Türk Medeni Kanunu · Paylaşmalı Mal Ayrılığı

TMK Madde 248: Malların Geri Alınması ve Paylı Malın Verilmesi

Türk Medeni Kanunu'nun 248. maddesine göre her eş diğer eşte bulunan mallarını geri alır; paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde üstün yararı olduğunu ispat eden eş, diğer önlemler yanında eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir. Bu sayfada madde metnini, üstün yararın nasıl ispatlandığını, ödenecek bedelin hangi tarihe göre belirleneceğini, üstün yarar kanıtlanamazsa ne olacağını, görev ve yetki kurallarını, madde gerekçesini ve Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 6 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 23 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi › Dördüncü Ayırım: Paylaşmalı Mal Ayrılığı › C. Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye › II. Malların geri alınması ve paylı malın verilmesi

1. Genel olarak

Madde 248

  1. (1)Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır.
  2. (2)Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu ispat eden eş, diğer önlemler yanında, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 248 ne düzenler?
  3. Malların geri alınması
  4. Üstün yarar nedir, nasıl ispatlanır?
  5. Üstün yarar kanıtlanamazsa
  6. Ödenecek bedel nasıl belirlenir?
  7. Paylı mülkiyette pay oranı
  8. Görev, yetki ve usul
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 248'e göre her eş diğer eşte bulunan mallarını geri alır; rejim sona erdiğinde üstün yararı olduğunu ispat eden eş, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir. Bu hak, kanuni önalım hakkına benzeyen kurucu yenilik doğuran bir haktır ve üstün yararı ileri süren taraf bunu ispatlamak zorundadır (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).

Malların geri alınması
Her eşin diğer eşin elinde bulunan kendi mallarını isteyebilmesi (TMK m. 248/1).
Üstün yarar
Paylı malın bölünmeden bir eşe verilmesini haklı kılan somut ve ispatlanmış menfaat (TMK m. 248/2).
Özgüleme
Payın bedeli ödenerek malın bölünmeden bir eşe verilmesi (Yargıtay 8. HD, 2010/1449 K.).
Ödeme günündeki karşılık
Payın bedelinin, ödemeye en yakın tarihteki değere göre hesaplanması (TMK m. 248/2).

TMK 248 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Birinci fıkraHer eş diğer eşteki mallarını geri alırTMK m. 248/1
İkinci fıkraÜstün yararı ispat eden eş paylı malı isteyebilirTMK m. 248/2
KarşılıkPayın ödeme günündeki karşılığı verilirTMK m. 248/2
Eşdeğer hükümEdinilmiş mallara katılmada aynı kuralTMK m. 226
Hakkın niteliğiKanuni önalıma benzeyen yenilik doğuran hakYargıtay 8. HD, 2010/1449 K.
İspatÜstün yararı isteyen ispatlarYargıtay 8. HD, 2010/1449 K.
İspatlanamazsaPaylı mülkiyet genel hükümlere göre giderilirYargıtay 8. HD, 2010/1449 K.
Değer tarihiKarar tarihine yakın tarihYargıtay 8. HD, 2010/1449 K.
GörevAile mahkemesiYargıtay 8. HD, 2010/1449 K.

TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 251. maddesini karşılamaktadır ve yürürlükteki Kanun'da maddeyi karşılayan hüküm yoktur. Gerekçe, maddenin rejim sona erdiğinde malların nasıl geri alınacağını düzenlediğini, bu rejimde ilke olarak her eşin kendi malını muhafaza ettiğini ve mal diğer eşte bulunuyorsa birinci fıkraya göre onu geri istemek hakkına sahip olduğunu belirtir. İkinci fıkrayla, eşlerin paylı mülkü olan bir malın kendisine özgülenmesinde üstün yararı olduğunu ispat eden eşin, ödeme günündeki karşılığını ödemek suretiyle bu malın kendisine özgülenmesini isteme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Adalet Komisyonu, Tasarının 248. maddesinin ikinci fıkrasındaki "ödemek" kelimesini "vermek" şeklinde değiştirmiştir (S. Sayısı 723, s. 313).

Dikkat

Bu maddenin iki fıkrası birbirinden tamamen farklı iki durumu düzenler. Birinci fıkra kendi malınızı geri almanızla ilgilidir: paylaşmalı mal ayrılığında malvarlıkları ayrı olduğundan, sizin olan ve eşinizde bulunan bir mal size iade edilir; burada bir bedel ödemesi söz konusu değildir. İkinci fıkra ise paylı mülkiyete konu mallar içindir; yani tapuda ya da kayıtta ikinizin de adının bulunduğu mallar. Burada malın bölünmeden size verilmesini isteyebilmeniz için iki koşul vardır: üstün yararınızı ispat etmek ve eşinizin payının karşılığını vermek. "Üstün yarar" soyut bir üstünlük değildir; malın mesleğinizi icra ettiğiniz yer olması gibi somut bir bağ aranır. Son olarak ödeyeceğiniz bedel, eski bir bilirkişi raporundaki değer değil, karar tarihine yakın bir tarihteki gerçek değerdir; bunu baştan hesaba katın.

Malların geri alınması

  • Kural: Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır (TMK m. 248/1).
  • Dayanağı: Paylaşmalı mal ayrılığında malvarlıkları ayrı kaldığından, malın maliki rejim sona erdiğinde onu isteyebilir (TMK m. 244).
  • Bedel yok: Birinci fıkra bir bedel ödemesini gerektirmez; istem, malın aynen iadesine yöneliktir.
  • İspat: Malın kendisine ait olduğunu iddia eden eş bunu ispatla yükümlüdür (TMK m. 245).
  • İspatlanamayan mal: Kime ait olduğu ispat edilemeyen mal paylı mülkiyette sayılır ve ikinci fıkranın konusuna girer.
  • Ayrı kalem: Kişisel eşyanın aynen iadesi istemleri uygulamada tasfiye istemleriyle birlikte ileri sürülür.

Üstün yarar nedir, nasıl ispatlanır?

  • Kural: Rejim sona erdiğinde üstün yararı olduğunu ispat eden eş, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vererek paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m. 248/2).
  • Hakkın niteliği: Bu istem, kanuni önalım hakkına benzeyen kurucu yenilik doğuran bir haktır (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).
  • İki yönü: Hüküm hem mülkiyet hakkına yasal bir sınırlama getirir hem de paylı mülkiyetin sona erme yollarından birini oluşturur.
  • İspat yükü: Üstün yararın, bunu ileri süren eş tarafından kanıtlanması gerekir.
  • Somut ölçüt: Malın mesleğin icra edildiği yer olması gibi somut bir bağ üstün yararı ortaya koyar; genel ifadeler yeterli değildir.
  • Anlaşma önceliği: Eşler paylaşma biçiminde anlaşabilir; anlaşamazlarsa üstün yarara dayalı dava açılır.

Üstün yarar kanıtlanamazsa

  • Genel hüküm: Üstün hukuki yarar kanıtlanamazsa paylı mülkiyet, paylaşmaya ilişkin genel hükme göre giderilir (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).
  • Sonuç: Mal aynen bölünebiliyorsa bölünür, bölünemiyorsa satılarak bedeli paylaştırılır.
  • Kural: Tasfiyeyi isteyen eşin hakkı kural olarak ayni değil şahsi bir alacak hakkıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/1532 E., 2024/2592 K., 18.04.2024).
  • İstisnalar: Mülkiyet istemi ancak paylı malda üstün yararın kanıtlanması ile aile konutu ve ev eşyası hâllerinde mümkündür.
  • Sınırlı sayı: Bu istisnalar kanunda tahdidî olarak sayılmıştır; başka bir gerekçeyle tapu iptali ve tescil istenemez.
  • Paylaşmalı rejimdeki karşılıkları: Üstün yarar için TMK m. 248/2, aile konutu ve ev eşyası için TMK m. 254 ve TMK m. 255.

Ödenecek bedel nasıl belirlenir?

  • Ölçüt: Paylaşmalı mal ayrılığında payın "ödeme günündeki karşılığı" verilir (TMK m. 248/2).
  • Karşılaştırma: Edinilmiş mallara katılmada ise mallar "tasfiye anındaki değerleriyle" hesaba katılır (TMK m. 235).
  • Uygulama: İki ölçüt arasında bütünlük sağlamak için değerin karar tarihine yakın bir tarihe göre belirlenmesi kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).
  • Amaç: Böylece payını devredecek eşin değer kaybına uğraması önlenir.
  • Fedakârlığın denkleştirilmesi: Madde yalnız payın değerinden söz etse de, payını devreden eşin uğradığı bütün zararların karşılanması gerekir.
  • Eski rapor sorunu: Yıllar önce alınmış bilirkişi raporundaki değer esas alınamaz; karar aşamasında değer güncellenir.

Paylı mülkiyette pay oranı

  • Kayda güven: Tapu ya da sicilde eşler adına yarı yarıya kayıtlı mal, paylı mülkiyete konudur.
  • Karşılıklı bağış: Malı serbest iradeleriyle yarı paylı tescil ettiren eşler, varsa fazla haklarını karşılıklı bağışlamış sayılırlar (Yargıtay 8. HD, 2011/4244 E., 2011/5212 K., 18.10.2011).
  • Sonuç: Alımdaki katkı oranı tartışılmaz; tartışma payın kime özgüleneceği ve bedeline yoğunlaşır.
  • İstisna: Bağış iradesinin bulunmadığı özel durumlar ileri sürülüp ispatlanabilir.
  • Paylaştırma sırası: Paylaştırmanın ayın olarak yapılması asıldır; mümkün değilse bedel eklenerek paylar denkleştirilir (Yargıtay 2. HD, 2023/1310 E., 2024/6903 K., 07.10.2024).
  • Değer: Bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerine göre hesaplanır ve tasfiye tarihi karar tarihidir.

Görev, yetki ve usul

  • Görev: Bu davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).
  • Yetki: Taşınmazlar bakımından yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
  • Ön koşul: Boşanma sebebiyle sona ermede tasfiye hükmü, boşanma kararı kesinleşmeden kurulamaz (TMK m. 247).
  • Talep biçimi: Dilekçede hangi malın, hangi üstün yarara dayanılarak istendiği açıkça belirtilmelidir.
  • Ödeme: Bedelin hükümde belirtilen biçimde ve süre içinde ödenmesi, tescilin koşuludur.
  • Terditli istem: Üstün yarar kabul edilmezse bedel alacağına hükmedilmesi terditli olarak istenebilir.
Uygulamada

Paylaşmalı mal ayrılığı sona erdiğinde önce iki listeyi ayırın: birinci listede yalnız size ait olup eşinizde bulunan mallar, ikinci listede ise ikinizin adına kayıtlı paylı mallar yer alsın. Birinci listedeki mallar için aynen iade isteyin; bedel ödemeniz gerekmez, ancak malın size ait olduğunu belgelemeniz gerekir. İkinci listedeki bir malı bölünmeden almak istiyorsanız üstün yararınızı somutlaştırın: o taşınmazda mesleğinizi icra ediyor olmanız, iş yerinizin orada bulunması ya da çocukların düzeninin ona bağlı olması gibi ölçülebilir bir bağ gösterin; "daha çok ihtiyacım var" biçimindeki genel ifadeler sonuç vermez. Ödeyeceğiniz bedeli baştan planlayın: bu bedel eski bir raporun rakamı değil, karara yakın tarihteki gerçek değerdir ve karşı tarafın uğradığı zararlar da gözetilir. Dilekçenizde terditli istemde bulunun: üstün yararınız kabul edilmezse malın satışıyla paylaşma ya da bedel alacağı isteyin. Son olarak görev ve yetkiye dikkat edin: dava aile mahkemesinde, taşınmazlar bakımından taşınmazın bulunduğu yerde açılır.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2009/6961 E. · 2010/1449 K.30.03.2010

Üstün yarara dayanan özgüleme istemi, kanuni önalım hakkına benzeyen kurucu yenilik doğuran bir haktır ve üstün yararı isteyen ispatlar

Eşler adına yarı yarıya paylı kayıtlı bir mesken, eşlerden biri tarafından diş hekimliği muayenehanesi olarak kullanılıyordu. Bu eş, üstün yararı bulunduğunu ileri sürerek diğerinin payının iptali ile bedeli karşılığında kendi adına tescilini istedi.

“Davacı tarafın dayandığı TMK'nın 226/2. fıkrasında, "tasfiye sırasında, paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir" denilmektedir. Maddenin bu fıkrasıyla eşlerin paylı mülkiyetinde bulunan bir malın belli koşullar altında paylaşım yapılmadan eşlerden birine verilmesi öngörülmüştür. Buna göre daha üstün bir yarar sahibi olduğunu kanıtlayan ve diğer eşin payını ödeyen eş, paylaşımı önleyebilecek, paylı mülkün kendisine verilmesini sağlayabilecektir. TMK'nın 226/2. fıkrası, hem mülkiyet hakkına getiren bir yasal sınırlama ve hem de, paylı mülkiyetin sona erme yollarından birisini öngörmektedir. Bu hükme dayanan eş; yasadan doğan bir hakkını kullanmaktadır. Bu hükmün emredici nitelikte olmadığı doktrinde hakim görüş tarafından ifade edilmektedir. Anılan maddede tanımlanan hakkın hukuki niteliği doktrinde oldukça tartışmalı olmakla beraber "kurucu yenilik doğuran hak niteliğindeki bir yasal onalım hakkı" (kanuni şufa hakkı) olduğu söylenebilir.”

Ne anlama geliyor? Daire, üstün yarara dayanan istemin hukuki niteliğini belirlemiştir: bu hüküm hem mülkiyet hakkına yasal bir sınırlama getirir hem de paylı mülkiyetin sona erme yollarından birini oluşturur. Kararda üstün yararın davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, somut olayda ise taşınmazın meslek icrası için muayenehane olarak kullanılmasının üstün yararı ortaya koyduğu kabul edilmiştir. Aynı kural paylaşmalı mal ayrılığı için TMK m. 248/2'de yer alır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2009/6961 E. · 2010/1449 K.30.03.2010

Üstün yarar kanıtlanamazsa paylı mülkiyet genel hükümlere göre giderilir; ödemede fedakârlığın denkleştirilmesi gözetilir

Aynı dosyada, üstün yarara dayanan istemin koşulları oluşmazsa hangi yola başvurulacağı ve payını devredecek eşin zararının nasıl karşılanacağı tartışıldı.

“Eşler arasındaki mal rejimi 4721 sayılı TMK'nın öngördüğü biçimde hangi nedenle olursa olsun son bulduğunda, mal rejiminin tasfiyesine gidilir. Amaç, ilkönce eşlerin mal varlıklarını birbirinden ayırmaktır. TMK'nın 226/2. fıkrasının öngördüğü çözüm biçimi konusunda eşler anlaşamadıkları takdirde diğer eşin üstün yararı bulunduğu hukuki sebebine dayanarak bu tür davaları açma hakkına sahiptir. Üstün hukuki yararın kanıtlanamaması halinde ise, bu takdirde eşlerin başvuracağı yöntem TMK'nın 699. maddesinde öngörülen paylaşma biçimi olacaktır. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi aşamasında ve eşler arasındaki her türlü paylı mülkiyet ilişkilerinde TMK'nın 226/2. fıkrası uygulama alanı bulabilmektedir. Madde metninde sadece istekte bulunan eşin payın değerinin ödenmesi öngörülmüş ise de, paylı mülkiyette bulunan ve payını devredecek olan tarafın uğramış olduğu bütün zararların karşılanması gerekeceğinin de kabulü gerekir. Bu nedenle sözü edilen madde uygulanırken "fedakarlığın (özverinin) denkleştirilmesi" kuralı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle bir ödeme yapılması öngörülmüştür. Biçimsel olarak bu tür davalar kanuni şuf'a hakkıyla ilgili davalara benzemektedir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Taşınmazlar bakımından yetkili mahkeme ise, taşınmazların bulunduğu yer mahkemesidir (HUMK m. 13).”

Ne anlama geliyor? Karar üç pratik bilgi verir. Üstün yarar kanıtlanamazsa paylı mülkiyet, paylaşmaya ilişkin genel hükme göre giderilir. Madde yalnız payın değerinin ödenmesinden söz etse de, payını devredecek eşin uğradığı bütün zararların karşılanması gerekir; bu nedenle fedakârlığın denkleştirilmesi kuralı çerçevesinde inceleme yapılır. Bu davalarda görevli mahkeme aile mahkemesi, taşınmazlarda yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2009/6961 E. · 2010/1449 K.30.03.2010

Ödenecek pay bedeli, karar tarihine yakın bir tarihteki değere göre belirlenir

Mahkeme, 2006 tarihli bilirkişi raporundaki 140.000 TL'lik değer ile 2009 tarihli raporda belirlenen 20.000 TL'lik ek değeri toplayarak pay bedelini hesaplamıştı. Karar tarihine en yakın rapor ise taşınmazın değerini 170.000 TL olarak belirlemişti.

“248. madde ödeme günündeki karşılığını, 235. madde ise, tasfiye anındaki değerini öngörmüştür. O halde bütünlük sağlamak açısından TMK'nın 226/2. fıkrasında öngörülen paylı mülkiyetteki payı için, "tasfiye anındaki ve ödeme günündeki" kavramlar da gözetilerek, bu tarihin karar tarihine yakın bir tarih olarak kabul edilmesi uygun olacaktır.”

Ne anlama geliyor? Daire, iki maddedeki farklı ölçütleri karşılaştırmıştır: paylaşmalı mal ayrılığı için TMK m. 248 "ödeme günündeki karşılık", edinilmiş mallar için TMK m. 235 ise "tasfiye anındaki değer" demektedir. Bütünlük sağlamak için değerin karar tarihine yakın bir tarihe göre belirlenmesi gerekir. Böylece payını devredecek eşin zarara uğraması önlenir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/1310 E. · 2024/6903 K.07.10.2024

Paylaştırmada ayın olarak verme asıldır; mümkün değilse bedel eklenerek paylar denkleştirilir ve tasfiye anındaki sürüm değeri esas alınır

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin tasfiyesi istemiyle açılan davada, tasfiye konusu taşınmaz yargılama sırasında üçüncü kişiye devredilmiş, ayni hakka dayalı istem para alacağına dönüşmüştü.

“Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde paylaştırmanın ayın olarak yapılması asıl olup bunun mümkün olmaması halinde bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilerek eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm (rayiç) değerlerine göre hesaplanır (4721 sayılı Kanun md. 247/2, 248/2, 249/1 ve 253/1). Yargıtay uygulamalarına göre, edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi tasfiye tarihi, karar tarihidir.”

Ne anlama geliyor? Daire, paylaşmalı mal ayrılığında paylaştırmanın sırasını göstermiştir: önce malın aynen verilmesi denenir, bu mümkün değilse bedel eklenerek paylar denkleştirilir. Bedelin hesabında malların tasfiye anındaki sürüm değeri esas alınır ve tasfiye tarihi karar tarihidir. Karar, TMK m. 247/2, 248/2, 249/1 ve 253/1 hükümlerini bir arada uygular.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/1532 E. · 2024/2592 K.18.04.2024

Tasfiyeden doğan hak kural olarak şahsi alacak hakkıdır; mülkiyet istemi ancak sayılı istisnalarda mümkündür

Mal rejiminin tasfiyesi davasında eşlerden biri, katılma alacağı yanında tapu iptali ve tescil de istedi. Dosyada paylı malda üstün yarar ya da aile konutu iddiası bulunmuyordu.

“mal rejimi sona erdiğinde eşlerin tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları doğduğuna ve kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamayacağı, mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe tanınan hakkın ayni olmayıp, şahsi alacak hakkı olduğu, bu kuralın istisnaları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 226/2 nci maddesinde (alacaklı eşin tasfiyeye konu paylı malda üstün yararını kanıtlaması) ve 240 ıncı maddesinde (aile konutu veya eşyanın söz konusu olması) tahdidi olarak belirtildiği, somut olayda açıklanan istisnai durumlar da mevcut olmadığına göre Mahkemece erkeğin tapu iptali tescil talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı”

Ne anlama geliyor? Daire, tapu iptali ve tescil isteminin reddini yerinde bulmuştur. Kural, tasfiyeyi isteyen eşin ayni değil şahsi bir alacak hakkına sahip olmasıdır. Bu kuralın istisnaları sınırlı sayıdadır: paylı malda üstün yararın kanıtlanması ve aile konutu ile ev eşyasının söz konusu olması. Paylaşmalı mal ayrılığında bu istisnaların karşılıkları TMK m. 248/2 ve m. 255'tir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2011/4244 E. · 2011/5212 K.18.10.2011

Eşler bir malı serbest iradeleriyle yarı paylı olarak adlarına tescil ettirmişlerse, varsa fazla haklarını karşılıklı bağışlamış sayılırlar

Evlilik içinde alınan araç, eşler adına yarı yarıya paylı olarak tescil edilmişti. Eşlerden biri, alımda evlenme öncesi aldığı kıdem tazminatıyla katkıda bulunduğunu ileri sürerek bu tutarın iadesini istedi.

“Öncelikle aracın alımında tarafların kişisel malları ile katkıda bulunup bulunmadıkları irdelenmeden her ne şekilde alınırsa alınsın taraflar serbest iradeleri ile yarı paylı şekilde adlarına tescil ettirdiklerine göre varsa haklarını diğer tarafa bağışlamış oldukları düşünülmelidir.”

Ne anlama geliyor? Daire, malın paylı olarak tescil edilmiş olmasına hukuki bir anlam yüklemiştir: taraflar malı serbest iradeleriyle yarı paylı tescil ettirmişlerse, kim ne kadar katkıda bulunmuş olursa olsun fazla hakların karşılıklı bağışlandığı kabul edilir. Bu nedenle paylı mülkiyette pay oranı tartışılmaz; tartışma yalnız payın kime özgüleneceği ve bedelinin ne olacağı üzerinde yoğunlaşır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 248- Madde İsviçre Medenî Kanununun 251 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda maddeyi karşılayan hüküm yoktur. Madde, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, malların nasıl geri alınacağını düzenlemektedir. Bu mal rejiminde ilke olarak her eş, kendi malını muhafaza eder, malı diğer eşte bulunuyorsa birinci fıkraya göre onu geri istemek hakkına sahiptir. Maddenin ikinci fıkrasıyla mal ayrılığı rejiminin sona ermesi hâlinde, eşlerin paylı mülkü olan bir malın, kendisine özgülenmesinde üstün yararı olduğunu ispat eden eş, ödeme günündeki karşılığını ödemek suretiyle bu malın kendisine özgülenmesini isteme hakkına sahip olmaktadır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 97

Gerekçe, maddenin iki fıkrasının farklı işlevini açıkça ortaya koyar: birinci fıkra kendi malını geri alma, ikinci fıkra ise paylı malın özgülenmesi hakkındadır. Adalet Komisyonu, Tasarının 248. maddesinin ikinci fıkrasındaki "ödemek" kelimesini "vermek" şeklinde değiştirmiştir (S. Sayısı 723, s. 313). Bu değişiklik, karşılığın yalnız para olarak ödenmek zorunda olmadığına, başka biçimlerde de verilebileceğine işaret eder.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçenin belirttiği gibi, eski Kanun'da bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktu. Bununla birlikte 743 sayılı Kanun, mal ayrılığına geçilmesi hâlinde her eşin kendi mallarını geri alacağını düzenlemişti; üstün yarara dayanan özgüleme ise 4721 sayılı Kanun'la getirilmiştir.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 181

Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olup ta evliliğin devamı esnasında akit veya diğer bir sebeple mal ayrılığı vukuunda alacaklıların hakları mahfuz kalmak şartiyle karı kocadan her biri kendi mallarını geri alır.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 1814721 sayılı Kanun m. 248
Geri almaVarVar
Paylı malın özgülenmesiYokVar
Üstün yarar ölçütüYokVar
KarşılıkDüzenlenmemişÖdeme günündeki karşılık
Alacaklıların haklarıAçıkça saklıGenel hükümlere tabi

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; üstün yarara dayalı özgüleme hukukumuza girdi4721 s. K.

Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Paylı bir malın size özgülenmesini istiyor ya da bu isteme karşı savunma hazırlıyorsanız dosyanızı değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 248 ne diyor?

Her eş diğer eşte bulunan mallarını geri alır; rejim sona erdiğinde üstün yararı olduğunu ispat eden eş, payın ödeme günündeki karşılığını vererek paylı malın kendisine verilmesini isteyebilir.

Kendi malımı geri almak için bedel öder miyim?

Hayır; birinci fıkraya dayanan iade isteminde bedel söz konusu değildir.

Malın bana ait olduğunu nasıl ispatlarım?

Fatura, sözleşme, banka kaydı gibi delillerle (TMK m. 245).

İspatlayamazsam ne olur?

Mal paylı mülkiyette sayılır ve ikinci fıkranın konusuna girer.

Üstün yarar ne demek?

Malın bölünmeden size verilmesini haklı kılan somut ve ispatlanmış menfaattir.

Üstün yararı kim ispatlar?
Hangi durumlar üstün yarar sayılır?

Örneğin taşınmazın mesleğinizi icra ettiğiniz yer olması (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).

"Daha çok ihtiyacım var" demek yeterli mi?

Hayır; somut ve ölçülebilir bir bağ gösterilmelidir.

Bu hakkın hukuki niteliği nedir?

Kanuni önalım hakkına benzeyen kurucu yenilik doğuran bir haktır (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).

Üstün yararı ispatlayamazsam ne olur?

Paylı mülkiyet genel hükümlere göre giderilir; mal bölünür ya da satılır.

Ne kadar ödeyeceğim?

Eşinizin payının ödeme günündeki karşılığını.

Değer hangi tarihe göre belirlenir?

Karar tarihine yakın bir tarihe göre (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).

Eski bilirkişi raporu kullanılabilir mi?

Hayır; karar aşamasında değer güncellenir.

Karşı tarafın zararları da karşılanır mı?

Evet; fedakârlığın denkleştirilmesi kuralı çerçevesinde inceleme yapılır.

Tapu iptali ve tescil her zaman istenebilir mi?

Hayır; tasfiyeden doğan hak kural olarak şahsi alacaktır (Yargıtay 2. HD, 2023/1532 E., 2024/2592 K., 18.04.2024).

İstisnalar nelerdir?

Paylı malda üstün yarar ile aile konutu ve ev eşyası hâlleri (Yargıtay 2. HD, 2023/1532 E., 2024/2592 K., 18.04.2024).

Yarı paylı aldığımız malda katkı oranı tartışılır mı?

Kural olarak hayır; fazla haklar karşılıklı bağışlanmış sayılır (Yargıtay 8. HD, 2011/4244 E., 2011/5212 K., 18.10.2011).

Paylaştırma önce nasıl yapılır?

Ayın olarak; mümkün değilse bedel eklenerek paylar denkleştirilir (Yargıtay 2. HD, 2023/1310 E., 2024/6903 K., 07.10.2024).

Hangi mahkemede dava açılır?
Taşınmazlarda yetkili mahkeme neresi?

Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi (Yargıtay 8. HD, 2009/6961 E., 2010/1449 K., 30.03.2010).

Boşanma kesinleşmeden tasfiyeye karar verilir mi?

Hayır; kesinleşme beklenir (TMK m. 247).

Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?

Geri alma vardı; üstün yarara dayalı özgüleme yoktu (743 s. K. m. 181).

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 23 Eylül 2026 · Son güncelleme: 23 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp