TMK 291, soybağının reddi davasını koca, ana ve çocuk dışında kimlerin açabileceğini gösterir ve bu liste sınırlıdır. Sayılanlar şunlardır: baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası ve babası. Listede olmayan hiç kimse bu davayı açamaz; örneğin kocanın eşinin dava ehliyeti yoktur (Yargıtay 2. HD, 2023/2975 E., 2023/2609 K., 23.05.2023). Mirasçılar bakımından ikinci bir sınır daha vardır: kocanın dava hakkı hayattayken sona ermişse onların hakkı hiç doğmaz (Yargıtay 2. HD, 2023/8883 E., 2024/4 K., 09.01.2024). Süre, her ilgili bakımından kendi öğrenme tarihinden başlayarak bir yıldır; kayyım bakımından ise atama kararının tebliğinden başlar.
- Diğer ilgililer
- Koca, ana ve çocuk dışında dava hakkı tanınan kişiler (TMK m. 291/1).
- Baba olduğunu iddia eden kişi
- Çocuğun biyolojik babası olduğunu ileri süren kişi (TMK m. 291/1).
- Kayyım
- Ergin olmayan çocuk adına davayı açan temsilci (TMK m. 291/2).
- Kıyas
- Kocanın davasına ilişkin hükümlerin benzer biçimde uygulanması (TMK m. 291/3).
TMK 291 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kimler | Baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası, babası | TMK m. 291/1 |
| Liste | Sayılanlar sınırlıdır | Yargıtay 2. HD, 2023/2609 K. |
| Önşart | Kocanın ölmesi, gaipliği veya ayırt etme gücünü yitirmesi | TMK m. 291/1 |
| Sınır | Koca süresinde dava açmamışsa ilgililerin hakkı doğmaz | Yargıtay 2. HD, 2024/4 K. |
| Süre | Öğrenmeden başlayarak bir yıl | TMK m. 291/1 |
| Kayyım | Atama kararının tebliğinden başlayarak bir yıl | TMK m. 291/2 |
| İptal | Kayyım için beş yıllık mutlak süre kaldırıldı | AYM, E. 2013/62, K. 2013/115 |
| İptal | Önşart, baba olduğunu iddia eden kişi yönünden kaldırıldı | AYM, E. 2023/135, K. 2024/18 |
| Uygunluk | Önşart, altsoy yönünden Anayasa'ya aykırı değildir | AYM, E. 2019/79, K. 2019/76 |
| Kıyas | Kocanın süresine ilişkin hükümler kıyasen uygulanmaz | Yargıtay 2. HD, 2025/6633 K. |
| Değişiklik | Birinci fıkra 07.11.2024'te yeniden yazıldı | 7531 s. K. m. 11 |
| Mehaz | İsviçre Medenî Kanunu m. 258 | S. Sayısı 723, s. 113 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 245. maddesini karşılar ve dava hakkı olan üçüncü kişilerin çevresini bir yandan daraltır, bir yandan genişletir. Daraltma şuradadır: eski Kanun çocukla birlikte mirasçı olan veya çocuk sebebiyle mirastan yoksun kalanların tümüne dava hakkı tanıyordu; yeni metin bunlardan yalnız kocanın altsoyuna, anasına ve babasına hak vermektedir. Genişletme ise çocuğun babası olduğunu iddia eden kişiye de dava açma hakkı verilmesindedir. Gerekçe, dava açma süresinin burada da bir yıl olarak belirlendiğini ve bu sürenin doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmeden itibaren işlemeye başladığını belirtir. İkinci fıkra bakımından ergin olmayan çocuğun dava hakkı düzenlenmiştir: davayı çocuk adına kayyım açar ve süre, atanma kararının kayyıma tebliğinden itibaren bir yıldır. Tasarının 291. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
Bu maddeyi okurken iki iptal kararını ve bir kanun değişikliğini birlikte gözetmek zorundasınız. Birincisi: ikinci fıkrada kayyım için öngörülen "her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl" ibaresi iptal edilmiştir; bugün kayyım bakımından mutlak bir süre yoktur (AYM, E. 2013/62, K. 2013/115, 10.10.2013). İkincisi: birinci fıkradaki önşartın ve bir yıllık sürenin, baba olduğunu iddia eden kişi yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna karar verilmiş, iptal hükmü 06.12.2024'te yürürlüğe girmiştir (AYM, E. 2023/135, K. 2024/18, 23.01.2024). Üçüncüsü: bu tarihten kısa süre önce, 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun'la birinci fıkra yeniden yazılmış ve "baba olduğunu iddia eden kişi" listenin başına alınmıştır. Yürürlükteki metin okunduğunda önşartın hâlâ bütün ilgilileri kapsar göründüğünü, buna karşılık uygulamanın baba olduğunu iddia eden kişinin davasını esastan incelemeye yöneldiğini birlikte değerlendirin (Yargıtay 2. HD, 2026/3678 E., 2026/6078 K., 03.06.2026). Mirasçılar bakımından ise durum değişmemiştir: koca hayattayken dava açabilecek durumdayken açmamışsa bu kapı kapalıdır.
Kimler dava açabilir?
- Baba olduğunu iddia eden kişi: Çocuğun biyolojik babası olduğunu ileri süren kişi (TMK m. 291/1).
- Kocanın altsoyu: Çocukları ve onların altsoyu.
- Kocanın anası ve babası: Kocanın ana babası.
- Kayyım: Ergin olmayan çocuk adına (TMK m. 291/2).
- Liste sınırlıdır: Sayılmayan kişinin dava ehliyeti yoktur (Yargıtay 2. HD, 2023/2975 E., 2023/2609 K., 23.05.2023).
- Asıl süjeler: Koca, ana ve çocuğun dava hakkı ayrı maddededir (TMK m. 286).
Mirasçılar için önşart
- Kural: Kocanın ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya ayırt etme gücünü sürekli yitirmesi.
- Zaman: Bu hâl, kocanın dava açma süresi geçmeden önce gerçekleşmiş olmalıdır.
- Sonuç: Koca süresinde dava açmamışsa ilgililerin hakkı doğmaz (Yargıtay 2. HD, 2023/8883 E., 2024/4 K., 09.01.2024).
- Sebebi: Soybağının reddi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır (AYM, E. 2019/79, K. 2019/76, 19.09.2019).
- Anayasaya uygunluk: Altsoya bağımsız dava hakkı tanınması zorunlu değildir.
- İspat: Kocanın ne zaman öğrendiği ve dava açabilecek durumda olup olmadığı araştırılır (TMK m. 289).
Baba olduğunu iddia eden kişi
- Hak: Çocuğun biyolojik babası olduğunu ileri süren kişiye dava hakkı tanınmıştır (TMK m. 291/1).
- Yenilik: Bu hak eski Kanun'da yoktu (S. Sayısı 723, s. 113).
- İptal: Önşarta bağlanması etkili başvuru hakkını ihlal eder (AYM, E. 2023/135, K. 2024/18, 23.01.2024).
- Yürürlük: İptal hükmü 06.12.2024'te yürürlüğe girmiştir.
- Uygulama: Dava aktif husumet yokluğundan reddedilmemelidir (Yargıtay 2. HD, 2026/3678 E., 2026/6078 K., 03.06.2026).
- Sıra: Babalık davasında soybağının reddi bekletici mesele yapılır (TMK m. 301).
Kayyımın dava hakkı
- Kim açar: Ergin olmayan çocuk adına kayyım (TMK m. 291/2).
- Atama: Kayyım, menfaat çatışması nedeniyle mahkemece atanır (TMK m. 284).
- Süre: Atama kararının kayyıma tebliğinden başlayarak bir yıl.
- İptal: Doğumdan başlayan beş yıllık mutlak süre kaldırılmıştır (AYM, E. 2013/62, K. 2013/115, 10.10.2013).
- Gerekçe: Sıfır-beş yaşındaki çocuğun kayyım atanmasına yönelik iradesinden söz edilemez.
- Çocuğun kendi hakkı: Çocuk ergin olduktan sonra kendi adına dava açabilir (TMK m. 289).
Süreler ve kıyas sınırı
- İlgililer: Doğumu ve kocanın ölümünü öğrenmelerinden başlayarak bir yıl (TMK m. 291/1).
- Başlangıç: Her ilgili bakımından kendi öğrenme tarihi esastır.
- Kayyım: Tebliğden başlayarak bir yıl (TMK m. 291/2).
- Kıyas: Kocanın davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır (TMK m. 291/3).
- Sınır: Açık düzenleme varsa kıyas işlemez (Yargıtay 2. HD, 2025/2697 E., 2025/6633 K., 30.06.2025).
- Sonuç: Kocanın süresine ilişkin hükümler buraya taşınamaz.
Usul
- Görev: Aile mahkemesi (Yargıtay HGK, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023).
- Yetki: Taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri (TMK m. 283).
- Davalılar: Dava ana ve çocuğa karşı açılır (TMK m. 286).
- Ana ölmüşse: Dava onun mirasçılarına yöneltilir.
- Taraf teşkili: Adres araştırması mahkemenin görevidir (Yargıtay 2. HD, 2022/9254 E., 2023/1158 K., 16.03.2023).
- Nitelendirme: Davayı hukuken nitelemek hâkime aittir (Yargıtay 2. HD, 2026/4203 E., 2026/6984 K., 23.06.2026).
Bu maddeye dayanarak dava açacaksanız üç soruyu sırayla cevaplayın. Birincisi: listede misiniz? Kocanın altsoyu, anası, babası ya da çocuğun biyolojik babası olduğunu iddia eden kişi değilseniz bu dava size kapalıdır; kocanın eşi, kardeşi veya diğer mirasçılar bu listede yoktur. İkincisi: önşart gerçekleşmiş mi? Mirasçı sıfatıyla dava açıyorsanız kocanın, kendi dava süresi dolmadan önce ölmüş, gaipliğine karar verilmiş veya ayırt etme gücünü sürekli yitirmiş olması gerekir. Burada kritik nokta şudur: koca durumu öğrenmiş ve dava açabilecek durumdayken açmamışsa sizin hakkınız hiç doğmaz. Bu yüzden dilekçenizde kocanın ne zaman ve ne öğrendiğini, hangi tarihten sonra dava açamayacak durumda olduğunu somut delillerle anlatın. Üçüncüsü: süre içinde misiniz? Süreniz kocanın ölüm tarihinden değil, sizin doğumu ve kocanın ölümünü öğrendiğiniz tarihten işler ve bir yıldır; kayyımsanız süre atama kararının size tebliğiyle başlar. Kendi davanızın süresi için kocanın süresine ilişkin kuralları kıyasen uygulayamazsınız. Davayı ana ve çocuğa karşı açın, ana ölmüşse veraset ilamıyla mirasçılarını gösterin; adres bulunamıyorsa bunun araştırılması mahkemenin görevidir, davanız bu yüzden usulden reddedilirse bu noktayı istinafa taşıyın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Baba olduğunu iddia eden kişinin dava hakkının kocanın ölümü, gaipliği veya ayırt etme gücünü yitirmesi şartına bağlanması etkili başvuru hakkını ihlal eder
Bir aile mahkemesi, kendisini çocuğun biyolojik babası olarak gören kişinin açtığı soybağının reddi davasında, dava hakkını kocanın ölümüne veya gaipliğine bağlayan kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptal istemiyle başvurdu.
“Buna göre kural, kocanın dava açma süresinin geçmesinden önce ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesinin söz konusu olmadığı hâllerde baba olduğunu iddia eden kişinin soybağının reddi davasını açabilmesine imkân tanımamaktadır. Dolayısıyla kuralda baba olduğunu iddia eden kişinin soybağının reddi davasını açabilmesi iradesine bağlı bulunmayan olguların gerçekleşmesi şartına bağlanmıştır. Başka bir ifadeyle kural, baba olduğunu iddia eden kişinin özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmek suretiyle başvurabileceği yargı yolunun erişilebilir niteliğini etkili başvuru hakkıyla bağdaşmayacak şekilde zedelemektedir. 44. Baba olduğunu iddia eden kişinin soybağının reddi davasını açması için öngörülen şartların gerçekleşmediği durumda anılan davanın kayyım veya ergin olduktan sonra çocuk tarafından açılabilmesi baba olduğunu iddia eden kişi yönünden etkili başvuru hakkı bağlamında güvence sunmamaktadır. Nitekim etkili başvuru hakkı, baba olduğunu iddia eden kişinin özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarını davacı sıfatıyla yargı mercileri önünde ileri sürebilmesini gerektirmektedir (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2023/37, K.2023/140, 26/7/2023, § 23). 45. Bu itibarla baba olduğunu iddia eden kişinin babalık karinesinin çürütülmesine ilişkin iddialarını yargı mercileri önünde ileri sürebilmesini iradesi dışında gerçekleşebilecek şartlara bağlayan kural özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkı bağlamında etkili başvuru hakkını ihlal etmektedir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar 291. maddenin en tartışmalı yönünü hedef alır. Kural, çocuğun biyolojik babası olduğunu ileri süren kişinin dava açabilmesini kendi iradesi dışındaki olguların gerçekleşmesine bağlıyordu: koca ölecek, gaipliğine karar verilecek ya da ayırt etme gücünü sürekli yitirecekti. Mahkeme bunu, kişinin özel hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürebileceği yargı yolunun erişilebilirliğini zedeleyen bir düzenleme saymış ve iptal etmiştir. Ayrıca davanın kayyım veya ergin olduktan sonra çocuk tarafından açılabilmesinin, baba olduğunu iddia eden kişi bakımından güvence sunmadığını vurgulamıştır. İptal hükmü, doğacak boşluk nedeniyle kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından (06.03.2024) başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir.
Baba olduğunu iddia eden kişinin açtığı dava aktif husumet yokluğundan reddedilemez; soybağının reddi ile babalık davası ayrılarak esasa girilmeli, babalık davasında soybağının reddi bekletici mesele yapılmalıdır
Çocuğun biyolojik babası olduğunu ileri süren kişi, soybağının reddi ve babalığın tespiti davalarını birlikte açtı; mahkeme küçüğü temsil etmek üzere kayyım atadı. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi ise hükmü kaldırıp davayı aktif husumet yokluğundan reddetti. Kayyım davayı takip etmek istediğini bildirmişti.
“Dava, baba olduğunu iddia eden kişi tarafından soybağının reddi ve babalık davası olarak açılmış ve soybağı düzenlenecek olan küçüğü temsil etmek üzere mahkemece kayyım atanmıştır. Küçük kayyımı davayı takip etmek istediğini bildirdiğine göre yargılamanın en kısa sürede en az giderle yapılması gerektiği ve davanın kamusal niteliği gözetilerek soybağının reddi ve babalık davasının tefrik edilerek işin esasının incelenmesi gerekmektedir. Babalık davasında soybağının reddi davasının bekletici mesele yapılması ve soybağının reddi davasının yargılaması sonucunda verilen karara göre hüküm kurulması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, iptal kararından sonraki uygulamayı gösterdiği için önemlidir: Daire, baba olduğunu iddia eden kişinin davasının aktif husumet yokluğundan reddedilmesini yerinde görmemiş ve işin esasının incelenmesini istemiştir. Yol haritası da nettir: soybağının reddi ile babalık davası tefrik edilir, önce soybağının reddi görülür, babalık davasında bu dosya bekletici mesele yapılır ve sonucuna göre hüküm kurulur. Sıra şarttır; çünkü çocukla koca arasındaki soybağı ortadan kalkmadan babalığa hükmedilemez (TMK m. 282). Daire ayrıca yargılamanın en kısa sürede ve en az giderle yapılması ilkesiyle davanın kamusal niteliğini birlikte gözetmiştir.
Kayyım bakımından öngörülen "her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl" ibaresi iptal edildi; sıfır-beş yaşındaki çocuğun kayyım atanmasına yönelik bir iradesinden söz edilemez
Kayyım tarafından açılan soybağının reddi davasında mahkeme, 291. maddenin ikinci fıkrasında yer alan ve doğumdan başlayan beş yıllık mutlak sürenin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptal istemiyle başvurdu.
“Kuralda belirtilen süre içerisinde doğal olarak sıfır-beş yaş arasında olan bir kişinin kayyım atanmasına yönelik bir iradesinden söz edilemez. Dolayısıyla küçüğün, hak düşürücü süre geçtikten sonra kayyım atanmasının ve buna bağlı olarak da davanın süresinde açılmamasının sonuçlarından sorumlu tutularak bu hakkını kullanılmasının engellenmesi adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Mahkemenin mantığı çok yalındır ve akılda kalır: kayyım için öngörülen beş yıllık süre boyunca çocuk sıfır ile beş yaş arasındadır; bu yaştaki bir çocuğun kendisine kayyım atanmasını isteme iradesinden söz edilemez. Süreyi kaçırmakta hiçbir kusuru bulunmayan çocuğun, kayyım geç atandığı için genetik babasıyla soybağı kurma hakkını yitirmesi adalet ve hakkaniyetle bağdaşmaz. Bugün kayyım bakımından da doğumdan başlayan mutlak bir süre yoktur; kayyımın süresi yalnız atama kararının kendisine tebliğinden işler. Aynı gerekçeyle kocanın beş yıllık süresi de daha önce iptal edilmişti (AYM, E. 2008/30, K. 2009/96, 25.06.2009).
Kocanın altsoyuna kocadan bağımsız ve koşulsuz bir dava hakkı tanınması anayasal bir zorunluluk değildir
Ölen kocanın altsoyu tarafından açılan soybağının reddi davasında mahkeme, dava hakkını "dava açma süresinin geçmesinden önce" kocanın ölmesi şartına bağlayan ibarenin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptal istemiyle başvurdu.
“Soybağının reddi talebini ileri sürmenin şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olması, doğası gereği koca ve çocuk dışında diğer kişilerin soybağı ilişkinin tarafı olmamaları, kişilerin maddi ve manevi varlığının korunması hakkı bağlamında devletin pozitif yükümlülüğünün mutlak olmadığı gözönüne alındığında, Anayasa'nın 17. maddesi gereği devletin altsoya kocadan bağımsız olarak soybağını reddetme hakkı tanıması yükümlülüğünün bulunduğu sonucuna ulaşılamaz. 21. Bunun yanında Anayasa'nın 17. maddesinin soybağının sona erdirilmesinde kocanın altsoyuna mutlak ve koşulsuz bir hak tanınmasını güvence altına almadığı dikkate alındığında, bu hakkın usule ilişkin güvencesini oluşturan Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında kocanın altsoyuna bağımsız olarak soybağının reddi davası açma hakkının sağlanması yönünde anayasal bir zorunluluğun bulunduğu da söylenemez.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 291. maddedeki sınırlamanın neden konduğunu açıklar. Soybağının reddini isteme hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır; bu ilişkinin asıl süjeleri koca ve çocuktur. Koca, kendi soyundan gelmediğini bildiği çocuğu kabullenmiş ve süresinde dava açmamışsa bu onun kişilik hakkı kapsamında bir tercihtir; mirasçılarının bu tercihi sonradan bozmasına izin verilmesi gerekmez. Bu nedenle altsoyun dava hakkı, kocanın hakkını kullanamadan ölmesi hâliyle sınırlıdır ve Mahkeme bunu Anayasa'ya aykırı görmemiştir. Dikkat edin: aynı önkoşul, baba olduğunu iddia eden kişi bakımından beş yıl sonra farklı değerlendirilmiş ve iptal edilmiştir (AYM, E. 2023/135, K. 2024/18, 23.01.2024); aradaki fark, o kişinin kendi özel hayatına ilişkin bir iddiayı ileri sürüyor olmasıdır.
Koca dava açabilecek durumdayken süresinde dava açmamışsa altsoyu, anası veya babası soybağının reddi davası açamaz
Çocuk, evlilik birliği içinde sperm bankası ve tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelmişti. 2011 yılında görülen velayet davasında koca, çocuğun kendisinden olmadığını bilerek beyanda bulunmuştu. Koca öldükten sonra ilgilileri soybağının reddi davası açtı; mahkeme, kocanın bu süreyi hayattayken geçirdiği gerekçesiyle davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddetti.
“kocanın altsoyu ya da anası veya babasının soybağının reddi davası açabilmesinin ancak kocanın bu hakkını kullanamaması durumunda olanaklı olduğu, kocanın kanunda ön görülen sürede dava edebilecek durumda olmasına rağmen dava açmamış olması halinde ise onun altsoyu ya da anası veya babasının soybağının reddi davası açabilmesinin mümkün olmadığı”
Ne anlama geliyor? Bu karar, 291. maddedeki önkoşulun pratikteki anlamını gösterir ve mirasçılar için en sık karşılaşılan hayal kırıklığını anlatır: kocanın dava hakkı sona ermişse ilgililerin hakkı hiç doğmaz. Ölçü kocanın ölüm anı değil, ölmeden önce dava açabilecek durumda olup olmadığıdır. Somut olayda koca çocuğun kendisinden olmadığını yıllar önce biliyordu ve hayattayken dava açmamıştı; bu yüzden mirasçılarının davası dinlenmemiştir. Dosyanızda mirasçı sıfatıyla dava açacaksanız, kocanın durumu ne zaman öğrendiğini ve öğrendikten sonra dava açabilecek durumda olup olmadığını en baştan ortaya koymanız gerekir (TMK m. 289).
İlgililerin davasında ayrı bir hak düşürücü süre öngörüldüğünden kocanın süresine ilişkin hükümler kıyasen uygulanamaz
Kocanın altsoyu sıfatıyla açılan soybağının reddi davasında, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı tartışıldı. Davacılar, babalarının ölümünü öğrenmelerinden yıllar sonra dava açmıştı; bölge adliye mahkemesi davayı esastan sonuçlandırmıştı.
“İlgililer tarafından açılacak soybağının reddi davasının düzenlendiği 4721 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilecekleri, son fıkrasında ise kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bir hükmün kıyas yolu ile uygulanabilmesi için bu konuda açık düzenleme olmaması gerekir. İlgililer tarafından açılacak soybağının reddi davasında ayrıca bir hak düşürücü süre ve başlangıç tarihi öngörülmüş olup, kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hak düşürücü süreye yönelik hükümlerin kıyasen uygulanması mümkün değildir.”
Ne anlama geliyor? Maddenin son fıkrası "kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır" der; bu cümle çoğu zaman yanlış okunur. Daire sınırı çizmiştir: kıyas ancak açık düzenleme bulunmayan konularda işler. İlgililer bakımından hak düşürücü sürenin kendisi ve başlangıcı 291'de ayrıca düzenlendiğinden, kocaya ilişkin süre hükümleri buraya taşınamaz. Uygulamadaki sonucu şudur: mirasçı olarak dava açıyorsanız, süreniz kocanın öğrenme tarihinden değil, sizin doğumu ve kocanın ölümünü (gaipliğini, ayırt etme gücünü yitirdiğini) öğrendiğiniz tarihten işler. Kıyas ise taraf teşkili ve ispat gibi konularda devreye girer.
Evlilik içinde doğan kişinin soybağı ancak soybağının reddi davasıyla kaldırılabilir; davayı hukuken nitelendirmek hâkimin görevidir ve altsoy 291'e göre dava açabilir
Davacı, ölen babasının gerçek babasının nüfusta yazılı kişi olmadığını ileri sürerek babalığın tespitini istedi. Ölen kişi 1951'de, anası ile nüfustaki babasının 1949'da başlayan evliliği içinde doğmuştu. İlk derece mahkemesi davayı babalık davası sayarak davacının dava hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddetti.
“Baba ile çocuk arasında evlilik içinde doğmaya, babalık karinesine, dayalı olarak hukuken kurulmuş bulunan soybağı ilişkisinin ortadan kalkması ancak soybağının reddi ile söz konusu olabilmektedir. Soybağının reddi davasının başarıya ulaşarak çocuk ile babası arasındaki soybağının ortadan kalkması sonucunda çocuk, baba yönünden soybağı bulunmayan çocuk statüsüne girer. Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2009 tarihli ve 2008/30 Esas, 2009/96 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kişinin genetik-biyolojik kökeni kendisine ait olmayan çocuğu reddetme hakkı en temel haklarından birisidir. 4721 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinde, koca, anne veya çocuk tarafından açılan soybağının reddi davası ile babalık karinesini çürütebileceği; 291 inci maddesinde ise diğer ilgililerin dava hakkı hükme bağlanmıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar üç şeyi birden öğretir. Birincisi nitelendirme: olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kuralı bulmak hâkimin görevidir; dilekçede "babalık davası" yazması davayı babalık davası yapmaz. İkincisi, evlilik içinde doğan kişi bakımından tek yol soybağının reddidir; babalık davası (TMK m. 301) ancak ortada soybağı yoksa açılabilir. Üçüncüsü, davacı kocanın altsoyu olduğundan 291. maddeye göre dava hakkına sahiptir. Buna karşılık dava yine de reddedilmiştir: koca 1991'de ölmüş, dava 2024'te açılmıştır; bir yıllık hak düşürücü süre çoktan geçmiştir. Doğru nitelendirme dava hakkını doğurur, ama süreyi geri getirmez.
291. maddede sayılan kişiler sınırlıdır; kocanın eşinin soybağının reddi davası açma ehliyeti yoktur
Kocanın eşi, soybağının reddi davası açtı. İlk derece mahkemesi işin esasına girerek hüküm kurdu, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetti.
“Anılan düzenlemeye göre; dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi tarafından soybağının reddi davası açılabilir. Açıklanan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde kocanın eşine bu davayı açma hakkı tanınmadığı bu nedenle kocanın eşinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı açıktır.”
Ne anlama geliyor? 291. maddedeki liste tahdidîdir: kocanın altsoyu, anası, babası ve baba olduğunu iddia eden kişi. Bu listede olmayan kimse, ne kadar yakın olursa olsun soybağının reddi davası açamaz; kocanın eşi de listede yoktur. Daire, aktif dava ehliyetinin bir dava şartı olduğunu, yargılamanın her aşamasında res'en gözetileceğini ve eksikliği hâlinde davanın usulden reddedileceğini belirtmiştir. Hukuk Genel Kurulu direnme üzerine yaptığı incelemede aynı sonuca varmış, davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025).
İlgililer, kocanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açmazsa dava hak düşürücü süreden reddedilir
Davacılar, babalarının ağır hasta ve yatağa bağlı olduğu dönemde üvey annelerinin çocuk sahibi olduğunu ileri sürerek soybağının reddini istedi. Babaları 26.01.2020'de ölmüş, dava ise 11.10.2021'de açılmıştı. İlk derece mahkemesi davayı hak düşürücü süreden reddetti, bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddetti.
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Onama kararıdır; değeri, tarihlerin ne kadar acımasız işlediğini göstermesindedir. Kocanın ölüm tarihi 26.01.2020, dava tarihi 11.10.2021: arada bir yıl sekiz ay vardır ve bu, dosyanın esasına hiç girilmeden kapanması için yeterli olmuştur. İddianın ne kadar güçlü göründüğünün önemi yoktur; ilgililerin süresi ölümün öğrenilmesiyle başlar ve bir yıldır. Mirasçı sıfatıyla dava düşünüyorsanız ölüm tarihinden itibaren takvimi işletin, gerekirse dava açıp delilleri sonra tamamlayın. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bunu baştan ileri sürüp ispatlamanız gerekir (TMK m. 289).
Taraf teşkilini sağlamak mahkemenin görevidir; davalının adresinin araştırılması için davacıya kesin süre verilip dava usulden reddedilemez
Kocanın altsoyu tarafından açılan soybağının reddi davasında, ölmüş olan ananın mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekiyordu. Mahkeme bunun için davacıya kesin süre verdi; davacı veraset ilamını dosyaya sundu ama tebligat tamamlanmadı ve dava taraf teşkili sağlanamadığı gerekçesiyle usulden reddedildi.
“Taraf teşkilini sağlamak mahkemenin görevidir. Dava dilekçesinde davalı tarafın ve gerçek adresinin gösterilmesi yine gerekli tebligat giderlerinin verilmesi davacı tarafa ait bir görev ve yükümlülük ise de, davalı tarafın adresinin davacı tarafından bilinmemesi veya bilinen adreste davalıya tebligat yapılamaması halinde dosyadaki bilgi ve belgelerden de yararlanılarak davalının bilinen en son adresinin tespiti için zabıta araştırması yaptırılması, kamu kurum ve kuruluşlarından adres sorulması ve bu yolla davalı tarafın tebligat adresinin bulunması, dava dilekçesi ve duruşma oturum gününün davalı tarafa tebliğe çıkarılması işlemlerinin mahkemenin görevi olduğu, mahkemenin kendi görevine giren bu işlemlerin yapılması için davacı tarafa süre veya kesin süre veremeyeceği, ancak adres tespit edildikten sonra tebligat masraflarını yatırması için süre verebileceği kuşkusuzdur.”
Ne anlama geliyor? İlgililerin açtığı soybağının reddi davasında taraf teşkili çoğu zaman en zor kısımdır: dava ana ve çocuğa karşı açılır (TMK m. 286), ana ölmüşse mirasçılarına yöneltilir ve bu kişiler dağınık olabilir. Daire, bu yükü davacının sırtına yıkmamıştır: adresin zabıta araştırmasıyla tespiti, kurumlardan sorulması ve tebligatın çıkarılması mahkemenin görevidir; mahkeme kendi görevine giren işler için davacıya kesin süre veremez, yalnız adres bulunduktan sonra masrafı yatırması için süre verebilir. Dosyanız bu gerekçeyle usulden reddedilirse bu kararı gösterin.
Evlilik içinde doğan çocukta soybağı kendiliğinden kurulur; karine yalnız soybağının reddi davasıyla, o da 286 ve 291'deki kişiler ve süreler içinde çürütülebilir
Uyuşmazlık, açılan davanın nüfus kaydının düzeltilmesi mi yoksa soybağına ilişkin bir dava mı olduğu ve buna bağlı olarak görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplandı. Genel Kurul, soybağının hangi yollarla kurulup hangi davalarla ortadan kaldırılabileceğini sırasıyla ortaya koydu.
“Evliliğin doğumdan önce gerçekleşmiş olması hâlinde, 4721 sayılı Kanun'un 285 inci maddesi ile düzenleme altına alınan babalık karinesi uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağı kendiliğinden kurulur. Buradaki babalık karinesinin çürütülmesi soybağının reddi davası ile mümkündür. Bunun dışında çocuk ile baba arasında kurulan soybağının ortadan kaldırılması imkânı bulunmamaktadır. Bu dava ancak baba ve çocuk tarafından veya Kanun'un 291 inci maddesindeki şartların gerçekleşmiş olması hâlinde belirtilen ilgililer tarafından gösterilen süreler içerisinde açılmış olmasına bağlanmışken, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/37 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararı ile ana tarafından davacı sıfatıyla çocuğun biyolojik babasının koca olmadığı ileri sürülerek babalık karinesinin çürütülmesi için yargı mercilerine başvurulmasına imkân tanımayan kuralın, özel hayata saygı gösterilmesini hakkı bağlamında etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine karar verilmiştir. Soybağının reddi davalarında görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca aile mahkemesidir.”
Ne anlama geliyor? Genel Kurul, 291. maddeyi bütün soybağı sisteminin içine yerleştirir: evlilik doğumdan önceyse soybağı kendiliğinden kurulur, bu karine yalnız soybağının reddi davasıyla çürütülür ve bu dava ancak koca ile çocuk tarafından ya da 291'deki şartlar gerçekleşmişse orada sayılan ilgililer tarafından, gösterilen süreler içinde açılabilir. Kararın bir başka değeri güncelliğidir: Genel Kurul, anaya davacı sıfatıyla başvurma imkânı tanımayan kuralın etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına da yer vermiştir; bu karar 2024'te ananın dava hakkının kanunlaşmasıyla sonuçlanmıştır (TMK m. 286). Görevli mahkeme her hâlde aile mahkemesidir.
Madde gerekçesi
Madde 291- Yürürlükteki Kanunun 245 inci maddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada, dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerine özgü olmak üzere, kocanın altsoyunun, anasının, babasının veya baba olduğunu iddia eden kişinin dava hakkı düzenlenmiştir. Hükümde, hem yürürlükteki metin, hem 1984 tarihli Öntasarının 227 nci maddesi ve hem de İsviçre Medenî Kanununun 258 inci maddesi karşısında önemli farklılıklar mevcuttur. Bu hüküm, dava hakkı olan üçüncü kişilerin çevresini, yürürlükteki Kanunun 245 inci maddesi karşısında bir açıdan sınırlamakta, diğer bir açıdan ise genişletmektedir. Sınırlama, çocukla mirasçı veya çocuk sebebiyle mirastan yoksun kalanların tümüne değil, bunlardan sadece kocanın altsoyuna, anasına ve babasına dava hakkı tanınmış olmasında; genişletme ise, çocuğun babası olduğunu iddia eden kişiye de dava açma hakkı verilmiş olmasında söz konusudur. Dava açma süresi burada da bir yıl olarak belirlenmiştir. Fıkraya göre, bir yıllık süre, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya onun hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmeden itibaren işlemeye başlamaktadır. İkinci fıkrada, ergin olmayan çocuğun dava hakkı düzenlenmektedir. Davayı çocuk adına, kayyım açar. Davanın tâbi olduğu süre ise, atanma kararının kayyıma tebliğinden itibaren bir yıldır. Üçüncü fıkrada, yukarıda belirtilen ilgililerin açtıkları davalarda da önceki maddelerde bağlanan karineler ve ispat kurallarına yollama yapılmaktadır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 113Gerekçenin üç katkısı vardır. Birincisi, dava hakkı olan üçüncü kişilerin çevresinin neden bu biçimde çizildiğini anlatır: eski Kanun'a göre bir yandan daraltma, bir yandan genişletme yapılmıştır. Daraltma, çocukla birlikte mirasçı olan veya çocuk sebebiyle mirastan yoksun kalanların tümü yerine yalnız kocanın altsoyu, anası ve babasının sayılmasıdır; genişletme ise çocuğun babası olduğunu iddia eden kişiye dava hakkı verilmesidir. Bu ikinci yenilik, maddenin bugünkü en tartışmalı yönünün de kaynağıdır. İkincisi, gerekçe sürenin başlangıcını açıkça tarif eder: bir yıllık süre, doğumu ve kocanın ölümünü, ayırt etme gücünü kaybettiğini veya gaipliğine karar verildiğini öğrenmeden itibaren işler; yani ölüm tarihi değil öğrenme tarihi esastır. Üçüncüsü, son fıkranın anlamını daraltır: yollama, önceki maddelerdeki karinelere ve ispat kurallarına yapılmaktadır. Yargıtay da bu yönde karar vermiş, ilgililer için ayrı bir süre öngörüldüğünden kocanın süresine ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/2697 E., 2025/6633 K., 30.06.2025). Tasarının 291. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'un 245. maddesi aynı düşünceden hareket ediyordu ama üç noktada farklıydı. Birincisi kişi çevresi: dava hakkı, çocukla birlikte mirasçı olanlara veya çocuk sebebiyle mirastan yoksun kalanlara, yani geniş bir gruba tanınmıştı; çocuğun babası olduğunu iddia eden kişi ise hiç anılmıyordu. İkincisi süre: ret davası doğumu öğrendikleri tarihten itibaren bir ay içinde açılmalıydı. Üçüncüsü önşartlar: kocanın ölümü veya temyiz kudretinden yoksunluğu yanında, bulunduğu yerin bilinmemesi ya da herhangi bir sebeple çocuğun doğumundan haberdar edilememesi de yeterliydi; yeni metin bu son iki hâli almamış, yerine gaipliğe karar verilmesini koymuştur. Maddenin son cümlesindeki, kadının evlenmeden önce gebe kalması hâlinde Cumhuriyet savcısına tanınan dava hakkı da yeni Kanun'a alınmamıştır.
Ret müddetinin mürurundan evvel kocanın vefat etmesi veya temyiz kudretinden mahrum olması yahut bulunduğu yerin bilinmemesi veya herhangi bir sebepten dolayı çocuğun doğumundan haberdar edilememesi halinde, çocukla birlikte mirasçı veya çocuk sebebi ile mirastan mahrum olanlar, doğuma ıttılaları tarihinden itibaren bir ay içinde ret davasını ikame edebilirler.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 245 | 4721 sayılı Kanun m. 291 | |
|---|---|---|
| Kimler | Mirasçı veya mirastan yoksun kalanların tümü | Kocanın altsoyu, anası, babası |
| Biyolojik baba | Dava hakkı yok | Baba olduğunu iddia eden kişiye hak tanındı |
| Önşart | Ölüm, temyiz kudreti kaybı, yerin bilinmemesi | Ölüm, gaiplik, ayırt etme gücü kaybı |
| Süre | Doğumu öğrenmeden bir ay | Öğrenmeden bir yıl |
| Ergin olmayan çocuk | Düzenlenmemiş | Kayyım; tebliğden bir yıl |
| Yollama | Yok | Karineler ve ispat kuralları |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; biyolojik babaya dava hakkı tanındı | 4721 s. K. |
| 10.10.2013 | İkinci fıkradaki "her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl" iptal edildi | AYM, E. 2013/62, K. 2013/115, 10.10.2013 |
| 23.01.2024 | Birinci fıkradaki önşart, baba olduğunu iddia eden kişi yönünden iptal edildi | AYM, E. 2023/135, K. 2024/18, 23.01.2024 |
| 07.11.2024 | Birinci fıkra yeniden yazıldı; biyolojik baba listenin başına alındı | 7531 s. K. m. 11 |
Maddenin geçmişi, dava hakkının adım adım genişlediği bir çizgi izler. 2013'te kayyım bakımından doğumdan başlayan mutlak süre kaldırılmış, böylece geç atanan kayyımın süreyi kaçırmış sayılması önlenmiştir. 2024'te ise çocuğun biyolojik babası olduğunu ileri süren kişinin dava hakkının, kendi iradesi dışındaki olgulara bağlanması Anayasa'ya aykırı bulunmuştur; iptal hükmü kararın yayımından dokuz ay sonra, 06.12.2024'te yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten kısa süre önce, 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun'la birinci fıkra yeniden yazılmış ve "baba olduğunu iddia eden kişi" ibaresi listenin başına alınmıştır. Aynı Kanun'la anaya soybağının reddi davası açma hakkı da tanınmıştır (TMK m. 286); ananın süresi ayrıca düzenlenmiştir (TMK m. 289).
İlgili maddeler
- TMK m. 282: Genel olarak soybağının kurulması.
- TMK m. 283: Soybağı davalarında yetki.
- TMK m. 284: Soybağı davalarında yargılama usulü.
- TMK m. 285: Babalık karinesi.
- TMK m. 286: Soybağının reddi davasında dava hakkı.
- TMK m. 287: Evlilik içinde ana rahmine düşme ve ispat.
- TMK m. 288: Evlenmeden önce veya ayrı yaşarken ana rahmine düşme.
- TMK m. 289: Hak düşürücü süreler.
- TMK m. 290: Karinelerin çakışması.
- TMK m. 301: Babalık davası.
Dava hakkınızın bulunup bulunmadığını ve sürenin ne zaman başladığını değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 291 ne diyor?
Koca, ana ve çocuk dışında kimlerin soybağının reddi davası açabileceğini ve hangi süre içinde açacaklarını düzenler.
Kimler dava açabilir?
Baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası ve babası (TMK m. 291/1).
Bu liste genişletilebilir mi?
Hayır; sayılanlar sınırlıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/2975 E., 2023/2609 K., 23.05.2023).
Kocanın eşi dava açabilir mi?
Hayır; aktif dava ehliyeti yoktur.
Kocanın kardeşi dava açabilir mi?
Hayır; listede yer almamaktadır.
Mirasçılar hangi şartla dava açabilir?
Kocanın, kendi dava süresi dolmadan ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya ayırt etme gücünü sürekli yitirmesi hâlinde.
Koca hayattayken dava açmamışsa ne olur?
İlgililerin dava hakkı hiç doğmaz (Yargıtay 2. HD, 2023/8883 E., 2024/4 K., 09.01.2024).
Bu sınırlama neden var?
Soybağının reddi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır (AYM, E. 2019/79, K. 2019/76, 19.09.2019).
İlgililerin süresi ne kadardır?
Doğumu ve kocanın ölümünü öğrenmelerinden başlayarak bir yıl.
Süre ölüm tarihinden mi başlar?
Hayır; öğrenme tarihinden başlar (S. Sayısı 723, s. 113).
Bir yıl geçtiyse dava açılabilir mi?
Hayır; dava hak düşürücü süreden reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2024/6365 E., 2024/7054 K., 09.10.2024).
Kocanın süresine ilişkin kurallar bana uygulanır mı?
Süre bakımından hayır (Yargıtay 2. HD, 2025/2697 E., 2025/6633 K., 30.06.2025).
Son fıkradaki kıyas neye ilişkindir?
Önceki maddelerdeki karinelere ve ispat kurallarına (S. Sayısı 723, s. 113).
Çocuğun biyolojik babası dava açabilir mi?
Evet; baba olduğunu iddia eden kişiye dava hakkı tanınmıştır (TMK m. 291/1).
Bu hak kocanın ölümüne bağlı mı?
Anayasa Mahkemesi bu şartı iptal etmiştir (AYM, E. 2023/135, K. 2024/18, 23.01.2024).
İptal ne zaman yürürlüğe girdi?
Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra, 06.12.2024'te.
Dava aktif husumet yokluğundan reddedilir mi?
Uygulamada esasa girilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/3678 E., 2026/6078 K., 03.06.2026).
Soybağının reddi ile babalık davası birlikte açılabilir mi?
Açılabilir; ancak tefrik edilip soybağının reddi bekletici mesele yapılır.
Ergin olmayan çocuk adına kim dava açar?
Mahkemece atanan kayyım (TMK m. 291/2).
Kayyımın süresi ne zaman başlar?
Atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl.
Kayyım için beş yıllık süre var mı?
Hayır; bu ibare iptal edilmiştir (AYM, E. 2013/62, K. 2013/115, 10.10.2013).
Neden iptal edildi?
Sıfır-beş yaşındaki çocuğun kayyım atanmasına yönelik iradesinden söz edilemeyeceği için.
Dava kime karşı açılır?
Ana ve çocuğa; ana ölmüşse mirasçılarına (TMK m. 286).
Davalının adresini bulmak kimin görevi?
Mahkemenin (Yargıtay 2. HD, 2022/9254 E., 2023/1158 K., 16.03.2023).
Görevli mahkeme hangisidir?
Aile mahkemesi (Yargıtay HGK, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023).
Dilekçede davayı yanlış adlandırdım, sorun olur mu?
Davayı hukuken nitelemek hâkimin görevidir (Yargıtay 2. HD, 2026/4203 E., 2026/6984 K., 23.06.2026).
Eski Kanun'da karşılığı nedir?
743 sayılı Kanun'un 245. maddesi; orada süre bir aydı ve biyolojik babanın dava hakkı yoktu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 301
- 7531 sayılı Kanun m. 11 (07.11.2024)
- 7531 sayılı Kanun m. 10 (07.11.2024)
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 245
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 291 gerekçesi s. 113, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Anayasa Mahkemesi, E. 2023/135, K. 2024/18, 23.01.2024
- Anayasa Mahkemesi, E. 2019/79, K. 2019/76, 19.09.2019
- Anayasa Mahkemesi, E. 2013/62, K. 2013/115, 10.10.2013
- Anayasa Mahkemesi, E. 2008/30, K. 2009/96, 25.06.2009
- Yargıtay HGK, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025
- Yargıtay HGK, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023
- Yargıtay 2. HD, 2026/4203 E., 2026/6984 K., 23.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2026/3678 E., 2026/6078 K., 03.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/2697 E., 2025/6633 K., 30.06.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/6365 E., 2024/7054 K., 09.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/8883 E., 2024/4 K., 09.01.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/2975 E., 2023/2609 K., 23.05.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/9254 E., 2023/1158 K., 16.03.2023
