Türk Medeni Kanunu · Vesayetin Sona Ermesinin Sonuçları

TMK Madde 492: Vesayetten Doğan Tazminat Davasında Olağan Zamanaşımı

Türk Medeni Kanunu'nun 492. maddesi, vesayetten doğan tazminat davalarında olağan zamanaşımını düzenler. Bu sayfada vasi ve kayyıma karşı davada sürenin ne zaman başladığını, Devlete karşı davalardaki süreleri, rücu davasını, kesin hesap tebliğ edilmemişse sürenin durumunu, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 1 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Üçüncü Bölüm: Vesayetin Sona Ermesi › Üçüncü Ayırım: Vesayetin Sona Ermesinin Sonuçları › D. Sorumluluk davasında zamanaşımı

I. Olağan zamanaşımı

Madde 492

  1. (1)Sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
  2. (2)Tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı açılacak tazminat davasının zamanaşımı süresi, zararın vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıldır.
  3. (3)Vesayet dairelerinde görevli olanların sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı Devlete karşı açılacak davaların zamanaşımı genel hükümlere tâbidir.
  4. (4)Devletin rücu davası, rücu hakkının doğumunun üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 492 ne düzenler?
  3. Vasi ve kayyıma karşı dava: kesin hesabın tebliğinden bir yıl
  4. Devlete karşı davalar ve rücu
  5. Maddenin uygulama alanı
  6. Olağanüstü zamanaşımı ile ilişki
  7. Yargıtay kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 492, vesayetten doğan tazminat davalarında dört ayrı zamanaşımı kuralı içerir. Sorumlu vasi ve kayyıma karşı tazminat davası, kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı dava, bu durumun anlaşılmasından başlayarak bir yıldır. Vesayet dairelerinde görevli olanların verdiği zararlar için Devlete karşı davalarda genel hükümler uygulanır; Devletin rücu davası ise rücu hakkının doğumundan itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar. Yargıtay, kesin hesap tebliğ edilmediği sürece vasinin sorumluluğunun devam ettiğini ve zamanaşımı koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014).

Olağan zamanaşımı
Vesayetten doğan tazminat davalarında 492. maddede öngörülen süreler (TMK m. 492).
Kesin hesabın tebliği
Vesayet makamının kesin hesabı, tazminat davası açma hakkını belirterek ilgililere bildirmesi (TMK m. 491/2).
Rücu davası
Zararı tazmin eden Devletin, zararın doğmasında kusurlu olanlara başvurması (TMK m. 468).

TMK 492 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Vasi ve kayyımKesin hesabın tebliğinden başlayarak bir yılTMK m. 492/1
Devlet (tazmin ettirilemeyen zarar)Tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yılTMK m. 492/2
Devlet (vesayet dairelerindeki görevliler)Genel hükümlerTMK m. 492/3
Devletin rücu davasıRücu hakkının doğumundan başlayarak bir yılTMK m. 492/4
Olağanüstü zamanaşımıSonradan öğrenilen hesap yanlışlığı; her hâlde on yılTMK m. 493
SorumlulukVasinin ve Devletin sorumluluğuTMK m. 467, 468
Eski Kanun743 sayılı Kanun m. 436Gerekçe, s. 157

TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 436. maddesini karşılar ve konu ve kenar başlıklarıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır; yeni düzenleme vesayet organlarının sorumluluğunu eskisinden farklı esaslara bağladığından zamanaşımı da buna göre düzenlenmiştir. Gerekçe, yasal danışmanlar için kesin hesap söz konusu olmadığından onlara karşı davaların genel hükümlere tabi olacağını da belirtir (S. Sayısı 723, s. 157). Tasarının 492. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (s. 479).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, vasi ve kayyıma karşı davada bir yıllık sürenin vesayetin sona ermesinden değil, kesin hesabın tebliğinden başlamasıdır; kesin hesap tebliğ edilmemişse Yargıtay zamanaşımı koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014). İkinci nokta, Devlete karşı davalarda sürenin zararın türüne göre ayrılmasıdır. Üçüncü nokta, maddenin vesayetten doğan tazminat davalarına ilişkin olmasıdır; gaip adına atanan yönetim kayyımından gelirlerini isteyen gerçek malikin davasında 492. madde uygulanmamıştır (Yargıtay 8. HD, 2019/6484 E., 2020/1593 K., 19.02.2020).

Vasi ve kayyıma karşı dava: kesin hesabın tebliğinden bir yıl

  • Süre: Bir yıl.
  • Başlangıç: Kesin hesabın tebliğ edildiği tarih.
  • Tebliğ yoksa: Süre işlemeye başlamaz.

Birinci fıkraya göre sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası, kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Vesayet makamı kesin hesabı, onay veya red kararıyla birlikte ve tazminat davası açma hakkını belirterek vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye tebliğ eder (TMK m. 491). Vasinin sorumluluğu, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla verdiği zarara ilişkindir (TMK m. 467).

Yargıtay, küçükler üzerindeki vesayetin erginlikle kendiliğinden sona erdiği bir olayda vasiye karşı tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddini doğru bulmamış; 489 ve devamı maddelerdeki kesin hesap ve tebliğ işlemleri yerine getirilmediği için vasinin sorumluluğunun devam ettiğini ve zamanaşımı koşullarının oluşmadığını belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014). Vesayet makamınca bilirkişiden alınan raporun son rapor ve kesin hesap niteliğinde sayıldığı ve ilgililere tebliğ edildiği başka bir olayda ise karar onanmıştır (Yargıtay 18. HD, 2015/21503 E., 2016/7173 K., 03.05.2016).

Devlete karşı davalar ve rücu

  • Tazmin ettirilemeyen zarar: Anlaşılmasından başlayarak bir yıl.
  • Vesayet dairelerindeki görevliler: Genel hükümler.
  • Rücu: Rücu hakkının doğumundan başlayarak bir yıl.

Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebep oldukları zararlardan doğrudan doğruya, vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur (TMK m. 468). 492. madde bu iki sorumluluk türü için farklı süreler öngörür: tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı dava, zararın vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıldır; vesayet dairelerinde görevli olanların verdiği zararlar için Devlete karşı açılacak davalarda ise genel hükümler uygulanır. Zararı tazmin eden Devletin rücu davası, rücu hakkının doğumunun üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Gerekçe, yasal danışmanlar için kesin hesap söz konusu olmayacağından onlara karşı açılacak davaların zamanaşımının genel hükümlere tabi olacağını belirtir (S. Sayısı 723, s. 157). Vesayetle ilgili tazminat ve rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür (TMK m. 469).

Maddenin uygulama alanı

  • Kapsam: Vesayetten doğan tazminat davaları.
  • Kayyım: Vasi hakkındaki hükümler kayyıma da uygulanır.
  • Sınır: Gerçek malikin gaip kayyımından gelir istemi bu kapsamda görülmemiştir.

Kanun, vasi hakkındaki hükümlerin aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanacağını öngörür (TMK m. 403). Yargıtay, gaip olan kişi adına atanan yönetim kayyımından, taşınmazın gerçek maliki olduğu sonradan anlaşılan bir vakfın yönetim döneminde elde edilen gelirleri istemesini 492. madde kapsamında görmemiş; olaya miras sebebiyle istihkak davasının zamanaşımını düzenleyen hükmü uygulamış ve davanın bu süre geçtiği için reddinin sonucu itibarıyla doğru olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2019/6484 E., 2020/1593 K., 19.02.2020).

Olağanüstü zamanaşımı ile ilişki

  • Sonradan öğrenilen sebep: Öğrenmeden başlayarak bir yıl.
  • Üst sınır: Her hâlde kesin hesabın tebliğinden on yıl.
  • Eski Kanun: Vesayet daireleri üyeleri ve Hazine aleyhine vesayet sürerken zamanaşımı işlemiyordu.

Olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığına veya sorumluluk sebebine dayanan tazminat davası, bunun öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabilir; vesayetten doğan tazminat davaları her hâlde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 493). Eski Kanun, vesayet altındaki kişi vesayetten kurtulmadıkça vesayet daireleri üyeleri ve Hazine aleyhine zamanaşımının işlemeyeceğini ayrıca belirtiyordu; yeni metinde bu cümleye yer verilmemiştir.

Uygulamada

Vesayetten çıktıysanız veya vesayet altındaki kişinin mirasçısıysanız, kesin hesabın size hangi tarihte tebliğ edildiğini ve tebliğde tazminat davası açma hakkınızın belirtilip belirtilmediğini kontrol edin; vasi veya kayyıma karşı dava için bir yıllık süre bu tarihten başlar (TMK m. 492). Zarar vasiye ödetilemiyorsa, Devlete karşı davada sürenin bunun anlaşılmasından başladığını dikkate alın. Kesin hesap hiç tebliğ edilmediyse, vesayet makamından kesin hesap sürecinin tamamlanmasını isteyin.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki karar, 492. maddedeki olağan zamanaşımının uygulama alanını konu alan kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2019/6484 E. · 2020/1593 K.19.02.2020

Gerçek malikin, gaip adına atanan yönetim kayyımından taşınmaz gelirlerini istemesi 492. maddenin değil miras sebebiyle istihkak zamanaşımına tabidir

Bir taşınmaz kadastroda bir kişi adına tescil edilmiş, bu kişinin gaip olması nedeniyle mal memuru yönetim kayyımı olarak atanmış ve kayyım taşınmazı yıllarca yönetip kira ve ecrimisil geliri elde etmişti. Daha sonra taşınmazın gerçek maliki olduğu anlaşılan bir vakıf adına tapu tescil edildi. Vakıf, kayyımın yönetim döneminde elde edilen gelirlerin faiziyle tahsilini istedi. Mahkeme, sebepsiz zenginleşme zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davayı reddetti.

“Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı kayyımın Kanun'dan dolayı mahkeme kararı ile taşınmazı yönettiği, dolayısı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 77 ve devamı maddeleri kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağı, yine vasi ve kayyımın sorumluluğuna dair açılacak tazminat davasına dair TMK'nin 492.maddesindeki zamanaşımı maddesinin de somut uyuşmazlıkta uygulama yeri olmadığı, uyuşmazlıkta uygulanması gereken maddenin TMK'nin 585.maddesi göndermesi ile aynı Kanun'un 639.madde hükmü olduğu, buna göre iyiniyetli davalıya karşı açılacak davada öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, dava konusu taşınmazın 5737 sayılı Vakıflar Yasanın Geçici 7.maddesinin (a) bendi uyarınca Vakıflar Meclisi Kararıyla 14.09.2010 tarih ve 11270 yevmiye no ile tapuda davacı Vakıf adına tescil edildiği, son öğrenme tarihinin tapuya tescil tarihi olduğu, buna göre davanın açıldığı 21.05.2014 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.”

Ne anlama geliyor? Karar, 492. maddenin uygulama alanını gösterir. Daire, vasi hakkındaki hükümlerin kayyıma da uygulandığını (TMK m. 403) ve 492. maddenin sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davasında bir yıllık zamanaşımını kesin hesabın tebliğinden başlattığını hatırlatmıştır. Ancak taşınmazın gerçek malikinin gaip adına atanan yönetim kayyımından gelirleri istemesini bu kapsamda görmemiş; olaya gaipliğe ilişkin 585. madde aracılığıyla miras sebebiyle istihkak zamanaşımını düzenleyen 639. maddeyi uygulamıştır. Daire, bu zamanaşımının da dolduğunu belirterek ret kararını gerekçesini düzelterek onamıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 492- Yürürlükteki Kanunun 436 ncı maddesini karşılamakta olan madde konu ve kenar başlıklarıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır. Yeni düzenleme vesayet organlarının sorumluluğu eskisinden farklı esaslara bağlandığından sorumluluğa ilişkin zamanaşımının düzenlenmesinde de bu husus dikkate alınmıştır. Sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımına tâbi olacaktır. Yasal danışmanlar için kesin hesap söz konusu olmayacağı cihetle bunlara karşı açılacak davaların zamanaşımı genel hükümlere tâbi olacaktır. Devlete karşı açılacak tazminat davalarında, vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilmeyeceği anlaşılan zararlar açısından, bu durumun anlaşılmasından itibaren bir yıllık bir zamanaşımı söz konusu olacaktır. Buna karşılık, vesayet makamlarında görevli olanların sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı Devlete karşı açılacak davaların zamanaşımı genel hükümlere tâbi olacaktır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 157

Tasarının 492. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 479); Kanun metni Tasarı metniyle aynıdır.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 436. maddeydi; madde "Mesuliyet davası" başlığı altında "Adi müruru zaman" kenar başlığını taşıyordu.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 436 (mülga)

Vasinin mesuliyetine veya vesayet daireleri azasının doğrudan doğruya mesuliyetlerine müteallik davalarda müruru zaman müddeti hesabı katinin tevdiinden itibaren bir senedir. Doğrudan doğruya tazmin ile mükellef olmayıp da yalnız zararın ödenemiyen miktariyle mesul olan vesayet daireleri azası ve hazine aleyhindeki davaların müruru zamanı, birinci derecede mesul olanların zararı ödiyemiyecekleri tahakkuk ettiği tarihten itibaren bir senedir. Vesayet altındaki kimse, vesayetten kurtulmadıkça vesayet daireleri azası ile Hazine aleyhinde, müruru zaman ceryan etmez.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 4364721 sayılı Kanun m. 492
Vasiye karşı davaHesabı katinin tevdiinden itibaren bir seneKesin hesabın tebliğinden başlayarak bir yıl
KayyımMaddede ayrıca anılmıyorVasiyle birlikte anılıyor
Vesayet daireleri görevlileriDoğrudan sorumlu üyeler: hesabın tevdiinden bir seneDevlete karşı dava; genel hükümler
Ödenemeyen zararVesayet daireleri üyeleri ve Hazine: ödenemeyeceğinin tahakkukundan bir seneDevlete karşı: tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından bir yıl
RücuMaddede yokRücu hakkının doğumundan bir yıl
Vesayet sürerkenVesayet daireleri üyeleri ve Hazine aleyhine zamanaşımı işlemezMaddede yok

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
Tasarı aşamasıAdalet Komisyonu maddeyi aynen kabul ettiS. Sayısı 723, s. 479
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 492. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Vasiye veya Devlete karşı tazminat davasında zamanaşımı ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 492 ne diyor?

Vesayetten doğan tazminat davalarında olağan zamanaşımını; vasi ve kayyım, Devlet ve Devletin rücu davası için ayrı ayrı düzenler.

Vasiye karşı tazminat davası ne kadar sürede açılmalı?

Kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl içinde (TMK m. 492/1).

Süre vesayetin sona erdiği tarihten mi başlar?

Hayır; kesin hesabın tebliğinden başlar. Kesin hesap tebliğ edilmemişse zamanaşımı koşulları oluşmamış sayılmıştır (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014).

Kayyıma karşı dava için de aynı süre mi geçerli?

Evet; madde sorumlu vasi ve kayyımı birlikte anar (TMK m. 492/1).

Yasal danışmana karşı davada süre nedir?

Gerekçeye göre yasal danışmanlar için kesin hesap söz konusu olmadığından genel hükümler uygulanır (S. Sayısı 723, s. 157).

Zarar vasiye ödetilemiyorsa Devlete ne zamana kadar dava açılır?

Zararın vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıl içinde (TMK m. 492/2).

Vesayet dairesindeki görevlilerin verdiği zararda süre nedir?

Devlete karşı açılacak bu davalarda genel hükümler uygulanır (TMK m. 492/3).

Devletin rücu davası ne zaman zamanaşımına uğrar?

Rücu hakkının doğumunun üzerinden bir yıl geçmekle (TMK m. 492/4).

Gaip kayyımından gelir isteyen gerçek malik bu süreye tabi mi?

Hayır; bir olayda miras sebebiyle istihkak zamanaşımı uygulanmıştır (Yargıtay 8. HD, 2019/6484 E., 2020/1593 K., 19.02.2020).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 436. maddesi. Madde sorumluluk sistemindeki değişikliğe uygun olarak yeniden yazılmıştır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp