13. Bölüm · Dördüncü Kısım: Beyanların Değerlendirilmesi

Soyut, Genel ve Yer-Zaman İçermeyen Beyanlar

Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Davalarında Tanık Beyanları kitabının 13. bölümü. Kitabın tamamı bu sitede ücretsiz okunur.

Bu sayfada
  1. Soyut beyan nedir?
  2. Soyut beyan neden kusur ispatına yetmez?
  3. Fiili ayrılığı anlatan tanık terki ispatlamış olur mu?
  4. Tanığın kişisel kanaati vakıa yerine geçer mi?
  5. Her olayın tarihi verilmezse beyan soyut mu sayılır?
  6. Tanığın beyanı nasıl somutlaştırılır?
Kısaca

Tanık beyanının hükme esas alınabilmesi için olayın ne olduğunu, ne zaman ve nerede yaşandığını, nasıl geliştiğini anlatması gerekir. “Sürekli kavga ederlerdi”, “kadın evine bakmazdı”, “erkek hep hakaret ederdi” gibi genel, soyut, yer ve zaman içermeyen, sebep ve saiki açıklanmayan beyanlar evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabule elverişli sayılmaz. Hukuk Genel Kurulu, salt fiili ayrılığı anlatan, terkin ortak hayatı kesme amacıyla yapıldığını açıklamayan soyut beyanlara itibar edilerek boşanmaya karar verilmesini doğru bulmamıştır. Tanığın kişisel kanaati ve değerlendirmesi de vakıa yerine geçmez. Bununla birlikte “soyut” nitelemesi mekanik uygulanamaz: Hukuk Genel Kurulu, on yıl boyunca süren şiddeti bizzat gördüğünü anlatan annenin ve morlukları gören babanın beyanlarını, her olayın tarihi verilmedi diye soyut saymamış; 2026 tarihli bir kararında da sürekli hakaret ve şiddeti, yüzdeki yara izlerini gördüğünü anlatan yakınların beyanlarını görgüye dayalı kabul etmiştir.

Soyut beyan nedir?#

Soyut beyan, tanığın somut bir olay anlatmadan genel bir durum veya kanaat bildirdiği beyandır. Yargıtay kararlarında bu tür beyanlar için “genel, soyut, yer ve zaman belirtilmeyen”, “zamanı belli olmayan, soyut nitelikte, sebep ve saiki açıklanmayan”, “sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak” gibi ifadeler kullanılır. Bu ifadelerin her biri beyanın ayrı bir eksiğine işaret eder:

EksikÖrnek beyanSonuç
Yer ve zaman yok“Erkek kadına hep hakaret ederdi.”Olay somutlaşmadığından ispat sayılmaz
Olayın oluşu anlatılmıyor“Aralarında kavga oldu, küfür etti.”Kim, neden, nasıl belli değil
Sebep ve saik yok“Kadın evden gitti.”Neden gittiği, haklı olup olmadığı anlaşılmıyor
Tarihi belirsiz“Eskiden de böyle şeyler olurdu.”Olayın aftan sonra mı önce mi, davadan sonra mı olduğu bilinmiyor
Kanaat bildiriyor“Kadın iyi bir ev hanımı değildi.”Vakıa değil, tanığın değerlendirmesi

Hukuk Genel Kurulu, bir tanığın beyanında genel ifadeler kullanıldığını, anlatılan olayların hangi tarihte ve nerede gerçekleştiğine dair bilgi bulunmadığını, olayın oluşunun nasıl gerçekleştiğinin anlaşılamadığını ve davalının eşine küfür ettiği söylenmişse de bunun somutlaştırılmadığını tespit ederek bu beyanın kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağına karar vermiştir (Yargıtay HGK, 2022/768 E., 2023/976 K., 18.10.2023).

Soyut beyan neden kusur ispatına yetmez?#

Çünkü hâkim, tanığın bildirdiği genel kanaatin doğru olup olmadığını denetleyemez ve karşı taraf da böyle bir beyana karşı somut bir savunma yapamaz. Ayrıca soyut bir beyandan olayın ne zaman yaşandığı anlaşılamadığı için, olayın affedilip affedilmediği, davadan önce mi sonra mı gerçekleştiği de belirlenemez. Yargıtay, erkeğe yüklenen hakaret vakıasına ilişkin bir tanığın beyanının “zamanı belli olmayan, soyut nitelikte, sebep ve saiki açıklanmayan” olduğunu, olaydan sonra evliliğin devam edip etmediğinin de anlaşılamadığını belirterek bu vakıanın ispatlanmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/10700 E., 2026/5931 K., 02.06.2026).

Güncel kararlarda bu ölçüt sık uygulanır. Kadına kusur olarak yüklenen eşini ve ailesini kötüleme, ev işleriyle ve çocukla ilgilenmeme, borç yapma, küfür ve tehdit gibi vakıalara ilişkin tanık beyanlarının “soyut nitelikte, yer ve zamanı belli olmayan, duyuma dayalı beyanlar” olduğu, bu nedenle usulünce ispatlanamayan bu vakıaların kadına kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/2864 E., 2025/9967 K., 20.11.2025). Başka bir kararda kadına yüklenen vakıalara ilişkin tanık beyanlarının bir kısmının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını kabule elverişli olmayan beyanlar, bir kısmının ise “sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak soyut ve duyuma dayalı izahlardan” ibaret olduğu, bu nedenle kadının boşanmaya sebebiyet verecek bir kusurunun kanıtlanamadığı ve erkeğin davasının reddi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/30 E., 2025/7101 K., 10.09.2025). Şiddet dışındaki vakıalara ilişkin tanık beyanlarının “tarih, zaman ve yer unsuru” içermemesi de aynı sonucu doğurmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/3853 E., 2026/411 K., 15.01.2026).

Fiili ayrılığı anlatan tanık terki ispatlamış olur mu?#

Hayır. Eşlerin ayrı yaşadığını anlatmak, ayrılığın kimin kusuruyla ve hangi amaçla başladığını göstermez. Hukuk Genel Kurulunun bu konudaki kararı soyut beyan ölçütünün en açık uygulamalarından biridir:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2022/771 E. · 2023/1039 K.01.11.2023

Yalnız fiili ayrılığı anlatan soyut beyanlarla birlikte yaşama yükümlülüğünün ihlali ispatlanamaz

Erkek, kadının evi terk ettiğini ileri sürerek genel boşanma sebebine dayalı boşanma davası açmış ve tanık deliline dayanmıştı. Mahkeme, terk vakıasını TMK m. 185’teki birlikte yaşama yükümlülüğünü ihlal eden kusurlu davranış olarak değerlendirip boşanmaya karar vermiş, Özel Dairenin bozma kararına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu oybirliğiyle, TMK m. 164’e göre ileri sürülmeyen terkin TMK m. 166 kapsamında kusur olarak değerlendirilebilmesi için eylemin delillerle somutlaştırılması ve ortak hayatı kesme kastının açıkça ortaya konulması gerektiğini belirttikten sonra şöyle demiştir:

“Yapılan açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde; tarafların 04.12.1995 tarihinde evlendikleri, ortak iki çocuklarının bulunduğu, davacının dava dilekçesinde davalı hakkında ileri sürmüş olduğu iddialarını ispat için tanık deliline dayandığı, dinlenen tanık beyanlarından salt fiili ayrılık hâlinin ispatlandığı, bunun dışında iddia edilen terk eyleminin ortak hayatı kesmek amacıyla yapıldığına dair açıklamaları barındırmadığı gibi beyanların yer ve zaman içermeyen soyut, davalının birlikte yaşama yükümlülüğünü ihlâl ettiğini kabule yetersiz, sebep ve saiki belli olmadığı anlaşılmaktadır.”

Değerlendirme. Karar, “sebep ve saik” ölçütünün ne anlama geldiğini gösterir. Bir eşin evden ayrıldığını anlatan tanık, ayrılığın sebebini (şiddet mi, kavga mı, kendi isteği mi) ve ayrılan eşin amacını anlatamıyorsa, beyanı kusuru değil yalnız ayrılığı ispatlar. Genel Kurul’a göre ayrı yaşama sebebinin iddiayı ileri süren taraftan kaynaklanmadığı da dosyadan hayatın olağan akışına uygun biçimde anlaşılmalıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Tanığın kişisel kanaati vakıa yerine geçer mi?#

Hayır. Tanığın görevi gördüğünü ve duyduğunu anlatmaktır; olayları değerlendirmek ve kimin kusurlu olduğuna karar vermek hâkimin işidir. “Kadın evine bakmazdı”, “erkek sorumsuz biriydi”, “boşanmanın sebebi kadındır” gibi ifadeler tanığın kanaatidir. Bölge adliye mahkemesinin, tanık beyanlarındaki bazı ifadelerin duyuma dayalı olduğunu ve anlatımların tanıkların kişisel kanaatlerinden ibaret bulunduğunu belirterek bu ifadeleri kusur belirlemesinde esas almadığı kararı Yargıtay’ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8943 E., 2024/6875 K., 03.10.2024).

Kanaat ile vakıa arasındaki fark, tanık dinlenirken yapılacak soru ve açıklama istemleriyle giderilebilir. Tanık “evine bakmazdı” dediğinde hâkim “bunu neye dayanarak söylüyorsunuz, hangi olayı gördünüz?” diye sorabilir (HMK m. 261/3); tanık “eve her gittiğimde bulaşıklar yığılıydı, çocuk aç kalmıştı, bir keresinde bayram günü yemek yapılmamıştı” gibi somut gözlemler anlatırsa, beyan vakıaya dönüşür.

Her olayın tarihi verilmezse beyan soyut mu sayılır?#

Hayır, özellikle süreklilik arz eden davranışlarda her olayın tarihini aramak gerekmez. “Soyut” nitelemesinin mekanik biçimde kullanılması, Hukuk Genel Kurulunun bozma sebebi saydığı bir hatadır. Genel Kurul, yaklaşık on yıllık bir evlilikte kadının annesinin damadının kızına vurduğunu bizzat gördüğünü ve şiddetin on yıldır devam ettiğini, babasının da kızında oluşan morlukları gördüğünü anlattığı bir dosyada, bölge adliye mahkemesinin bu beyanları “ne zaman gerçekleştiği belli olmayan, zamanı ve mekanı belirsiz soyut ifadeler” sayarak eşit kusur kabul etmesini doğru bulmamıştır. Genel Kurul’a göre bu anlatımlar bir bütün olarak değerlendirilmeli ve fiziksel şiddetin süreklilik arz ettiği kabul edilmelidir (Yargıtay HGK, 2023/130 E., 2024/147 K., 06.03.2024).

Genel Kurulun Eylül 2026 tarihli bir kararı da aynı yöndedir. Kadının annesi damadının evlilik boyunca kızına sürekli hakaret ettiğini, tehdit ettiğini, onu eve kapattığını ve aileyle görüştürmediğini; kardeşi ise ablasının evlilik boyunca şiddet ve darp gördüğünü, kendilerini arayıp yardım istediğini, yanlarına geldiğinde yüzünde yara izleri bulunduğunu anlatmıştı. Genel Kurul oybirliğiyle bu tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olduğunu, kayınbiradere karşı bıçakla işlenen yaralama eylemini de gösteren ceza dosyasıyla birlikte değerlendirildiğinde erkeğin eşine süreklilik arz eder şekilde hakaret ettiğinin ve fiziksel şiddet uyguladığının açık olduğunu kabul etmiş ve erkeği ağır kusurlu saymıştır (Yargıtay HGK, 2025/454 E., 2026/470 K., 09.09.2026).

Bu kararlardan çıkan denge şudur: Tek bir olaya dayanılıyorsa tanık o olayın yerini, zamanını ve oluşunu anlatmalıdır. Süreklilik arz eden bir davranışa dayanılıyorsa, tanığın davranışın ne zamandan beri sürdüğünü, kendisinin hangi vesilelerle gördüğünü ve sonuçlarını (morluk, yara izi, eşin aileden koparılması gibi) anlatması yeterli olabilir. Önemli olan, beyanın tanığın kendi görgüsüne dayanması ve hâkime olayların gerçekliği konusunda kanaat verecek ayrıntıyı içermesidir.

Dikkat

Karşı tarafın tanık beyanlarını “soyut” diye nitelemek, her zaman kazandıran bir itiraz değildir. Beyan süreklilik arz eden bir davranışı görgüye dayalı olarak anlatıyor ve bir sonuç gözlemiyle (yara izi, morluk, ağlama hâlinde eve gelme) destekleniyorsa, Hukuk Genel Kurulu bunu soyut saymayabilir. İtirazınızı, beyanın hangi bakımdan somut olmadığını ve neden görgüye dayanmadığını göstererek gerekçelendirin.

Tanığın beyanı nasıl somutlaştırılır?#

Tanık duruşmada önce bildiklerini kendi sözleriyle anlatır; hâkim sözünü bitirdikten sonra ifade ettiği hususların açıklanması veya tamamlanması amacıyla başka sorular da sorabilir (HMK m. 261/2–3). Taraf ve vekilleri de hâkim aracılığıyla soru sorulmasını isteyebilir. Somutlaştırma için sorulacak temel sorular şunlardır: Olay ne zaman oldu (yıl, ay, bayram, düğün gibi bir hatırlatıcı)? Nerede oldu? Siz neredeydiniz, ne gördünüz, ne duydunuz? Kim ne söyledi, ne yaptı? Olaydan sonra ne oldu, eşler birlikte yaşamaya devam etti mi? Bu soruların cevapları tutanağa geçtiğinde beyan, hem ilk derece mahkemesi hem de kanun yolu incelemesi için somut bir dayanak hâline gelir.

Tanık, tarihleri ve rakamları hatırlamak için yazılarına bakmak zorunda olduğunu söylerse, hâkim derhâl yazılarına bakmasına veya yeniden dinlenmesine karar verebilir; bunun dışında tanık dinlenirken yazılı not kullanamaz (HMK m. 261/2). Bu nedenle tanıkların hazırlıklı gelmesi, olayları kendi hafızalarıyla ve kendi cümleleriyle anlatabilmeleri önemlidir; ezberletilmiş ve birbirinin aynı cümlelerden oluşan beyanlar ise inandırıcılığı zedeler (15. ve 24. Bölümler).

Yargıtay’ın ilkesi

Genel, soyut, yer ve zaman içermeyen, sebep ve saiki açıklanmayan tanık beyanları evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabule elverişli değildir; tanığın kişisel kanaati de vakıa yerine geçmez. Ancak süreklilik arz eden davranışları görgüye dayalı olarak anlatan beyanlar, her olayın tarihi verilmedi diye soyut sayılamaz (Yargıtay HGK, 2022/771 E., 2023/1039 K., 01.11.2023; Yargıtay HGK, 2022/768 E., 2023/976 K., 18.10.2023; Yargıtay HGK, 2023/130 E., 2024/147 K., 06.03.2024; Yargıtay HGK, 2025/454 E., 2026/470 K., 09.09.2026).

Uygulama notu

Tanık listesindeki her tanık için iki satırlık bir “olay kartı” hazırlayın: hangi olayı, ne zaman ve nerede gördü; olaydan sonra ne gözlemledi. Tanığa olayları sizin cümlelerinizle değil, kendi hatırladığı biçimde anlatmasını söyleyin. Tanık bir davranışın sürekli olduğunu söyleyecekse, en az bir iki somut örnek ve bunların zamanını hatırlamasına yardımcı olacak hatırlatıcıları (bayram, doğum günü, taşınma) önceden düşünmesini isteyin.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarBoşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Bu kitabı Av. Murat Aydar ve Av. Eren Aydar ile birlikte, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının resmî metinlerine dayanarak hazırladı.

Atıf: Aydın Aydar, Murat Aydar, Eren Aydar, Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Davalarında Tanık Beyanları, 2026, Soyut, Genel ve Yer-Zaman İçermeyen Beyanlar, https://www.avukataydinaydar.com/bosanma-davalarinda-tanik-beyanlari/tam-metin/soyut-genel-ve-yer-zaman-icermeyen-beyanlar/

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş değildir. Mevzuat ve içtihat 8 Kasım 2026 itibarıyla dikkate alınmıştır.

Hemen Ara WhatsApp