Türk Medeni Kanunu · Tanıma ve Babalık Hükmü

TMK Madde 298: İlgililerin Tanımanın İptali Davası

Türk Medeni Kanunu'nun 298. maddesine göre ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilir; dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Bu sayfada madde metnini, davacı çevresini, "diğer ilgililer" kavramının sınırını, tanıyanın davasından farkını, süreleri, madde gerekçesini ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 5 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 24 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › A. Tanıma › III. İptal davası › 2. İlgililerin dava hakkı

a. Genel olarak

Madde 298

  1. (1)Ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilirler.
  2. (2)Dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 298 ne düzenler?
  3. Davayı kimler açabilir?
  4. "Diğer ilgililer" kimlerdir?
  5. Tanıyanın davasından farkı
  6. Dava kime karşı açılır?
  7. İspat
  8. Süreler
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 298, tanımayla kurulan soybağına tanıyan dışındaki kişilerin itiraz yolunu açar. Davayı ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer açabilir; dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına yöneltilir. Bu dava tanıyanın davasından ayrılır: burada irade sakatlığı aranmaz, iddia doğrudan tanıyanın gerçekte baba olmadığıdır (Yargıtay 8. HD, 2019/5511 E., 2021/4230 K., 24.05.2021). "Diğer ilgililer" ifadesi sınırsız değildir; dava ancak tanıma işleminden hukukî menfaati etkilenen kişilere açıktır (Yargıtay 18. HD, 2015/3182 E., 2015/16603 K., 17.11.2015). Süre, tanımayı ve tanıyanın baba olamayacağını öğrenmeden başlayarak bir yıl, her hâlde beş yıldır (TMK m. 300).

İlgililer
Tanımadan hukukî menfaati etkilenen kişiler (TMK m. 298/1).
Altsoy
Çocuğun çocukları ve onların altsoyu (TMK m. 298/1).
Hazine
Devletin mal varlığını temsil eden taraf (TMK m. 298/1).
Pasif husumet
Davanın tanıyana veya mirasçılarına yöneltilmesi (TMK m. 298/2).

TMK 298 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
AnaDava açabilirTMK m. 298/1
ÇocukDava açabilirTMK m. 298/1
AltsoyÇocuğun ölümü hâlindeTMK m. 298/1
Cumhuriyet savcısıDava açabilirTMK m. 298/1
HazineDava açabilirTMK m. 298/1
Diğer ilgililerHukukî menfaati etkilenenlerYargıtay 18. HD, 2015/16603 K.
DayanakTanıyanın baba olmadığı iddiasıTMK m. 299
İrade sakatlığıAranmazYargıtay 8. HD, 2021/4230 K.
DavalıTanıyanTMK m. 298/2
Tanıyan ölmüşseMirasçılarıTMK m. 298/2
SüreÖğrenmeden bir yıl, her hâlde beş yılTMK m. 300/2
Çocuğun süresiErginlikten bir yılTMK m. 300/3

TBMM gerekçesine göre madde, 1984 tarihli Öntasarının ilgili maddesinin ilk iki fıkrasından alınmıştır. Gerekçe, eski Kanun'la karşılaştırma yaparak maddenin neyi değiştirdiğini açıkça gösterir: eski Kanun'un 293 ve 294. maddeleri itiraz hakkını anaya, çocuğa, çocuğun ölümü hâlinde onun altsoyuna, Hazineye ve diğer ilgililere tanıyordu; yeni maddede bu listeye Cumhuriyet savcısı da eklenmiştir. İkinci fıkra bakımından gerekçe kısa ve nettir: dava, tanıyana veya tanıyan ölmüşse mirasçılarına yöneltilecektir. Bu, eski Kanun'daki karmaşık itiraz ve karşı itiraz usulünün yerine geçen sade bir çözümdür: itiraz artık nüfus memuru aracılığıyla bildirilen bir beyan değil, doğrudan açılan bir davadır. Tasarının 298. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

Dikkat

Bu maddede en çok tartışılan nokta "diğer ilgililer" ifadesidir ve kapsamı sanıldığı kadar geniş değildir. Ölçü hukukî menfaattir: davayı ancak tanıma işleminden hukukî menfaati etkilenen kişiler açabilir (Yargıtay 18. HD, 2015/3182 E., 2015/16603 K., 17.11.2015). Bir kurumun başka bir davada fer'î müdahil olması, akrabalık ya da vicdanî rahatsızlık bu sıfatı kazandırmaz; böyle bir dava aktif dava ehliyeti yokluğundan reddedilir ve mahkeme esasa girip DNA raporuna göre karar veremez. Pratikte bu maddeye en çok dayananlar, tanıyanın mirasçıları olacak kişiler ile çocuğun kendisidir. İkinci nokta davalıdır: dava tanıyana yöneltilir; tanıyan ölmüşse mirasçılarının tamamına yöneltilmesi gerekir, eksik taraf teşkili bozma sebebidir. Üçüncü nokta süredir: bir yıllık süre, hem tanımayı hem de tanıyanın baba olamayacağını öğrendiğiniz tarihten işler; ama beş yıllık mutlak süre serttir ve tanımanın üzerinden beş yıl geçmişse yalnız haklı sebep hâlinde, sebep kalktıktan sonraki bir ay içinde dava açılabilir. Son olarak dava soybağına ilişkin olduğundan adli tatilde de görülür; süreler yazın da normal biçimde işler.

Davayı kimler açabilir?

  • Ana: Çocuğun anası (TMK m. 298/1).
  • Çocuk: Soybağı tartışılan çocuğun kendisi.
  • Altsoy: Çocuk ölmüşse onun altsoyu.
  • Cumhuriyet savcısı: Kamu adına.
  • Hazine: Mirasa ilişkin menfaati varsa.
  • Diğer ilgililer: Hukukî menfaati etkilenenler (Yargıtay 18. HD, 2015/3182 E., 2015/16603 K., 17.11.2015).

"Diğer ilgililer" kimlerdir?

  • Ölçü: Tanıma işleminden hukukî menfaatin etkilenmesi.
  • Tipik hâl: Tanıyanın mirasçısı olacak kişiler (TMK m. 495).
  • Yetmeyen: Başka bir davada fer'î müdahillik.
  • Yetmeyen: Akrabalık ya da vicdanî rahatsızlık.
  • Sonuç: Sıfatı olmayanın davası husumetten reddedilir.
  • Denetim: Mahkeme aktif dava ehliyetini res'en gözetir (HMK m. 114).

Tanıyanın davasından farkı

Dava kime karşı açılır?

  • Kural: Tanıyana (TMK m. 298/2).
  • Ölmüşse: Mirasçılarına.
  • Kapsam: Mirasçıların tamamına yöneltilmelidir.
  • Eksiklik: Taraf teşkili eksikse hüküm bozulur (TMK m. 284).
  • Çocuk davacıysa: Küçükse kendisine kayyım atanır.
  • Görev: Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).

İspat

  • Yük: Davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatlar (TMK m. 299).
  • Ana veya çocuk davacıysa: İspat yükü özel kurala tabidir (TMK m. 299/2).
  • Koşul: Tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile ilişkisine dair inandırıcı kanıt göstermesi.
  • Araç: Genetik inceleme belirleyicidir (TMK m. 284).
  • Resen araştırma: Hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır.
  • Kaçınma: İnceleme zor kullanılarak yaptırılabilir (HMK m. 292).

Süreler

Uygulamada

Bu davayı düşünüyorsanız üç soruyu sırayla cevaplayın. Birincisi: dava hakkınız var mı? Ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı ve Hazine doğrudan sayılmıştır. Bunların dışındaysanız "diğer ilgililer" kapsamına girmeniz gerekir ve bunun ölçüsü hukukî menfaattir; dilekçenizde menfaatinizin nasıl etkilendiğini somut olarak yazın — örneğin tanıyanın mirasçısı olacaksanız veraset ilamını ya da nüfus kaydını ekleyin. İkincisi: davalıyı doğru gösterdiniz mi? Dava tanıyana açılır; tanıyan ölmüşse mirasçılarının tamamı davalı gösterilmelidir, eksik bırakılan mirasçı bozma sebebidir. Üçüncüsü: süre içinde misiniz? Bir yıllık süre iki şeyi birden öğrendiğiniz tarihten işler: tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını. Nüfus müdürlüğünden size gelen tanıma bildirimi ilk koşulu, elinize geçen bir rapor ya da beyan ikincisini karşılayabilir; bu tarihleri belgeleyin. Beş yıllık mutlak süre dolmuşsa yalnız gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa ve sebep kalktıktan sonraki bir ay içinde dava açabilirsiniz. Dilekçenizde genetik inceleme talebini baştan yazın; karşı taraf örnek vermekten kaçınırsa incelemenin zorla yaptırılmasını isteyin.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2019/5511 E. · 2021/4230 K.24.05.2021

Tanımanın iptalinde iki ayrı dava vardır: tanıyanın irade sakatlığına dayanan davası ile ilgililerin tanıyana veya mirasçılarına karşı açtığı dava

Tanımanın iptali istemiyle açılan davada Daire, soybağının tanıma yoluyla nasıl kurulduğunu, bu soybağının hangi davalarla kaldırılabileceğini, davacı ve davalı çevresini ve hak düşürücü süreleri sırasıyla ortaya koydu.

“TMK'nin 297. maddesinde tanıyanın iptal davası açma hakkı düzenlenmiştir. İlgili madde ile tanıyanın tanıma beyanındaki irade sakatlıklarına dayanak açacağı iptal davası ile tanımayı geçersiz hale getirmesine olanak tanınmıştır. TMK'nin m. 297/f.l hükmüne göre tanıyanın; yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle açacağı tanımanın iptali istemli dava anaya ve çocuğa karşı açılmalıdır ve ana ve çocuk arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Tanımaya karşı dava açabilecek diğer hak sahipleri ise, TMK'nin 298. maddesinde düzenlenmiştir. TMK'nin 298. maddesine göre ana, çocuk ve çocuğun ölümü halinde altsoyu, cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanıyan, tanıyan ölmüş ise mirasçılarına karşı tanımanın iptalini dava edebilirler.”

Ne anlama geliyor? Tanımanın iptali tek bir dava değil, iki ayrı davadır ve ikisi her yönüyle birbirinden ayrılır. Tanıyanın davası (TMK m. 297) yalnız irade sakatlığına dayanabilir ve ana ile çocuğa karşı açılır; ana ile çocuk arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır, yani ikisine birden yöneltilmeyen dava taraf teşkili eksikliğiyle karşılaşır. İlgililerin davası (TMK m. 298) ise irade sakatlığı aramaz; burada iddia tanıyanın gerçekte baba olmadığıdır ve dava tanıyana, o ölmüşse mirasçılarına yöneltilir. Dilekçenizi hazırlarken önce hangi sıfatla dava açtığınıza karar verin: davalıyı, dayanağınızı ve sürenizi bu belirler.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/3182 E. · 2015/16603 K.17.11.2015

"Diğer ilgililer" kavramı sınırsız değildir; davayı ancak tanıma işleminden hukukî menfaati etkilenen kişiler açabilir

Bir kamu kurumu, evlat edinme davasında fer'î müdahil sıfatıyla yer alırken, küçüğün üçüncü bir kişi tarafından noterde düzenlenen tanıma senediyle tanındığını öğrendi ve babalık konusunda şüphe bulunduğunu belirterek tanımanın iptalini istedi. Mahkeme DNA incelemesi yaptırdı; rapor davalının baba olduğunu ortaya koyunca davayı esastan reddetti.

“Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında, tanımanın iptali davasını tanıyan ve tanıma işleminden hukuki menfaati etkilenen ilgililerin açabileceği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı kurum, her ne kadar evlat edinme davasında feri müdahil olsa da, davacı kurumu tanıma işleminden hukuki menfaati etkilenecek olan ilgililer kapsamında değerlendirmek yasanın amacına uygunluk oluşturmayacaktır. Bu durumda mahkemece, davacı kurumun davada aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken”

Ne anlama geliyor? Maddedeki "diğer ilgililer" ifadesi uygulamada en çok tartışılan noktadır ve bu karar sınırını çizer: dava, tanıma işleminden hukukî menfaati etkilenen kişilere açıktır. Ölçü hukukî menfaattir; duygusal bağ, kurumsal ilgi ya da başka bir davadaki fer'î müdahillik yeterli değildir. Somut olayda kurum evlat edinme davasında müdahil olsa bile, tanımadan hukukî menfaati etkilenen ilgililerden sayılmamış ve davası aktif dava ehliyeti yokluğundan reddedilmiştir. Daire, esasa girip DNA raporuna göre karar verilmesini de doğru bulmamış, sonucu itibarıyla doğru kararın gerekçesini düzelterek onamıştır. Dava açmadan önce menfaatinizin hukuken nasıl etkilendiğini dilekçede somut olarak açıklayın.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/21693 E. · 2016/1159 K.26.01.2016

Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma dışındaki sebeplerle tanımanın iptalini dava edemez

Davacı ile çocuk arasındaki soybağı 03.10.2006 tarihinde tanıma yoluyla kurulmuştu. Davacı sonradan bu soybağının kaldırılmasını istedi; dilekçesinde yanılma, aldatma veya korkutma bulunduğunu ileri sürmemişti. Mahkeme davayı kabul etti.

“Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir.(TMK.m.297/1) Bu sebeplerin dışında tanıyanın tanımanın iptalini dava etme hakkı bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde, bu sebeplerin varlığını ileri sürmüş değildir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 297 ile 298. madde arasındaki sınırı davacı bakımından gösterir. Tanıyanın elindeki tek dayanak irade sakatlığıdır; dilekçesinde yanılma, aldatma veya korkutma bulunduğunu ileri sürmüyorsa davası reddedilir. Buna karşılık aynı iddia — tanıyanın gerçekte baba olmadığı — 298. maddedeki ilgililer tarafından ileri sürülebilir; onlar için irade sakatlığı aranmaz. Bu ayrım pratikte şu sonuca yol açar: tanıyan, gerçeği bilerek tanımışsa ne 297'ye ne 298'e dayanabilir; onun yolu nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır (TMK m. 297). Dilekçenizde dayandığınız sebebi açıkça ve baştan yazın.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/12075 E. · 2015/13745 K.06.10.2015

İlgililerin dava hakkı, tanımayı ve tanıyanın baba olamayacağını öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde beş yıl geçmekle düşer

Davacı, gerçek babasının nüfustaki kişi olmadığını ileri sürerek dava açtı. Ana bir süre başka bir kişiyle resmî nikâh olmaksızın birlikte yaşamış, sonra nüfustaki baba ile evlenmişti. Mahkeme davayı hak düşürücü süreden reddetti; Daire tanımanın iptalindeki süreleri sırasıyla ortaya koydu.

“aynı Yasanın 300. maddesinde ise; "Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.”

Ne anlama geliyor? İlgililerin süresi çift koşulludur: bir yıllık süre, davacının hem tanımayı hem de tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten işler. Yani tanımadan haberdar olmak tek başına süreyi başlatmaz; tanıyanın baba olamayacağını da öğrenmiş olmanız gerekir. Buna karşılık mutlak süre serttir: her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Çocuk bakımından süre ergin olmasından başlayarak bir yıldır; çocuk küçükken ananın açmadığı dava, çocuğun kendi hakkını ortadan kaldırmaz. Süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir (TMK m. 300).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/7322 E. · 2025/9752 K.17.11.2025

Soybağına ilişkin davalar adli tatilde de görüldüğünden temyiz süresi adli tatil sebebiyle uzamaz

Bölge adliye mahkemesi kararı davacı vekiline 22.07.2025'te tebliğ edildi. İki haftalık temyiz süresinin son günü 05.08.2025'ti; temyiz dilekçesi ise 06.08.2025'te verildi.

“Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar davacı vekiline 22.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi, 6100 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre soybağına ilişkin davalar adli tatilde de görüleceğinden, temyiz süresin son günü(05.08.2025) geçirildikten sonra, 06.08.2025 tarihinde verilmiştir.”

Ne anlama geliyor? Tanımanın iptali davası soybağına ilişkindir; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesi bu davaların adli tatilde de görüleceğini söyler. Bunun sonucu, yaz aylarında dosyası olan taraflar için kritiktir: adli tatil süreleri durdurmaz ve uzatmaz. Temmuz ya da ağustos ayında karar tebliğ aldıysanız iki haftalık temyiz süresi normal biçimde işler; bir günlük gecikme dilekçenin süreden reddine yol açar. Aynı mantık dava açma sürelerine de yansır: 300. maddedeki bir yıllık ve beş yıllık süreler adli tatilden etkilenmez. Tebellüğ ettiğiniz gün süreyi takvime işleyin ve son günü beklemeyin.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 298- 1984 tarihli Öntasarının 298 inci maddesinin ilk iki fıkrasından alınmıştır. Yürürlükteki Kanunun 293 ve 294 üncü maddeleri, itiraz hakkını anaya, çocuğa, çocuğun ölümü hâlinde onun altsoyuna, Hazineye ve diğer ilgililere tanımaktadır. Maddede ise anaya, çocuğa ve çocuğun ölümü hâlinde onun altsoyuna, Cumhuriyet savcısına, Hazineye ve diğer ilgililere tanımanın iptali davası açma hakkı tanınmıştır. Dava, ikinci fıkra gereğince, tanıyana veya tanıyan ölmüşse mirasçılarına yöneltilecektir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 115

Gerekçe, maddeyi eski Kanun'la yan yana koyarak tek bir farkı öne çıkarır: listeye Cumhuriyet savcısı eklenmiştir. Bu ekleme rastlantı değildir; soybağı kayıtlarının doğruluğu kamu düzenine ilişkin görüldüğünden, kimsenin dava açmadığı hâllerde de gerçeğin ortaya çıkabilmesi için savcıya yetki tanınmıştır. Gerekçenin ikinci cümlesi ise davanın pasif tarafını belirler ve uygulamada çok işe yarar: dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına yöneltilir. Burada eski Kanun'la asıl fark, gerekçede yazmayan ama metinden çıkan bir usul değişikliğidir: eski Kanun'da ilgililer "hâkime itiraz" ediyor, nüfus memuru itirazı tanıyana bildiriyor, tanıyan da üç ay içinde itirazın reddini isteyebiliyordu. Yeni Kanun bu üç aşamalı yapıyı kaldırmış, yerine doğrudan açılan bir iptal davası koymuştur. Maddenin bir başka sessiz yeniliği, eski Kanun'daki "tanımanın çocuk hakkında zararlı bulunduğu" itiraz sebebinin alınmamış olmasıdır; bugün tek dayanak tanıyanın baba olmadığı iddiasıdır (TMK m. 299). Tasarının 298. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun itiraz hakkını iki maddeye bölmüştü. 293. maddeye göre ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu; tanıyanın baba veya büyükbaba olmadığı ya da tanımanın çocuk hakkında zararlı bulunduğu iddiasıyla, öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde hâkime itiraz edebilirdi. Nüfus memuru itirazı tanıyana ya da mirasçılarına bildirir, onlar da üç ay içinde mahkemeye başvurup itirazın reddini isteyebilirdi. 294. maddeye göre Hazine ve diğer ilgililer de aynı süre içinde itiraz edebilir; itiraz edenler tanıyanın baba ya da büyükbaba olmadığını veya tanımanın kanunen yasak olduğunu ispatla yükümlüydü. Yeni Kanun bu yapıyı dört noktada değiştirmiştir: itiraz yerine dava yolu getirilmiş, üç aylık süre yerine bir yıllık ve beş yıllık süreler konmuş, davacı listesine Cumhuriyet savcısı eklenmiş ve "zararlı olma" ile "kanunen yasak olma" gerekçeleri kaldırılmıştır. Böylece dava tek bir eksene oturmuştur: tanıyan gerçekte baba mıdır?

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 293 ve 294

Madde 293 – Ana veya çocuk ve çocuğun vefatı halinde füruu, tanıyanın baba veya büyük baba olmadığı veya tanıma çocuk hakkında zararlı bulunduğu iddiasiyle, ıttılalarından itibaren üç ay içinde hakime itiraz edebilirler. Ahvali şahsiye memuru tanıyana yahut anın mirasçılarına itirazı bildirir. Bunlar üç ay içinde mahalli mahkemesine müracaatla, itirazın reddini isteyebilir. Madde 294 – Gerek hazine gerek her hangi bir alakadar, ıttıla tarihinden itibaren üç ay içinde salahiyettar ahvali şahsiye memurunun bulunduğu mahal mahkemesinde; tanıma keyfiyetine itiraz edebilir. Muterizler, tanıyan kimsenin çocuğun baba veya babasının babası olmadığını veya tanımanın kanunen memnu bulunduğunu ispat mecburiyetindedirler.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 293-2944721 sayılı Kanun m. 298
YolHâkime itirazİptal davası
DavacılarAna, çocuk, altsoy, Hazine, ilgililerAynılar ve Cumhuriyet savcısı
SüreÖğrenmeden üç ayÖğrenmeden bir yıl, her hâlde beş yıl
SebeplerBaba olmama, zararlı olma, yasak olmaYalnız baba olmama
Davalıİtiraz tanıyana bildirilirTanıyan veya mirasçıları
Karşı başvuruTanıyan üç ay içinde reddini isterYok; yargılama tek davada yürür

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; savcı eklendi, itiraz yerine dava yolu geldi4721 s. K.

Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Uygulamasını şekillendiren asıl gelişme "diğer ilgililer" kavramının içtihatla sınırlandırılması olmuştur: Yargıtay, davayı ancak tanıma işleminden hukukî menfaati etkilenen kişilerin açabileceğini belirleyerek kavramın sınırsız yorumlanmasının önüne geçmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/3182 E., 2015/16603 K., 17.11.2015). Maddenin çevresindeki hükümler de dikkate alınmalıdır: ispat yükü 299. maddede ana ve çocuk bakımından özel bir kurala bağlanmış, süreler ise 300. maddede toplanmıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Tanımanın iptali davasını açma hakkınızın bulunup bulunmadığını ve sürenin durumunu değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 298 ne diyor?

Tanımanın iptalini tanıyan dışında kimlerin dava edebileceğini ve davanın kime karşı açılacağını düzenler.

Kimler dava açabilir?

Ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer (TMK m. 298/1).

"Diğer ilgililer" kimlerdir?

Tanıma işleminden hukukî menfaati etkilenen kişiler (Yargıtay 18. HD, 2015/3182 E., 2015/16603 K., 17.11.2015).

Akraba olmam yeterli mi?

Hayır; hukukî menfaatinizin etkilenmesi gerekir.

Kurumlar dava açabilir mi?

Hukukî menfaati etkilenmiyorsa hayır; dava husumetten reddedilir.

Tanıyanın mirasçısı dava açabilir mi?

Miras hakkı etkilendiği için kural olarak evet (TMK m. 495).

Dava kime karşı açılır?

Tanıyana; tanıyan ölmüşse mirasçılarına (TMK m. 298/2).

Mirasçıların hepsi davalı gösterilmeli mi?

Evet; eksik taraf teşkili bozma sebebidir.

Bu davada irade sakatlığı aranır mı?

Hayır; iddia doğrudan tanıyanın baba olmadığıdır (Yargıtay 8. HD, 2019/5511 E., 2021/4230 K., 24.05.2021).

Tanıyanın davasından farkı nedir?

Tanıyan yalnız yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanabilir (TMK m. 297).

Tanıyan başka bir sebeple dava açabilir mi?
İspat yükü kimdedir?

Davacıda; tanıyanın baba olmadığını o ispatlar (TMK m. 299).

Ana veya çocuk davacıysa ispat nasıl işler?

İspat yükü, tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile ilişkisine dair inandırıcı kanıt göstermesinden sonra doğar (TMK m. 299/2).

İspat aracı nedir?

Kural olarak genetik inceleme (TMK m. 284).

Karşı taraf örnek vermezse ne olur?

Hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verebilir (HMK m. 292).

Davanın süresi nedir?

Tanımayı ve tanıyanın baba olamayacağını öğrenmeden başlayarak bir yıl (Yargıtay 18. HD, 2015/12075 E., 2015/13745 K., 06.10.2015).

Sadece tanımayı öğrenmem süreyi başlatır mı?

Hayır; tanıyanın baba olamayacağını da öğrenmiş olmanız gerekir.

Mutlak bir süre var mı?

Evet; her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl (TMK m. 300/2).

Çocuk için süre ne zaman başlar?

Ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl (TMK m. 300/3).

Anam dava açmamışsa hakkım düşer mi?

Hayır; çocuğun dava hakkı bağımsızdır ve erginlikten itibaren işler.

Süre geçtiyse hiç yol yok mu?

Gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebep kalktıktan sonra bir ay içinde dava açılabilir (TMK m. 300).

Süreler adli tatilde uzar mı?

Hayır; soybağı davaları adli tatilde de görülür (Yargıtay 2. HD, 2025/7322 E., 2025/9752 K., 17.11.2025).

Görevli mahkeme hangisidir?

Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).

Çocuk küçükse davada nasıl temsil edilir?

Menfaat çatışması varsa kendisine kayyım atanır (TMK m. 284).

Dava kabul edilirse ne olur?

Tanımayla kurulan soybağı geçersiz kılınır ve nüfus kaydı düzeltilir.

Gerçek baba kendiliğinden yazılır mı?

Hayır; bunun için ayrıca babalık davası açılmalıdır (TMK m. 301).

Eski Kanun'da karşılığı nedir?

743 sayılı Kanun'un 293 ve 294. maddeleri; orada süre üç aydı ve savcının dava hakkı yoktu.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 24 Eylül 2026 · Son güncelleme: 24 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp