Türk Medeni Kanunu · I. Oluşumu

TMK Madde 374: Aile Malları Ortaklığında Şekil

Türk Medeni Kanunu'nun 374. maddesine göre aile malları ortaklığı sözleşmesinin resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması gerekir. Bu sayfada şeklin kapsamını ve sonucunu, madde gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını ve aile malları ortaklığına ilişkin kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 2 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › İkinci Bölüm: Aile › Üçüncü Ayırım: Aile Malları › B. Aile malları ortaklığı › I. Oluşumu

2. Şekil

Madde 374

  1. (1)Aile malları ortaklığı sözleşmesinin resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması gerekir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 374 ne düzenler?
  3. Resmî şekil
  4. Bütün ortakların veya temsilcilerinin imzası
  5. Şekle uyulmamasının sonucu
  6. Yargıtay kararları
  7. Madde gerekçesi
  8. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  9. Değişiklik geçmişi
  10. İlgili maddeler
  11. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 374, aile malları ortaklığı sözleşmesinin şeklini düzenler. Sözleşmenin resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması gerekir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz (TBK m. 12). Eski Kanun, bu şekle uyulmadıkça ortaklığın kurulmuş olmayacağını açıkça belirtiyordu; gerekçeye göre yeni metinde hüküm değişikliği yoktur, madde yalnız daha sade ve açık bir dille yazılmıştır.

Resmî şekil
Sözleşmenin, kanunla yetkilendirilmiş bir makam tarafından düzenlenmesi.
Geçerlilik şekli
Uyulmadığında sözleşmenin hüküm doğurmadığı şekil.
Ortak
Aile malları ortaklığına katılan hısım.
Temsilci
Ortak adına imza atmaya yetkili kişi.
Aile malları ortaklığı
Hısımların mirastan veya ortaya koydukları mallarla, tüzel kişilik oluşturmadan kurdukları mal ortaklığı.

TMK 374 ne düzenler?

UnsurKuralDayanak
ŞekilResmî şekilTMK m. 374
İmzaBütün ortakların veya temsilcilerinin imzasıTMK m. 374
Şeklin niteliğiKural olarak geçerlilik şekliTBK m. 12/2
Eski KanunŞekle uyulmadıkça ortaklık kurulmuş olmaz743 s. K. m. 324
DeğişiklikHüküm değişikliği yok; daha sade dilGerekçe, s. 135
KaynakÖntasarı m. 305Gerekçe, s. 135

TBMM gerekçesine göre 1984 tarihli Öntasarının 305. maddesi örnek alınarak yazılan bu madde, yürürlükteki Kanun'un 324. maddesini karşılamaktadır; hüküm değişikliği yoktur, madde yalnız daha sade ve açık bir dille kaleme alınmıştır. Tasarının 374. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 452).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, şeklin resmî şekil olmasıdır; adi yazılı bir sözleşme yetmez. İkinci nokta, sözleşmenin bütün ortakların veya temsilcilerinin imzasını taşıması gerektiğidir; ortaklardan birinin imzası eksik olan sözleşme maddenin aradığı şekli karşılamaz. Üçüncü nokta, şekle uyulmamasının sonucudur: kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir ve şekle uyulmaksızın kurulan sözleşme hüküm doğurmaz (TBK m. 12/2).

Resmî şekil

  • Şekil: Sözleşme resmî şekilde yapılır.
  • Adi yazılı sözleşme: Yeterli değildir.
  • Amaç: Ortakların iradesinin güvenilir biçimde belgelenmesi.

Madde, aile malları ortaklığı sözleşmesinin resmî şekilde yapılmasını arar. Resmî şekil, sözleşmenin kanunla yetkilendirilmiş bir makam tarafından düzenlenmesidir; bu nedenle tarafların kendi aralarında düzenleyip imzaladıkları adi yazılı bir sözleşme maddenin aradığı şekli karşılamaz. Aile malları ortaklığı hısımlara geçen mirasın tamamı veya bir bölümüyle ya da ortaya konan başka mallarla kurulduğundan (TMK m. 373), şekil şartı ortakların bu mallar üzerindeki iradesini güvenilir biçimde belgelemeye hizmet eder.

Bütün ortakların veya temsilcilerinin imzası

  • Kural: Sözleşme bütün ortakların imzasını taşır.
  • Temsil: Ortak yerine temsilcisi de imza atabilir.
  • Eksik imza: Maddenin aradığı şekli karşılamaz.

Sözleşmenin bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması gerekir. Ortaklık bütün ortakları elbirliği ile iktisadi faaliyette bulunmak üzere birleştirdiğinden (TMK m. 376) ve ortaklar ortaklık mallarının elbirliği hâlinde maliki olduğundan (TMK m. 379), ortaklardan her birinin katılımı sözleşmede imzayla görünmelidir. Madde, ortakların kendileri yerine temsilcilerinin de imza atabileceğini açıkça kabul eder.

Şekle uyulmamasının sonucu

  • Genel kural: Kanundaki şekil kural olarak geçerlilik şeklidir.
  • Sonuç: Şekle uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz.
  • Eski Kanun: Ortaklık "tesis edilmiş olmaz".

Türk Borçlar Kanunu'na göre kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir ve öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz (TBK m. 12/2). Eski Kanun'un 324. maddesi de bütün şeriklerin veya temsilcilerinin imzalarını taşıyan resmî bir senet düzenlenmedikçe mal ortaklığının kurulmuş olmayacağını açıkça söylüyordu. Gerekçeye göre yeni metinde hüküm değişikliği bulunmadığından, bu sonuç yeni düzenleme için de geçerlidir.

Uygulamada

Hısımlarınızla aile malları ortaklığı kuracaksanız, sözleşmeyi resmî şekilde yaptırın; kendi aranızda imzaladığınız bir belge yeterli değildir. Bütün ortakların ya da yetkili temsilcilerinin sözleşmeyi imzalamasını sağlayın. Sözleşmede ortaklığa konulan malları, ortaklığın süresini ve yönetimini açıkça belirleyin.

Yargıtay kararları

Bu sayfa hazırlanırken 374. maddeyi doğrudan uygulayan bir karara rastlanmamıştır; aşağıdaki kararlar aile malları ortaklığına ilişkindir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2011/6-165 E. · 2011/298 K.11.05.2011

Aile malları ortaklığına giren alacak hakları elbirliği hâlinde alacaklılık oluşturur; bu alacaklar ancak bütün alacaklıların birlikte hareketiyle istenebilir

Mirasbırakanın kiraya verdiği taşınmaz payı için atanan miras ortaklığı temsilcisi, kiracıdan ödenmeyen kira bedellerini istedi. Mahkeme, kiranın bölünerek bir kısım mirasçılara ödendiğini ve bu ödemelerin iyiniyetli kiracıyı borcundan kurtardığını belirterek istemi reddetti ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.

“Elbirliği halinde alacaklılık durumları bazı kanun hükümlerinde özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, adi ortaklıkta ortaklık alacakları (818 sayılı Borçlar Kanunu m.534);miras ortaklığı devam ettiği sürece mirasçıların mirasbırakandan intikal eden alacak hakları (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.640);eşler arasında mal ortaklığı rejimi varsa bunların ortaklık kapsamına giren alacakları (TMK m.256);aile malları ortaklığında bu ortaklığa giren alacak hakları (TMK. m.373) için elbirliği halinde alacaklılık söz konusudur. Bu emredici kanun hükümlerine göre, söz konusu alacak hakları ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan talep edilebilir.”

Ne anlama geliyor? Karar, aile malları ortaklığının elbirliği niteliğinin alacaklar bakımından sonucunu gösterir. Hukuk Genel Kurulu, elbirliği hâlinde alacaklılığın kanunda özel olarak düzenlendiği hâller arasında adi ortaklık alacaklarını, miras ortaklığı sürerken mirasbırakandan intikal eden alacakları, mal ortaklığı rejimindeki ortaklık alacaklarını ve aile malları ortaklığına giren alacak haklarını saymış; bu alacakların ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan istenebileceğini belirtmiştir. Somut olayda miras ortaklığına ilişkin bu ilke uygulanmış, mirasçılardan birine veya birkaçına yapılan ödemenin kiracıyı terekeye karşı borcundan kurtarmayacağı belirtilerek direnme kararı bozulmuştur (TMK m. 376).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi2017/1289 E. · 2021/226 K.21.01.2021

Mirasçılar terekedeki tarım arazisini aile malları ortaklığına devredebilir; ancak bu imkânı getiren hüküm, yürürlüğünden önce ölen mirasbırakanın arazilerine uygulanamaz

Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılardan biri, terekedeki tarım arazilerinin ehil mirasçı olarak tarımsal gelir değeri üzerinden kendisine devrini istedi. Bir kısım davalılar derdest ortaklığın giderilmesi davasını ileri sürdü ve başka bir mirasçının ehil mirasçı olduğunu savundu; mahkeme davayı kabul etti.

“Mirasçılar, terekede bulunan tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında; a) Bir mirasçıya veya yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya devrini,b) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 373 üncü ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devrini, c) Mirasçıların tamamının miras payı oranında hissedarı oldukları 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kuracakları limited şirkete devrini, ç) Mülkiyetin üçüncü kişilere devrini, kararlaştırabilirler.”

Ne anlama geliyor? Karar, aile malları ortaklığının tarım arazilerinin mirasçılar arasında korunmasındaki yerini gösterir. Daire, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/C maddesini aktararak mirasçıların terekedeki tarımsal arazinin bir mirasçıya, 373 ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına, limited şirkete ya da üçüncü kişilere devrini kararlaştırabileceklerini belirtmiştir. Ancak bu hükmün ve geçiş hükmünün yürürlüğe girmesinden önce mirasbırakan öldüğünden, 8/C maddesine dayanılarak hüküm kurulamayacağı ve davanın reddi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 374- 1984 tarihli Öntasarının 305 inci maddesi örnek alınarak yazılan bu madde, yürürlükteki Kanunun 324 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur; ancak daha sade ve açık bir dille kaleme alınmıştır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 135

Gerekçe, maddenin eski Kanun'la aynı hükmü taşıdığını ve değişikliğin yalnız dile ilişkin olduğunu açıkça belirtir.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 324. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 324 (mülga)

Bütün şeriklerin veya mümessillerinin imzalarını havi resmi bir senede raptedilmedikçe, mal ortaklığı, tesis edilmiş olmaz.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3244721 sayılı Kanun m. 374
ŞekilResmî senetResmî şekil
İmzaBütün şeriklerin veya mümessillerinin imzasıBütün ortakların veya temsilcilerinin imzası
SonuçŞekle uyulmadıkça ortaklık kurulmuş olmazMaddede ayrıca yazılmamıştır; gerekçeye göre hüküm değişikliği yoktur

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 374. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Aile malları ortaklığı sözleşmesi veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 374 ne diyor?

Aile malları ortaklığı sözleşmesinin resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması gerektiğini düzenler.

Adi yazılı bir sözleşme yeterli mi?

Hayır; madde resmî şekil arar.

Sözleşmeyi kimler imzalamalı?

Bütün ortaklar veya onların temsilcileri.

Ortak yerine temsilcisi imza atabilir mi?

Evet; madde temsilcilerin imzasını da kabul eder.

Şekle uyulmazsa ne olur?

Kanunda öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; şekle uyulmaksızın kurulan sözleşme hüküm doğurmaz (TBK m. 12/2).

Eski Kanun ne öngörüyordu?

Bütün şeriklerin veya temsilcilerinin imzasını taşıyan resmî bir senet düzenlenmedikçe mal ortaklığının kurulmuş olmayacağını.

Yeni metin eski hükmü değiştirdi mi?

Hayır; gerekçeye göre hüküm değişikliği yoktur, madde daha sade ve açık bir dille yazılmıştır.

Ortaklığın alacağını bir ortak tek başına isteyebilir mi?

Hayır; aile malları ortaklığına giren alacaklar ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle istenebilir (Yargıtay HGK, 2011/6-165 E., 2011/298 K., 11.05.2011).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 324. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp