddesindeki babalık karinesi geçerlidir. Yasa, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında veya bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olmayı, babalığa karine kabul ettiğine göre bu yasal karinenin aksini ispat yükümlülüğü davalıya düşer. Davalı, hakim tarafından öngörülen DNA araştırmasına rıza göstermediğine ilişkin bir beyanda bulunmamış, aksine bu yönde araştırma ve inceleme yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece 10.9.2009 tarihli oturumda, DNA incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bu yönde davalıya ihtarlı davetiye tebliği için karar oluşturulmuştur. Davalıya ara kararı gereğince çıkartılan davetiyede "DNA testi için hastaneye gitmek üzere 20 gün içinde mahkemeye başvurması gerektiği, aksi halde küçüğün babası olduğunu kabul etmiş sayılacağı ihtarı" yazılmış, bu davetiye 2.10.2009 tarihinde davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de, bu incelemenin gerektirdiği masraf ara kararında ve davetiyede gösterilmemiştir. Davalı davetiyede öngörülen süre zarfında mahkemeye başvurmuş olsa bile, yükümlü olacağı masrafın ne miktar olduğu davalı tarafça bilinmediği için, rıza beyanında bulunup bulunmayacağı o aşamada belirsizdir. Bu bakımdan davetiye Yasanın 284/2. maddesine uygun ve sonuç doğurucu nitelikte değildir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 302. maddenin üç fıkrasını da tek bir metinde uygular. Karine: doğumdan önceki üç yüzüncü ile yüz sekseninci gün arasında ilişki babalığa karinedir; bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse aynı karine işler. Çürütme: davalı, baba olmasının olanaksızlığını ya da bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini yitirir. Sonuç: ilişki kabul edilmişse karine geçerlidir ve aksini ispat yükü davalıya düşer. Kararın ikinci, çok pratik katkısı ihtar konusundadır: incelemeye katılmazsan aleyhine sonuç doğar ihtarı, masraf miktarı gösterilmeden yapılmışsa sonuç doğurmaz; kişi neye razı olacağını bilemeyeceğinden davetiye geçerli sayılmaz. Karşı taraf adına böyle bir ihtar aldıysanız masrafın gösterilip gösterilmediğini kontrol edin.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2007/16236 E. · 2009/1545 K.05.02.2009

Babalık davasında davalının davayı kabulü tek başına sonuç doğurmaz; kan grubu ve genetik inceleme yaptırılmadan hüküm kurulamaz

Babalık davasında mahkeme; çocuğun, ananın ve baba olduğu ileri sürülen davalının kan gruplarını belirlemeden, hiçbir tıbbî araştırma ve inceleme yaptırmadan karar verdi.

“Babalık davası; irs ve soybağı ilişkisinin, kuşkuya yer bırakmayacak nispette açığa çıkarılması halinde kabul edilebilir.Bu konuda tekniğin ve tıbbın tüm imkanlarından yararlanılmalıdır. Soybağına ilişkin davalarda hakim, maddi olguları res'en (kendiliğinden) araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. (TMK.md.284/1)Bu tür davalarda davalının davayı kabulü tek başına sonuç doğurmaz.Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları bakımından tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler.(TMK. md. 284/2) Mahkemece; çocuk, ana ve baba olduğu iddia edilen davalının kan grupları tesbit edilmemiş, hiçbir tıbbi araştırma inceleme yaptırılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; çocuk, ana ve davalının kan grup ve alt grupları belirlenerek ve DNA analiz ve tiplemeleri yaptırılarak, genetik inceleme sonucu davalının baba olup olmadığı tıbben belirlenmeli, bu konuda adli Tıptan rapor alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.”

Ne anlama geliyor? Karinenin işlediği bir dosyada bile mahkeme, tarafların anlaşmasına dayanarak karar veremez. Kararın çekirdek cümlesi şudur: bu tür davalarda davalının davayı kabulü tek başına sonuç doğurmaz. Sebebi soybağının kamu düzenine ilişkin olması ve çocuğun kimliğinin tarafların tasarrufuna bırakılamamasıdır. Mahkemenin yapması gereken sıralı bir araştırmadır: çocuğun, ananın ve davalının kan grup ve alt grupları belirlenir, genetik analiz ve tipleme yaptırılır, Adli Tıptan rapor alınır ve bütün deliller birlikte değerlendirilir. Uygulamada bunun anlamı şudur: karşı taraf "kabul ediyorum" dese bile genetik inceleme talebinizi geri çekmeyin; kabule dayanan bir hüküm temyizde ayakta kalmaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2014/19328 E. · 2015/7578 K.05.05.2015

Soybağı ve babalık davaları tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri davalardan olmadığından, karşı tarafın kabulüne dayanılarak isteğe uygun karar verilemez

Davacı, resmî olmayan birliktelikten doğduğunu ve dedesinin nüfusuna kaydedildiğini ileri sürerek babasının belirli bir kişi olduğunun tespitini ve soybağının düzeltilmesini istedi. Mahkeme davayı kabul etti, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararı kanun yararına temyiz etti.

“Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308/2. maddesi uyarınca, davayı kabul ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edecekleri davalarda hüküm doğurmaktadır. Soybağının reddi ve babalık gibi konular ise, kamu düzenine ilişkin olup, bu tür davalarda sadece karşı tarafın kabulüne dayanılarak isteğe uygun karar verilemeyecektir. Hal böyle olunca mahkemece, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi bakımından kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın soybağının doğru olarak tespit edilmesi zorunludur.”

Ne anlama geliyor? Önceki kartın kuralına usul hukukundan dayanak getirir: kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda hüküm doğurur; soybağının reddi ve babalık gibi konular kamu düzenine ilişkin olduğundan bu kapsamda değildir. Kararın bir başka yönü de dikkat çekicidir: hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olmasına rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur. Bu, soybağı dosyalarında tarafların sessiz kalmasının kararı dokunulmaz kılmadığını gösterir. Aynı kararda nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının kimler tarafından ve hangi mahkemede açılacağı da hatırlatılmıştır (TMK m. 301).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2009/3008 E. · 2009/9014 K.07.05.2009

Baba olma oranı belirlenmemiş yetersiz bir rapora dayanılarak babalığa hükmedilemez; tekniğin bütün imkânlarından yararlanılmalıdır

Babalık davasında hükme esas alınan Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesi raporunda davalının baba olma oranı belirlenmemişti. Mahkeme bu rapora dayanarak davayı kabul etti. Davacı ayrıca ananın malî hakları yanında maddî ve manevî tazminat da istemişti.

“Bu konuda tekniğin tüm imkanlarından yararlanılmalıdır. Bu cümleden olarak Türk Medeni Kanununun 284. maddesi uyarınca her türlü tıbbi ve biyololojik benzerlik testleri yapılmalı, davalının baba olamayacağı ihtimali tamamen kaldırılıp delillerin hep birlikte serbestçe takdiri yoluna gidilmelidir. Hükme esas alınan 30.03.2005 tarihli Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesinin raporunda davalının baba olma oranı belirlenmemiştir. Yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Elinizde bir Adli Tıp raporu bulunması yetmez; raporun hüküm kurmaya elverişli olması gerekir. Daire ölçüyü açık koyuyor: her türlü tıbbî ve biyolojik benzerlik testi yapılmalı, davalının baba olamayacağı ihtimali tamamen kaldırılmalı ve deliller birlikte serbestçe takdir edilmelidir. Baba olma oranını belirtmeyen bir rapor bu ölçüyü karşılamaz. Aynı kararın ikinci bölümü uygulamada sık karşılaşılan bir sınırı çizer: ananın 304. maddedeki malî hakları aile mahkemesinde istenir, ancak bunun dışındaki maddî ve manevî tazminat talepleri Borçlar Kanunu'ndan doğar ve aile mahkemesinin görev alanı dışındadır; bu talepler için tefrik ve görevsizlik kararı verilmesi gerekir (TMK m. 304).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2008/18852 E. · 2009/623 K.26.01.2009

Baba olma ihtimali yüzde 99,73 eşiğinin altında kalıyorsa genetik tipleme imkânı araştırılmalı, baba olamayacağı ihtimali tamamen kaldırılmalıdır

Çocuk adına kayyım tarafından açılan babalık davasında, kayyım olarak atanan kişi aynı zamanda babalığına hükmedilmesi istenen mirasbırakanın kardeşiydi; bu nedenle davalı tarafta yer alması gerekiyordu ve küçükle arasında çıkar çatışması vardı. Mahkeme bu durumu gözetmeden ve yeterli tıbbî inceleme yaptırmadan karar verdi.

“Bu bakımdan Türk Medeni Kanununun 284. maddesi uyarınca, her türlü tıbbi ve benzerlik testleri yapılmalı, baba olduğu iddia edilen kişinin % 99.73 oranından daha az ihtimalle baba olacağı belirlenmiş ise D.N.A tiplemesi yapılması imkanı araştırılmalı, davalıların mirasbırakanının baba olamayacağı ihtimali tamamen kaldırılıp, delillerin hep birlikte serbestçe takdiri yoluna gidilmelidir.”

Ne anlama geliyor? Karar, raporun sayısal eşiğini gösteriyor: baba olduğu ileri sürülen kişinin yüzde 99,73 oranından daha az ihtimalle baba olacağı belirlenmişse genetik tipleme imkânı araştırılmalı ve baba olamayacağı ihtimali tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Bu, karinenin uygulamadaki karşılığıdır: 302. madde ilişkinin varlığını karine saymakla yetinirken, mahkeme kuşkuya yer bırakmayan bir sonuç arar. Kararın ilk bölümü ayrıca kayyım seçimine ilişkin önemli bir uyarı içerir: davalı tarafta yer alması gereken bir kişi çocuğa kayyım olarak atanamaz, çünkü küçükle arasında çıkar çatışması vardır; böyle bir dosyada başka bir kişinin kayyım atanması ve davanın anaya da ihbar edilmesi gerekir (TMK m. 301).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2022/10715 E. · 2023/2014 K.27.04.2023

Adli Tıp raporuna itiraz edebilmek için raporun hatalı olduğuna dair somut bir iddia ortaya konmalıdır; ananın örneği alınamamış olması tek başına raporu geçersiz kılmaz

Çocuk, babasının davalı olduğunun genetik inceleme ile tespit edilebileceğini ileri sürerek babalığın hükmen tespitini istedi. Adli Tıp Kurumu raporunda, ananın profili bilinmeksizin hesaplanan babalık indeksine göre davalının yüzde 99,99 ihtimalle biyolojik baba olabileceği belirlendi. Davalı, ananın mezarı bulunup ondan da örnek alınmadan karar verilemeyeceğini ileri sürerek istinafa ve temyize başvurdu.

“raporun hata ihtimali bulunduğuna ilişkin somut bir iddianın ortaya konulmadığı, yine davalının biyolojik baba ile arasında yakın akrabalığın mevcut olduğu yönünde bir iddiasının da bulunmadığı,”

Ne anlama geliyor? Rapora itiraz, dilekçeye "rapora itiraz ederim" yazmakla olmaz. Mahkemeler iki soruyu sorar: raporun hatalı olduğuna ilişkin somut bir iddia var mı, ve taraflar arasında sonucu bozabilecek bir yakın akrabalık ileri sürülüyor mu? Bu dosyada ikisi de yoktu; ananın örneği alınamamış olmasına rağmen rapor hüküm kurmaya elverişli sayıldı ve karar onandı. Uygulamadaki ders şudur: itirazınızı raporun kendisine dayandırın — kullanılan lokus sayısı, mutasyon ihtimali, örneğin alınış zinciri, karşılaştırılan kişiler gibi somut noktaları gösterin. Genel bir itiraz, ek rapor alınmasını sağlamaz (TMK m. 284).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/4795 E. · 2023/4463 K.04.10.2023

Raporda mutasyon ihtimalinin bilimsel açıklaması yapılmış ve indeks buna göre hesaplanmışsa itiraz üzerine Adli Tıp Üst Kurulundan yeniden rapor alınması gerekmez

Babalık davasında Adli Tıp Grup Başkanlığı raporu, ölen kişinin yüzde 99,99 ihtimalle çocuğun biyolojik babası olabileceğini bildirdi. Davalı taraf, raporda belirtilen bir lokusa ilişkin mutasyon ihtimalini öne sürerek Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan da rapor alınmasını istedi; talebi reddedildi.

“raporun sonuç bölümünün 3. paragrafında belirtilen "D12S391 lokusuna" ilişkin mutasyon ihtimalinin nedeni hakkında bir önceki 2. paragrafta ayrıntılı bilimsel açıklamanın yapıldığı, nitekim bu mutasyon sebebiyle DNA profili karşılaştırmasında, annenin lokusları ile birlikte yapılan değerlendirme sonucunda babalık indeksinin %99,99 olarak hesaplandığı, davalı ve bir kısım dahili davalılar vekilinin rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmamış olmasında bir isabetsizlik olmadığı, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu”

Ne anlama geliyor? Genetik raporlarda tek bir lokusta uyumsuzluk görülmesi tek başına raporu tartışmalı hâle getirmez; bu, bilimsel olarak beklenen bir mutasyon olabilir. Belirleyici olan, raporun bu ihtimali kendi içinde açıklamış ve indeksi buna göre hesaplamış olmasıdır. Bu dosyada rapor mutasyonun nedenini ayrıntılı biçimde açıklamış, babalık indeksi ananın lokusları da hesaba katılarak hesaplanmış ve sonuç yüzde 99,99 olarak belirlenmiştir; bu nedenle Üst Kuruldan yeni rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Rapora itiraz edecekseniz önce raporun açıklama bölümünü okuyun: açıklanmış bir mutasyona dayanan itiraz sonuç vermez, açıklanmamış bir tutarsızlık ise ek rapor sebebidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/6799 E. · 2018/10248 K.29.03.2018

Baba ölmüş ve mezarından örnek alınamıyorsa kardeşlerinin mezarına, o da bulunamıyorsa yaşayan çocuklarına başvurularak babalık indeksi hesaplanmalıdır

Çocuk tarafından, ölmüş olduğu için mirasçıları aleyhine açılan babalık davasında mahkeme, açılan mezarda ceset bulunmadığından doku örneği alınamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.

“kardeşlerinden herhangi birinin mezarından örnek alınması, bu kişilerin mezar yerlerinin tespit edilememesi durumunda, yaşayan çocuklarından örnek alınması, somut iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz inceleme ve araştırmayla davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karine, ilişkiyi ispat edebildiğiniz ölçüde işe yarar; baba ölmüşse tartışma çoğu zaman genetik karşılaştırmanın nasıl yapılacağına kayar. Karar burada kademeli bir yöntem koyuyor: önce babanın kendi mezarı, olmazsa kardeşlerinin mezarı, o da bulunamıyorsa yaşayan çocukları. Mezarda ceset bulunamaması davanın reddi için yeterli değildir; mahkeme bu basamakları tüketmeden "ispat edilemedi" diyemez. Dilekçenizde bu sıralamayı kendiniz önerin ve karşılaştırma yapılabilecek kişileri nüfus kaydından çıkararak isim isim gösterin; aksi hâlde dosya yıllarca tek bir keşifle oyalanır (TMK m. 299).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 302- Yürürlükteki Kanunun 301 inci maddesini karşılamaktadır ve içerik olarak hem İsviçre Medenî Kanununun 262 nci maddesinin hem de onu örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 288 inci maddesinin aynısı olmakla birlikte ifade farklılıkları taşımaktadır. Maddenin ilk iki fıkrasında babalık karinesi düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, esasen, yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki karine tekrar edilmektedir. Böylece, davalının çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, onun babalığına bir karine oluşturacaktır. İkinci fıkrada ise, yürürlükteki metinde yer almayan bir hususa açıklık getirilmektedir. Buna göre, birinci fıkrada belirlenen kritik devrenin dışında olsa bile, davalının ana ile fiilî gebe kalma döneminde cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse, aynı karine yine geçerli olacaktır. Üçüncü fıkra, yürürlükteki maddenin son cümlesinde yer alan ve "ciddî şüphe" savunması olarak adlandırılan savunmaya ilişkin belirsizliği ortadan kaldıran açık bir ifadeyle kaleme alınmıştır. Fıkrada, davalının, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu kanıtlaması durumunda, ilk iki fıkrada düzenlenen karinenin geçerliliğinin kaybolacağı hükme bağlanmıştır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 117

Gerekçe, maddenin iki yeniliğini açıkça adlandırır. Birincisi ikinci fıkradır: eski metinde yer almayan bir hususa açıklık getirilmiş, kritik devrenin dışında kalsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişkinin tespiti hâlinde karinenin yine geçerli olacağı belirtilmiştir. Bu, takvim hesabının somut tıbbî bulguya yenildiği hâlleri kapsar; erken ya da geç doğumlarda uygulaması vardır. İkincisi üçüncü fıkradır: eski Kanun, karineye "davalının babalığı hakkında ciddî şüpheler uyandıracak hâllerin varlığı" hâlinde itibar edilmeyeceğini söylüyordu; bu ifade neyin yeterli olduğunu belirsiz bırakıyor ve uygulamada geniş bir savunma alanı yaratıyordu. Yeni metin belirsizliği kaldırıp iki somut ölçüt koymuştur: baba olmanın olanaksızlığı ya da bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının davalınınkinden daha fazla olması. Gerekçenin yazdığı bu iki ölçüt, bugün genetik raporun neden belirleyici hâle geldiğini de açıklar: her iki ölçüt de ancak bilimsel veriyle ortaya konabilir (TMK m. 284). Tasarının 302. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'un 301. maddesi karineyi bugünküyle aynı gün aralığına bağlamıştı: doğumdan önceki üç yüzüncü ile yüz sekseninci gün arasında ilişkinin sübutu babalığa karine teşkil ederdi. Fark, karinenin nasıl çürütüleceğindeydi. Eski metin, davalının babalığı hakkında "ciddî şüpheler uyandıracak hâllerin" bulunması durumunda karineye itibar edilmeyeceğini söylüyordu; ölçüt belirsizdi ve tanık beyanlarıyla yaratılan bir şüphe karineyi etkisizleştirebiliyordu. Yeni Kanun bunun yerine iki somut ölçüt getirmiştir. İkinci büyük fark, eski Kanun'un 302. maddesinin kaldırılmış olmasıdır: o maddeye göre ananın gebe kaldığı dönemdeki yaşayışına ilişkin bir belirleme yapılırsa babalık davası doğrudan reddediliyordu. Bu hüküm yeni Kanun'a alınmamıştır; bugün böyle bir savunma dinlenmez ve dava yalnızca biyolojik bağ üzerinden sonuçlandırılır. Üçüncü fark eski Kanun'un 303. maddesine ilişkindir: ana gebe kaldığı sırada evliyse babalık davası ancak çocuğun soybağı hakkında hüküm verildikten sonra açılabilirdi ve süre o hükümle başlardı. Yeni Kanun bu düşünceyi korumuş, ancak konumunu değiştirerek süre maddesine taşımıştır (TMK m. 303). Son olarak, eski metinde ikinci fıkra karşılığı bulunmadığından fiilî gebe kalma dönemi ölçütü tümüyle yeni Kanun'un ürünüdür.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 301, 302 ve 303

Madde 301 – Doğumdan evvel üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında müddeaaleyhin, çocuğun anasiyle münasebeti cinsiyede bulunduğunun sübutu; babalığa, karine teşkil eder. Müddeaaleyhin babalığı hakkında ciddi şüpheler uyandıracak hallerin vücudu takdirinde, karineye itibar yoktur. Madde 302 – Ananın, gebe kaldığı zaman iffetsizlikle meluf olduğu sabit olursa; babalık davası, reddolunur. Madde 303 – Ana, gebe kaldığı zaman evli idiyse; babalık davası, ancak çocuğun nesebi sahih olmadığına hakim hükmettikten sonra ikame edilebilir. Bu takdirde babalık davasının ikamesi için muayyen müddet, nesebin sahih olmadığı hakkındaki hükmün sudurundan itibaren başlar.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 301-3024721 sayılı Kanun m. 302
Karine dönemi300-180 gün arası300-180 gün arası
Dönem dışı ilişkiDüzenlenmemiştiFiilî gebe kalma dönemi yeterli
Çürütme ölçütü"Ciddî şüphe" uyandıran hâllerOlanaksızlık veya üçüncü kişinin daha yüksek olasılığı
Ananın yaşayışıDavanın reddi sebebiydiSavunma olmaktan çıkarıldı
BelirlilikÖlçüt belirsizdiÖlçüt açık ve sayılı

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; fiilî gebe kalma dönemi eklendi, çürütme ölçütü netleştirildi4721 s. K.
01.10.2011Soybağı incelemesine katlanma zorunluluğu emredici hükme bağlandı6100 s. K. m. 292

Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Uygulamasını değiştiren gelişme kanun metninde değil, delil hukukunda yaşanmıştır: genetik incelemenin yaygınlaşması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesiyle kan veya doku alınmasına katlanmanın emredici bir yükümlülük hâline gelmesi, tartışmayı karineden rapora taşımıştır. Bu nedenle 302. maddeyi doğrudan uygulayan Yargıtay kararı azdır; karine bugün daha çok, ilişkinin kabul edildiği ya da tanıkla ortaya konduğu ve genetik incelemenin yapılamadığı dosyalarda işlev görmektedir (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Babalık davasında karinenin işleyip işlemediğini, elinizdeki delillerin yeterliliğini ve rapora nasıl itiraz edileceğini değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 302 ne diyor?

Babalık davasında hangi olgunun babalığa karine sayılacağını ve karinenin nasıl çürütüleceğini düzenler.

Babalık karinesi nasıl doğar?

Davalının gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olmasıyla (TMK m. 302/1).

Gebe kalma dönemi hangi tarihler arasıdır?

Doğumdan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arası.

Bu aralığın dışında ilişki varsa karine işler mi?

Fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse evet (TMK m. 302/2).

Fiilî gebe kalma dönemi nasıl belirlenir?

Doğum raporu, gebelik haftası ve tıbbî kayıtlarla.

Karine geçerliyse ispat yükü kimde olur?
İlişkiyi nasıl ispat ederim?

Karşı tarafın beyanı, tanık anlatımları, yazışmalar ve birlikte yaşamayı gösteren kayıtlarla.

Karineyi nasıl çürütebilirim?

Baba olmanızın olanaksızlığını veya üçüncü kişinin daha yüksek olasılığını ispatlayarak (TMK m. 302/3).

"Ciddî şüphe" savunması hâlâ geçerli mi?

Hayır; gerekçeye göre bu belirsizlik kaldırılıp açık ölçütler konmuştur.

Ananın yaşayışı savunma olarak ileri sürülebilir mi?

Hayır; eski Kanun'daki bu sebep yeni Kanun'a alınmamıştır.

Davalı davayı kabul ederse dava biter mi?

Hayır; kabul tek başına sonuç doğurmaz (Yargıtay 2. HD, 2007/16236 E., 2009/1545 K., 05.02.2009).

Neden kabul yeterli değil?

Soybağı kamu düzenine ilişkindir (Yargıtay 18. HD, 2014/19328 E., 2015/7578 K., 05.05.2015).

Mahkeme hangi incelemeleri yaptırır?

Kan grup ve alt grupları ile genetik analiz ve tipleme.

Genetik incelemeye katılmazsam ne olur?

Sonuç aleyhinize sayılabilir; inceleme zorla da yaptırılabilir (HMK m. 292).

İhtarlı davetiyede masraf yazılmamışsa ne olur?
Rapor neyi göstermelidir?

Baba olamama ihtimalini tamamen kaldıracak bir sonuç (Yargıtay 2. HD, 2009/3008 E., 2009/9014 K., 07.05.2009).

Baba olma oranı yazılmamış rapor yeterli mi?

Hayır; yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.

Yüzde kaçlık bir oran aranır?

Yüzde 99,73'ün altındaysa tipleme imkânı araştırılır (Yargıtay 2. HD, 2008/18852 E., 2009/623 K., 26.01.2009).

Rapora nasıl itiraz edilir?

Somut bir hata iddiası ortaya konarak (Yargıtay 2. HD, 2022/10715 E., 2023/2014 K., 27.04.2023).

Genel bir itiraz ek rapor sağlar mı?

Hayır; itirazın raporun içeriğine dayanması gerekir.

Raporda mutasyon görülmesi sonucu değiştirir mi?

Rapor bunu bilimsel olarak açıklamışsa hayır (Yargıtay 2. HD, 2023/4795 E., 2023/4463 K., 04.10.2023).

Ananın örneği alınamazsa rapor geçersiz mi olur?

Hayır; somut bir hata iddiası yoksa rapor hükme elverişli sayılabilir.

Baba ölmüşse karşılaştırma nasıl yapılır?

Önce babanın mezarından, olmazsa kardeşlerinden, o da olmazsa yaşayan çocuklarından örnek alınır (Yargıtay 8. HD, 2017/6799 E., 2018/10248 K., 29.03.2018).

Mezarda ceset bulunamazsa dava reddedilir mi?

Hayır; diğer basamaklar tüketilmelidir.

Karine yalnız babalık davasında mı işler?

Benzer bir kural tanımanın iptalinde de vardır (TMK m. 299).

Karine ile kocanın babalığı karinesi aynı mı?

Hayır; evlilik içi doğumda ayrı bir karine işler (TMK m. 285).

Davayı kimler açabilir?

Ana ve çocuk (TMK m. 301).

Dava hangi sürede açılmalıdır?

Süreler 303. maddededir (TMK m. 303).

Görevli mahkeme hangisidir?

Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).

Bu maddeye ilişkin çok karar var mı?

Hayır; genetik inceleme yaygınlaştıkça tartışma karineden rapora kaymıştır.

Eski Kanun'da karşılığı nedir?

743 sayılı Kanun'un 301. maddesi; orada çürütme ölçütü "ciddî şüphe" idi.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 24 Eylül 2026 · Son güncelleme: 24 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp