TMK 263'e göre olağan yönetim dışındaki işlerde eşler ancak birlikte hareket ederek ya da biri diğerinin rızasını alarak ortaklığı borç altına sokabilir veya ortaklık mallarında tasarrufta bulunabilir. Rızanın bulunmadığını bilmeyen ya da bilecek durumda olmayan üçüncü kişiler bakımından bu rıza var sayılır; ancak işlem aile konutuna ilişkinse bu koruma işlemez (Yargıtay HGK, 2017/2934 E., 2017/1556 K., 06.12.2017).
- Olağanüstü yönetim
- Olağan yönetim dışında kalan işlemler (TMK m. 263/1).
- Birlikte hareket
- İşi birlikte yapmak ya da diğerinin rızasını almak (S. Sayısı 723, s. 102).
- Var sayılan rıza
- İyiniyetli üçüncü kişi bakımından mevcut kabul edilen rıza (TMK m. 263/2).
- Tasarruf yetkisinin sınırlanması
- Hâkimin, tasarrufları diğer eşin rızasına bağlaması (4721 s. K. m. 199).
TMK 263 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kapsam | Olağan yönetim dışındaki işler | TMK m. 263/1 |
| Kural | Birlikte hareket ya da diğerinin rızası | TMK m. 263/1 |
| Kaynak | İsviçre Medenî Kanunu m. 228 | S. Sayısı 723, s. 102 |
| Rıza biçimi | İşi birlikte yapmak ya da rıza almak | S. Sayısı 723, s. 102 |
| Rızadan kaçınma | Hâkime başvuru hakkı doğar | TMK m. 263/3 |
| Üçüncü kişi | İyiniyetli üçüncü kişi için rıza var sayılır | TMK m. 263/2 |
| Aile konutu | Açık rıza şarttır, iyiniyet korumaz | Yargıtay HGK, 2017/1556 K. |
| Önlem | Hâkim tasarruf yetkisini sınırlayabilir | Yargıtay 2. HD, 2022/8636 K. |
| Sınır | Mal ayrılığına geçiş istenebilir | TMK m. 206 |
TBMM gerekçesine göre madde İsviçre Medenî Kanunu'nun 228. maddesinden aynen alınmıştır. Gerekçe "birlikte hareket"in iki biçimini açıklar: eşlerin söz konusu işi birlikte yapmaları ya da eşlerden birinin tek başına fakat diğerinin rızasını alarak hareket etmesi. Diğer eş haklı bir sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa, istemi yapan eşin evlilik birliğinin temsili hükümleri çerçevesinde hâkime başvurma hakkı vardır; gerekçeye göre bu husus üçüncü fıkrada saklı tutulmuştur. İkinci fıkra bakımından gerekçe amacı net koyar: hüküm, eşlerin birlikte yapmaları zorunlu işlemleri tek başlarına yapmaları nedeniyle iyiniyetli üçüncü kişileri korumaktadır. Tasarının 263. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
İkinci fıkradaki iyiniyet koruması, aile konutu bakımından işlemez. Aile konutu hangi mal rejimi geçerli olursa olsun TMK 194'e tabidir ve orada eşin açık rızası aranır; tapuda aile konutu şerhi bulunmasa ve üçüncü kişi iyiniyetli olsa bile rıza alınmadan yapılan devir ya da ipotek geçersizdir. Bu nedenle mal ortaklığında bile aile konutu için iki ayrı hükmü birden gözetmek gerekir: TMK 263 olağanüstü işlemler için rıza arar, TMK 194 ise aile konutu için rızanın açık olmasını ve işlemin belirli olmasını şart koşar. İkinci pratik nokta şudur: eşiniz rızanızı haklı bir sebep olmadan esirgiyorsa hâkime başvurabilirsiniz (TMK m. 263/3); tersine, eşiniz ortaklık mallarını elden çıkarmaya başlamışsa siz de hâkimden tasarruf yetkisinin sınırlanmasını isteyebilirsiniz (4721 s. K. m. 199). Bu istem kabul edilirse söz konusu mallarda yapılacak işlemler sizin rızanıza bağlanır.
Olağanüstü yönetim nedir?
- Kural: Olağan yönetim dışında kalan konularda eşler ancak birlikte ya da diğerinin rızasıyla hareket edebilir (TMK m. 263/1).
- İki biçim: Gerekçeye göre işi birlikte yapmak ya da tek başına fakat rıza alarak yapmak (S. Sayısı 723, s. 102).
- Kapsam: Ortaklığı yükümlülük altına sokan ve ortaklık mallarında tasarruf doğuran işlemler.
- Tipik işlemler: Taşınmaz satışı, ipotek kurulması, kefalet, işletme devri.
- Karşıtı: Olağan işlerde her eş tek başına hareket edebilir (TMK m. 262).
- Pay yasağı: Hiçbir eş ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf edemez (TMK m. 257).
Rıza nasıl verilir?
- Şekil: Kanun rıza için özel bir geçerlilik şekli öngörmemiştir.
- Zaman: Rıza işlemden önce verilebileceği gibi sonradan icazet biçiminde de olabilir.
- Kapsam: Rıza belirli bir işlem için verilir; genel ve süresiz rıza kabul edilmez.
- İspat: Rızanın varlığını ileri süren taraf bunu ispatlar (4721 s. K. m. 6).
- Meslek icrası: Ortaklık mallarıyla meslek icrasında rıza örtülü de olabilir (TMK m. 264).
- Aile konutu: Aile konutunda rızanın açık olması gerekir (Yargıtay HGK, 2017/2934 E., 2017/1556 K., 06.12.2017).
Rızadan kaçınma
- Kural: Diğer eş haklı bir sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa hâkime başvurulabilir (TMK m. 263/3).
- Dayanak: Gerekçe bunu evlilik birliğinin temsili hükümlerine bağlar (S. Sayısı 723, s. 102).
- Sonuç: Hâkim kararı, alınamayan rızanın yerine geçer.
- Miras: Mirasın kabulü ve reddinde de aynı yol açıktır (TMK m. 265).
- Ağır hâl: Rızayı haklı sebep olmadan esirgeme mal ayrılığına geçiş sebebidir (TMK m. 206).
- Yetki: İstem, istemde bulunan eşin yerleşim yeri mahkemesine yöneltilir (TMK m. 265/2).
İyiniyetli üçüncü kişinin korunması
- Kural: Rızanın bulunmadığını bilmeyen veya bilecek durumda olmayan üçüncü kişiler için rıza var sayılır (TMK m. 263/2).
- Amaç: Gerekçeye göre hüküm iyiniyetli üçüncü kişileri korumaktadır (S. Sayısı 723, s. 102).
- Ölçüt: Üçüncü kişinin iyiniyetli çabası sonucu rızanın yokluğunu bilecek durumda olup olmadığı.
- Sonuç: Koruma varsa işlem diğer eş için de bağlayıcı sayılır.
- İstisna: Aile konutunda bu koruma işlemez (Yargıtay HGK, 2017/2934 E., 2017/1556 K., 06.12.2017).
- Neden: Sınırlandırma tapudaki şerhten değil konutun aile konutu niteliğinden doğar.
Aile konutundaki özel rejim
- Kural: Eşlerden biri diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez ya da üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m. 194).
- Şerh gerekmez: Tapuda şerh bulunmasa da konut aile konutu özelliğini taşır.
- Emredicilik: Bu haktan önceden feragat edilemez, eşlerin anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz.
- Belirlilik: Açık rıza ancak belirli olan bir işlem için verilebilir.
- Şekil: Rıza şekle tabi değildir, sözlü de verilebilir; ancak açık olmalıdır.
- Sonuç: Rıza alınmadan kurulan ipotek geçersizdir ve kaldırılmasına karar verilir.
Koruyucu önlemler
- Tasarruf sınırlaması: Hâkim, belirlediği malvarlığı değerlerindeki tasarrufları diğer eşin rızasına bağlayabilir (4721 s. K. m. 199).
- İki hâl: Ailenin ekonomik varlığının korunması ya da birlikten doğan mali yükümlülüğün yerine getirilmesi.
- Ölçülülük: Sınırlama gerekli ve orantılı olmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2022/6389 E., 2022/8636 K., 27.10.2022).
- Gereklilik: Malvarlığını elden çıkarma girişimleri gerekliliği gösterir.
- Araştırma: Ortak hesaplarda tarafların tek başına işlem yapıp yapamadığı araştırılmalıdır.
- Mal ayrılığı: Menfaatleri tehlikeye düşüren eşe karşı rejimin değiştirilmesi istenebilir (TMK m. 206).
Mal ortaklığında eşinizin ortaklık malı üzerinde yaptığı bir işlemi öğrendiğinizde önce iki soruyu yanıtlayın: bu işlem olağan yönetim sınırları içinde mi, değil mi; ve işlem aile konutuna mı ilişkin? Olağanüstü bir işlemse ve rızanız alınmamışsa işleme itiraz edebilirsiniz; ancak karşı tarafın rızanızın bulunmadığını bilmediği ve bilecek durumda olmadığı hâllerde işlem sizin için de bağlayıcı sayılacağından, üçüncü kişinin ne bildiğini ortaya koyacak delilleri toplayın. İşlem aile konutuna ilişkinse durum sizin lehinize daha güçlüdür: tapuda şerh olmasa ve alacaklı iyiniyetli olsa bile açık rızanız alınmadan yapılan devir ya da ipotek geçersizdir. Önleyici olarak aile konutu şerhi koydurmayı ihmal etmeyin; şerh bir geçerlilik koşulu olmasa da uyuşmazlığı baştan bitirir. Eşiniz malvarlığını elden çıkarmaya başlamışsa beklemeyin: hâkimden, belirlediğiniz taşınmaz ve banka hesapları bakımından tasarruf yetkisinin sınırlanmasını isteyin. İsteminizi somut delillere dayandırın ve ölçülü tutun; mahkeme sınırlamanın gerekli ve orantılı olup olmadığını ayrıca değerlendirecektir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Aile konutunda eşin açık rızası tapuda şerh bulunmasa da aranır; rıza alınmadan kurulan ipotek geçersizdir
Aile konutu niteliğindeki taşınmaz eşlerden biri adına kayıtlıydı ve tapuda aile konutu şerhi bulunmuyordu. Malik eş, 2004 yılında diğer eşin rızasını almadan taşınmaz üzerinde bir şirket lehine ipotek kurdurdu. Diğer eş ipoteğin kaldırılmasını ve aile konutu şerhi konulmasını istedi; alacaklı şirket ise tapuda şerh bulunmadığını, TMK m. 1023 uyarınca iyiniyetli kazanımının korunması gerektiğini savundu.
“Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu vasfı bulunduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, emredici niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak "belirli olan" bir işlem için verilebilir. Eş söyleyişle aile konutunun maliki olan eş aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde tek başına aile konutunu bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma ancak diğer eşin açık rızası alınarak yapılabilir. TMK'nın 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir.”
Ne anlama geliyor? Kurul, yerel mahkemenin direnme kararını yerinde bulmuştur. Karar, mal ortaklığındaki rıza sisteminin önemli bir sınırını gösterir: TMK 263/2 rızanın bulunmadığını bilmeyen iyiniyetli üçüncü kişiyi korurken, işlem aile konutuna ilişkinse TMK 194 devreye girer ve orada böyle bir koruma yoktur. Kurul, tapuda şerh bulunmamasının ve alacaklının iyiniyetinin sonucu değiştirmeyeceğini, TMK 1023'e dayanan görüşün Kurul çoğunluğunca benimsenmediğini belirtmiştir. Sınırlandırma şerhten değil konutun aile konutu niteliğinden doğar; rıza emredicidir, önceden feragat edilemez ve ancak belirli bir işlem için verilebilir.
Eşin malvarlığını elden çıkarmaya başlaması hâlinde hâkim, tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; sınırlama ölçülü olmalıdır
Kadın, eşi adına kayıtlı taşınmaz ile taraflara ait banka hesapları bakımından eşinin tasarruf yetkisinin sınırlanmasını istedi. İlk derece mahkemesi istemi kabul etti; bölge adliye mahkemesi ise ailenin ekonomik varlığının tehlikeye düştüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Dosyadan, eşin dava tarihinden kısa süre önce bir taşınmazını devrettiği ve diğer malvarlığı değerlerini de elden çıkarma girişiminde bulunduğu anlaşılıyordu.
“Her iki halde de yasa, sınırlanmanın ölçülü olmasını aramıştır. Ölçülülük, sınırlanma ile ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlanmanın gerekli ve orantılı olmasını gerekli kılar.”
Ne anlama geliyor? Daire hükmü bozmuştur. TMK 199, mal ortaklığında da uygulanabilen bir koruma aracıdır: olağanüstü yönetim kuralları rızayı zaten zorunlu kılsa bile, eşinizin ortaklık mallarını ya da kişisel mallarını elden çıkarmaya başladığını görüyorsanız hâkimden bu malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların ancak sizin rızanızla yapılabileceğine karar vermesini isteyebilirsiniz. Daire iki koşulu belirlemiştir: sınırlamada gereklilik bulunmalı ve sınırlama ölçülü olmalıdır. Somut olayda taşınmaz devri ve elden çıkarma girişimleri gerekliliği göstermiş, ancak ortak hesaplarda her iki eşin tek başına işlem yapıp yapamadığı araştırılmadan karar verilmesi eksik bulunmuştur.
Madde gerekçesi
Madde 263- Madde İsviçre Medenî Kanununun 228 inci maddesinden aynen alınmıştır. Madde olağan yönetim dışındaki işlerde eşlerin birlikte hareket etmeleri zorunluluğunu getirmiştir. Birlikte hareket ya eşlerin söz konusu işi birlikte yapmaları ya da tek başına fakat diğerinin rızasını almak suretiyle söz konusu olabilir. Diğer eş haklı bir sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçındığı takdirde, istemi yapan eşin evlilik birliğinin temsili hükümleri çerçevesinde hâkime başvuru hakkı vardır. Nitekim, bu husus üçüncü fıkrada saklı tutulmuştur. Maddenin ikinci fıkrası mal ortaklığı rejiminde eşlerin birlikte yapmaları zorunlu işlemleri tek başlarına yapmaları nedeniyle iyiniyetli üçüncü kişileri korumaktadır. Buna göre üçüncü kişiler, tek başına hareket eden eşin yaptığı işleme, diğerinin rızasının bulunmadığını bilmiyor veya iyiniyetli çabası sonucu bilecek durumda bulunuyorsa, böyle bir rızanın varlığı kabul edilip, işlem diğer eş için de bağlayıcı sayılacaktır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 102Gerekçe iki yönü de açık biçimde ortaya koyar. İç ilişkide kural katıdır: olağanüstü işlemlerde eşler ya birlikte hareket eder ya da biri diğerinin rızasını alır; rızadan haklı sebep olmaksızın kaçınılması hâlinde hâkime başvurulabilir ve bu yol üçüncü fıkrada açıkça saklı tutulmuştur. Dış ilişkide ise ölçü işlem güvenliğidir: rızanın bulunmadığını bilmeyen ya da iyiniyetli çabasına rağmen bilemeyecek durumda olan üçüncü kişi bakımından rızanın varlığı kabul edilir ve işlem diğer eşi de bağlar. Bu düzenleme, mal ortaklığının üçüncü kişiler bakımından işleyebilir bir rejim olmasını sağlar. Tasarının 263. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun aynı yapıyı tek maddede kurmuştu: olağan yönetim işleri dışında ortaklığa giren mallar üzerinde ancak birlikte ya da diğerinin rızasıyla tasarruf edilebilirdi. Maddenin ikinci cümlesi de bugünkü ikinci fıkranın karşılığıydı ve üçüncü kişiler lehine rızanın var sayılacağını öngörüyordu. Ayrıca eşlerden biri diğerinin rızası olmaksızın bir mirası reddedemezdi (743 s. K. m. 214).
Karı ve koca, alelade idari muamelat müstesna olmak üzere ortaklığa giren mallar üzerinde ancak müştereken veya yekdiğerinin rızası ile tasarruf edebilir. Şukadar ki rızanın verilmediğini bilenler veya bilmesi lazım gelenler yahut ortaklığa dahil olduğu herkesin anlayabileceği mallar üzerinde vaki tasarrufta alakadar olanlar müstesna olmak üzere bu rıza, üçüncü şahıs lehine mevcut addolunur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 213 | 4721 sayılı Kanun m. 263 | |
|---|---|---|
| Kural | Birlikte ya da rızayla tasarruf | Birlikte ya da rızayla işlem |
| İstisna | Alelade idari muamelat | Olağan yönetim (m. 262) |
| Üçüncü kişi | Rıza lehine var sayılır | İyiniyetli üçüncü kişi korunur |
| Ek sınır | Ortaklık malı olduğu herkesçe anlaşılan mallar | İyiniyetli çabayla bilinebilirlik |
| Hâkime başvuru | Yalnız miras reddinde (m. 214) | Genel olarak saklı (m. 263/3) |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; olağanüstü yönetim ve iyiniyet koruması ayrı maddede düzenlendi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 188: Evlilik birliğinin temsili.
- TMK m. 194: Aile konutu.
- TMK m. 199: Tasarruf yetkisinin sınırlanması.
- TMK m. 206: Mal ayrılığına geçiş kararı.
- TMK m. 257: Genel mal ortaklığı.
- TMK m. 262: Olağan yönetim.
- TMK m. 264: Ortaklık malları ile meslek veya sanat icrası.
- TMK m. 265: Mirasın kabulü veya reddi.
- TMK m. 268: Ortaklık borçları.
Eşinizin rızanız alınmadan yaptığı bir işleme itiraz etmek ya da tasarruf yetkisinin sınırlanmasını istemek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 263 ne diyor?
Olağan yönetim dışındaki işlerde eşler ancak birlikte ya da biri diğerinin rızasını alarak ortaklığı borç altına sokabilir veya mallarda tasarrufta bulunabilir.
Olağanüstü iş ne demek?
Olağan yönetim sınırlarını aşan işlemler; taşınmaz satışı, ipotek, kefalet gibi.
Birlikte hareket nasıl olur?
İşi birlikte yapmak ya da tek başına fakat rıza alarak yapmak (S. Sayısı 723, s. 102).
Rıza yazılı olmak zorunda mı?
Kanun rıza için özel bir geçerlilik şekli öngörmemiştir.
Rıza sonradan verilebilir mi?
Evet; icazet biçiminde de verilebilir.
Eşim rıza vermezse ne yapabilirim?
Haklı sebep yoksa hâkime başvurabilirsiniz (TMK m. 263/3).
Hâkim kararı rızanın yerine geçer mi?
Evet; istem kabul edilirse işlem yapılabilir.
Rızam alınmadan yapılan işlem geçersiz mi?
İç ilişkide evet; ancak iyiniyetli üçüncü kişi bakımından rıza var sayılır (TMK m. 263/2).
Üçüncü kişi ne zaman korunur?
Rızanın bulunmadığını bilmiyor ya da iyiniyetli çabasıyla bilecek durumda değilse.
Bu koruma aile konutunda da geçerli mi?
Tapuda aile konutu şerhi yoksa ne olur?
Sonuç değişmez; sınırlama şerhten değil konutun niteliğinden doğar.
Banka iyiniyetli ise ipotek ayakta kalır mı?
Hayır; rıza alınmadan kurulan ipotek kaldırılır.
Aile konutunda rıza nasıl olmalı?
Açık olmalı ve belirli bir işlem için verilmelidir.
Bu haktan feragat edebilir miyim?
Hayır; düzenleme emredicidir (TMK m. 194).
Eşim mallarını satmaya başladı, ne yapabilirim?
Tasarruf yetkisinin sınırlanmasını isteyebilirsiniz (4721 s. K. m. 199).
Bunun koşulları neler?
Sınırlamada gereklilik bulunmalı ve sınırlama ölçülü olmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2022/6389 E., 2022/8636 K., 27.10.2022).
Banka hesapları da sınırlanabilir mi?
Evet; ancak tarafların tek başına işlem yapıp yapamadığı araştırılır.
Ortaklık payımı tek başıma satabilir miyim?
Hayır (TMK m. 257).
Mirası eşimin rızası olmadan reddedebilir miyim?
Ortaklığa girecek bir miras ise hayır (TMK m. 265).
Rejimi değiştirebilir miyim?
Rızayı haklı sebep olmadan esirgeme mal ayrılığına geçiş sebebidir (TMK m. 206).
Eski Kanun'da kural neydi?
Alelade idari muamelat dışında birlikte ya da rızayla tasarruf edilebilirdi (743 s. K. m. 213).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6, 188, 194, 199, 206, 257, 262, 263, 264, 265, 268, 1023
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 213, 214
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 263 gerekçesi s. 102, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Yargıtay HGK, 2017/2934 E., 2017/1556 K., 06.12.2017
- Yargıtay 2. HD, 2022/6389 E., 2022/8636 K., 27.10.2022
